• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
14 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Son_Mohikan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    5,827
    Karizma Gücü
    7

    Dünya krize giderken biz türban tartışıyoruz

    TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, "Dünya bir krize doğru hızla ilerliyor. Dolayısıyla bütün enerjimizi ekonomiye yoğunlaştırmamız gerekirken, türban konusunu gündemin birinci maddesi haline getirdik" dedi

    Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, "Dünya bir krize doğru hızla ilerliyor ve 2008 Türkiye için çok zorlu bir yıl olacak gibi görünüyor. Dolayısıyla bütün enerjimizi ekonomiye yoğunlaştırmalıyız. Ancak bir süredir aslında çok daha rahat bir zamanda tartışmamız gereken bir konuyu, türban konusunu, gündemin birinci maddesi haline getirdik" dedi.
    TÜSİAD'ın Olağan Genel Kurul toplantısı dün Siwssotel'de gerçekleştirildi.
    Toplantının açılışında konuşan Dernek Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, dünya mali piyasalarındaki dalgalanma dolayısıyla alınan önlemler için geç kalınmış olma ihtimalinin tartışıldığını, 2008'de Amerika başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin finansal piyasalarından kaynaklanan sıkıntının dünya ekonomisini olumsuz etkilemesinin kaçınılmaz görüldüğünü söyledi.
    "Ekonomiden gelen sinyaller çok olumlu değil. Büyüme hızımız önemli ölçüde yavaşladı, enflasyon nispeten hız kazandı, genel işsizlik oranı artmaya basladı, kamu maliyesinde disiplin zedelendi, cari açık sorunu büyürerek devam etti. Yaklaşan küresel dalgaya, maalesef bu bilançoyla giriyoruz" diyen Yalçındağ, böyle bir zamanda Türkiye'nin türban tartışması yaptığına dikkat çekti. Yalçındağ, tam da böyle bir dönemde Türkiye'nin türban gündemi tartıştığını ifade etti. Yalçındağ, şöyle dedi:
    "Dünya bir krize doğru hızla ilerliyor ve 2008 Türkiye için çok zorlu bir yıl olacak gibi görünüyor. Bütün enerjimizi bu konuya yoğunlaştırmalıyız.
    Ancak bir süredir aslında çok daha rahat bir zamanda tartışmamız gereken bir konuyu, türban konusunu, gündemin birinci maddesi haline getirdik.
    Ortada bir sıkıntı olduğu muhakkak. Ama bu sıkıntı bugün tartışılandan daha geniş boyutlara sahip.
    Evet, bir yanda başını örttüğü için eğitim sürecinde zorluk çeken genç kızlarımız var. Diğer yanda, 15 yaşında istemediği halde zorla kapatılanlar da, birkaç yıl sonra çevre baskısıyla başını örtmek zorunda kalmaktan korkanlar da var. Ayrıca inanın kadınlarımızın tek sorunu da bu değil.
    Ülkemizde kadınlarımızın birçoğu çok daha ağır, çok daha derin sorunlarla mücadele ediyor. Toplumsal hayatta eşitsizlik, eğitimsizlik, istihdama katılma zorluğu, aile içi şiddet, belirli yörelerdeki ağır töre baskısı gibi vahim sorunlar..."

    Gündem değişmezse dalga bizi sürükler

    Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın konuşmasında verdiği diğer mesajlar şöyle:
    "Türkiye'yi bir refah toplumuna dönüştürmek ve çocuklarımıza daha iyi bir gelecek verebilmek için temel ekonomik ve sosyal sorunlarımızı öne almalı, gündemimizi dünyada ki gelişmelere uygun hale getirmeliyiz. Aksi halde küresel dalga, yaşam biçimimize bakmaksızın hepimizi önüne katıp sürükleyebilir. Türkiye'nin gündemi, toplumuna refah ve huzurun yollarını açmaktır. Birlik içinde atılım yapmak istiyorsak, tüm toplumun ortak çıkarlarını temsil eden bu gündeme odaklanmalıyız. "


    Önümüzde yerel seçimler var, kamu maliyesi daha fazla bozabilir
    "2008 bize kolaylıklar vaat etmiyor. Büyümedeki yavaşlama eğilimini 2008 yılında, tersine çevirecek bir işaret, ortada gözükmüyor. Üstelik yaklaşan yerel seçimlerin etkisiyle kamu maliyesinin daha da bozulma riski ortaya çıkıyor. Küresel çalkantı sonucu beklenen, global talepteki yavaşlamanın dış ticaret açığını hem miktar hem de değer olarak olumsuz etkileyeceği tahmin ediliyor.. Dış kaynak girişindeki azalma da buna eklendiğinde, ülkemizde büyümenin ve cari açığın finansmanının daha zor şartlarda gerçekleşmesi ihtimali artıyor.
    2008'de öncelikle makroekonomik istikrarı koruyacak politikalara devam etmeli, mali disiplini yeniden tesis etmeliyiz.
    Ayrıca ekonomide dengeyi sağlarken eşzamanlı olarak küresel rekabet hedefimizin gerektirdiği yapısal reform sürecini de başlatmalıyız. Burada sihirli sözcük beklenti yönetimidir. Türkiye'nin uzun dönem vizyon ve stratejilerinin inandırıcılığını tesis etmeliyiz."


    Özel sektör olarak demokrasi ve laiklik ideallerinin taşıyıcısıyız
    "Biz özel sektör olarak kendimizi cumhuriyetin demokrasi, laiklik, çağdaşlık ve refah ideallerinin taşıyıcısı, toplumsal gelişmenin gönüllüsü olarak görüyor ve ilgili tüm süreçlerde aktif olmaya devam edeceğimizi bir kez daha beyan ediyoruz."


    Türkiye'nin ideali tanımlıdır, boş kâğıt üzerine sıfırdan tanıma gerek yok
    "Türkiye'nin toplumsal gelişme ideali, 'muasır medeniyet' olarak tarif edilmiştir. Bu pencereden bakınca, uzun vadeli büyüme stratejimizin, boş bir kâğıt üzerine sıfırdan tasarlanmasının gerekmediği, ortaya çıkıyor. Çünkü aslında, AB'ye tam üyelik hedefimiz, yukarıda tanımlamaya çalıştığımız toplumsal idealimizin yeni bir ifade biçimidir.
    Türkiye açısından, uzun süredir uykuya yatmış bu süreci canlandırmak, 2008'in temel aksiyonlarından biri olmalıdır. İç kamuoyundaki heyecanı yeniden yükseltebilmek için siyasal liderliğin daha kararlı bir söylemle ortaya çıkmasını sağlamalıyız."


    'Kutuplaşma yaratan tavırlardan uzak durmalıyız'

    "Zaman zaman bazı kesimlerde nükseden 'alternatif arama' çabalarının, meseleyi derinlemesine kavramamaktan kaynaklandığını düşünüyoruz. Türkiye'nin elbette Balkanlar ile, Karadeniz ülkeleriyle Ortadoğu ve Kafkaslar ile, Orta Asya, Hindistan ve Çin ile ilişkileri olmak zorundadır. Bu kesimlerle tarihi kültürel bağlarımızın yarattığı avantajı, bu coğrafyaların engin iş potansiyelini nasıl reddederiz?
    Ancak, hangi perspektiften bakarsanız bakın, salt ekonomik açıdan bile bu ülkeler AB'ye alternatif değildir. Tamamlayıcıdır. Toplumsal gelişme bakımından Türkiye'nin bu bölgelerden alabileceği hemen hemen hiçbir şey yok gibidir. gözümüzü dikmemiz gereken yön batıdır, Avrupa Birliği'dir.
    Peki, Türk halkı AB'ye girmeyi istiyor mu? Bilinç altında evet, istiyor. Bunu test etmek çok kolay. AB'yi istemiyorum diyen birine, nasıl bir hayat istediğini sorun. Size AB ülkelerindeki, ya da daha genel söylersek batılı gelişmiş ülkelerdeki yaşam biçimini tarif edecektir. Bugün yaşadığımız aslında bir güvensizlik ve küskünlüktür. Bu da siyasal liderlik ve etkili bir iç iletişimle aşılabilir."

    Anayasa yeni kaygı kaynağı olmamalı

    "Önce ekonomiyi gündemin en üst sırasına taşımak, toplumsal kesimler arasında uzlaşma sağlamak gerekiyor. Dikkatleri dağıtacak kutuplaşmalar, gerginlikler yaratacak siyasi tavırlardan uzak durmak şart. Yasama ve yürütmede toplumsal mutabakat sağlanmasına özen gösterilmesi huzur ortamının tesisi için hayati önem taşıyor.
    2008 bu bakımdan da bazı riskleri içinde barındırıyor. Bunların en yakını anayasa tartışmalarıÖ Yeni anayasa asla yeni endişelerin kaynağı olmamalıdır! Eğer laik, demokratik cumhuriyetimizi, temel ilkelerini koruyarak daha ileri götürmek
    için değişiklik yapıyorsak, yeni Anayasa'nın ruhu her yönüyle Türkiye'nin çağdaş batı toplumları yönündeki ilerlemesini yansıtır durumda olmalıdır. Türkiye dar gündemli kutuplaşmalardan geçmişte çok zaman kaybetti."


    Yeni bir programa ihtiyacımız var

    "Küresel gelişmeler, rahat bir 2008 geçiremeyeceğimizi söylüyor. Finansal piyasalardaki çalkantının Türkiye de dahil tüm piyasalara yayıldığını gözlemliyoruz. Böyle bir ortamda yüksek büyümenin maliyeti geçmiş yıllara oranla çok artabilir.
    Ekonomimizin kendi iç dinamikleri de 2008 için uyarı işaretleri veriyor. Hızlı büyüme düşük enflasyon dengesini korumakta güçlük çektiğimiz ortaya çıktı. Enflasyonda hedefin iki katından fazlasını gördük.
    Açıktır ki, 2001'in şartlarında tasarlanmış programla sağlayabileceğimiz iyileşmenin sınırına geldik. Ekonomiyi uzun vadeli bir perspektifle yeniden yapılandırmamız şart, yeni bir ruh ve ivme kazandırmalıyız. Yeni bir vizyon ve stratejiyle, somut, ayrıntılı, takvime bağlı, yeni bir ekonomik programa ihtiyacımız var. "


    Bülend Özaydınlı ayrılıyor


    EYLEM TÜRK
    TÜSİAD'a 2007'de 48 yeni üyenin gelirken, 38 üye de ayrıldı. Koç Holding'deki CEO'luk görevinden ayrılan Bülend Özaydınlı'nın da üyelikten 2008 yılı itibariyle ayrılacağı belirtildi. Bu arada 2007 yılında 576 üyesi bulunan derneğin hedefi bu yıl üye sayısını 583'e çıkarmak.
    TÜSİAD'a 2007 yılında katılan 48 yeni üye içinde, Paul Doany, Adnan Nas, Douglas Thomas Kennedy, Cem Aydın, Soner Gedik, Muhsin Mengütürk, Aslı Karadeniz, Emin Sazak, Godefridus Hendrik Vest, Levent Eyüboğlu, Hans Otto Nagel, Osman Turgay Durak, Kerim Taner, Mehmet Torun, Firuzhan Kanatlı da bulunuyor.
    TÜSİAD tarafından hazırlanan "2008 Yılına Girerken Türkiye Ekonomisi" başlıklı çalışmada, uluslararası likidite koşullarında ani bir değişme olmadığı varsayımı altında, 2008 yılında Türkiye ekonomisinde ancak vasat bir performans beklenebileceği görüşü yer aldı.
    Dün yapılan genel kurula üyelerin bir kısmının Davos'ta olması nedeniyle katılım fazla olmadı. Genel kurula katılan üye sayısı 120'de kaldı.
    TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ümit Boyner, 2007 bütçesinin 384 bin YTL fazla verdiğini ifade ederek, bunun kur farkından kaynaklandığını belirtti. Boyner, TÜSİAD'ın bu yılki bütçesine ilişkin olarak da, TÜSİAD'ın son 4 yıldır 5.6 milyon euro'luk bütçeyle hareket ettiğini ve bunun pek değişmediğini belirtti. Boyner, bütçenin çok büyük bir kısmının raporlama ve araştırmalara harcandığını, 2008 yılı için de üyelerden yıllık 17 bin YTL aidat alınacağını bildirdi.
    2007 yılında TÜSİAD 9 rapora imza attı; çalışma grupları ve forumları aracılığıyla yurtiçinde 72 seminer ve kongre, yurtdışında ise temsilcilikleri aracılığıyla 14 seminer düzenledi. 22 yurtdışı teması gerçekleştirdi.

    kaynak

    Yine uyutulduk anlaşılan...

  2. #2
    ultrAstribun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2007
    Mesajlar
    7,158
    Karizma Gücü
    7
    Yine unutturmaya çalışıyorlar bu mesleyi desen daha iyi olurdu.
    Bakınız her zaman söylüyorum.Bu ülkenin gündemine ne zaman başörtüsü gelse şimdi zamanımı bunun diyen çevreler var.Başörtüsünü sorun değilmiş gibi aksettirmek Tüsiad'ın başkanına yakışmıyor.
    Bazılarının sorunu var inancımızla...

  3. #3
    <span style='color: #FFFFFF'><span class='glow_800080'>hüsobaba</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2007
    Mesajlar
    9,267
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    T&#220;sİad Bu Ayak Oyunlarini İyİ BİldİĞİ İ&#199;İn Hemen AtlamiŞ Her Zaman S&#214;yl&#220;yorum Bu T&#220;sİad Ve Y&#214;k B&#220; &#220;lkenİn BaŞina Bekladir Ve Bİran &#214;nce İtlaf Edİlmelİdrler.
    Beddualarım her gece seninle,
    Konuştuğumuz saatlerde istisnasız tek bir cümle tekrarlıyorum;Sende birinin elinde oyuncak ol ve o kişiyi herşeyin sandığında aslında bir şerefsize gönül verdiğini anla.Yolladığın öpücükleri hatırladığım her anda yine tek bir cümle var aklımda; Kalbin alev olsun ve tüm bedenini sarsın,sarsın,sarsınki ateş bedenini ebedi dünyada karşıma geldiğinde yaşayacaklarını hisset.Özür dilerim dayanamam aslında acı çekmene ama helal olmaz sana hakkım,hesap soracak sana o masum duygularım...
    ---Hüsobaba---

  4. #4
    Son_Mohikan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    5,827
    Karizma Gücü
    7
    Arkadaşım, ortada bir kriz olduğunu inkar edemezsiniz. T&#252;rban sorundur, yıllardır tartışılıyor. Akp yıllardır h&#252;k&#252;met, niçin bunu çözmeyip temcit pilavı gibi ikide bir ön&#252;m&#252;ze s&#252;r&#252;yor? &#220;lke, kriz ortamından çıkmak için sarfedeceği enerjiyi niçin oluşturulan yapay g&#252;ndemlerde harcıyor?

    T&#252;siad'ı ben de sevmem; ama durmuş bir saat bile g&#252;nde iki kere doğruyu gösterdiğine göre T&#252;siad da doğru şeyler söyleyebilir. Bu da onlardan biri...

  5. #5
    Koyu Siyah adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-12-2007
    Mesajlar
    3,067
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    T&#220;SİAD'ı bende hiç sevmem hele başındaki Doğan kızını hiç hiç sevmem..Ancak burada doğruyu söylemiş...2. d&#252;nya savaşından sonra yaşanan en b&#252;y&#252;k kriz yaşanıyor bizim uğraştıklarımıa bakın...Hem artık sorunda çöz&#252;ld&#252;...Kimse vıdı vıdı yapmaz artık....O zaman asıl meselelerimize döneriz ekonomi gibi..

    Yada 2b arazilerinin kamulaştırıldıktan sonra satılması gibi...2B yasası tekrar g&#252;ndemde....Topra satışları hız kazanacak..Kime diyorum ben

  6. #6
    mavisayfa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-03-2005
    Mesajlar
    1,865
    Karizma Gücü
    8
    Aslına bakarsanız evet doğruyu söyl&#252;yor. Artık başka sorunlara eğilmemiz gerek ama chp ve onun kafa yapısındakiler baş ört&#252;s&#252;n&#252; öyle bir kaşıyorlar ki insanların rahatını, huzurunu bozmaya öyle bir çabalıyorlar ki baş ört&#252;s&#252; sorunu g&#252;ndeme yerleşiyor. Umarım h&#252;k&#252;met ve gerçek iktidar partisi bu sorunu sorun olmaktan çıkarıp sakin bir kafayla ekonomik çöz&#252;mler &#252;zerinde daha fazla yoğunlaşacaklardır. Yoksa bu sorun varken ve chp gibi başı bozuk kafalar varken bu &#252;lke pek rahat y&#252;z&#252; görmez.

    &#214;te yandan T&#252;siad ın genel geçer açıklamalarının çoğunu hiç bir zaman ciddi bulmadım, bunlar daha çok ortaya oynayıp gayriciddi açıklamalarla yetiniyorlar. Bahsetikleri ekonomik sorunları yaratanlar yine kendileri, aç gözl&#252;l&#252;kleri... Yalan mı?
    EVET

  7. #7
    burak-35 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-10-2006
    Mesajlar
    1,209
    Karizma Gücü
    6
    Bu işin taraflarından birisi türbanın siyasi rantı,diğeride ekonominin siyasi rantı peşinde.Hani temsilde hata olmazmış, bir atasözü vardır;Keçi can derdinde kasap yağ derdinde.

    1919 Ruhu İle ...


    Atatürk'ü sevmeyebilirisiniz,
    Fikirlerini benimsemeyebilirsiniz,
    Ama ona asla saldıramazsınız,
    Saldırırsanız ya kanınız,
    ya sütünüz bozuktur...



    "Demokrasilerde bir dâhi ile bir budalanın eşitliğini kabul ediyorum, ancak iki budalanın bir dâhiye üstünlüğünü reddediyorum."

    "Szı Lard"



    Adil olmak gerekir,Üç kuruşluk adama beş kuruşluk ceza fazla gelir.

  8. #8
    GizLiDüş adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-12-2007
    Mesajlar
    3,656
    Karizma Gücü
    0
    T&#252;siad haklı,t&#252;rban unutulsun diyen yok önceliklerimizi sıralamayı bilmeliler.
    ...Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın.
    ” Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir “diye endişe etme.
    Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

  9. #9
    E-posta Aktivasyonu Bekliyor
    Kayıt Tarihi
    01-01-2007
    Mesajlar
    7,534
    Karizma Gücü
    0
    Burada ekonomik veriler baya geriliyor, baya bir telas var.
    Kredi kullananlarin sayisinda azalma var, vs.

    Avrupada su an herkesin birinci onceligi ekonimi.
    Zamanlama ne kadar dogru bilemiyorum.

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    25-01-2008
    Mesajlar
    2
    Karizma Gücü
    0
    T&#252;rkiye'nin &#252;zerinde "t&#252;rban" baş belası bir sorun. Sadece ve sadece &#252;niversite öğrencilerine, sadece ve sadece t&#252;rban takmaları koşuluyla (c&#252;ppe, çarşaf vs değil), sınırları iyi çizilmiş bir yasayla konuyu çözmeleri yerinde olacaktır.

    Zaten halkımız bir garip. Ben izmir'de yaşıyorum, etrafıma baktığımda ilginç şeyler gör&#252;yorum. Kimisi başını örtm&#252;yor ancak namazını niyazını kılıyor, her m&#252;sl&#252;manıın davranması gerektiği gibi davranıyor (insanlardan yardımını esirgemiyor, kimsenin ardından konuşmuyor vs vs)

    Diğer taraftan kimisi var takmış t&#252;rbanı ama &#252;zerinde ince sıkı bir giysi, v&#252;cut hatları o biçim belli, göğ&#252;sler kalçalar fora. Bir başka gör&#252;nt&#252; ise tarikata &#252;ye olan bir komşumuz, yeri geliyor namaz niyaz yeri geliyor diğer konular. sloganları ise "yeri gelince Allah Allah, yeri gelince yallah yallah". Nasıl iştir anlamadım.

    Toplumumuzda insanlar birey olamıyorlar, işte sorun bu bence. Genel olarak kısıtlı bir çevrede b&#252;y&#252;yorlar, bakış açıları sabit oluyor.

    Bu h&#252;k&#252;met iyi işlerin yanında, elbette tasvip etmediğim işlerde yapıyor. &#214;zellikle unakıtan akp'deki en olmaması gereken kişi diye d&#252;ş&#252;n&#252;yorum.
    Bununla birlikte CHP'ye insanların inancı kalmadı. Deniz Baykal'ın yerine yeni biri gelmedikçe CHP'nin de oy kaybetmeye devam edeceğini d&#252;ş&#252;n&#252;yorum.

    T&#220;SİAD'ın kuruluş amacı T&#252;rkiye de sanayi alanında iş yapanların çıkarlarını korumaktır. H&#252;k&#252;met(ler) önce gerçek sorunların çöz&#252;m&#252;yle uğraşsalar, sonra t&#252;rban m&#252;rban konularına girseler T&#220;SİAD'da böyle açıklamalar yapmaz herhalde.

    Bence gerekli bir açıklamaydı

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Danimarka’da krize karşı konferans
    2006 Konuları bölümünde *cr00ser* tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 23.02.06, 20:43

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •