• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    .aRniSa. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2008
    Mesajlar
    13
    Karizma Gücü
    0

    ::: Kurtarılmayacak Kadar Kayıp (ım) :::/Alıntı/Şiir

    Yazacağım béndé buraya bazén kéndi yazılarımı bazén başkalarından (ç)aldıklarımı

    yanlış cinayet deposundan-
    dimağ ile yoklarken sonsuza dek
    olmanın parçalanmış cesedini
    aşk aşk ile inledim ardımdaki ismini
    kur'an a el basan tabiatın.
    öldürün beni farketmez,gene geleceğim
    katilime uzatılan bir buket çiçek olarak
    ama sakın unutulmasın kin tuttuğum-ki
    o buketteki çiçekler
    katilime asla kokmayacak!

    Aşkın demir parmaklık;
    Gözlerimin aklı gitti
    O'nu ben doğurdum,dedim
    ''Deli''sin,dediler..
    Aşk,korkakça bekledi..
    Aklım cadı kazanında,
    Yandı yandı tutuştu...

    bu sevdanın mührü basıldı!
    çekti ilmeğini kent..
    ve aşk.. asıldı..
    belkide yaşananlar üç beş fasıldı
    ya da ..
    tek bir an'ı .. asırdı.....
    Bu mesaj en son " 08.01.08 " tarihinde saat 11:40 itibariyle egeli_sel tarafından düzenlenmiştir... Neden: art arda mesaj atmıyoruz arkadaşım:O düzenle butonunu kullanalım:O
    Surmenaj hayat...
    Kim demis ki cesetler yalnizdir diye
    Beni benden baska kim oldurebilmis ki...
    Sahte tarih notlari, olu kesikleri, siyah hucreler...
    Topragin altinda simdi bir tarih yatiyor
    Bir toprak kabul ediyor sorgusuz...
    Topragin altinda simdi bir ask yatiyor
    kemirilmis, isirilmis, saprofit sevgililerle yatiyor...
    Yerustunde yalnizdi oysa yeraltinda mutlu
    Olulerden de yalniz olabilir ancak yasiyorken insan...
    Korkuyorum toprak da kusacak insanlari birgun...
    Adim basi kirilmis bilekler operasi...
    Tek tanrili kalplerimiz hep darbe yapiyor cok tanrili beyinlerimize...
    Kayıtsiz sartsiz iktidarda sahte yuzlerimiz....


  2. #2
    endless~ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2007
    Mesajlar
    1,347
    Karizma Gücü
    5
    hepsi çok güzel ellerine sağlık paylaşım için teşekkürler
    Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
    Dünyanın en güzel sesinden
    En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
    Fakat artık ümit yetmiyor bana,
    Ben artık şarkı dinlemek değil,
    Şarkı söylemek istiyorum.

  3. #3
    .aRniSa. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2008
    Mesajlar
    13
    Karizma Gücü
    0
    Başta kolay değildi çekindim Çok zor oldu söyleyemedim" diye başlıyordu Ferhat´ın şarkısı, Aşk ve Hüzün gösterisi tüm hüznü ile beni sarmışken..
    "Kırgın değilim kendim seçtim aslında yalnızlığımı
    Sevdim ben olmayı seninle sensizliğimle"
    dedi sonra Ferhat.. Beni düşüncelere iyice daldıran son satırı oldu..
    "Sonra yıkıldım neden ben sana ´Dön´ diyemedim."
    Yılların öncesine döndürdü şarkı beni.. Sinan´dan ayrıldığı günlerde Sezen uğramıştı bana, yeni şarkısı ile..
    "Alışırım zannettiğim yokluğundan acılanmam
    Vazgeçmek zor senin o büyülü tuhaf sıcağından
    Dön demeye utanırım zavallı korkularımdan
    Arkasına saklandığım gururumdan
    Geri dön geri dön
    Ne olur geri dön
    Uzanıp tutuver elimi bir gün
    Utanır diyemem ne olur geri dön" diyordu, Sezen de..
    Sezen´i çok iyi anlamıştım o günlerde.. Yıllar sonra Ferhat´ı anladığım gibi.. Ben de "Dön" demeyen, diyemeyenlerin başında geliyorum çünkü..
    Hayatım boyu çok sevdim.. Deliler gibi sevdim.. Ama hepsi terk ettiler beni.. Çekip gittiler.. Çok düşündüm.. Hala da düşünürüm.. "Gitme" desem ne olurdu?..
    "Dön" desem dönerler miydi?..
    Yaşam felsefesi, "Bir gün pişman olacaksan, yaptıkların için ol, yapmadıklarından değil. Çünkü yapmadığın zaman neler kaybettiğini hiçbir zaman bilemezsin" olan ben, niye "Dön" demedim hiç birine..
    Belki de "Dön" dememi bekleyenlere.. Belki işaret alsalar, koşarak boynuma sarılacaklara.. Hatta yıllar sonra dönmek için ortaya çıkanlara..
    Demedim..
    Çünkü beni´ ben yapan unsurların başında iki "G" harfi var.. Gurur ve Güven!..
    Birincisi olmazsa ben olmam. İkincisi olmazsa, ilişkim olamaz..
    İkinciyi tartışmam bile.. Yaşam güven üzerine kuruludur. Her türlü ilişkide güven esastır. Hele Aşk´ta, hem de nasıl.. Gitti mi, güven yıkılır.. Vazo kırılır.. Diyelim yalvardınız, gözyaşı döktünüz, ikna ettiniz, döndü..
    İçinizden "Ya gene giderse" korkusunu, şüphesini atabilir misiniz?..

    Önemli değil.Nam-ı Derin arkadaşımız (arkadaş diyorum umarım kızmaz bana okursa.) daha bir güzel yazıyor.Onu yazılarını takip ederek geldim buraya.

    satırların arasına sıkıştırdım yoklukları
    kimse anlamadı..
    kalbimin yalnızlıklarını astım
    gölgemdeki dar ağaçlarına..
    arkadaşlarıma küstüm sessizce
    susuşlarımdan anlamalıydılar
    duyamadılar..
    göremediler..
    anlayamadılar.. . .

    Kısacıktı
    karşı yolculuklarımız kara
    ve deniz üzerinde-

    Şafağın bodrumuna inerken sen,
    Hançerin ivmesiyle yükselirdim
    dul pencerelere.

    Azıcıktı
    köpük boz
    denizde ve karada
    Koyu bir saatin içinden
    çıkılamadı
    bir an yine de!

    Belki gülden
    kalma bir iz yanağındaki,
    Eski sabahın sarı gülünden
    üzerine deli gözünü bıraktığın...

    Öldüğünde,
    çekmecemde duran bu göz,
    incelikle çıkarılacak,
    bir jiletin enginliğine,
    Çözülecek gizi
    O çarpık retinanın, ağ tabakanın...

    Ve hoşça kal sevi…

    Hayatın o dingin yalnızlık anlarında deniz kenarına yapılan çıplak ayak yürüyüşler gelir akla…ve kulağında müzik, ruhunun sabah kahvaltısı olan ezgiler çeşnisi tüm hücrelerine dek o anın kayıtlarını tutar … ne zaman o ezgiyi tekrar duysan yaşadığım o çıplak ayaklı; deniz, martı ve gökyüzü kokan uçsuz bucaksız yalnızlık çölünde bulursun kendini...İşte özgürlük tam da o andır….kendine dönük gözlerinle içindeki huzuru yakalamaya ramak kaldığın o ayaz sabahlar..yol boyu yürümeyi unutur süzülür hatta buharlaşır sonra yoğunlaşarak akmaya başlarsın dalgaların koynuna…her şey ''O'' andır…..zaman yoktur...'' zaman'' dağarcığından çıkıp gitmiştir…bir başına kendine bakarsın…….saçlarında martılar neşeli çığlıklar atmaktadır…. deniz gözlerindeki o en derin noktaya yerleşmiştir… dudaklarında bilmişliğin izi ….yüzündeki aynada duru bir mavinin yansısı …

    ''Ben artık şarkı dinlemek değil şarkı söylemek istiyorum''…kendine baktığında gördüğün tek şey çalkantılı geçmişin ve aşk denilen tuhaf dürtüye duyduğun çıplak özlemdir…Bir başkasının yansısında boğulmak isteği,tüm o sabahı acı bir çığlığa teslim eder…..oysa bir başkasının gözlerinden baktığında yalnızca kendini ve doyumsadığın bu zevkli titreşimleri yayan acımtrak yalınlıktan öte ne bir şey görebilir ne de hissedebilirsin……..Ama yürek kanlı kanatlarını zehirli bir geceye hazırlamaktadır….bunu gereksinir tekrar tekrar kendi teninden yeni depremler yaratmak için…

    Sabah geceye öykünür bu noktada…..zülmü bundandır….en anlamlı cümlesini çizer zihninin çelik çerçeveli oval aynasına…aynalar kimsesizliği sevmez...onlar narsist, hastalıklı bir ruh gibi seyretmek isterler…..ve tekrar tekrar hayran olmak………..sevi….çığlık çığlık doğadır artık…

    …bir çilekeşler kervanında başka ne olabilir ki bu denli zevk veren …Zalim bir dünyanın kapısında ışıyacak güne selam vermezden önce gecenin o en derin mağarasında ……kan ve tutku kusacak ağızlar….intihar, uçurumun en sarp yerinde pusu kursa da….aşk kazanmaya mahkum….ne gam …trajedi en ışıklı giysisi ile karanlığın kör gözlerinde aşkı infaz etmeye hazırlansa da..aşk insana galip….

    Yine de….
    Bir meyhane var mezarlığın karşısında
    Ya meyhanedeyim ya da karşısında……diyerek trajedimi tekrarlayacağım….

    Sahte yaşantımızın uyuşmuş benlikleri…..
    Hak etmiyorlar ki hiçbir şeyi...
    aLıntı

    Sevinci yıllar öncesine sarmış bir yarayım ben.Bir mutluluğun sergüzeştinde sarılıp sarmalanmış esrik bakışlı nihavendim ben.Yarım kalmış notaların en son dokunduğu ve güneşin yüzümü aydınlatmadığı bir ülkeyim ben.Susuşlarında bir adam boyu günah olan ve yabanıl çocukluığunda sapanı kırılmış,şekeri ellerinden alınmış bir hüzünüm ben..

    Bana şizofreniyi anlat; ama tek bir kelime kullan!
    Nasıl kıpkırmızı kanar şizofren şairlerin titrek parmakuçları?!
    Bakışlarından yayılan sûfli depresyon,
    koskoca imparatorlukları nasıl yıkar?!
    Cesaretin varsa bana bunları anlat!

    Bana intiharı anlat; ama tek bir kelime kullan!
    Ölümle yüzleşmek için,
    önce yalanı yalanla seviştiren kırmızı yatak odalarında dinlen!
    Ve sonra dinle yalanın yalana vahyettiği
    sahte dinin göz kamaştıran ayetlerini…


    Ya da sen her şeyi bırak da
    birazcık cesaretin varsa bana “kendini” anlat!

    Çölde yolunu kaybetmiş ama umudunu yağacak bir damla yağmura asmış Bir sahabe gibi geliyorum sana..
    Şimdi susma vaktidir..sustukça cümlelerim prangalarını kırıyor
    sustukça öğreniyorum büyümeyi
    sustukça öğreniyorum asi lik kokan dizelerimde hayata dair olan tüm gerçekleri,yakmayı.
    Umut bir iklim olup İnsanoğlunun üzerine yağarken,bazen yeşil bazen mavi
    Gölgelere savrulur yüreklere...Şimdi susma zamanıdır dostum bir lokma tadımlık acı için..Susma Vaktidir....

    Kanat Çırpışlarıdır sözcüklerim yüreğimin.

    Sol yanımdaki sızı hiç(lik)ime inat hala orada duruyor.

    Tiz bir yağmur eşliğinde yürüyorum gözbebeklerinin uzun dehlizlerinde. sev - de.

    Resmimi çiziyorum cümlelerime hala keşfedemediğin bakir sevda(m).

    Gözlerinde bıraktım son gülüşümü,

    merdivenlerden yuvarlandı son öpüş düş-tü kuramadın,

    hayaldi tutamadın küçücük ellerinle.

    Gözlerim patlamaya hazır iki volkanik dağ, ortası hüznün deltası,

    Su dolu - gözyaşı kuru.

    Gözlerimki dudakta kırmızı bozulmuş anatomi,

    denklemi kuramamış iki sözcük

    ki “Seni Seviyorum” .

    Daraldı nefes azaldı mürekkep ve kısaldı sayfa

    ki ortadan çizildi. biryanı bomboş hiç dolmadı.

    Resmimde karakalem çalışması,

    Siyah beyaz gözlerimde sende son portrem ..

    Burası benim kırık kalbim acıdıkça kanayan.

    karşı kıyılara bakarak yeni bir kıta keşfeden kaşif tanımıyorum aslında
    o yüzden terk etme beni...
    Bu mesaj en son " 08.01.08 " tarihinde saat 11:41 itibariyle egeli_sel tarafından düzenlenmiştir... Neden: art arda mesaj atmıyoruz arkadaşım:O düzenle butonunu kullanalım:O
    Surmenaj hayat...
    Kim demis ki cesetler yalnizdir diye
    Beni benden baska kim oldurebilmis ki...
    Sahte tarih notlari, olu kesikleri, siyah hucreler...
    Topragin altinda simdi bir tarih yatiyor
    Bir toprak kabul ediyor sorgusuz...
    Topragin altinda simdi bir ask yatiyor
    kemirilmis, isirilmis, saprofit sevgililerle yatiyor...
    Yerustunde yalnizdi oysa yeraltinda mutlu
    Olulerden de yalniz olabilir ancak yasiyorken insan...
    Korkuyorum toprak da kusacak insanlari birgun...
    Adim basi kirilmis bilekler operasi...
    Tek tanrili kalplerimiz hep darbe yapiyor cok tanrili beyinlerimize...
    Kayıtsiz sartsiz iktidarda sahte yuzlerimiz....


  4. #4
    .aRniSa. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2008
    Mesajlar
    13
    Karizma Gücü
    0
    Acı, tenimde veriyor bu kez imtihanını!
    Acı, ellerimi boydan boya tutuşturdu…
    Bakışlarım sustu; bakışlarım :
    ellerimde çıkan yangının dumanında boğuldu!..

    Bir infilak oldu yine bakışlarım; bakışlarım :
    avcumun orta yerine düştü…

    Ellerim şimdi avuçlarımdan taşıyor da,
    yine de taşıyamıyor durmadan akan gözyaşlarımın ağırlığını…
    Yaşamaktan imtina ettiğim acı,
    etimde veriyor en zor imtihanını!..
    Surmenaj hayat...
    Kim demis ki cesetler yalnizdir diye
    Beni benden baska kim oldurebilmis ki...
    Sahte tarih notlari, olu kesikleri, siyah hucreler...
    Topragin altinda simdi bir tarih yatiyor
    Bir toprak kabul ediyor sorgusuz...
    Topragin altinda simdi bir ask yatiyor
    kemirilmis, isirilmis, saprofit sevgililerle yatiyor...
    Yerustunde yalnizdi oysa yeraltinda mutlu
    Olulerden de yalniz olabilir ancak yasiyorken insan...
    Korkuyorum toprak da kusacak insanlari birgun...
    Adim basi kirilmis bilekler operasi...
    Tek tanrili kalplerimiz hep darbe yapiyor cok tanrili beyinlerimize...
    Kayıtsiz sartsiz iktidarda sahte yuzlerimiz....


  5. #5
    egeli_sel adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-11-2005
    Mesajlar
    9,683
    Karizma Gücü
    0
    Lütfen Kuralları okuduktan sonra konu açınız!



    :hzOSEM:hz


    ÇILDIRIN, ÇILDIRIN, ÇILDIRIN


 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Şİmdİye Kadar Bu Kadar MuhteŞem Bİr Resİm GÖrmedİĞİnİzİ İddİa Edİyorum
    2003 - 2004 Konuları bölümünde monhaml tarafından açılmış
    Yanıt: 71
    Son Mesaj: 16.01.08, 02:49

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •