• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 8 12345678 SonSon
80 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Burhan nedir?

    Burhan nedir, Şiş burhanı, ateş burhanı nedir? Buradan tartışmaya devam edelim.

    Ş İ Ş H A K K I N D A


    Eûzü Billâhi mine'ş-Şeytâni'r-Racîm Bismillâhi'r-Rahmâni'r-Rahîm

    Huzurdan koğulmuş, lânetlenmiş şeytanın şerrinden Rabbıma sığınırım. Rahmân ve Rahîm olan ALL&#194’ın adıyla başlarım.

    Maksadım şiş propagandası değil.. Yanlışlıkları duyurmak kasdı ile okurlarım bu metafizik olayın da garibi olmasınlar, diye izaha çalışacağım!

    Şunu da bildireyim ki: Şiş burhanı benim için suç değil. Çıkarıma kullanmadığıma dair elimde mahkeme kararları var!... 12 senedir şiş burhanı yapmıyoruz. Çok mühim metafizik bir olay.. Ne yazıkki taklitcilerin ve na-ehlin elinde. Hazret-i ALLAH’ın varlığını, fiziki olaydan başka bir olay kabul edemeyen bilge kişilere her şeyin yed-i kudretinde olan Hazret-i ALLAH’ın var olduğunu kanıtlayan, her sınıf ademi düşündüren ve gerçeğe yönelten.. Na-ehlin elinde ölüm aleti; müsaade edilen ehlinin elinde metafizik olay..

    Bugünkü yaşantıda tesiri görülmedi. Taklitçilerin, ehil olmayanların elinde suyu çıktı. Aklın ve mantığın ölçemeyeceği metafizik bir olay. Metafizik olaylara müsait olmayan toplumların yedinde bilgisizce, horlanır oldu. Basit bir olay değildi.

    “Habibim sen atmadın, illa ben attım” hitabının zamana yansıması idi.!.. Yalnız isimler değişik değişiktir.. Peygamber efendilerimizde zuhur ederse ismi “mucizedir;” Varisü’n-Nebi, nedim-i ilahi ki, zahiri ulemanın diyemediği “evliyaullah”ta zuhuru “keramet”tir. O kerametin tekrarının zuhuru “burhan”dır. Bu metafizik olaylar maneviyatın yed-i kudretindedir, gene tekrar ediyorum: Peygamber efendilerimizden zuhur eden hârikulâde, tabîat üstü haller fiziğin ölçemeyeceği, metafizik, beşerin gücünün yetemeyeceği ve hiç bir zaman da aklî, mantıkî ölçülerle ölçemeyeceği, sonsuz merhametinin, rahmetinin imtihan dünyâsında, tâbir câizse cemiğ kullarına iltiması olup; yaratıcısını unutup, her şeyi maddede mütâlaa eden, maddeden başka bir şeyi kabul edemeyen gâfil kullarını, mûcize ile sihri ayırt edemeyen, Mûsâ aleyhi’s-selam’la sihirbazları aynı gören ulemâ geçinenlerin gafletlerinden ve şerlerinden her şey yed-i kudretinde olan Hazret-i ALL&#194’a sığınırım.

    Maddede ve mânâda da kânûnu bilmemek mâzeret midir? Hayır...

    Mana yönünde hakiykat dışı düşünenlerin Hint felsefesinden, Yunan felsefesinden öte gitmeyen tasavvuf anlayışları, bu yönlü rahmet-i ilahiyeyi anlıyamazlar.. Geçmişi anlıyamadıkları gibi, bu ve buna benzer düşünceler çağı da idrak edememektedir. Geçmişlerimize Hazret-i ALLAH rahmeti ile lütfetsin, makamları cennet olsun…

    Mâzideki yaşanan rahmet-i ilâhî kalıplaştırılarak bugün de aynı durumda mütâlaa etmek, tertibi tanzimi ilahiyeyi bilmemek çağı hiç bilmemek, geçmiş zamanda yaşamış evliyâullâhın hayâtını motamot olarak zamâna yansıtmaya kalkışmak, gülünç ve yersizdir. Peygamber efendilerimizin de hayatları basma kalıp olmayıp, ALL&#194’ın elçileri rahmet-i ilâhî, kâffesi nûr-u Muhammedî’dir. Hepsinden mûcize yani metafizik olaylar zuhur etmiştir!... Ezel-i ervahda peygamber olarak, istisnâî, günah işlemeyecek kâbiliyette yaratılmışlar, dünyâya gelişleri dahi mûcizedir. ALLAH tarafından gönderilen kitaplar ve suhuflar da mûcizedir. İnkârı küfürdür!....

    “Veresetü’l-enbiyâ” olan evliyâullahtan zuhur eden tabiîat üstü, hârikulâde haller olan kerâmeti inkar da küfürdür. ALL&#194’a ve Resûlü’nün getirdiği şerîata inanmış, yaşamaya çalışan bahtiyar insanın hayâtında tecellî eden rahmet-i ilâhînin ismi “kerâmet”tir. Aynı kerâmetin değişik sîmâlarda zuhûru “burhan”dır. ALL&#194’a inanmayan bâzı kişilerde zuhûru görülen hârikulâde haller “istidraç”dır. Bunları yapan Hazret-i ALLAH’tır. Bu türlü halleri insan yapmaya muktedir değildir. Muktedirmiş gibi göstermek cehâlettir, varlıktır; varlıksa ALLAH’a mahsustur, beşere maletmek zındıklıktır, küfürdür!..

    Yol kardeşlerimle sohbetimde, vazîfem îtibâriyle üzerinde hassâsiyetle durduğum esasın, “mutasarrıfı Hazret-i ALLAH”dır. İnsan âcizdir. Verilen cüz’î irâdenin dışında tasarrufâta muktedir değildir. Böyle biline.!..

    Gelelim şiş burhânına : Pir Efendimiz Seyyid Ahmede’l-Kebîr er-Rufâî Hazretleri’nde ve cümle evliyâullahda zuhur eden kerâmetlerin sonradan tekrârının ismi “burhan”dır!.

    Dergâh’dan yetişmiş, silsile-yi merâtip sâhibi, izn-i icâzet almış, irşâda salâhiyetli kılınmış. şeyh efendiler şiş burhânı yapmada ve yaptırmada yektili olabilirler -ki bunların vazîfeleri ALLAH tarafından mürşidinin selâhiyeti ile verilir ; bu türlü vazîfe vermeye na ehil salâhiyetli değildir!.. Peygamber efendilerimiz, peygamber tâyin edemez!.

    Meşâyıhlar da yerine şeyh tâyin edemezler.!

    Hazret-i Mûsâ (a.s.) ALL&#194’a niyaz ederek:

    “Yâ Rabbi! Kardeşim Hârûn’u yardımcı vermez misin? ” diye mürâcaat etti, Hârun (a.s.) da kendisine yardımcı olarak lütfedilmiştir. Bunun dışında mânevî vazîfe yapmaya kalkışanlar, bilgisiz, saf kişilerdir. Yâhut çıkarlarının esiri olan, ALL&#194’a kul olmayı bilmeyen gâfil insanlardır!.

    Rabbim böyle, bildikleri halde hâlâ “vazîfe yapıyorum” zannedenlerin şerlerinden cümle kullarını korusun (âmîn)..

    Şiş burhanı bu fakire senelerce evvel verildiği halde burhan yapmadım. Gerçek şu idi: Çekiniyordum. Açık söylemek lazımsa: Korkuyordum.da!.

    Önceleri, “--Niçin burhan yapmıyorsun?” diyenlere : “--Şiş ile bizi tanıyanlar, tanımasınlar” diyerek işi kapatıyordum.!

    Öldürücü bir demir nasıl insana girer de tahrîbat yapmaz, aklım mantığım îmânımla çelişki hâlinde idi!.

    Bir gece mânâ âleminde azarlandım. Makam tarafından : “--NİÇİN ŞİŞ BURHANI YAPMIYORSUN. SANA BU VAZİFEYİ VERENDEN DAHA MI İYİ BİLİYORSUN?!.” denildi. Daha neler demediler ki, bu türlü görgüleri sakın hafife alma. Peygamber Efendimiz’e de vahy-i ilâhî altı ay rüyâ âleminde geldi.!.

    Sadık rüya vahyin kırk altı cüzde bir cüzüdür. Mânevî rüyânın inkârı küfürdür. Bu durum ancak ehline mâlumdur. “Biz Yûsuf’a rüyâ tâbirini öğrettik, ona hikmet verdik. Biz dilediğimize nice nice hikmetler veririz.” buyurdu, Hazret-i ALLAH!.. Nâ-ehle anlatma. Her tahsil yapan kişinin bileceği maddî mesele değil, gülünç olma. Ehline sor!..

    Bu abd-i âciz o manada yapılan hakâretten sonra her isteyene şiş vurdum. İsteksiz burhan yapılmaz, enâniyet olur. Burhanların içerisinde en tehlikelisi şişdir!

    Zâhirî ilim bu olayları îzâha muktedir değildir olamayacak da.!.. Beşerin gücü burhanı ne icraata ne yapmaya, ne de yeterli îzâha muktedirdir. Zâhirî ilim erbâbına sorup da onları da günaha sokmayalım. Lütfen... İsterse ilâhiyat mezunu olsun, ilmin her dalı rahmettir. Her ilim ALL&#194’ı bilmektir. İlim vardır, ALL&#194’ın fiilî sıfatlarını bildirir, ilim vardır, sübûtî sıfatlarını bildirir. İlim vardır ki Hazret-i ALLAH’ın zati sıfatlarının zevkini verirki o bahtiyar ALLAHve resülünün gerçek şahidi ehli aşktır!...

    Bu ilim Kur’ân’ın özü, Peygamber efendilerimizin ve cümle vârislerinin yaşantısı olup, umûma îzâhı ihlas, takvâ, verâ olarak îzah edilir. Kaynağı tasavvuftur. Tasavvuf semâvî dinin dışında gösterilemez. Bi-zâtihî dindir. İnsan bildiğinin âlimi, bilmediğinin câhilidir!.

    Burhan yapmak kişinin şeyhliğini kanıtlamaz. Burhanı, her hangi bir kişiye salâhiyetli şeyh efendi verebilir. Derviş olmasa dahi verilir. Bu, kişinin derecesini de göstermez. Bu ahval kişinin irâdesinin dışında olup, nefsine mal etmek mânevî sahtekarlıktır. Kişinin derecesini inancı ve inancının yaşantısındaki zuhûru gösterir.. Nâ-ehle burhan verilirse, mesûliyeti hem yanlış yapana, hem de şeyh efendiye âittir. Kendisine verilen burhânı izn-i icâzeti olmayan kişinin başkasına vermeye salâhiyeti yoktur. Burhan verilen kişi dinden çıksa da geri alınamaz.

    “Biz onların iplerini uzatırız, imkanlarını genişletiriz, azabımızı iyi tatsınlar diye” buyurdu, Hazret-i ALLAH. Burhan yapma yetkisini na ehle veren kişi mesuldür.

    Şiş basit bir inşaat demiri olduğu gibi her hangi sivri bir şey de olabilir. Vurmadan evvel sünnet-i Resûlullah olduğu vechile, tükürük ile meshedilir. Çıkardıktan sonra vurulan yere gene tükürük sürülür. Kan durdurmak ayrı bir burhandır. Tazarru, niyaz edilerek, Kur’ân-ı Kerîm’de mevcut âyet-i kerîme ile durdurulur. Seyirciler içinde inanmayan var ise, sihir gibi düşünüp de günaha girmesin, diye rahmet-i ilâhî olarak ondan kan çıkarır!.

    İnsan âcizdir. Güç, kuvvet ALL&#194’a mahsustur. Fizikî kâideden başka bir şey kabul etmeyenleri düşündürmek için bu olay bir metafiziktir! Yoksa kuvvet ve kudret-i ilâhîyi bu âlemde her zerre göstermiyor mu? Bâzı âlim geçinen kişiler bu durumu kânûn-i ilâhîye mugâyir gibi göstererek, günah işlerler, kendilerine inananların îmanlarınıda zaafa uğratırlar!.

    Bu türlü burhanlar rahmettir ve çok kişinin îmânını güçlendirir. Yoksa bu abd-i âcizi “yapmıyorsun” diye niçin azarlasınlar. Bu sözlerimi atmasyon zannetme. Buna ihtiyâcım yok. “Trans” diye basitleştirme. Onun için çocuklara da vuruyoruz. Çocuğun transı mı olur?

    Uzun lafın kısası; zâtınız transa girip, tükürüklenmiş bir demiri kendinize sokun. Beceremiyorsanız laf ebeliği yapmayın!

    “Buna aklımız ermiyor” derseniz îtibârınız ve ilminiz daha saygın olur inanırım. Bu yönlü niyetinizi bilmek kehânet değil! Maksadınız “üzüm yemek değil, bekçi döğmek.” Ama dikkat et, ne kadar kara sürsen de hakikatte kendi yüzüne sürersin amma bilirsin veya bilemezsin bu bilgin kanun-ı ilâhiyi değiştirmez
    !.



    BİR TV PROGRAMI ÜZERİNE


    Hayli arkadaşlara makâmın verdiği yetkiye istinâden, ALLAH rızâsı için burhan yapmalarını ricâ ettim. Çok yerlerde senelerce icrâ ettiler. Fakat, medyada olsun, bâzı başka yerlerde olsun maksadından saptırılmış, ehil olmayan ellerde gülünç duruma düşürülüp, rahmet-i ilâhîyi tahrif ettiklerini, şiş burhânını ne hâle getirdiklerini milletçe esefle gördük.!.

    Burhânı takrîben oniki sene evvel te’hir ettik. Müsâde edilen arkadaşlara da tehirini ricâ ettim.!. Bâzı kanallardan ısrâren istenildiği halde, fikrimizi değiştirmedik. “Eli Tertemiz”(!) olan programda, beş yıl evvel yapılan burhânı, doksan altının Kadir Gecesi’nde yapılmış gibi aleyhimizde, kabahat ve suç bulmuş edâsı ile, hakâretler, iftirâlar ekleyerek, tiynetlerindeki küfrün tezâhürünü gösterdiler. Cumhûriyet Türkiyesi’nde bizleri perişan edecekler idi, güyâ.

    Evet, ruhen sarsıldık, rahatsız olduk. Hazret-i ALL&#194’ın buyurduğu: “EVLİYAMA EZA EDENE HARP İLÂN EDERİM” hitabının nasıl olduğunun zuhurunu ve anlamını gördük ve yaşadık.!.

    Avrupa’ya biz âcizleri reklam eylediler.. Alman FOX televizyonu ile 35 ülkeye yayın yaptılar!. İslam’da yaşanmak istenilen, hurâfalardan, bidatlardan arınmış, kalıplaşmış na ehlin tasallutundan kurtarılmış, Şerîat-i Muhammedî’yi yaşayarak muâsır milletler seviyesine çıkmak isteyen toplumlara, İslâm’ın mâni teşkil etmediğini tüm şerîatı Muhammedî’yi yaşayan bahtiyarlar... Gerçeklerin güzelliklere karşı olmadığını anlayanların günbegün arttıklarını hayranlıkla seyredip ALL&#194’a hamd ediyor ve bu güzellikleri biz acizler sergilemiye çalışıyoruz. Rabbım muvaffak kılsın, amin, veselâmün ale’l-murselîn.

    Hazret-i ALL&#194’ın emrini, Hazret-i Resûlulah’ın teblîğini bütün insanlar ne zaman anlayacaklar? Hazret-i ALLAH buyurdu: “Ey insan!Bu âlemi ben yarattım, sen tanzim edeceksin.”

    Atv’de Fatih Çekirge’nin İktidar Oyunu programında TRT 1’de ve daha birçok programlarda gazetelerde, dergilerde, haftalık sohbetlerimde, “Cumhûriyet”in en güzel idâre tarzı olduğunu ve yağcılık ve nankörlükten uzak bir Atatürk hayrânı olduğumu birinci kanalda kaç defa, diğer bâzı kanallarda da ara sıra anlattığımı sağır sultanlar dahi duydular ve biliyorlar. Bu gerçekleri her zaman her sınıftan insanlara anlatmaya yetkiliyim ve muktedirim. Az da olsa o günleri yaşadım. Şahidi olduğum çok meseleler var, gerek maddi gerekse manevi...

    Lâiklikte dünyâya İslâmiyet’in örnek olduğunu, ama laikliği istismar ederek, dinsizlik gibi göstermeye yeltenen bâzı kişilere zahmet etmesinler, derim.. Bu millet îmânı bütün, İslâm’ı çağa göre yaşamaya çalışan, başka İslam devletlerine örnek olan bir millet. Bütün gâyesi muâsır milletler seviyesine çıkmak isteyen bir toplumu, gericilikle itham etmek, bilmiyorum onlara ne kazandırıyor?

    Bugün demokrasinin geçerli olduğunu, komünist ülkeler dahi anladılar. Hasretini çekiyorlar. Çok partili demokrasi idâresini bu millet 1946 senesinde kabul etti. Milletçe yaşamaya çalışıyoruz. ALLAH muvaffak kılsın.

    Vakfımız ve üyelerimiz her partiye gönül vermiş, partiler üstü bir kuruluş ve cemaat olup, partiler içinde herkesin görüşüne göre seçme özgürlüğüne sâhiptir. Bizi kül olarak herhangi bir partide göstermek iftirâdır, zulümdür.

    Şunu anlatmak istiyorum: Burhan metafizik bir olaydır. Şüphe edilmesin. Fakat zamanımız bu rahmet-i ilahiyeyi kaldırmak gücünü kaybetti!.

    HZ. ALLAHIN VARLIĞI SEBEPSİZ BİLİNİYOR. DAHA A&#199K TECELLİ-Yİ İL&#194İYENİN ZUHUR EDECEĞİNE İNANIYOR VE BEKLİYORUM!.
    PİR H. GALİP HASAN KUŞ&#199OĞLU
    Sevgi ve Saygılarımla.
    Bu mesaj en son " 03.01.08 " tarihinde saat 18:08 itibariyle Kenan tarafından düzenlenmiştir...
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  2. #2
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı mimmoza tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yanılmıyorsam aylardır burada,tasavvuf,tarikat,evliyayı red ediyorsunuz,bunun için de kurandan veliyi evliyayı dışlamaya çalışıyorsunuz dendiğinde inkar edenler,örnekler verip Mevlanadan Geylaniden Yunustan bahsedenler şimdi açıkça bunu yapıyorlar.Bidatmış bunların yolları.Bunlar da bidat ehli doğal olarak..
    İnsanlar içindeki ard düşünceleri zorlanmadan söyleyemezler mi?.Çok mu zor harbi olmak?
    Sen Mevlana'nın, Yunus Emre'nin Tabduk Emre'nin Kendine din adına ŞİŞ soktuğunu ve bunuda Tasavvufun bir parcası olduğunu duydunmu? Bunun örnekleri varmı? Onlarda Evliya idi Allah dostu idi. Onlar Rasulallah'ın yolundan gitti. Kendine Şiş sokmanın nersi Dinin içindeki savunuyorsun? Hadi sıkıysa bir örneğini göster Rasul'ün, Sahabenin! Gösteremezsin cünkü onlar Allah nasıl emrettiyse öyle yaşadılar. İşte bazı insanlar Bedenlerini şişleyip bunu Dinden göstermek isterler. Bidat budur hemde bidatın Şahıdır bunlar. Sonra Kalkıp Mevlana'dan Yunus'tan söz ederler. Biz Tasavvufu Ehli gibi yaşayanların içinde kabul ediyoruz. Mevlana'nın Tasavvufu gibi tertemiz Şişsiz zincirsiz. sadece Allah'a yönelen.

    Student Kardeşim Örnek verdikleri şeye baksana Kaygusuz Abdal’ın bir şiirini vermişler ve üzerinde Evliya Dost Ayrımı yapmaya çalışmışlar. Kaygusuz Abdal’ın şiirleri ne zamandır kutsal bir metin olduda üzerinde Evliya Dost Ayrımı yapıyorlar?
    Evliyaya(dostlarına) eğri bakma,
    Kevni mekan el(ller)indedir,
    Mülke hüküm süren o dur(onlardır),
    İki cihan elindedir(ellerindedir).
    Hakk zatıyla sıfatıyla,
    Tecelli eyledi anda(onlarda),
    Varlığı(varlıkları) Hakk varlığıdır,
    Emri sübhan elindedir(ellerindedir).
    Sen anı öyle sanırsın
    Sencileyin bir Adem'dir
    Evliya(dostları)'nın sırrı vardır.
    Gizli ayan elindedir(ellerindedir).
    Hakk anı bun(lar)da yarattı
    Kullarını irşad için
    Kime diler iman verir(ler)
    Kahr-ı ihsan el(ler)indedir.
    Kaygısız edermiş bu ilmi
    Okudum anladım bildim
    Bütün alemlerin hükmü,
    Kamil insan elindedir.

    Şimdi sende Al netten bir şiir yaz üzerine Evliya veli Bu ne cehalet yahu Biz Kuran’dan Bahsedyoruz adam Kaygusuz’un şiirini yazmış. Hay Allah!!!!

    Birde Student Kardeşim, Tüm dünyanın Tanıdığı Büyük Mutasavvıf Mevlana ve Yunus Emre’ye Galip Efendiye bahşedilen Lavhalar ve Printer icazeti yapılmamış? Mevlana Hazretlerini dünya tanıyor, Mesajları İnsanları Müslüman ediyor. Hani O zaman Printer yoktu Posta Güvercinidemi yoktu kardeşim. Ya bu destek sadece Galip Efendiye aitti yada Mevlana Hazretleri Bu konuda bir destek bile alamamış. Bidat insanı böyle alır Tevhidin içinden insanı daha çok Allah’a inanıldığını hissettirir. Oysa Allah(cc) Kuran’da ne kendinize şiş sokun der, nede Evliya’ya printer desteği verdiğini söyler. Hani tertip düzen işleri söylentileri var ya. Bir bilen ne diyorsa o kardeşim. Bidatmı değilmi, Kuran’a uyarmı uymazmı kimse bakmıyor. Biri Şu ŞİŞ meselesini ayet ve Sünnet ışığında delili ile anlatsında bizde bilelim allah aşkına. Yapamıyorlarsa, İlahi düzen terip deyip kimseyi kandırmasın.
    Kolay gelsin

    Alıntı mehmetcik1979 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    [Allahtan dilerim bunlara tez zamanda cevaplarını versin.Bunlar artık hadlerini aştılar.Terbiyesizler.
    Sevgi ve Saygılarımla.[/COLOR][/SIZE][/B]

    Son olarak Arkadaşımızın yazısındaki nezaketi östermek istedim. Kırmızı boyalı kısım onların gerçek halleri. Mavili olan ise Nezaketleri
    SAYGI bizden
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  3. #3
    mehmetcik1979 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-04-2007
    Mesajlar
    3,257
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Sen Mevlana'nın, Yunus Emre'nin Tabduk Emre'nin Kendine din adına ŞİŞ soktuğunu ve bunuda Tasavvufun bir parcası olduğunu duydunmu? Bunun örnekleri varmı? Onlarda Evliya idi Allah dostu idi. Onlar Rasulallah'ın yolundan gitti. Kendine Şiş sokmanın nersi Dinin içindeki savunuyorsun? Hadi sıkıysa bir örneğini göster Rasul'ün, Sahabenin! Gösteremezsin cünkü onlar Allah nasıl emrettiyse öyle yaşadılar. İşte bazı insanlar Bedenlerini şişleyip bunu Dinden göstermek isterler. Bidat budur hemde bidatın Şahıdır bunlar. Sonra Kalkıp Mevlana'dan Yunus'tan söz ederler. Biz Tasavvufu Ehli gibi yaşayanların içinde kabul ediyoruz. Mevlana'nın Tasavvufu gibi tertemiz Şişsiz zincirsiz. sadece Allah'a yönelen.
    .

    Sende bunları görecek göz yoksa biz ne yapalım?(Gönül gözün görmüyor.Kör olduğu için)
    Vermeyince mabut neylesin Hamza
    Mevlana hazretlerine verilen sema nedir?Burhan değil midir?
    Hamza, izinsiz dönmeyi birde sen denesene,dönebilecek misin?
    bakalım.Semazenleri hiç mi seyretmedin şeyhlerinden izin almadan dönüyorlar mı bak bakalım.Mevlanadan Yunusdan Tabtuk Emreden bahsediyorsun ama onların hiçbir haline vakıf değilsin.Onları kabul etmiş gibi görünüyorsun ama esasda asla kabul etmiyorsun.Neden dersen; bize yutturamazsın da ondan derim. K.... açıkta kalıyor.
    "Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün."Mevlana.

    Şiş burhanıyla alakalı olarak:
    Kurada ki ayetleri de görmüyorsun ama laf ebeliğine gelince
    üzerine yok.
    1-Peygamberimiz efendimizin fillere kum atması.
    2-İbrahim Peygamberin İsmail Peygamberi kurban etme olayını görmüyormusun? O gün kesmeyen(zarar vermeyen) bıçak bugünde zarar vermiyor.(Şiş,kılıç,ateş burhanı)
    3-İbrahim Peygamberin firavun tarafından ateşe atılması ,ateşin zarar verememesi.Bugün de ateş yakmıyor.(ateş burhanı).
    4-Musa Peygamberin asası
    5-Yusuf Peygamberin rüya tabiri.
    6-İsa Peygamberin körlerin gözünü açması,ölüleri diriltmesi
    gibi , daha birçok misal verilebilir.
    Bu gibi olan olağan üstü hadiseler Peygamberlerden zuhur ederse Mucize.Peygamber varislerinden zuhur ederse
    Keramet,devamına da Burhan denir.Bunları vesilelerin eli ile yapan Allah'tır.Başka bir güç yok. Abdan rab, rabtan da abd olmaz. Ama bu gerçeği size anlatmak zor................Sizler kendinizi Allahtan ayrı gördüğünüz için.Yani Allah da var sizde varsınız. Bunun şirk olduğunu da biliyor musunuz acaba?.....
    "Ben bilinmez bir hazine idim. Bilinmekliğim için zatımdan zatıma tecelli ettim.Nuru Muhammediyi halk ettim."
    Burada sen neredesin?.....Şu senin varlığını göstersene..... Hamza.......


    Ş İ Ş H A K K I N D A


    Eûzü Billâhi mine'ş-Şeytâni'r-Racîm Bismillâhi'r-Rahmâni'r-Rahîm

    Huzurdan koğulmuş, lânetlenmiş şeytanın şerrinden Rabbıma sığınırım. Rahmân ve Rahîm olan ALLÂH’ın adıyla başlarım.

    Maksadım şiş propagandası değil.. Yanlışlıkları duyurmak kasdı ile okurlarım bu metafizik olayın da garibi olmasınlar, diye izaha çalışacağım!

    Şunu da bildireyim ki: Şiş burhanı benim için suç değil. Çıkarıma kullanmadığıma dair elimde mahkeme kararları var!... 12 senedir şiş burhanı yapmıyoruz. Çok mühim metafizik bir olay.. Ne yazıkki taklitcilerin ve na-ehlin elinde. Hazret-i ALLAH’ın varlığını, fiziki olaydan başka bir olay kabul edemeyen bilge kişilere her şeyin yed-i kudretinde olan Hazret-i ALLAH’ın var olduğunu kanıtlayan, her sınıf ademi düşündüren ve gerçeğe yönelten.. Na-ehlin elinde ölüm aleti; müsaade edilen ehlinin elinde metafizik olay..

    Bugünkü yaşantıda tesiri görülmedi. Taklitçilerin, ehil olmayanların elinde suyu çıktı. Aklın ve mantığın ölçemeyeceği metafizik bir olay. Metafizik olaylara müsait olmayan toplumların yedinde bilgisizce, horlanır oldu. Basit bir olay değildi.

    “Habibim sen atmadın, illa ben attım” hitabının zamana yansıması idi.!.. Yalnız isimler değişik değişiktir.. Peygamber efendilerimizde zuhur ederse ismi “mucizedir;” Varisü’n-Nebi, nedim-i ilahi ki, zahiri ulemanın diyemediği “evliyaullah”ta zuhuru “keramet”tir. O kerametin tekrarının zuhuru “burhan”dır. Bu metafizik olaylar maneviyatın yed-i kudretindedir, gene tekrar ediyorum: Peygamber efendilerimizden zuhur eden hârikulâde, tabîat üstü haller fiziğin ölçemeyeceği, metafizik, beşerin gücünün yetemeyeceği ve hiç bir zaman da aklî, mantıkî ölçülerle ölçemeyeceği, sonsuz merhametinin, rahmetinin imtihan dünyâsında, tâbir câizse cemiğ kullarına iltiması olup; yaratıcısını unutup, her şeyi maddede mütâlaa eden, maddeden başka bir şeyi kabul edemeyen gâfil kullarını, mûcize ile sihri ayırt edemeyen, Mûsâ aleyhi’s-selam’la sihirbazları aynı gören ulemâ geçinenlerin gafletlerinden ve şerlerinden her şey yed-i kudretinde olan Hazret-i ALLÂH’a sığınırım.

    Maddede ve mânâda da kânûnu bilmemek mâzeret midir? Hayır...

    Mana yönünde hakiykat dışı düşünenlerin Hint felsefesinden, Yunan felsefesinden öte gitmeyen tasavvuf anlayışları, bu yönlü rahmet-i ilahiyeyi anlıyamazlar.. Geçmişi anlıyamadıkları gibi, bu ve buna benzer düşünceler çağı da idrak edememektedir. Geçmişlerimize Hazret-i ALLAH rahmeti ile lütfetsin, makamları cennet olsun…

    Mâzideki yaşanan rahmet-i ilâhî kalıplaştırılarak bugün de aynı durumda mütâlaa etmek, tertibi tanzimi ilahiyeyi bilmemek çağı hiç bilmemek, geçmiş zamanda yaşamış evliyâullâhın hayâtını motamot olarak zamâna yansıtmaya kalkışmak, gülünç ve yersizdir. Peygamber efendilerimizin de hayatları basma kalıp olmayıp, ALLÂH’ın elçileri rahmet-i ilâhî, kâffesi nûr-u Muhammedî’dir. Hepsinden mûcize yani metafizik olaylar zuhur etmiştir!... Ezel-i ervahda peygamber olarak, istisnâî, günah işlemeyecek kâbiliyette yaratılmışlar, dünyâya gelişleri dahi mûcizedir. ALLAH tarafından gönderilen kitaplar ve suhuflar da mûcizedir. İnkârı küfürdür!....

    “Veresetü’l-enbiyâ” olan evliyâullahtan zuhur eden tabiîat üstü, hârikulâde haller olan kerâmeti inkar da küfürdür. ALLÂH’a ve Resûlü’nün getirdiği şerîata inanmış, yaşamaya çalışan bahtiyar insanın hayâtında tecellî eden rahmet-i ilâhînin ismi “kerâmet”tir. Aynı kerâmetin değişik sîmâlarda zuhûru “burhan”dır. ALLÂH’a inanmayan bâzı kişilerde zuhûru görülen hârikulâde haller “istidraç”dır. Bunları yapan Hazret-i ALLAH’tır. Bu türlü halleri insan yapmaya muktedir değildir. Muktedirmiş gibi göstermek cehâlettir, varlıktır; varlıksa ALLAH’a mahsustur, beşere maletmek zındıklıktır, küfürdür!..

    Yol kardeşlerimle sohbetimde, vazîfem îtibâriyle üzerinde hassâsiyetle durduğum esasın, “mutasarrıfı Hazret-i ALLAH”dır. İnsan âcizdir. Verilen cüz’î irâdenin dışında tasarrufâta muktedir değildir. Böyle biline.!..

    Gelelim şiş burhânına : Pir Efendimiz Seyyid Ahmede’l-Kebîr er-Rufâî Hazretleri’nde ve cümle evliyâullahda zuhur eden kerâmetlerin sonradan tekrârının ismi “burhan”dır!.

    Dergâh’dan yetişmiş, silsile-yi merâtip sâhibi, izn-i icâzet almış, irşâda salâhiyetli kılınmış. şeyh efendiler şiş burhânı yapmada ve yaptırmada yektili olabilirler -ki bunların vazîfeleri ALLAH tarafından mürşidinin selâhiyeti ile verilir ; bu türlü vazîfe vermeye na ehil salâhiyetli değildir!.. Peygamber efendilerimiz, peygamber tâyin edemez!.

    Meşâyıhlar da yerine şeyh tâyin edemezler.!

    Hazret-i Mûsâ (a.s.) ALLÂH’a niyaz ederek:

    “Yâ Rabbi! Kardeşim Hârûn’u yardımcı vermez misin? ” diye mürâcaat etti, Hârun (a.s.) da kendisine yardımcı olarak lütfedilmiştir. Bunun dışında mânevî vazîfe yapmaya kalkışanlar, bilgisiz, saf kişilerdir. Yâhut çıkarlarının esiri olan, ALLÂH’a kul olmayı bilmeyen gâfil insanlardır!.

    Rabbim böyle, bildikleri halde hâlâ “vazîfe yapıyorum” zannedenlerin şerlerinden cümle kullarını korusun (âmîn)..

    Şiş burhanı bu fakire senelerce evvel verildiği halde burhan yapmadım. Gerçek şu idi: Çekiniyordum. Açık söylemek lazımsa: Korkuyordum.da!.

    Önceleri, “--Niçin burhan yapmıyorsun?” diyenlere : “--Şiş ile bizi tanıyanlar, tanımasınlar” diyerek işi kapatıyordum.!

    Öldürücü bir demir nasıl insana girer de tahrîbat yapmaz, aklım mantığım îmânımla çelişki hâlinde idi!.

    Bir gece mânâ âleminde azarlandım. Makam tarafından : “--NİÇİN ŞİŞ BURHANI YAPMIYORSUN. SANA BU VAZİFEYİ VERENDEN DAHA MI İYİ BİLİYORSUN?!.” denildi. Daha neler demediler ki, bu türlü görgüleri sakın hafife alma. Peygamber Efendimiz’e de vahy-i ilâhî altı ay rüyâ âleminde geldi.!.

    Sadık rüya vahyin kırk altı cüzde bir cüzüdür. Mânevî rüyânın inkârı küfürdür. Bu durum ancak ehline mâlumdur. “Biz Yûsuf’a rüyâ tâbirini öğrettik, ona hikmet verdik. Biz dilediğimize nice nice hikmetler veririz.” buyurdu, Hazret-i ALLAH!.. Nâ-ehle anlatma. Her tahsil yapan kişinin bileceği maddî mesele değil, gülünç olma. Ehline sor!..

    Bu abd-i âciz o manada yapılan hakâretten sonra her isteyene şiş vurdum. İsteksiz burhan yapılmaz, enâniyet olur. Burhanların içerisinde en tehlikelisi şişdir!

    Zâhirî ilim bu olayları îzâha muktedir değildir olamayacak da.!.. Beşerin gücü burhanı ne icraata ne yapmaya, ne de yeterli îzâha muktedirdir. Zâhirî ilim erbâbına sorup da onları da günaha sokmayalım. Lütfen... İsterse ilâhiyat mezunu olsun, ilmin her dalı rahmettir. Her ilim ALLÂH’ı bilmektir. İlim vardır, ALLÂH’ın fiilî sıfatlarını bildirir, ilim vardır, sübûtî sıfatlarını bildirir. İlim vardır ki Hazret-i ALLAH’ın zati sıfatlarının zevkini verirki o bahtiyar ALLAHve resülünün gerçek şahidi ehli aşktır!...

    Bu ilim Kur’ân’ın özü, Peygamber efendilerimizin ve cümle vârislerinin yaşantısı olup, umûma îzâhı ihlas, takvâ, verâ olarak îzah edilir. Kaynağı tasavvuftur. Tasavvuf semâvî dinin dışında gösterilemez. Bi-zâtihî dindir. İnsan bildiğinin âlimi, bilmediğinin câhilidir!.

    Burhan yapmak kişinin şeyhliğini kanıtlamaz. Burhanı, her hangi bir kişiye salâhiyetli şeyh efendi verebilir. Derviş olmasa dahi verilir. Bu, kişinin derecesini de göstermez. Bu ahval kişinin irâdesinin dışında olup, nefsine mal etmek mânevî sahtekarlıktır. Kişinin derecesini inancı ve inancının yaşantısındaki zuhûru gösterir.. Nâ-ehle burhan verilirse, mesûliyeti hem yanlış yapana, hem de şeyh efendiye âittir. Kendisine verilen burhânı izn-i icâzeti olmayan kişinin başkasına vermeye salâhiyeti yoktur. Burhan verilen kişi dinden çıksa da geri alınamaz.

    “Biz onların iplerini uzatırız, imkanlarını genişletiriz, azabımızı iyi tatsınlar diye” buyurdu, Hazret-i ALLAH. Burhan yapma yetkisini na ehle veren kişi mesuldür.

    Şiş basit bir inşaat demiri olduğu gibi her hangi sivri bir şey de olabilir. Vurmadan evvel sünnet-i Resûlullah olduğu vechile, tükürük ile meshedilir. Çıkardıktan sonra vurulan yere gene tükürük sürülür. Kan durdurmak ayrı bir burhandır. Tazarru, niyaz edilerek, Kur’ân-ı Kerîm’de mevcut âyet-i kerîme ile durdurulur. Seyirciler içinde inanmayan var ise, sihir gibi düşünüp de günaha girmesin, diye rahmet-i ilâhî olarak ondan kan çıkarır!.

    İnsan âcizdir. Güç, kuvvet ALLÂH’a mahsustur. Fizikî kâideden başka bir şey kabul etmeyenleri düşündürmek için bu olay bir metafiziktir! Yoksa kuvvet ve kudret-i ilâhîyi bu âlemde her zerre göstermiyor mu? Bâzı âlim geçinen kişiler bu durumu kânûn-i ilâhîye mugâyir gibi göstererek, günah işlerler, kendilerine inananların îmanlarınıda zaafa uğratırlar!.

    Bu türlü burhanlar rahmettir ve çok kişinin îmânını güçlendirir. Yoksa bu abd-i âcizi “yapmıyorsun” diye niçin azarlasınlar. Bu sözlerimi atmasyon zannetme. Buna ihtiyâcım yok. “Trans” diye basitleştirme. Onun için çocuklara da vuruyoruz. Çocuğun transı mı olur?

    Uzun lafın kısası; zâtınız transa girip, tükürüklenmiş bir demiri kendinize sokun. Beceremiyorsanız laf ebeliği yapmayın!

    “Buna aklımız ermiyor” derseniz îtibârınız ve ilminiz daha saygın olur inanırım. Bu yönlü niyetinizi bilmek kehânet değil! Maksadınız “üzüm yemek değil, bekçi döğmek.” Ama dikkat et, ne kadar kara sürsen de hakikatte kendi yüzüne sürersin amma bilirsin veya bilemezsin bu bilgin kanun-ı ilâhiyi değiştirmez
    !.


    BİR TV PROGRAMI ÜZERİNE



    Hayli arkadaşlara makâmın verdiği yetkiye istinâden, ALLAH rızâsı için burhan yapmalarını ricâ ettim. Çok yerlerde senelerce icrâ ettiler. Fakat, medyada olsun, bâzı başka yerlerde olsun maksadından saptırılmış, ehil olmayan ellerde gülünç duruma düşürülüp, rahmet-i ilâhîyi tahrif ettiklerini, şiş burhânını ne hâle getirdiklerini milletçe esefle gördük.!.

    Burhânı takrîben oniki sene evvel te’hir ettik. Müsâde edilen arkadaşlara da tehirini ricâ ettim.!. Bâzı kanallardan ısrâren istenildiği halde, fikrimizi değiştirmedik. “Eli Tertemiz”(!) olan programda, beş yıl evvel yapılan burhânı, doksan altının Kadir Gecesi’nde yapılmış gibi aleyhimizde, kabahat ve suç bulmuş edâsı ile, hakâretler, iftirâlar ekleyerek, tiynetlerindeki küfrün tezâhürünü gösterdiler. Cumhûriyet Türkiyesi’nde bizleri perişan edecekler idi, güyâ.

    Evet, ruhen sarsıldık, rahatsız olduk. Hazret-i ALLÂH’ın buyurduğu: “EVLİYAMA EZA EDENE HARP İLÂN EDERİM” hitabının nasıl olduğunun zuhurunu ve anlamını gördük ve yaşadık.!.

    Avrupa’ya biz âcizleri reklam eylediler.. Alman FOX televizyonu ile 35 ülkeye yayın yaptılar!. İslam’da yaşanmak istenilen, hurâfalardan, bidatlardan arınmış, kalıplaşmış na ehlin tasallutundan kurtarılmış, Şerîat-i Muhammedî’yi yaşayarak muâsır milletler seviyesine çıkmak isteyen toplumlara, İslâm’ın mâni teşkil etmediğini tüm şerîatı Muhammedî’yi yaşayan bahtiyarlar... Gerçeklerin güzelliklere karşı olmadığını anlayanların günbegün arttıklarını hayranlıkla seyredip ALLÂH’a hamd ediyor ve bu güzellikleri biz acizler sergilemiye çalışıyoruz. Rabbım muvaffak kılsın, amin, veselâmün ale’l-murselîn.

    Hazret-i ALLÂH’ın emrini, Hazret-i Resûlulah’ın teblîğini bütün insanlar ne zaman anlayacaklar? Hazret-i ALLAH buyurdu: “Ey insan!Bu âlemi ben yarattım, sen tanzim edeceksin.”

    Atv’de Fatih Çekirge’nin İktidar Oyunu programında TRT 1’de ve daha birçok programlarda gazetelerde, dergilerde, haftalık sohbetlerimde, “Cumhûriyet”in en güzel idâre tarzı olduğunu ve yağcılık ve nankörlükten uzak bir Atatürk hayrânı olduğumu birinci kanalda kaç defa, diğer bâzı kanallarda da ara sıra anlattığımı sağır sultanlar dahi duydular ve biliyorlar. Bu gerçekleri her zaman her sınıftan insanlara anlatmaya yetkiliyim ve muktedirim. Az da olsa o günleri yaşadım. Şahidi olduğum çok meseleler var, gerek maddi gerekse manevi...

    Lâiklikte dünyâya İslâmiyet’in örnek olduğunu, ama laikliği istismar ederek, dinsizlik gibi göstermeye yeltenen bâzı kişilere zahmet etmesinler, derim.. Bu millet îmânı bütün, İslâm’ı çağa göre yaşamaya çalışan, başka İslam devletlerine örnek olan bir millet. Bütün gâyesi muâsır milletler seviyesine çıkmak isteyen bir toplumu, gericilikle itham etmek, bilmiyorum onlara ne kazandırıyor?

    Bugün demokrasinin geçerli olduğunu, komünist ülkeler dahi anladılar. Hasretini çekiyorlar. Çok partili demokrasi idâresini bu millet 1946 senesinde kabul etti. Milletçe yaşamaya çalışıyoruz. ALLAH muvaffak kılsın.

    Vakfımız ve üyelerimiz her partiye gönül vermiş, partiler üstü bir kuruluş ve cemaat olup, partiler içinde herkesin görüşüne göre seçme özgürlüğüne sâhiptir. Bizi kül olarak herhangi bir partide göstermek iftirâdır, zulümdür.

    Şunu anlatmak istiyorum: Burhan metafizik bir olaydır. Şüphe edilmesin. Fakat zamanımız bu rahmet-i ilahiyeyi kaldırmak gücünü kaybetti!.

    HZ. ALLAHIN VARLIĞI SEBEPSİZ BİLİNİYOR. DAHA AÇIK TECELLİ-Yİ İLÂHİYENİN ZUHUR EDECEĞİNE İNANIYOR VE BEKLİYORUM!.
    PİR H. GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU
    Sevgi ve Saygılarımla.
    "LA İLAHE İLLALLAH"

    ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN

  4. #4
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    HAMZA kardeşim demiş ki ;

    Sen Mevlana'nın, Yunus Emre'nin Tabduk Emre'nin Kendine din adına ŞİŞ soktuğunu ve bunuda Tasavvufun bir parcası olduğunu duydunmu? Bunun örnekleri varmı? Onlarda Evliya idi Allah dostu idi. Onlar Rasulallah'ın yolundan gitti. Kendine Şiş sokmanın nersi Dinin içindeki savunuyorsun? Hadi sıkıysa bir örneğini göster Rasul'ün, Sahabenin! Gösteremezsin cünkü onlar Allah nasıl emrettiyse öyle yaşadılar. İşte bazı insanlar Bedenlerini şişleyip bunu Dinden göstermek isterler. Bidat budur hemde bidatın Şahıdır bunlar. Sonra Kalkıp Mevlana'dan Yunus'tan söz ederler. Biz Tasavvufu Ehli gibi yaşayanların içinde kabul ediyoruz. Mevlana'nın Tasavvufu gibi tertemiz Şişsiz zincirsiz. sadece Allah'a yönelen.
    HAMZA kardeşim , , ilim olmayınca ne yapacaklar , ŞİŞ le idare edecekler tabi ki ,

    Kendi dedikleri Kuranı Kerime , hadislere , alimlerim ve tasavvuf erbabının dediklerine uymayınca , sözlükler yanlış olabilir derler ,tüm mealler , tefsirler yanlıştır derler , hadisler işlerine gelmeyince keyfi olarak uydurma denir , İslam tarihi zaten yok sayılır , diğer tasavvuf Şeyhleri hakikate ulaşamamış diyerek geçiştirilir.Normaldir yani ,


    Student Kardeşim Örnek verdikleri şeye baksana Kaygusuz Abdal’ın bir şiirini vermişler ve üzerinde Evliya Dost Ayrımı yapmaya çalışmışlar. Kaygusuz Abdal’ın şiirleri ne zamandır kutsal bir metin olduda üzerinde Evliya Dost Ayrımı yapıyorlar?

    Öyle deme HAMZA kardeşim , Galibiler böyle yapmazsa biz neye güleceğiz


    selam ve dua ile,
    Bu mesaj en son " 03.01.08 " tarihinde saat 08:39 itibariyle student tarafından düzenlenmiştir...
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  5. #5
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı mehmetcik1979 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    .

    [B][SIZE="2"][COLOR="DarkRed"]Sende bunları görecek göz yoksa biz ne yapalım?(Gönül gözün görmüyor.Kör olduğu için)
    Vermeyince mabut neylesin Hamza
    Allah(cc) Din adına Bidat yapanların hareketlerini ve aymazlıklarını her kese göstermiyor. İnsanın gönül gözü ile kendine ŞİŞ sokması arasındaki bu benzerliği ancak sen kurabilirdin ve Beklenende olmuş. Aferin sana
    Alıntı mehmetcik1979 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    .

    Mevlana hazretlerine verilen sema nedir?Burhan değil midir?
    Hamza, izinsiz dönmeyi birde sen denesene,dönebilecek misin?
    bakalım.Semazenleri hiç mi seyretmedin şeyhlerinden izin almadan dönüyorlar mı bak bakalım.Mevlanadan Yunusdan Tabtuk Emreden bahsediyorsun ama onların hiçbir haline vakıf değilsin.Onları kabul etmiş gibi görünüyorsun ama esasda asla kabul etmiyorsun.Neden dersen; bize yutturamazsın da ondan derim. K.... açıkta kalıyor.
    "Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün."Mevlana.
    Cehalet parayla değil, ŞİŞ ile bunu anlamış olduk. Mevlana Hazretlerinin Sema anlayışı ile sizin ŞİŞ sokma ayininizi nasıl karşılaştırırsınız. O Hareketin hem ilahi boyutu vardır, hemde tasavvufi. Mevlana Hazretleri sağ eli ile Allah(cc) aldığını sol eli ile insanlara dağıtır amacını anlatmıştır. Elbetteki Mevlana Hazretlerinin dönüşünde ilahi vasıflar vardır. Güneşin etrafında dönen Dünya ve diğer gezegenler gibi Allah'ın Ahad oluşunu her şeye kadir oluşunu anlatır. O dönüşle hakikatlerin taklidi yapılır bilgeliğin, arifliğin Alimliğin anlamı açık beyan olur. Sen vucuduna ŞİŞ sokarak İslam İlmim anlayışının dışında Bidati yaşatma eylemi olarak algınır. İslam'ın ifadesi, Müminliğin sıfatı Tevhid'in anlaşılabilmesi için insanlara İlkel bir geleneğin vucuduna ŞİŞ sokmanın bir yararı yoktur. Bu adetler batıl itikatler İslamı kötü tanıtır ilkel ve cani olarak lanse eder. Allah'ı anmanın nice güzel yanları varken Tasavvuf yaptığını zannedenlerin bu Hint inanışlarını dinin içine sokma gayretleri Ancak Bidat ile açıklanabilir.

    Neden dersen; bize yutturamazsın da ondan derim. K.... açıkta kalıyor.
    Senin Tasavvuf anlayışın hep yukarıda anlattığın (.... ) ile gizlediğin hal ile sınırlıdır. Sen tasavvufu değil Tasarrufu öğrenmişsin o tasarrufta hep bel altı olmuş. Eee belki şişi kafana falan sokmuşsundur. İdrakin açıkta kalmış K.... olduğu gibi

    Alıntı mehmetcik1979 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    .

    Şiş burhanıyla alakalı olarak:
    Kurada ki ayetleri de görmüyorsun ama laf ebeliğine gelince
    üzerine yok.
    1-Peygamberimiz efendimizin fillere kum atması.
    2-İbrahim Peygamberin İsmail Peygamberi kurban etme olayını görmüyormusun? O gün kesmeyen(zarar vermeyen) bıçak bugünde zarar vermiyor.(Şiş,kılıç,ateş burhanı)
    3-İbrahim Peygamberin firavun tarafından ateşe atılması ,ateşin zarar verememesi.Bugün de ateş yakmıyor.(ateş burhanı).
    4-Musa Peygamberin asası
    5-Yusuf Peygamberin rüya tabiri.
    6-İsa Peygamberin körlerin gözünü açması,ölüleri diriltmesi
    gibi , daha birçok misal verilebilir.
    Bu gibi olan olağan üstü hadiseler Peygamberlerden zuhur ederse Mucize.Peygamber varislerinden zuhur ederse
    Keramet,devamına da Burhan denir.Bunları vesilelerin eli ile yapan Allah'tır.
    A benim Cahil kardeşim. Yukarıda sözünü ŞİŞ BURHANI İLE ALAKALI OLARAK diye başlayıp altında ise sanki bununla ilgili bir ayet verecekmiş gibi yapan ve sonuçtada işi keramete getiren aklın zavallı takipcileri. Nerede hani Peygamber Efendilerimizin Şiş ile ilgili Adetleri. Dikkat ediyorsan yukarıda bahsini ettiğin hep bireyler Peygamber. Yani Allah'ın elçileri. Eee Galip Efendi'nin durumunu niye peygamberler ile karşılaştırıyorsun? Yoksa başka bir iddia dahamı var? Hani başka Allah Dostları ile kıyas etsen anlarım ama kalkıp Allah'ın elçilerinin Allah adına yaptıklarını Galip Efendinin ŞİŞ sokma ayini ile karşılaştırırsan cidden bu şişleri kafanıza soktuğunuza inanacağım.
    Yukarıda Peygamber Efendilerimizin yaptığı her iş Allah'ın Ayetlerle desteklediği bi uygulamadır. Bu uygulamalar din adına birer Ayin değildir. Onlar keramette değildir. Allah'ın bizzati yap dediğini yapmaktır. Senin işi senden sonra biliyorsun Kebabcılar yapmaya başladı. Aradaki fark bu işte.
    Alıntı mehmetcik1979 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    .

    Bunları vesilelerin eli ile yapan Allah'tır.Başka bir güç yok. Abdan rab, rabtan da abd olmaz. Ama bu gerçeği size anlatmak zor................Sizler kendinizi Allahtan ayrı gördüğünüz için.Yani Allah da var sizde varsınız. Bunun şirk olduğunu da biliyor musunuz acaba?.....
    Sevgili Kardeşim,
    Sizler zanna o kadar batmış insanlarsınız ki, yaptığınız suçlamalar sonra ne yaparsanız yapın ister ŞİŞ leri 10'ar onar batırın sizi helake götürmekten alıkoyamayacak. Ehl-i Kitabın bile Şirke batmış inancı bize kutsaldır deyip onları kardeş edinen zihniyetiniz. Allah'a ve Onun Tüm Rasullerine iman etmiş Müminleri " Allah'tan ayrı görmek" suçlaması ile itham etmek ciddi bir MÜNAFIKLIK alametidir. Cünkü sizin elinizde bunu destekleyecek hiç bir şeyiniz yok. Gönülleri okuyan Allah'tır. Sen hangi aciz halinden sıyrılıp girdinde Gönlümü okudun da Allah'tan uzak olduğumuzu anladın. Baka Arkadaş Sen ŞİŞ leri bilmem nerene batırıp haykırım ibadet ettiğini sanabilirsin Allah ŞİŞİNİZE kuvvet versin. Ama gelip İnsanların İmanını ölçmeye çalışırsanız onların Allah'a yakınlığını anlatmaya çalışırsanız sizin yaptığınız FALCILIK olur. Sen ciddi bir Münafıklık emareleri gösteriyorsun Allah katında söylediklerin ne Müslümana yakışır ne Mümine. O zaman kıstaslarını gösterki herkes senin İmanı nasıl ölçtüğünü görsün. Bu ŞİŞ olayı sizi ciddi yaralamış haberin olsun.

    Alıntı mehmetcik1979 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    .


    Maksadım şiş propagandası değil.. Yanlışlıkları duyurmak kasdı ile okurlarım bu metafizik olayın da garibi olmasınlar, diye izaha çalışacağım!

    Şunu da bildireyim ki: Şiş burhanı benim için suç değil. Çıkarıma kullanmadığıma dair elimde mahkeme kararları var!...
    Madem Şişin İlahi bir boyutu var niye Propogandasını yapmıyorsun? Madem İlahi bir anlamı var Niye Allah'ın iradesini İnsanın Mahkeme ilamı ile kuvvetlendiriyorsun. Madem Allah'ın Sevgisini kazanmak amaçta niye çıkarları anlatmak ihtiyacındasın. Mevlana Hazretleri Sema'yı kadıyamı onaylattı? Sema yaparken Onun propagandasını yapmadımı? Semanın uygulanışında bir ilkellikmi var. Vucudun içine Bir Demir parçasımı giriyor? Bunlar Sizin ne kadar yanlış bir yolda olduğunuzun kanıtıdır. Allah'ın size verdiği kerameti gidip Mahkemede onaylatıyorsanız gerisini siz düşününm. Ben bu duruma Ne ŞİŞ yansın Ne Kebab derim
    Alıntı mehmetcik1979 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    .



    “Habibim sen atmadın, illa ben attım” hitabının zamana yansıması idi.!.. Yalnız isimler değişik değişiktir.. Peygamber efendilerimizde zuhur ederse ismi “mucizedir;” Varisü’n-Nebi, nedim-i ilahi ki, zahiri ulemanın diyemediği “evliyaullah”ta zuhuru “keramet”tir. O kerametin tekrarının
    Yukarıdaki Ayet Savaş ile ilgili olarak inmiş bir Ayettir. Bunun kerametle ŞİŞ sokmakla falan alakası yok. Hangi kerametin içinde insanın vucudunu başka bir madde ile ihlali vardır. Hz. İbrahim Hz. İsmail'i kurban etme durumundayken, Allah(cc) Bir koç hediye ederek bu Fiili yaptırmamıştır. Şimdi siz hangi hakla ve hukukla ŞİŞ sokma Ayinini keramet kabul edersiniz? Allah'ın bu durumla ilgili ayeti Hz. İbrahim'in davranışını övmemişmi? Allah izan versin size ciddi Ayetlerin Nuzül sebebini bile bilmiyorsunuz. Çok Yazık çook
    Alıntı mehmetcik1979 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    .

    [gene tekrar ediyorum: Peygamber efendilerimizden zuhur eden hârikulâde, tabîat üstü haller fiziğin ölçemeyeceği, metafizik, beşerin gücünün yetemeyeceği ve hiç bir zaman da aklî, mantıkî ölçülerle ölçemeyeceği, sonsuz merhametinin, rahmetinin imtihan dünyâsında, tâbir câizse cemiğ kullarına iltiması olup; yaratıcısını unutup, her şeyi maddede mütâlaa eden, maddeden başka bir şeyi kabul edemeyen gâfil kullarını, mûcize ile sihri ayırt edemeyen, Mûsâ aleyhi’s-selam’la sihirbazları aynı gören ulemâ geçinenlerin gafletlerinden ve şerlerinden her şey yed-i kudretinde olan Hazret-i ALLÂH’a sığınırım.
    Kendini ŞİŞLEMENİN Metafizik ile ne alakası var Allah aşkına? ŞİŞİN Fiziğin ötesi ile anlaşılamayacak neyi var? ŞİŞ ile imanın hele itikadın birbirini tamamladığı düşünülebilirmi? Bir insan Bu Ayini Allah'ın kerameti olarak adleder insanlarıda buna inandırmaya çalışırsa iman sahipleri ve Akıl sahipleri ŞİŞ ile olacak ibadetin Rabbani olmayacağını söylemesi lazımdır. Hangi keramet sahibi bu ilkel davranışın bir örneğini daha göstermiş? Kim iddia eder? İslam Akıl dinidir. Allah'ı sevmenin ona layık olmanın ŞİŞLENMEK ile alakası yoktur. Siz kendinize bunu yapabilirsiniz. Ama Din adına bunu savunmak Gerçek ötesidir Fizik ötesi değil!!
    Sonuç Olarak Tasavvuf anlayışları İslam’ın içinde Güzelliklerle birlikte Aykırılıklarda getirmiştir. Bazı Tasavvuf anlayışları Aynen Kitap Ehli gibi Ruhbanlığı dine sokup, Onlarda Papazların yardımı olmadan günahlar affedilmez, doğrular bulunmaz gibi işi kişileştirmişlerdir. Aynı Tehlike şimdi bizde baş gösteriyor. İllaki Bir Mürşid’e bağlanacaksın yoksa helak olursun deniyor. Bunlar Ruhbanlığın ayak sesleridir. Kuran ile yaşamak Mürşid ile yaşamak değildir. Mürşid Yol gösterir iddia etmez cünkü Mürşit’te insandır. Onun gösterdiği yol Rasul’ün gösterdiği yoldur. O Yol Allah(cc) yoludur. Kimse Tasavvufu bir Ruhban okulu gibi görmesin. Cünkü tasavvuf bir rabbani okuldur. O Okulda ŞİLER sokulmaz, İlimler sokulur, Zincirler vurulmaz, Zincirler kırılır. Tasavvuf içinde Hint Yunan ve Bizans adetleri oluşmaya başladı. Bu yol Keramet diye ŞİŞ sokmayı kaldırmaz kardeşim. Mevlana Hazretleri gibi olun Haktan alınan ilimi halka yaymaya çalışın. Allah’ın ve Rasulünün emretmediğini keramet adı altında yaymayın. Bunlar batıl olduğu kadar sakıncalı ve tehlikelidirde.
    Umarım ki Allah bu gerçekleri görmeyi nasip etsin tek dileğim bu
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  6. #6
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    HAMZA kardeşim demiş ki ;

    Sonuç Olarak Tasavvuf anlayışları İslam’ın içinde Güzelliklerle birlikte Aykırılıklarda getirmiştir. Bazı Tasavvuf anlayışları Aynen Kitap Ehli gibi Ruhbanlığı dine sokup, Onlarda Papazların yardımı olmadan günahlar affedilmez, doğrular bulunmaz gibi işi kişileştirmişlerdir. Aynı Tehlike şimdi bizde baş gösteriyor. İllaki Bir Mürşid’e bağlanacaksın yoksa helak olursun deniyor. Bunlar Ruhbanlığın ayak sesleridir. Kuran ile yaşamak Mürşid ile yaşamak değildir. Mürşid Yol gösterir iddia etmez cünkü Mürşit’te insandır. Onun gösterdiği yol Rasul’ün gösterdiği yoldur. O Yol Allah(cc) yoludur. Kimse Tasavvufu bir Ruhban okulu gibi görmesin. Cünkü tasavvuf bir rabbani okuldur. O Okulda ŞİŞLER sokulmaz, İlimler sokulur, Zincirler vurulmaz, Zincirler kırılır. Tasavvuf içinde Hint Yunan ve Bizans adetleri oluşmaya başladı. Bu yol Keramet diye ŞİŞ sokmayı kaldırmaz kardeşim. Mevlana Hazretleri gibi olun Haktan alınan ilimi halka yaymaya çalışın. Allah’ın ve Rasulünün emretmediğini keramet adı altında yaymayın. Bunlar batıl olduğu kadar sakıncalı ve tehlikelidirde.
    Umarım ki Allah bu gerçekleri görmeyi nasip etsin tek dileğim bu

    Allah bu gerçekleri Peygamberi ile bildirmiş , Peygamberin uygulaması ile İslamın nasıl yaşanılacağını göstermiş , bazıları hariçten eklemeler yaparak İslama , Hristiyanlardaki ruhbanlığı sokmaya çalışan ŞİŞHANE sakinleri olabilir , Allah ahirette bunun hesabını soracaktır elbet.


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  7. #7
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Tasavvufu felsefe sanan ,şiş burhanınıda küfür sayar..
    TASAVVUF felsefe değil kardeşim..GÖNLÜN ALLAH'a olan TESLİMİYETİ....Burda AKIL GÖNLÜN ASKERİ olur..AKIL NAZARGAHİ İLAHİ OLAN GÖNLE TESLİM OLUR...
    Hz.Peygamberi MADDEDEN ibaret sanınca Onun öğretisini kavramanın imkanı olurmu..
    O İLMİ LEDÜN SULTANI...
    PEYGAMBER efendimizinde, hiç bir peygamberinde gücü kuvveti yok.GÜÇ YANLIZCA ALLAH'A mahsuz...Onlarla KULLARINA RAHMETİ ALLAH ihsan eder..Evliyaullah ALLAH'ın bu ALEMDE RAHMETİNİN İHSAN vesileleri.
    Maddeden ibaret zannettiğiniz bu alemin MANA KAPILARI..Onlar olmadan MANADAN NASİP ALAMAZSIN..
    Bilgin kabuktan ÖTE OLMAZ..KABUK bilgi İLİM DEĞİL...HAKTAN İLİM VERİLİRSE ,KABUK BİGİ O zaman verileni KORUR..
    HAKTAN İLİM GELMEDEN KABUK BİLGİ HAKİKATIN İÇİNE GİRMESİNE MÜSADE ETMEZ..Onun vazifesi MANA değil MANANIN MUHAFAZASI...
    Önce HAKTAN İLİM İSTE..İLİM KAPISINA GELKİ HAKTAN İSTEMEYE YÜZÜN OLSUN..VESİLEYE YAPIŞMADAN İLİM GELMEZ...İLİM HAKTAN SADRA İNEN EN BÜYÜK NİMET...
    HAKTAN İNEN NİMETİ KABUKLA YANİ BİLGİ İLE KORURSUN..
    EVLİYA ALLAH'ın TERTİP VE TANZİMİ..TANZİMİ İLAHİ FELSEFE DEĞİL..FELSEFE MADDENİN enine boyuna boyutu üzerinde düşünür..
    MANANIN ENİ BOYU NİHAYETİ YOKTUR..FELSEFE AKIL Orda hüküm süremez...
    Akıl bu dünya için verilen NİMETTİR..Onun TERAZİSİ MANAYI tartmaz..
    RUFAİLERDE HAKTAN olan BURHAN AKLIN TARTMAMASINA DELİLDİR...
    ŞİŞ de vurulur,Kılıçta vurulur.ATeş Ortasınada oturulur.ŞİŞİ BİR YANDAN VURURSUN ÖTE YANDAN &#199KAR..
    ATAR DAMARI KESSEN Burhan ile Bir damla kan AKMAZ..O KANIN AKMAK HADDİNE DÜŞMEZ..
    Bunlar sizin AKLINIZLA çözmeniz için değil.MANANIN AKILLA işi olmadığına delildir.
    Çözemediğine akıl TARİH BOYU YA SİHİR DEDİ YA BÜYÜ..BURHAN NE SİHİR NEDE BÜYÜ O HAKKIN BU ALEMDE MADDEYE OLAN TASARRUFATININ DELİLİ...
    Şişi vuranın Özelliği değil.O eli KULLANANIN KUDRETİDİR BURHAN..
    Peygamberlerin MUCİZESİ,Evliyaullahın KERAMETİ bu ALEMDE ALLAH'ın BİZATİHİ TASARRUFATIDIR..
    İsa a.s ile Ölüleri dirilten ALLAH'tır.Musa a.s. ile Kızıldenizi yaran ALLAH'tır.Hz.Muhammet s.a.v. ile Ayı ikiye bölen ALLAH'tır..HANGİ PEYGAMBERDEN YADA EVLİYAULLAHTAN AKLIN Tertibine uymayan HAKKIN TASARRUFATI zuhur eder.HAKİKATI GÖRMEYEN GÖZ onu İNKAR EDER..Bu dünde böyle idi y,bu günde ,YARINDA böyle..
    İnkardan kurtulmak için HAKİKATI göreceksin.YANİ TEK HAKİKAT ne onu bileceksin.ALLAH'tır HAKİKAT olan, her işte onu görmeyen göz HAKİKATI KAVRAYAMAZ..
    O göze Sahip olamak için VESİLEYE ALLAH'ın tertibine MUHTAÇSIN..O GÖZÜ VESİLE İLE ALLAH ikram eder..

    Hz.Mevlana dan bahseden kardeşim.
    O Hz.Peygamberden NAKLEDER..ve derki !...........
    "Ya ALİ ALLAH'ın aslanım dediğine güvenme Bir AKİL MÜRŞİDİN G&#214GESİNE sığın.Gözün GÖRMEDİĞİ DÜŞMANIN zevalinden ancak Onun gölgesinde kurtulursun"
    "O bir PİR'in Gölgesidir"...Gersini MESNEVİDE OKURSUNUZ...

    Bi Kılavuz Kim VARIR ALLAH'ına
    Rah nüması OLMAYINCA EVLİYA !....
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

  8. #8
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı Hamza... tarafından gönderildi.
    Elbetteki Mevlana Hazretlerinin dönüşünde ilahi vasıflar vardır.
    Hem sema ile burhanı ayrı tutacaksın, hem de bu sözü söyleyeceksin.

    O halde sizde bir sema yapmayı denemisiniz Hamza Bey.
    Bakalım ne kadar dönüp, neye uğrayacaksınız. Dönebilirmisiniz. Dönerim diye iddia ediyorsanız buyrun hodri meydan. Ama Mevlevi Şeyhinin izniyle dönebilirsiniz.

    Ya da bir şiş bulup, ucunu parmağınıza bir sokmaya çalışsanız. Bakalım ne oluyor. Sonrada hazır meydanın hodrindeyken Yine bir Rufai Şeyhinin izniyle bunu yapsanız. Acaba ne olur?

    Ne olur biliyor musun? Ben söyleyeyim. Aynı Peygamberler mucizler gösterdikleri zaman inanmayanlar nasıl bu sihirbaz diyorlardı, işte aynısı olur.

    Selam ve dua ile.

    Bu arada sende bel altı yazıyorsun farkındasın umarım.

    Alıntı Hamza... tarafından gönderildi.
    İdrakin açıkta kalmış K.... olduğu gibi
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  9. #9
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı kk1453 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hem sema ile burhanı ayrı tutacaksın, hem de bu sözü söyleyeceksin.
    HZ. Mevlana'nın Sema'sı ile Rufai Şeyhinin ŞİŞİ arasında ne benzerlik kurdun sen? Ne oldu vücuduna Şişi sokunca? Neyi hedefledin. Bak Akrobatlarda Sirklerde vucutlarına şiş, kılıç sokuyorlar. İnsanın Şişlenmeye olan ihtiyacı ne? Hz. Mevlana Kevni bir hakikatı anlatıyor Sema'sında Güneşin etrafında dönen seyyareler gibi oda hakkın etrafında döner. Hamd olsun biz Mevleviliğin içinde bunlar niye yapılır bilen insanlarız. Oysa Hakikat diye yapılan bu insanın kendine zulmedici kesici hareketlerin insanlar üzerinde vahşi bir hakikati vardır. İnsanlar Kendilerini zincir ile dövüp kan revan içinde kalışlarını din adına bir ibadet olarak görmüyorlar. Din nefsin terbiyesidir. Nefsi ise sopa ile Şiş ile dize getiremezsin. Nefis Oruçla, Namazla dize gelir. ŞİŞ'i bir keramet aracı gören insanlar Sema gösterilerinin bu Kevni anlayışını ve Hak ile Halkın bütünlüğünü ilahi kudretin insan kalbindeki ulaşılamaz hazzının ifadesi olarak ŞİŞ ile kıyası ne aklın ne dinin emridir. O Bidat'ın sesidir. Siz buna keramet dediğiniz için keramet olmaz o. Keramet Hz. Mevlana'nın yaptığıdır. Bak Cümle alem Mevlevi dergahına koşuyor. Onun Gel Çağrısına uyuyor. Kimseyi orada Şişlemiyorlar Kimseye zincir vurmuyorlar. Allah'ın sevgi ve ihlası anlatılıyor Sema'da. ŞİŞ'te ne anlatılıyor yazda millet öğrensin İlahi hazzını
    Alıntı kk1453 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    O halde sizde bir sema yapmayı denemisiniz Hamza Bey.
    Bakalım ne kadar dönüp, neye uğrayacaksınız. Dönebilirmisiniz. Dönerim diye iddia ediyorsanız buyrun hodri meydan. Ama Mevlevi Şeyhinin izniyle dönebilirsiniz.
    Çok bilir tavırlarınız inanın çokta can sıkıcı aynı zamanda, Yok kendiniz bir dönünmüşte, yok olmazmışta, Yahu bunun aksini söyleyenmi var, yada konumuz Mevleviler nasıl dönermi? Biraz ayağımız yere bassın kardeş. Ama Sema gösterisi ile ŞİŞİ bana anlatmaya çalışırsan o olmaz. Bak Hz. Mevlana'yı takip edenlere onun dönüşündeki kerameti görenlere dünya artık onun mesajları ile ilgileniyor o kerametin İlahi olduğunun kanıtı meydana çıkıyor. Yoksa elbetteki, Hazzı alıp yaşatacak önderler olacaktır. Ama o önder kendine inanlara vucutlarına bir metalin girmesine müsade etmeyecekler. Yada niye böyle bir etkinliği din adına uyguladıklarını açık açık anlatacaklar
    Alıntı kk1453 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ne olur biliyor musun? Ben söyleyeyim. Aynı Peygamberler mucizler gösterdikleri zaman inanmayanlar nasıl bu sihirbaz diyorlardı, işte aynısı olur.

    Selam ve dua ile.

    Bu arada sende bel altı yazıyorsun farkındasın umarım.

    Peygamberlerin Mucizelerinin ardında Ayetler vardır. Allah Peygamberine verdiği Mucizeleri ile Evliyanın kerametini aynı noktada göremeyiz. Sürekli Evliyanın keramatini Rasullerin Mucizeleri ile bağdaştırmak doğru değil. Hadi Bir tane peygamberin insan Vucuduna Şiş sokan mucizesini göster? Allah insanın zararına olan şeyleri emretmez. Bunlar sekülerizmin dine taşımak istedikleri bidatlerdir.

    Hamza... tarafından gönderildi.
    İdrakin açıkta kalmış K.... olduğu gibi
    Kardeş Bu benim yazdığım belaltı bir olay değil. Belaltı yazana yazdığını İadeli tahahütlü postalamaktır. Aradaki farkı atlamayalım, yada Yavuz hırsız muamelesinde bulunmayalım.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  10. #10
    abdi1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2007
    Mesajlar
    3,912
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı abdi1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tasavvufu felsefe sanan ,şiş burhanınıda küfür sayar..
    TASAVVUF felsefe değil kardeşim..GÖNLÜN ALLAH'a olan TESLİMİYETİ....Burda AKIL GÖNLÜN ASKERİ olur..AKIL NAZARGAHİ İLAHİ OLAN GÖNLE TESLİM OLUR...
    Hz.Peygamberi MADDEDEN ibaret sanınca Onun öğretisini kavramanın imkanı olurmu..
    O İLMİ LEDÜN SULTANI...
    PEYGAMBER efendimizinde, hiç bir peygamberinde gücü kuvveti yok.GÜÇ YANLIZCA ALLAH'A mahsuz...Onlarla KULLARINA RAHMETİ ALLAH ihsan eder..Evliyaullah ALLAH'ın bu ALEMDE RAHMETİNİN İHSAN vesileleri.
    Maddeden ibaret zannettiğiniz bu alemin MANA KAPILARI..Onlar olmadan MANADAN NASİP ALAMAZSIN..
    Bilgin kabuktan ÖTE OLMAZ..KABUK bilgi İLİM DEĞİL...HAKTAN İLİM VERİLİRSE ,KABUK BİGİ O zaman verileni KORUR..
    HAKTAN İLİM GELMEDEN KABUK BİLGİ HAKİKATIN İÇİNE GİRMESİNE MÜSADE ETMEZ..Onun vazifesi MANA değil MANANIN MUHAFAZASI...
    Önce HAKTAN İLİM İSTE..İLİM KAPISINA GELKİ HAKTAN İSTEMEYE YÜZÜN OLSUN..VESİLEYE YAPIŞMADAN İLİM GELMEZ...İLİM HAKTAN SADRA İNEN EN BÜYÜK NİMET...
    HAKTAN İNEN NİMETİ KABUKLA YANİ BİLGİ İLE KORURSUN..
    EVLİYA ALLAH'ın TERTİP VE TANZİMİ..TANZİMİ İLAHİ FELSEFE DEĞİL..FELSEFE MADDENİN enine boyuna boyutu üzerinde düşünür..
    MANANIN ENİ BOYU NİHAYETİ YOKTUR..FELSEFE ,AKIL Orda hüküm süremez...
    Akıl bu dünya için verilen NİMETTİR..Onun TERAZİSİ MANAYI tartmaz..
    RUFAİLERDE HAKTAN olan BURHAN AKLIN TARTMAMASINA DELİLDİR...
    ŞİŞ de vurulur,Kılıçta vurulur.ATeş Ortasınada oturulur.ŞİŞİ BİR YANDAN VURURSUN ÖTE YANDAN &#199KAR..
    ATAR DAMARI KESSEN Burhan ile Bir damla kan AKMAZ..O KANIN AKMAK HADDİNE DÜŞMEZ..
    Bunlar sizin AKLINIZLA çözmeniz için değil.MANANIN AKILLA işi olmadığına delildir.
    Çözemediğine akıl TARİH BOYU YA SİHİR DEDİ YA BÜYÜ..BURHAN NE SİHİR NEDE BÜYÜ O HAKKIN BU ALEMDE MADDEYE OLAN TASARRUFATININ DELİLİ...
    Şişi vuranın Özelliği değil.O eli KULLANANIN KUDRETİDİR BURHAN..
    Peygamberlerin MUCİZESİ,Evliyaullahın KERAMETİ bu ALEMDE ALLAH'ın BİZATİHİ TASARRUFATIDIR..
    İsa a.s ile Ölüleri dirilten ALLAH'tır.Musa a.s. ile Kızıldenizi yaran ALLAH'tır.Hz.Muhammet s.a.v. ile Ayı ikiye bölen ALLAH'tır..HANGİ PEYGAMBERDEN YADA EVLİYAULLAHTAN AKLIN Tertibine uymayan HAKKIN TASARRUFATI zuhur eder.HAKİKATI GÖRMEYEN GÖZ onu İNKAR EDER..Bu dünde böyle idi y,bu günde ,YARINDA böyle..
    İnkardan kurtulmak için HAKİKATI göreceksin.YANİ TEK HAKİKAT ne onu bileceksin.ALLAH'tır HAKİKAT olan, her işte onu görmeyen göz HAKİKATI KAVRAYAMAZ..
    O göze Sahip olamak için VESİLEYE ALLAH'ın tertibine MUHTAÇSIN..O GÖZÜ VESİLE İLE ALLAH ikram eder..

    Hz.Mevlana dan bahseden kardeşim.
    O Hz.Peygamberden NAKLEDER..ve derki !...........
    "Ya ALİ ALLAH'ın aslanım dediğine güvenme Bir AKİL MÜRŞİDİN G&#214GESİNE sığın.Gözün GÖRMEDİĞİ DÜŞMANIN zevalinden ancak Onun gölgesinde kurtulursun"
    "O bir PİR'in Gölgesidir"...Gersini MESNEVİDE OKURSUNUZ...

    Bi Kılavuz Kim VARIR ALLAH'ına
    Rah nüması OLMAYINCA EVLİYA !....
    ALLAH hakikatı CÜMLE ALEME İDRAK etmeyi nasip etsin inşaallah...
    EVLİYA ya dost deyip geçenler,Velinin çoğulu diye idda edenler.Kabuk bilgileri ile HAKİKATIN ANLAŞILMASINA engel olduklarını İNŞAALLAH bir gün anlarlar..
    BİLGİ İLİM DEĞİL..İLİM DADI HAK ALLAH vergisidir...
    Benim Gibi Niçin İnanmamış Diye,O Hem Cinsimi Yermek, Benim İnancım ve Yaşantımla bağdaşmıyor, her Hangi Bir Şahsı Aşağılamak, Hakkı Kimseye Verilmemiştir!..

    Pir.H. Galip Hasan Kuşçuoğlu

    ALLAH:hzALLAH

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •