• Login:

  • Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 6 1 2 3 4 5 6 SonSon
55 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    M.571
    Kayıt Tarihi
    14-08-2007
    Mesajlar
    1,676
    Karizma Gücü
    0

    Hangisini tercih edersiniz (?) (A) BİLİM (B) TESADÜF

    Selam.

    Blog'umda yer alan bir yazımı, burada konu olarak açıp sizlerle paylaşmak istedim.

    NOT:
    Ufak tefek eklemeler yaptım.

    Buyrun..

    TESADÜF” KELİMESİ “BİLİM”İN DEĞİL (!!!) “ATEİST”İN

    Son zamanlarda bazı kelimeleri çok sık duymaya başladım. Bu yazımda işte o sık duyduğum kelimelerden birisini masaya yatırmayı düşünüyorum. Bakalım sürekli arkasına gizlenilerek birtakım ideolojik konuşmalara malzeme olan o meşhur kelime ile bize ne anlatılmak isteniliyor. Daha doğrusu bu kelime kullanılarak ne gibi gerçeklerin gizlenilmesi hedefleniyor.

    Tesadüf kelimesinin sözlük anlamını bir kenara bırakalım. Çünkü bu tanımlar biraz kafa bulandırıyor ve bizi gerçeklerden uzaklaştırıyor. Yapacağımız şey aslında neye tesadüf neye tesadüf değil (!) dediğimizi beraber düşünmek.

    Mesela siz bir iş adamısınız. Her gün evden işe ve işten eve kendi otomobilinizle gidip geliyorsunuz. Bir gün değişiklik olması açısından otomobil yerine dolmuş vasıtasını kullanarak evden işe gitmek istediniz. Akşam yatmadan önce işe geç kalmamak için çalar saatinizi kurup yattınız. Sabah çalar saatin sesi ile uyandınız. Yatağınızdan kalkıp lavaboya gittiniz. Ellerinizi ve yüzünüzü yıkadıktan sonra yatak pijamalarınızı çıkarıp iş elbiselerinizi giymek için elbise dolabınızın karşısına geçtiniz. İş elbiselerinizi de giydikten sonra mutfağa geçip kahvaltınızı yaptınız. Elbette bu işlerinizi yaparken bir yandan da işe geç kalmamak için ara sıra saati kontrol etmektesiniz. Vaktin yaklaştığını görerek gerekli olduğunu düşündüğünüz evrakları yanınıza alıp evinizden dışarıya çıktınız. Küçük bir yürüyüşün ardından dolmuş durağına ulaştınız. Dolmuşu beklemeye koyuldunuz. Nihayet dakikalarca bekleyişin ardından dolmuş durağa geldi. Ve tabi dolmuşa bindiniz. Dolmuş ücretini şoföre verdikten sonra dolmuşun içine göz gezdirdiniz.

    Ve...

    --- Şirketteki en yakın arkadaşınızın da dolmuşta olduğunu gördünüz. ---

    Doğal olarak bu ilginç karşılaşma için Tesadüf işte (!) dediniz.

    Kurguladığım hikayeyi burada sonlandırıyorum.

    Aslında hikayenin bu kısmına kadar birçok Tesadüf işte (!) sözü ile açıklamaya çalışacağımız yerler vardı. Fakat konsantrasyonu artırmak için hikayeyi bilirli bir yere kadar uzatmayı daha uygun buldum. Şimdi geldiğimiz noktayı biraz irdeleyelim.

    Dolmuşa bindiğinizde, daha doğrusu iş arkadaşınız ile dolmuşta karşılaşana kadar, onunla dolmuşta karşılaşacağınızı bilmiyordunuz. Bilmediğiniz için de bu karşılaşmaya Tesadüf dediniz.

    Peki ama, ya karşılaşacağınızı bilseydiniz (?!)

    Mesela evden çıkmadan önce onunla telefon görüşmesi yapıp aynı dolmuş ile işe gitmek için zamanlama yapabilir ve bu karşılaşmayı bilinçli yapılan bir hareket haline getirebilirdiniz.

    Eğer dolmuşa bindiğinizde onun dolmuşta olduğu bilgisine sahip değilseniz bu karşılaşmaya Tesadüf”, bilgisine sahipseniz Tesadüf değil (!) derdiniz.

    Bu demek oluyor ki, herhangi bir olaya tesadüf diyebilmemiz için onun bilgisine sahip olmamamız gerekir. Aksi takdirde karşılaşma tesadüfi olmaz.

    Peki Tesadüf göreceli midir (?!)

    Lütfen biraz önce kurguladığımız hikayeyi tekrar hatırımıza getirelim. Dikkat etmişseniz, hikayenin sonunda karşılaşan her iki kişinin de, karşılaşma hakkında herhangi bir bilgisi yoktu. Dolayısıyla bu karşılamayı her ikisi de aynı kelime ile, yani Tesadüf kelimesi ile açıklamaya çalışacaktı.

    Şimdi hikayemizin başlarına dönelim ve küçük bir değişiklik yapalım. Dolmuşa son binen adam (yani siz), karşılaşmadan bir gün önce arkadaşının yarınki programından bir şekilde haberdar olmuş olsun. Bu durumda sizin, arkadaşınız ile dolmuşta karşılaştığınızda kullanacağınız kelime Tesadüf değil (!) olurken, onun kullanacağı kelime Tesadüfolacaktır. Buradan da görüyoruz ki Tesadüf denilen şey görecelidir. Fakat bu görecelilik kısa bir süre içindir. Siz, arkadaşınıza Hayır. Senin bu dolmuşta olacağını, programından okudum ve bilinçli olarak buraya geldim. Dolayısıyla bu olay tesadüf ya da rastlantı değil (!) dediğiniz anda, arkadaşınız Evet. Bu durumda ben yanılmışım. Tesadüf değilmiş (!) diyecektir.

    Sonuç olarak esas meselenin karşılaşma değil (!) sahip olunan bilgi olduğunu ve bir kişi için Tesadüf ile açıklanabilecek bir olayın bir başkası için Tesadüf değil (!)ile açıklanabildiğini, yani Tesadüf denilen şeyin (kısa bir süre için olduğunu hatırlatırım) göreceli olduğunu, buna ek olarak gerçekleşmiş ya da gerçekleşecek olan olayın en az bir varlık tarafından biliniyor olması durumunda Tesadüf kelimesinin tamamen geçersiz olduğunu, yani o kelimenin olay ile hiçbir ilişkisi olmadığını gördük.

    Yeryüzündeki canlılık da Tesadüf ile açıklanmaya çalışılır. Buraya kadar yaptığımız incelemeden çıkan Tesadüf kelimesinin anlamını, canlılığın başlangıcının açıklanması için kullanılan Tesadüf kelimesinin yerine koyduğumuzda tam olarak ne ile karşı karşıya kaldığımızı irdeleyelim.

    Yapılan bilimsel araştırmalara göre yeryüzündeki canlılık alametleri Arkeozoik Devirde, yani zamanımızdan yaklaşık olarak 3,5 milyar yıl önce başlamaktadır. Bu noktada ilk canlının nasıl oluştuğu ile ilgili birçok fikir ortaya atılmıştır. Bilinen ilk fikir Aristoteles tarafından ortaya atılmıştır. Ona göre canlılar, cansızlardan kendi kendine oluşuyordu. Bir müddet (19. yy’ın 2. yarısına kadar) kabul gören bu fikir/hipotez daha sonra Louis Pasteurun yaptığı bilimsel deney ile çürütüldü. “Aristotelesin canlılığın kökeni ile attığı bu hipotezin Louis Pasteur tarafından çürütülmesinin ardından farklı bilim adamlarınca bir takım hipotezler daha ortaya atılmaya başlandı. Atılan bu hipotezlerden biri canlılığın Dünyada değil, Dünya dışında başladığı ve bir şekilde yeryüzüne ulaştığı fikri idi. Fakat, bu görüşte fazla tutunamadı ve çürütüldü. Kaldı ki, bu fikrin çürütülememesi durumunda çözüm oluşmamakta, sadece sorun bir adım ileri atılmaktaydı. Çünkü, bu hipotezin doğrulanması durumunda zihinlerimizi kurcalayacak yeni soru Uzayda hayat nasıl başladı (?!) olacaktı. Görüldüğü gibibu hipotez Canlılığın kökeni nedir (?!) sorusuna çözüm getirmekten uzaktır.

    Ve...

    --- Canlılığın başlaması için bir takım polimerlerin (Karbonhidratlar, Yağlar, Proteinler…) tesadüf eseri (Kendiliğinden/Rastlantısal olarak) oluşmuş olması gerekiyordu. ---

    Bu yazımın amacı Evrim Kuramını eleştirmek değildir. Daha çok, kuramın açıklanmasında kullanılan Tesadüf kelimesinin uygunluğunu/bilimselliğini sorgulamaktır. Evrim Kuramı dedim; çünkü, ne kadar da Bu ikisi farklı şeyler diyerek üzeri örtülmeye çalışılsa da aslında bu ikisi birbiri ile doğrudan ilişkilidir. Evrim Kuramı savunduğu fikir gereğince Canlılığın kökeni nedir (?!) sorusuna da açıklama getirmek mecburiyetindedir. Zaten internette Evrim Kuramı ile ilgili sitelere bir göz attığınızda, o sitelerde mutlaka Canlılığın kökeni nedir (?!) sorusu ile ilgili makaleler bulabilirsiniz. Buna rağmen Evrim Kuramının -canlılığın kökeni- ileilgisi yoktur demeleri, bana göre sadece üzerlerindeki mevcut baskıyı hafifleştirmek adına yapılmış demagojiden ibarettir. Bu noktada Dürüst olmakta zorlandıkları ve üzerlerine doğru yöneltilen sorulardan -kısmen de olsa- kaçmaya çalıştıkları söylenilebilir.

    Şimdi yazının akıcılığını korumak adına Ve...” olarak nitelendirdiğim cümleyi buraya alıntılıyorum.

    --- Canlılığın başlaması için bir takım polimerlerin (Karbonhidratlar, Yağlar, Proteinler…) tesadüf eseri (Kendiliğinden/Rastlantısal olarak) oluşmuş olması gerekiyordu. ---

    Bir olayın olacağı bilgisi en az bir varlık tarafından bilindiği takdirde, o olayın aslında Tesadüf kelimesi ile açıklanamayacağını görmüştük. Burada, oluşacak olan polimerlerin karmaşıklığı ve olabilirliği beni ilgilendirmiyor. Zira, eğer işin içine olabilirlik kelimesi sokulmuş ise ve bu olabilirliğin ihtimali milyonda bir değil (!) milyarda bir de olsa Evet, olabilir.” demek zorunda kalıyoruz. Dürüst olmaktan bahsettikten sonra elbette ki onu ilk kendim yapmam gerektiğini biliyorum. Kendim yapmalıyım ki başkalarına da Dürüst ol demeye yüzüm olsun; öyle değil mi (?!)

    Şimdi konumuza dönecek olusak, bu polimerler için Tesadüf eseri oluşmuştur demek ile Polimerlerin oluşacağı, hiçbir varlık tarafından bilinmiyordu demek aynı şeydir. Peki bunun Bilimsellik ile ne ilgisi var (?!!)

    Evet, polimerlerin oluşacağı bilgisinin başka bir varlık tarafından bilinip bilinmemesinin Bilim ile ne ilgisi var (?!!!!)

    Polimerlerin oluşumuna Tesadüftür dendiğinde aslında üstü kapalı olarak Yaratıcı yoktur denmek isteniyor. Peki bunu bilim adamları bilmiyor mu (?) Bilenlerin bu kelimeyi kullanmayacağına eminim. Zira kelimenin anlamını bildikleri takdirde bu kelime ile, hakkında bilgileri olmadan bir varlığı yok saydıklarının ve bunun bilim ile uzaktan yakından ilgisi olmadığının farkında olacaklardır.

    Tabi bu söylediklerimi yapacak olanlar gerçek "Bilim"e gönül vermiş kişilerdir. "Bilim" O'nun varlığı ya da yokluğu ile ilgilenmez. Eğer ilgilenecek ise, gülü açıklarken dikenini de açıklamalıdır.

    "
    Bilim", "Bilim" olmaktan çıkartılmaya çalışılmaktadır.

    Sonuç olarak
    evrim kuramı bilimsel araştırmalara dayansa bile bu kuramın Tesadüf ile açıklanmaya çalışılmasının bilimsel hiçbir yanı bulunmamaktadır.

    Bütün bunlara rağmen entelektüel çevrelerce Evrim Kuramı ile ilgili bilgi verilmeye çalışılırken, gerek internet ortamında gerek çeşitli kitap ve dergilerde olsun ısrarla Tesadüf kelimesinin kullanılmasını ne ile açıklayabiliriz (?!)

    Bilim adamının Tesadüf ile ilgisi olmadığını öğrendik. Fakat sürekli olarak bu kelimenin kullanılması işin içinde sadece bilimsel çevrelerin olmadığını gösteriyor.

    Peki başka kimler var (?!!)

    Elbette ki ATEİSTler.

    Toplum genelinde Evrim anıldığında akla hemen Ateizm”, Ateizm anıldığında da akla hemen Evrim geliyor. Böyle olmasının sebebini hiç düşündünüz mü (?!)

    Evrim Kuramı Bilim ile alakalı olmalıdır. “Ateizm ise bir tür inançtır. Ateizm bir yaratıcının olduğunu kesinlikle kabul etmeyen görüştür. O halde Tesadüf”, bir Bilim adamının değil Ateist adamının ağzına daha yakışır ve işine gelir.

    Demek ki Evrim Kuramı”, Tesadüf kelimesi ile bilimsellikten tamamen yoksun olmakta ve Bilimin değil, “Ateizm inancının savunucusu olmaktadır.

    Kendini o kurama bir şekilde yamamayı başaran Ateizm”, ısrarla yine o kuramın arkasına gizlenmekte ve günümüzde hala “No Yaratıcı, Yes Başı boş maymun sürüsü propagandasını duyurmaya çalışmaktadır.

    Bütün bu yazdıklarımdan sonra ortaya çıkan sonuçları siz değerli okuyucularımıza maddeler halinde sunmak istiyorum.

    SONUÇLAR:

    1. “Evrim”; henüz ispatlanamamış bir Kuramdır. Eğer bu kuram sadece Tesadüf, Rastlantı…” gibi kelimelerle mantıklı olabiliyor ise, bu kuram daha baştan bilime karşıdır. Zira Charles Darwinin de açıklamalarını rastlantıların gücüne dayanarak yapmaktadır. Tesadüf kelimesinin bilimsel değil, inançsal bir boyutu olduğunu söylemiş ve açıklamıştık. Bu kelime, elinde hiçbir kanıt/delil olmadan Tanrı YOKTUR demektir. Bilim bu mu (!!?)

    2. “Ateizm”; Bilimsel değildir. İnançsaldır.

    3. “Tesadüf”; “Evrim Kuramının sahte bilimselliği altından, “Ateistinancın haykırma şeklidir.

    “Ateizm”; “Evrim Kuramı”na dayanarak, günümüzde halen “NO Yaratıcı YES Başıboş Maymun Sürüsü propagandasına devam etmektedir.

    İlginç olan şu ki; bilimsel olmayan birşey (yani Ateizm) bilimselmiş gibi gösteriliyor, ve böylece "Evrim"e karşı çıkan "Teist"lerin, sanki "Ateizm"e değil de "Bilim"e karşı oldukları izlenimi oluşturulmaya çalışılıyor.

    Biraz önce söylediklerim ile ilgili somut bir örneği sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Eğitimde Yaratılışçılığı Tehlikeli Buldu

    Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), 'Eğitimde yaratılışçılığın tehlikeleri' başlıklı raporu görüştü. Yaratılışın bilimselmiş gibi öğretilmesine karşı tasarı, 25 ret, üç çekimsere karşı 48 oyla benimsendi.

    Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin 'Eğitimde Yaratılışçılığın Tehlikeleri' başlıklı 1580 sayılı kararı şöyle:

    1.
    Bu raporun amacı bir inancı sorgulamak veya onunla savaşmak değildir -inanç özgürlüğü hakkı bunun yapılmasına izin vermez. Amaç, bir inancı bilim gibi göstermeye çalışan bazı eğilimlere karşı uyarıda bulunmaktır. İnanç ile bilimi birbirinden ayırmak gerekir. Bu, bir antagonizm meselesi değildir. Bilim ve inanç bir arada var olabilmelidir. Bu, inanç ve bilimi karşı karşıya getirme meselesi de değildir, ancak inancın bilime karşı gelmesini önlemek gerekir.

    2. Bazı insanlara göre yaratılış, bir dini inanç konusu olarak, hayata bir anlam verir. Ancak Parlamenterler Meclisi, yaratılışçı fikirlerin eğitim sistemlerimiz içinde yayılmasının olası zararlı etkileri ve demokrasimiz açısından sonuçları nedeniyle endişe duymaktadır. Eğer dikkatli olmazsak yaratılışçılık, Avrupa Konseyi'nin ana kaygılarından biri olan insan hakları açısından tehdit halini alabilir.

    3. Türlerin doğal seleksiyon yoluyla evrimleşmesinin inkârından doğan yaratılışçılık, uzun süre boyunca neredeyse sadece Amerikalılara özgü bir fenomendi. Bugünse yaratılışçı fikirler Avrupa'ya sızmaya başladı ve yayılışları Avrupa Konseyi üyesi birçok ülkeyi olumsuz etkiler hale geldi.

    4. Çoğu Hıristiyan veya Müslüman olan günümüz yaratılışçılarının birinci hedefi, eğitim. yaratılışçılar fikirlerinin okulların bilim müfredatına eklenmesini sağlamaya kararlılar. Ancak yaratılışçılık bir bilimsel disiplin olduğu iddiasında bulunamaz.

    5. yaratılışçılar bazı bilgilerin bilimsel karakterini sorguluyor ve evrim teorisinin de diğerleri gibi, bir yorumdan öteye gitmediğini iddia ediyorlar. Bilim adamlarını, evrim teorisini bilimsel açıdan geçerli kılmaya yetecek kadar kanıt gösterememekle suçluyorlar. Buna karşın kendi iddialarının bilimselliğini savunuyorlar. Bunların hiçbiri objektif analize dayanabilir görüşler değildir.

    6. Doğa, evrim, başlangıcımız ve evrendeki yerimize dair yerleşik bilgilere meydan okur nitelikteki düşünce modlarının büyümesine tanıklık etmekteyiz.

    7. Çocuklarımızın kafasında kanaat, inanç ve ideallerle ilgili olan şeyler ile bilimle ilgili olan şeyler arasında ciddi bir karışıklık yaratılmasına dair gerçek bir risk bulunmaktadır. 'Her şey eşittir' tutumu ne kadar çekici ve hoşgörülü de görünse tehlikelidir.

    8.
    yaratılışçılığın kendi içinde çelişen birçok yönü vardır. yaratılışçılığın en son ve en rafine versiyonu olan 'akıllı tasarım' fikri, bir dereceye kadar evrimi reddetmez. Ancak daha incelikli bir yolla akıllı tasarım, kendi yaklaşımını bilimsel gibi sunmaya çalışmaktadır ki tehlike burada yatmaktadır.

    9. Meclis, bilimin temel önem taşıdığında her zaman ısrar etmiştir. Yaşam ve çalışma koşullarında kayda değer gelişmeleri mümkün kılmış olan bilim ekonomik, teknolojik ve sosyal gelişmede de oldukça önemli bir unsurdur. Evrim teorisinin ilahi vahiylerle hiçbir ilgisi yoktur, bu teori gerçeklere dayanarak inşa edilmiştir.

    10.
    yaratılışçılık katı bilimsel kurallara dayandığını iddia eder. Oysa gerçekte yaratılışçılar üç farklı yöntem kullanır: tümüyle dogmatik savlar; bilimsel alıntıların çarpıtılarak kullanılması, bunların bazen göz alıcı fotoğraflarla sunulması; ve çoğunluğu bu konularda uzman olmayan ancak az çok tanınan bilim adamlarının desteği. yaratılışçılar bu yollarla uzman olmayanların ilgisini çekmeye çalışırlar ve bu kişilerin zihinlerine şüphe ve karmaşa tohumları ekerler.

    11. Evrim, sadece insanların ve halkların evrimi gibi basite indirgenebilecek bir konu değildir. Evrim teorisinin yadsınması, toplumlarımızın gelişimi açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Tıbbi araştırmalarda AIDS gibi bulaşıcı hastalıklarla etkin şekilde mücadele etmek amacıyla sağlanan ilerlemeler, evrimin her ilkesi reddedildiği takdirde, imkânsız olacaktır. Evrim mekanizmaları anlaşılmazsa, biyoçeşitlilikteki belirgin azalmanın ve iklim değişikliğinin getirdiği risklerin de tam olarak bilincine varılamaz.

    12. Modern dünyamız, önemli bir kısmı bilim ve teknolojideki gelişmelerden oluşan, uzun bir tarihe dayalıdır. Ancak bilimsel yaklaşımın hâlâ çok iyi anlaşılamamış olması, her türlü köktendincilik ve aşırılıkçılığın gelişmesini teşvik edebilir. Bilimin topyekûn reddi, hiç şüphesiz insan hakları ve sivil haklara yönelik en ciddi tehditlerden biridir.

    13. Evrim teorisine karşı savaş, çoğunlukla aşırı sağ siyasi hareketlerle yakın bir ittifak içinde bulunan aşırı dinci hareketlerden kaynaklanmaktadır. yaratılışçı hareketlerin gerçek bir siyasi gücü vardır. Birçok olayda ortaya çıktığı üzere esasen yaratılışçılık savunucularından bazıları, demokrasinin yerine teokrasi getirmek istemektedir.

    14.
    Ana tektanrılı dinlerin tüm lider temsilcileri çok daha ılımlı bir tutum benimsemiştir. Örneğin Papa Benediktus XVI, öncülü Jean-Paul II'nin yaptığı gibi, bugün bilimlerin insanlığın evrimindeki rolünü övmekte ve evrim teorisinin 'sadece bir varsayım olmakla kalmadığını' kabul etmektedir.

    15.
    Bu nedenle toplumlarımız ve demokrasilerimizin geleceği açısından, evrimle ilgili tüm olayların bir temel bilimsel teori olarak öğretilmesi şarttır. Bu nedenle, diğer tüm teoriler gibi bilimsel araştırmalara karşı ayakta durabildiği sürece, başta bilimsel olmak üzere tüm eğitim müfredatında merkezi bir konumda yer almalıdır. Dirençli bakterilerin ortaya çıkmasını teşvik eden antibiyotiklerin reçetelerinin yazılmasından, böcek ilaçlarının aşırı kullanımı nedeniyle mutasyona uğrayan böcekler üzerinde bu ilaçların etkisini yitirmesine varıncaya kadar, evrim her yerde mevcuttur.

    16. Avrupa Konseyi kültür ve din üzerinde eğitim verilmesinin önemini vurgulamıştır. İfade ve kişisel inanç özgürlükleri adına, yaratılışfikirleri de diğer her türlü teolojik pozisyon gibi kültürel ve dini eğitime bir katkı olarak sunulabilirler, ancak bilimsel saygınlık talep edemezler.

    17. Bilim, entelektüel çabada yerini başka bir şeyin dolduramayacağı eğitim sağlar. Bir şeyin 'neden öyle olduğunu' açıklamaya değil, ne şekilde çalıştığını anlamaya çalışır.

    18.
    yaratılışçıların giderek artan etkisi araştırıldığında, yaratılışçılık ile evrim arasındaki münakaşanın entelektüel tartışma sınırlarının çok ötesine gittiği görülmüştür. Eğer dikkatli olmazsak Avrupa Konseyi'nin özünü oluşturan değerler, yaratılışçı köktendincilerin doğrudan tehdidine maruz kalacaktır. Çok geç olmadan tepki göstermek, Konsey parlamenterlerinin görevlerinin bir parçasıdır.

    19. Parlamento Meclisi bu nedenle üye ülkeleri, özellikle eğitim makamlarını aşağıdakileri yapmaya çağırmaktadır:
    19.1. Bilimsel bilgileri savunmak ve teşvik etmek; 19.2. objektif bilimsel bilgilerin yanı sıra bilimin temelleri, tarihi, epistemolojisi ve yöntemlerinin de öğretilmesini güçlendirmek; 19.3. bilimi daha anlaşılır, daha çekici ve günümüz dünyasının gerçeklerine daha yakın kılmak; 19.4. yaratılışçılığın evrim teorisiyle eşit seviyede bir bilimsel disiplin gibi öğretilmesine karşı çıkmak ve genel olarak yaratılışçı fikirlerin din haricinde herhangi bir disiplinin parçasıymış gibi sunulmasına direnç göstermek; 19.5. evrimin okul müfredatlarında temel bir bilimsel teori olarak öğretilmesini teşvik etmek.

    20. Meclis, Haziran 2006'da Avcrupa Konseyi'nin 27 Bilim Akademisi'nin evrimin öğretilmesine dair bir deklarasyonu imzalamasından memnuniyet duyar ve diğer akademileri de bu deklarasyonu imzalamaya çağırır.

    [Bu yazı 07-10-2007 tarihli Radikal Gazetesi'nden alınmıştır.]
    Konu ile alakalı birkaç ayet ve yine ilgili olduğunu düşündüğüm birkaç resmi paylaşarak yazımı sonlandırıyorum. Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Resimler için "Portillo_" arkadaşımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Albümünü ziyaret etmelisiniz. Tavsiye ederim.

    EN'ÂM - 104
    Doğrusu size Rabbinizden basiretler geldi. Artık kim (gerçeği) görürse yararı kendisine, kim de (gerçeğe karşı) kör olursa zararı kendisinedir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim.

    RA'D - 19
    Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, kör gibi olur mu (?) Ancak sağduyu sâhipleri öğüt alır.

    İSRÂ - 72
    Şu dünyâda kör olan kimse, âhirette de kördür. Yolu daha da sapıktır.


    ARAMIZDA KÖR YOK ÖYLE DEĞİL Mİ (?!)


    ARAMIZDA KÖR YOK ÖYLE DEĞİL Mİ (?!)


    ARAMIZDA KÖR YOK ÖYLE DEĞİL Mİ (?!)

    YÛNUS - 43
    İçlerinden sana bakanlar da var. Fakat körleri sen mi yola götüreceksin (?) Hele sezgileriyle de görmüyorlarsa (?)

    NEML - 4
    Âhirete inanmayanların işlerini kendilerine süslemişizdir, körü körüne bocalarlar
    onlar
    .

    HO$ÇAKALIN

  2. #2
    www.TurkForum.net zerocool , Forumda ilk aşamayı gecmiş. zerocool , Forumda ilk aşamayı gecmiş. zerocool , Forumda ilk aşamayı gecmiş. zerocool , Forumda ilk aşamayı gecmiş. zerocool , Forumda ilk aşamayı gecmiş. zerocool , Forumda ilk aşamayı gecmiş. zerocool , Forumda ilk aşamayı gecmiş. zerocool , Forumda ilk aşamayı gecmiş. zerocool , Forumda ilk aşamayı gecmiş. zerocool , Forumda ilk aşamayı gecmiş. zerocool , Forumda ilk aşamayı gecmiş.
    Kayıt Tarihi
    31-01-2005
    Mesajlar
    10,944
    Karizma Gücü
    10
    Öncelikle çok güzel bir çalışma yapmışsınız, teşekkür ederim.

    Boş bir zamanımda tam olarak konsantre olup yazınızı okuyacağım.
    Tüm Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll
    ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³









    Dünyadaki en büyük değişimleri gerçekleştirenler, değişime önce kendilerinden başlayanlardır... (G. B. Shaw)

    Memnun değilsen Değişime Yardımcı Ol !..
    Fikir üret ki, Şikayet Etme Hakkın Olsun.

  3. #3
    Portillo_
    Kayıt Tarihi
    01-10-2007
    Mesajlar
    2,022
    Karizma Gücü
    0
    '' Tesadüf '' kelime anlamı olarak zaten bilimsellikten uzak... Kaçarak sığınılacak bir sözcük...

    Bilimde Sebep-Sonuç ilişkisi vardır...Herşeyin bir sebebi vardır...O halde bir İLK Sebep olucu olması gerekir.




    "(Evrendeki) bu kompleksliği mümkün kılan kanunlarda hayret verici bir ince ayar görünüyor. Evrende var olan bu kompleksliğin gerçekleşmesi, "mucize" kelimesini kullanmamayı çok güçleştiriyor".

    Prof. George F. Ellis, İngiliz astrofizikçi

    The Anthropic Principle: Laws and Envirnoments. The Anthropic Principle, F. Bertola and U.Curi, ed. New York, Cambridge University Press, 1993, p. 30.






    "Demek istediğim şudur ki evrenin bir amacı vardır. Orada öyle, bir şekilde şans eseri var olmamıştır".
    Prof. Roger Penrose, Matematikçi

    Heeren, F. 1995. Show Me God. Wheeling, IL, Searchlight Publications, p. 233.



    ABD ' de yaşayan aslen Çinli olan Ünlü Fizik Profesörü Michio Kaku Diyor ki ;

    Cisimler hareketlidir , o halde bir ilk hareket ettirici vardır.
    Cisimler sebeplerle var olurlar , o halde bir ilk sebep olucu vardır.
    Cisimler mevcuttur o halde bir Yaratıcı(Creator) vardır.

    (Hyperspace 192)




    Tesadüf kelimesi Bilime hakarettir.


    Hadi bilimi ayaklar altına alıp milyonlarca muazzam denge,sistem ve kanunu tesadüf saçmalığına bağladın diyelim ( ki bu evrendeki en saçma varsayım olurdu ) Bu madde nerden geldi... ? Bigbangin o noktası nerden geldi ?



    Fizikçilerin astrofizikçilerin matematikçilerin Evrende neden bu denge var sorusuna verdikleri cevap şudur ;

    - Olmasaydı biz şuanda burda konuşuyor olamazdık



    Not : tabi insanların kendini şartlamış olmaları gerçekleri görmelerine engel... Tanrıyı görsemde, bilimsel olarak ispatlansada inanmam diyen şartlanmış bir ateistle konuştuktan sonra bu sonuca vardım...Yani kendilerini olmadığı konusunda %100 ikna edince(kandırınca diyelim ) o gerçeğin olmayacağını sanıyorlar


    2.not : Sanırım Kilise ve National Geograpic türü evrimci çevreler Evrim konusunda bir anlaşma yaptı...Kilise evrim sürecini ''mümkün'' olarak nitelendirecek...National Geographic gibi evrim propagandacılarıda TESADÜF'ten vazgeçecekler... Dediğin gibi Tesadüf Darwinin inancı doğrultusunda söylediği söz,Darwin dindar olsaydı o noktayı Yaratıcıya bağlayacaktı...

    Geçenlerde Nationalda Duyduğum kelime sonrası şok oldum... Hep dinlerim ilk defa duydum... Su Aygırları belgeselinde geçiyordu ;

    '' Su aygırları Su için Yaratılmıştır ''


    Eskiden olsa Su aygırları su da yaşayabilecek şekilde evrim geçirmiştir , derlerdi.Sanırım burda kiliseyle olan dialoglarının etkisi var
    Bu kelime önemlidir çünkü bazı çevreler YARATMA kelimesine Yaratıcı ile özdeş olduğu için gıcık oluyor İnsanın aklına kim yarattı sorusu geliyor da ondan olsa gerek... Gerçi bana evrim geçirdi dediklerinde de aynı soru geliyordu

    Kim evirdi ? Neden evirdi ? Nasıl'ını bilim araştırsın dursun



    faydalı bir konu olmuş...


    A) BİLİM diyorum
    Bu mesaj en son " 16.01.08 " tarihinde saat 09:58 itibariyle Portillo_ tarafından düzenlenmiştir...
    Hacı Bayram-ı Veli Medrese Hocalığı görevinden neden istifa etti ?

    - Fen İlimleri öğretmesi engellendiği için.


    (Iftirâcilarin en büyügü, söylemedigim bir sözü, bana isnat edip nakledendir.) HADİS [Beyhekî]


    BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI APTALLIK - AZİZ NESİN


    Bütün fikir cereyanlarını ve düşüncelerini inceledim,bu yoldaki eserlerin tamamını okudum,hepsi hergeçen gün değerini kaybetmeye mahkum fani düşüncelerdir.Bunun TEK istisnası KUR'AN'dır.O eskimiyor aksine TAZELENİYOR

    Fransız Düşünür ROGER GARAUDY



    "Beni övmeyi bırakın; gelecek için neler yapacağız, onları söyleyin." (M.Kemal ATATÜRK)

  4. #4
    student , TurkForum'a Hoşgelmiş student , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Demek ki bilmediğimiz konularda hemen tesadüf diye zıplamayacağız

    sırf inkar etmek için TESAD&#220 kelimesinin arkasına saklananların bilimsellik yalanını gözler önüne seren çok güzel bir çalışma olmuş ,

    M.571 kardeşimizden Allah razı olsun ( kimin kardeşi de mi )


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  5. #5
    M.571
    Kayıt Tarihi
    14-08-2007
    Mesajlar
    1,676
    Karizma Gücü
    0
    Sevgili "student"; Selam.

    M.571 kardeşimizden Allah razı olsun ( kimin kardeşi de mi )
    Öyle ya... kimin kardeşi.

    Allah cümlemizden razı olsun.

    Sn. "_Serbay_"; Selam.

    Öncelikle çok güzel bir çalışma yapmışsınız, teşekkür ederim.
    Beğenmenize sevindim. Tekrar teşekkürler.

    Sevgili "Portillo_"; Selam.

    Konu mesajımı tamamlayıcı mahiyette mesaj ile katılımda bulunduğunuz için teşekkürler. Onları unutmuşum.

    Cümleten Saygılar.

  6. #6
    Portillo_
    Kayıt Tarihi
    01-10-2007
    Mesajlar
    2,022
    Karizma Gücü
    0
    A.slm


    Birazdan damlarlar bazıları
    Hacı Bayram-ı Veli Medrese Hocalığı görevinden neden istifa etti ?

    - Fen İlimleri öğretmesi engellendiği için.


    (Iftirâcilarin en büyügü, söylemedigim bir sözü, bana isnat edip nakledendir.) HADİS [Beyhekî]


    BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI APTALLIK - AZİZ NESİN


    Bütün fikir cereyanlarını ve düşüncelerini inceledim,bu yoldaki eserlerin tamamını okudum,hepsi hergeçen gün değerini kaybetmeye mahkum fani düşüncelerdir.Bunun TEK istisnası KUR'AN'dır.O eskimiyor aksine TAZELENİYOR

    Fransız Düşünür ROGER GARAUDY



    "Beni övmeyi bırakın; gelecek için neler yapacağız, onları söyleyin." (M.Kemal ATATÜRK)

  7. #7
    M.571
    Kayıt Tarihi
    14-08-2007
    Mesajlar
    1,676
    Karizma Gücü
    0
    Birazdan damlarlar bazıları
    Biz de sızdırırız.

  8. #8
    Portillo_
    Kayıt Tarihi
    01-10-2007
    Mesajlar
    2,022
    Karizma Gücü
    0
    Allah allah ben açmadım diemi gelmiolar
    Hacı Bayram-ı Veli Medrese Hocalığı görevinden neden istifa etti ?

    - Fen İlimleri öğretmesi engellendiği için.


    (Iftirâcilarin en büyügü, söylemedigim bir sözü, bana isnat edip nakledendir.) HADİS [Beyhekî]


    BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI APTALLIK - AZİZ NESİN


    Bütün fikir cereyanlarını ve düşüncelerini inceledim,bu yoldaki eserlerin tamamını okudum,hepsi hergeçen gün değerini kaybetmeye mahkum fani düşüncelerdir.Bunun TEK istisnası KUR'AN'dır.O eskimiyor aksine TAZELENİYOR

    Fransız Düşünür ROGER GARAUDY



    "Beni övmeyi bırakın; gelecek için neler yapacağız, onları söyleyin." (M.Kemal ATATÜRK)

  9. #9
    matestas , TurkForum'a Hoşgelmiş matestas , TurkForum'a Hoşgelmiş matestas , TurkForum'a Hoşgelmiş matestas , TurkForum'a Hoşgelmiş matestas , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    12-01-2008
    Mesajlar
    1,365
    Karizma Gücü
    0
    İyi hoşta bilim sadece neden-sonuçla ilgilenmez, tesadüf diye de adlandırılabilien olasılıkla da ilgilidir,yani tesadüf tamamen yadsınamaz,
    her şey neden-sonuçlada açıklanamaz, herşeyin neden-sonuç ilişkisiyle açıklanmasına "determinizm" denir, günümüzde bilim determinizmi alt edecek teorileri ortaya atmıştır; sözgelimi modern fizikteki "belirsizlik ilkesi" Newton fiziğinin deterministik yapısını alt etmiştir.

    Olasılık, günlük hayatımızda da oldukça karşılaştığımız bir olgudur, her şey önceden "belli" bir neden-sonuç ilişkisiyle açıklanamaz.

    Mesela atılan bir tavla zarının önceden kesince belirlenmesine imkan yoktur,zarı şu şekilde şu enerjiyle atarsam ortam şartları şu şu olursa bir gelir, diyebilir miyiz? burada sonsuz bir neden-sonuç ilişkisi doğar bu sebeple önceden bilinemez ve tesadüf devreye girer.

    Bu sebeple tesadüf ve neden-sonuç ilişkisi birbirine zıt olmalarına rağmen doğanın gerçekleridir.

    Bu durumda tesadüf mü bilim mi diye bir sorunun da anlamı kalmaz..

  10. #10
    Unutursun Gönlüm <span style='color: #FF0000'><span class='glow_000000'>SANATTARİHÇİ</span></span> , paylaşım ruhunu kapmış diyebiliriz... <span style='color: #FF0000'><span class='glow_000000'>SANATTARİHÇİ</span></span> , paylaşım ruhunu kapmış diyebiliriz... <span style='color: #FF0000'><span class='glow_000000'>SANATTARİHÇİ</span></span> , paylaşım ruhunu kapmış diyebiliriz... <span style='color: #FF0000'><span class='glow_000000'>SANATTARİHÇİ</span></span> , paylaşım ruhunu kapmış diyebiliriz... <span style='color: #FF0000'><span class='glow_000000'>SANATTARİHÇİ</span></span> , paylaşım ruhunu kapmış diyebiliriz... <span style='color: #FF0000'><span class='glow_000000'>SANATTARİHÇİ</span></span> , paylaşım ruhunu kapmış diyebiliriz... <span style='color: #FF0000'><span class='glow_000000'>SANATTARİHÇİ</span></span> , paylaşım ruhunu kapmış diyebiliriz... <span style='color: #FF0000'><span class='glow_000000'>SANATTARİHÇİ</span></span> , paylaşım ruhunu kapmış diyebiliriz... <span style='color: #FF0000'><span class='glow_000000'>SANATTARİHÇİ</span></span> , paylaşım ruhunu kapmış diyebiliriz... <span style='color: #FF0000'><span class='glow_000000'>SANATTARİHÇİ</span></span> , paylaşım ruhunu kapmış diyebiliriz... <span style='color: #FF0000'><span class='glow_000000'>SANATTARİHÇİ</span></span> , paylaşım ruhunu kapmış diyebiliriz...
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,062
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    hayatta hersey tesaduftur bılımde de tesadufı buluslar olmustur.
    ............
    imza


 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.