• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor

Konu: Kumdan Kale

  1. #1
    sqandalx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-07-2007
    Mesajlar
    998
    Karizma Gücü
    5

    Kumdan Kale

    Kumsalda ellerinde kürek, kova, kalıplarla kum kaleler yapan çocukları bilirsiniz. Belki sizde yaptınız, ne eğlenceli iştir. Sıcacık güneş,dalga sesleri ve deniz kokusu...

    Kale; s***arıyla, kapı pencereleriyle tamamlanırken verilen emek , diğer çocuklara karşı yıkılmasın diye korunur kahramanca...

    Ve olan olur ve bir dalga gelip siler süpürür kaleyi. Islak kumdan başka bir şey değildir artık o muhteşem kaleden geriye kalan...

    Sanki hiç yapılmamış gibi, eser bile kalmaz o s***ardan, köprülerden...

    Çocuk üzülür o an, emek verileni yitirmenin sıkıntısını tadar. Belki orda olsak teselli veririz "üzülme yenisini yaparsın" diyerek.

    İnsan da aynı böyle emek verir dostluklarına kale yapan çocuklar gibi ve hiç yıkılmayacak bir kale gibi görür başta her sevdiğini,sevgilisini, eşini, arkadaşını, dostunu ...

    Ola ki o kale yıkılırsa ,dünyası da yıkılır, acı duyar. Emek ne denli fazlaysa, içindeki acı da o denli yoğun olur. Sevgisini, ilgisini vermiş, çok şeyini paylaşmıştır acı tatlı,gülmüştür ağlamıştır. Yıllarını vermiştir belki ve bitince üzülür, kızar...

    Kale gibi O'nun içinden de bir şeyler akıp gider ve belki de hiç geri gelmemek üzere....

    Ve sevgilerinde hayal kırıklığı yaşadığında, çoğunlukla kapalı tutar kapılarını, ortada dalga olmasa bile... Bir daha kimseye güvenmeyecek, bir daha sevmeyecek kimseyi, katı olacak ki; yıkılmasın s***u duvarları,kabuğu taş gibi sert olsun ki; çatlaklar olmasın ve o yakıcı acı sızamasın içerlere...

    Sonunda teslim olur ve bir daha kale yapmamaya yemin eder... Öyle ya, uzak durursa insanlardan,sevmezse kimseleri, acı ihtimali de bir o kadar yoktur. Ama belki çok daha güzel ,imrenilesi kaleler yapabilecekken pes etmiştir ve yapacağı daha güzel kalelerini görmenin muazzam hazzını tadamayacaktır.

    Bunu başaranları içten içe gıpta ederek izleyecektir.

    Candan , çıkarsız dostluklar görünce içi sızlayıp izlemektense, yaşamak isteyecektir belki de... Ama o farklı bir yol seçmiştir kendine daha ilk kalesi yıkıldığında... Bunu denemeyecektir.

    Oysa kumdan kaleler yapmalı insan; yıkılsa da, şöyle geçip karşısına seyretmeli yok olurken saygıyla ve gülümseyerek, dalgalarla, güneşle, hayatla iç içe olmanın tadına varmalı, dalgaların götürdüğü kale de kendi becerisini görmeli, ne yapıp ,ne yapamayacağını bilmeli, geliştirmeli kendisini en iyi kaleleri yapmak içi. Kaleleri tanımalı, kendisini tanımalı...
    Hatta kıyıya yapıp kum kalesini, onun yıkılışından da bir şeyler öğrenmeli olgunca... Ya da hiç olmazsa vazgeçmek yerine biraz daha uzağa kurmalı kalesini yıkılmayacak bir yere... Ama asla vazgeçmemelidir yıkılırsa endişesiyle kurduğu kaleler...
    AsLα unutαmαm demiyorum..Hαkettiği kαdαr seweceğim, Gerektiğinde unutαcαğım !"

    Ben umduğumu buldum hayatta; oda "SEN"
    Gördüğüm Duyduğum En güzel şey; onunda Adı "SEN"
    Söz verdik Biz Allah'a candan Öte bir AşK'la
    Bir daha Gelsem Dünyaya yine "SEN" ol yanımda...

  2. #2
    sadrina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-08-2008
    Mesajlar
    1,993
    Karizma Gücü
    0
    arkadas bugun yigenimle kumda oynarken bir sukru saracoglu stadi yapmisim tam bir mimari harikasi. yigen 2 yasinda anlamadi bir seye benzetemedi. hatta sahilde diger siradan insanlarin yaptiklari siradan kalelere benzemiyor diye agladi ama ben ona icine kondurdugum iki muazzam kaleyi gosterdim. sustu o zaman.
    bugun olmadi ama yakinda fotosunu da yansitirim buraya.

  3. #3
    MuRaT_KsK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-04-2005
    Mesajlar
    8,380
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı sqandalx tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sonunda teslim olur ve bir daha kale yapmamaya yemin eder... Öyle ya, uzak durursa insanlardan,sevmezse kimseleri, acı ihtimali de bir o kadar yoktur. Ama belki çok daha güzel ,imrenilesi kaleler yapabilecekken pes etmiştir ve yapacağı daha güzel kalelerini görmenin muazzam hazzını tadamayacaktır.

    Oysa kumdan kaleler yapmalı insan; yıkılsa da, şöyle geçip karşısına seyretmeli yok olurken saygıyla ve gülümseyerek, dalgalarla, güneşle, hayatla iç içe olmanın tadına varmalı, dalgaların götürdüğü kale de kendi becerisini görmeli, ne yapıp ,ne yapamayacağını bilmeli, geliştirmeli kendisini en iyi kaleleri yapmak içi. Kaleleri tanımalı, kendisini tanımalı...
    Hatta kıyıya yapıp kum kalesini, onun yıkılışından da bir şeyler öğrenmeli olgunca... Ya da hiç olmazsa vazgeçmek yerine biraz daha uzağa kurmalı kalesini yıkılmayacak bir yere... Ama asla vazgeçmemelidir yıkılırsa endişesiyle kurduğu kaleler...
    Gerçekden güzel bir konu ve güzel bir mesaj verilmiş tşkler

  4. #4
    kaos. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-07-2008
    Mesajlar
    2,798
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    hayat sadece mücadele ederkenki yaşadığımızdır.

    kaleyi yaparkenki duygular, yapılış tamamlandığı anda sona erer.

    insan ilişkilerindede bu tez geçerlidir.

    ancak birilerini tanıma aşamasında iken farklı hazları duyumsarız.

    her tanımaya çalıştığımız insan farklı bir kitap gibidir.

    zihnimizdeki bir önceki kitabın etkilerini yokedemediğimiz için hayatın güzelliklerini ıskalarız genelde.

    elbetteki eserde daha etkili anlatılmış bu gerçekler.



    tşk ederiz paylaşmak istediğiniz için.
    Oyun bitmeden farket !

    ŞAH'mısın, PİYON'mu...!

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kumdan harikalar
    2005 Konuları bölümünde Seljuk tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 07.07.05, 22:34
  2. Kafanızı kumdan çıkarmalısınız...
    2005 Konuları bölümünde Digital Planet tarafından açılmış
    Yanıt: 31
    Son Mesaj: 25.04.05, 17:39

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •