• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
24 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ๖ۣۜ♥(_ㅁㅔㄹㅞ"ㅁ_)๖ۣۜ♥ <span style='color: #808080'><span class='glow_9400D3'>(_KaLPSiZ_)</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-05-2007
    Mesajlar
    8,276
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Siyasete gözdağı veren Yargıtay Başsavcısı'na tepki yağdı..!

    Başörtüsü sorununun çözümü konusunda uzlaşan AK Parti ve MHP'ye yargıdan tuhaf bir tepki geldi. Parti kapatma davaları açma yetkisine sahip olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, bu girişimin laikliğe aykırı olduğunu savundu.


    Yalçınkaya, siyasi partilerin bu yönde faaliyet ve beyanlarda bulunamayacaklarını belirterek, "Bu durum Anayasa ve yasalarda hüküm altına alınmış, ayrıca yaptırımları gösterilmiştir." iddiasında bulundu. Yalçınkaya, "Basın Bildirisi" başlığıyla yaptığı açıklamada, "Cumhuriyetin temel ilkelerini, 85 yıllık kazanımlarını yok saymak, özgürlüğü çağdaşlaşma yerine dinî esaslar çerçevesinde ele alarak etnik gruplara, mezheplere, ırkçılara haklar vermek olarak görmenin ülkeye yarar getirmeyeceği, halkı önce bilinçlendirmeye, ayrıştırmaya sonra da çatışmaya götüreceği açıktır." dedi. Başsavcı, partilerin dince kutsal tanınan hususları propaganda konusu yapamayacaklarını, aksi takdirde demokratik devlet düzeninin korunamayacağını ileri sürdü. Yasa koyucunun, ülke bütünlüğünün bozulmasını önlemek amacıyla yaptırımlar koyduğunu anlatan Yalçınkaya, şöyle devam etti: "Eğitim ve öğretim kurumlarında bazı giysilerin kullanılmasının özgürlük sayılmasının mezheplerin, cemaatlerin, ırkçı örgütlerin, ayrılıkçı güçlerin sembollerini rahatça kullanacakları, eğitim görenleri örgütleyerek huzursuzluğa, laik ve üniter yapıya aykırı bir faaliyet alanına dönüştüreceği, yasalar önünde sorumluluğun bu yönde beyan ve faaliyetlerde bulunan siyasi partilere ait olacağı gözden kaçırılmamalıdır. Cumhuriyetin temel ilkelerinden olan laik ve üniter yapıyı yok etmeyi amaçlayan siyasi projeleri öne süremeyecekleri, bu nitelikteki beyan ve eylemlerin gerek iç hukuk gerekse de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi korumasından yararlanamayacağı gözetilmelidir."

    Başsavcı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti ve MHP'yi hedef alan bu açıklamaları, siyasiler ve hukukçulardan sert tepki gördü. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Meclis'te bulunan herkesin Anayasa ve yasalar çerçevesinde faaliyette bulunduğunu söyledi. AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Başsavcı'nın fikir ve düşünce özgürlüğünü daha doğmadan yok ettiğini vurguladı. Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Yalçınkaya'nın çıkışını kabul edilemez bulurken, Hukukçular Birliği Başkanı Avukat Sinan Kılıçkaya, Başsavcı'yı hukukilikten uzak, siyasi açıklamalar yapmakla suçladı. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Tunç ise "Siyasi partiler ülkeyi yönetenler ya da yönetmeye aday olanlardır. Onların bu şekilde sorunları çözmeye çalışması zaten görevleri kapsamındadır." diye konuştu.


    Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin: Siyasi partiler, sınırlarını bilir
    Başsavcının, siyasî partilerin faaliyetleriyle ilgili inceleme yapmak gibi bir görevi olduğu için, birtakım hatırlatmalarda bulunmasını anlayışla karşılamak gerekir. Herkes anayasal çerçeve içinde hareket eder. Siyasî partiler de anayasal çerçeve içinde hareket eder. (Laikliğe aykırılık konusunda) Başsavcı herhangi bir somut örnek vermiş değil. Her siyasî parti, Anayasa ve yasalar içerisinde siyasî faaliyette bulunuyor. Hiçbir siyasî partinin Anayasa ile çizilmiş olan çerçevenin dışına çıkmayı öngören bir faaliyeti yoktur, zaten olamaz. Niye böyle bir açıklama yaptı bilmiyorum.

    AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş: Düşünce ve fikir özgürlüğü daha doğmadan yok ediliyor
    Sayın Başbakan yurtdışından döndükten sonra bir çağrıda bulundu, bu çağrıya bir siyasi partimizden de cevap gelmiştir. Daha hazırlık aşamasında bile olmayan bir düşünce var ortada. Somut çizgileri bile ortaya çıkmadan bu şekilde bir açıklamada bulunulması, düşünce ve fikir özgürlüğünün, daha doğmadan yok edilmesidir.

    Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Mustafa Kamalak: Demokratik sistemde kabul etmem mümkün değil
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın açıklamalarını yadırgadım. Demokratik sistemde bunu kabul etmek mümkün değil. Anayasa'da, yasama, yürütme ve yargının görev alanları açık. Başsavcı görüş beyan ediyor, bunu Anayasal zemine oturtmak mümkün değil. Bizdeki demokrasi işin kandırmacası. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Anayasa'mızda bu böyle. TBMM'nin alnında da yazıyor. Son tahlilde halkımızın, yüce milletimizin dediği olur. İnşallah siyasi partilerimiz, millete verdikleri sözü tutar.

    Hukukçular Birliği Başkanı Avukat Sinan Kılıçkaya: Başsavcının açıklamaları siyasî
    Hukukun nasıl yapılacağı kimin tarafından yapılacağı Anayasa'da açık. TBMM yetkilidir. Başsavcının evhamlarını açıkladığını düşünüyorum. Demokratik özgürlükçü ortamlar, sayın başsavcının korkularını canlandırmayacak, tam tersine ulusal bütünlüğün korunmasını sağlayacak, Türkiye'yi çağdaş, medeni toplumların seviyesine çıkaracaktır. Çağdaş toplumlarda kılık kıyafetle ilgili yasal sınırlamalar yok. Toplumları özgürlükler yükseltir. Kısıtlamalar, yasaklar toplumları aşağı çeker. Başsavcı, hukukî olmaktan ziyade siyasi düşünüyor. Halkın düşüncesiyle de bağdaşmıyor. Halkın yüzde 80'i başörtüsü yasağını yanlış buluyor.

    Prof. Dr. Hasan Tunç: Başörtüsü sorununu çözmek siyasî partilerin görevidir
    Başörtüsü yasağını düzenleyen bir kanun yok. Yürürlükteki hukuk sisteminde yasaklayıcı bir düzenleme yok. Olmayan hukuk kuralından bir davranış üreterek bunu yasaklamak çok doğru değil. Siyasi partilerin en önemli görevlerinden biri siyasi sosyalleşme dediğimiz konularda toplumu aydınlatmaktır. Belirli değer yargıları konusunda toplumu eğitme, kendi düşüncelerini aktarma. 'Siyasi partiler başörtüsü ile ilgilenemez.' denemez. O da sosyal bir sorundur. Karşı olan ya da olmayan partiler bu konuda görüşünü açıklayabilir. Siyasi partiler ülkeyi yöneten ya da yönetmeye aday olanlardan müteşekkil. Onların bu şekilde sorunları çözmeye çalışması zaten görevleri kapsamındadır.



    http://www.f5haber.com/haber.aspx?id=398240&cat_id=12

    yargı siyasete fazla mı karışıyor hı? ne dersiniz?

    ya da yargının başındaki "bağımsız" ibaresi bağımlı bir düşünce içinde mi?
    Hayatımda BİR' i yok....
    BİR'in de hayatım var...

    "İstanbul "Sen" Kokuyor..."
    Önüm,arkam,sağım,solum " O " be !

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    01-09-2007
    Mesajlar
    2,082
    Karizma Gücü
    0
    Bagımsızlık sadece laikciler için gecerli oldugu s&#252;rece uniter devlet yapısı herzaman bozulmaya yozlaşmaya mahkumdur.

    Stat&#252;koları yıkmak engellemek yada değiştirmek yargının haddi ve hakkı olmadıgı halde karısıyorsa eger (ki nedense hep taraflı karısmıstır) Laik ve cağdas bir devlet olmak sadece hayalden ibaret kalır.

    M&#252;mk&#252;nse herkes kendi çöpl&#252;ğ&#252;nde ötmeli.. Cumhuriyetin kurallarında daha dogrusu ATA nın actıgı yolda zaten t&#252;rban meselesi diye birsey yoktu. Bunu bu hale getirenler Yargıtay &#252;yeleride denilebilir.

    85 yıllık Cumhuriyet organını değiştirmeye calısan bu kitle elbet birg&#252;n hatasını anlayacaktır..

