Kirpiklerimden süzülüyor o yağmurun son damlası...
Giydiğim kabanın içine işliyor nem; Ve canından bezdiriyor bu rutubet insanın...
Bugün kederliyim, beterim bugün; Sesime ses değse çığlık oluyor
Üşüyor toprak, taşlar üşüyor; Vuslatı yakın eden yollar üşüyor
Bir kere daha gitme deseydim,
Kalır mıydın ki ?..
Son bir ısrar, son bir yakarış önünde!
Gururumu ayaklarımın altına alıp da
Çiğneseydim acımasızca,
Kal deseydim derin bir özlemle,
Gözlerine bakıp da titreseydi göz bebeklerim
Ve bir dokunuşunda düşecek kadar hüzün çökseydi kucağıma,
Yine de gider miydin ?..
Yumma gözlerini, uyuma bugün ; Bütün gölgeler akşam oluyor
Üşüyor yaprak, dallar üşüyor ; Savrulup yırtılan rüzgar üşüyor
Alacakaranlık dakikalarım.
Rüyalardan uyanmış gibiyim.
Ayrılığın kuyruğunda kalmış
Kırıntılarla yaşamak düşüncesi korkutuyor şimdi!
Her gecenin sonunda güneş doğar diyor şair,
Ama güneşin doğmayacağına hiç bu kadar inandırmamıştım beni!
Ve seni unutmak için güneşin doğmamasını hiç bu kadar dilememiştim ben!
Aklımdan çıkma istiyorum sevdiğim,
Mıh gibi çakıl kalbime,
Söküp de alamasın ölüm,
Görüp de dokunamasın...
Her titremesinde kalbimin,
Her çığlığında içlerimin
Ve her narasında hasretimin
“En özlenen” ve “En beklenen” vuslatı ol!
Oysa ben senden neler neler isterdim; Senli sevdalarda doğmak isterdim
Sabahlar isterdim, ASi ve MAVi; Büyüsün isterdim ışığın rengi
Ne zaman çok istesem gelme!
Biliyorum,
Avutmak için söylüyorum bunları!
Gelsen gülmez miyim çocuk gibi,
Şimdi şu kapıyı aralayıp da kollarını açsan ve sesleniversen,
Damarlarımın tuttuğu o yürekle koşmaz mıyım sarılmaya..
Yeni doğmuş bir çocuk gibi
Ayaklarımın üzerinde durmaya çalışmaz mıyım,
Titremez mi ellerim,
O yaşlar yanaklarımdan süzülüp,
Çene altımdan, göğsümü yalayarak düşmez mi yere,
Sana dokunmak için tiril tiril titreyen parmaklarım tutmaz mı ellerini ?..
Ama gel gör ki kötüyüm bugün; Sesime ses değse çığlık oluyor
Üşüyor toprak, taşlar üşüyor; Vuslatı yakın eden yollar üşüyor
Gecenin koruna atıp da gidişin beni, karanlıktan korkan bir çocuk gibi,
Sevginin, aşka tutsaklığın yalnızlığında ve bir başıma,
Kuyunun dibindeki taş gibi bir başıma,
Muhtaç bırak beni!
Ne zaman çok istesem gelme!
Gelme ki gözümde daha çok büyü!
Yumma gözlerini, uyuma bugün; Bütün gölgeler akşam oluyor
Üşüyor yaprak, dallar üşüyor; İçimde kış gibi bir mevsim üşüyor
Oysa ben senden neler neler isterdim; Senli sevdalarda doğmak isterdim
Sabahlar isterdim, ASi ve MAVi; Büyüsün isterdim ışığın rengi...
Ahmet Can Akyol


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




