ÖLÜ DÜŞLERE OTOPSİ
"Bir Pazar sabahı, vaktin erken ve hesapsız devinimlerinde inceldiği yerlerden kopmasına izin verdiğim bir şeyleri bağlamaya çalışıyorum."
Onarılması zor yanlarımı anestezik yazılarla uyuşturuyorum. Herkese bir şeylerin açıklamasını yapmaya çalışan ben, herkesin sorunlarının cevap anahtarlarını çoğaltmaya uğraşan ben, anahtarını kaybetmiş bir çilingir gibi dışarıdayım şimdi.
Ve konuşur içim, dudağımı ısırırken dişlerim:
“Aşk; ihanetine bile ihtiyacım var...........
artık biliyorum...
yokluğunda çoğalıyor yokluklar......”
"Şimdi ben, bir Pazar sabahında, vaktin ağır aksak ivmesinde, bir sigara paketinin arkasına yazmış olduğum imlası alkollü şu satırları okuyorum:"
“Gözlerimle kurşuna dizebilmek için seni..
son bir hoşça kal ıssızlığını yaşayabilmek için geldim kapılarına..
korkma ;
içeri girecek değilim..
sadece kapına asılı kalsın istedim..
dualarım, gözlerim ve tüm düşlerim......”
Bir “hoşça kal” ıssızlığıyla kalmak nedir bilir misiniz?......
Bilir misiniz ardınızdan kapadığınız kapılara asılı kalan gözbebeklerini?.....
"Tüm anlamlarını kaybetmiş bir alfabeyle, “lütfen” kelimesini kekeleyebilir misiniz? Defalarca yutkunarak ve direnmeye çabalayarak gözlerinizi sürüklemeye hazır sele, nasıl “Kendine iyi bak” denir bilir misiniz?.... "
“Sen de” dendiğinde çoktan dağılmış yanlarınızı saklayabilir misiniz?....
Aşkın ihanetini bile özleyecek kadar
Aşkı sevebilir misiniz?......
"Okuduğun bu darmadağın yazı, darmadağın bir Pazar sabahında kendime özgü bir monologdur sadece. Satır aralarında saklı hiçbir anlam kendimizden sakladığımız, yüzleşmeye korktuğumuz anlamları açıklayabilecek kadar cüretkar değil."
Satılık düşün var mı sevgilim?...
Müzayedelerinde tek kalacağım
Göreceksin sevgilim....
Yılın en güzel ayı Eylül değil mi sevgilim?
Ayın en güzel günü bir Pazar sabahı olabilir mi?.....
En güzel anın sen olduğun bir mevsimde
Bu Pazar sensiz nasıl yaşanır söyler misin sevgilim?....
Bu yazı bir pul istemez sevgilim.
"Bu Pazar sabahı hissettiğim her şeyin , bir ana fikir istemediği gibi. İstedim ki bağlayabilsinler inceldiği yerden kopmasına izin verdiğim onca şeyi. Amacım; en çözülmez düğümde buluşmaktı seninle. Sonbaharın en inatçı yaprağıyla dalı gibi. "
Şimdi uzaktasın..
Yaşıyorsun kendi şehrini..
Surlarında boşuna bekleme geceni..
Bir Pazar sabahı şehrine geleceğim sevgilim ..
Gözlerimle kurşuna dizebilmek için seni....
"Yokluğun, ismi bile henüz konmamış bir çocuğun katlidir şimdi. Yine de o çocuk ödedi ne varsa aşkın vasiyetinde yazan.
Ve ben bir vasiyet gibi saklıyorum
Ne kaldıysa bana senle yaşanan........."
Bir Pazar sabahı ..
Ansızın ..
Ve hiçbir şeyin hesabında olmaksızın..
Çıkıp geleceğim şehrine ..
Gözlerimi bırakacağım gözlerine..
Ve birkaç kurşunu..
Yığılıp kalabilmek için ellerine....
Alıntı( Kısaltılmıştır..)


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla




