• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    30-10-2007
    Mesajlar
    153
    Karizma Gücü
    0

    Dağlıca Baskınındaki İhmaller Zinciri

    Dağlıca'da ifadelerle ortaya çıkan ihmaller zinciri...

    12 askerin şehit olması ve 8 askerin kaçırılması ile sonuçlanan Dağlıca çatışması ile ilgili yaklaşık bin sayfalık soruşturma dosyasında yer alan bazı ifade ve bilgiler, hain saldırıyla ilgili birçok soru işaretini de beraberinde getirdi

    Soruşturma dosyasındaki ilginç ifadeleri manşetine taşıyan Taraf Gazetesi, teslim olan erleri hainlikle suçlayan komutanın o gün alarm verildiği halde düğüne giderken, üç komutanın da izinli olmasına dikkat çekti. İşte Dağlıca'daki ihmaller zinciri...

    - Baskın öncesi PKK'lıların bölgede olduğu üç kez rapor edilmiş.
    - Askerlerin helikopter isteği reddedilmiş.
    - Olay sırasında bölükteki üç komutan da izinli.
    - Baskın günü projektör yakılması da cabası

    DAĞLICA'DAKİ İHMALLER ZİNCİRİ

    Dağlıca baskınında PKK tarafından esir alınan sekiz asker Tabur Komutanı Topçu Kurmay Yarbay Onur Dirik'in "Kanaaat Raporu"nda suçlanmış, bu erlerin "büyük zararlar doğuran emre itaatsizlik" suçu işlediğini ve bu yüzden şehit sayısının arttığı iddia edilmişti. Dirik ayrıca, sekiz askerden er Ramazan Yüce'nin "Vatanına ve birliğine açık şekilde ihanet ettiği ve iki personeli teslim olmaya zorladığı" suçlamasında da bulunmuştu.
    Ancak Taraf'ın elde ettiği ve iddianamede yer alan belgeler ve askerlerin ifadeleri, PKK'lıların o bölgede bir buçuk ay önce saptandığını, Dağlıca baskınından üç gün önce dokuz yüklü katırla göründüklerini, baskının olduğu günün altı saat öncesinden yine PKK'lı grupların yoğun faaliyet gösterdiğinin tesbit edildiğini ortaya koyuyor. İfadelerde davanın seyrini değiştirecek çarpıcı bilgiler de var. Tepede bulunan mevcudun çok yetersiz kaldığı, askerlerin el bombası olmadan 10 günlük nöbete gönderildiği, PKK'lıların çevrede olduğunun bilinmesinden ötürü askerlerin "endişe duyarak gerildiği", "diken üstünde oldukları" gibi.
    Ayrıca olaydan üç gün önce bölgede PKK faaliyetleri tespit edilip mevzide görevli Çağdaş Üsteğmen tarafından helikopter istenmesine rağmen, Tabur Komutanı Dirik'in helikopter göndermediği bilgisi de ifadelerde var. Baskının olduğu gün bölükte, bölük komutanın olmadığı da Dirik'in ağzından itiraf ediliyor. Gerekçe ise, komutanın yapılacak başka bir operasyon için dinlendiriliyor olması.

    İşte davanın seyrini değiştirecek ifadelerden satır başları:

    Piyade Çavuş Ufuk Çelik: "Taburun emniyetini sağlamak için Keri Tepesi'ni bizim bölük tutuyordu. Bizim bölüğün mevcudu yaklaşık 250 kişi idi. Ancak 20 Ekim 2007 tarihine kadar 1986/3 tertip erler terhis olup gidince, ayrıca tabur komutanının emriyle her bölükten yaklaşık otuzar kişi seçilip alınarak Buğra Bölük Timi oluşturulup tabur karargâhının olduğu bölgede operasyon için hazır tutuluyordu. Bölük mevcudumuz 80 kişiye düştü. 26 kişi de Keri mevzilerinde 10 gün görevde kalmak durumunda oldu. 19 Ekim 2007 tarihinde Nikon dürbününü kullanan Zeynel Abidin, dokuz yüklü katır ve dört silahlı PKK militanı gördü. Yaklaşık bir buçuk ay önce de Meri Tepesi'nde silahlı terörist grubu görülmüştü. Çağdaş Üsteğmen bölük mevcudunun çok yetersiz kaldığını, bu nedenle mevcut personelle tepeyi nasıl emniyete alabileceğimizi bize sorarak hepimizden fikir aldı. Hava çok soğuk olduğundan her yarım saatte bir bir kişi ısınmak için çadıra girip ısınıyordu.
    Personelin üzerinde taşıdığı birer adet taarruz el bombası, tabur komutanının emri ile savunma el bombaları ile değiştirmek üzere toplanmıştı. Biz yeni el bombalarını almadan, yani el bombasız olarak Keri Tepe'ye gelmiştik. Çatışmanın olduğu gün 18:00 sıralarında katırları ve teröristleri gördüm. Durumu Çağdaş Üsteğmen'e bildirdim. O da telsizle durumu tabur komutanlığına iletti. Bu bölgeye taburdan havan ve topçu atışı yapıldı ama mermiler hep kısa düştü. Havan ve topçu menzili dışında kaldılar. Tabur Komutanı o sırada köydeki düğünde olduğundan üsteğmenimize telsizden herhangi bir emir verilmedi. Bu yüzden bölük komutanımız bu gece uyumamamız gerektiğini ve dikkatli olmamızı söyledi. Herkes önemli bir olayın olabileceğinden endişe duyarak gerilmişti. Hepimiz diken üstünde idik. O gün sis vardı ve aydınlatma projektörleri ile aydınlatılıyordu. Bu nedenle bulunduğumuz tepeden personel yakın mesafeden rahatça görülüyordu. Saat 00:30 sularında çatışma başladı. Yüzden fazla terörist olduğunu düşünüyorum."

    Piyade Er Recep Can:

    "Olay gecesinden iki gün önce öğle saatlerinde dokuz on katırla üç kişilik görüntü tespit edildi. Bu görüntü Çağdaş Üsteğmen tarafından Tabur Komutanı'na bildirildi. Akabinde kobra helikopteri talebinde bulunuldu ancak talep uygun görülmedi."

    Piyade Onbaşı Mustafa Kala:

    "Olaydan üç gün önce terörist gruplar ve katırlar görüldü. Olay günü kırmızı alarm durumundaydık. İlk ateşi teröristler başlattı. Mevzilerimize roketatar, el bombası, doçka, biksi ve kalaşnikof silahlarla yoğun bir baskı ateşi başladı."

    'TEÇHİZAT YETERSİZ'

    Cüneyt Ömür, Özhan Şabanoğlu, Mehmet Şenkul, Fuat Başoda, Fatih Atakul, İlhami Demir, İrfan Beyaz, Ramazan Yüce ve diğer askerlerin ifadelerinde de olaydan iki gün önce ve olay gününden altı saat önce PKK'lı grupların göründüğü ve teçhizatın yeterli olmadığı vurgulanıyor. Ömür'ün ifadesinde ise, silahının beş altı kez tutukluluk yaptığı belirtiliyor. Er Yüce'ye olay anında istirahatta olduğu suçlaması yapılmasına rağmen, ifadelerden, bunun komutanları tarafından askerlerin donmaması için her yarım saatte bir yaptırıldığı anlaşılıyor.

    Yine Dirik'in ifadesinde baskın günü bölgede Bölük Komutanı bulunmaması şu sözlerle açıklanıyor: "Bölgede Bölük Komutanı bulunmamasının sebebi birinin izinde olması, diğerinin ertesi gün icra edilecek izin konvoyunun yol emniyet görevini sevk ve idare edecek olması ve birinin de birkaç gün sonra yapılacak operasyonun komutanı olarak görevlendirildiği için dinlendiriliyor olmasıdır. Bölgedeki iki bölük komutanı izinli olduğu için lider personelin tecrübe ve yetenek durumu dikkate alınarak gerekli düzenleme yapılmaktadır."


    http://www.milliyet.com.tr/2008/01/1...rm=0,424501655

    Bu büyük ihmallerin faturası 3-5 gence kesilmek isteniyor. Nede olsa bu gençlerin bir kaçı Kürt ya, al sana gerekçe işte. Kesin haindir...

    Sorumlular görevden alınıp yargılanacağına, zorla emir altında tutulan bu gençlerin hayatları karatılıyor.

  2. #2
    Son_Mohikan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    5,827
    Karizma Gücü
    7
    İhmal var diye ihaneti görmezden mi gelelim?

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-12-2007
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    0
    Dağlıca Karakolundaki en yüksek rütbeli subaya sormak lazım..

    Benim ******** kardeşim,sen bu adamı niye telsizci gibi önemli bir göreve atadın?

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Yanıt: 6
    Son Mesaj: 21.11.11, 14:14
  2. Dağlıca Komutanı'nın rütbeleri sökülecek
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde topalaliş tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 04.10.11, 17:35
  3. KUŞ GRİBİ-Hatalar zinciri...
    2006 Konuları bölümünde air_canada tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 07.01.06, 12:47
  4. Türkiyede Suikastler zinciri
    2005 Konuları bölümünde hiddenpage tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 03.11.05, 20:58

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •