• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    20-04-2007
    Mesajlar
    5,518
    Karizma Gücü
    0

    Onay Kavanozdaki Taşlar

    Zamanın iyi ve üretken olarak kullanımı konusunda zaman zaman kurslar düzenleniyor. İşte bu kurslardan birinde zaman kullanma uzmanı öğretmen, çoğu hızlı mesleklerde çalışan öğrencilerine, "Haydi, küçük bir deney yapalım." demiş.

    Masanın üzerine kocaman bir kavanoz koymuş. Sonra bir torbadan irice kaya parçaları çıkarmış, dikkatle üst üste koyarak kavanozun içine yerleştirmiş.

    Kavanozda taş parçası için yer kalmayınca sormuş: "Kavanoz doldu mu?"

    Sınıftaki herkes, "Evet, doldu." yanıtını vermiş.

    "Demek doldu ha!" demiş öğretmen. Hemen eğilip bir kova küçük çakıl taşı çıkartmış, kavanozun içine dökmüş. Kavanozu eline alıp sallamış, küçük parçalar büyük taşların sağına soluna yerleşmiş.

    Yeniden sormuş öğrencilerine: "Kavanoz doldu mu?"

    İşin sanıldığı kadar basit olmadığını sezmiş olan öğrenciler: "Hayır, tam da dolmuş sayılmaz." demişler.

    "Aferin!" demiş zaman kullanım uzmanı. Masanın altından bu kez de bir kova dolusu kum çıkartmış. Kumu kaya parçaları ve küçük taşların arasındaki bölgeler tümüyle doluncaya kadar dökmüş.

    Ve sormuş yeniden: "Kavanoz doldu mu?"

    "Hayır dolmadı!" diye bağırmış öğrenciler.

    Yine "Aferin!" demiş uzman. Bir sürahi su çıkarıp kavanozun içine dökmeye başlamış.

    Sormuş sonra: "Bu gördüklerinizden nasıl bir ders çıkardınız?"

    Atılgan bir öğrenci hemen fırlamış: "Şu dersi çıkarttık: Günlük iş programınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman yeni işler için zaman bulabilirsiniz."

    "O da doğru ama..." demiş zaman kullanım uzmanı. "Çıkartılması gereken asıl ders şu: Eğer büyük taş parçalarını baştan kavanoza koymazsanız daha sonra asla koyamazsınız."

    Ve ardından herkesin kendi kendisine sorması gereken soruyu sormuş: "Hayatınızdaki büyük taş parçaları hangileri, onları ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozu kumlarla ve suyla doldurup büyük parçaları dışarıda mı bırakıyorsunuz?"

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    12-09-2007
    Mesajlar
    239
    Karizma Gücü
    0
    mükemmel.çok beğendim eline sağlık.

    hayatımda ki büyük taşları düşünüyorum da;sanırım bende önce kumla doldurmuşum.büyük taşlara yer kalmamış.
    acil eylem planı.düzeltile bilir

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    05-12-2007
    Mesajlar
    1,903
    Karizma Gücü
    0
    Bir gün bir profesör, masasının üzerinde birkaç kutu olduğu halde felsefe dersindedir. Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir kavanoz alır ve içerisini tenis topları ile doldurur. Ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar, Öğrenciler
    ittifakla kavonozun dolduğunu ifade ederler, Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını, çalkalayarak kavanoza döker, böylece çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur. Ve öğrencilere tekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar, Onlar da "evet" doldu derler. Tekrar profesör masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker. Tabii ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur. Ve tekrar öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar, Öğrenciler de koro halinde "evet" derler.Bu sefer profesör masanın altında hazır bekleyen 2 fincan kahveyi alır ve kavanoza boşaltır, kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur.

    Öğrenciler gülerler!

    Profesör öğrencilerin gülüşünü destekleyerek "eveet" diyerek; ben "Bu kavanozun sizin hayatınızı simgelediğini ifade etmeye çalıştım" der. Şöyle ki; Bu tenis topları hayatınızdaki önemli şeylerdir; aileniz, çocuklarınız, sıhhatiniz, arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan şeylerdir. Şayet diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli şeyler kalır ve hayatınızı doldurur. O çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeylerdir; işiniz, eviniz, arabanız vs. Kum ise diğer ufak tefek şeylerdir." Şayet kavanoza önce kum doldurursanız..." diye, anlatmaya devam eder," çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına (yeterli) yer kalmaz. Aynı şey hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz, önemli şeyler için vakit kalmayacaktır. Dikkatinizi mutluluğunuz için önem arzeden şeylere çevirin. Çocuklarınızla oynayın. Sıhhatinize dikkat edin. Eşinizle yemeğe çıkın. Evinizin ihtiyaçlarını
    karşılayın.

    Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin.

    Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin.

    Gerisi hep kumdur.

    Bu arada bir öğrenci parmağını kaldırır ve sorar; "Peki, o iki fincan kahve nedir?"

    Profesör gülerek: "Bu soruyu sorduğuna sevindim. Hayatınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan kahve içecek kadar vakit ayırın!"




    (orjinali..ve daha anlamlısı
    .



    http://img284.imageshack.us/img284/2787/fenerbahena0ah2.gif





 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •