• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor

Konu: Edeb Ya Hu

  1. #1
    nessulers adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-01-2008
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0

    Uyarı Edeb Ya Hu

    Mutasavvıfîn edebin üzerinde titizlikle durmuşlar ve ibadethanelerini edeb levhaları ile süslemişler.

    Edep (Arapça) üç harfden oluştuğundan mutasavvıfîn her harfin anlamını vererek:



    E: Eline
    D: Diline
    B: Beline

    Sahip olmaktır diye özetlemişler.
    Eline, diline, malum beline: nefsani duygunun fiiliyatla neticelenmesidir.
    Adem ulvi alemdendir (yani yaratılışı yüksekdir); onu süfli ve alçak sanma!

    Bu kâinat kubbesinin dönüşündeki nizam ve intizam edebdir.

    Din edebdir! demişler.
    Ademlikten insan olma şerefine ermiş kişinin kıymeti ve değeri edebi ile ölçülür.

    Gözünü aç da, baştan başa Tanrı kelâmına bak:

    Ayet ayet bütün Kur’an’ın manası edebden ibarettir!
    Akla, “iman nedir?” diye sordum.
    O kalb kulağıma dedi ki: “İman edebdir!”

    Hal, edeb, istikamet ve ilim cihetlerinden her vechile örnek olması için “ehlullah yedinde terbiye görmesi lâzım ve gereklidir” Hz. Allâh’ın varlığini idrak eden insan olmaya namzet Benî Âdem’in.

    Evvelâ zaman ölçümünden bir nebze dahi haberdar olan hakikat alimlerinin anladığı şekilde Kitab ve Sünnet’in anlamına uyumlu itikadımızı tanzim etmektir.

    İtikatte Kur’an Azimüş-şan’ın medarı ikidir:
    1- İlmi tevhit: Nafi ilim, lüzumlu ilim
    2- Ameli tevhit: Salih amel, emr-i ilahiye uygun amel
    Sözün edebli olanını söyle.
    Öyle bir söz söyle ki, sözünden ibret alsınlar.
    Söz bilmez isen sükût eyle, seni bir adem sansınlar!
    Yunus da şöyle dile getirdi:
    Söz ola kese savaşı
    Söz ola kestire başı
    Söz ola avulu aşı
    Bal ile yağ ide bir söz!

    Hz. Ali (r.a.) Basra’ya gitmişti. Bir camiye girdi. Bazı kimseler etrafına cemaati toplamış, onlara aslı ve esası olmayan hikaye ve masallar anlatarak vaaz veriyorlardı.
    Onların bu halini gören Hz. Ali sinirlenerek vaaz edenleri camiden uzaklâştırdı.
    Daha sonra aynı şehirde genç olmasına rağmen herkes tarafından bilinen ve sevilen Hasan-ı Basri (r.a.) ile karşılaştı.
    Hasan-ı Basri’ye:
    --Ey genç! Sana bazı sorular soracağım; doğru cevap verirsen irşadına devam edeceksin, aksi takdirde vaaz etmeni yasaklıyacağım! Kişiler gibi seni de vaaz etmekten men edeceğim, dedi.
    Hasan-ı Basri de:
    --Dilediğini sor! Deyince, bunun üzerine Hz. Ali:
    --Dinden ne edindin?
    --Takva! demekle yetindi.
    --Din ne ile bozulur?
    --tamah (aç gözlülük) ile, cevabını verdi.
    İki soruya da cevabını alan Hz. Ali (r.a.):
    --Tamam, halka işte böyle vaaz edilir! Buyurdu.




    -----------------------

    ◘◘◘ HZ. KUR’AN’DA TESETTÜR HİCAP VE EDEP -H.Galip Hasan KUŞÇUOĞLU


    http://www.galibi.com/tr/sayfa1.asp?id=33

  2. #2
    Portillo_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2007
    Mesajlar
    2,022
    Karizma Gücü
    0
    E: Eline
    D: Diline
    B: Beline

    ne kadar uyarsak o kadar iyi
    Hacı Bayram-ı Veli Medrese Hocalığı görevinden neden istifa etti ?

    - Fen İlimleri öğretmesi engellendiği için.


    (Iftirâcilarin en büyügü, söylemedigim bir sözü, bana isnat edip nakledendir.) HADİS [Beyhekî]


    BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI APTALLIK - AZİZ NESİN


    Bütün fikir cereyanlarını ve düşüncelerini inceledim,bu yoldaki eserlerin tamamını okudum,hepsi hergeçen gün değerini kaybetmeye mahkum fani düşüncelerdir.Bunun TEK istisnası KUR'AN'dır.O eskimiyor aksine TAZELENİYOR

    Fransız Düşünür ROGER GARAUDY



    "Beni övmeyi bırakın; gelecek için neler yapacağız, onları söyleyin." (M.Kemal ATATÜRK)

  3. #3
    egdt1970 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-04-2007
    Mesajlar
    1,176
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    EDEB, aklın dışarıdan görünüşüdür.
    Kur’ân yazısında 3 harften teşekkül edip, her harfi bir mânâ taşır:
    Eline, diline, beline diye.

    Efendi! Anla ki, insanın tenindeki can ne ise edepten ibârettir.

    Âdem ulvî âlemdendir. Onu süflî ve alçak sanma!

    Bu kâinat kubbesinin dönüşündeki nizam ve revnâk edeptir.

    Ayağını iblisin kafasına koymak, ona hâkim olmak istersen gözünü aç : Şeytanı öldüren edeptir.

    Âdem oğlu edebsiz ise “âdem” değildir. Çünkü hayvan ile âdem edeple ayrılır.

    ALLAH kelâmı baştan aşağı edeptir.

    Akla : “--Îman nedir?” diye sordum. O, kalp kulağıma : “..Îman edeptir dedi.

    ALLÂH’a karşı edep, peygamber efendilerimize karşı edep, âile efrâdına karşı edep, hemcinsine karşı edep.

    Fâniyi fenâya veren bâkiyi de kaybeder. Bâkiliğin tohumu fâniliktedir.

    Dünyânın maddesi, zamânı fânidir. Ama mânâsı, hayâtiyeti bâkidir.

    "MERHAMETİ İLAHİDEN RAHMET DAMLALARI
    PİR-İ GALİBİ H.Galip H.Kuşçuoğlu"


    baki:
    ebedi,sonu olmayan.
    fani:geçici,devamlı olmayan.
    fena:yokluk,geçici olma,kötü.
    revnak:Ziynet,nizam,güzellik.
    ulvi: yüce,manevi.
    "Aklı ile öğünen kişi, hücresinin genişliği ile gururlanan mahkuma benzer."





  4. #4
    mimmoza adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-04-2007
    Mesajlar
    285
    Karizma Gücü
    0
    "Tasavvufun askeri usul ve adabına benzer yönleri vardır. Şikayetin varsa evvela onbaşıya şikayetini bildirirsin. Şikayetinin önemine göre merciini mutlaka buldururlar. Tasavvufta da askerlikte olduğu gibi disiplin başta gelir. Disiplinsiz ne asker olur ne de derviş. Tasavvufta “edep” denir; edebe riayet edilerek yapılan müracaatlar ind-i ilahide ret olunmaz. Bu hal zahiri ulemanın bilgisi dışındadır. Zahiri bilgi yeterli değildir. O bakımdan “ALLAH’tan istemiyor da, kuldan istiyor” zannederler. Hele evliyaullahın merkadini ziyaret eden dervişin ne halini bilirler, ne aşkını bilirler, ne de zuhur eden manadan haberleri vardır. Bu yönlü zuhurat ve edep inançları ve bilgileri dışındadır. Bu bilgi ve tutumları ile yüzde doksan inananları rencide ederler.
    Bilmezler ki, kişinin maddi ihtiyaçlarını sebeplere bağladığı gibi, kulun mana ihtiyaç ve terakkiyatını ve mana rızkını da sebeplerde tecelli ve zuhur ettirir. Kul her mevzuda sebebine tevessül eder. Bilir ki halk eden Halik-ı Zü’l-celâl’dir. Karnın aç ise ekmeği, susadın ise suyu bul. “ALLAH’tan isteyeceğim” diye ukalalık etme. Bütün yaratıkların ihtiyacını o halk etti. Haddi aşma. “Ben doğrusunu daha iyi biliyorum” diye yaratanına karşı bu tutumunla saygısızlık ediyorsun. İmanlı hem cinsine de bilmeden zulmediyorsun. İyi dikkat et! Bu tutumunun Ümmet-i Muhammedi toplum olarak ve ferden nereye götürdüğünü bariz görebilirsin. Korkarım ki, bu gidişle Hazret-i Resulullah’ın türbe-i saadetlerini ziyaret eden ehl-i aşkı küfürle itham edeceksin! Vahhabiler ve İbn-i Teymiyeciler gibi!...."


    Metafizik-ıı eserinden

    Pir-i Galibi H.Galip Hasan Kuşçuoğlu

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    4,264
    Karizma Gücü
    0
    rline sağlık güzel konu

  6. #6
    nur76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-12-2007
    Mesajlar
    2,182
    Karizma Gücü
    5
    Girdim ilim meclisine,
    eyledim taleb
    Dediler ilim geride
    illa edeb illa edeb.




    edep bir tac imiş nur-u hudadan
    giy o tacı emin ol her türlü beladan.
    :hz paylaştıkça çoğalan tek şey sevgidir :hz





    sessiz fırtınaların yıkımı beklenenden çok olur..

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •