• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    4,264
    Karizma Gücü
    0

    Devlet Tiyatrolarındaki bir grubun hükümete karşı başlatmış olduğu başkaldırı sahneye

    Devlet Tiyatrolarındaki bir grubun hükümete karşı başlatmış olduğu başkaldırı sahneye yansıdı.
    Hatırlayın daha önce Devlet Tiyatrolarının resmi toplantısında yapılan konuşmaları. Orada bazı devlet tiyatrosu oyuncuları halkın oylarıyla seçilmiş ülkenin başbakanına “Hitler ve Musolini” benzetmesi yapıyordu. Bununla kalmıyor başka bir devlet tiyatrosu sanatçısı ülkede bir “karşı devrim” yapıldığını iddia ediyordu.

    Bir bayan sanatçı “bir şeyler yapmamız lazım, bu gidişata dur diyecek yeni oyunlar sahneye koymamız, repertuarları değiştirmemiz lazım” diyordu. Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığına bağlı her ay maaşlarını devletten alan üstelik belli dönemlerde ikramiye de alan devlet memuru tiyatrocular ‘bu gidişe dur demek için’ devletin kendilerine tahsis ettiği sahnelerde repertuarı değiştirip ülke yönetimini devirmeyi ima ediyorlardı. Bayan tiyatrocu ;

    “Şimdi bu repertuara baktığımızda çok değerli oyunlar gerçekten var. Ancak Türkiye’nin geçmekte olduğu dehşet verici sürecin yeterince göz önüne alınmadığı gibi bir endişe taşıyorum. Gerçekten Cumhuriyetin sorgulandığı neredeyse ya da göz ardı edildiği bir dönemde biraz daha bizim şu andaki sıcak gündemimize ilişkin acaba bir repertuarda başka oyunlar görmemiz mümkün olabilir mi diye düşünüyorum” diyordu.

    İşte bu konuşmalar kamuoyuna yansıdıktan sonra epey gürültü koptu. Konu Başbakan’ın ve Kültür Bakanı’nın gündemine girdi. Ama görüyoruz ki Devlet Tiyatroları yönetimindeki bir grup yukarıda bahsettikleri repertuarları değiştirme işini hayata geçirmişler. Üstelik Başbakan’ın memleketi Rize’de. Trabzon Devlet Tiyatrosu ekibinin Rize’de oynadığı “Düğün ya da Davul” adlı oyuna bizzat Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanını incitici ifadeler eklenmiş.

    Bundan 30 yıl önce yazılmış olan oyunda ilginç bir şekilde “ananı da al git” ve “burası yan gelip yatma yeri değil” gibi ifadeler geçiyor. Ve oyunun bir yerinde oyuncu seyircilere “Başbakan kimden korkar ?” diye soruyor. Ve kendi hemen cevabı yapıştırıyor. “BAŞBAKAN ABD’DEN KORKAR !”

    Salonda oyunu izleyen başbakanın hemşerileri Rizeliler, Rize Valisi ve Sanayi Odası Başkanı şaşırıyor. Bazı seyirciler salonu terk ediyor. Rize Valisi ve Sanayi Odası Başkanı; “kamu görevi yapan devlet tiyatrosu sanatçılarının TC Başbakanı’nı küçük düşürücü ve rencide edici ifadeler kullanmaması gerektiğini” ifade ediyorlar.

    “Başbakan ABD’den korkar” ifadesi aslına bakılırsa şahsı hedef almasının yanında Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanlık makamına yapılmış bir hakarettir.
    Tabii devlet tiyatrosu yönetimi her şeyi kılıfına uydurarak yapıyor. Bu oyun için de Başbakan ile dalga geçmelerinin önlemi olarak oyun açıklamasına; “zaman zaman seyirciyle de söyleşerek sosyal, siyasal taşlamalar yapılır” ifadesi ekleniyor. Ama millet bunları yutmuyor.
    Devlet Tiyatroları yaptığı açıklamada oyunun Trabzon Devlet Tiyatroları tarafından sezon başından beri bu şekilde sahnelendiğini ifade ediyor. Yani Ekim’den beri oyun Başbakan ile dalga geçen repliklerle sahnede.
    Bu oyun yeni yazılmış değil. Haşmet Zeybek tarafından 30 yıl önce yazılmış oyun daha önce farklı yerlerde defalarca sahnelendi. Oyun aslında güzel ve keyifli. Peki niçin daha önceki sahnelerde Başbakan ile alay edilmiyordu ? Çünkü bazı tiyatroculara göre Türkiye karşı devrim yaşıyor ve repertuara müdahale edilmesi gerekiyor.
    Bu özel tiyatroda yapılabilir. Bunu yapmak isteyenler devletten emekliye ayrılır ya da istifa eder özel tiyatro sahnesinde istediği eleştiriyi kanunlar çerçevesinde yapabilir. Kaldı ki özel tiyatrolar bile bunu bir yere kadar yapar. Çünkü devletten maddi yardım alıp devlet büyüklerine karşı alaycı bir üslup kullanmak akıllıca bir iş olmasa gerek.

    Özel tiyatroda bile bu göze alınmayacakken Devlet Tiyatrosu sanatçılarının devletin sahnesinde, devletin imkanlarıyla, devletten maaş alarak ülkenin başbakanını rencide edici ifadelere yer vermesi neyle izah edilebilir ?

    Bu durum vahim bir tabloyu ortaya koyuyor. Ve birçok soruyu gündeme getiriyor.

    Olay Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’ne bağlı Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından gerçekleştirilmiştir. Oyun için “sadece bir kereliğine biz kendimiz doğaçlama yaptık” denilse bile bu masum bir savunma değil. Niçin mi ? Çünkü ;

    Devlet Tiyatrosu’nda son genel provada oyun nasıl oynandıysa, oyun sahneden kaldırılıncaya kadar öyle oynanır asla bunun dışına çıkılamaz. Çıkılırsa soruşturma sebebidir. Bu oyun sezon başından beri böyle oynanmaktadır. Yönetmen oyuna böyle bir ekleme yapmıştır.

    Şimdi cevap bekleyen sorular ;

    Yönetmenin oyuna başbakanla dalga geçen ifadeler eklemesine Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürü, Bölgeler Genel Koordinatörü ve onun da üstündeki Devlet Tiyatroları Genel Müdürü neden engel olmamıştır ?

    Eğer Trabzon Müdürü oyuna onay verdiyse, Bölgeler Koordinatörü ve Genel Müdürlük neden olaya el koymadı ?

    Genel müdürün bu işten haberi yok muydu ? Eğer yoksa daha vahim. Sezon başladığından beri bölgeler takip edilmiyor muydu ?

    Hadi Genel Müdür bölgeleri takip etmiyor, Bölgeler Genel Koordinatörlüğü diye bir makam var. O da mı kendisine bağlı bölgelerde ne olup bittiğinden habersiz ?

    Eğer durumdan haberdarlarsa ülkenin Başbakanıyla alay edilmesine nasıl göz yumdular ? Eğer haberdar değillerse kurumda tam bir yönetim boşluğu var demektir.

    Böyle bir boşluk söz konusuysa yarın karşımıza devletin imkanlarını kullanarak çok daha vahim ve halkın daha büyük tepkisini çekecek provokatif sahneler çıkabilir mi ?
    Bir devlet kurumu için bu sorunun bile akla gelmesi durumun ne kadar ciddi olduğunu göstermeye yetiyor.,,


    http://www.samanyoluhaber.com/yazar-85885.html

    T.C. başbakanına bir memur olarak haddinizi aşarak hangi cüretle hakaret edersiniz.amacınız kime yaranmak ey dalkavuklar.yalaklar.bu millet sizi meydanlarda gördü.sandıkta gömdü.amacınız sanatçı postu altında sanat adına T.C. başbakanına çamur atmaktır.vatandaş olarak eleştirme hakkımız olabilir ama bunu halkın büyük bir oyla seçtiği bir başbakana ve bu halkın vergileri ile maaşını alan , halkın büyük bir bölümünün tasvip etmediği hakaretlere varırcasına pervasızca hakaret etmek yemek yediği çanağa pislemektir.eğer beğenmiyorsanız Say gibi isviçreye gidebilirsiniz.

  2. #2
    tigin adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-10-2007
    Mesajlar
    1,262
    Karizma Gücü
    5

    Oku Ey Cahil!

    Yazıma başlamadan önce şunu aktarayım; Birinci, İkinci Dünya Savaşlarında, Rus Devriminde, sosyo-kültürel olarak gelişmiş çoğu ülkenin iç savaşlarında hastaneler dahi hizmet veremezken, çalışan tek kurum neresidir biliyor musunuz? Evet, tiyatrolar!


    Tiyatronun amacı eğlendirmek değil toplumu geliştirmektir. Tabi ki topluma yönergeler vererek, onları kışkırtarak değil; eleştiri yapıp halkı sorgulamaya teşvik ederek yapar bunu. Yani eleştirmede hiç bir sorun yok, hatta eleştirilmemesi büyük hatadır. Bu olayın bir devlet kurumunda olması ne kadar doğru orasını bilemem ama bildiğim tek şey tiyatroların (ki buna devlet tiyatroları da dahil) çok zor koşullar altında ayakta durduğudur.

    Toplumun en aydın kesimlerinden olan tiyatrocular, gerçekten çok büyük maddi ve manevi sıkıntılar altında işlerini devam ettirmeye çalışmaktadırlar. Halkın beynini boşaltarak onları düşünmemeye sevk eden bu iktidar, öncelik olarak toplumun hayat damarı olan sanatı yok etmeye ant içmiştir. Devlet tiyatroları bu koşullar altında sanatın bir tutunma dalıdır adeta. Ödenek miktarları, önceki dönemlerden kalmış koşullar bu tiyatroları daha etkili kılmıştır. Tabi ki bu da engellenmeye çalışılmış, fakat sanatı direkt olarak devlete bağlama çabaları aydın kesimin çabaları ile boşa çıkarılmıştır (ve elbet çıkarılacaktır).

    Tiyatrocular bazı kesimlerce diplomasız sosyologlar olarak bilinmektedir. Tiyatro halkla, kültürle, yaşamla ve doğal olarak politikayla iç içedir ve bu konular hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmadan devlet dairesini geçtim her hangi bir yerde tiyatrocu olmak mümkün değildir. Bu denli bilgi sahibi insanlar bir yerde rahatsız oluyorsa, birlik olarak yüksek bir cesaretle iktidara karşı iş yapıyorlarsa, emin olun orada bir sorun var demektir. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz!

    T.C. başbakanına bir memur olarak haddinizi aşarak hangi cüretle hakaret edersiniz.amacınız kime yaranmak ey dalkavuklar.yalaklar.bu millet sizi meydanlarda gördü.sandıkta gömdü.amacınız sanatçı postu altında sanat adına T.C. başbakanına çamur atmaktır.vatandaş olarak eleştirme hakkımız olabilir ama bunu halkın büyük bir oyla seçtiği bir başbakana ve bu halkın vergileri ile maaşını alan , halkın büyük bir bölümünün tasvip etmediği hakaretlere varırcasına pervasızca hakaret etmek yemek yediği çanağa pislemektir.eğer beğenmiyorsanız Say gibi isviçreye gidebilirsiniz.
    Oyunda geçen laflar başbakana aittir, eğer bunlar hakaretse yargılanması gerek başbakandır.

    Ve, sen hangi sıfatla, neye dayanarak, kendinizi nasıl bir boş destek üstünde görerek tiyatroculara dalkavuk, yalaka gibi sıfatlar takarsın?? Sen kendini ne sanıyorsun! Madem bu başbakan bile eleştirilmeyecek, senin bu sanatçılar hakkında ağzını dahi açmaman gerek! Ayrıca isterseniz siz gidebilirsiniz, burası bizim memleketimiz ve biz olduğumuz sürece sanat yaşayacak!
    Bu mesaj en son " 04.01.08 " tarihinde saat 00:46 itibariyle tigin tarafından düzenlenmiştir...
    Polis şenlikleri, maç kutlamaları, yılbaşları...

    Ya işçi, ya emekçi?

    Birileri o yasaklı meydan(lar)da eğlenirken, biz hakkımızı neden savunamıyoruz?

    Meydanlar bizimdir, sokaklar bizimdir, Taksim bizimdir!


    1 Mayıs'ta sokağa!





    Tarih, geçmişe bakıp hayıflanmak veya koltuk kabartmak için değil, ders çıkarmak içindir. Tarihinden ders çıkaramayan milletler, tarihe gömülmeye mecburdur.


    Hayır De!
    Wolfgang Borchert




  3. #3
    Anti adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-05-2007
    Mesajlar
    4,263
    Karizma Gücü
    0
    ee demokrasi diye biryerlerini yırtan akp değil mi ? kendinize müslümansınız.. başörtülü haddini aşıp ! Sezere sallayınca protesto demokrasi , bir memur başbakana sallayınca ceza ! haddini aşma.. olmaz aga sizin demokrasi diye savunduğunuz şey dikta nın ta kendisidir..
    Azrail Kankamız Olmuş

    :hz
    Cenk Koray
    :hz
    Güle Güle Vedat Baba


  4. #4
    Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2005
    Mesajlar
    9,477
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Tiyatrolar Bağımsızdır ...

    Şehir ESKİŞEHİR'dir !



    YİNE BİR KEMAL, YENİ BİR KEMAL !


  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    4,264
    Karizma Gücü
    0
    Ne gariptir ülkenin başbakanına hakaret içeren; söz-davranış-tiyatro oyunu vs. makul ve normal gören bazıları var. İsimlerini zikretmeyelim savunmaya geçerler.Savunulacak ne tarafı varsa! Hele yurtdışından ülkeyi toz pembe görenler var. Bunların karıştırdığı bir nokta var ki eleştiri diye yapılan hakaretlerin asıl maksadı bunlar başımızdan gitsindir ki bu zihniyet ülkenin başbakanını asmıştır.Evet bu zihniyet sahte belgelerle,kendi zihniyet ürünü olan gazete kupürlerini kanıt göstererek ülkenin başbakanını haince ve acımasızca asmışlardır.
    Bu yapılanları mazur görenler bu tiyatrocuların kendi aralarında insafdan,izandan,hak,hukukdan kısacası insaniliği de medeniyeti de rafa kaldırdıkları salaklı,aptallı bakan ve onun atadıklarına yakıştırmaları veciz ifademizle küpün içinde ne varsa dışına sızdırmasıyla alakalı bence.Hükümete olan aykırı fikirlerini boca etme fırsatını bazılarının kaçırmadıkları gözden kaçmıyor.Hadi hayırlısı vardır bunda da hayır.Bazı hayırsızlar zamanında 367 hukuk katledilişine bile arka çıkmışlardı ama sonu ne oldu ortada.Vardır bundada hayır sizin Hakk'ı unutarak hak hukuku rafa kaldırmaya devam edin....

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    24-11-2007
    Mesajlar
    902
    Karizma Gücü
    0
    it ürür kervan yürür

  7. #7
    tigin adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-10-2007
    Mesajlar
    1,262
    Karizma Gücü
    5
    Konu oyunlar ve oyunlarda yazıldığı gibi başbakanın sözleri kullanılmış. Başbakan Amerika'dan korkar lafı ise halk tarafından kabul edilmiş (inkar edeceksiniz biliyorum ama bunu kabul edenler %47'nin içinde de var) bir söyleyiştir. Kimse tiyatroyla şiddete, idama maruz kalmamıştır, kalamaz da. İnsanlar bunlar başımızdan gitsin demenin işe yaramayacağını bilmektedir, o halde onları uyarmaktadırlar. Demokrasi dediğimiz böyle bir şey.
    Polis şenlikleri, maç kutlamaları, yılbaşları...

    Ya işçi, ya emekçi?

    Birileri o yasaklı meydan(lar)da eğlenirken, biz hakkımızı neden savunamıyoruz?

    Meydanlar bizimdir, sokaklar bizimdir, Taksim bizimdir!


    1 Mayıs'ta sokağa!





    Tarih, geçmişe bakıp hayıflanmak veya koltuk kabartmak için değil, ders çıkarmak içindir. Tarihinden ders çıkaramayan milletler, tarihe gömülmeye mecburdur.


    Hayır De!
    Wolfgang Borchert




  8. #8
    poets adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-11-2005
    Mesajlar
    1,035
    Karizma Gücü
    0
    Bir devlet memur görevi başında iken nasıl ki kendi amirleri hakkında (müdürüne, kaymakama, valiye, bakana) hakarete varan kötü söz söyleyemezse devlet tiyatrocusu da yapamaz tabi olduğu yasa gereği. Teğmen ile General ilişkisi gibi..

    Ama Memuriyeti bıraktıktan veya emekli olduktan sonra eleştirecek mi artık ne yapacaksa yapar istediği kadar..

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    4,264
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı tigin tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Konu oyunlar ve oyunlarda yazıldığı gibi başbakanın sözleri kullanılmış. Başbakan Amerika'dan korkar lafı ise halk tarafından kabul edilmiş (inkar edeceksiniz biliyorum ama bunu kabul edenler %47'nin içinde de var) bir söyleyiştir. Kimse tiyatroyla şiddete, idama maruz kalmamıştır, kalamaz da. İnsanlar bunlar başımızdan gitsin demenin işe yaramayacağını bilmektedir, o halde onları uyarmaktadırlar. Demokrasi dediğimiz böyle bir şey.

    Fatıh sultan MUHAMMED HAN cennet mekan İstanbulu fethe cıktıgında 40 tane planı vardı ve 4. planla karadan gemılerı yuruterek İstanbulu fethetti.Maalesef bırılerı yerden yere vurup rencıde edıyor....Ötekılerde bunun özgurluk adına oldugundan dem vuruyor.Yanı sız bu ulkenın basbakanına dıl uzatıp onuda ozgurluk dıyemezsınız buna da pesssss....

  10. #10
    Atilla adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2004
    Mesajlar
    1,051
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Anti tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ee demokrasi diye biryerlerini yırtan akp değil mi ? kendinize müslümansınız.. başörtülü haddini aşıp ! Sezere sallayınca protesto demokrasi , bir memur başbakana sallayınca ceza ! haddini aşma.. olmaz aga sizin demokrasi diye savunduğunuz şey dikta nın ta kendisidir..
    arkadas gercekleri cok guzel ozetlemis...

    Turkiye Cumhuriyeti'nde Tiyatroya, Sanata YASAK KONAMAZ, BASKI UYGULANAMAZ....!

    ama Iran'da, Arabistan'da olur bak, 40 kirbac cezasi, Vinc ile meydanda sallandirma cezasi v.s

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Bakan Koç: Maaş alıp 6 yıldır sahneye çıkmayan sanatçılar var 01.09.2005
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 30
    Son Mesaj: 04.09.05, 22:37
  2. YÖK’ün hükümete karşı kullandığı üslup densizlik
    2005 Konuları bölümünde KöprülüPaşa tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 17.07.05, 11:58

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •