Seninle
Gözleri gecem, karanlığım, karanlıkta tek takılı kaldığım nasılsın?
Ne çok zaman geçti seninle samimi birkaç kelimeyi sıcak çayımızı yudumlar gibi yudumlamayalı.
Canım, canımın en olmazı, hayatım şimdi odamın ıssız yanlarında perdemi aralayıp güneşi çekiyorum vakitlerime, seni çekiyorum, senle geçen günleri çekiyorum. Umutsa çoktan tükettim, hasretse yandım eridim. Vakit sensizlikte ve ben sensizliğin en sevimsiz halinde bile seninleyim seninle doğup seninle batan gün geçip gidiyor, çok zor geçiyor, çok yavaş ve çok acıtıcı ama geçiyor. Sayıyorum bu sensizliğimin kaçıncı dakikası diye her dakika asır gibi önümde, her saniye bir öncekinden uzun, bir öncekinden zor. Birazdan diyorum her beklemenin peşi sıra bu kelime yazılıyor dilime, defterime, içime. Birazdan; arar belki…
Nasılsın?
Sorularımın sana ulaşanı yok, senden bana “iyiyim” diye başlayan cevapları yok. ben hep soruyorum duvarıma yansıyan gece gözlerine. Sen hep susuyorsun tüm özleminle. Ve cevapları hep bende başlıyor “iyiyim” denmeyen cümlelerin. Cümleler yalın ve yavan ama tesellili. “iyiyim” demeyen sana yakıştırıyorum “iyiyim” demeyi. Belki de iyi olduğunu düşünmek azda olsa mutlu ediyor beni. Vakitleri kendine seçenim; gidemediğim, bir defacık olsun ben sormadan sen “iyiyim” yaz altı karakterle telefonumun mesaj hanesine. “iyiyim” yaz ve ben yakıştırdığım iyiliğin sende olduğunu, sende iyi durduğunu bileyim. Bir defacık yaz ne olur.
Ben iyi yanlarımı dostlara saklıyorum. Hep kederli, hep ıslak bilinmesin simam diye kendime gülümsemeler yapıştırıyorum. Ve yüzlerinde bir gülümseme “azalıyor geçecek bak zamanla” deyişlerini dinliyorum.
“geçecek” derken ne kadar yavan söylüyorum geçmeyen kederimi. Yüzümde emanet gülümsemeler “geçecek” diyorum. Geçmesini istemiyorum oysa. Azalsın ama geçmesin. Yokluğun bile bana hayatken geçmesin bu keder, bu acı geçerse hiç kalmayacak hayatın anlamı. Sensizliğe katlanmak ne zor, ne ağır.
Yürüyorum
Sokaklarda insanlar yürüyorlar, koşuyorlar onlarla beraber bedenim, ruhum gökyüzünden takip ediyor kalabalıkta ki yalnız adımlarımı. Sen yanımda olsan diyorum. Elin elimde olsa hızlı adımlarına adımlarım karışsa ve küçük bir sitem bıraksam bakışlarına.”yoruldum” diye. Olsan yanımda ve ben hiç kızmasam bu kadar hızlı yürüdüğün için. “illa ki ölürüm yokluğumu hatırla” demişti ya bir şair; hep o mısrada yüreğim. Şimdi hızlı adımlarının adımlarımla dolaştığı o saatleri düşünürken bu mısraları bilmediğim için kendime kızıyorum. İnsan yanındayken hep yanında kalacak zannediyor sevdiklerini. İnsan ne çok yanılıyor değil mi gece gözlüm. Ne çok yanılıyor. Ben de yanıldım işte…
Şarkılar dinliyorum; her notada seni çalıyor, seni söylüyor besteler. Şarkılar yoruyor beni. Sen hala bize ait bir şarkı arıyorsun biliyorum. Arıyorsun ve bulamıyorsun, bulamayacaksın da. Şimdi bütün şarkılar bizim biliyor musun? Bütün ayrılık şarkıları ikimizin. Sahipleniyorum hepsini, sen o şehirden bir şarkı seçip bizim diyinceye kadar bütün şarkılar bizim.”biliyorum sonu yok bu aşkın” diyor funda arar. Kaç gündür hep aynı nakaratındayım şarkının. Hep aynı nakaratındayım sensiz zamanların.
Dinliyor musun sende? Aklına geliyor mu bir mısrada gözlerim. Gözlerim rengini yitirdi senden sonra. Gözlerim sensizliği boyadı kahvesinin bir yanına. Boyadı ve yalnızlık oldu rengi. Bilinmeyen ve bulunmayan şimdi kim baksa içlerine renksizliğini görüyor. Keder ve yalnızlık yakışıyor sensizliğime.
Gözleri bakır renklim, soğuyor sana bakmaya çalıştığımda içimde ki coşkular. Heyecanlar kıpırdanıp düşüyor seni düşündüğümde. Seni düşünmek ne ağır; düşünmemek ne güç…
Bebeğim diyor fısıltısı kulaklarımda kelimelerin. Susuyorum ben, tüm kelimeleri boyamışken sana alfabemin yirmi dokuz harfi sen olmuşken elimden susmaktan başkası gelmiyor. Biliyorum ki konuşsam yıkılacak tuğlaları hayatın ve ben altında kalacağım sensiz zamanların.
Gözlerini göremediğim nasılsın?


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla







