• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    düdüklü_tencere adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-12-2007
    Mesajlar
    664
    Karizma Gücü
    0

    gecenin uzun söylevi...

    GECENİN UZUN SÖYLEVİ


    I.
    Coşkularımız yetim kaldı. Yoksul kağıtlarımızı onarmıyor artık şiirlerimiz. Şiirlerimizin kireci vuruyor yüzümüzdeki duvara. (Eksik fakat aydınlık anlatımları her çeşit mutsuzluğun...) Ve ellerimizi koğuşturuyoruz durmadan. Sabıkalı şiirlerimizden artan ve kendimizce yorumladığımız ellerimizi. Durmadan kendimize tırmanıyoruz uzun soluklarla. Ayaklarımız çiğnenmiş leylaklardan devşirilmiş; leylak yorgunu sarp yollar inmekte denizin sabıkalı sevdalarına.
    (Korsan yorgunu denizin; gökyüzüne rengi yitik şafakların yamadığı...)

    II.
    Gece. Zaman ihtilali. Kurşun geçirmez yüreklerimiz. Yani uzatmalı yasakların konakladığı o mağrur suskunluk. Kuşatmalardan artakalmış yaralı insanliğina kefil yürek. Şimdi gecenin uzun söylevinde yaşanan dilsiz şiirlerin yitik kafiyelerine ayak uydurmaya çalışıyor. Yetim kalmış çarpıntılarına; yaralarını sararak. Geveze dilsizliğin ikilemini yaşayan kafiyelerin küçük, ürkek adımlarına. Sessizliklerinde dingin bir barışıklığın büyüsü. Hangi büyülerle onarmaktayız kendimizi, bir parça daha yaşamak için.
    (Kıyılarımızda suskunluk. –Ellerimizin bizle birleştiği yerde- Biz lisanı bilinmeyen rehin bırakılmış bir coğrafya atlası.) Oysa deniz biziz. Kıyı biz. Sevişmek, bir gençlik karantinası.
    Ve uzun kalemlerin gölgeleri dolaşıyor yaralı duyarlıklarımızın üzerinde.

    Biz gündüz sürgünleri!
    Yazmakla tamamladık mı kendimizi?
    Yazmakla tanımladık mı?
    Kalemlerimizin uçları yine de nar çiçeği.

    III.
    Eski harfler kilitlemiş babamın tarihini cep yazmalarında. Ağır bir gözlük kalmış tahta mağaralarında deri çekmecelerin (ve uzun senelerin) . Beni o tanımlayabilirdi ancak. İnce siyah çizgili, o acı yeşil, kırık dolmakaleminin kuruyan kanıyla. (O hiç unutamadığım dolmakaleminin. Ve herkesin hırsızı şiirlerinin...) Beni o tanımlayabilirdi ancak. Ben beş yaşındayken öldürdüğüm babam. Şimdi yırtık fotoğraflarını arka cebimde gezdirdiğim sünnetçi babam.

    IV.
    Acımlayabilirim biraz daha. Dilerseniz biraz daha ışıklandırabilirim nesnel gerçekliğimi; (sizler için) . Bana kendimi anlatmamış beni size anlatabilirim. Şiirlerimle sizden kaçırdıklarımı (gecelerimi) yakınlaştırabilirim karanlığımla.
    Gece. zaman ihtilali. Bu kültür birikimi hangi umarsız unutkanlığımızın hüviyetidir? Açıklar mısınız?

    V.
    Siz ve biz (birbirimizi görmeden, belki görmek bile istemeden) bin yıl daha gezinelim aynalı karanlığımızda. Yeraltı duyarlıklarımızdan biçtiğimiz civan giysilerimizin görece özerkliğini sınayalım. Gecenin eklemediği isyanlarımız ve şiirlerimizle; belin ve kanın eklemediği ideoloji çarşaflarında. Yani her sevişmenin son ihtilal provasında.
    Ve bin yıl daha kilitleyelim gizlerimizi çarşılı ilişkilerimizle. Çarşılı ilişkilerimizin müfredata uygun diliyle.
    Belki sonra, ondan sonra, her şey açık, apaçık yazılabilir, herkes için.
    (Bir duyarlık ihtilalinde kendimizi talan edip, sevdiğimiz zaman...)

    VI.
    Kan. İrmak tanrısının suçu kan.
    Kimsenin birbirini tanımaması, anlamaması bundan.

    VII.
    Şimdi gecenin uzun söylevinden, insan olmaktan, toplumsal bir insan olmaktan, onanmaktan ve redd-i ilhaktan toplayabildiklerimiz bunlar. Kendimiz.
    Sunaklarımıza acılarımızı koyuyoruz.
    Bunlar hiçbir hapishanede yazılmamış hapishane defterleridir Efendim. Lütfen kabul buyrunuz.

    MURATHAN MUNGAN
    http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic358206_1.gif

    'ya kendin dikebilirsin yada hiçkimse
    eline yanlızca bir iğne bir iplik verebilirim' dedi tanrı

    Bu şehirde bir adam var adı
    Bana özel
    Elleri var küçücük
    İzin vermese asla üzemezler
    Çözemezler
    Onun bir düşü var ki asla, asla bilemezler

    ............bir kadını ağlatırken çok dikkat edin..!!!
    ....... çünkü Allah gözyaşlarını sayar.....!!!!

    kadın;erkeğin kaburgasından
    yaratıldı,ayaklarından yaratılmadı..!!!
    öyle olsaydı ezilirdi......!!!
    üstün olsun diye başındanda yaratılmadı......!!

    AMA GöğSüNDEN YARATILDI......

    Eşit olsun diye......
    kolun biraz altında...Korunsun diye...!!!
    KALP HiZASINDA SEViLSiN DiYE!!!

  2. #2
    ozansezai adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-11-2006
    Mesajlar
    22
    Karizma Gücü
    0
    yoruma ne hacet, işte söz işte herşey ortada yüreğine sağlık düdüklü tencere kelimeleri kıvamında pişirmişsin....
    "Konuşsam Tesiri Yok
    Sussam Gönül Razı Değil..."
    MEVLANA

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kızılderili Söylevi
    2005 Konuları bölümünde ++cataclysm++ tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 24.02.05, 00:27

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •