ÖĞRETMENLERE GÖRE ÖĞRETMENLERİN SORUNLARI
Bu soruşturmada İnönü Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Sınıf Öğretmenliği programı üçüncü sınıf öğrencileri “öğretmenlere göre öğretmenlik mesleği ve öğretmenlerin günümüzdeki sorunları nelerdir?” sorusuna yanıt aramışlardır. Gelen yanıtlar hiç düzeltilmeden bu sayfaya aktarılmıştır. İkram Çınar.
Köy Enstitülüler
ÖĞRETMEN SORUNLARI
Öğretmenin tanımı yapılırken; toplumunun aydın bir üyesi, dünya topluluğunun uyanık bir üyesi ve mesleğinin yeterli bir üyesi olarak üç özelliğine değinilir. Devamında ise her koşulda tarafsız olması ve kendisini her zaman yenilemesi gerektiği koşulur. Bunlar çok güzel özellikler eğer öğretmeni toplumun bir bireyi olarak kabul eder, bir takım sorunları ihtiyaçları olabileceğini düşünürseniz...
Öyleyse nedir bu sorunlar? Bu mesleği cazip olmaktan çıkaran belki de küçümsenmesine neden olan meseleler nasıl çözülebilir?
Bu konuda en etkili ağızlar, sorunları yaşayan öğretmenler olduğuna göre bende onlarla konuştum ve onlardan aldığım bilgiler doğrultusunda varolan problemleri birkaç başlık altında topladım.
· Öğretmenlik mesleğinin geliri düşüktür.
Görüşmelerimde ilk değindikleri konu olduğu için öncelikle buna değiniyorum. Bu mesleği yapanların sayısının fazla olması ve bu gününe kadar eğitim durumları kadro durumları göz önüne alınmadığı için öğretmenlere yapılan zamlar bütçeye büyük yük getiriyordu. Dolayısıyla pahalılaşan hayat şartları içinde öğretmenler zaruri ihtiyaçlarını bile zor karşılayabiliyorlar. Sosyal ve kültürel aktiviteler onlar için lüks tüketime giriyor. Gelişen bilim toplumuna ayak uydurmayı bırakın alanlarındaki
gelişmelerden bile yararlanamaz duruma gelmişler. Bu konuda sevindirici haber, yakın bir gelecekte kendini geliştiren öğretmenler arasında bir iyileştirmeye gidileceği , tez hazırlayan doktora yapanlara maaşlarının farklı verileceğidir.
· Hizmet içi eğitimin yetersiz olması. Hizmet içi eğitim akşam ve yaz okulları olarak öğretmen yetiştiren yüksekokullar tarafından yapılmasına rağmen eğitim konusundaki son bilgilerin tam öğretilmemesi her öğretmenin çalıştığı bölgeye uygun hale getirilmemiş olması, köylerde çalışan öğretmenler için ayrı adaptasyon programlarının olmaması ve hizmet içi eğitimin öğretmenlik yapılan okullarda yapılmamış olması hizmet içi eğitimin genelde müdürleri kapsaması yetersiz olmasına neden olmuştur.
· Siyasi baskılara maruz kalma. Bu sorun hem mesleğe yeni başlayanlarda hem de öğretmenlikte yıllarını geçirmiş olanlarda karşılaşılan bir sorun.
Köy öğretmeniyse politikacının oy deposu olarak gördüğü cahil uyanık köylünün, muhtarın onur kırıcı kaba davranışlarına maruz kalıyor. Bu işte yeniyse ya onların sözünde çıkmayan pısırık biri oluyor. Ya da sık sık okul değiştiren verimsiz bir gezgin oluyor. Şehir merkezlerinde ise siyasi etkenlerle okul müdürü olan kendi meslektaşının kabalıklarına hedef oluyor.
Okulunda sosyal statüsü yüksek ailelerin baskılarıyla karşılaşıyor. TARAFSIZ OLMASI DEMOKRATİK BİREYLER YETİŞTİRMESİ BİR YANA KUKLA GİBİ DAVRANAN BİRİ OLUP ÇIKIYOR
· Örgütlenememe sorunu ve siyasal hayata katılamama. Örgütlenmek demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurudur. İnsanlar ancak bir araya gelerek sorunları konuşabilir çözümler üretebilir. Toplum hayatında varlığını sürdürebilir. Yakın bir geçmişe kadar sendika kurması bile yasak olan öğretmenlerin örgüt kelimesinden ödü kopar oldu. Şimdi alınmış bir hakkı bile kullanmaktan tereddüt etmelerine şaşmamak gerekir. Siyasal hayata faal olarak katılma sorununa gelince öğretmenlere bu konudaki fikirlerini soruyorum. Ancak küçük bir kısmı faal olarak katılmak gerektiğini savunuyor. Buna açıkçası şaşırıyorum. Çünkü bu ülkede ilkokul mezunu aydını cahili herkes (öğretmenler hariç) yönetime katılıp rahatça kararlar
alabilirken neden yaşam,toplum kuralları,demokrasi hakkında en çok bilgiye sahip olması gereken öğretmenler katılamasın. Sendikal hakların kullanılması belki de yavaş yavaş toplum yönetimine katılmayı da sağlar.
· Sağlık sorunları. Yukarıda bahsettiğim sorunlar sistemden kaynaklanan sorunlardı. Bir de mesleğin icraatinden kaynaklanan, genellikle mesleki hastalıklar olarak bilinen sorunlar var. Bunlar tebeşir tozundan kaynaklanan akciğer hastalıkları, uzun süre ayakta kalmaya bağlı varis gibi damar hastalıkları, sürekli sesini kullanmaktan bağırmaktan
farenjit gibi üst solunum yolu rahatsızlıkları ve sinirsel rahatsızlıklar (kalabalık sınıflar, sınıf öğretmenleri için birleştirilmiş sınıflar, zamanla çocuksu davranışlar ) gibi normal yaşamlarını etkileyebilecek durumlar ortaya çıkıyor.
· Yönetimle ilgili sorunlar. Meslek eğitimi sırasında okul yönetimi konusunda yeterince geliştirilmiş olmamaları, idari konularda başarısızlıklar yönetimle ilgili gelişmeleri takip etmemiş olmaları bu soruların ana kaynağını oluşturuyor.
· Köy öğretmenlerinin sorunları. Genel olarak değindiğim bu sorunlara ek olarak köylerde görev yapan öğretmenlerin özel sorunlarından da bahsedeyim. En büyük sorun lojman sıkıntısı. Bakımsızlıktan yıkılıp işe yaramayan lojmanı olan köy mü dersiniz, tek bir aileye hizmet veren yetersiz lojmanı olan köy mü dersiniz, ya da hiç lojmanı olmayan köy mü dersiniz,
hepsinden biraz var ülkemizde. Maalesef ne kullanan temiz kullanıp bakımını yaptırmış. Ne de bu işlerle görevli bir kurum var. Dolayısıyla ücra bölgelere atanan öğretmenler ya kendi kaderleriyle baş başa bırakılmışlar. Ya da yörenin halkının insafına bırakılmışlar.
Bir başka mesele ulaşım sorunu. Geçmişe nazaran biraz daha çözülmüş görünse de yine de ücra bölgelerde olan köy okullarımız mevcut. Buralarda görev yapan öğretmenler ya kilometrelerce yol yürüyor ya da haftada bir merkeze gelen köy arabalarını bekliyor. Herhangi bir sağlık sorunu çıktığında zamanında merkeze gidip tedavisini yaptıramıyor.
Ve son yıllara kadar birçok öğretmenin hayatına mal olan birçoğunun bu yüzden istifa ettiği güvenlik, terör sorunu. Aydın ve kalkınan bir toplum oluşturabilmek için belki de yurdun bir köşesinden diğer köşesine cehaletle savaşmak için gönderilen öğretmenler okulu dağ başında olan köylerde göreve başlıyorlar. Yaptıkları öğrettikleri ya oranın ağasının, siyasi ileri gelenin çıkarlarına ters düşüyor. Ya yurdu bölmek isteyenlere ayak bağı oluyor. Ya da şahsi menfaatlere ters düşüyor. Kendini koruyacak bir alternatifi olmadığı için ya canından oluyor. Ya korkudan mesleğine yakışmayan hareketlerde
bulunuyor. Ya da öğrenimi için harcadığı o kadar emeğini zamanını bir tarafa itip bırakıp geliyor.
Köy öğretmenlerinin sorunları bunlarla da bitmiyor. Ayrıca sosyal ve kültürel aktivitelerden uzak kalmak, öğretim araç gereçlerinin kısıtlı olması birleştirilmiş sınıfları okutma zorluğu, okul personelinin yetersizliği okulda hem müdür hem
öğretmen hem de yardımcı personel olması asıl işini tam yapamaması, yakacak sorunu, dil sorunu, kültür çatışmasından doğan bunalımlar gibi sayısızca sorunu var.
Öyleyse bize düşen bu sorunları konuşup çözüm üretebilecek platformlar oluşturmaktır.
Saygılarımla senayozturk2001@yahoo.com Şenay ÖZTÜRK 983368 3/A
Öğretmenlik Mesleği ve Sorunları
Öğretmenlerin sorunlarını öğrenmek amacıyla Eğitim sen adlı sendikayla görüştüm. Orada öğretmenlerle sohbet ettik. Ayrıca bir kitapçık ve 1998 yılında toplanan Demokratik Eğitim Kurultayı'nda yapılan çalışmaların bulunduğu bir kitap verdiler.
Sendika,öğretmenlerin sorunlarını kitapçıkta bildirmiş. Bunları değiştirmeden raporuma ekleyeceğim. Ama bundan önce verilen kaynaklardan ve yaptığımız sohbetlerden elde ettiğim bilgileri kısaca vermek istiyorum:
Öğretmenler seslerini duyuramamaktan şikayetçi. Bu sorunu aşmanın yolu birlik olmaktan geçiyor. Geçmişte birkaç kez bir araya gelmeye çalışmışlar ve bunu başarmışlar. Eğitim sorunlarını, çözüm yollarını tartışmak istemişler,bunu da yapmışlar.1998 yılında yapılan Demokratik Eğitim Kurultayı bunun somut bir örneği. Ancak bu tür toplantılar 30 yılda sadece 3 kere yapılabilmiş. Çünkü bir araya gelmeleri engellenmiş, dernekleri dağıtılmış,çoğu cezalandırılmış. Mücadeleleri yaklaşık yüz yıl sürmüş. Bu gün toplu görüşme hakkını elde edebilmişler. Yani sorunlardan biri belki de en önemlisi aşılmış. Ancak toplu görüşme tek başına bir işe yaramıyor. Toplu görüşmeli grevli sendika hakkı istiyorlar. Toplu görüşmede son söz iş verene ait. Ayrıca grev hakkı da gerekli çünkü grev hakkının olmadığını bilen iş veren talepleri
kolayca reddedebilir. Yani ihtiyaçları istekleri bildirmekle iş bitmiyor,bunların giderilmesi için verilecek kararda söz hakkına sahip olmak gerek.
Sendikadan aldığım kitapçıkta bildirilen sorunlar ve istekler şunlar:
-MESLEKİ SORUNLAR VE İSTEMLER:
*Öğretmenlik,sık sık değişen eğitim politikalarının,siyasal iktidarın tasarruflarının mağduru olmuş; mesleki standart düşmüş, öğretmen yetiştirme niteliksiz hale gelmiştir.
*Sınıf öğretmenliği başta olmak üzere tüm branşlarda varolan açığın giderilmesi için önlem alınmalıdır.
*Sınıf öğretmenliği özel bir alandır. Sınıf öğretmeni olarak yetişmeyenler bu alanda görevlendirilmemelidir.
*Öğretmenler kimi olumsuzluklar ve sorunlar nedeniyle emekli olmak istemektedir. Bunu önlemek için özendirici ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanmalıdır.
*Atamalarda siyasal tercihlerin ön planda tutulması önlenmeli, atama komisyonlarında sendika temsilcisi bulunmalıdır.
*İl içi tayinlerde "puan ve sıra sistemine" uyulmamakta, ‘torpili`olanlara öncelik tanınmaktadır. Bunun önüne geçilmelidir.
*Hizmet içi sertifika eğitimi ile ek branş sistemine geçilerek atama yapılmalı ve istihdam yaratılmalıdır.
*Öğretmenler yeni teknolojik gelişmeler konusunda bilgilendirilmelidir. Okullar araç-gereç yönünden zenginleştirilmeli, uygulamalı ve bilimsel eğitim olanakları yaratılmalıdır.
*Sınıf mevcutları 30 kişiyi aşmamalıdır.
*Öğretmenlerin bulundukları yerde askerlik hizmetini yapma uygulamasına tekrar başlanmalıdır.
-EKONOMİK SORUNLAR VE İSTEMLER
*Eğitime 2001 yılında bütçeden ayrılan pay %8.3`tür. Bu pay 2002yılında üç katına çıkartılmalıdır.
*Çalışanların ücretleri her ay ilan edilen 4 kişilik ailenin geçim standardı düzeyine çıkarılmalıdır. Ek iş yapma ayıbına son verilmelidir.
*Zorunlu tasarruflar nemaları ile birlikte derhal geri ödenmelidir.
*Yıpranma(özel hizmet)tazminatı ödenmelidir.
*Ders ücretleri günlük harcamalar göz önüne alınarak yükseltilmelidir. Bütün öğretmenlere ders hazırlık ücreti olarak haftada 5 saat üzerinden ders ücreti ödenmelidir.
*Eğitime hazırlık ödeneği arttırılmalı ve tüm eğitim çalışanlarını kapsayacak şekilde yaygınlaştırılmalıdır.
*Süper liselerde görev yapan yabancı dil öğretmenleri Anadolu Liselerinde görev yapan Yabancı dil öğretmenleriyle aynı statüde değerlendirilmelidir.
*Bir sınıfta 30`un üzerinde öğrenci okuta öğretmenlere ve birleştirilmiş sınıf okutan öğretmenlere, en azından ikinci bir sınıfı okutuyormuş gibi ücret ödenmelidir.
*Eğitim çalışanlarının büyük bir bölümü kirada oturmaktadır. Eğitim emekçilerine verilen kira yardımı günün koşullarına uygun bir düzeye çıkarılmalıdır.
-ÖZLÜK-SOSYAL SORUNLAR VE İSTEMLER
*Her 5 yılda,bir yıl fiili hizmet tazminatı verilmelidir.
*Doğum öncesi izinleri 4 ay ücretli,doğum sonrası izni ise 1 yıl ücretli olmalıdır. Doğum sonrası izinden isteğe göre baba da dönüşümlü olarak yararlanmalıdır.
*Çocuk yardımı günün koşullarına göre düzenlenmeli,yardımı kimin alacağı bireylere bırakılmalıdır.
*Eğitimcilerin çalıştığı işyerlerinde uzman personeli olan, sağlık kurallarına ve çocuk gelişimine uygun koşullarda okul öncesi kurumlar,gündüz ve gece bakım evleri ve çocuk kulüpleri açılmalıdır. Çocukların bakımı için çıkarılacak sağlık karnelerinin kimin üzerine olacağı, eşlerin isteğine bırakılmalıdır.
*Eğitim emekçilerinin konut edinmeleri ivedilikle sağlanmalı, evli,bekar dul ayrımı yapılmamalıdır.
*Doğum,ölüm,evlilik yardımları 4 maaş tutarında olmalıdır.
*Rapor ve izin halinde ücretlerden kesinti yapılmamalıdır.
*Çalışanların çeşitli ödenekleri(ek ders,yolluk,sağlık vb.) zamanında ödenmelidir.
*Zorunlu girilecek ders sayısını ve çeşidini arttıran uygulamadan vazgeçilmeli,herkese esas branşından ders verilmelidir.
*İşyerlerinde sendikal etkinlikleri engelleyen idari baskılara son verilmeli,işyerlerinde temsilcilik odası açılmalıdır.
-DEMOKRATİK SORUNLAR VE İSTEMLER
*Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu,grev ve toplu sözleşme hakkı içerecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.
*Eğitim emekçilerinin siyaset yapmasının önündeki engel kaldırılmalıdır.
*Başta anayasa olmak üzere 12 Eylül ürünü olan tüm anti demokratik yasalar disiplin yönetmelikleri, genelgeler ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu demokratikleştirilmelidir.
*İlksan`ın ve öğretmenevlerinin içinde bulunduğu sorunlar çözülmeli,işyerlerini düzenleyen yasalar demokratikleştirilmelidir. Bu kurumlar öğretmenlere devredilmelidir.
*Demokratik haklarını kullandıkları ve sendikal çalışmalara katıldıkları için pek çok eğitim çalışanı cezalandırılmış ve sürgün edilmiştir. Sürgün kararı geri alınmalı,açılan soruşturmalar
durdurulmalı ve oluşan mağduriyetlerin önüne geçilmelidir.
*MEB`nin bütün kurul ve komisyonları demokratikleştirilmeli, sendikanın taraf olarak,kurul ve komisyonlara katılımı sağlanmalıdır.
*12 Eylül döneminde işine son verilen öğretmenler yargı kararına rağmen göreve başlatılmıyor. Hukukun gereği bir an önce yerine getirilmeli ve bu öğretmenler göreve başlatılmalıdır. Ayrıca sivil yargıda aklanan TÖB-DER`in mal varlığı iade edilmelidir.
*1402 sayılı Sıkıyönetim Yasası`na ve TCK`ye göre cezalandırılan ve mahkumiyetleri yargı kararı ile kaldırılan tüm eğitim emekçilerinin yeniden mesleğe dönmeleri sağlanmalı ve özlük hakları tanınmalıdır.
*Milli Eğitim Bakanlığı`nın tüm kademelerinde liyakat, kariyer gibi ölçütlerin yerini,partizanlık almış ve kadrolar yetersiz kişilerle doldurulmuş. İdari kadrolarda erkek egemen bir anlayış söz konusudur. Bu anlayış terk edilmelidir.
*Yöneticiliğe geçişte ilke olarak sınav,ek öğrenim,deneyim, başarı,adaylık dönemi ve staj gibi nitelikler aranmalıdır.
*Okul ve kurum yöneticilerinin seçimle belirlenmesi yöntemine geçilmelidir. Okul ve kurum yöneticileri belirli ön koşulları taşıyanlar arasından öğretmen,diğer çalışanlar,veli ve öğrenci
temsilcilerince seçilmelidir.
*Mevcut yönetim kadroları, var olan ve yeni belirlenecek standartlara göre gözden geçirilmelidir.
*Önceki dönemlerde üniversitelerin Eğitim Yönetimi ve Denetimi bölümlerinden mezun olanlardan bir kismi siyasal tercihle müfettişlik görevine başlatılmamıştır. Bu durumdaki kişilerin mağduriyeti giderilmelidir.
Melike YETKİN melikeyetkin@mynet.com
ÖRGÜTLENME; TEPKİSELLİKTEN BİLİNCE ÇIKAN KÜLTÜR
İnsanların bir arada olmaya, dayanışmaya, kader birliği yapmaya duyduğu ihtiyaç toplumsal gelişmenin ve toplumsal dengelerin nedeni olmuş,ayni istek siyasal ve toplumsal alt üst oluşların yeniyi arama eyleminin kaynağını oluşturmuştur. İlk insandan bu yana biyolojik,sosyolojik,ekonomik ihtiyaçlar çerçevesinde toplumsallığın ortaya çıkmasında insanin doğal olarak yalnızlığı reddetme güdüsü yatmaktadır. Yalnızlığı reddeden insan bu doğal talebiyle bugünkü modern insanin özünü oluşturmuştur. Günümüz insaninin ilk insandan farkı örgütlenmeyi bilince çıkarmış olmasıdır. Burada bir zorunluluk ve ihtiyaçların dayatmasından çok irade söz konusudur. Bilince çikarilmis bir örgütlenme kültürü toplumsal süreçte öne çıkar ve belirleyici olma sansini yakalayabilir.
Iste örgütlülüğün bir ürünü olan sendikalar üyelerinin hak ve çikarlarini koruyan, geliştiren örgütlenmelerdir. Eğitim emekçilerinin ortak davranma hak arama ve kendisini güçlü hissetmesinin tek aracı eğitim sendikalarıdır. Onlar örgütlülüğün ne derece önemli olduğunun bilincine varmışlardır. Ancak örgütlülüğün sürekliliğini sağlamanın en az başlamak kadar önemli olduğu da bilinmelidir. Tarih ne kadar eğitim emekçilerinin hüzünlü öyküleriyle dolu olsa da
onlar yasami yasanilasi hale getirmek için inat etmektedir.
Bugün egitim ve ögretim sistemimiz sorunlar yumagi içindedir.Egitim sistemimiz;sefalet ücreti,sagliksiz çalisma ortami,kalabalik siniflar,derslik ve ögretmen açigi,ögretmen yetistirmede görülen aksakliklar,altyapi yetersizligi,tayin ve terfilerde yasanan keyfilik ve benzeri sorunlarin kiskacinda bulunmaktadir.Sosyal devletin bir ilkesi olan nitelikli ve parasiz egitim anlayisi terkedilmek istenmektedir,genel bütçeden egitime ayrilan pay her yil azalmaktadir.Araç-gereç yetersizligi, derslik ile ögrenci sayisi arasindaki uyumsuzlugun getirdigi sorunlar artarak devam etmektedir.Ezberci eleyici,yalnizca sinavlara odaklanmis bu egitim sisteminde firsat esitsizligi her geçen yil daha da artmaktadir.Egitim sistemini siyasal ekonomik sistemden ayri düsünmek olanaksizdir.Bu aksaklik ve yanlislari ülkemizin ekonomik,kültürel,siyasal sistemetigi içinde degerlendirmek gerekir.Bu yüzden egitim reformu adi altinda yapilacak degisikliklerin yeterli olmayacagi,sorunlarin üstesinden ancak köklü degisikliklerle gelinebilecegi yani devrimin gerekli oldugu unutulmamalidir.
Bütün bu, ülkemizin egitim sorunlari ögretmenlerin de sorunu ve mücadele konusu olmustur. Çünkü ögretmenler;ekonomik,demokratik,akademik,sosyal,siyasal kültürel,hukuksal,mesleki özlük hak ve çikarlarini koruyup gelistirmek,yasama ve çalisma kosullarini insana yakisir bir düzeye çikartmak,ülkenin aydinlik gelecegi için bilimsel,demokratik ve laik egitim sisteminin yerlesmesini kendine amaç edinmislerdir.
EGiTiM SEN ÜYELERiNiN iSTEMLERi
-Kamu Görevlileri Sendika Kanunu grev ve toplu sözlesme hakki içerecek sekilde yeniden düzenlenmelidir.
-Demokratik haklarini kullandiklari ve sendikal çalismalara katildiklari için pek çok egitim çalisani cezalandirilmis ve sürgün edilmistir.Sürgün kararlari geri alinmali,açilan sorusturmalar durdurulmali ve olusan magduriyetlerin önüne geçilmelidir.
-MEB'nin bütün kurul ve komisyonlari demokratiklestirilmeli,sendikalarin taraf olarak kurul
ve komisyonlara katilimi saglanmalidir.
-Sinif Ögretmenligi basta olmak üzere tüm branslarda varolan açigin giderilmesi için önlem alinmalidir.
-Sinif Ögretmenligi özel bir alandir.Sinif ögretmeni olarak yetismeyenler bu alanda görevlendirilmemelidir.
-Atama komisyonlarinda sendika temsilcisi bulunmalidir.
-Ögretmenler kimi olumsuzluklar ve sorunlar nedeniyle emekli olmak isyemektedirler.Bunu önlemek için özendirici ücret ve saglikli çalisma kosullari saglanmalidir.
-Ögretmenler yeni teknolojik gelismeler konusunda bilgilendirilmelidir.Okullar araç-gereç yönünden zenginlestirilmeli,uygulamali ve bilimsel egitim olanaklari yaratilmalidir.
-Çalisanlarin ücretleri her ay ilan edilen 4 kisilik ailenin geçim standardi düzeyine çikarilmalidir.
-Yipranma(özel hizmet) tazminati ödenmelidir...
SENGÜL KORKMAZ 0499359 3-C sengulgulsemi@yahoo.com
Olcay YALÇINYÜZ Sınıf Öğretmenliği 3-A 0499252 olcay_1978@hotmail.com
ÖĞRETMEN SORUNLARI
Günümüz öğretmeninin değişen çalışma koşulları göz önünde bulundurularak sorunlarını şu maddeler altında toplayabiliriz.
İnsan kişiliğinin ve toplumum gelişmesinde çok önemli bir işlevi olan öğretmenlik mesleği sık sık değişen politikaların etkisinde kalması.
Kaliteli öğretmenlerin yetiştirilmemesi.
Formasyonsuz kişilerin öğretmen olarak atanması.
Mesleğinde deneyimli binlerce öğretmenin yanlış politikalar yüzünden emekli olması.
Atamalarda siyasi tercihlerin belirleyici olması.
İl içi tayinlerde “puan, sıra sistemine” uyulmaması, torpil bulanların sıra beklemeden şehir merkezine gelmeleri.
Eğitimde yeni teknoloji kullanımlarının öğretmenlere seminerlerle tanıtılmaması.
Okulların araç-gereç yönünden zenginleştirilmemesi. Sınıf mevcutlarının 30 kişiden fazla olması.
Öğretmenlerin bulundukları yerde askerlik yapma hizmetinin kaldırılması.
Ek iş yapma ayıbına son verilmemesi. Ücretlerin her ay belirlenen 4 kişilik bir ailenin geçim standartlarının altında olması.
Zorunlu tasarruf ve nemaların ödenmemesi.
Verilen ders ücretlerinin gidiş-dönüş masraflarının bile altında olması.
Eğitim tazminatının azlığı.
Her yıl dönem başında verilen eğitim ödeneğinin kat sayıya bağlı olması.
Kira yardımının yeterli ve günün koşullarına uygun olmaması.
Cezalandırılmış bulunan ve mahkumiyetleri yargı kararı ile kaldırılmış olan öğretmenlerin mesleğe dönememeleri
Çocuk yardımlarının enflasyon değerlerinin altında olması.
İşyerlerinde sendikal etkinlikleri engelleyen idari baskılar.
Öğretmenlerin lojman ihtiyaçlarının karşılanmaması
Yardımların (doğum, ölüm ve evlilik) az olması
Rapor ve izinli hallerde ücretlerden kesinti yapılması.
Ek ders, yolluk, sağlık vb. ödeneklerin zamanında ödenmemesi.
Öğretmenlerin genel sağlık taramasından geçirilmemesi.
Grev ve toplu sözleşme hakkının olmaması
Demokratik sendikal haklarını kullananların cezalandırılması.
Yöneticiliğe girişte ilke olarak sınav, ek öğrenim, deneyim, başarı, adaylık dönemi ve staj gibi niteliklerin aranmaması
ÜLKEMİZDE ÖĞRETMEN YETİŞTİRMENİN TARİHSEL SÜRECİ
Öğretmenlik mesleği insanlık tarihi kadar eskidir. Ülkemiz 150 yıllık bir öğretmen yetiştirme deneyimine sahiptir.
Öğretmen yetiştirme uygulamasına ilk olarak Selçuklularda rastlıyoruz. Daha sonraki tarihlerde özellikle Osmanlılarda din ağırlıklı eğitim verilmesi için öğretmen yetiştirildiğini görüyoruz. Tazminat döneminde öğretmenin kendine ait meslek okullarında yetiştirilmesi uygulamasının başlatıldığını, Cumhuriyet yönetimine kadar değişik modellerle ve okullarda öğretmen yetiştirildiğini görüyoruz.
Cumhuriyet yönetimi ile birlikte eğitim-öğretim alanında yaşanan yenileşmelere paralel olarak öğretmen yetiştirmede de yenilikler ve gelişmeler ortaya çıkmıştır. Köy Enstitüleri ile sürdürülen öğretmen yetiştirme politikası, köylünün kalkındırılma projesine uygun olarak geliştirilmiştir. Burada yetişen öğretmenlerin köylü ile özdeşleşen daha otantik bir işleve ve kimliğe sahip olduğunu söyleye biliriz. Köy enstitülerinden öğretmen yetiştirmenin yaparak yaşayarak öğrenmeye yönelik olumlu bir atılım olduğunu, ülkenin kalkınmasında bu okullarda yetişen öğretmenlerin önemli katkılarının olduğunu görüyoruz. Daha sonraki yıllarda çeşitli siyasal nedenlere bağlı olarak bu okulların kapatılmasının ardında, Yüksek Öğretmen okullarının devreye konduğunu, bunun sonrasında ise öğretmen okulları, öğretmen yetiştiren fakülteler ile eğitim enstitülerinin öğretmen yetiştirmeye kaynaklık yaptığını biliyoruz. En son 1982 yılında yapılan değişiklik ile bu kurumlar tamamen üniversitelere devredilerek YÖK’ e bağlanmıştır.
SORU: Ülkemiz öğretmen eğitimi sisteminin ilkeleri nelerdir?
CEVAP: Öğretmen eğitimi sisteminin ilkeleri. Bu ilkeler, Anayasa’ da ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan ilkelerden bağımsız değildir. Bu ilkeler, ulusal olduğu kadar 21. inci yüzyılda bilgi çağına, öğrenme çağına giren dünyanın evrensel değerlerine de paraleldir. Türkiye, “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” (Anayasa m,2); Anayasanın başlangıcına göre “ din duygularının devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı” bir ülkedir. Öğretmen eğitimi sisteminin başında bu ilkeler olacaktır. 1739 sayılı yasada genellik ve eşitlik, laiklik, bilimsellik, planlılık ve karma eğitimi gibi 15 temel ilke yer almaktadır. Bu ilkeler de, doğal olarak öğretmen yetiştirme konusunun temel ilkeleridir. Öğretmenlik, eğitim- öğretim sürecinin yer aldığı insancıl ilişkilerle yürütülen bir meslektir. Yukarıda değinilen ilkeler yanında, insan sevgisi, toplum sevgisi, ulus sevgisi ve tüm insanlığı sevme: genel kültür; Türkçe kullanımı; yaşam boyu öğrenme; görev ve sorumluluk bilinci gibi ilkelerde yer almalıdır.
SORU: İyi bir öğretmenin nitelikleri nelerdir?
CEVAP: İyi öğretmen olmanın bir boyutu ulusallıktır ve yukarıda (1. soruda) yer alan ilkeleri benimsemiş ve onlara gönülden bağlı olmayı gerektirir. İyi öğretmen olmanın ikinci boyutu evrenselliktir, toplum ve ülke sevgisi yanında, insan sevgisi, barışçıl olmayı, laik ve demokratikliği, yaşam boyu öğrenmeyi gerektirir.
İyi öğretmen, insanlarla kolayca iletişim kurabilir; gerektiğinde öğrencinin sırdaşı, arkadaşı, danışmanı olur; genel kültür sahibidir; öğrencilere; okumasıyla, güzel sanatlara duyduğu ilgiyle demokratik anlayış ve tavırlarıyla..... örnek olur; öğrenmeyi sürdüren, görev ve sorumluluklarını bilen, öğrencinin ruhsal davranışlarını anlayıp çözümleye bilen bir kimsedir.
İyi bir öğretmen,
Eğitim felsefesini, amacını, işlevini ve eğitim biliminin gelişimini bilmelidir.
Kendini, toplumu, dünyayı ve çağı iyi tanıyabilmeli.
Demokratik, laik ve bilimselliğini yaşamına yansıta bilmelidir.
Toplumsal kalkınma, çevre koruma, insan hakları gibi konularda bilinçli ve duyarlı olmalıdır.
Genel kültür, alan bilgisi ve öğretme becerisi üst düzeyde olmalıdır.
Kendini, okuyarak, öğrenerek, ilgi alanlarını çeşitlendirerek, sürekli geliştirmelidir.
Düşünen, araştıran bir kimse olarak, bu değerleri öğrencilere kazandırabilmelidir.
Eleştirilere açık olmalıdır.
Beden ve ruh sağlığına, giyim ve kuşamına özen gösteren: dürüst, duyarlı, sabırlı, alçak gönüllü, güler yüzlü ve açık sözlü bir kimse olmalıdır.
SORU: Çağı yakalamak isteyen toplumumuzda öğretmenin rolü ne olmalıdır?
CEVAP: Öğretmenin rolü hangi çağı yakalamak istediğimizle ilgilidir. Amaç, demokratik yaşam biçiminin kabul gördüğü, insan haklarına saygılı, öğrenme çağı yada bilgi çağı olarak adlandırılan ve giderek küreselleşip birbirine yaklaşan insanların yaşayacağı 21. Yüzyılı yakalamaksa; öğretmenin rolü, çocuğu ve yetişkini bu doğrultuda eğitmek, toplumu yüzyıllar öncesindeki inançlara göre yaşatmaya çalışan öğretimden/eğitimden kaçınmaktır. 21. Yüzyıla dönük eğitim sisteminin genelde bireysel, toplumsal ve evrensel olmak üzere üç boyutu vardır. Eğitim bireyin gizil gücünü ortaya çıkarmasına ve yeteneklerini en üst noktaya kadar geliştirmesine yardımcı olur. Toplumun barış ve birlik içinde insanca yaşaması, yaşam koşullarını geliştirmesi için gerekli insanı yetiştirir; insanları, yerel ve ulusal kültürlerini, evrensel değerlerin etkileşimi içinde koruyup geliştirecek biçimde yetiştirir. Bu nedenle öğretmenin rolü, kişinin kendisini bulmasına, kendisini gerçekleştirmesine yardımcı olmak; kişinin toplumsal ve evrensel değerler doğrultusunda düşünerek, sorarak, araştırarak, eleştirerek, tartışarak yaşam boyu öğrenmesini kolaylaştıracak ortamları hazırlamak ve çocuklara demokratiklik, laiklik ve bilimsellik gibi çağdaş değerleri kazandırmaktır.
DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN:
http://www.egitimsen.org.tr/
KAYNAKLAR
OKÇABAL, Rıfat. 2000. Eğitim Fakültelerinin Derdi Belli YÖK’ ün Derdi Ne?
EGİTİMSEN. 1998. Demokratik Eğitim Kurultayı. Ankara: Volkan Matbaası
EĞİTİMSEN. 2001. Haydi Eğitim Sen’ e.
EĞİTİMSEN. 2001. Eğitimde Acı Tablo
EĞİTİMSEN. 2000. Eğitim Emekçilerinin Yoksulluk Belgesi
MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLİK
Eğitim ve öğretim sisteminde öğretmenin yeri nedir?
Ülkemizde yıllardır uygulanan eğitim sistemi; karmaşık, ezberci, eleyici, yönlendirmeden uzak bilgilerin aktarıldığı, aktarılan bilgilerin bireyin gelecekteki yaşamı ile uyumu olmayan ve yaşamla bütünleşmeyen bilgiler olması, program ve yöntemleri ise “tek tip insan yetiştirmeyi amaçlayan özellikleri ile çağın gelişmelerine ve teknolojik yeniliklere uzak olduğu söylenebilir.
Eğitim dizgesi içinde öğretmen: sadece bilgi aktarması ve öğrenciyi yarışlara hazırlayan veya belli kuralları kavratan, öğreten ve okuldaki süresinin bir an önce bitmesinin beklentisi içinde olan konumdadır.
Unutulmamalıdır ki günümüz dünyasında öğretmen bildiklerini kullanabilen, öğrencilerle ilgili ve destek uyandırabilen, bilgiye ulaşmanın yollarını öğretebilen, öğrenci merkezli eğitimi esas alan, kendini, çevreyi ve bulunduğu ortamı değiştirebilen, eğitimin bütün aşamalarına katılan mesleki özelliklerinin yanı sıra sanatsal incelikleri de benimsemiş bir kişilikte olmak durumundadır. Çünkü öğretmenlik mesleki olmasının ötesinde aynı zamanda bir sanattır.
Öğretmen olacak adaylara ne gibi önerileriniz var?
Öğretmen bilgiyi aktarmadan çok, öğrenciye öğrenmenin yöntemlerini öğretmeli.
Öğretmen-öğrenci ilişkisi bir alt-üst ilişkisi olmamalı, öğretmen ve öğrenci arsında güven sağlanmalı.
Öğrencilere yeteneklerinin olduğunu onlara sezdirilmeli ve de her öğrencinin yeterli olduğu bir dal bulunmalı.
En iyi öğrenme yönteminin birlikte çalışma yöntemi olduğuna göre öğretmen, öğrencileri birlikte çalışmaya teşvik etmeli.
Öğretmen öğrenciye kütüphaneye gitme, kitap okuma, kitap alma alışkanlıklarını kazandırmalı.
Öğretmen derslerinde toplumun içinde bulunduğu durumu eleştirmekten çekinmemeli.
Öğretmen bilişsel bakış açısına ve evrensel değerlere sahip çıkmalı.
Eğitimde üretim unsurunu ön planda tutmalı ve üretime yönelik uygulamalar içinde bulunmalı.
Sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklere katılmalı ve bu özelliğini öğrencilere aktarmalı.
Öğretmen öğretim dilini iyi kullanmalı.
Örgütlemeyi başarabilen, dirençli, kararlı, ısrarcı, özel yaşamı ve diğer bütün özellikleri ile örnek kişi olmalı.
Günümüzün yetişen öğretmen adaylarını nasıl değerlendirirsiniz?
Öğretmen yetiştirmenin tarihsel süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde, hedefleri belli, kurumsallaşmış, günün ihtiyaçlarına uyarlanmış, bilimsel yöntemler ışığında bir öğretmen yetiştirme politikasının olmadığı kolaylıkla görülecektir. Öğretmen yetiştiren fakülteler olumsuzlukların tipik bir şekilde yaşandığı kurumlardır. Öğretmen yetiştiren kurumların eğitim programları öğrenciyi merkeze alan öğrenme tekniklerine göre düzenlenmelidir.
Diğer alanlarda olduğu gibi öğretmenlik mesleğinde de kadrolaşma oluyor mu ?
Devlete bağlı bütün kurumlarda olduğu gibi eğitim alanında da gerici bir kadrolaşma mevcuttur. Okul müdürlüğünden bakanlığın en üst kademesine kadar eğitim kurumlarının bütün kademelerine çoğunlukla bu nitelikte kişiler atanmıştır.
Kadrolaşmanın temelinde eğitim sisteminin önemi yatmaktadır. Eğitime hakim olan anlayışın Türkiye’ ye de hakim olacağı açıktır.
Sizce iyi öğretmen hangi özelliklere sahiptir ?
Alan bilgisi, genel kültürü, insan sevgisi, toplumsal bilinci ve öğretmenlik becerisi üst düzeyde olan kimse iyi öğretmendir.
ÜLKEMİZDE ÖĞRETMEN YETİŞTİRMENİN TARİHSEL SÜRECİ
Öğretmenlik mesleği insanlık tarihi kadar eskidir. Ülkemiz 150 yıllık bir öğretmen yetiştirme deneyimine sahiptir.
Öğretmen yetiştirme uygulamasına ilk olarak Selçuklularda rastlıyoruz. Daha sonraki tarihlerde özellikle Osmanlılarda din ağırlıklı eğitim verilmesi için öğretmen yetiştirildiğini görüyoruz. Tazminat döneminde öğretmenin kendine ait meslek okullarında yetiştirilmesi uygulamasının başlatıldığını, Cumhuriyet yönetimine kadar değişik modellerle ve okullarda
öğretmen yetiştirildiğini görüyoruz.
Cumhuriyet yönetimi ile birlikte eğitim-öğretim alanında yaşanan yenileşmelere paralel olarak öğretmen yetiştirmede de yenilikler ve gelişmeler ortaya çıkmıştır. Köy Enstitüleri ile sürdürülen öğretmen yetiştirme politikası, köylünün kalkındırılma projesine uygun olarak geliştirilmiştir. Burada yetişen öğretmenlerin köylü ile özdeşleşen daha otantik bir işleve ve kimliğe sahip olduğunu söyleye biliriz. Köy enstitülerinden öğretmen yetiştirmenin yaparak yaşayarak öğrenmeye yönelik
olumlu bir atılım olduğunu, ülkenin kalkınmasında bu okullarda yetişen öğretmenlerin önemli katkılarının olduğunu görüyoruz. Daha sonraki yıllarda çeşitli siyasal nedenlere bağlı olarak bu okulların kapatılmasının ardında, Yüksek Öğretmen okullarının devreye konduğunu, bunun sonrasında ise öğretmen okulları, öğretmen yetiştiren fakülteler ile eğitim enstitülerinin öğretmen yetiştirmeye kaynaklık yaptığını biliyoruz. En son 1982 yılında yapılan değişiklik ile bu kurumlar tamamen üniversitelere devredilerek YÖK’ e bağlanmıştır.
ADI: iDRiS SOYADI:GÖKALP SINIF:3/C NO:0499897 idrisgokalp@mynet.com
"Ögretmenlik Meslegi Ve Ögretmenlerin Sorunlari" adli konuyu arastirmak için isteginiz üzere bir grup arkadasla birlikte sendikaya gittik.Gittigimiz sendika "Egitim,Bilim ve Kültür Emekçileri Sendikasi";yani kisa adiyla "Egitimsen".Sinif arkadaslariyla birlikte gittigimiz sendikada bizleri Sinif ögretmenleri karsiladi.Sizin de eski bir "Egitimsen" üyesi oldugunuzu ögrendiginiz sendikada Türkiye'nin su andaki durumu itibariyle ögretmenlik mesleginin sorunlarina parmak basildi.Her nekadar bazi görüs ve düsüncelerimiz örtüsmesede ögretmenlerin sorunlarina ve haklarina deginmeleri açisindan bana faydalari dokundu diyebilirim.
ÖGRETMENLiK MESLEGi VE ÖGRETMENLERiN SORUNLARi:
Ögretmenlerle yaptigimiz söyleside ögretmenlerin dile getirdikleri ilk sorunun ekonomik sorunlar oldugunu gördük.Aldiklari ücret ve sosyal haklarinin yetersizligi bu sorunlarin basinda geliyordu.Ülkemizde egitime ayrilan bütçenin %9'lar civarinda
seyrettigini,bununda kaliteli bir egitim için çok yetersiz kaldigini söylediler.Bu sartlar altinda ögretmenin kendini yetistirme ve gelistirme olanaklarindan mahrum kaldigi ifade edildi.Bu sartlar ayni zamanda ögretmenin toplumda var olan kariyer ve sayginliginin giderek azalmasina sebebiyet vermektedir.Ögretmen ekomomik yetersizlikler sonucunda özel okul ve dersanelerden gelen cazip ücret tekliflerine yönelebiliyor.Bunun yaninda ögretmenler çalisma ortamlarindaki fiziki
kosullarin yetersiz oldugunu ve kalabalik siniflarda ders yapmak zorunda kaldiklarini söylediler.
Ögretmenler ilkögretimin parali hale getirilmesine karsilar.Mesela,ilkokullarda zorunlu dergi satilmasi veya kayit
sirasinda para alinmasi gibi.Ayrıca ders kitaplarinin sık sık degismesi ögrenci ve ögretmen açisindan sikinti olusturuyor denildi.Bu nedenle ders kitaplarinin her yil degistirilmemesini ve bir kitabin en az bes sene okutulmasi gerektigini dile getirdiler.Bunun yaninda ders programlarinin sık sık degistirildigi ve 8 yillik zorunlu egitimin alt yapisinin olmadigi, bununda birtakim sorunlari beraberinde getirdigi söylendi.Okullarin araç-gereç yönünden çok yetersiz oldugu ve uygulamali,bilimsel egitim olanaklarinin olmadigi dile getirildi.
Sendikadaki ögretmenler son dönemlerde kaliteli ögretmen yetismedigini,1997 yilinda formasyonsuz binlerce kisinin sinif
ögretmeni olarak atandigini ve bunlarin mesleki deneyime sahip olmadiklari için egitimin kalitesini düsürdüklerini söylediler.Onlara göre sinif ögretmenligi özel bir alan olup,sinif ögretmeni olarak yetismeyenler bu alanda görevlendirilmemelidir.Ögretmenler bunun yaninda özlük-sosyal haklarinin olmadigini,ülkemizde egitim-ögretim
ortaminin özgürlüklerden yoksun oldugunu dile getirdiler.Sendikal etkinliklerini engelleyen birçok idari baskiyla karsi karsiya kaldiklarini söylediler.Grev ve toplu sözlesme hakkindan mahrum olduklarini,aldiklari ücretlerin 4 kisilik bir ailenin geçim standarti düzeyine çikarilmasi gerektigini,böylece ögretmenin ek is yapma ayibina son verilmesi gerektigini söylediler.
Her ne kadar sendikada ögretmenlik mesleginin sorunlari açisindan bizlere hiçte iç açici bir tablo sunulmasada bu sorunlar ülkemizdeki ögretmenlik mesleginin inkar edilemez gerçekleri.Ancak bunlar halledilemeyecek meseleler degil.Egitim sistemimizde ciddi ve köklü degisikliklerin,buda mümkün degilse en azindan iyilestirmelerin yapilmasi gerekmektedir.Bütün bu sorunlara ragmen "Peygamber meslegi" gibi kutsal addettigimiz bu meslegi en iyi sekilde icra etmek ve gelecegin aydinlik.inançli,dürüst ve çaliskan nesillerini yetistirmek için bir takim fedakarkillara katlanmamiz gerektiginin de bilincindeyiz.
SAYGILARIMLA
ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİN SORUNLARI
"Eğitim sistemi öğretmeni kıran,küstüren,ideallerinden uzaklaştırran bir sistemdir.Öğretmeni ideallerinden uzaklaştıran bir toplumda değer yitiminin başlaması kaçınılmazdır." Eğitim öğretimdeki aksaklıkların bir çoğu eğitim sistemimizin
rayına oturmamasından kaynaklanmaktadır.Bunun yanı sıra öğretmenlerin sorunları da eğitimi etkilemektedir.Zaten eğitim ve öğretmen arasında karşılıklı bir etkileşim vardır.Birindeki aksaklık diğerine yansımaktadır.İşte bu nedenle öğretmen sorunlarını iyi bilmek gerekir.
1-MESLEKİ SORUNLAR
-Sınıf öğretmenliği başta olmak üzere tüm branşlarda olan açık,
-Sınıf öğretmeni olarak yetişmeyenlerin,bu alanda görev yapması,
-Öğretmenlik mesleğinin toplum içindeki saygınlığının düşmesi,
-Öğretmenlerin kendilerine yetiştirme ve geliştirme olanaklarının kısıtlı olması,
-Öğretmenlerin maaş yetersizliği nedeniyle emekli olmak istemeleri ve alanlarında isteksizlik,
-Atamalarda siyasi tercihlerin ön planda tutulması,
-İl içi atamalarda puan ve sıra sistemi yerine torpil sisteminin kullanılması,
-Öğretmenlerin teknolojide geri kalması,
-Araç ve gereç eksikliği,
-Sınıfların kalabalık olması,
-Okulların fiziksel şartlarının eksikliği.
2-EKONOMİK SORUNLAR
-Bütçeden eğitime ayrılan payın her yıl düşmesi,
-Öğretmenlerin maaş yetersizliği nedeniyle geçim sıkınyısı çekmesi,
-Bu sıkıntı nedeniyle ek iş yapması,
-Öğretmenlerin eğitime hazırlık çalışmalarının desteklenmemesi,
3-SOSYAL SORUNLAR
-Doğum öncesi ve sonrası izinlerde maaş yetersizliği,
- " izninden erkeğin yararlanamaması,
-Öğretmen çocuklarının bakımım için gerekli olanakların sağlanmaması
-Öğretmenlerin konut, ulaşım,sağlık konularında sıkıntıları,
-Rapor ve izinlerde maaş kesintisi.
4-DEMOKRATİK SORUNLAR
-Eğitimcilerin siyasi anlamda kısıtlanmaları,
-MEB kurul ve komisyonlarının demokratik olmaması
-MEB idari kadrosunda erkek egemen anlayışın olması
-Yöneticilikte deneyim,başarı,eköğrenim ilkelerinin aranmaması,
-Yöneticilerin oy sistemi ile seçilmemesi,
-Yönetici yetiştiren kurumların olmaması.
Öğretmenlik mesleğinin sorunları yıllardır konuşulmuş ve hala konuşulmaktadır.Fakat bu noktada önemli olan sorunları tartışmak değil, çözmektir.Bu nedenle en kısa zamanda gerekli düzenlemelerin ve düzeltmelerin yapılması gerekir.Ancak bu çalışmalar sonucu öğretmenlik kaybettiği saygınlığını tekrar kazanacaktır ve eğitimimiz istenen hedeflere ulaşacaktır.
YARARLANILAN SENDİKA: EĞİTİM SEN ve KAMU -SEN broşürleri
BELGİN BİLGİLİ b_bilgili@mynet.com
ÖĞRETMENLIK MESLEĞI VE ÖĞRETMENLERIN SORUNLARİ
Her alanda olduğu gibi eğitim alanında da çeşitli sorunlar yaşanmaktadır.Eğitim sistemimiz,sefalet ücreti,sağlıksız çalışma ortamı, kalabalık sınıflar, derslik ve öğretmen açığı, alt yapı yetersizliği, tayin ve terfilerde yaşanan haksızlıklar gibi sorunların kıskacında bulunmaktadır.
Öğretmenlik mesleği en güvenilir meslek olarak görülmekte ve saygı duyulan bir meslek konumundadır.Günümüzde ise pek istenen birmeslek değildir.
Sistem tarafından öğretmene biçilen,sadece bilgi aktarması,öğrenciyi ders geçmeyle sınırlı bir yarışa hazırlaması,ders
kitaplarıyla sınırlı konuları işlemesidir.
ÖĞRETMENLERIN MESLEKTEN UZAKLAŞMA NEDENLERI
-Ücret yetersizliği.
-Fiziki koşulların yetersizliği.
-Terfi ve tayinlerde yapılan haksızlıklar.
-Emekli paralarının yetersizliği
-Mesleki hastalıklardaki artış.
Öğretmenlerin karşılaştığı başka bir sorun da kadrolaşmalardır.
Kişisel çıkar sağlamak amacıyla yapılan kadrolaşma da öğretmenleri bu meslekten soğutmaktadır.
MESLEKI SORUNLAR
-Öğretmen yetiştirme niteliksiz hale gelmiştir.
-Sınıf öğretmenliğinde görülen açıklar.
-Sınıf öğretmeni olarak yetişmeyenlerin görevlendirilmesi.
-Ücret yetersizliği.
-Atamalarda siyasi tercih yapılması.
-Atamalarda puan sistemine uyulmaması.
-Araç gereç yetersizliği.
-Öğretmenlerin bulunduğu yerede askerlik yapamaması.
EKONOMIK SORUNLAR
-Eğitime ayrılan ücretin yetersiz olması.
-Maaş yetersizliği.
-Zorunlu tasarruf ücretlerinin nemalarla verilmemesi.
-Yıpranma ücretinin verilmemesi.
-Ders ücretlerinin yetersiz olması.
-Süper liselerde çalışan yabancı dil öğretmenleri ile Anadolu
Liselerindeki yabancı dil öğretmenlerinin aynı statüde değerlendirilmemesi.
-Ulaşım ücreti yardımı yapılmaması.
-Öğretmenlerin kira sorunu.
ÖZLÜK SOSYAL SORUNLAR
-Her 5 yılda bir fiili hizmet tazminatı verilmesi gerekir.
-Doğum,ölüm,evlilik gibi durumlarda yardım yapılmalıdır.
-Konut yardımı yapılmalıdır.
-Rapor ve izin durumlarında ücret kesilmemelidir.
-Çalışanların çocukları için uygun ortam olmalıdır.
-Siyasi baskılar kaldırılmalıdır.
DEMOKRATIK SORUNLAR
-Öğretmenlere grev ve toplu sözleYşme hakkı verilmelidir.
-Siyasi yasaklar kaldırılmalıdır.
-Demokratik sorunlar çözülmelidir.
-Yöneticiliğe geçişte yapılan torpiller kaldırılmalıdır.
TEKNIK ÖĞRETMENLERIN SORUNLAQRİ
Meslek liselerinde çalışan öğretmenler de büyük sorun yaşamaktadır.Teknik öğretmenler, aylık karşılığı okutulması gereken ders sayısının 20 saat olması nedeniyle mağdur olmaktadır.Yönetici kadrosu öğretmenlerden daha fazla ücret almakta ve bu da haksızlığa neden olmaktadır.
TEKNIK ÖĞRETMENLERIN SORUNLARİ
-Aylık karşılığı olan ders sayısı eşit ve adil değil.
-Atölye ve labaratuar çalışmalarında egzersiz görev ücreti yeniden belirlenmelidir.
-FOn paralarının amaç dışı kullanımı engellenmelidir.
-Teknisyenlerin görevleri ve çalışma koşulları kendilerinin de katıldığı bir kurulda yeniden belirlenmelidir.
-Plansız bir şekilde açılan okul ve bölümler azaltılmalıdır.
ÜNIVERSITE ÇALİŞANLARİ
Üniversitede çalışanlar da çeşitli sorunlarla karşılaşmaktadır.
Araştırma görevlileri iş güvencesine kavuşturulmalı, tüm sosyal haklardan yararlanmaları sağlanmalıdır.Üniversiteler arasında derin uçurumlar bulunmaktadır.Bu eşitsizlik giderikmelidir.
Üniversitelere bağlı yurtlarda nöbet tutan personele,YURT-KURa bağlı yurtlarda nöbet tutan personelle eşit haklar verilmeli.nöbet karşılığı olarak bir gün izin verilmelidir.
Eğitim sistemimizde yaşanan bunca olunsuzluğa rağmen öğretmenler ellerinden gelenin en iyisini yapmaktadırlar.Bu nedenle öğretmenlere en iyi koşulların sunulması gerekmektedir
SEVINÇ ŞEKER 0499362 2-C javs20@mynet.com
Adi:Ahmet Akbaş No:0499396 Sinifi:3-c (1.ögretim) ahmetakbas@dostmail.com
Egitim sen ile yapılan görüşme raporu
sorugretmenlerimizin sorunları hakkında ne dersiniz?
Cevapgretmenlerimizin sorunları basında maddi yetersizlikler gelmektedir.Çünkü bu sorun diger sorunların dogmasında da etkilidir.Mesela yeteri kadar maas alamayan ögretmen,rahat bir kafa ile dersi anlatamamaktadır.Bundan daha önemlisi okumak için kitap bile alamıyor.Bu durum ögretmenligin statüsünü düsürmüstür.nitekim artık ögretmenlige"...bosta kalmaktansa..."anlayısıyla yaklasılmaktadır.
Burada bir diger sorun ise norm kadro sorunudur.Norm kadro yönetmenligiyle binlerce egitim emekcisi temel haklarından yoksun bırakılmıstır. kaldı ki,bu yönetmenlikte adaletsiz davranılmıs ve bazı kesimler dısarda bırakılmıstır.
Sorugitim kurumlarımızı nasıl degerlendiriyorsunuz?
Cevap:Üzgünüm ama bu güne kadar egitim sorunlarını halletmede pek bir basarı saglanamamıstır. Altyapı eksikligi,araç-gereç yetersizligi,derslik ve ögrenci sayısındaki uyumsuzluk gibi sorunlar bir sonraki yila katlanarak geçmektedir.Bunların yanı sıra köylerdeki okullarda egitim-ögretim çogu zaman saglıklı bir sekilde gidememektedir.Zenginlerinçocuklarını özel okullara göndermesi ise bir kastlaşmanın belirtisi olarak karsımıza çıkar.
Ülkemizdeegitim,evrensel insan hakları,uluslararası kabuller,ve egitim biliminin gereklerinden uzaktır.Sistem;kisilikleri bastırılmıs,özgüvenini kaybetmis,tek tip düsünen ,teslimiyetçi,düsündügünü söyleyemeyen,soru sormaktan ve soprgulamaktan korkan bireyler yetistirmektedir.
Ögrencilere bilgiye ulasmanın yolu ögretilmeyip;ögrenciler birer bilgi hammalı olarak görülmektedir.
Sonuç olarak "ülkemiz egitimde küme düsmüstür" diyebiliriz.
ÜLKEMİZ ÖĞRETMENLERİNİN SORUNLARI
Çeşitli konularda sorunları olan öğretmenlerimizin sorunlarını aşağıdaki başlıklar altında inceleyelim.
MESLEKİ SORUNLAR:
Öğretmenlik sık sık değişen eğitim politikalarının siyasal iktidarların mağduru olması.
Mesleki standartlarının düşmesi, nitelikli öğretmenlerin yetiştirilememesi.
Sınıf öğretmenliği özel bir alandır, sınıf öğretmeni olarak yetişmeyenlerin bu alanda görevlendirilmesi.
Atamalarda siyasi tercihlerin ön planda tutulması.
Öğretmenlerin yeni teknolojik gelişmeler konusunda bilgilendirilmemesi.
Sınıf mevcutlarının fazla olması.
EKONOMİK SORUNLAR:
Çalışanların ücretleri her ay ilan edilen dört kişilik ailenin geçim standartlarının altında olması.
Yıpranma (özel hizmet) tazminatının ödenmemesi.
Ders ücretlerinin günlük harcamaların altında olması.
Öğretmenlerin büyük bir bölümü kirada oturmaktadır, öğretmenlere verilen kira yardımı günün koşullarına uygun değildir.
ÖZLÜK- SOSYAL SORUNLAR:
Her 5 yıla, bir yıl fiili hizmet tazminatının verilmemesi.
Doğum öncesi ve sonrası izinlerin yetersizliği.
Çocuk yardımının günün koşullarına göre düzenlenmemesi.
Doğum, ölüm ve evlilik yardımlarının az olması.
Çalışanlarının çeşitli ödeneklerinin zamanında ödenmemesi.
Öğretmenlerin farklı branşlarda ders vermesi.
Sendikal etkinlikleri engelleyen idari baskılar.
DEMOKRATİK SORUNLAR:
Öğretmenlerin siyaset yapmasının engellenmesi.
Öğretmen evlerinin ve ilksan’ ın öğretmenlerin elinde olmaması.
Demokratik haklarını kullanan öğretmenlerin cezalandırılması.
Mahkumiyetleri kaldırılan öğretmenlerin mesleğe dönüşlerinin yasaklanması.
Yöneticiliğe geçişte deneyim, adaylık dönemi gibi niteliklerin aranmadan geçiş yapılması.
Okul yöneticilerinin belirlenmemesi. OlcayYALÇINYÜZ
Ekonomik,siyasal ve kültürel alanda yaşanılan bozukluklar eğitim sistemimizde de yaşanmaktadır.
Mevcut sistem ;kişilikleri bastırılmış,özgüvenini kaybetmiş,tek tip düşünen,düşündüğünü söyleyemeyen,soru sormaktan ve sorgulamaktan kaçan bireyler yetiştirmektedir.Eğitim sistemimiz ezberci,bilimsellikten uzak,gerçek yaşamla ilgisi uyumlu olmayan bilgilerle donatılmıştır.
Kalabalık sınıflar,sağlıksız ortamlar,dersliklerin ve öğretmen sayısının azlığı maddi yetersizlikler,tayin ve atamalarda sorunlar
bulunmaktadır.Mesleki standartlar düşmüş ve öğretmen yetiştirme niteliksiz hale getirilmiştir.Okulsuz yerler,okulu olupta
birleştirilmiş sınıflarda okuyan öğrencile,3-4 kişi oturmak zorunda olan öğrenciler,alanında yetersiz öğretmenler,araç gereç
yetersizlikleri,kitap sorunları yaşanılan aksaklıklardandır.
Her iş alanında olduğu gibi eğitim alanında da eğitimcilerimiz maddi açıdan desteklenmemektedir. Eskiden toplumda çok önemli bir meslek grubu olarak görülen öğretmenlik mesleği ekonomik ve siyasi dengesizlikler yüzünden gereken
ilgiyi görmemektedir.
Seher Erbaş sınıf öğretmenliği 3-c 0499349 seherek@mynet.com
ÖGRETMEN SORUNLARI VE SENDİKALAR
Eğitim Sen,eğitimin saygın bir unsuru olmak,terfi ve tayinlerde keyfiliğin önüne geçmek,sefalet ücretinden kurtulmak, sürgünlere dur demek, herkese anadilinde nitelikli,kamusal,demokratik,bilimsel ve laik eğitim eğitim,görevli toplu sözleşmeli sendika hakkı için kurulmuştur.
Eğitim Sen öğretmenlerin sorunlarını ve meslekten uzaklaşma nedenlerini şöyle sıralamıştır.
-Öğretmenlerin sefalet ücretine mahkum olmus olmasi.
-İşyerlerinin, okulların fiziki koşulları olumsuz; sınıflar kalabalıktır.
-Kendini yetiştirme geliştirme olanakları sınırlıdır.
-Emekli ikramiyesi adı altında verilen para yılların emeğinin karşılığı değildir;emekli ikramiyesine el konacagı kaygısı bulunmaktadır.
-Çalışırken aldıgı ücretin yetmemesi nedeni ile ögretmen emekli olup ek bir iş yapmak istemektedir.
-Öğretmenliğin toplum içindeki saygınlığının kayboldugu düşününlmektedir.
-Eğitim öğretim programları her yıl değişmekte ve program hazırlama aşamasında öğretmen devre dışı bırakılmaktadır.
-Meseleki hastalıklarda artış görülmektedir.
-Öğretmenlere özel okul ve dersanelerden cazip teklifler gelmektedir.
İşte buna benzer daha bir çok sorun yüzünden öğretmenlerin hayatları sorunludur ve çoğu bu mesleği bırakırlar.
Ayşegül Kılıç sınıf ögretmenliği 3-C 0499360 akilic_20@yahoo.com
EGITIM SENDIKALARI
Ilk insandan bu yana biyolojik,sosyolojik,ekonomik ihtiyaçlar çerçevesinde toplumsalligin ortaya çikmasinda insanin dogal olarak yalnizligi reddetme güdüsü yatmaktadir.Insanlarin birarada olmaya,dayanismaya,kader birligi yapmaya duydugu
ihtiyaç toplumsal gelismenin ve toplumsal dengelerin nedeni olmus,ayni istek siyasal ve toplumsal alt üst oluslarin,yeniyi arama eyleminin kaynagini olusturmustur.Böylelikle günümüzün her yönüyle örgütlenmis bireyleri olusmustur.
Bugün ortak hak arama istegi sendikalarin bünyesi altinda yapilmaktadir.Ancak su bir gerçektir ki insanlar hak aramak için sadece sendikalara üye olmakla yetindiklerinde hiçbir basari kaydedemezler.Asil olan düzenli ve sistemli sekilde bu
faaliyetlerini devam ettirmeleri,hak ve özgürlüklerini savunmalaridir.
Egitim Sen birçok ögretmenin,birçok egitim emekçisinin böyle bir hedefle bir araya geldigi bir kurum..Egitim Sen'deki emekçilere göre haklarin alinmasi,korunmasi ve gelistirilmesi ancak toplu sözlesmeyle mümkün olacaktir.Böyle bir düsünceyle yola çikan emekçiler sendika yasasinin grev ve toplu sözlesme hakki içerecek sekilde genisletilmesini ve
demokratiklestirilmesini istemektedirler.
Egitim Sen Malatya subesinde görüstügümüz üyelerle yaptigimiz sohbette egitimin içinde bulundugu sıkıntıları söyle dile getirdiler:
-Ögretmen acigi
-sefalet ücreti
-sagliksiz çalisma ortami
-kalabalik siniflar
-ögretmen yetistirmede görülen aksakliklar
-altyapi yetersizligi
-tayin ve terfilerde yasanan keyfilik
-sosyal devletin bir ilkesi olan nitelikli ve parasiz egitim anlayisinin terkedilmek istenmesi
-genel bütçeden egitime ayrilan payin her yil daha da azalmasi
-araç gereç yetersizligi...
Tüm bu sorunlardan sonra önerilen çözümleri ise su basliklar altinda toplayabiliriz:
-Egitim sistemindeki firsat esitsizligine son verilmesi,
-Akademik,sosyal,siyasal,kültürel,hukuksal,mesleki özlük hak ve çikarlarinin korunmasi,
-Yasama ve çalisma kosullarinin insana yakisir bir düzeye çikarilmasi,
-Ülkenin aydinlik gelecegi için bilimsel,demokratik ve laik egitim sisteminin yerlesmesini saglamak...
Ancak bütün bu çözüm önerileri ülkemizin ekonomik,siyasal,kültürel sistematigi içinde degerlendirelerek çözülebilir.
HAZIRLAYAN:GÜLCAN YALÇIN 0499391 3-C gulcanmur@yahoo.com
Egitim Sendikalariyla Görüşmelerim neticesinde Ögretmenlik mesleginin günümüz sorunları hakkında ve sendika kelimesinin anlamına ve gerekliligine dair şu tespitlerde bulundum:
SENDIKA nedir?
Üyelerinin ekonomik , sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturulan tüzel kişilige sahip kurumlardır.
SENDIKALAR neden gereklidir?
Demokratik-hukuk devletinin en önemli özelligi, çalışanlarına örgütlenme hakkını tanıyor olmasıdır. Örgütlenmiş toplumlar, bilinçli toplumlardır. Günümüzde sivil toplumların en güçlüsü ise sendikalardır.
ILGILI KANUNLAR:
Memurların örgütlenme hakkının güvence altına alındıgı, 4688 sayılı yasa 12.09.2001 'de yayınlanan Resmi Gazete'de sendika kanunu ile sendikalar yasal bir zemine oturtulmuştur.
Sendikalar Varlık Sebelerini Nasıl Açıkladılar?
Günümüzde ;
-Ögretmenlik mesleginin eski saygınlıgını yitirmesi,
-Meslegini seven, gelecekten umutlu, bugününde gayretli ve azimli ögretmenlerin sayısının gittikçe azalması,
-Çagın şartlarının, devlet- memur ilişkilerinde geleneksel anlayış yerine demokratik ve katılımcı anlayışın yaygınlaştırılmasının zorunlu olması,
-Bir ülkenin kalkınmasının en etkin ve geçerli yolu olan egitime devlet bütçesinden ayrılan payın %8.3'lerde sürünmesi,
-Egitim sistemindeki çarpıklıkların ve hayatın hemen hemen her alanında karsimiza çıkan sorunlar,
Onların(sendikacıların) deyimiyle "egitim emekçileri" ya da "egitim çalışanları" arasında anlamlı ve işlevsel bir organizasyonu zorunlu kılmaktadır.
Ögretmenimizin Sorunları:
1. Tayin ve terfilerde yapılan haksız, hukuksuz ve partizanca uygulamalar, (bunu böyle ifade etmem ne kadar dogru bilmiyorum ama okudugum onca farklı broşür,dergi ve kitapçıkta anladıgım şey bu! )
2. Çalışma şartları ve ücret dagılımındaki adaletsizlikler,
3. Sınıfların kalabalık, derslik sayısının yetersiz, okulun diger fiziksel koşullarının egitim-ögretim hizmetinin verilmesi konusunda uygunsuz, ders kitaplarının bilimsel içerik ve tutarlılıktan uzak olması,
4. Maaşın yetersiz olması, büyükşehirlerde görev yaptıgı okula 2-3 toplu taşıt aracı ile giden ögretmenlere ek bir ödenegin verilmemesi,
5. Büyük kısmı kiracı lan ögretmenlerin bu konuda da önemli ölçüde bir magduriyet yaşayıp, diger ekonomik sorunların da eklenmesi ile ek geçim kaynaklarına yönelmesi,
6. Sınıf ögretmeni açıgının diger branş ya da alanlarda tahsil görmüş kişilerce doldurulmaya çalışılması,
7. Özlük ve sosyal sorunlar,
8. Grev, toplu sözleşme ve siyaset serbestiyeti hakkının verilmemesi.(sendikacıların en çok üzerinde durdugu konu!)
SONUÇ:
Üye sayıları hakkında her sendika, farklı rakamlar verdiler.(Türk Egitim-Sen, Malatya'da 4 bin kadar üyemiz var , dedi.) Bu rakamların abartılma katsayısını da göz önüne alarak , ögretmenlerimizin çogunun yetkin ve yeterli bir sendikal çalışmadan uzak oldugu ve sendikaların yaptıkları ve yapacakları konusunda etkileyici sloganların ötesine taşımaları
gereken çalışmalara yönlendirilmeleri gerektigini düşündüm.
TEŞEKKÜR:
Bütün bu çalışma, araştırma ve derlemelerim süresince gerek bilişsel, gerek duyuşsal (ve tabii ki devinişsel-epey taban teptim!-) vizyonumun genişlemesindeki degerli katkılarınızdan ötürü gönül dolusu teşekkürlerimi sunuyorum.
Saygılarımla...
Gülsüm AKBOĞA gulsumak2000@yahoo.com
Yoksulluğun,yolsuzluğun,insan hakları ve demokrasi konusunda yaşadığımız sıkıntının esas kaynağı toplumun örgütsüzlüğüdür. bu sebepten dolayı eğitim-sen toplumsal hayatımızda yeterince yer almayan örgütlenme alışkanlığını yaygınlaştırıp bir kültür haline getirmek amacını taşıyor.grevli-toplu sözleşmeli sendikal hakkın,ancak fiili ve meşru mücadele geleneğinin devam ettirilerek elde edileceğini savunan Eğitim-Sen bu doğrultuda faaliyetlerini sürdürmektedir.
Eğitim-öğretim sisteminnin sorunlar içinde olduğu bir gerçektir.Eğitim sistemimiz sefalet ücreti,sağlıksız çalışma ortamı, kalabalık sınıflar,derslik ve öğretmen açığı öğretmen yetiştirmede görülen aksaklıklar,altyapı,yetersizliği ve benzeri sorunların kıskacında bulunmaktadır.sorunların üstesinden ancak köklü değişikliklerle gelineceği unutulmamalıdır.Eğitimde reform değil devrim gereklidir.
Araştırmalar öğretmenlerin meslekten uzaklaşma nedeni olarak şunları ortaya koymuştur:
-Eğitim ortamlarının fiziksel koşulları olumsuzdur.
-Kendini geliştirme ve yetiştirme olanakları kısıtlıdır.
-Öğretmenliğin toplum içindeki saygınlığının kaybolduğu düşünülmektedir.
-Eğitim alanında ırkçı-gerici kadrolaşma.
-Öğretmenlik, sık sık değişen eğitim politikalarının, siyasal iktidarın tasarrufların mağduru olmuş;mesleki standart düşmüş,öğretmen yetiştirme niteliksiz hale gelmiştir.
-Sınıf öğretmenliği başta olmak üzere tüm branşlarda varolan açığın giderilmesi için önlem alınmalıdır.
-Sınıf öğretmenliği özel bir alandır.Sınıf öğretmeni olarak yetişmeyenler bu alanda görevlendirilmemelidir.
-Sınıf mevcutları 30 kişiyi aşmamalıdır.
İşte bu ve bunun gibi binlerce sorun öğretmenlerimizi bu kutsal meslekten uzaklaştırmaktadır. Nitelikli öğretmen yetiştiremeyen bir milletin gelecek namına beklentileri ne derece yüksek olur?Artık bütün bunlar görülmeli ve sorunlar giderilmelidir.
Sevim Erkenekli sevimerken@yahoo.com
ÖĞRETMENLIK MESLEĞI VE ÖĞRETMENLERIN SORUNLARİ
Bu ödev için bir sendikaya gittik ve yaptığımız görüşmeler sonucunda öğretmenlerin sorunlarının, kamu çalışanlarınkinden pek de farklı olmadığını gördük. Sorunlar aşağıda görülen ana başlıklar alytında ele alındı. Buna göre öğretmenlerin sorunları şu şekilde sıralandı.
1.Özlük Sorunları
2.Sosyal, Kültürel ve Akademik Sorunlar
3.Ekonomik Sorunlar
4.Demokratik Sorunlar
1.Özlük Sorunları:
Yapılan görüşmelerde özlük sorunlarının atama,terfi, ceza, amir-memur ilişkisi, yönetimin zaman zaman bilgi ve beceriye
dayanmayan uygulamaları olduğu belirtildi. Atama ve terfilerin keyfi bir tavır içinde yapılmasının öğretmenleri oldukça mağdur ettiği özellikle vurgulandı. Siyasi kadrolaşmalar ve bunlar tarafından korunan aynı görüşe sahip öğretmenlerin istediği yerlere tayin edilmesi veya tam tersi farklı siyasi görüşe sahip öğretmenlerin sürgün edilmesi gibi durumların yaşanıldığına değinildi. yani istem dışı tayin ve sürgünler öğretmenlerin başlıca sorunlarından.
Ayrıca öğretmenlerin haklarını geliştirici yasaların bulunmadığından da bahsedildi. Özlük sorunlarından bir tanesinin de özellikle bayan öğretmenler için kılık-kıyafet ve annelik haklarıyla ilgili olarak yaşanıldığı belirlendi. Doğum yapan bayan öğretmenlerin, doğumdan önce 20 gün ve doğumdan sonra da 40 günlük izine sahip olduğu günümüz kanunları
diğer milletlerin bu konudaki uygulamaları ile karşılaştırılınca insan hayretler içinde kalıyor. Bu arada şunu da söylemek gerekir, karşılaştırma yapılan ülkelerin refah seviyesi oldukça iyi yerlerde bulunmakta.
2.Sosyal, Kültürel ve Akademik Sorunlar:
Öğretmenlik mesleğinde büyük bir statü kaybı söz konusu. Çünkü öğretmenler ekonomik yönden tatmin edilmiyor. Hal böyle olunca sosyal, kültürel faaliyetler için bütçesinden hiç bir şey ayıramıyor.
Halbuki bir öğretmenin her yönden kendisini yetiştirmesi, iyi bir kültürel birikime sahip olmasını sağlayıcı şartlara sahip olması gerekir. Bunun dışında eğitim fakültülarinden mezun olan öğretmenlerin (adaylarının) bir çoğunun öğretmenlik mesleğine idealist olarak yaklaşmamalarından, dolayısıyla yapabileceklerinin en iyisi için çalışmaya güdülenmediklerinden ve günü kurtarma gibi bir yaklaşıma sahip olduklarından mesleklerinde pek de başarılı olamadıkalrı görülüyor. Böyle olunca öğretmenlik mesleğine olan saygınlık azalıyor. Öğretmen olmak isteyen bireyler ile öğretmenler dışında gelişen ve öğretmenlik mesleğinde problemler çıkmasına yol açan bir aksaklık da "Öğretmen yetiştirme programları"nın olmaması.
Araştırma imkanlarının kısıtlı ve yetersiz oluşu ve ekonomik sorunlar öğretmenlerin akademik çalışmalar yapmasını engelliyor.
Kültürel açıdan sorunlara yaklaşıldığında burada da karşımıza ilk olarak maalesef ekonomik kaynaklı problemler çıkıyor. Maddi yönden güçlü olmayan öğretmenler doğru düzgün ne gazete,dergi alıp okuyabiliyor ne de bir kitap. Böyle olunca dünyadan bihaber öğretmenler yetişiyor. Ayrıca öğretmenin içinde bulunduğu toplumun kültürel açıdan yetersizliği, öğretmenin direncini kıran nedenlerden bir tanesi. Sonuç olarak hem kendisi hem de toplum kültürel açıdan tatmin olmuyor.
3.Ekonomik Sorunlar:
Ülkenin bağımsız bir ekonomik politikaya sahip olmayışı, reel ücret kayıpları ve ülkenin zaman zaman yaşadığı ekonomik krizler, öğretmenleri hızlı bir çöküntüye ve yoksullaşmaya sürüklemiş. Cumhuriyetin ilk yıllarında öğretmenlerin maaşı 3000-4000 dolar arasında değişirken şimdi ise bu rakam 300-350 dolara gerilemiş. buradan da anlaşıldığı gibi alım gücü büyük ölçüde düşmüş ve bu başka alanlara da yansımış, kısmen de olsa sosyal ve kültürel problemlerin de çıkmasına neden olmuştur. Rakamlar karşılaştırıldığında nereden nerelere gelindiği açıkça görülebilir. Günümüz koşullarında
öğretmenler yeme, içme, barınma gibi temel ihtiyaçlarını ancak karşılamakta ve maalesef yukarıda da belirtildiği gibi hiç bir sosyal ve kültürel faaliyete yeteri kadar katılamamaktadır. Ayrıca görüşme yaptığımız hocalar ek ders, fazla mesai, sağlık tedavi giderleri, kira, eş, çocuk yardımı gibi göstergelerinin iyileştirilmesini istemekteler.
4.Demokratik Sorunlar:
Öğretmenlerin istem dışı tayin edilmeleri yani sürgün edilmeleri, idare ile yaşanan herhangi bir problem ve vs. problemlerde
öğretmenlerin sadece "İdare Mahkemeleri"ne gidebildiklerini ve böylelikle bireysel olarak hak aramalarının kısıtlandığı vurgulandı.
Yani demokratik bir kıskaç olduğu sonucuna varıldı. Ayrıca özlük hakları, ceza, atama vs. durumlarda ise hala 1930 yılından kalma kanunların uygulandığı söyleniyor. Günümüz siyasetçilerinin ve başa gelen hükümetlerin, öğretmenlerin haklarını genişletmek yerine sınırladığı da dile getirilen demokratik problemler arasında.
Sonuç olarak, yaptığımız görüşme sırasında değinilen problemler bunlar oldu. Açıkcası ben bir an için büyük bir umutsuzluğa kapıldım ama yine de sahip olacağım mesleğimle ilgili olarak, bahsedilen problemlerin zaman içinde çözüleceğine dair inancımı hala kaybetmiş değilim. İnanıyorum ki öğretmenlik mesleği ve sorunlarının çözümlerine yönelik yapılacak olan duyarlı çalışmalar ve geliştirme programları problemleri halledecek veya en azından minimum seviyeye
çekecektir.
SAYGILARIMLA...
Gülçin AYDIN Sınıf Öğretmenliği 3-C 0499392 aydingulcin@turk.net
Tesekkur: Oncelikle bize boyle bir arastirma odevi verdiginiz icin tesekkur ederiz.Icinde bulunacagimiz sendikalar hakkinda birseyler ogrenmemizi sagladiniz ayni zamanda hakkimizi nasil arayacagimizi ogrendik.
Egitim Sen'e arkadaslarla beraber gittik.Bundan dolayi yazacagimiz bilgilerin cokta farkli olacagini sanmiyorum.
Mudur bulunmadigindan dolayi sendikada bulunan sinif ogretmenleriyle sohbet ettik.bu kousmalarimizda daha cok gunumuz itibariyle Ogretmen sorunlarina deginildi,ekomik sorunlar itibariyle durumlarinin hicte iyi olmadigi vurgulandi.
Bu Ogretmen sorunlarini soyle siralayabiliriz:
1)Ogretmenlerin en buyuk sorunu ekonomik sorunlardir.
2)Butceden Egitime ayrilan payin cok yetersiz olmsasi.(%9-10 gibi)
3)Sekiz yillik zorunlu egitime gecildi fakat altyapisi tamam olmadigi icin cok buyuk sorunlarla karsilasilmaktadir.
4)Ekonomik sikintilarla beraber Ogretmenlerin toplumda sayginligini kaybetmesi.
5)Ogretmenlerin calisacagi fiziki kosullarin yetersiz olusu,siniflarin kalabalik olusu, vb.
6)Ogretmenler ilkogretimin parali hale getirilmesine karsilar.
7)Ders kitaplarinin sik sik degismesi,Okullarda zorla dergilerin satilmasina karsilar.
8)Ders programlarinin ayni sekilde sik sik degismesi,Okularda arac-gerec ve materyalin yetersiz olusu.
9)Ozellikle 1997 yilinda formasyonsuz binlrce kisinin atanmasi,Egitimin kalitesini dusurdugunu belirtilmesi.
10)Bunlardan daha onemlisi ogretmenleri kendi haklarini koruyamamasi ve tum bu ekonomik sikintiya ragmen orgutlememesi.
Bu sorunlari artirmamiz mumkundur.Ozellikle ogetmenlere Grev ve toplu Sozlesme hakkinin verilmemesi cok buyuk
adaletsizliktir.Aslinda Almanya ,Norvec,Hollanda,Japonya vb devletlerin neden ilri duzeyde oldugunu sorguladigimizda ogretmevline verdikleri maasa bakmak ve onlara sagladiklari imkanlari bilmemiz yeterli.Bu gibi ulkelerde ogretmen maasi 3500-4000 dolar oldugunu goruyoruz.Bizde ise en kidemli ogretmen maasinin(temmuz 2001
itibariyle)283 dolardir.Fazla soze gerek yok herhalde.Ogretmenlerimiz aslinda cok fedakar insanlar oldugunu gozlemledim.Onlar sadece devletten insanca yasayabilecegi maas istemektedir.
Aslinda bunlar ulkemizin aci fakat gercek sorunlari.Bunlari biliyoruz ama her ekonomik krizde durum dahada aci olmaktadir.bana gore egitimimizin iyi olabilmesi icin herkesimin guvenebilecegi bir hukumete gerek vardir.Cunku hersey guven ortaminda iyi olmakata,hersey sonucta paraya bakmaktadir.Egitime cok para aktarirsaniz,gelecegin insani hazirlayan ogretmenini iyi bakarsan duzelmeyecek sey yoktur.
Butun bu olumsuzluklara ragmen Kutsal bir meslek olan Ogretmenligi en iyi sekilde yapmak ve gelecegimizin teminati olan
cocuklari durust,caliskan ve arastiran bireyler olarak yetistirmek icin bir cok fedakarliga katlanmamiz gerektigini biliyoruz.Cok calismamiz gerektiginin farkindayiz.
'Bir ulkenin gelecegi;o ulke insanlarini alacagi Egitime baglidir.' (Albert Eintein)
Sevgi Saygilarimla...
Serkan Cebeci /3-C /0499385 /Sinif Ogretmenligi serkancebeci25@mynet.com
Öğretmenlik mesleği ve öğretmenlik sorunlarını ğörüşmek üzere gittiğimiz sendikada oradaki hocalardan çeşitli bilgiler
aldık.Görüştüğümüz hocalar bu konuyla ilgili görüşlerini şu şekilde açıkladı:
''Öğretmenlik, insan yetiştirmenin yüceliği ve önemiyle idealize edilmiş bir meslektir.''şeklinde tanımlamaktadırlar. Öğretmenlik kamuoyu araştırmalarında güven ve saygı duyulan meslekler arasında her zaman birinci gelmektedir.Ancak yapılan araştırmalarda, öğretmenlerin kendi çoçuklarının öğretmen olmasını istemedileri görülmüş. Buradan öğretmenliğin, halkın kalbindeki ulvi yerini koruduğu ama öğretmenlerin kendi mesleklerine 'küsmüş', 'kırılmış' oldukları sonucuna ulaşılmış.Böyle olduğu için de öğretmenlerin, en verimli çağlarında emekli olma, meslekten uzaklaşma yolunu seçtikleri
belirtiliyor.'Eğitimde beyin göçü' olarak ifade edilen bu tepkinin ekonomik, siyasal, sosyal, toplumsal boyutlarının olduğu
vurgulanmaktadır.
Görüştüğümüz hocalar öğretmen sorunlarını ise genel olarak üç başlık altında topladılar.
1-ÖZLÜK SORUNLAR
2-SOSYO-KÜLTÜREL VE AKADEMIK SORUNLAR
3-EKONOMIK VE DEMOKRATIK SORUNLAR
1-ÖZLÜK SORUNLARğretmen atamaları, terfiler, cezalar, yönetim ilişkileri gibi konuların özlük sorunlarını oluşturduğu vurgulandı.Atama, terfi ve cezalarda keyfiyetin varlığı vurgulandı.Bilgi ve becerice dayanmayan uygulamaların öğretmenleri özlük açısından mağdur etmesi söz konusudur.Yönetici öğretmen arasındaki sorunların çözümünde bir kısır döngünün varlıgı vurgulandı.Ayrıca özlük konularında bilgilendirme eksikliğinden kaynaklanan sorunlar da söz konusudur. 657 sayılı 'Devlet Memurları Kanunu'nun cezaları içerdiği açıklandı.Terfi, ceza, atama ile yönetime gelenlerin beceriyle atanmamakta oldukları belirtildi.Bunun dışında öğretmenlerin haklarındaki soruşturmalar sonucu oluşan istek dışı göndermeler(sürgün) de söz konusudur. Ayrıca bayanlarda doğum izinleri, annelik hakları, kılık kıyafet sıkıntılarını da özlük
sorunları içinde sayabiliriz.
SOSYO-KÜLTÜREL VE AKADEMIK SORUNLARğretmenler çeşitli yetersiliklerden (örneğin ekonomik yetersizlik) dolayı kendilerini yetiştirememektedirler. Kendilerini yetiştirememelerinin nedeni ise araştırma yapma imkanlarının giderek daralmasından kaynaklanmaktadır.
Akademik çalışmaların yapılmaması mesleki yetersizliği getirir. Bunun sonucu olarak da kolejler vb. oluşur, yani özelleşmeye başlar. Sosyal açıdan öğretmen statüsünü kaybetmiştir. Daha önceden toplumda en önde yer alan öğretmen zamanla toplumun gözünde sıradan insanlar olmaya başlamışlardır.Bunun bir nedeni de öğretmen yetiştirme programının olmaması olarak ifade edilmektedir.
Kültürel açıdan; ekonomik yetersizlikten dolayı gazete, kitap, dergi okuyamayan tiyatro, sergi, sinema vb. ya katılamayan öğretmen kendisini geliştiremediğinden etrafada verimli olamaz.Bunun sonucu olarak toplumsl kültürsüzlük yaşanır. Yani öğretmenler toplumsal açıdan tatmin olamayınca toplum da tatmin olamaz sonucuna varılıyor.
EKONOMIK VE DEMOKRATIK SORUNLARğretmenlerin yılların verdiği itilmişlikle yoksulluk sürecine girdikleri vurgulandı. Ülkemizde yaşanan krizler, reel ücret kayıpları... öğretmeni ekonomik çöküntüye sürüklemiştir ve sürüklemeye devam etmektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında 3000-4000 dolara yakın ücret alan öğretmen bugün 250-300 dolara yakın ücret almaktadır. Bunun sonucu olarak da öğretmen zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılayamaz duruma gelmiştir.DİE'nün
açıklamalarına göre zorunlu geçinme sınırı 400-450 milyon arasındayken öğretmen ücreti 350-400 milyon arasıdadır.Bu verilerden de anlaşılacağı üzere öğretmenler yoksulluk sınırının altında yer almaktadır.Hızla ek ücretleri, sağlık giderleri, ölüm-cenaza ücretleri, kira yardımı, çocuk yardımı, alım gücü vb. tükenen öğretmen gerek mesleğinin ihtiyaçlarını gerekse zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamaz bir duruma gelmiştir.Bununla birlikte öğretmenlerin haklarını geliştirici yasalar da bulunmamaktadı5r.Öğretmenlerin demokratik hak aramaları yasalarla baskı altına alınmış sadece İdare Mahkemeleri'ne gidebilme hakkı verilmiştir.
SAYGİLARİMLA
FERDA YALÇIN SİNİF ÖĞRETMENLIĞI 0499369 3-C ferdayalcin@turk.net
ÖĞRETMENLIK MESLEĞI VE ÖĞRETMEN SORUNLARİ
SEndika günümüzdeki genel tanımıyla iş ve işverenlerin kendi aralarında çıkarlarını korumak ve beraberlik sağlamak için kurdukları birliktir.Buna dayanarak eğitim sisteminde yeniden yapılanmayı sorun ve çözümleri duyurabilmeyi ve 'birarada olma, birlikte davranma ve paylaşma insanın ayırtedici özelliğidir.' ilkesini sürdürmeyi amaçlayan öğretmenlerde biraraya gelerek sendikalar oluşturmuştur.Bilince çıkarılmış bir örgütlenme kültürü,toplumsal süreçte öne çıkar.Öğretmen sendikaları eğitim sisteminin ve eğitim emekçilerinin sorunlarını ortaya koymaktadır.
Öğretmen sendikaları eğitimin ve uzman bir meslek olan öğretmenliğin temel sorunlarını şu şekilde çerçeveliyor:
*Eğitimi saran sorunlar ülke genelinin bir yansıması,bütünün bir parçasıdar.
*Eğitim sistemi yetersi ücret,sağlıksız çalışma ortamı,kalabalık sınıflar,derslik ve öğretmen açığı,öğretmen yetiştirmede görülen aksaklıklar,altyapı yetersizliği ve benzeri sorunlarla doludur.
*Genel bütçeden eğitime ayrılan pay her geçen yıl azalmaktadır.
*Öğretmenler yaşana ekonomik krizler nedeniyle büyük maddi kayıplara uğramaktadır.
Eğitim sistemindeki sorunların çözüme kavuşturulmasıyla beklenen sonuçlar,öğrenci başarısındaki artış,okulların bir yetkin örğüt modeli olamsı,en iyi bireylerin öğretmek isteği içine girmesi,okulların bireylerin istedilükleri alanlarda tetiştirilmesi için eşit fırsatlar sağlaması.Genel bir bakış açısıyla Türk Eğitim Sisteminde sorun alanlarının çoğunun geçmişten günümüze süreklilik gösterdiği söylenebilir.Öğretmenlerin temel yapısını oluşturduğu eğitim sğisteminin sorunları,eğitim uzmanları olan öğretmenleri de oldukça etkilemektedir.Bunlar şöyle özetlenebilir:
*Eğitim sistemine, çağdaş gelişmeleri izleyebilmesi ve bilimsel gerekleri yerine getirebilmesi için siyasal boyutta gereken önem verilmemekte.
*Sistem tamamen demokratikleşememekte.
*Aşırı merkeziyetçi bir yapının sorunları görülmekte.
*Eğitimin yapay biçimde örgün ve yaygın eğitim olarak ayrılması okulun ilgi alanını örgün eğitimle sınırlandırmakta,çevrenin
gereksinmelerine fazla yanıt verememekte. Böylece sistem istihdam sorununu çözememekte ve diplomalı işsizler
oluşmaktadır. Öğretmenler ders kitaplarının yetersizliğini eğitimin bir yarası olarak görmekte,öğrencinin kişilik gelişimi ve güven duygusu oluşumuna dönük program yoksunluğunu duymakta ve öğretmen yetiştirme modelindeki aksaklıkları eğitimin olumsuzluklar hanesinde vurgulamaktadır.
Öğretmen bilgi aktarıcılık yerine,öğrenmenin yöntemlerini öğreten,öğretmen-öğrenci ilişkisine güven ve saygı ilişkileri olarak
bakan,öğrencilerin yeteneklerine zemin oluşturan,birlik ve üreticilik alışkanlığını geliştiren,bilimsel yöntem ve evrensel değerlerle çevrili,insan sevgisini kavratmak amacını güden öğretici olmalıdır.Unutulmamalıdır ki öğretmenlik,kamuoyu araştırmalarında güven ve saygı duyulan meslekler sıralamasında her zaman birinci gelmektedir.
Son zamanlarda öğretmenlerin mesleklerinden uzaklaşma nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:
*Okulların fiziki koşullarının olumsuzluğu,sınıfların kalabalık olması.
*Öğretmenlerin düşük ücretlerle geçinmesi.
*Mesleğe başlarken, terfi ve tayinlerde haksızlık yaşanması.
*Kendini yetiştirme,geliştirme olanaklarının kısıtlı olması.
*Emekli ikramiyesi olarak verilen paranın emeklere karşılık yetersiz olması.
*Öğretmenliğin toplum içindeki saygınlığının kaybolduğunun düşünülmesi.
*Eğitim-öğretim programlarının hazırlanmasında öğretmenlerin devre dışı bırakılması.
*Mesleki hastalıklarda artış olması.
*Öğretmenlere özel okul,özel dershaneden cazip teklifler gelmesi.
Çağdaş bir yaşam düzeyi ve ileri seviyede kalkınmayı amaçlayan yoplumlar için temel unsuru oluşturan eğitim-öğretimin uzmanları olan öğretmenler bağlı bulundukları sendikalarla sorunlarını ana başlıklar halinde iletmekteler.Bu sorunlar; mesleki,ekonomik,özlük-sosyal ve demokratik sorunlardır.
Günümüzde öğretmenlerin temel sorunları ve bu sorunların giderilebilmeleri için gerekli istekleri şöyle özetlenebilir:
*Öğretmenlik,sürekli değişen eğitim politikalarının mağduru durumundadır,mesleki standartlar düşmüştür.
*Sınıf öğretmenliği ve tüm branşlarda varolan öğretmen açığının giderilmesi için önlemler alınmalıdır.Sınıf öğretmeni olarak
yetişmeyenler bu özel alnda görevlendirilmemelidir.
*Öğretmenlerin olumsuzluklar ve sorunlar nedeniyle emekli olma istekleri yeterli ücret ve saglıklı çalışma koşullarıyla
giderilmelidir.
*Atamalar adil ve dikkatli yapılmalıdır.
*Öğretmenler yeni teknolojik gelişmelerden haberdar edilmeli,okullar bu yönden zenginleştirilmelidir.
*Sınıf mevcutları düzenlenmeli,öğretmenlerin kalabalık sınıflarda eğitim-öğretim çalışmalarını sürdürememe sorunları giderikmelidir.
*Çalışan öğretmenlerin ücretleri iyi bir seviyede yaşayabilme standardı düzeyine çıkarılmalıdır.
*Eğitime hazırlık ödeneği,özel hizmet tazminatı yaygınlaştırılmalıdır.
*Herkese esas branşından ders verilmelidir.
*Yöneticiliğe geçişte temel olarak sınav,ek öğrenim,deneyim,başarı ve staj gibi nitelikler aranmalıdır.
Bahsedilen bu sorun ve istekler elbetteki öğretmenlerin ve öğretmenlik mesleğinin temel sorunları olmakla birlikte,sorunların
sadece bir kısmını teşkil etmektedir.Bir toplumun kalkınmasını sağlayan en önemli kurum hiç şüphesiz eğitim kurumlarıdır.Bu kurumun düzenli çalışmasında büyük payı olan öğretmenlerin,öğretmenlik mesleğinin niteliklerini en iyi şekilde yerine getirebilmesi için çalışma ortamı ve yaşam şartları elverişli olmalı ve bariz sorunlar ortadan kaldırılmalıdır.Bu gelecekteki bireylerin en iyi şekilde yetişmesini sağlayacaktır.
Unutulmamalıdır ki; M.K. ATATÜRK 'Öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.' diyerek öğretmenin toplum içindeki önemini belirtmiştir.
DİLEK BOZKIRLI 0499357-3/C dilekbozkirli@mynet.com
Insanlar ortak davranmak , hak aramak ,kendileri icin zor gunleri atlatabilmek icin örgutlenmek zorundadirlar.Bu onlar icin haktir.Sendikalar,uyelerinin hak ve cikarlarini koruyan örgütlerdir.Örgutlerin sendika olabilmesi icin toplu sözlesme ve grev haklarinin olmasi gerekir.Toplu sözlesme,calisanla isverenin isteklerini konusup kararlastirmasidir.Yani son söz toplu görusmede oldugu gibi isverenin degildir.Grev ise toplu sözlesmede calisan ile isverenin anlasamayip calisanin isverene isteklerini kabul ettirmek icin is birakmasidir.
Egitim sendikalari,egitim icin calisanlarin kendi sorunlarini ve egitimin genel sorunlarini guclu bir yaptirimla (sendikalarla) cözebilecegini dusunmektedir.
Egitim sendikasi ekonomik,demokratik,akademik,sosyal,mesleki özluk hak ve cikarlari koruyup gelistirmek,insanca yasamak,ulkemizde bilimsel,demokratik ve laik egitim sisteminin yerlesmesini amac ediniyor.
Egitim sendikasi egitim calisanlarinin;mesleki standartin dusmesi,branslarda acigin giderilmesi,her universite mezununun sinif ögretmeni atanmasi,atamalara torpil karismasi,sinif mevcudunun otuz ögrenciden fazla olmasi gibi mesleki sorunlarina;alinan maaslarin az olmasi,yipranma tazminati ödenmemesi,ek ders ucretlerinin dusuk olmasi,birlestirilmis sinif okutanlara ayni ucretin ödenmesi gibi ekonomik sorunlarina;dogum izninin yetersiz olmasi,cocuk yardiminin gunun kosullarina gore olmamasi,herkese konut saglanamamasi,rapor izin halinde ucretlerde kesinti yapilmasi,ödeneklerin zamaninda ödenmemesi gibi özluk ve sosyal sorunlara care aramaktadir.
Egitim sendikasi bu zamana kadar yaptigi calismalar sonunda,özluk ve sosyal haklarda gözle görulur duzelmeler kaydedilmis, atama, tayin ve terfi gibi konularda keyfi ve hukuk disi davranislarin önune gecmistir.Maas artislarini belirledigi dönemlerde gösterilen performansla kamuoyu destegi saglanmis ve ek zam alinmasini saglamistir.
Egitim Sen`in suanda Malatya`da 1500,Turkiye genelinde 132000 uyesi vardir.Ögretmen sayisi buna göre daha fazladir.Bu rakamlar ulkemizde örgutlenmenin gelismedigini gösterir.Egitim calisanlarinin zaman sikintisindan,cesitli baskilardan ve bilgisizlikten örgutlenmedikleri görulur.
Figen CAM Sinif Ögretmenligi 3/C 0499377 . figencam@mynet.com
ÖĞRETMEN SORUNLARİ
Öğretmenlik meswlsği;özveri,sabır,emek isteyen önemli bir meslektir.Zaten insanı insan yapmak zor bir işken ne yazık ki ögretmenlik mesleginin sorunlarla dolu olusu bu meslegi daha da zor bir hale sokmakta,bir problem diğerini doğurmakta, sorunlar yumağı içinde kalan öğretmen mesleğini icrada bir çok güçlüklerle karşılaşmaktadır.İşte bu noktada devreye giren öğretmen sendikaları nispeten problemleri çözmekte,sorunlara ışık tutmaktadır.Öğretmenlerin yaşadığı,öğretmen olacakların yaşayacağı,sendikaların saptadığı,mevcut sistemin çözüm bulamadığı öğretmenlerin sorunları şunlardır.
ğitimin işlevi öğrenciye bilgi ve beceri verilmesiyken,öğrenci yoğun bir bilgi yükleme işlemiyle karşı karşıya kalmıştır. Öğrenciler kişilik gelişimi,güven duygusunu8n oluşumu ve pekişmesinden uzak,tamamen anadolu,fen lisesi ve üniversite sınavlarına dönük bir programla yetiştirilmektedir.
_8 yıllık eğitimle birlikte;daha bilimsel bir hale getirildiği iddia edilen ders progralarındaki tek değişiklik ilk ve ortaokul programlarının birleştirilmesinden ibaret kalmıştır.
_Günlük ders saatlerinin fazla olması pedagojik açıdan sakıncalar içermekte ama bir türlü programlar degiştirilmemektedir.
ğitim-öğretim sistemi kişilik gelişimine imkan vermeli,bunun için rehberlik hizmetini sağlamalıyken bu çalışma yok denecek kadar azdır.
ğitim sistemi öğretmeni kıran,küstüren,ideallerinden uzaklaştıran aksaklık ve yanlışlıklarla dolu bir sistemdir.
_Altyapı eksikliği,araç-gereç yetersizliği,derslik ile öğrenci sayısı arasındaki uyumsuzluğun getidiği sorunlar artarak devam etmektedir.
_Çalışma ortamı sağlıksızdır.
_8 yıllık eğitime altyapı oluşturmadan geçmenin getirdiği sorunlar devam etmektedir.
ğitim ve öğretim ortamını bozacak kalabalık sınıflar mevcuttur.
_Derslik ve öğretmen açığı vardır.
_Genel bütçeden eğitime ayrılan payın her yıl daha da azalmaktadır.
_Parasız eğitim anlayışı neredeyse terk edilmek üzeredir.
_Yetersiz maaş aln öğretmenler geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda kalmaktadır.
konomik,sosyal,siyasal ve toplumsal etkilerden dolayı en verimli çağlarında emekli olma yoluna giden öğretmenlerin meslekten uzaklaşmalarını önlemek "Eğitimde beyin göçünü" ortadan kaldırmak için öğretmenlerin ekonomik,sosyal,siyasal,toplumsal hakları gözden geçirilmelidir.
_İşyerlerinin,okulların fiziki koşullarıolumsuz,sınıflar kalabalıktır.
_Mesleğe başlarken,yer değiştirirken,terfi ve tayinlerde haksızlık ve adaletsizlik yaşanmaktadır.
_Kendini yetiştirme,geliştirme olanakları kısıtlıdır.
mekli ikramiyesi yılların emeğinin karşılığı olmamakla birlikte birde emekli ikramiyesinin alınamayacağı korkusu bulunmaktadır.
_Çalışırken aldığı maaşı yetmeyen öğretmen emekli olup ek bir iş yapmak istemektedir.
_Öğretmenliğin toplum içindeki saygınlığının kaybolduğu düşünülmektedir.
ğitim-öğretim programları her yıl değişmekte ancak öğretmen program hazırlama aşamasında devre dışı bırakılmaktadır.
_Mesleki hastalıklarda artış görülmektedir.
_Öğretmenlere özel okul ve dershanelerden cazip teklifler gelmektedir.
_Okulların temizlik açısından sağlıksızdır.
_Yaptığı işin gereklerini ,sorumluluklarını önemsemeyen bir yönetici profili ortaya çıkmış iş başarısı ve iş verimi düşmüştür.
_Mesleki standart düşmüştür.
_Kadrolaşmayı önlemek amacıyla işe alma, tayin-nakil ve yükselmeyi adil ve eşit bir şekilde yapmak için objektif kriterler bulunmamaktadır.
_Sınıf öğretmenliği başta olmak üzere tüm branşlarda öğretmen açığı mevcuttur.
_Öğretmen açığının ve ihtiyaç fazlası öğretmen mezununun önüne geçmek için önlem alınmamaktadır.
_Sınıf öğretmenliği özel bir alandır.Sınıf öğretmeni olarak yetiştirilmeyenlerin bu alanda görevlendirilmesi sınıf öğretmenlerini mesleğe küstürmektedir.
_İl içi tayinlerde puan ve sıra sistemine uyulmamaktadır.
_Öğretmenler bulundukları yerde askerlik hizmetini yapamamaktadır.
_Büyük kentlerde görev yapan öğretmenlerin `'ı işyerlerine araçla gitmekte bu nedenle ekonomik,psikolojik vs. sorunlar ortaya çıkmaktadır.
_Zorunlu girilecek ders sayısını ve çeşidini arttıran uygulamadan dolayı öğretmenler kendi branşlarının dışında derse girmek zorunda kalmaktadır.
ÖĞretmen yetiştirmede karşılaşılan problemler ise şöyledir:
_Genç bir nüfusa sahip olan ülkemizde yüksek öğretim alanına gerekli yatırımların yapılmaması,istihdam sorunun çözülememesi ve diplomalı işsizler ordusunun oluşması öğretmen yetiştiren fakülteleri de olumsuz etkilemektedir.Öğretmen yetiştirme modelinde görülen aksaklıklar eğitimin olumsuzukları arasındadır.Uygulamadaki öğretmen yetiştirme yöntemleri ile öğretmen açıklarının kapatmak olanaklı değildir.Öğretmen yetiştiren kurumların eğitim programları öğrenciyi merkeze alan öğrenme tekniklerine göre düzenlenmelidir.
ğitim fakülteleri öğrencilerin kültürel etkinliklerde bulunabilecekleri merkezlerden uzaktır.
_Çok amaçlı lise ve yaşam boyu eğitim merkezlerinin mesleki teknik eğitim proğramalarında görev alacak öğretmenler eğitim fakültelerinde yetiştirilmelidir.
_Branş öğretmenleri alanla ilgili en az lisans düzeyinde eğitim almalıdır.
ğitim üniversiteleri kurulmalıdır.
_Lisans eğitşminde,öğrenciler son iki yılını uygulama içinde geçirmelidir.Yüksek öğretimin öğretim üyeleri,alanla ilgili lisans eğitiminden gelmrelidir.
_Öğretmenlerin hizmet içi eğitimi aksamadan ve sıklıkla gerçekleştirilmelidir.
IŞIK NOKAY 0499365-3/C inokay@stu.inonu.edu.tr
Devran ULUSOYSınıf Öğretmenliği 3-A 0499252
ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ
Eğitim ve öğretim sisteminde öğretmenin yeri nedir?
Ülkemizde yıllardır uygulanan eğitim sistemi; karmaşık, ezberci, eleyici, yönlendirmeden uzak bilgilerin aktarıldığı, aktarılan bilgilerin bireyin gelecekteki yaşamı ile uyumu olmayan ve yaşamla bütünleşmeyen bilgiler olması, program ve yöntemleri ise “tek tip insan yetiştirmeyi amaçlayan özellikleri ile çağın gelişmelerine ve teknolojik yeniliklere uzak olduğu söylenebilir.
Eğitim dizgesi içinde öğretmen: sadece bilgi aktarması ve öğrenciyi yarışlara hazırlayan veya belli kuralları kavratan, öğreten ve okuldaki süresinin bir an önce bitmesinin beklentisi içinde olan konumdadır.
Unutulmamalıdır ki günümüz dünyasında öğretmen bildiklerini kullanabilen, öğrencilerle ilgili ve destek uyandırabilen, bilgiye ulaşmanın yollarını öğretebilen, öğrenci merkezli eğitimi esas alan, kendini, çevreyi ve bulunduğu ortamı değiştirebilen, eğitimin bütün aşamalarına katılan mesleki özelliklerinin yanı sıra sanatsal incelikleri de benimsemiş bir kişilikte olmak durumundadır. Çünkü öğretmenlik mesleki olmasının ötesinde aynı zamanda bir sanattır.
Öğretmen olacak adaylara ne gibi önerileriniz var?
Öğretmen bilgiyi aktarmadan çok, öğrenciye öğrenmenin yöntemlerini öğretmeli.
Öğretmen-öğrenci ilişkisi bir alt-üst ilişkisi olmamalı, öğretmen ve öğrenci arsında güven sağlanmalı.
Öğrencilere yeteneklerinin olduğunu onlara sezdirilmeli ve de her öğrencinin yeterli olduğu bir dal bulunmalı.
En iyi öğrenme yönteminin birlikte çalışma yöntemi olduğuna göre öğretmen, öğrencileri birlikte çalışmaya teşvik etmeli.
Öğretmen öğrenciye kütüphaneye gitme, kitap okuma, kitap alma alışkanlıklarını kazandırmalı.
Öğretmen derslerinde toplumun içinde bulunduğu durumu eleştirmekten çekinmemeli.
Öğretmen bilişsel bakış açısına ve evrensel değerlere sahip çıkmalı.
Eğitimde üretim unsurunu ön planda tutmalı ve üretime yönelik uygulamalar içinde bulunmalı.
Sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklere katılmalı ve bu özelliğini öğrencilere aktarmalı.
Öğretmen öğretim dilini iyi kullanmalı.
Örgütlemeyi başarabilen, dirençli, kararlı, ısrarcı, özel yaşamı ve diğer bütün özellikleri ile örnek kişi olmalı.
Günümüzün yetişen öğretmen adaylarını nasıl değerlendirirsiniz?
Öğretmen yetiştirmenin tarihsel süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde, hedefleri belli, kurumsallaşmış, günün ihtiyaçlarına uyarlanmış, bilimsel yöntemler ışığında bir öğretmen yetiştirme politikasının olmadığı kolaylıkla görülecektir. Öğretmen yetiştiren fakülteler olumsuzlukların tipik bir şekilde yaşandığı kurumlardır. Öğretmen yetiştiren kurumların eğitim programları öğrenciyi merkeze alan öğrenme tekniklerine göre düzenlenmelidir.
Diğer alanlarda olduğu gibi öğretmenlik mesleğinde de kadrolaşma oluyor mu ?
Devlete bağlı bütün kurumlarda olduğu gibi eğitim alanında da gerici bir kadrolaşma mevcuttur. Okul müdürlüğünden bakanlığın en üst kademesine kadar eğitim kurumlarının bütün kademelerine çoğunlukla bu nitelikte kişiler atanmıştır.
Kadrolaşmanın temelinde eğitim sisteminin önemi yatmaktadır. Eğitime hakim olan anlayışın Türkiye’ ye de hakim olacağı açıktır.
Sizce iyi öğretmen hangi özelliklere sahiptir ?
Alan bilgisi, genel kültürü, insan sevgisi, toplumsal bilinci ve öğretmenlik becerisi üst düzeyde olan kimse iyi öğretmendir.
ÜLKEMİZDE ÖĞRETMEN YETİŞTİRMENİN TARİHSEL SÜRECİ
Öğretmenlik mesleği insanlık tarihi kadar eskidir. Ülkemiz 150 yıllık bir öğretmen yetiştirme deneyimine sahiptir.
Öğretmen yetiştirme uygulamasına ilk olarak Selçuklularda rastlıyoruz. Daha sonraki tarihlerde özellikle Osmanlılarda din ağırlıklı eğitim verilmesi için öğretmen yetiştirildiğini görüyoruz. Tazminat döneminde öğretmenin kendine ait meslek okullarında yetiştirilmesi uygulamasının başlatıldığını, Cumhuriyet yönetimine kadar değişik modellerle ve okullarda
öğretmen yetiştirildiğini görüyoruz.
Cumhuriyet yönetimi ile birlikte eğitim-öğretim alanında yaşanan yenileşmelere paralel olarak öğretmen yetiştirmede de yenilikler ve gelişmeler ortaya çıkmıştır. Köy Enstitüleri ile sürdürülen öğretmen yetiştirme politikası, köylünün kalkındırılma projesine uygun olarak geliştirilmiştir. Burada yetişen öğretmenlerin köylü ile özdeşleşen daha otantik bir işleve ve kimliğe sahip olduğunu söyleye biliriz. Köy enstitülerinden öğretmen yetiştirmenin yaparak yaşayarak öğrenmeye yönelik
olumlu bir atılım olduğunu, ülkenin kalkınmasında bu okullarda yetişen öğretmenlerin önemli katkılarının olduğunu görüyoruz. Daha sonraki yıllarda çeşitli siyasal nedenlere bağlı olarak bu okulların kapatılmasının ardında, Yüksek Öğretmen okullarının devreye konduğunu, bunun sonrasında ise öğretmen okulları, öğretmen yetiştiren fakülteler ile eğitim enstitülerinin öğretmen yetiştirmeye kaynaklık yaptığını biliyoruz. En son 1982 yılında yapılan değişiklik ile bu kurumlar tamamen üniversitelere devredilerek YÖK’ e bağlanmıştır.
ÜLKEMİZ ÖĞRETMENLERİNİN SORUNLARI
Çeşitli konularda sorunları olan öğretmenlerimizin sorunlarını aşağıdaki başlıklar altında inceleyelim.
MESLEKİ SORUNLAR:
Öğretmenlik sık sık değişen eğitim politikalarının siyasal iktidarların mağduru olması.
Mesleki standartlarının düşmesi, nitelikli öğretmenlerin yetiştirilememesi.
Sınıf öğretmenliği özel bir alandır, sınıf öğretmeni olarak yetişmeyenlerin bu alanda görevlendirilmesi.
Atamalarda siyasi tercihlerin ön planda tutulması.
Öğretmenlerin yeni teknolojik gelişmeler konusunda bilgilendirilmemesi.
Sınıf mevcutlarının fazla olması.
EKONOMİK SORUNLAR:
Çalışanların ücretleri her ay ilan edilen dört kişilik ailenin geçim standartlarının altında olması.
Yıpranma (özel hizmet) tazminatının ödenmemesi.
Ders ücretlerinin günlük harcamaların altında olması.
Öğretmenlerin büyük bir bölümü kirada oturmaktadır, öğretmenlere verilen kira yardımı günün koşullarına uygun değildir.
ÖZLÜK- SOSYAL SORUNLAR:
Her 5 yıla, bir yıl fiili hizmet tazminatının verilmemesi.
Doğum öncesi ve sonrası izinlerin yetersizliği.
Çocuk yardımının günün koşullarına göre düzenlenmemesi.
Doğum, ölüm ve evlilik yardımlarının az olması.
Çalışanlarının çeşitli ödeneklerinin zamanında ödenmemesi.
Öğretmenlerin farklı branşlarda ders vermesi.
Sendikal etkinlikleri engelleyen idari baskılar.
DEMOKRATİK SORUNLAR:
Öğretmenlerin siyaset yapmasının engellenmesi.
Öğretmen evlerinin ve ilksan’ ın öğretmenlerin elinde olmaması.
Demokratik haklarını kullanan öğretmenlerin cezalandırılması.
Mahkumiyetleri kaldırılan öğretmenlerin mesleğe dönüşlerinin yasaklanması.
Yöneticiliğe geçişte deneyim, adaylık dönemi gibi niteliklerin aranmadan geçiş yapılması.
Okul yöneticilerinin belirlenmemesi.
Devran Ulusoy devran_266@hotmail.com
Türkiye'de öğretmenlerin sorunlarını üç ana başlık altında toplayabiliriz :
1-Özlük sorunları:Atama,terfi gibi konularda yaşanan sorunlardır.Atamada genelde torpil ön plandadır.Milli Eğitimin
düşüncelerine ters düşen öğretmenler sürgüne gönderilmektedir.Yine MEB'in düşüncelerine ters olan öğretmenler terfi olma sıkıntısı yaşamaktadır.
2-Ekonomik sorunlarğretmenler günümüzde yoksulluk sınırının altında maaş almaktadırlar.EĞİTİM SEN'in yapmış olduğu ankette öğretmenlerin %68'i ek iş yapmaktadır.Zorunlu tasarruflar ödenmemekte,yıpranma tazminatı verilmemekte,verilen kira yardımı günün koşullarının çok altındadır.
3-Sosyal ve Kültürel sorunlarkonomik sorunlara bağlı olarak sosyal ve kültürel etkinliklerde ulunamamaktadır.Öğretmen
sinemaya,tiyatroya gidememektedir.Eğitim alanında kendini geliştirememektedir.Günlük gazete ve kitap alamamaktadır. Teknolojik aletlerden faydalanamamaktadır.Bunun yanısıra öğretmenlere eskisi kadar değer verilmemektedir.
Anayasanın 657. yasasında öğretmenlerin haklarını sınırlayıcı demokratik olmayan maddelere yer verilmiştir.Böylece öğretmenlerin özgür düşünebilmeleri kısıtlanmaktadır.
FERHAT TEMİZOĞLU0499321-3/B fetem@mynet.com
Günümüzde öğretmenlik mesleğinin sorunlarını üç ana başlık altında toplayabiliriz.Bunlar:
1-Özlük Sorunları
2-Sosyal ve Kültürel Sorunlar
3-Ekonomik ve Demokratik Sorunlar'dır.
Genel olarak öğretmenlerin sorunları şunlardırğretmenler sefalet ücretlere mahkum edilmiştir.İşyerlerinin,okulların fiziki koşulları olumsuz ;sınıflar kalabalıktır.Mesleğe başlarken,yer değiştirirken,terfi ve tayinlerde haksızlık ve adaletsizlik yaşanmaktadır.Kendini yetiştirme,geliştirme olanakları kısıtldır.Emekli ikramiyesine "el konulacağı" kaygısı bulunmaktadır. Öğretmenler ek iş yapmaya yönlendirilmiştir.EĞİTİM SEN'in yaptığı ankette Türkiye'deki öğretmenlerin % 68'i ek iş yapmaktadır.Öğretmenin toplum içindeki saygınlığı kaybolmuştur.Mesleki hastalıklarda artış görülmektedir.Öğretmenler teknolojik gelişmelere ayak uyduramamaktadır.Sinemaya,tiyatroya gidememektedir.Günlük gazete ve kitap alamamaktadır. Eğitim alanındaki gelişmeleri,süreli yayınları izleyememektedir.Sınıf öğretmeni özel bir alandır.Sınıf öğretmeni olmayanlar bu alanda görevlendirilmemelidir.Atamalarda siyasal tercih ön planda tutulmaktadır.İl içi tayinlerde "puan ve sıra" sistemine uyulmamaktadır.Öğretmenlere ulaşım bedeli ,zorunlu tasarruflar,yıpranma tazminatı verilmemektedir. Yapılan kira yardımı çok düşüktür.
Özlük sorunların başında ise doğum öncesi ve doğum sonrası izinler çok azdır.Çocuk yardımı günün koşullarına uygun değildir.Eğitim emekçilerinin konut sorunları vardır.Doğum,ölüm ve evlilik maaşları çok azdır.Çalışanların çeşitli ödenekleri zamanında ödenmemektedir.İşyerlerinde sendikal etkinlikler engellenmektedir.Rapor ve izin halinde ücretlerden kesinti yapılmaktadır.
Demokratik sorun olarak başta Anayasa olmak üzere,657 sayılı Devlet Memurları Kanunu demokratik değildir. Öğretmenlerin belli hakları kısıtlanmaktadır.Eğitim emekçilerinin siyaset yapmaları engellenmektedir.
Günümüzde öğretmenler örgütlü değildir.Türkiyede 600.000 öğretmenin 150.000'i örgütlüdür.
KaynakĞİTİM SEN SENDİKASIDIR.
SERKAN YURUL 0499301-3/B e0499301@stu.inonu.edu.tr
Konu:Sendikaların eğitim hakındaki görüşleri
Cumhuriyet rejminin uygulandığı ülkelerde insanlar eşit,aynı haklara sahip olarak doğarlar.Devlet bireyin haklarını kullanacağı ortamları sınırlandıramaz.Yönetim şekli demokrasi olan ülkelerde çoğunluğun yönetimi elinde bulundurduğunu görülmektedir.Bir kişi nekadar doğru düşünsede çoğunluk tarafından yönetilme durumu ile karşı karşıyadır.
Türkiye`de özellikle son zamanda eğitim alanında sürdürülen politikalar,Bu kurumun önemini gittikçe kaybetmesine sebep olmuştur.Demokrasinin gereğince insanlar aynı parti,dernek sendika çatıları altında birleşirken eğitimciler de eğitim sendikaları kurarak eğitime verilmesi gereken önemin verilmesi için birleşme çabaları içine girmişler.Farklı sendikalar kurulmasına rağmen ortak yönleri birleşmektedir.Sendikalar eğitim alanında karşılaştıkları sorunları şöyle dile getirmektedirler.
-Devlet eğitime gereken ilgiyi verememektedir.
-Öğretmenlere gereken ilgi ve öcret verilmemektedir.
-Özellikle son uygulamalardan sonra birçok(farkılı bölümlerden mezun olmuş kişilerin öğretmen olması ve bunların yeterli olmaması.
-Devlet okullarının bütçelerinin sınırlı olması.
-Okulların yeterince açılmaması bu nedenle sınıf mevcutlarının fazla olması.
-Milli eğitim`in kitap konusunda yeterince yeterli olmaması,birçok özel kitabın ortaya çıkması bunların yeterli olmaması.
-Hala birçok köyde karma sınıfların olması,tek öğretmenle hedeflerin yeterince gerçekleştirilememesi.
-Devlet okullarında okuyan öğrencilerin gelirlerinin düşük olması sebebiyle araç gereç eksikliği.
-Devlet parasız yatılı okullarının yaygınlaştırılmaması.
-Okul lojmanlarının yetersiz olması sebebiyle öğretmenlerin ulaşım zorluğu çektikleri.
-Okul aile bağlarının zayıf olması.
-Farklı dillerin konuşulduğu yerlerde öğretmen öğrenci arasında çıkan iletişim zorluluğu.
Sendikalar bu ve buna benzer bir çok sorunun ortaya çıkması sebebiyle varlık aqmaçlarını öne sürmektedirler.
Saygılar Sunarım
farukcetinkaya@mynet.com
Egitim-Sen`e göre bir arada olma,b,irlikte davranma ve paylaşma insanin ayir edici özelliğidir.bireyin gücünün ve verimliliginin sınırları bellidir.bundan dolayı insanın tek basına hareketi dogru bile olsa pek bir sonuç veremiyeceginden birlikte olma, gücü artıracaktır ve sonuç almayı kolaylastiracaktir.emekçilerin ortak davranma, hak arama ve kendisini güçlü hissetmesinin tek aracıdır.emekçilere, kendileri açisindan zor günleri asabilmenin yolunun örgütlülügün sürekliliğini saglamanin en az baslamak kadar önemli oldugu da bilinmelidir.tarih kitaplarei,kimi dönemlerde güçlerini birlestiren ancak daha ya örgütlülüklerini dagıtan ya da etkili bir araç haline getiremeyen emekçilerin hüzünlü öyküleriyle doludur.o halde sorunun kritik noktasi,emekçilerinyasami`yasanilasi bir hale getirmek için`inat etmelerinde yatmaktadir.örgütlenmek ,iyi
biryasam için inat etmektir. egitim-sen,binbir zorluk karşisinda,yasal engellere, baskilara,sürgünlere karsin iyi yasam isteyen egitim emekçilerinin inatlasmasinin bir ürünüdür.egitim sen inatlasmanin baska bir adidir.bu inatlasma egitim emekçisinin iyiye,güzele ve dogruya olan inanciyla pekisecek,egitim sen,tös`ten,töb-der`den,egit-der`den,egitim-iş`ten,egit-sen`den aldigi güçle kendisini türkiye`nin gelecegine tasiyacaktir.
ögretmen yetiştiren fakülteler olumsuzluklarin tipik bir sekilde yasandigi kurumlardir.ögretmen yetistirme modelinde görülen
aksakliklar,egitimin olumsuzluklar hanesinde yer almaktadir.uygulamadaki ögretmen yetistirme yöntemleri ile ögretmen
açiklarini kapatmak olanakli degildir.ögretmen yetistiren kurumlarin egitim programlari ögrenciyi merkeze alan ögrenme tekniklerine göre düzenlenmelidir.
ögretmenlerin meslekten uzaklasma nedenleri:
1-meslege baslarken,yer degistirirken,terfi ve tayinlerde haksizlik ove adaletsizlik yasanmaktadir.
2-okularin fiziki kosullari olumsuz;siniflarin kalabalik olmasi.
3-emekli ikramiyesinin yıllarin emegi karsiligi olmamasi.
4-ögretmenlik mesleginin toplum içinde sayginligini yitirmeye baslamasi.
5-çalısirken aldigi ücretin yetersizliginden dolayı ek is yapmaya baslamasi gibi nedenler ögretmen mesleginin baslica sorunlaridir.
egitim sen bütün olumsuzluklara karsin zorlayıcı,itekleyici ve ilerteci bir misyon üstlenmektedir
not:harf yazimi hatasi bilgisayardan kaynaklanmaktadir.
nevin karagöz betulnur@mynet.com
Bireysel ve toplumsal ilişkilerde haklı olmak bir anlam ifade etmez.Haklı olup sonuç alamamak,örgütsüz insanınen kısa tanımıdır.Günümüz insanı haklılığını,örgütlülüğü,aracılığıyla göstermekte ve sonuç almaktadır.Bu amaçla Eğitim Sen ve sendikalarkarşılaşılan sorunları birlikte tartışma ve çözüm üretmek amacıyla kurulmuştur.Bu örgütler üyelerinin haklarını ve çıkarlarını koruyan örgütlerdir.
Eğitim sisteminin ve emekçilerin sorunları ortadadır.Maaş artışlarındaki adaletsizlik ,sağlıksız çalışma ortamları,alt yapı
yetersizliği ,kalabalık sınıflar ,tayin ve terfilerde yaşanan keyfilik gibi sorunlarla karşı karşıyadır.
Eğitim sisteminde,her geçen gün sorunlar artarak devam etmektedir. Bu nedenle eğitimde yeni birtakım değişikliklere ihtiyaç duyulmaktadır.
Her alanda kendine özgü sorunların çözüm yolları bulunmaktadır.Ülemizde, birçok alanda yer alan sıkıntılarıntek nedeni
eğitim sistemindeki aksaklıklardır.Sosyal devletin bir ilkesi olan nitelikli ve parasız eitim anlayışı terk edilmektedir.Genel bütçeden de eğitime ayrılan pay,her geçen yıl azalmaktadır.Amaçlanan ise paralı eğitim kurumlarını yaygınlaştırmaktır.
Bireylerin bilimsel düşünmelerini sağlamaktan uzak,ezberci,yalnızca sınalara odaklanmış bu eğitim sisteminde fırsat eşitsizliği
her geçen yıl daha da derinleşmektedir.
Bu amaçla Eğitim Sen ve sendikalar,eğitim sorunlarıyla mücadele etmek,haklarını ve çıkarlarını korumak amacıyla kurulmuş örgütlerdir.
SALİHA FİDANLIGÜL 3-C 0499358 e0499358@stu.inonu.edu.tr
ÖGRETMENLERİN SORUNLARIğitim sistemimizde çeşitli sorunlar yaşanmaktadır bu sorunlarda ögretmenlerin bu meslekten soğumalarına neden olmaktadır onlar bu mesleğin eskisi gibi sevilip sayılmadığını düşünmektedirler.Öğretmenler maddi sıkıntılar nedeniyle bu mesleği artık en güvenilir meslek olarak görmüyorlar.Öğretmenler grev ve toplu sözleşme yapamamaları nedeniyle ezilen kesim olmaktadırlar. Öğretmenler ücret azlıgı nedeniyle ek iş yapmak istemekteler ve bu
nedenle okulda istenilen verimi verememekteler. Bu da eğitim sistemimizin büyük zarar görmesine neden olmaktadır. Öğretmelerin tayin ve tertiflerinde yapılan haksızlıklar da onların bu mesleğe soğuk bir tavır takınmalarına neden
olmuştur.
ÖĞRETMENLERİN BELLİ BAŞLI SORUNLARI
1.ücret yetersizliği
2.Tayin ve terfilerde yapılan torpiller
3.Öğretmenlere grev hakkı ve toplu sözleşme hakkı verilmemesi
4.Öğretmenlerin ulaşımda yaşadığı zorluklar
5.Öğretmelerin barınma sorunları
6.Çalışan bayan öğretmenlerin çocuklarını bırakacak yer olmaması
7.Doğum evlilik ölüm gibi günlerde maddi yardım yapılmalıdır
8.İzin durumunda ücret kesilmesi
9.Öğretmenlerin siyaset yapamamaları
10.Yöneticiliğe geçişte torpil yapılması
11.Kadrolaşmayla yüksek kesimlerdrki kişilerin bazı alanları yakınlarına peşkeş çekmek istemeleri
12.Öğretmenlerin emekli adı altındaki paralarının yetersizliği
13.Öğretmenlere yıpranma payının ödenmemesi
14.Meslek liselerinde çalışanların ders sayısının fazla olması
15.Sınav günleri meslek lisesinde çalışanların ücretinin kesilmesi
16.Ders ücretlerinin yetersizliği
BU VE BENZERİ SORUNLAR ÖĞRETMENLERİN BU MESLEKTEN UZAKLAŞMASINA NEDEN OLMAKTA VE ONLARIN VERİMLİ ÇALIŞMALARINI ENGELLEMEKTEDİR....
Çiğdem KINAY cigdem_kinay@mynet.com
Sendikalar,üyelerinin hak ve çıkarlarını koruyan,geliştiren örgütleme biçimleridir.Hakların alınması,korunması ve geliştirilmesiyle ilgilenirler.Çalışanlar yaşam düzeylerini yükseltmek,özgürleşmek ve kendi üzerinde nüfuzunu arttırmaya çalışanlara karşı koyabilmek için sendika gibi savunma örgütleri kurarlar. Eğitim ve öğretim sistemi sorunlar yumağı içindedir.Eğitimde yaşanan bu sorunlar ülke genelindeki sorunların bir yansımasıdır.Eğtim sistemimiz sefalet ücreti,sağlıksız çalışma ortamı,kalabalık sınıflar,dersilik ve öğretmen açığı,alt yapı yetersizliği gibi sorunlarla karşı karşıya bulunmakyadır.
Eğitimin genel sorunlarının ilk ayağı öğretmen yetiştirme sisteminin irdelenmesi,sorgulanması ve ideal öğretmen yetiştirme modelinin ortaya çıkartılmasıdır.Öğretmenlik mesleği insanlık tarihi kadar eskidir.Ülkemiz 150 yıllık bir öğretmen yetiştirme deneyimine sahiptir.Ülkemizde geçmişten bugüne sistemli ve düzenli bir öğretmen yetiştirme politikasının olmadığını ve bu konuda ciddi-somut gerçekçi çalışmaların yürütülmediğini görmekteyiz. Öğretmen niteliğinde çevresel,ailesel etkiler ile sosyal yaşam tarzında önemli etkileri olmaktadır.Eğitimin nitelikli ve kaliteli olabilmesi için öğretmen niteliğinin ve kalitesinin yükseltilmesi gerekmektedir.Öğretmenin özgür bir eğitim ortamında işini yürütebilmesi,eğitimde niteliğin artmasınaönemli bir etkendir.
ÖĞRETMENLERIN KARŞİLAŞTİĞİ EN ÖNEMLI SORUNLAR
-Ülkemizdeki eğitim-öğretim ortamının ²özgürlükten² yoksun oluşu.
-Kendini yetiştirme,geliştirme olanaklarının yetersizliği,
-Okulların fizikikoşullarının olumsuzluğu ve kalabalık sınıflarda ders yapmak zoruda kalışı,
-Mesleğe atanmada,yer değiştirmede,tainlerde uğradığı haksızlıklar,siyasal baskılar.
-Çalışırken aldığı ücret ve sosyal hakların yetersizliği,ek iş yapmak zorunda kalması.
-Toplumda var olan kariyer ve saygınlığının giderek yok olması.
-Sosyal,toplumsal mücadelelerde uğradığı haksızlıkların,gördüğü baskı ve cezalandırmalar.
-Meslekten atılma kaygısı.
-Özel okul ve dershane ile milli eğitim arasında bir seçim yapmak zorunda kalması.
-Mesleki hastalıklarda artış.
H.HILAL FİRAT -0499373 -3C-NÖ
Bütün olumsuz ve zor şartlara karşı en güvenilir meslek öğretmenliktir.Öğretmenler bilgi aktarmaktan çok öğretmenin yolunu ve yöntemini öğretmeli;öğretmen öğrenci ilişkisini güven ve sevgi ilişkisine dönüştürmek için çaba harcamalı; öğrencilerin yeteneklerini açığa çıkartacak zemin oluşturmalı;toplumsal siyasal,ekonomik ve evrensel değerlerle beslenmeli;insan sevgisi ve insan haklarını kavratmak amacını gütmelidir.
Dışardan görünen bütün cazipliğine rağmen öğretmenler kendi çoçuklarının öğretmen olmalarını istememekte ve meslekten erken ayrılmaktadırlar.öğretmenlerin meslekten uzaklaşma nedenleri; -Kendilerini yetiştirme,geliştirme olanakları kısıtlıdır.
-Okulların fiziki koşulları olumsuz,sınıflar kalabalıktır.
-Çalışırken aldığı ücretin yetmemesi nedeniyle emekli olup ek bir iş
yapmak istemektedir.
-Öğretmenliğin topluöm içindeki saygınlığının kaybolduğu düşünülmektedir.
-Özel okul ve dershaneler daha cazip gelmektedir.
Öğretmenlik sık sık değişen eğitim politikalarının, siyasal iktidarın mağduru olmuş,mesleki standart düşmüş,öğretmen yetiştirme niteliksiz hale gelmiştir.Öğretmenlerin erken emekli olmalarını önlemek için özendirici ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanmalıdır.Ayrıca öğretmenler yeni teknolojik gelişmeler konusunda bilgilendirilmelidir.Okullar araç-gereç yönünden zenginleştirilmeli,uygulamalı ve bilimsel eğitim olanakları yaratılmalıdır.
NITELIKLI ÖĞRETMEN NASİL YETIŞTIRILIR?
-Öğretmen bilgi aktarmaktan çok;öğreciye öğrenmenin yöntemlerini öğretmelidir.
-Öğreci-öğretmen ilişkisi bir alt-üst ilişkisi olmamalıdır.Öğretmen ile öğrenci arasında güven sağlanmalıdır.
-Gençlerin yeteneklerinin olduğunu onlara sezdirmeli ve de her gencin yetenekli olduğu bir dal bulunmalıdır.
-En iyi öğrenme yöntemi birlikte çalışma yöntemi olduğuna göre öğretmen öğrencileri birlikte çalışmaya teşvik etmelidir.
-Öğretmen,öğrenciye kütüphaneye gitme,kitap okuma,kitap alma alışkanlıkları kazazndırmalıdır.
-Ögretmen derslerinde toplumun içinde bulundugu durumu eleştirmekten çekinmemelidir.Toplumun içinde bulundugu sorunları ögrencilerle birlikte tartışmalıdır.
-Ögretmen bilimsel bakış açısına,evrensel degerlere sahip olmalı,dünyada ve ülkemizde barışı,insan hak ve özgürlüklerini
savunmalı,toplumda öncü rolünün gereklerini yerine getirmelidir.
-Egitimde üretim unsurunu ön planda tutmalı ve üretime yönelik uygulamalar içinde olmalıdıri.
-Sosyal-kültürel ve sanatsal etkinliklere katılmalı ve bu özelliğini öğrencilerede aktarmalıdır.
-Öğretim dilini iyi kullanabilmeli,en az bir yabancı dil bilmeli,
-Eğitim-öğretim sorunlarını belirleme,bu sorunları inceleme ve farklı açılardan görebilme yeteneğine sahip olmalıdır.
-Eğitim-öğretimin bütün aşamalarında;katılımcı,söz hakkı olan,karar alabilen ve yetki kullanabilen özelliklerde olmalıdır.
-Örgütlenmeyi başarabilen,dirençli,kararlı,ısrarcı,özel yaşamı ve diğer bütün özellikleri ile örnek kişi olmak durumundadır.
Bu kadar olumsuzluk ve güç şartlara rağmen öğretmenlik en güvenilir,en saygın mesleklerden biridir.
MEHMET KARATAŞ 0499324 3-B N.Ö
Eğitim sistemimiz evrensel insan hakları,eğitim gerekliliklerinden oldukca uzaktır.Bu sistem oldukca otoriter ve baskıcı olmakla beraber tektip düşünen,düşündüğünü söyleyemeyen,itaatkar,sorgulamaktan korkan bireyler yetiştirmektedir.
Siyasi bakımdan tam bir istikrarsızlık yaşadığımız şu günlerde Eğitim sistemimizin ve dolayısıyla Eğitim emekçilerinin yaşadığı sorunlar ülke sorunlarının sadece bir kısmını teşkil etmektedir.
Bu çerçevede Eğitim sendikasının sorunlarını ben genel olarak 3 ana çerçevede ele almak istiyorum.
1 ) Türkiyede bu kadar eğitim emekçisi varken bunlardan sadece 120000'inin Eğitim sen'e üye olmaları. Sadece küçük bir örnek olarak MALATYAYI ele aldığımızda yaklaşık 11000 öğretmen olduğu halde bunlardan sadece 1500 kadarının sendikaya üye olduklarını görürüz.Bu çok basit bir lörnek olarak algılanabilir ama acı bir gerçektirde.Neler olduğunu algılayabilmek için yapmış olduğumuz araştırmada kimi Öğretmenlerin öğrenim hayatları boyunca böyle bir sendikadan haberdar dahi olmadıklarını kimilerinin sendikadan somut biryararını görmediği içi,n kimilerinin devlet baskısından korktuğu için ve birde bence en önemlisi olan bu kurumun içinede siyasetin girmiş olmasından dolayı bu sendikaya üye olmamaktadırlar.
Oysaki Eğitim emekçilerimiz örgütlenmenin ne kadar önemli ve ne kadar caydırıcı bir etken olduğu konusunda yeterince aydınlatılmış olsalar ve bu sendikada objektiflik sağlanmış olsa(bunun yapılmadığı Eğit-sen'in çıkarmış olduğu EĞİTİM VE TOPLUM isimli dergide yeterince görülecektir)biraraya gelebilecek insan sayısı şu ankinin 10 katı olabilirdi.
2 )Grev ve toplu sözleşme içermeyen sendikalar yasası Bu yasa Eğitim emekçilerinin haklarını istemek için hiçbir şey
yapmamaları manasına gelir.şimdiki sendika yasasında sadece sendika kurmaya izin verilmiştir.Bu bütün sendika üyelerini küçük guruplara ve zayıf örgütlülüklere mahkum etmek demektir.Bu nedenle yasanın eksik ve yanlış yönlerine karşı mücadeleyi,örgütleme kampanyasına geçerek elde edilebileceğini ve bu günden yarını kazanmamız gerektiğini düşünmeliyiz.
3 ) Ekonomik yönden verilmekte olunan mücadele Ekonomik açıdan Eğitim emekçilerinin aldıkları maaşlara baktığımız zaman fakirlik sınırının çoktan altına inmiş ve hatta açlık sınırına doğru hızla ilerlemektedir.Eğer toplumun bugünü ve
geleceğinde en önemli şey olan eğitimin ;yani EĞİTİM EMEKÇİLERİNİN karınlarını doyurmazsak onların verdiği eğitimle nereye kadar gideceğimiz meçhuldur.
Sonuç olarak TÜRK insanının hala önemli bir kısmının köylü olduğunu düşünecek olursak sendikalaşma ve örgütlenmelerden haberlerinin olmadığı kendiliğinden gün yüzüne çıkacaktır.
İşte SINIF ÖĞRETMENLERİ olarak biz kendimizi geliştirerek öğrencilerimize en iyi şekilde yardımcı olarak eğitim seferberliğinde birer adım atmalıyoız.Çi,n bunu başardı...............................
??????????????????
TÜRKiYE'DEKi ÖĞRETMENLETRiN SORUNLARI
Öğretmenlerin sorunlarini su basliklar altinda toplayabiliriz.Bunlar;
1-Mesleki Sorunlar
2-Ekonomik Sorunlar
3-Özlük-Sosyal Sorunlar
4-Demokratik Sorunlar
5-Eğitim-Öğretim Dizgesine İliskin Sorunlar
6-Ders Kitaplari Sorunu
1-MESLEKi SORUNLAR=Öğretmenlik mesleği sıksık değisen politikalarin kurbani olmus ve mesleki standart düsmüstür.Binlerce kisi sinif öğretmeni olarak atanmistir.Bu atanan kisilerin mesleki yetersizlikleri göz önündedir.Birçok kaliteli öğretmense yanlis politikalar,ücret ve çalisma ortamlarinin olumsuz özellikleri yüzünden meslleklerinden ayrilmislardir.Atamalarda çesitli düzensizlikler yapilmaktadir.Okullar araç-gereç yönünden yetersizdir,siniflar kalabaliktir.Bunlarda öğretmenlik mesleğini olumsuz yönde etkiler.
2-EKONOMiK SORUNLAR=Ülkemizde eğitime ayrilan pay yetersizdir.Milli Eğitim Bakanliği çalisanlarinin tümüne yipranma payi ödenmemektedir.Verilen ders ücretleri yetersizdir.Her yil dönem basinda ödenen eğitim tazminati yetersizdir.Köylerde birden fazla sinifi okutan öğretmenlere ve 30'un üzerinde öğrenci okutan öğretmenlere fazla ücret verilmemektedir.
3-ÖZLÜK-SOSYAL SORUNLAR=Cezalari ve mahkumiyetleri bulunan eğitimciler yeniden mesleklerine dönememektedirler.Eğitimcilere sağlanan konut imkani yetersiz ve yaygin değildir.Okullarda hizmetli kadrolari yetersizdir.Doğum,ölüm,evlilik yardimlari yetersizdir.Çalisanlarin çesitli ödenekleri zamaninda verilmemektedir.
4-DEMOKRATiK SORUNLAR=Birçok Avrupa ülkesinde varolan toplu sözlesme,grev hakki ülkemizdeki öğretmenlere
sağlanamamaktadir.Eğitimcilerin siyaset yapmasini engelleyen faktörler vardir.Ülkemizin doğu ve güneydoğusunda yasanan
olumsuzluklar neticesinde birçok okul kapatilmistir.Birçok öğretmen sendikal haklarini kullandiği için cezalandirilmis,sürgün
edilmistir.Öğretmenlerin haklarini aramasinin önüne geçilmeye çalisilmaktadir.Milli Eğitim Bakanliğinin bazi kademelerinde
partizanlik yapilmis ve yetersiz kisiler görev basina getirilmistir.
5-EĞİTİM-ÖĞRETiM DiZGESiNE iLiSKiN SORUNLAR=Bütçede ayrilan kaynaklarin yetersizliği eğitimin yükünü velilere yikmistir.Bunun sonucu olarakda değisik amaçlarla paralar toplanmaktadir.Okula baslarken alinan kayit paralari,dergi ve kitaplardan alinan paralar ,perde,tebesir paralarinin toplanmasinda ögretmenler görev almak mecburiyetindedirler. Para alisverisinde öğretmenlerle öğrenciler yüzyüze gelmektedirler.Para veremiyen öğrenciler teshir edilmekte buda ögrencilerin kisiliğine yansimaktadir.
6-DERS KİTAPLARi SORUNU=Ders kitaplari içerik ve biçimsel olarak yeterli değildir.Kitaplar sık sık degistirilmektedir. Kiralik kitap uygulamasi yoktur.Kitaptaki bilgiler bireyi yasama hazirlayici ve bireyin yeteneklerini açiğa çikarmaya yönelik değildir.
SAYGİLARİMLA ÖMER AYAZ Sinif Öğretmenliği 3-C 0499356 serencam44@turk.net
Sendikalar hak alma örgütleridir.Ekonomik,demokratik,özlük-sosyal ve mesleki sorunlari ortadan kaldirmaya ugrasir.
Ben Egitim Sen temsilcileriyle görüsme yaptim.Bu nedenle Egitim Sen`in yapmak istediklerini ve yaptiklarini anlatip,üye sayisindan bahsedecegim.
Egitim Sen`e göre "En kötü örgütlülük örgütsüzlükten daha iyidir." Sivil örgütler olmayinca toplumda yolsuzluklar daha da
artacaktir.Toplum denetlenirse düzelme baslar.Çagdas insan örgütlü insandir.Bugün ülkelerin gelismislik düzeyini belirleyen kistaslarin basinda bir kisinin ne kadar çok örgüte üye olup olmadigi gelmektedir. Egitim Sen en basta grevli ve toplu sözlesmeli sendika hakki istiyor.Çünkü sendikanin bundan baska hicbir yaptirim gucu yoktur.Sendika grev ve toplu sözlesme ile özdestir.Grev ve toplu sözlesme olmazsa sendika olmaktan cikar dernek adini alir.
Egitim Sen milli gelirde esitsizlik,kadrolasma,haksiz tayinlerin yapilmasi,okullarin fiziki kosullarinin iyi olmamasi,siniflarin kalabalik olmasi,ögretmenlerin ekonomik,mesleki,sosyal,demokratik sorunlari vb. gibi daha bircok sorunla ilgilenmektedir. Ayrica Egitim Sen atama komisyonlarinda sendika temsilcilerinin de bulunmasini istiyor.
Egitim Sen`in Malatya`da 1500 Turkiye genelinde 132000 uyesi var. Bayan uyelerin sayisi erkek uyelerin sayisindan daha azdir.Bunun nedeni bayanlarin zaman darligindan sikayet etmeleridir.
Genel olarak uye sayisinin ögretmen sayisindan az olmasinin nedeni ise bir takim baskilar,zaman yetersizligi ve insanlarin hakkini arama isteginin olmamasidir. Egitim Sen`in calismalari sonunda bircok haksiz tayin önlenmistir.
Gunes PALTA Sinif Ögretmenligi 3/C 0499388
ÖĞRETMENLERE GÖRE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ VE ÖĞRETMENLİĞİN GÜNÜMÜZDEKİ
SORUNLARI NELERDİR?
Halkımızı, demokratik rejimin niteliği ve sorunları üzerine aydınlatmak konusunda okumuş, uyanık ve aydın yurttaşlarımıza büyük ödevler düşmektedir. Öğretmen, bağlı bulunduğu topluluğun uyanık ve aydın bir üyesi olarak, bugün toplum hayatında görülen önemli değişmelere ilişkin doğru bilgiler edinmelidir. Yeni toplumsal ve ekonomik gelişmelerin kültürel eğilimlerin farkına varabilmelidir.
Toplumumuzun uyanık ve aydın bir üyesi, çağdaş bilim ve tekniğin baş döndürücü gelişmesi sonucunda gittikçe küçülen
dünyamızın sorunlarına eğilen bir kimse ve nihayet önem ve değerini herkesin kabul ettiği öğretmenlik mesleğinin yetenekli bir üyesi olması gerekir.
Bu ödev ve sorumluluklar önünde, öğrenim çağında bulunan öğretmen adaylarımızın geniş bir genel kültür, sağlam bir branş
bilgisi ve yeterli bir meslek formasyonu ile yetişmeleri şarttır.Bugün ki toplumsal şartlar içerisinde vatandaş öğretmenden;
a) Çağdaş Türk Kültürü üzerinde önemli etkileri görülen değerler sistemini,
b) Bugün toplumumuzda meydana gelen toplumsal, ekonomik ve politik değişmelerin nedenlerini,
c) Son 25-30 yılda görülen demokratik gelişmeleri ve bu gelişmelerin toplumsal ve kültürel ilerlememiz bakımından kapsamını,
d) Halkın ön ayak olduğu toplumsal etkinliklere katılmada öğretmene düşen rolün önemini kavraması beklenir.
İşte bu ödev ve sorumlulukları yerine getirirken öğretmenin karşılaştığı sorunlar vardır. Bu sorunlar;
Öğretmenlik mesleği karşısında verilen maaşın yetersiz oluşu, ;Öğretmenlik mesleğinin saygınlığının azalması (HİÇ BİR ŞEY OLAMIYORSAN ÖĞRETMENDE Mİ OLAMIYORSUN?)
Öğretmenlik mesleğini icra ederken karşılaştığı sağlık sorunları (varis, stres, solunum yolları enfeksiyonu .....)
Geçim sıkıntısı nedeniyle ek iş yapması,
Konut, ulaşım sorunu
Yönetim ile ilgili sorunlar
Örgütlenememe ve siyasal hayata katılamama
Sosyal hayatının istediği gibi olamaması
Grev ve toplu sözleşme hakkının olmaması
Demokratik, sendikal haklarını kullandıklarında cezalandırılmaları
Öğretmenlik mesleğinin bütünlüğünü korumak ve onun toplum içinde saygınlığını arttırmak için öğretmenlerin meslek kuruluşlarını desteklemeleri gerekir. Eğer bir meslek sadece hükümetin veya devletin desteğine, yardımına bel bağlarsa o mesleğin tam anlamıyla gelişmesine imkan yoktur.
Kuvvetli bir mesleki birlik, aşırı politikacıların, eğit ve öğretim sorunlarını anlamayan çeşitli baskı gruplarının, yetersiz
yöneticilerin türlü müdahalelerle mesleğin gelişmesini engelleyen hareketlerini önlemeye de yarar.
KAYNAK KİŞİ : SAYGILARIMLA
Elazığ öğrt. Evinde konuştuğum NİZAM DOĞAN
İlköğretim öğretmeni SINIF ÖĞRT. (İ.Ö.) 3/A
Kadir SOLMAZ 5299230 can_bay@mynet.com
Ödev: Öğretmen Sendikasıyla Görüşme
Sendika: Eğitim-Sen
Görüşülen Kişi: Esan KAYA (Kurucu Üye)
ÇAĞDAŞ BİR EĞİTİM İÇİN; SENDİKA
Eğitimin, insanlığın geleceğini belirlemedeki önemi her geçen gün artmaktadır. Gelişimin dışında kalmak istemeyen ülkeler, eğitim alanına yatırım yapmaktalar.Ülkemiz ise eğitim alanında iyi bir durumda değildir. Dünya ülkeleri ile kıyasladığımızda büyük uçurumlar var. Örneğin Norveç’te eğitim harcamalarına ayrıla pay; kişi başına 1.912 $, İtalya’da 1.075 $, İran’da
86 $ iken, ülkemizde bu rakam 31 $’dır. Eğitim sistemimiz; çalışanların aldığı ücret, sağlıksız çalışma ortamı, kalabalık sınıflar, derslik ve öğretmen açığı, öğretmen yerleştirmede görülen aksaklıklar, altyapı yetersizliği, tayin ve terfilerde
yaşanan keyfilik ve benzeri sorunlarla baş başadır.
Son ekonomik kriz, eğitim alanındaki çalışanların bir kat daha yoksullaştırmıştır. Bütçeden eğitime ayrılan payın % 40 devalüasyonla reel olarak değer kaybına uğraması, zaten bitme noktasına gelen eğitim yatırımlarının tamamen durmasına yol açmıştır. Ülkemizdeki eğitim, evrensel insan hakları, uluslararası kabuller ve eğitim biliminin gereklerinden uzaktır. Baskıcı ve yasakçı bir anlayış, sistemi belirlemektedir. Sistem; özgüvenini kaybetmiş, itaatkar, tek tip düşünen, düşündüğünü söyleyemeyen, sorgudan korkan bireyler yetiştirmektedir.
Öğrencilere bilgiye ulaşmanın yöntemlerini öğretmekten çok, onlar birer bilgi hamalı görülmekte ve belki de geleceği açısından anlamı olmayan konuları ezberlemeye mahkum edilmektedir. Başarının kıstası not değildir. Çocukları bu yolla baskı altına almak, çocukların kişiliklerine olumsuz etki yapmaktadır.
Eğitim sistemi üniversite kapılarında yığılmaya ve sonrasında işsiz üniversite mezunlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Ders kitapları konusunda büyük sorunlar yaşanmaktadır. Kitaplar demokratik, bilimsel ve laik öğeler yerine; ezberci, ırkçı, gerici yönlendirmelerle doludur. Ve bunlar gibi çözüm bekleyen sorunlarla karşı karşıya olan bir eğitim sistemimiz var.
Eğitim emekçisi; hem kendi hem de eğitimin genel sorunlarını; ancak güçlü ve yaptırımı olan örgütlükler aracılığıyla çözebileceğinin farkındadır.
Eğitim-Sen (Eğitim Bilim ve Kültür Emekçileri Sendikası) genel anlamda eğitimin bilimsel, ulusal, demokratik ve çağdaş olması için emek sarf eden bir sendikadır. Bu sendikaya eğitim alanında çalışan herkes üye olabilir. Üyelerden maşının binde altısı alınır ve sendikanın giderlerinde kullanılır. Kesk’e bağlı bir sendikadır ve 96 şubesi vardır. 12 yıldır faaliyet sürdürüyor, sendikanın en büyük başarılarından biri olarak; şunu söyleyebiliriz: “memurlar sendika kurabilir” ibaresini Anayasaya ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ekletti. Bu başarının yanında bir çok haksızlığa karşı hukuki
yollarla karşı koydu. Her ne kadar kamuoyunda sendikanın amacı; çalışanların ücretini arttırmak görünse de; sendikanın amacını şöyle özetleyebiliriz:
Eğitim-Sen; ekonomik, demokratik, akademik, sosyal, siyasal, kültürel, hukuksal, mesleki ve özlük hakları koruyup geliştirmek, yaşama ve çalışma koşullarını insana yakışır bir düzeyde çıkartmak istiyor. Ülkemizin aydınlık geleceği için bilimsel, demokratik, laik ve parasız eğitim sisteminin yerleşmesini amaç ediniyor
seyfettinduman@yahoo.com
merhaba hocam,
Biz vermiş olduğunuz ödevi 3 kişiyle beraber hazırladık.(sermin,rifat,fatma)
Eğitim sen'e ilk gittiğimiz için kimseyi tanımıyorduk.gördüğümüz ilk masaya oturduk.oradaberaberce sohbet eden, ALI EFTER,FERMAN hocamız,NURHAYAT hocamız , SENEL hocamız ve HASAN hocamızla öğretmen sorunları hakkında konuşmaya başladık.yaklaşık 2 saate yakın sohbet ettik.Genel olarak bizlere değindikleri sorunları şöyle size sunabiliriz:Üye sayısının 1400 kişi olduğunu öğrenince neden bu kadar az?sorusuna verdikleri cevapuyarsızlık ve insanların bazı siyasi nedenlerden doğan çekinmeler,olduğunu söylediler.Daha sonra birleştirilmiş sınıflarda etkin öğretimin sağlanmasının çok zor olduğunu bu yüzden toplu eğitim ve öğretime geçilmesi gerktiğini söylediler. Artık bu birleştirilmiş sınıfların şehir merkezlerinde de görüldüğünü belirttiler.
Bilgisayarla eğitimi ne kadar gerçekleştirdiklerini sorduğumuzda; bize hizmet içi eğitim kurslarının verildiğini bunda da sadece öğretmenlere açma kapamanın öğretildiği belirtildi. Malatya'da yaklaşık olarak sadece _ öğretmenin bilgisayar bildiği söylendi. Öğrenci açısından da,öğrencinin bilgisayarlarla iletişim kuramadıkları belirtildi. Kısacası,öğrencilere verilecek kadar bilinmediği belirtildi.
Köy okullarında iletişim araçlarının yetersiz olması,kendi ihtiyaçları giderilmediği için merkez okullarından dilenmek zorunda kalmaları(hasan hocamızın deyimiyle),ILÇE MILLI EĞITIM MÜDÜRLÜKLERININ duyarsızlığı ve yetersiz çalışmaları sonucunda ,öğretmenlerin diğer faaliyetlerle uğraşmalarına ve bunun zaman kaybına neden olması,köy okullarına yeterli bütçe ayrılması.
Yani;anayasada belirtilen eğitimin parasız olduğu halde öğrencilerden yakacak yiyecek....vs.gibi ihtiyaçlar için para toplanması.
Başka bir sorun olarak,müfredat ve velilerden kaynaklanan sorunları dile getirdiler.Türkiye'de işe yaramayan insanların yönetici olarak seçilmeler bu da yönetim pedegojisinin olmadığını göstermektedir.B u nedenle okullar tapınak haline getirilmiş ve aynı türden insanlar yetiştirmek zorunda kalındığı belirtildi.
Teknik alt yapı yetersizliğinin eğitimdeki eksikliklerinden bahsedildi.8yıllık zorunlu eğitime geçildini ama bununla ilgili hiçbir alt yapı çalışmalarının olmaması nedeniyle,öğretmen ve öğrencileri birçok sorunla karşı karşıya getirmiştir.
Bizimeğitim sistemimizde kullanılan materyallerin çağa uygun olmadığı,eğitimin sürekli bir değişim içinde olması gerektiği ve bu materyalleri Avrupa'nın 19.yüzyılda kullandıklarına değinildi.Eğitim teknolojisinin yapı olarak çağın gerisinde kaldığı,Türk eğitimcilerinin tamamı özlük,demokrat haklarını ya bilmedikleri ya da bunların bir şekilde engellendiği belirtildi.
ögrencilere yetenekleri doğrultusunda eğitim ve öğretimin olmadığının üzerinde duruldu.
Son olarakta,öğretmenlerin mesleki mutsuzluğunun eğitimdeki verimi azaltacağını söylediler.Eğitimde seçiciliğin olmaması,bilimsellikten uzaklaşması,yaparak yaşayarak tekniğinin uygulanmaması,eğitimi gerçek amaçlarından uzaklaştırmaktadır.
NOT: HOCAM BU KONULARİ SİNİFTA KONUŞMUŞ OLSAYDİK DAHA DETAYLİ BILGI VERILEBILIRDI.ÇÜNKÜ BIRÇOK KİSMİ ATLAMAK ZORUNDA KALDİK.
SENDİKALARIN EĞİTİM ÇALIŞMALARI
EĞİTİM-SEN’İN EĞİTİMLE İLGİLİ AMACIoplumun bütün bireylerinin demokratik, laik,bilimsel,parasız ve kamusal bir eğitim almasını sağlamaktır.
EĞİTİM-SEN’NİN EĞİTİMLE İLGİLİ ÇALIŞMA KONULARI:
_Bilinçli bir üye topluluğu yaratmak amacıyla,kültürel,sanatsal,eğitsel toplantılar,salon ve açık hava toplantıları düzenler.
_Üyeler ve ailelerinin yaralanmaları amacıyla eğitim ve kültür tesisleri kurar.
_Üyelerinin mesleki bilgi ve tecrübelerini artırmak için,gelirinin %10 u oranında,kullanılmak üzere “Eğitim Fonu” adı altında bir fon kurar.
_Nitelikli öğretmen yetiştirmek için projeler üretir.Uygulanmasını sağlamaya çalışır.
EĞİTİM-SEN KAYSERİ ŞUBESİNİN EĞİTİMLE İLGİLİ YAPTIĞI ÇALIŞMALAR
_ Üniversite giriş sınavlarına yönelik parasız kurs açılmıştır.
_ Üyelerine ve yakınlarına yönelik ücretsiz saz kursu açılmıştır.
_ Finansmanı İsveç Eğitim sendikası tarafından sağlanan işyeri temsilcileri eğitimi semineri
28-29 Nisan 2001 de Erciyes dağında,D.S.İ. tesislerinde yapılmıştır.Seminere Yozgat,Kırşehir ve Kayseri’den toplam 75 kişi katılmıştır.
_ 17 Nisan 2001 de Kayseri Öğretmen evinde Köy Enstitüleri ile ilgili bir panel düzenlendi. Panele Erciyes niversitesinden Yrd.Doç. Dr. Mehmet ASLAN, Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. Mustafa ALTUNTAŞ panelist olarak katılmışlardır.Aynı gün sendika binasında Köy Enstitüleri ile ilgili bir belgesel gösterimi yapılmıştır.
_ 1 Eylül Dünya Barış Günü ile ilgili toplantı düzenlenerek müzik ve şiir dinletisi yapıldı.
_ 8 Mart 2001 günü Belediye düğün salonunda kadınlarla ilgili bir etkinlik düzenlendi.Ekinliğe , ulusal düzeyde gazeteciler katıldı.Kadınların sorunları ve çözüm yolları tartışıldı.
Eğitim-Sen Kayseri şubesinin Almanya GEW sendikası(Almanya Eğitimciler Sendikası) Krefeld şubesi ile ilişkileri devam etmekte olup,karşılıklı ziyaretler gerçekleştirilmektedir.
20-26 Mart 2001 de 4 yönetim kurulu üyesi 4 yönetim kurulu üyesi,15-25 Haziran 2001 de de 1 yönetim kurulu üyesi Almanya’ya giderek , Alman Eğitim Sistemini incelemiş ve orada çeşitli ziyaretlerde bulunmuşlardır. Ayrıca genel merkez tarafından düzenlenen eğitim seminerlerine ilgili sekreterler katılmaktadır.
Nurdan ALTUN 3/A İ.Ö. 5299240
ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ VE ÖĞRETMENLERİN SORUNLARI:
1960-1992 yılları arasında uygulanan fakat başarılı olmayan, Yedek Subay öğretmenlik,vekil öğretmenlik,öğretmenlik formasyonu uygulaması, mektupla öğretmen yetiştirme uygulaması, hızlandırılmış eğitim programları ile öğretmen yetiştirme uygulaması, formasyonsuz üniversite mezunlarının öğretmenliğe alınması, öğretmenin sosyal statüsünü etkilemiş, saygıdeğer bir meslek olan öğretmenlik, bu ucuz modeller yüzünden değerini yitirmeye başlamıştır.
Mesleki sorunlar:
Öğretmenlik mesleğinin,sık sık değişen eğitim politikalarının ve siyasal tercihlerin etkisinde kalması,mesleki standardın düşmesi.
Öğretmen açıklarının olması.
Sınıf öğretmeni olarak yetiştirilmeyenlerin,bu alanda görevlendirilmesi.
Özendirici ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanamadığı için,birçok öğretmen,erken emekli olmayı, istemek zorunda kalmaktadır.
Öğretmen atamalarında siyasal tercihlerin ön planda tutulması.
İl içi tayinlerde,"puan ve sıra sistemine" uyulmamakta "torpilli" olanlara öncelik tanınmaktadır.
Okulların,araç-gereç yönünden fazla zengin olmayışı ve uygulamalı,bilimsel eğitim olanaklarının yaratılmaması.
Sınıf mevcutlarının fazla oluşu.
Ekonomik sorunlar:
Eğitime 2001 yılında bütçeden ayrılan pay,%8.3 gibi yetersiz bir miktardır.
Bir öğretmenin maaşı,her ay ilan edilen dört kişilik aile geçim standartı düzeyine bile çıkartılmamaktadır.Öğretmen ek iş yapmak zorunda kalmaktadır.(öğretmenini,pazar yerinde limon satarken gören bir öğrencinin,ertesi gün ondan ders dinlemesi hoş değil!)
Zorunlu tasarrufların nemalarıyla birlikte geri ödenmemesi.
Tüm eğitim emekçilerine yıpranma(özel hizmet) tazminatı ödenmelidir.
Ek ders ücretleri günlük harcamalar göz önüne alınarak yükseltilmemektedir.
Büyük kentlerde görev yapan öğretmenlerin aylık ulaşım bedeli çok fazladır.
Öğretmenlerin büyük bölümü kirada oturmaktadır. Onlara yapılan kira yardımı günün koşullarında değildir. Hatta lojman yardımı bile yapılmamaktadır.
Özlük-sosyal sorunlar:
Evli,bekar,dul ayrımı gözetilmeksizin,öğretmenlerin konut edinmeleri sağlanmalıdır.
Rapor ve izin durumlarında ücret kesintisi yapılmaktadır.
Öğretmenlerin çeşitli ödenekleri (ek ders, yolluk,sağlık...vb.)zamanında ödenmemektedir.
Öğretmenlere,aylık karşılığı girmek zorunda oldukları dersler verilmektedir.
Doğum,ölüm,evlilik ve benzeri sosyal yardımlar cazip değildir.
Demokratik sorunlar:
Öğretmenlerin siyaset yapmasının engellenmesi.
Öğretmenler ekonomik,demokratik,sosyal ve özlük haklarıyla ilgili konularda söz sahibi olabilmelidir.
Okul ve kurum yöneticileri öğretmenler,diğer çalışanlar,veli ve öğrenci temsilcilerince seçilmemektedir.
Yöneticiliğe geçişte sınav,ek öğrenim, deneyim, başarı,adaylık dönemi ve staj gibi nitelikler aranmalıdır.
M.E.B'nın bazı kademelerinde liyakat,kariyer gibi ölçütler baz alınmakla birlikte partizanlık vardır.
Demokratik haklarını kullandıkları ve sendikal çalışmalara katıldıkları için pek çok eğitim çalışanı cezalandırılmış ve sürgün edilmiştir.
Eğitim-öğretim dizgesine ilişkin sorunlar:
Sınıflarda perde, tebeşir, dosya, kalem, spor paralarının öğretmenlerce toplatılması.
Para vermediği ya da veremediği için pek çok öğrencinin teşhir edilmesi ve bu durumun öğrenci kişiliğine yansıması.
Kitap seçiminde öğretmenin de bir hakkı olmalıdır.
Ders kitaplarında reklam, ezbercilik, ırkçılığın yerine demokratiklik, laiklik, bilimsellik ön planda olmalıdır.
52 99255 Canan SİRKECİ 3/B canansirkeci@mynet.com


LinkBack URL
About LinkBacks
gretmenlerimizin sorunları hakkında ne dersiniz?
gitim kurumlarımızı nasıl degerlendiriyorsunuz?
ğitimin işlevi öğrenciye bilgi ve beceri verilmesiyken,öğrenci yoğun bir bilgi yükleme işlemiyle karşı karşıya kalmıştır. Öğrenciler kişilik gelişimi,güven duygusunu8n oluşumu ve pekişmesinden uzak,tamamen anadolu,fen lisesi ve üniversite sınavlarına dönük bir programla yetiştirilmektedir.
uyarsızlık ve insanların bazı siyasi nedenlerden doğan çekinmeler,olduğunu söylediler.Daha sonra birleştirilmiş sınıflarda etkin öğretimin sağlanmasının çok zor olduğunu bu yüzden toplu eğitim ve öğretime geçilmesi gerktiğini söylediler. Artık bu birleştirilmiş sınıfların şehir merkezlerinde de görüldüğünü belirttiler.
oplumun bütün bireylerinin demokratik, laik,bilimsel,parasız ve kamusal bir eğitim almasını sağlamaktır.
Alıntı Yaparak Cevapla