ben doğal bir felaket sosyal bir belaydım biliyorum
yakarım kendimi küllerinde biriken zamanı savururum rüzgara
ben belayım...
sevdayı sırtıma yükler en ufak bakışı esir alırım
sözleri boğazıma düğümler boğazlarım yırtılır ben susarım
zehir bakışlar ararım etrafımda
baktıkça isyanları okumalıyım pes ettirmeli her bakış
acıyan bakışları gizli tutmalı sevdalar
hoyratça baskıyla çevirmeli bakışları
o an yakıp yıkmalı esip geçmeli
ben belayım...
binlerce kez öldürülmüş ama ölümü kabullenmemiş
kolayı bir kenara savurup belaya yol çizmiş
kader diyip suçu omuzlarından atmış
en büyük felaketlere iz sürmüş belayım

yaşadıkça acıyı üstüne giderim
yakmalı daha da çok kavurmalı en az benim kadar etrafımıda
iz bırakmalıyım anıldıkça acı çektirmeli
yaşandıkça isyan ettirmeli
ucuz hikayelerin aksine
ağır bedeller taşımalı

yüreğim nefes alıp verdikçe vicdanım ayaklanmalı
yaşadıkça belayı biraz daha ve biraz daha yaklaşmalı
yolların çıkmazına
yakmak istemeliyim bu kenti umarsızca
hiç düşünmeden
unutmalı düne bugüne adımlar atmalı hiç düşünmeden

sonra bir an yaktığım kadar yanmalı
bela belayı bulmalı
öyle izler hatırıma düşmeli ki korkmalı yanmaktan
tadını bilmeli vicdanı susturamamalıyım
ben bir bela yaşamalı
her kaprisi kızdırmalı yakmalı öfkeyle daha da çok yaklaştırmalı
her susuşlarda konuşmalı çıkış yolu bulamamalı
bıraktığım izleri unutturmalı
iz sürmeliyim


ben doğal bir felaket sosyal bir belaydım biliyorum...