• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    fuchsia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2006
    Mesajlar
    5,894
    Karizma Gücü
    7

    Bir Ogrencimin Bana Ogrettikleri :shok:

    Bir Ogrencimin Bana Ogrettikleri



    Yazan: Dogan Cuceloglu



    Kaliforniya' da Long Beach sehrindeki Eyalet Universitesi' nde ogretim uyesi olarak ders verirken, ayni somestrde benim iki dersimi alan bir kiz ogrencim dikkatimi cekmeye baslamisti. Bu genc bayanin su ozelliklerinin farkina varmistim: Her seyden once cok guzel bir kizdi; gozum gayri ihtiyari ona gidiyordu. Ikinci olarak cok iyi bir ogrenciydi; butun sinav ve odevlerde en yuksek notu o aliyordu.



    Ayrica, cok hanimefendi, cok nezih bir kisiligi vardi. Bolumun bir pikniginde kiz ogrencimin nisanlisiyla tanistim ve itiraf edeyim, ilk aklimdan gecen, "Armudun iyisini ayilar yer" dusuncesi oldu. Yukarida ozelliklerini saydigim o guzel kizin bana tanistirdigi erkek, yirmi yedi-yirmi sekiz yaslarinda, saci biraz dokulmus, sisman denecek kadar toplu, cirkin, kisa boylu biriydi.

    Bu kisiye parasi icin yuz vermis olabilecegini dusundum. Daha sonra ogrendim ki, bu genc adamin parasal gucu yok; baska bir universitenin psikolojik danismanlik bolumunde doktora ogrencisi olarak okula devam ediyor ve ileride akademisyen olarak kariyer yapip profesor olmak istiyor.

    Acaba benim guzel ogrencim bu adamda ne bulmustu? Bir hafta sonra ders cikisi koridorda ogrencimin yanina yaklastim ve Sally adiyla anacagim ogrencimle aramizda soyle bir konusma gecti:



    "Sally, nisanlinla nasil tanistiginizi merak ediyorum?

    "Bir kilise faaliyetinde ayni komitede calistik; o zaman tanidim kendisini "

    "Nesi seni etkiledi; hangi ozelliklerini sevdin?



    Sally, bir Amerikali olarak bu soruyu hic beklemiyordu. Amerikan kulturunde, bu tur sorular kisinin mahremiyetine tecavuz olarak kabul edildiginden pek sorulmaz. Amerikan kulturune gore ben o anda Sally'nin mahremiyetine 'burnumu sokuyordum.'

    Saskinligi gecince cok icten, gozlerinin ici gulerek, "O sahane bir insan; o benim kahramanim! Ben ondan cok seyler ogrendim" dedi.

    O anda ilk hissettigim sey kiskanclik duygusu oldu. Guzel bir kadinin erkegine, "Sen benim kahramanimsin" duygusu icinde bakmasinin erkege

    verilmis en buyuk hediye oldugunu hissettim ve anladim. Bu hediyeyi, hayatim boyunca hic almadigimi biliyordum ve o kisiyi kiskandim.

    "Nasil yani?" dedim.

    "Frank bir yetimhanede buyumus. Yetim olmanin ne demek oldugunu bildigi icin, universite ogrencisi olunca, yetimhaneden iki cocuga

    agabeylik yapma karari almis. Haftada on saatini onlara ayiriyor; onlarla bulusup oynuyor, kitap okuyor, onlari muzeye goturuyor. Onlarin

    iyi gelismesi icin elinden geleni yapiyor. Biri ameliyat oldu, hastanede yatiyor ve Frank simdi aksamlari hastanede kaliyor, geceleri ona

    bakiyor."

    Yuzume tokat yemis gibi oldum. Utandim. Kendime kizdim. Ben guya en yuksek egitim duzeyine gelmis biriydim ve karsimdakini hala dis

    gorunuse gore yargiliyor ve onu "ayi" olarak goruyordum. Icimdeki pislikten utandim. Bir sure sonra Sally'nin icinde yetistigi aile ortamini

    merak etmeye basladim. Soyle bir mantik yuruttum: o adama baktigim zaman ben neden, 'Armudun iyisini ayilar yer' diye dusundum? Cunku

    ben, icinde yetistigim ortamda sik sik bu benzetmeyi duyarak buyumustum. Icinde yetistigim ortam beni nasil etkilemisse, Sally'nin icinde

    yetistigi ortam da onu oyle etkilemis olmaliydi.

    Birkac hafta sonra Sally'e, ailesinin nerede oturdugunu sordum. Los Angeles'in uc yuz elli km kuzeyindeki bir kasabada oturuyorlarmis . Onun

    ailesiyle tanismak istedigimi, bunu mumkun olup olamayacagini sordum. "Kendilerine bir sorayim, eminim sizinle tanismak isteyeceklerdir, "

    dedi ve iki gun sonra, "Ailemle konustum; sizinle tanismaktan mutlu olacaklarini soylediler," dedi. Dort-bes hafta sonra San Francisco'ya

    gidecektim, Sally'nin ailesinin yasadigi kasaba yolumun ustundeydi, onlara ugrayabilir, onlarla tanistiktan sonra yoluma devam edebilirdim.

    Bu planimi Sally'e soyledigimde Sally, "O gun ben de aileme gidecektim; isterseniz beraber gidebiliriz, " dedi. Ailesine haber verdi. Onlar da

    sabah kahvaltisina gelmemizi soylemisler. Long Beach'ten sabahin altisinda yola ciktik ve dokuz bucuk civarinda Sally'nin agabeyi Brian'in

    evine vardik. Sally'nin babasi George orada bulusmamizi uygun gormus. Cok guleryuzlu bir aileydi. Brian'in, en ufagi dort yas civarinda dort

    cocugu vardi.

    Ziyaret ettigim bu guleryuzlu sicak ailede, iki olay gercekten dikkatimi cekti. Bunlardan ilki, Sally'nin babasi George'un torunlariyla konusurken

    onlarin goz hizalarina inmesiydi. Bunu o kadar dogal yapiyordu ki, artik farkina varilmadan yapilan bir davranis oldugu belliydi. Sally'ye,

    babasinin torunlariyla hep boyle mi konustugunu sordum. "Evet" yanitini alinca, kendisi cocukken de babasinin, onunla goz hizasina inerek mi

    konustugunu sordum. "Evet, biz boyle biliyoruz. Agabeyim Brian da cocuklariyla boyle konusur; ben de kendi cocuklarimla boyle

    konusacagim. Biz boyle biliyoruz", dedi. Tuylerim diken diken oldu. Ben universite ogretim uyesiydim ve insan psikolojisi benim uzmanlik

    alanimdi ama uc cocugumdan hicbiriyle goz hizasina inerek konustugumu hatirlamiyordum. Kendime kizdim; sonra kendime kizmaktan da

    vazgectim, beni yetistirenlere kizdim. Sonra onlara kizmaktan da vazgectim ve butun nesilleri yetistiren kultur ortamina kizdim. Daha sonra

    kimseye kizmayacagimi anlayar ak, oradaki ogrenme firsatindan yararlanmaya karar verdim. Torunlarinin onunde diz cokerek konusan dede

    George'a "Beyefendi, cocuklarin goz hizasina inerek konusuyorsunuz! " dedim. Bana biraz saskinlikla gulumseyerek, "Tabii, onlar kucuk

    insanlar!" yanitini verdi. Oyle bir bakisi vardi ki, bu bakis sanki 'Bu kadar dogal bir sey ki, herhalde bunu herkes yapiyordur; sen yapmiyor

    musun?' diyordu.

    O bakisa karsi butun yaptigim, mahcup bir gulumseme oldu.

    Bu guleryuzlu sicak ailede dikkatimi ceken ikinci olay, Sally'nin agabeyi Brian'in davranisi oldu. Brian, Pasifik ulkeleriyle ticaret yapan, oldukca

    varlikli biriydi. Evlerinin buyuklugunden, yuzme havuzundan, ciftliklerinden, arabalarinin turunden ailenin zenginligi belli oluyordu.

    Kahvaltidan sonra saat on bir dolaylarinda telefon caldi ve Brian bir sure telefonla konustu. Ofisten ariyorlarmis, Koreli bir isadami Los

    Anegeles'ta imis, kendisiyle gorusmek icin helikopterle saat 14'te gelmek istiyormus. Baska bir randevusu oldugunu soyleyerek bu teklifi

    reddetmis olan Brian, bize durumu soyle acikladi: 'Dort cocugum var ve her hafta biriyle dort saat basbasa geciririm. Bugun dort yasindaki

    kizim Mary'le randevum var. Cocuklar cok cabuk buyuyorlar, eger dikkat etmezsen, bir bakiyorsun, buyumusler ve onlarla beraber zaman

    gecirme olanagi kaybolmus.

    Brian'in yasam vizyonunu sormadim, ama davranisindan nelere oncelik verdigi belli oluyordu. Brian icin cocuklari suphesiz en az isi kadar

    onemliydi. Brian'in yasaminda bununla ilgili bir pismanlik duygusu, bir 'keske' olmayacak.

    Sally'e sordum: "Baban seninle randevulasir miydi?"

    "Evet", dedi, "yalniz benimle degil, her cocuguyla sirasiyla basbasa zaman gecirirdi. Ve ilave etti, "Biz boyle gorduk, boyle biliyoruz. Benim

    cocugumun da babasi boyle yapacak!". Gulumseyerek, "Nereden biliyorsun?" diye sordum.

    "Biz Frank'le konustuk" diye cevap verdi. Yine icim ciz etti. Daha dogmadan cocugun gelisme ortamiyla ilgili bir bilinc olusmustu.

    Kendi cocuklarima icim yandi. Evlenmeden onceki bilincimi, kafamin karmasikligini, evlendigim kiza ettigim eziyetleri ve ondan da acisi, kendi

    yavrularima cektirdigim acilari dusundum. Biraz daha dusununce kendimin de aci cektigini anladim ve bu sefer kendi cocukluguma icim yandi.

    Daha sonra babamin, anamin cocukluguna icim yandi. Ve son durak olarak ulkemin tum cocuklarina icim yandi.

    Yine kimseye kizamayacagimi anlayinca, 'bundan sonra ne yapabilirimle ilgili dusunmeye karar verdim. Iste degerli okurum; yazdigim kitaplar,

    verdigim seminerler, hazirladigim televizyon programlari, 'Ne yapabilirim? ' sorusuna verdigim yanitlarin ogeleridir. Sally'nin icinde yetistigi

    ortami gormus ve anlamis biri olarak onun davranislarina simdi daha iyi anlam verebiliyorum. Sally, icinde yetistigi ailede, varolusun bes

    boyutunu da doya doya yasayabilmisti. Cocugun hizasina inerek onunla goz goze konustugunuz zaman cocuk, 'Sen varsin, sen dogalsin,

    sen degerlisin, sen guclusun ve sen sevilmeye layiksin', mesaji alir ve cocugun CAN'i beslenir.

    Cocuguyla randevusuna sadik kalan baba, 'Seninle zaman gecirmek istiyorum, seni ozledim', mesajini guclu olarak verir. Cocuk bu mesaji

    zihinsel olarak degil, sezgisel olarak alir ve aldigi bu sezgisel mesajlar sayesinde cocugun hamuru, 'Ben sevilmeye layik biriyim!' diye yogrulur.

    Bir ana babanin cocuklarina verebilecegi en buyuk miras, varolusun bes boyutunda beslenmis ve buna inanmis guclu bir CAN'dir.


    GURBETCİLER BİRLİĞİ

    ~ TF Kadınlar Kulübü


    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° Ege'ye Hoşgeldiniz °º©




  2. #2

    Kayıt Tarihi
    05-12-2007
    Mesajlar
    1,903
    Karizma Gücü
    0
    çok güzel bir paylaşım..çok teşekkür ederim..
    ve biliyorumki bu yazıyı herzaman hatırlayacağım ve ileride de öğrendiğim ufacık ama aslında bu kocaman detayı ailemde uygulayacağım..
    gerçekten çok beğendim..
    ellerine sağlık.
    .



    http://img284.imageshack.us/img284/2787/fenerbahena0ah2.gif





  3. #3
    fuchsia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2006
    Mesajlar
    5,894
    Karizma Gücü
    7
    bana bu mail geldiginde cok hosuma gitti ve hemen bunu turk forum ailemle paylasmalıyım dedim.biraz uzun gorunce okumaya baslarmısınız bılmıyorum ama bayılacaksınız..cok ibret verici dogrusu

    GURBETCİLER BİRLİĞİ

    ~ TF Kadınlar Kulübü


    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° Ege'ye Hoşgeldiniz °º©




  4. #4
    Misafir Kral_Arthur adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-03-2006
    Mesajlar
    6,163
    Karizma Gücü
    0
    çok güzel bir paylaşım teşekkür ederim

  5. #5
    SeRSeRiYiM adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2007
    Mesajlar
    319
    Karizma Gücü
    0
    WauW :S Bende Burdaki Manitalar İçin Öyle Düşünüyorum Hep Yanlarında Böyle İnsanlar Var Demekki Kızlar Karakteristlik Özelliklere Daha Büyük İlgi Duyuyor Yani Kanımca



    •Kendime güvenirim bunu sorgulayanı sorgularım... •Küçük şeylere takarım olaycıyım... •Benle oyun oynanmaz mızıkçıyım... • Geçmişe takılmam mazi der geçerim... • Herzaman ilk ve son sözü ben sölerim... • Hayat zordur bilirim ama bende kolay biri değilim... • Benim için mantık herşeyden önemlidir gerisi hoştur ama boştur... • Ben istemedikten sonra kim olursa olsun hiçtir... • Adımlarımda 'kim ne der' diye düşünmem... • Basit kişilerle polemiğe girmem... • Tutkularım vardır vazgeçmem... • Bazen çok severim ama söylemem... • Haddinizi bilin dostlarıma laf ettirmem... • Gidiyorsan eğer, çok özlesem bile dön demem... • Artık kimseye kolay kolay güvenmem bir daha güvenmedikçe sevmem...
    AĞIR GELİYOSA BUNLAR, FİRAR SERBEST, ÜSTELEMEM...

  6. #6
    psi_turkopat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-10-2006
    Mesajlar
    2,729
    Karizma Gücü
    6
    Oldukça hoş bir olay. Hayata uyarlamak lâzım ...
    suskunluğum asaletimdendir.
    her lafa verecek cevabım vardır.
    ama bir lafa bakarım laf mı diye
    bir de söyleyene bakarım adamı mı diye..

    Artık sadece haftasonları varım belki haftasonları bile yokum

  7. #7
    nur76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-12-2007
    Mesajlar
    2,182
    Karizma Gücü
    5
    sadece çocuklar için değil genel anlamda insan değerli olduğunu hissetmek ve bunu ona hissettirecek kişilerle birlikte olmak ister.
    :hz paylaştıkça çoğalan tek şey sevgidir :hz





    sessiz fırtınaların yıkımı beklenenden çok olur..

  8. #8
    sqandalx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-07-2007
    Mesajlar
    998
    Karizma Gücü
    5
    çok güzel daha öncede okumuştum paylaşım için teşkkürler
    AsLα unutαmαm demiyorum..Hαkettiği kαdαr seweceğim, Gerektiğinde unutαcαğım !"

    Ben umduğumu buldum hayatta; oda "SEN"
    Gördüğüm Duyduğum En güzel şey; onunda Adı "SEN"
    Söz verdik Biz Allah'a candan Öte bir AşK'la
    Bir daha Gelsem Dünyaya yine "SEN" ol yanımda...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •