Gittikçe artıyor mutfaktan duyulan solucanların sesi. Biraz sonra buraya da gelecekler biliyorum. Duvardaki böceklerin gitmesini bekliyorlardır. Hiçbir zaman karşılaşmayı istemezler. Yataktan kalkmaya çalışıyorum, üzerimdeki fare yaptığı resmi henüz bitirmediğini söylüyor, yatıyorum. Pencere kenarında dans eden akrepleri fark ediyorum, ağlıyorlar. Bense eve gelen misafirlere pipisini göstermek için uykusundan uyandırılan bir çocuk ruhundayım. Burada daha fazla kalamayacağımı biliyorum. Beni en çok düşündüren; ölümün izinsiz aldığı hayatın en önemsiz ve en kısa anı olmasına rağmen en çok hatırlanan kısmı olması. Ve usulca, gizliden bırakıyorum kendimi bir garip sevince...