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    2,183
    Karizma Gücü
    0
    ozaman kapat akpyi &#37;70le gelsin..

    ne dersin buna?

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-12-2007
    Mesajlar
    415
    Karizma Gücü
    0
    Özgürlükleri yok etmek için demokrasiyi kullananlara karşı Türkiye Cumhuriyeti savunma mekanizmalarını sonuna kadar kullanacaktır.Bundan hiç kimse kuşku duymasın.Bu ülke çölde bedevi çadırında kurulmadı!

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    01-09-2007
    Mesajlar
    2,082
    Karizma Gücü
    0
    Neyin özgürlüğünün kısıtlanması söylermisiniz bana lütfen Bu ülke kurulurken elbette cölde bedevi çadırı kurulmadı. Kuruldu diyende yok zaten)

    Konuyu 85 yıl öncesine getirirseniz emin olun siz zararlı cıkarsınız en-lil

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    2,782
    Karizma Gücü
    0
    Vural savas olmak icin, bu kadar kendisini zorlamasina gerek yok.
    Ne bileyim erke'nin olmadi ama, herhangi bir Berke'nin dogum gunune katilabilir.

  7. #7
    necatikaya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2006
    Mesajlar
    3,102
    Karizma Gücü
    6
    Yargıtay Baş savcısı gereken uyarıyı yapmış ve sonucunun ne olacağınıda belirtmiştir.Tepki göstermek sadece yandaşlarına efelenmektir.Hiç kimse ve kuruluş kanunların &#252;st&#252;nde olamaz.Bu cumhurbaşkanıda olsa başbakanda olsa değişmez.Biraz kafasında akıl olan birisi yargıyla kavgalı olmaz.Bu aymazlığı DP ve onun lideri menderes hayatı ile ödedi.Birazcık &#252;lke menfaatını d&#252;ş&#252;nen bu saçma t&#252;rbanı ıstıp ısıtıp ileri s&#252;rmez.Gırtlağına kadar borca sokulan bir &#252;lkenin ilk yapacağı &#252;retimdir.T&#252;rban &#252;retimi değil.???

  8. #8
    Son_Tango adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-01-2008
    Mesajlar
    42
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı en-lil tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Özgürlükleri yok etmek için demokrasiyi kullananlara karşı Türkiye Cumhuriyeti savunma mekanizmalarını sonuna kadar kullanacaktır.
    ne kadar sığ ve boş bir yorum.

    özgürlük diyorsun,demokrasi diyorsun eyvallah..

    eee senin özgürlük anlayışın bu mu?senin özgürlüğün başka birisinin özgürlüğünü kısıtlıyor ise bunun adına "özgürlük" mü denir?


    böyle boş yorumlar yapıldıkça nefret ettiğim AKP sanırım ve gene tek başına iktidar olacaktır..
    Bilseydim SON TANGO olacağını...

    Bırakır mıydım seni Rüzgarın Kollarına...

    Yalnız bırakmamıştı Rüzgar;Yağmuru bu Dansında
    ..

  9. #9
    necatikaya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2006
    Mesajlar
    3,102
    Karizma Gücü
    6
    Hani bir laf vardır.'Sağ kalırsam uğrarım'..

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-12-2007
    Mesajlar
    415
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Son_Tango tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ne kadar sığ ve boş bir yorum.

    özgürlük diyorsun,demokrasi diyorsun eyvallah..

    eee senin özgürlük anlayışın bu mu?senin özgürlüğün başka birisinin özgürlüğünü kısıtlıyor ise bunun adına "özgürlük" mü denir?


    böyle boş yorumlar yapıldıkça nefret ettiğim AKP sanırım ve gene tek başına iktidar olacaktır..
    Biz bu filmi yıllardır seyrediyoruz.Salya sümük ağlayıp, türbana özgürlük isteyenler bunun arkasından çarşafı,peçeyi,sarık ve cübbeyi gündeme getireceklerdir.Aslında bunların amacı kıyafet değil,yönetimin tümüyle dinsel kurallara oturtulmasıdır.Bu gün ülkemizde inandığı için,ibadetini yaptığı için baskı gören yok ama oruç tutmadığı için,ibadet etmediği için baskı gören yüzbinler var.Lütfen biraz dürüst olalım.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Türkler Siyasete İlgisiz
    2005 Konuları bölümünde titan#6 tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 18.07.05, 18:56
  2. Uyuşturuculu oyuna tepki yağdı!
    2005 Konuları bölümünde DeletedUser tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 23.05.05, 21:20

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •