Nerede: bir yer…
Elimle koymuş gibi buluyorum yokluğunuzu hep aynı yerde. Bir kent adı gibi geliyor söyleyince kulağıma NERDE. Sanki bir otel adı bu; yastıkta uykular kırık. De ki, bi sahaf adı NERDE, cümle sayfalar sözünden eksik…
…tut ki; bi albino geçer kaldırımdan, gölgesiyle çapraşık…
Orada: bir meyhane…
‘’Ben’’ diyorum ‘’hiç içmedim ki, bi’ ıslığım olsun’’
Gülüyorsunuz, mezeye kesiyor gece böylece başlıyor serhoşluğumuz.
‘’kadeh’’ diyorsunuz ‘’kadehhh…’’ son sese dökülüyor nefesinizden bade. K’ler esnek, A’lar uzun, bi’ ıslık kımıldıyor anasondan ansızın. Başımı döndürüyorsunuz başımı, alkolle vaftiz ediyorsunuz, iki kaşım arasından Hindistan’ı.
‘’men’’ diyorum ‘’hiç, gitmedim ki, bi yalpam olsun’’
…anam, avradım olsun diyerek içiyorum kadehten adınızı.
Burada: bir meze…
Her unutuşun bi’ yankısı vardır, her hatıranın bir servi’si olduğu gibi... Hayır, hayır şimdi susun, ilk kez gidiyorum aklıma yüklenip olanca sesinizi…
…ben yine kime dokunsam yine, kediler ölüyor kışa.
Şurada: bir şarkı…
Faça bilir, bilse, bilse kelamı, sonsuz bir şimdide aks eder, evvel zaman selamı.
…’’dün’’ yazıldı yüzüme, ben artık iflah olmam.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


