Yapraklar, damarlar
Damar damar yapraklar
Yol yol ömrüm
Mevsim mevsim sararan yapraklar
Gün gün solan yüzüm
Yıllar, yeni yollar…
Ani gelen kışlarım
Yeşile doyamadan sararışlarım
Kurumuş güz yapraklarım
Kışlarım…
birer birer attığım kanatlarım
Her yana dağılmış parçalarım…
Hışır hışır içim
Asırlık koca bir çınardım
Hissediyorum, yaşlandım…
Çürümüştüm, boşalmıştı içim
Ama hala yaşlı bir çınar gibi ayaktayım…
Hızla büyümüştüm, ani yaşandı her şey
Binlerce insan dinlenmişti gölgemde,
Ben yorulmuştum…
Çılgınca aşk sözcükleri duymuş,
Onlar yaşamış, ben çıldırmıştım…
Köklerimle hissettiğim binlerce mezar
Ölüler konuşuyor dibimde,
Geceleri binlerce çığlık olup sarsıyorlar gövdemi
Bir yaprak daha, bir yaprak daha
Düşüyor döne döne…
Dereler boyu diziliyorum
Nehir kenarlarında kökleniyorum
Yaprak yaprak saçıyorum anılarımı
Nehirler boyu sürükleniyor hatıralarım
Giderek uzaklaşıyorum geçmişimden
Giderek çürüyorum
Boşalıyor içim…
Bulutları çağırıyorum, “dönün tepemde, çarpışın”
Ağlıyorum, yağmurlarla sevişirken…
Hıçkırarak ağlıyorum…
Öyle boşum ki "yankılanıyorum içimde…"
Gemiler geçiyor, seyre dalıyorum
İskeleye yaklaşıyor biri, bağlıyorlar palamarlarla
Kim bilir ne zaman hareket edecek yeniden
Biri dokunmadığı sürece hissetmeyecek asla
Tüm yalnızlığıyla altındaki suyu dinleyecek…
Geceleri daha çok şey söyleyecek su O’na
Tıpkı toprağın bana söyledikleri gibi…
Duymak istemiyorum artık, O da istemiyor
Köklerim ağrıyor…
Köklerim yorgun, yaralı…
Kanıyor, kanıyorum
Her geçen gün biraz daha ölüyorum
Biliyorum…
Çoktan çürüdüm, bomboş içim
Bir türlü ölemiyorum…
Ölemiyorum ama niçin?
alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla





