Yine Osman Sınav, yine Kürt karalamacılığı
Pars Narkoterör... Yeni bir Osman Sınav naçizliği. Ve yine kışkırtma, tahrik, yüzsüz ajitasyon masalı... Bu adam yapımcı değil, galeyana tanrısı bir Kürt antagonisti mübarek.
Herhalde çoğunluk şaşırmıştır; Osman Sınav'ın üretiminde Kürtçe seslendirilen bir esere rastlanmasına. Hatta fragmanında, her tanıtımında dahi.
''İşte tarafsız sinemacılık budur'' idesinde çok sazanımız mevcut vesselam. Malum, Osman'ın kucağı diğer uyrukları da çekmiş olabilir. Öyle ki, işte bu defa da Kürtleri 'kucaklamış!''
Kimilerine göre Kurtlar Vadisi-Terör'deki eleştirileri-Kürtlere menfi müteveccihte inanışları-ki onlara göre iddiayla sınırlı- son buldurmayı amaçlamış, beraberinde de yine 'ülke gerçeklerini' yansıtmayı hedeflemiş bir kurgu.
Bazı bidarlara göreyse ki dahilim; bir yalancı aynılıktan, bölge halkı üzerinde ''potansiyel her boku yiyen'' figürü yaratmaktan mavera maksat dışına çıkmayacak bir kurgu.
Pars Narkoterör dizisi ilk bölümüyle pazartesi (21 Ocak) günü Show TV'de başladı. Uzun hava türünde, Kürtçe bir stran (türkü) girişiyle. Kulaklarım seslendireni tanıyamadı ancak, Osman Sınav'ın firmografisi ''önyargı mı acaba?'' özeleştiri olasılığını, sorusunu dahi geri iten netlikteydi, gayeyi sezmek için...
Kısaca Pars Narkoterör...
Her Kürtçe konuşan rolde yer alanın, mutlak uyuşturucu satıcısı olduğu bir kıtır hikaye.
Polis amiri rolündekinin, Kürtçe isme atfen ''Her ne karın ağrısıysa'' reaksiyonunu verdiği, üstüörtülü anlamlar bütünü bir hikaye.
Türk rolündekilerin aksine, sözde Kürtleri canlandıranların kaba, insan zehirleyen ve bundan keyiflenen yaratıklar olduğunu konu eden bir hikaye.
Sayısız polis rolünde oynayanın bulunduğu, ancak içlerinden ailesinin uyuşturucu pazarlıkçısı çıkan polisin de pek tabii Kürt olmasını hesaplayan bir hikaye.
Bölgenin Kürtleri için, emniyet güçleri önünde 'yalvaran', 'diz çöken', 'şükürler sunan' 'örgütü lanetleyen' ezikler tanıtlaması asparagaslığını görev edinmiş açık maksatlı bir hikaye. (Bölge halkının son dönemdeki 'Edi Bese' atılımıyla bu kısmı kıyasladığımızda...Yorumu size kalsın.)
Olay Kürt bölgesinde çevriliyor. Bayanın, mekana girişte erkeklerce üzerinin aranmaması isteğine başvurmasıyla, bir kaçakçı, bölge kadınları üzerine şu yorumu getiriyor: ''Buraların kadınlarında erkeklerden daha kızgın ateş vardır.''
Pars Narkoterör, işte böyle bir şey.
Kurtlar Vadisi...
Ne hikmekse sansürlenen muhalif yayınlarda suskun kalanlar, Osman Sınav'ın Kurtlar Vadisi'ne yayın yasağı getirildiğinde köşelerinden 'demokrasi dersi' vermişlerdi. (Bknz: Can Dündar/Milliyet)
Ancak ellerinde kesici aletlerle, bellerinde ecel nesneleriyle ilköğretim çağına kadar inen ani korkunç tabloyu da, görmezden gelmişti 'demokrasi öğretmenleri'miz!'
Suçsuz üniversite öğrencilerine fiziksel şiddet uygulayanların, ardındaki soruşturmalarında dizi hayranlıklarını savunmaca zikretmeleri, haber değeri dahi, diziye dair eleştiri tevcihi hakkı dahi taşımamıştı.
Dizinin reytingleri ile ülkedeki silah satışının orantılı artışında, yine yaralanmalı fiziksel sokak saldırılarındaki saldıran tarafların birbirlerine söz konusu dizidekilerin rol isimleriyle hitap etmelerinde, hikayenin payını esgeçmişlerdi...Aslında hepsi bir yana, dizideki ilkel milliyetçiliği, kışkırtmaları, ölüm ve şiddet nitelikli çözüm yollarını ve bu yollara esbabımucibeler getirmeleri hayli somutken, önlenmesini antidemokratik kılmanın eşit adaletle ilgisi nedir...
Hayır, çözümleri çözümünüzse, önce o kutsal kavramdan çekmelisiniz kalemlerinizi! Demokraside beynin özgürlüğü vardır, şiddet ve onun yöntem öğretisi için; faşizmdir adres.
Kabaca... Basın ve yayın özgürlüğüne taraf olmak yolunda, çoğunluğu kapsayanların, sistemin hükmüyle aldanmaları sayesinde gerginleşen toplumları birbirleri üzerinden sevimsiz garazlar almaya tahrik etme projelerine eyvallah çekemeyiz. Bugün, Hitler'in, ABD'nin vahşi kronolojilerindeki eylemselliklerin sav edildiği sinemalara, çeşitli yollarla geliştirilen yaymalara tepki vermeyi nasıl 'özgürlük engeli' diye değerlendiremiyorsak (değerlendirenler, Adolf ve Bush'la aynı cehenneme düşe!), Türkiye'de rant niyetiyle öne sürülen ancak kapital hacmini de geçtik, mazlum halkları egemenlere gizil suçlu diye takdim etme çalışmaları karşıtlığında da azmetmeliyiz.
Kişiselleştirmek istemezdim ancak şu örneği de vermeden geçemeyeceğim: Kürt sorununa değindiğim, yer yer sisteme yüklendiğim yazılarıma 'yorum' gönderen küfürbazların e-mail adreslerindeki adlara kadar, çevrem 'Bay Polat', 'Bay Lazziya' doldu yahu! Az önceki örneklerde, sempatizanların beğenilerinin isimlerde sınırlı kalmadığını açıklıyor.
Ve Pars Narkoterör... Kısaca, Kurtlar Vadisi ve aynı yönetici kadrosunun benzer projelerinden nüansı bulunmayan, emekçi Kürt kitlesini iyiliğe aykırı gösterme misyonunu deruhte etmiş bir devamdan, Kurtlar Vadisi tekrarından ibaret.
Dilerim, Kurtlar Vadisi'ndeki kışkırtmalara prim verenler, daha ciddi sonuçlar doğurma tehlikesi taşıyan 'Pars Narkoterör' dizisinde uyanık, insaflı davranırlar.
Ali Barış KURT
alibariskurt@gmail.com
http://www.enternasyonalhaber.com/news/287.html


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



Nerdeyse vatan sevgisini millet sevgilisini izlediğiniz filmdeki saçma rollere bağlayacaksınz. Pardon da, kaç yaşındasın sen ya?





