Beni rüzgâra verme
Öfkeli bir deniz gibi
Üstünden atma beni
Yazdığın gibi silme
Yumlama parçalama
Ne yapsam kırılmaz diye
İtme koca dağlardan
Gidip gelip ağlatma
Bu bensiz yapamaz de
İçimin derinlerine sakla
Gösterme kimseye beni
Gönlünde tut bırakma
Kuşlara parçalatma
Çöllere koyup dönme
Gözden çıkarma beni
Tam her şeyimi aydınlatırken
Yeter bu kadar deyip sönme
Bir gidip bir gelip
Çocuk gibi oyalama
Korkutma yıldırma beni
Beni sakın bırakma
...........................
Rüzgarın sesını dinle ... Ben den sana haber getirecek sen siz uzaklarda kolumun kanatıdımın kırık oldugunu acılar la iç içe yaşadığımı söyleyecek..
Rüzgarın sesini dinle ... Benim sen siz yüreğimin sesinin kısıldığını söyleyecek onun senle var oldugunu anlatacak ...
Rüzgarın sesini dinle ... Seni ne kadar çok Sevdiğimi söyleyecek
...........................
Geleceğim Ol
Denize dökülen bir ırmak gibi
Öyle ak içime öylesine dol
Yarına açılan bir yaprak gibi
Unuttur mazimi geleceğim ol
Hasretin yerini müjdeler alsın
Bırak da mutluluk kapımı çalsın
Bütün acılarım dünlerde kalsın
Unuttur mazimi geleceğim ol
Yorgunum yıllardır hep beklemekten
Yorgunum gönlüme sabır ekmekten
Kurtar artık beni hasret çekmekten
Unuttur mazimi geleceğim ol
Bir ömür boyunca seveceğim ol.
..................................
Deniz ve Rüzgar
Mehtabın sulardaki aksi yüzerken toyda,
Şarkılar söylüyordu; dinledim, akşam koyda.
Her gönül sevdasını kendince meşk ederken,
Birkaç martı uçuştu, her biri başka boyda.
Önce hafiften esen meltemle saz sesleri,
Sahil boyunu sardı, keserek nefesleri,
Gecenin ıslığını sürükleyen rüzgârın,
Kollarında kabardı, denizin hevesleri.
Rüzgârın temasını hissederek derinden,
Dev dalgalar savurdu, kükreyerek yerinden.
Kar beyaz köpükleri saçılırken kıyıya,
İşaretler yayıldı, bir deniz fenerinden.
Bir vaveyla koptu ki gecenin ortasında,
Sandallar sürüklendi, anafor kumpasında.
Açıkta demir atmış gemiler, sarsılarak,
Çekildi limanlara, fırtına sırasında...
Gökyüzünü kapladı, kurşundan bir tabaka,
Alevden oklarını savurdu, yaka yaka.
Boşaldı birden bire her yana sağnak yağmur,
Sahil mahşer yerine döndü, beş on dakika.
Simsiyah perdeleri çekilirken aradan,
Suya düştü gölgeler o loşlukta sonradan,
Uzaklaştı fırtına, sükûta erdi gece,
Toprak kokusu esti, buhur buhur karadan.
Gökte gülümseyen ay, karşılarken şafağı,
Rüzgâr çoktan aşmıştı, yükselip karşı dağı.
Yıldızlar selamladı, bir bir yakamozları,
Buseler kondururken, aşkı tattı dudağı.
Bu rüzgârla denizin, ezeli bestesidir.
Derunî muhabbetin aşka güldestesidir.
Bu hayat iksirinin bir ilâhi terkibi,
Velhasıl fırtınanın belki bir zerresidir.


LinkBack URL
About LinkBacks

-/-/-MaKsAt MuHaBbEt-/-/-
Alıntı Yaparak Cevapla