• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor

Konu: PUTPERESTLiK

  1. #1
    TaKVa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-12-2007
    Mesajlar
    166
    Karizma Gücü
    0

    PUTPERESTLiK

    putperestlik dünya üzerinde halihazırda yaygın bir inanıştır. bir aşağılama ibaresi olarak bu tabir -putperest- bizim ıstılahlarımızda kullanılsa da aslında hiçbir puta tapıcı, tapındığı putun görünür varlığına aslen tapınmaz.

    putun, ruh bağlantılı olduğu, tanrının, maddi vasıflarla kendini göstermek için insan/ot/ağaç/resim/heykel/kuş/hayvan/taşın v.s içine girdiği gibi bazı inanışlar putperestliğin yorumlarıdır
    yani önceki salihlerin şeklini unutmamak için bir uygulama ile başlaması genel putperest mefhumunun içinde dar bir kapsamı izah eder.
    putperestlik hakkında ön bilgi için buradan istifade edebilirsiniz...
    detaylıca işlemeyi umduğum bir konu. özellikle islam dini putperestliği sonuna kadar yasaklarken, müslümanların putperestlik ile yollarının kesiştiği bazı noktalara temas etmek istiyorum...
    put/totem deyince aklımıza hemen gözle algılayacağımız nesne ve objeler geliveriyor:
    yazı girişinde bir miktar bahsettim; ama bence çok ayan olduğu için görülmeyen en büyük put, insan!
    etiyle kemiğiyle insan!
    puta ne yapıyorlar?
    secde! künde...
    bugün secde sadece ritüel bir gösteri mi?
    nice insanlar itaatini, nice insanlara beyan etmiyor mu, lâ yüs'el ilanıyla onları?

    şu kadarını beyan edeyim; bizce en büyük put: insandır!

    insan, kul olamazsa, vasıfsız puttur!

    kul, Allah teala'nın yaratma gayesine matuf yaşam sürendir.

    biz, insan ve cinleri (başka sebeple değil, sadece) bizi tanısınlar ve bize ibadet etsinler diye yarattık.

    ayet i celilesi emrine ittiba eden kuldur. emri kıran ise, kırdığınca, hevasına tapınmış, kendine tapınmaklığı kademeli silsilede puttur!

    yasaklanmış olmasına rağmen gece tek başına kaldığında yapabildiğini, gündüz, umum içinde yapmayan, yasak sahibini mi önemsemiş, umumun ne derlerini mi; ya da fiyakasına toz konmaması mı?

    umum'un, fiyaka'sının nesi var?

    ne va'di yahud vaad'i var?

    veya emredilmesine rağmen tenhada yapmadığı vakti gelmişi, umum nazarı üzerindeyken yapması...

    ilah ıstılahi tanımlarından biri de, korku ve sevginin yönlendiği merci'...

    kim kime ne maksatla nasıl tapınıyorsa kendini burada bulabiliyor...

    veya

    faraza dedi ki la yüs'el olmadığını söyleyen:

    git bana bir şişe içki getir!

    o, şeriat'ı bize ta'lim eden... bizim onun yanındalığımız şeriat'ı öğrenme ve yaşama meylimiz ile ilgili...

    diyorlar ki, bu bir teslimiyet sınavıdır, tabi ki içkiyi getirmelisin!

    peki...

    sınav ya, şeriat'ı daha derin öğrenme adına, soralım:

    içki almaya niyetlenmek nedir?

    içkiye para vermek nedir?

    içkiyi taşımak nedir?

    haram olanda ana babaya dahi itaatin olmadığını ta'lim eden'in, teslimiyet imtihanı adına, ona tabi' olana böylesi bir gayrı islami emr vermesinin manası nedir?

    sınav için mesele mi kalmamış?

    içki getir!

    getirmem! dersen, kime itiraz etmiş oldun ve kime itaat?


    mevlana der ki:

    ya olduğun gibi görün; ya da göründüğün gibi ol...

    bu çok ötesi zor bir vakıa aslında.

    herkesin kendi orjinal yapısında birden fazla olduğu kişilik yansımaları oluyor.

    mehmet beyin yanında ayak ayak üstüne atılmaz da mesela ahmet beyin yanında o serinkanlıdır yapabilirim gibisinden tavır değişiklikleri bile, arzu ve emelin, başkalarının korku ve sevgisine göre ayarlanmasının bir tezahürü...

    peki bu nerede yanlış, nerede doğru?

    ayraç bensem doğru mu?

    korkum, saygım, alımım, verimim ve sevgim ile ilgili belirteç iç mekanizmamın yönlendirmesi ise evet olduğum gibi görünüyorum denilebilir mi?

    ya da göründüğüm gibi olmaktan kasıt, beni olmamı zorladıkları görüntüyü, zorlanmadan içsellemem mi?

    insan, tercihini uygulayabildiği ölçüde karakter sahibi oluyor.

    o, bu, şu ne der ile veya günahtan korkusundan, sevaba sevgisinden oluşan sevap günah tapınmaları adına değil, kendine saygısından, tercihini kendince beyanından husule gelen, Rabb'ının rububiyet uluhiyet sıfatlamaları gereği yaptıklarınca, kendini putlaştırmaktan veya kendince putlaştırdıklarından kurtulup; hakiki tapınmayı kavramaya yol almış oluyor...
    biri, verdiği zaman baksın

    vermeyi mi sevmiş, verdiğini mi, ver diyeni mi?

    vermeyi sevmesinin alameti, verdiğinden lezzete kapılması, bundan nefsinin hoşnut olması kendi namına ve hesaplar zihninden geçirmesi.. hani şöyle bir gerilmesi daha amiyane ifadeyle

    verdiğini sevmiş de vermişse, buna alamet aramaya luzum yok, zaten ortada olay, niye filan aynı durumdaki değil de falan aynı durumdakinin cevabı bunu çözmüştür.

    ver diyeni sevmek ise, apayrı bir şey.. ver diyen sevildiği için verilmişse sende birşey kalmamış demektir verecek...

    put her yerde...

    kademeli put sistemi

    putlar hiyerarşisi

    nefs'in put1 hali
    nefs'in put12 hali ve
    nefs'in put121 hali...

    hepsi aynı değil elbette, zararı kırması dökmesi şiddeti ayrı ayrı; ama sonuçta

    bu iptal edilmeden Rabb'a kulluğu nefs'in kamilen söz konusu olmuyor...

    azaltmak lazım çoğalmışlıkta...

    ne kadar azaltabildik o kadar kar hesabı ya da...

    ihlas dedikleri işte tam burada, sazı alır eline, bulur aranan yeri ve melodisini dinletir...

    de bu değil mesele aslen...

    mesele, insan kendi rab temayülünün farkına varmalı ki kul olabilmeye doğru yol alabilsin...

    ben kulum ey Rabb'im! san'a geldim dediği en şuurlu sandığı yerde kendini, maazallah bir takla atar ki, o taklada kainatın nizamını sarsar da haberi bile olmaz...

    o yüzden istiğfar hep lazım...

    gaflet o sebeble en kaba hal sayılmış...

    ihlas, amelde samimiyetin tezahürü.. bir kulluk ölçer...

    kulluk ölçer ne demek?

    tenhada kılarken namazını, kamilen eğilip kalkması, secdesi rüku'su, kıraati düzgünce tane tane ağır ağır okuması ona zor da gelse, o zorluğa katlanarak işi tadil i erkana riayetle neticeye ulaştırabilmesi gibi bir şey...

    ne lezzet alması, ne de almaması sorun teşkil etmez kulluk ölçerde...

    sorun, emri ittibada gevşeklikte ortaya koyar kendini veya kırmakta...

    şeyh dedi diye değil, amir istedi diye değil, patron kızar diye değil...

    O, O olduğu için O'nun için... O'nunla....

    ismail arslan-2007
    BaşörTülüyüm Çünkü ; Benim Başım ,Onların ise KalpLeri ÖrTülü..


    Bacımın iffeti batmakta rezilin gözüne..Acırım billahi tükürsem yüzüne.!

  2. #2
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Benim normal Totemlerim var.
    Ama totemlerin kendisine dua ettiğimi hatırlamam.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •