Tam Lithium Sunset dinleme zamanı, saat yemeğe doğru güneş batıyor karşıdaki tepenin üstünden. Hele kızarsın ufuk, bakacağım dik dik, stres atmak için.
İnsanın aşkı, hasreti, kavuşmayı, ayrılığı aynı anda istediği anlardan biri. Akşam serinliğinde güneşe koşmayı özlemek gibi. Her günkü yatağında her zamanki gibi uykuya dalıp hiç uyanılmamış bir hayata uyanmak gibi. Avuçlarına bakınca çiçeklerin açması gibi parmak uçlarından. Rüzgarın estiği yöne doğru bir tüy salıp, ayrılmayı çabuklaştırmak gibi. Eski iplerin elleri acıtması gibi. Ne yaptığını bilmeden kalemi eline almak ve ne olduğunu bilmediğin şeylerden bahsetmek gibi. Hergünün diğerleri gibi başlayıp, kendisi gibi bitmesi gibi. Ölmeye hazırlanmak değil de, yaşamayı öğrenmek gibi. Suyun kaldırma kuvvetini de kandırma kuvvetini de bilmek gibi.
Nasıldır bilir misin hayallerin bir anda buharlaşıp gittiklerini fark etmek? Damarlarından çekilerek uzaklaşan bir sevda geriye sönmemiş bir ateş bırakır; onunla ne yapacağını bilemezsin. Sen çaresizliği tecrübe ederken o yakmaya devam eder. Yaktıkça acıya da alışırsın, varlığının bir parçası olur. Kalkmak, yürümek, çarşıya-pazara gitmek isteği uyanır derinlerde bir yerde, gidemezsin. Belki yeterince derinde değildir istek. Gitmeyi yeniden tanımlarsın, arkadan birilerini bırakmadan gitmenin mümkün olduğuna inanmak istersin. Oysa bilirsin ki bir parça hep kalacaktır geride, “ilerleme”nin kuralıdır bu. Ve ilerlemeyi emreder yeni aşklar daima. Herşeyin olduğu gibi kalmasını arzu ettiğin zamanlarda gelir başına ne gelirse. Esas olanın değişim olduğunu unutmanın bedelidir. İki kişinin beraber değişmesi onları birbirlerine yakınlaştırabilir de, birbirlerinden uzaklaştırabilir de. Belki hayatın ritmine direnmeyenlerin müzmin yalnızlığının arkasında bu yatmaktadır. Ya da bu yalnızca bir avuntudur yalnızlar için.
Kafası karışık olmak iyidir, genç kılar insanı. Ve ben her geçen gün daha çok gençleşiyorum. Makul olanı, benden bekleneni gerçekleştiremeyeceğim korkusu, bilgisi, öngörüsü rahatsız edici. Çıktığım bütün yolculukları tamamlamamı nasıl beklerler benden! İlla ki köprüden önceki son çıkışı mı beklemem lazım yaşamıma yön verebildiğim duygusuna ulaşabilmek için?
İlginç bir yük omuzlarımda, ayakta durmakta zorlanıyorum.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla