• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
46 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    arghenecon adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2005
    Mesajlar
    110
    Karizma Gücü
    0

    Yahudilere gerçekten Allah'ın vaadettiği toprak var mı?

    Hz. İbrahim'e dolayısıyla ibrani milletine Allah tarafından vaadedilen topraklar olduğu söylenir.Yahudilerde yüzyıllardır bunu gerçekleştirmek için çaba gösterirler,hatta bugün ABD 'nin bile Irak'ı işgal etme sebeplerinden birininde bu olduğu kanısında olanlar var.Ben bir Din kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenine sordum ve tam olarak 'hayır yok' cevabını alamadım hatta bana Kuran-ı Kerimde 'Arz-ı Marud' diye birşeyin olduğunu söyledi.Ama anlamını bilmiyorum. Biliyorsunuz bugünkü İsrail bayrağının ortasındaki yahudi yıldızının altında ve üstünde iki mavi şerit var.Bu çizgiler nil ve fırat'ı temsil ediyor.Yani Nil nehri ile Fırat nehri arasında kalan topraklar Allah tarafından vaadedilen toprakları simgeliyor.
    İslami inanışa göre yahudiler Allah tarafından lanetlenen topluluktur.Allah onları islah etmek için Hz. İbrahim'den Hz. İsa'ya kadar pek çok peygamber göndermiştir.Bu peygamberlerin hepside bilindiği gibi ibrani kökenlidir.Peki onca peygambere rağmen Allah onları nasıl islah edemez,Allah'ın herşeye gücü yeter ve Allah 'ol' deyince herşey olur Allah'ın sıfatlarından değilmidir? Ve Allah 'Ben sizi islah edemedim,lanet olsun size ' gibi birşey diyebilirmi? Biliyorsunuz Peygamberimizin ve arapların soyuda Hz.İbrahim'den gelmektedir.Düşünün en az ibraniler kadar bozulmuş,ve ibranilerle aynı babadan olan arapları bir peygamberle islah edebiliyorda yahudileri edemeyip lanetleyebiliyor.Aklım almıyor doğrusu.
    Eğer bu Allah tarafından yahudilere vaadilen topraklar doğruysa (doğruysa diyorum) bugün israil filistin ve arap savaşında yahudilerin haklı bir tarafı yokmudur?Bırakın siyonistleri masonları,en azından Hz.İbrahim ve Allah'a iman etmiş bütün ibranilerin yüzü suyu hürmetine,müslümansak Allah'a ve onun peygamberlerine iman ediyorsak vaadedilen toprakları yani Allah'ın birine verdiği vaadi gerçekleştirmek gerekmez mi?
    Müslüman olmak başka,arap olmak başka.Hz. İbrahim'in çocuğu olmazken kıpti bir kadınla evlenip Hz.İsmail dünyaya geliyor (Arapların soyu Hz.İsmail'dengelir).Fakat Hz. İbrahim'in kendi karısı olan sarah'dan Hz.İshak olunca(ve diğerleri) Karısı bir şekilde Hz.Hacer'i ve İsmail'i göndertiriyor.Geri kalan olayları biliyorsunuz.Acaba;bugün bitmeyen arap israil çekişmesi ve yahudilerin lanetlenmiş olması ,arapların reddilmelerinden dolayı süregelen yahudilere olan kinleri mi?Müslüman olan bütün toplumları sırf bu kinden dolayı bir inanç sisteminde onlara karşı düşman göstermeleri olamaz mı?Ben elhamdülüllah müslümanım ve Türk'üm.Müslüman olmam yahudilere(tümYahudilere)düşman olamamı gerektirir mi arapların sırf bu kininden dolayı ve dahası eğer Allah tarfından gerçekten onlara vaadedilen toprak varsa arap olmayan müslümanların tutumu ne olmalıdır?


    Saygılarımla!

  2. #2
    ayYILDIZteam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-12-2007
    Mesajlar
    313
    Karizma Gücü
    0
    abdd niye ırak ı işgal etti. zten onun için büyük orta doğu dedikleri tamamen inanç işi. hristiyanlar hz isa nın filistin civarında tekrar kendilerine döneceğine inanıyorlar ve filistin toprakları nın yahudiler in eline geçmesi ile geri geleceğine inanıyorlar bu yüzden her yıl milyarlarca dolr yardım geliyor hristiyanlardan israil e adamlar kendi tv programlarında gazetelerinde kanallarında söylüyorlar bunu

    yahudiler in haklı bir tarafı olsa o kadar çocluk çocğu başka topraklara sürüp coğuna da işkence etmezdi. saçma sapan bir yazı israil in hiçbri haklı tarafı olamaz. olsa bile bunu insancıl yollardan araması lazım. silahla değil. bana katil israil i savunma arkadaşım. o vaadedilen topraklar hikayesi uğruna milyonlarca masum insan canından malından oldu sen hala neyi kimi savunmaya çalışıyosun
    Bu mesaj en son " 14.01.08 " tarihinde saat 15:46 itibariyle Holocaust tarafından düzenlenmiştir...

  3. #3
    Misafiruye
    Ziyaretçi
    eğer yoksa Tevrat' a ekleyebiliriz abi neresi eksik söyle

  4. #4
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı arghenecon tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hz. İbrahim'e dolayısıyla ibrani milletine Allah tarafından vaadedilen topraklar olduğu söylenir.Yahudilerde yüzyıllardır bunu gerçekleştirmek için çaba gösterirler,hatta bugün ABD 'nin bile Irak'ı işgal etme sebeplerinden birininde bu olduğu kanısında olanlar var.Ben bir Din kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenine sordum ve tam olarak 'hayır yok' cevabını alamadım hatta bana Kuran-ı Kerimde 'Arz-ı Marud' diye birşeyin olduğunu söyledi.Ama anlamını bilmiyorum. Biliyorsunuz bugünkü İsrail bayrağının ortasındaki yahudi yıldızının altında ve üstünde iki mavi şerit var.Bu çizgiler nil ve fırat'ı temsil ediyor.Yani Nil nehri ile Fırat nehri arasında kalan topraklar Allah tarafından vaadedilen toprakları simgeliyor.
    İslami inanışa göre yahudiler Allah tarafından lanetlenen topluluktur.Allah onları islah etmek için Hz. İbrahim'den Hz. İsa'ya kadar pek çok peygamber göndermiştir.Bu peygamberlerin hepside bilindiği gibi ibrani kökenlidir.Peki onca peygambere rağmen Allah onları nasıl islah edemez,Allah'ın herşeye gücü yeter ve Allah 'ol' deyince herşey olur Allah'ın sıfatlarından değilmidir? Ve Allah 'Ben sizi islah edemedim,lanet olsun size ' gibi birşey diyebilirmi? Biliyorsunuz Peygamberimizin ve arapların soyuda Hz.İbrahim'den gelmektedir.Düşünün en az ibraniler kadar bozulmuş,ve ibranilerle aynı babadan olan arapları bir peygamberle islah edebiliyorda yahudileri edemeyip lanetleyebiliyor.Aklım almıyor doğrusu.
    Eğer bu Allah tarafından yahudilere vaadilen topraklar doğruysa (doğruysa diyorum) bugün israil filistin ve arap savaşında yahudilerin haklı bir tarafı yokmudur?Bırakın siyonistleri masonları,en azından Hz.İbrahim ve Allah'a iman etmiş bütün ibranilerin yüzü suyu hürmetine,müslümansak Allah'a ve onun peygamberlerine iman ediyorsak vaadedilen toprakları yani Allah'ın birine verdiği vaadi gerçekleştirmek gerekmez mi?
    Müslüman olmak başka,arap olmak başka.Hz. İbrahim'in çocuğu olmazken kıpti bir kadınla evlenip Hz.İsmail dünyaya geliyor (Arapların soyu Hz.İsmail'dengelir).Fakat Hz. İbrahim'in kendi karısı olan sarah'dan Hz.İshak olunca(ve diğerleri) Karısı bir şekilde Hz.Hacer'i ve İsmail'i göndertiriyor.Geri kalan olayları biliyorsunuz.Acaba;bugün bitmeyen arap israil çekişmesi ve yahudilerin lanetlenmiş olması ,arapların reddilmelerinden dolayı süregelen yahudilere olan kinleri mi?Müslüman olan bütün toplumları sırf bu kinden dolayı bir inanç sisteminde onlara karşı düşman göstermeleri olamaz mı?Ben elhamdülüllah müslümanım ve Türk'üm.Müslüman olmam yahudilere(tümYahudilere)düşman olamamı gerektirir mi arapların sırf bu kininden dolayı ve dahası eğer Allah tarfından gerçekten onlara vaadedilen toprak varsa arap olmayan müslümanların tutumu ne olmalıdır?


    Saygılarımla!
    Var, Tevrat'ta geçiyor.
    Bütün orada oturan halkları da önüne katacağım, hepsi sana kulluk edecekler diye yazıyor.
    Hatta ve hatta, Allah'ın yardımı ile kaç tane savaş kazanıyorlar, kaç şehri fethediyorlar.
    öncelikle Musa'ya veriliyor bu müjde, kendilerinin süt ve bal ile dolu olan vaadedilmiş topraklara gidecekleri.
    Evet, bu var Tevratta yazılmış.
    Musa öbür ürdün nehrini geçemiyor, onun yerine güvendiği kumandanlarından birini başlarına koyuyor israiloğullarının.
    Tabii oraya gidiyorlar, sonra gidip filistinlilerle(bugünki araplar değil) savaşıyorlar, yok kenanlılarla savaşıyorlar falan.

  5. #5
    signorezeki adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-01-2007
    Mesajlar
    1,304
    Karizma Gücü
    6
    Kur’an-ı Kerim ve Kitab-ı Mukaddes

    “Dünyanın sonu” insanlık tarihi boyunca hep ilgi çekici bir konu olarak gündemde kalmayı başarmıştır. Mitolojilerin ana temalarından biri olan Son fikri, ideolojilerin hedeflerini belirledikleri yeryüzü cenneti, Kaotik ya da sınıfsız yeryüzü cenneti, Mehdi ya da Mesih’in kuracağı altın çağ gibi gelecek tasarımlarına da kaynaklık etmiştir. Dinler tarihinde “Eskatoloji” başlığı altında araştırılan Kıyamet öncesi ve sonrası dünyanın geleceğine dair inanç ve görüşler vaad ve tehditler özellikle Ortadoğu merkezli dinsel söylemlerde Ahirzaman’da yaşanacak büyük bir savaş ve ertesinde gelişecek olaylar dizisi ile açıklanmıştır.

    Özellikle Yahudilikte söz konusu edilen İbrahim’den Yakub (İsrail)’in soyu olan İsrailoğulları’na vaad edilen topraklar (Arz-ı Mev’ud) ve bu topraklar üzerinde yapılacak olan Armageddon savaşının yaşanacağına dair gelecek tasarımı Hristiyan kültürde Yeni Ahid’in son bölümü olan “Vahiy” bölümünde daha da geliştirilerek bugüne kadar taşınmıştır. Eski Ahid’de İsrailoğulları’na vaad edilen toprak olarak “Eretz Yisrael” ‘in kurulması ve beraberinde Süleyman soyundan beklenen Mesih’in İsrail’in başına geçmesi ona karşı saldıracak olan şeytanın ordusunu yenmesi beklenmektedir. Kurtarıcı ve Deccal’in savaşı fikri Eski Ahid kaynaklıdır ve biraz önce belirttiğimiz gibi Yeni Ahid’de daha da geliştirilmiştir. Üç Dinsel söylemin Kudüs merkezli bir savaş fikrinde benzer bir kültür üretmeleri en azından Dinler tarihi açısından incelenmesi elzem bir durumdur.

    Eski Ahid’i okuduğumuzda İsrail’in varoluş amacının erdemli toplumun inşası olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Eski Ahid’de konuşan Rab İsrailoğullarını erdemli, evrensel ahlakın hizmetinde oldukları sürece sevmekte ahdini de bu merkezde meşru görmektedir. Eski Ahid’in bir çok yerinde bu erdemliliğe aykırı hareket eden ve bunu soydan gelen bir seçilmişlik olarak hatalı biçimde algılayan israiloğullarına karşı Rabb’in sert ve tehditkâr tavrını okumaktayız. İsrail’in kurulmasının değil meşru temellerle yaşamasının önemine dikkat çeken Eski Ahid meşru temelleri olmayan bir İsrail’in bizzat Rabb tarafından helak olacağını gayet net biçimde bir tehdid olarak okumaktayız. Bu anlamda “İsrail” ülkesi bir soyun her ne pahasına olursun egemen olacağı bir işgal devleti değil, Bereketli topraklarda sadece Allah’a kulluk edilen barış ve esenlik yurdu anlamına gelmektedir.

    Benzeri bir söylemi Kur’an’da konuşan Rabb’in kelimelerinde de görmekteyiz. Bilindiği üzere Kur’an apaçıklık özelliğiyle içeriğinde kapalı-şifreli mesajlar barındırmaz. Ancak Kur’an geleceğe dair vaad ve tehditler içeren bir kitaptır. Bunun örneğini İlk dönem muhataplara geleceğe dair bir bilgi özelliği taşıyan Rumlarla ilgili haberi örnek verebiliriz. (bkz. 30/1-6.ayetler) Yine dünyanın sonu geldiğinde hangi olayların yaşanacağına dair tasvirler de örnek verilebilir. Kur’an bu anlamda ısrarla konu edindiği İsrailoğulları’nın takvayı değil ırk’ı belirleyen kıldıkları cahili anlayışını sonuçlarını da Kur’an’da bir uyarı sadedinde konu edinmesi ibret vericidir. Yahudi kültürünün aksine Kur’an İsrailoğullarının yeryüzünde çıkartacakları son fesad’ı (terör&#252 Kıyametin bir alameti ya da Dünyanın sonunun başlangıcı olarak takdim etmez. Bu son İsrailoğulları kavminin kendi elleriyle işledikleri zulümler yüzünden karşılaşacakları acı bir son olabilir. Dolayısıyla geleneksel rivayet kültürünün israiliyat kültüründen etkilenmesiyle oluşturulan ahirzamanda israilin yokoluşu ve mehdi/mesih’in gelişi söyleminin Yahudi ve hristiyan söylemlerinden kurgu itibariyle bir farkı yoktur.

    Hristiyan düşüncesine göre bölgede her ne pahasına olursa olsun “Israel” adında bir ırk devleti kurulmalıdır. Bu Irk devleti kurulmadığı sürece Mesih İsa yeryüzüne inmeyecektir. Mesih’e bağlanmayanlar zaten kurtulamayacaklarından Mesih’in gelmesini geciktirerek kurtulmuşlara eziyet etmektedirler! Bu yüzden işgal, çevre katliamı, talan ve her türlü ifsad (terör) Mesih’in gelmesi ve kurtulmuşların kurtulması pahasına mübah hale gelmektedir. İşte bu şeytani düşünce Hristiyan-Siyonist ittifakını doğurmuştur.

    İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedînejat’ın Avrupa’da yaşanan Yahudi soykırımının İsrail’in kurulması için meşru bir zemin olmadığı gerçeğini dile getirmesi bu açıdan anlamlıdır. Başka bir coğrafyada yaşanıldığı iddia edilen (en azından abartılan) bir soykırım başka bir soykırımın haklı gerekçesi, bir ülkenin işgalinin ve o topraklarda yaşayan bir halkın yokedilmesinin izahı olarak sunulmaktadır.

    Ailesini Nazi toplama kamplarında kaybetmiş bir araştırmacı olan Norman Filkenstein’ın “Soykırım Endüstrisi” (Söylem Yay.) isimle eserinde kavramsallaştırmasıyla ifade edecek olursak Soykırım (Holocaust) Siyonistlerce bir endüstriye dönüştürülmüş, üzerinden para kazanılan, her türlü rantın ve zulmün meşrulaştırıcısı bir işleve alet edilmiştir. Holocaust öylesine kazançlı bir endüstridir ki hem yapılan tüm Siyonist eylemlerin sebebi hem de bu eylemlerin eleştirilemezliğinin kalkanıdır. Önce siyonizmi Yahudilikle eşitleyen sonra da “Yahudi Soykırımı” söylemiyle siyonizmin politikalarını dokunulmaz kılan bu yaklaşım tarihin istismarından başka bir anlam ifade etmemektedir.

    Bu bağlamda Ahmedînejat’ın İşgal gücü olan Siyonist İsrail’in haritadan silinmesi gerektiğine dair söylemi büyük oranda gerçeklik ve gereklilik içeren bir anlama sahiptir. Bu gerçekliği ifade eden farklı kişi ve kurumlar çılgın bir antisemitizmden hareket etmemektedirler. Aksine antisemitizmi de ırkçılığı da lanetleyen hem Eski Ahid hem Kur’an hem de sosyolojik gerçeklerin teyid ettiği bir noktaya parmak basmaktadırlar.

    Şimdi Kur’an’ın konuyla ilgili vaad-uyarı ve tehditlerine bakalım:

    بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

    وَآتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِّبَنِي إِسْرَائِيلَ أَلاَّ تَتَّخِذُواْ مِن دُونِي وَكِيلاً

    Biz, Musa'ya Kitab'ı verdik ve İsrailoğullarına: &#171enden başkasını dayanılıp güvenilen bir rab edinmeyin» diyerek bu Kitab'ı bir hidayet rehberi kıldık. 17/2

    ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ إِنَّهُ كَانَ عَبْدًا شَكُورًا

    Ey Nûh ile birlikte gemide taşıdığımız kimselerin nesli! Şunu bilin ki Nûh çok şükreden bir kul idi. 17/3

    وَقَضَيْنَا إِلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ فِي الْكِتَابِ لَتُفْسِدُنَّ فِي الأَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْلُنَّ عُلُوًّا كَبِيرًا

    Kitapta İsrailoğullarına şu hükmü verdik: «Muhakkak siz yer (yüzün) de iki defa bozgunculuk çıkaracaksınız ve oldukça 'kibirli bir yükselişle' muhakkak 'kibirlenip-yükseleceksiniz'. 17/4

    فَإِذَا جَاء وَعْدُ أُولاهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَادًا لَّنَا أُوْلِي بَأْسٍ شَدِيدٍ فَجَاسُواْ خِلاَلَ الدِّيَارِ وَكَانَ وَعْدًا مَّفْعُولاً

    Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşarak (sizi) aradılar. Bu, yerine getirilmiş (kuvveden fiile çıkmış) bir vaad idi. 17/5

    ثُمَّ رَدَدْنَا لَكُمُ الْكَرَّةَ عَلَيْهِمْ وَأَمْدَدْنَاكُم بِأَمْوَالٍ وَبَنِينَ وَجَعَلْنَاكُمْ أَكْثَرَ نَفِيرًا

    Sonra onlar üzerinde size tekrar egemenlik verdik, mallar ve oğullarla sizi güçlendirdik ve sizi toplum olarak çoğalttık. 17/6

    إِنْ أَحْسَنتُمْ أَحْسَنتُمْ لِأَنفُسِكُمْ وَإِنْ أَسَأْتُمْ فَلَهَا فَإِذَا جَاء وَعْدُ الآخِرَةِ لِيَسُوؤُواْ وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُواْ الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُواْ مَا عَلَوْاْ تَتْبِيرًا

    "İyi davranırsanız, kendiniz için iyi davranmış olursunuz. Kötü davranırsanız yine kendiniz içindir. Sonuncusunun zamanı gelince, sizi kedere boğacaklar ve ilk defa girdikleri gibi mescide girecekler. Ele geçirdiklerini yerle bir edecekler." 17/7

    عَسَى رَبُّكُمْ أَن يَرْحَمَكُمْ وَإِنْ عُدتُّمْ عُدْنَا وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِرِينَ حَصِيرًا

    Umulur ki, Rabbiniz size merhamet eder, fakat siz (bozgunculuğa) dönerseniz biz de (sizi aşağılık kılmaya ve cezalandırmaya) döneriz. Biz, cehennemi kafirler için bir kuşatma yeri kıldık. 17/8

    إِنَّ هَـذَا الْقُرْآنَ يِهْدِي لِلَّتِي هِيَ أَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِنِينَ الَّذِينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْرًا كَبِيرًا

    Gerçekten bu Kur’ân insanları en doğru yola, en isabetli tutuma yöneltir. Güzel ve makbul işler yapan müminlere nail olacakları büyük mükâfatı müjdeler. 17/9

    ِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

    ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ أَيْنَ مَا ثُقِفُواْ إِلاَّ بِحَبْلٍ مِّنْ اللّهِ وَحَبْلٍ مِّنَ النَّاسِ وَبَآؤُوا بِغَضَبٍ مِّنَ اللّهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الْمَسْكَنَةُ ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُواْ يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللّهِ وَيَقْتُلُونَ الأَنبِيَاء بِغَيْرِ حَقٍّ ذَلِكَ بِمَا عَصَوا وَّكَانُواْ يَعْتَدُونَ

    Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah'ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir. Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır. 3/112

    سْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

    وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّهِ مَغْلُولَةٌ غُلَّتْ أَيْدِيهِمْ وَلُعِنُواْ بِمَا قَالُواْ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِ يُنفِقُ كَيْفَ يَشَاء وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم مَّا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًا وَأَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاء إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ كُلَّمَا أَوْقَدُواْ نَارًا لِّلْحَرْبِ أَطْفَأَهَا اللّهُ وَيَسْعَوْنَ فِي الأَرْضِ فَسَادًا وَاللّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُفْسِدِينَ

    Yahudiler dediler ki: "Allah'ın eli(güc&#252 bağlıdır." Kendi elleri bağlandı/elleri bağlanasıcalar! Söylemiş oldukları yüzünden lanetlendiler. Söylediklerinin aksine, Allah'ın iki eli de(tüm güc&#252 alabildiğine açıktır; dilediği gibi bağışta bulunur. İnan olsun ki, Rabbinden sana indirilen, küfür ve taşkınlık yönünden onları iyice azdıracaktır. Onların arasına, ta kıyamet gününe kadar düşmanlık ve nefret atmışızdır. Ne zaman savaş için bir ateş yaksalar, Allah onu söndürür de onlar yeryüzünde yine bozgunculuğa koşarlar. Ama Allah, bozguncuları sevmez. 5/64

    Maide (5) 64.ayet-i kerime Yahudi kültürel kimliğinin münker üzere şekillendiğini yeryüzünde bozgunculuğa koşmanın Ahdi bozmanın cezasının da çetin olacağını belirtmektedir. Soy olarak üstünlük düşüncesi şeytani bir düşüncedir. Oysa kişiler ancak doğru oldukları sürece Allah’ın seçkin kullarıdırlar:

    سْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

    وَإِذِ ابْتَلَى إِبْرَاهِيمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَأَتَمَّهُنَّ قَالَ إِنِّي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ إِمَامًا قَالَ وَمِن ذُرِّيَّتِي قَالَ لاَ يَنَالُ عَهْدِي الظَّالِمِينَ

    Bir zaman Rabbi İbrâhim'i birtakım kelimelerle sınamış, o da onları tamamlayınca: "Ben seni insanlara önder yapacağım" demişti. "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" dedi. (Rabbi): "zâlimlere ahdim ermez (onlar için söz vermem!)" buyurdu. 2/124

    أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ أُوتُواْ نَصِيبًا مِّنَ الْكِتَابِ يُؤْمِنُونَ بِالْجِبْتِ وَالطَّاغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ هَؤُلاء أَهْدَى مِنَ الَّذِينَ آمَنُواْ سَبِيلاً

    Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Müşrikliğe ve yanlış doktrinlere inanıyorlar ve müşrikler için, "Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadır," diyorlar. 4/51

    أُوْلَـئِكَ الَّذِينَ لَعَنَهُمُ اللّهُ وَمَن يَلْعَنِ اللّهُ فَلَن تَجِدَ لَهُ نَصِيرًا

    "Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah kime lanet ederse artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.” 4/52


    قُلْ هَلْ أُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَلِكَ مَثُوبَةً عِندَ اللّهِ مَن لَّعَنَهُ اللّهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ الْقِرَدَةَ وَالْخَنَازِيرَ وَعَبَدَ الطَّاغُوتَ أُوْلَـئِكَ شَرٌّ مَّكَاناً وَأَضَلُّ عَن سَوَاء السَّبِيلِ

    De ki: "Allah katında ceza olarak bundan daha kötüsünü size bildireyim mi? Allah'ın lanetlediği, üzerine gazap indirdiğidir o. Allah böylelerinden maymunlar, domuzlar ve tağut uşakları yapmıştır. İşte bunlardır yer bakımından daha kötü, yolun denge noktasını kaybetme bakımından daha şaşkın olanlar."5/60

    Yukarıdaki Kur’an ayetleri insani erdemleri hiçe sayarak insanlıklarından sıyrılanları kendisinden uzaklaştırdığının en güzel tasviridir.

  6. #6
    ayYILDIZteam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-12-2007
    Mesajlar
    313
    Karizma Gücü
    0
    böyle bişeey kuran da geçmiyor tam tersi benim bildiğim kadarıyla yahudilerin aleyhine sözler var kuranda yahudilerşu zamana kadar kendi ırkından başka kimseyi düşünmümemiştir ve düşünmeyecektir de. onlara göre bizler kölesiyiz onların

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    Onlar treni kaçırdılar, vaadedilmiş topraklar Musa (A.S) zamanında idi, o bir imtihandı ve kaybettiler.
    Yahudilerin ipleri boyunlarına sarıldı ve serbest bırakıldılar.
    Çünkü kesilikle terbiye edilemiyorlar, her zaman kendi bildiklerini okuyorlar, akılları sadece üçkağıta çalışıyor.
    Peygamber öldüren tek millettir yahudiler.
    Allah şerlerinden müslümanları ve tüm insanlığı korusun.

  8. #8
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı Akabeli tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Onlar treni kaçırdılar, vaadedilmiş topraklar Musa (A.S) zamanında idi, o bir imtihandı ve kaybettiler.
    Yahudilerin ipleri boyunlarına sarıldı ve serbest bırakıldılar.
    Çünkü kesilikle terbiye edilemiyorlar, her zaman kendi bildiklerini okuyorlar, akılları sadece üçkağıta çalışıyor.
    Peygamber öldüren tek millettir yahudiler.
    Allah şerlerinden müslümanları ve tüm insanlığı korusun.
    Hangi peygamberi öldürmüşler?

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı hunt me down tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hangi peygamberi öldürmüşler?
    Zekeriyya (A.S) kimler öldürdü?

  10. #10
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı Akabeli tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Zekeriyya (A.S) kimler öldürdü?
    Zekeriyabir peygamber miydi ki?

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Allah'ın İşi
    2006 Konuları bölümünde ismailbey tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 31.01.06, 11:40
  2. TGRT Yahudilere mi satıldı?
    2005 Konuları bölümünde murathan tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 05.08.05, 17:15

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •