• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
19 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    21-12-2007
    Mesajlar
    676
    Karizma Gücü
    0

    Onay ALEVi TÜRKLER!..

    ALEVi TÜRKLER!..


    “Bugünkü anlamda ALEVİ TÜRKLER tanımlamasını ilk kullanan Abu Dulaf olmuştur. Abu Dulaf'ın yaptığı iki seyahatla ilgili yapıtı vardır. Orta Asya Türk kabileleri arasında, Çin ve Hindistan'a 941-943 yıllarında yaptığı gezileri anlatan ve bizi ilgilendiren birinci gezi bölümü, Yakut'un (ö.1229) “Mudjam al Buldan III” (s.445-458) yapıtının içindedir.”

    “941-42 yılı içerisinde Çin'e doğru yola çıkmış olan Abu Dulaf, Tibet'e ulaşmadan önce, bir süre Buğraç Türklerinin yaşadığı bölgede kalmıştı. Keçe giyimli, sakalsız, fakat bıçak vurulmamış pos bıyıklarıyla dikkati çeken, çok iyi ata binen ve savaşçı olan bu Türklerin (Bağraçlar), Yahya bin Zeyd'in bir oğlundan gelen bir Ali soylu tarafından yönetildiğine tanık olmuştur. Abu Dulaf onların, içinde şehit İmam Zeynelabidin oğlu Zeyd için yakılmış ağıtların da yer aldığı batıni anlamda yorumlanmış, Sünni İslama aykırı bir Kuran sakladıklarını, tanrısallığın Ali'de cisimlendiğine inandıklarını yazmaktadır. Yine onun anlattıklarına göre bu “Alevi” Türkler, Ali'nin indiği ve tekrar geri döndüğü gökyüzüne doğru avuçlarını açıp, bağırarak dua etmekteydiler. (Yakut, Mudjam al Buldan III, Beyrut-1376, s.441-442.; Z.V.Togan, İbn Fadlans Reisebericht, Leipzig-1939, XXIV.)

    Araştırmacı-Yazar Cemal Şener: “Alevilerin Etnik Kimliği” konusunda “Türkçü” bir yaklaşım içinde olmasına karşın, azınlıkta olan Alevi inançlı diğer Uluslardan insanlarında varlığını kabullenerek, “Türk Müslümanlığı” fikriyatına farklı ve temkinli bakmaktadır. “Alevilik bence; İslam’ın Anadolulaşmasıdır” diyen Şener; “Türk Sünniliğini” ifade eden “Türk Müslümanlığı” kavramı, Alevileri ifade de yetersiz kalır” diyerek, Türk Müslümanlığı “ifade tarzı, asimilasyonculuğun Aleviliği yok etme biçimidir” demektedir. (4) Araştırmacı Baki Öz’de C.Şener’le aynı paralelde Aleviliğe yaklaşım içindedir.

    Geleneksel Alevilik ve Kızılbaş Dede Ocakları üzerine çalışmalar yapan Araştırmacı/yazar Ali Yaman; Aleviliğin tarihsel arka-planında varolan “Kızılbaşlık”ın bugün Alevilik terimiyle örtüştüğünü ve aynılaştığını belirterek; Aleviliğin de tekil olarak “Türk Müslümanlığı” olamayacağını ama “Türk kültürü”nün Alevilik’te ağırlıklı unsur olduğunu kendisi birebir konuşmalarında söylemektedir.

    Prof. Dr. Irene Melikoff’un “aleviliğin tarihsel köklerinin esas itibariyle Türk kültürü çerçevesinde oluşmuştur” görüşüne katılan, Prof. Dr. OCAK: “sosyolojik anlamda Alevilik gerçekten bir Türk Müslümanlığıdır.” Demektedir ki bu görüşüne kısmen iştirak ediyoruz. Çünkü, Türk kültürü Alevilik’te ağır bassa da diğer halklarında kültürel eklemlenmesi olduğundan onlarında inancı olmuştur. Bu bağlamdan “Alevilik Evrensel bir Öğreti”dir.Orta-Asya'dan Balkanlara değin uzanan geniş bir coğrafyanın ekseni olan ülkemiz "Evrensel Kültür Merkezi"dir.

    1998’de ‘Bir Kavram Kargaşası: “Türk İslamı” mı - Türkiye/Anadolu Müslümanlığı” mı ?” adlı makalemizde: (2) İslam ve Müslüman terimlerine açıklık getirerek, “Türk İslamı tezinin “Turancı Anlayışın Yeniden Tezahürü” olarak belirterek, Aleviliğin böyle tanımlayamayacağını belirtmiştik. On beş yıl önce 1985’de 12 Eylül Yönetimi’nin toplumumuza dayattığı “Türk-İslam Sentezi”ne karşı bir yazımda ise, (3) Osmanlıların Yeniçeri Ocağı’na kılavuz olarak seçtiği ve Türkleştirme amaçlı bir öğreti olan “Bektaşiliğin” gerçek anlamda “Türk-İslam Sentezi” ve “Türk Müslümanlığı” olduğunu belirtmiştim.Fakat sonradan Arnavutların bağımsızlıkları ile birlikte Bektaşilik’te bölünür. İttihat ve Terakki yöneticileri de Alevi-Bektaşiliği “Türk Müslümanlığı” olarak algılarlar.Bugün ise Arnavutluk ve Türkiye’deki Bektaşiler ayrı örğütlenmeler içindedirler. 28 Şubat süreciyle yine aynı anlayış “Devlet ve Siyasetçi” kadroların hafızalarında canlanır. 16 Ağustos 1998’de Hacı Bektaş-ı Veli Anma Törenleri’nde devlet yetkilillerince bu yorum yeniden gündeme gelir. Aynı şekilde bugünlerde yine “Türk Müslümanlığı” aktüel olarak ısıtılarak gündeme getiriliyor. Bu nedenle de Avrupa ve Türkiye’de “aynı merkezli sağ ve sol odaklar” Alevilere ve toplumsal örgütlerine saldırıyorlar. Aleviler hangi taraftan gelirse gelsin “manipülasyon”lara gelmemelidirler( Prof. Dr. Ahmet Yaşar OCAK).


    8.yüzyıldan itibaren çeşitli bölgelerde ve çeşitli adlar altında Ortodoks İslama (Sünnilik-Şiilik) karşı yükselen tüm Heterodoks (aykırı, farklı inanç ve düşünce) Hareketler Alevilik ve onun türevleridir.

    İslamiyet; Adem’den Muhammed’e kadar tebliğ edilen “Vahy”lerin toplamıdır. Müslümamlık ise İslami öğretinin birey ve uluslar tarafından pratik uygulaması ve bu alandaki becerileridir. Diğer dinler Budizm, Şamanizm, Musevilik,Hırıstıyanlık, Hıristiyanlık gibi öğretilerde aynı şekildedir: Bölgesel ve yöresel, ulusal farklı uygulamaları ve motifsel değişkenlikleri görülür. Alevilik ve Sünnilik de böylesine bir uygulamadır. Tarihsel,kültürel ve sosyolojik olarak “Alevi-Sünni Sentezi” mümkün değildir.İslamiyetin iki farklı yorumu ve pratik uygulamasıdır.

    SONUÇ OLARAK: Anadolu tarihi heterojen yüzlerce inanç ve kültürün asimetrik bir bütünlüğüdür. Bu nedenle de “Anadolu Coğrafi Havuz”unda;Türk, Kürt, Rum, Ermeni, Arap, Fars, Çerkez, Laz, Zaza, Süryani, Yezidi, Abhaz, Gürcü, Boşnak, Sırp, Arnavut gibi yaşayan halklar ile Hitit, Hatti, Hurri, Urartu, Mitani, İskit, Kimmer, Med, Pers, Paulikian, Boğomil, Urartu,Firik,Trak, lidya...gibi yaşamayan ama içimizde nesil olarak devam eden halkların ve toplulukların inanç ve kültürleri yoğrulup şekillenerek, İslami şemsiye altında ortak “Anadolu Kültürü” oluşturmuşlardır. İşte İslam’ın bu Anadolu sentezine, akılcı uygulama biçimine “Türkiye ya da Anadolu Müslümanlığı” diyoruz ve “Alevilik” kavramıyla açıklıyoruz.

    Aleviler olmasaydı, Anadolu'da Türk dili diye bir dil kalmazdı. Çünkü Sünni seçkinler İslam etkisiyle Arapça�ya yönelmişken Aleviler ibadetlerini bile Türkçe yapıyorlardı. Bütün nefesler ve deyişler Türkçe�ydi. Diğer bir ifadeyle Yunuslar, Pir Sultanlar, Kul Himmetler, Nesimiler olmasaydı Türk dili de olmazdı. Türk dili olmayınca Türk Milleti de olmazdı.


    ALEVİLİK, bir TÜRK kültürü ve yaşam felsefesidir, bir din değildir!..

    İSLAM bir dindir, Müslümanlık ise, ARAP kültünün izdüşümüdür ve bir dayatmadır.

    Bunu anlamak için, Müslüman ibadetlere, örflere ve heleki günümüzde, TÜRBAN'a bakmak yeterlidir.

    TÜRK'e, TÜRK'den gayrısı nicedir?



    Bu mesaj en son " 17.01.08 " tarihinde saat 13:38 itibariyle SİYAHKAN tarafından düzenlenmiştir... Neden: Ekleme yapıldı...

  2. #2
    Die Holocaust Industrie Holocaust adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    7,081
    Karizma Gücü
    8
    Siyasi mevzuları tartışmanın dışında tutmaya özen gösteriniz.
    Teşekkürler.
    Greatest Leader of All Time !


  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    21-12-2007
    Mesajlar
    676
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Holocaust tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Siyasi mevzuları tartışmanın dışında tutmaya özen gösteriniz.
    Teşekkürler.
    Alakanıza müteşekkirim.

    Alevilik, bir dönem TÜRKİYE'de tabu olmaktan öteye gitmeyen bir kavramdı. Oysa tamamiyle TÜRK kültürünün özünü yaşayan bu felsefe, Mevlana ve Yunus'da da vücut bulmuştur.

    Alevilikte, "saz" tasavufda yerini "ney"e bırakmıştır.

    Saz, TÜRK kültünde TAR'dan gelmektedir.

    Ney ise, ruh olduğuna inanılan nefesden gelmektedir.

    Her ikisi de İslam'ın TÜRK kültüne uyarlamasıdır.


  4. #4

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    Konu yazısındanda anlaşıldığı gibi bizim iman ettiğimiz islam ile pek alakası olmayan bir inanış gibi görünüyor.
    Bir kere Kuran bir tanedir, incil gibi birçok çeşidi yoktur, Hz. Ali Peygamberimizin yeğeni ve halifesidir onu neredeyse anlatılan yazıda Mehdi gibi göstermişler.
    İşin özü, bence sadece ikilik çıkarmak için uydurulmuş hurafeden başka bir şey değil.

    Kısacası sizler buyrun alevi olun, biz müslümanız, Hz. Ali efendimizde müslümandı Allah bizleri şefaatinden mahrum eylemesin kendisi namaz kılar, oruç tutar ve şeriar için cihat ederdi.
    Onun evlatları Hasan ve Hüseyin Efendilerimizde namazlı niyazlı müslümanlardı, kesinlikle alevi dediğiniz hurafelerle işleri olmazdı.

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    21-12-2007
    Mesajlar
    676
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Akabeli tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Konu yazısındanda anlaşıldığı gibi bizim iman ettiğimiz islam ile pek alakası olmayan bir inanış gibi görünüyor.
    Bir kere Kuran bir tanedir, incil gibi birçok çeşidi yoktur, Hz. Ali Peygamberimizin yeğeni ve halifesidir onu neredeyse anlatılan yazıda Mehdi gibi göstermişler.
    İşin özü, bence sadece ikilik çıkarmak için uydurulmuş hurafeden başka bir şey değil.

    Kısacası sizler buyrun alevi olun, biz müslümanız, Hz. Ali efendimizde müslümandı Allah bizleri şefaatinden mahrum eylemesin kendisi namaz kılar, oruç tutar ve şeriar için cihat ederdi.
    Onun evlatları Hasan ve Hüseyin Efendilerimizde namazlı niyazlı müslümanlardı, kesinlikle alevi dediğiniz hurafelerle işleri olmazdı.

    Efendim galiba ya siz bizi anlamadınız ya da biz anlatmada eksiklik gösterdik.

    Uygun görürde verirlerse, ALEVİLİK hakkında bir derlemeyi de görüşüne sundum yönetimin.

    Lakin, diyeceğim o ki;

    Aleviler bu ülkenin inkarı mümkün olmayan bir gerçeğidir. Bu öyle bir gerçektir ki, bu gerçek olmasaydı belki de bu ülke ve bu halk diye bir gerçek de olmayacaktı. Türk ulusal varlığı Alevi varlığıyla öylesine bir ilişki içerisindedir ki Alevilik ulusal kimliğin hayat sahası durumundadır. (Her ne kadar Türk kökenli olmayan Aleviler varsa da Alevilerin yüzde doksandan fazlası Türk / Türkmendir.)


    İddia ediyorum ki, Alevilik olmasaydı bu ülkede Türk sünniliği diye bir şeyden bile söz edilemezdi.
    Sünni Türklerin varlığı bile Alevilikle doğrudan ilgilidir. Alevilik, Sünnilerin, Sünnilik görüntüsü altında Vahhabileşmesini engellemiş olan bir toplumsal tampon rolü görmüştür.

    Eğer Alevilik olmasaydı Sünniler tümüyle vahhabileşerek ulusal kimliklerini de yitirebilir ve nihayetinde ümmetin bir parçası olmak adına Araplaşabilirlerdi.

    Nitekim Arap dünyasında bugün köken itibariyle Türk / Türkmen olmasına karşın tamamen Araplaşmış toplulukların varlığı meçhul değildir. Özellikle Suriye halkı bu bakımdan dikkat çekicidir. Arap dünyasında Suriye halkına " Arab - ı müstarabe " yani " Arap olmadığı halde Araplaşmış olan" denilmektedir. Yine bilmekteyiz ki, Mısır'da, Filistin'de, Libya, Cezayir, Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde milyonlarca Türk Araplaşmıştır. Bugün Tunus'da halen Türkçe adı olan köyler vardır. Ama bu köylerin ahalisi artık tek kelime Türkçe bilmez halde ve tamamen Araplaşmış vaziyettedir.

    Yani demem o ki, siz bahsettiğiniz gibi düşündükce, kaybetmeye mahkum oluruz.

    Lütfen biraz sağduyu.

    Not, ben alevi değilim, kültürümü koruyan bir felsefenin savunucusuyum.

    Hararet nârdadır, sacda değildir
    Keramet baştadır, tacda değildir
    Her ne arar isen kendinde ara
    Kudüs’te, Mekke’de, Hac’da değildir.

    Ulu Pir – Hacı Bektaş Veli
    Bu mesaj en son " 17.01.08 " tarihinde saat 14:03 itibariyle SİYAHKAN tarafından düzenlenmiştir...

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    Evet iddianızda haklısınız, alevilik olmasaydı müslümanlara sünni diyenler olmazdı.
    Milletlerin araplaşması veya macarlaşması pekte önemli değil arkadaşım, önemli olan dünya imtihanını başarıyla verip bu dünyadan layıkıyla gidebilmek.
    Araplaşmış mülüman olmakmı iyidir, macarlaşmış hıristiyanmı?

  7. #7
    Alla Turca adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2006
    Mesajlar
    562
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı SİYAHKAN tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İSLAM bir dindir, Müslümanlık ise, ARAP kültünün izdüşümüdür ve bir dayatmadır.

    Bunu anlamak için, Müslüman ibadetlere, örflere ve heleki günümüzde, TÜRBAN'a bakmak yeterlidir.

    TÜRK'e, TÜRK'den gayrısı nicedir?
    Müslüman ibadetlerine bakalım, nedir? Farz ibadetleri, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek.

    Güzel

    Şeriat kapısına bakalım, nedir Şeriat kapısının hükmü, daha birçoğunun yanında? Namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek.

    Şeriat kapısı nerde var?

    Alevilikte.

    E daha ne ya...

  8. #8
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    ALEVİLİK, bir TÜRK kültürü ve yaşam felsefesidir, bir din değildir!..

    gel de anlat ınsanlara...ınsanların bunu anlamak ıstemedıgını dusunuyorum yoksa o kısıler de bılır az cok neyı ne oldugunu.
    ............
    imza

  9. #9
    Alla Turca adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2006
    Mesajlar
    562
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı SANATTARİHÇİ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ALEVİLİK, bir TÜRK kültürü ve yaşam felsefesidir, bir din değildir!..

    gel de anlat ınsanlara...ınsanların bunu anlamak ıstemedıgını dusunuyorum yoksa o kısıler de bılır az cok neyı ne oldugunu.
    ama bu kültür ve yaşam felsefesi içerisinde namaz da vardır oruçta, zekatta, hacda.

    Bunu da aleviler bir türlü kabul etmek istemiyorlar, işlerine gelmediğinden her halde.

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    21-12-2007
    Mesajlar
    676
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Alla Turca tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Müslüman ibadetlerine bakalım, nedir? Farz ibadetleri, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek.

    Güzel

    Şeriat kapısına bakalım, nedir Şeriat kapısının hükmü, daha birçoğunun yanında? Namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek.

    Şeriat kapısı nerde var?

    Alevilikte.

    E daha ne ya...


    Sayın TURCA, bu konuda yine aynı bölümde ALEVİLİK adı altında bir derleme sundum.

    Yönetimin onayı bekleniyor, uygun görülürse daha detaylı bilgiye ulaştırcam.

    Şimdilik dört (4) kapıdan ŞER'İAT KAPSI'nı veriyorum.

    Saygılar.

    1-Şeriat Kapısının Makamları;

    * İman getirmek
    * İlim öğrenmek
    * Namaz, oruç, zekat ve hac ve gaza eylemektir ve cenabetten arınmaktır.
    * Helal istemek, kazanmak, faizi haram saymaktır.
    * Nikah Kıymak
    * Hayz ve Nifazın Nikahı haram eylemesi
    * Arı giymek, arı yemek
    * Sünnet-i Cemaat
    * Şefkat
    * Emri marut, yaramaz işlerden kaçınmak.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Alevi zihniyeti
    2005 Konuları bölümünde _Aziz_ tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 12.11.05, 21:22

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •