AKP yerel seçimi boşuna öne çekmeye çalışmıyor...Üstelik kriz uyarısı düzenin kaymağını yiyen büyük sermayeden geliyor.
***
'Global krizi çok küçümsedik, 2008'i bu kadar kolay atlatmamız zor'
Dünyada gelişmiş ülkelerin kötü, gelişmekte olan ülkelerin ise iyi olduğu yeni bir dönem yaşandığına dikkat çeken Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yazıcıoğlu, 'Dünyada trend değişiyor. Piyasalar yeni baza oturuyor. 2008'de yatırımcılar aşırı risk almamalı, özellikle döviz kredileri konusunda' dedi
Radikal Gazetesi 03/01/2008
ESİN ÇTİNEL
2007 yılında dünyayı etkisi altına alan kredi krizini Türkiye'nin çok küçümsediğini ve neredeyse hiç hissetmeden atlattığını söyleyen Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mert Yazıcıoğlu, "2008'de global krizi ilk döviz kredilerinde hissedeceğiz. Çünkü bankalar yurtdışı borçlanmalarında bu etkiyi görmeye başladı" dedi.
2008'i 'bilinmeyenler yılı' olarak tanımlayan Mert Yazıcıoğlu, "2008 gerek bankacıların, gerek finansçıların, gerek sanayicilerin, gerekse yatırımcıların tahminine dayalı olmaktan uzak bir yıl. Dünyada bir trend değişiyor. Bu bilinmeyen bir düzen olduğu için her kesime risk almamasını öneririm" diye konuştu. Başta ABD ekonomisine ilişkin yoğun belirsizlik nedeniyle 2008'e ait rakamsal tahminde bulunmak istemediğini vurgulayan Yazıcıoğlu 2008 yılındaki olası senaryoları ve bunun ekonomilere etkilerini ise şöyle sıraladı:
Krizi çok küçümsedik: 2007'de biz global krizi çok küçümsedik. Türkiye ekonomisi çok sağlam olduğu için hemen hemen hiç hissetmeden atlattık. Ancak ilerleyen dönemde bu işin ciddiyetinin daha fazla anlaşıldığını görüyoruz. Eğer globalleştik diyorsak bu kadar büyük bir olayı bu kadar ufak atlatmamız bana biraz zor geliyor.
2008'de yurtdışı daha fazla etkilenecek: 2008 yılında da subprime krizine ilişkin yurtdışından daha kötü haberler almaya devam edeceğiz diye bekliyoruz. Bunun da Türkiye'ye daha fazla etkisi olacağını düşünmüyorum açıkçası. Ancak tabii ki bu etki kriz şeklinde değil. Biz her kötü şeyi kriz olarak algılayan bir toplumuz...
Krizi ilk döviz kredilerinde hissedeceğiz: Bunu nerede hissedeceğiz derseniz öncelikle döviz kredilerinde hissedeceğiz. Çünkü bankalar yurtdışı borçlanmalarında bu etkiyi görmeye başladılar. Dolayısıyla bunun reel sektöre kullandırılan dövizli kredilerin faizlerine yansıması gerekir.
Borçlanma faizimiz artacak: 2008 bilinmeyenler yılı... ABD faizi ne olacak bilinmiyor. Bu Türkiye'de de bir miktar bilinmesine karşın ABD için bir şey öngörmek zor. Bu ABD'deki faiz indirimi ne kadar sürer bilmiyorum ama bizim borçlanma faizimizin artacağı gün gibi ortada.
Evet kredi faizlerinde biraz yükseliş yaşandı. Ama bu, global piyasalardaki olayın büyüklüğü boyutunda olmadı. Biz bu etkiyi tam olarak yaşamadık, hissetmedik... Bence dünyadaki kredi piyasası yeni bir baza oturmaya başladı. Evet dünyadaki 'aşırı likidite bitti' tartışmalarında ben de evet yavaş yavaş bitiyor görüşüne yakınım.
Konut kredisi faizi 1'in altına ne zaman iner?: YTL yatırım enstrümanlarının oluştuğu türev piyasalar son yıllarda çok gelişti. Tüm tüketici kredilerinin fonlandığı piyasanın bu olduğu artık biliniyor. Bu, yurtdışından Türkiye'ye gelen orta ve uzun vadeli YTL cinsi enstrümanlardan oluşan bir piyasa. Risk iştahının değiştiği bir piyasada bu orta ve uzun vadeli piyasanın değişmesi de gündeme gelebilir.
Şimdi piyasanın en popüler sorusu 'Konut kredisi faizleri ne zaman yüzde 1'in altına iner?' Bu konuda bir tahmin yapmak için erken olduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar üç seneye kadar olan faizleri Türkler aldı, üç seneden uzun faizleri ise yabancılar. Yani ev kredilerinin yüzde 1'in altına gelmesi yabancıların bakışına bağlı. Bu nedenle yüzde 1'in altına ne zaman gelir konusunda yorum yapamıyorum. Buna karşın son aylarda yabancıların bono pozisyonunun azaldığını da söyleyebilirim.
YTL faizinde yön aşağı: YTL faizinde yön aşağı doğru ama orada da bilinmeyen ne kadar aşağı olacağıdır. 2007-2008 arası toplam dört puanlık faiz indirimi beklentisi vardı. Şimdi 2008'e kalan kısmın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda endişeler var. Ve bence Merkez Bankası doğru yapıyor. Yani faizleri beklentilerden daha geç indirmesi şahsi fikrime göre doğrudur.
Merkez 1-1.5 puanlık faiz indirimi yapmaz: Merkez Bankası'nın 2008 yılında daha temkinli ve daha düşük oranlı indirim yapacağını düşünüyorum. 1.5 yıl önce Merkez Bankası başkanı atamasında aksilikler yaşandı. Burada bir kredibilite sorunu oluştu. Şimdi Merkez Bankası kredibilitesini sarsacak bir risk almayacaktır diye düşünüyorum. Merkez Bankası'nın enflasyonda düşüş yönünde ciddi bir sinyal görmeden faizde aşırı indirime gideceğini sanmıyorum. Senenin ilk iki ayında dünyada trendin ne olacağı anlaşılacak diye tahmin ediyorum. Merkez Bankası da bunu görmek isteyecektir. Yani her ay 0.50-0.75 olmak üzere ilk iki ayda 1-1.5 puanlık bir faiz indirimi görmeyiz diye düşünüyorum.
Herkes temkinli olmalı: 2008 gerek bankacıların, gerek finansçıların, gerek sanayicilerin, gerekse yatırımcıların tahminine dayalı olmaktan uzak, kendilerini finansal dünyadaki dalgalanmalardan koruyaraktan geçirmeleri gereken bir sene.
18 yıldır bu işi yapıyorum, ilk defa gelişmiş ülkeler kötü, gelişmekte olan ülkeler ise iyi. Bu, dünyaya yeni bir şey. Artık iktisadi ortam değişti. Reel sektör değil, finansal ortam ağırlıklı oldu. Bu bilinmeyen bir düzen olduğu için risk almayın diyorum. Çünkü bu hepimiz için yeni. ABD'li için de, Türk için de. Dünyada trend değişiyor. Yani insanlara aşırı finansal risk almamalarını tavsiye ediyorum. Rakam vermekten kaçınıyorum çünkü ben de bilmiyorum.
Döviz kredileri kullananlar dikkat: Reel sektörde son beş yıldır kurlarda negatif artış nedeniyle döviz cinsi kredi kullanma eğilimi arttı. Ben olsam bu konuda bir miktar dikkatli olurdum. Döviz riskini dengeli tutardım. Yani aşırı risk alıp aşırı büyüme yerine dengeli olmalarını öneririm.
Enflasyonda ibre aşağı: Ana trendleri konuşursak enflasyon aşağı doğru gelecektir. Ancak Merkez Bankası'nın yüzde 4'lük enflasyon hedefini agresif buluyorum. Şahsi fikrim azalan bir enflasyon Merkez Bankası hedefini tutturamasa bile piyasalar tarafından çok olumlu algılanacaktır. 2008 yılında yaklaşık yüzde 5 bir büyüme bekliyoruz. Düşen bir enflasyon ortamı ve cari açıkta biraz azalma görebiliriz.
Bono faizleri O/N faizi izleyecek: Kısa vadeli faiz inerken, bono faizleri aynı oranda inmedi. Ben bir süre bono faizlerinin O/N (gecelik) faizlere yakın seyredeceğini düşünüyorum. Uzun vadeli faizlerin ise geçtiğimiz dönemde gecelik faizden çok daha aşağılarda oluşmasında yabancıların Merkez Bankası'nın faizlerini toplam dört puan civarında düşüreceği beklentisi etkili olmuştu. Tabii şimdi herkes daha temkinli.
Yabancıların reel sektöre ilgisi fazla: Türkiye'de bir şey gözden kaçıyor. Yabancı Türkiye'ye yalnız portföy yatırımıyla gelmiyor. Yabancının reel ekonomiye olan ilgisini biraz küçümsüyoruz. Reel kesime, sanayi ve yan sanayiye oldukça fazla yabancı ilgisi var. Evet portföy yatırımları kısa vadede piyasalar üzerinde belirleyici oluyor ancak reel kesime gelen yabancı talebi de söz konusu ve bu etkiyi törpülüyor. Belli sanayi sektöründe ciddi yatırımlar görüyoruz. Bu arada belli sektörlerde yabancılar konusunda biraz fazla eleştirel davranıyoruz diye düşünüyorum. Bunun başında da bankacılık sektörü geliyor.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=243327


LinkBack URL
About LinkBacks
TİNEL
Alıntı Yaparak Cevapla







