Özal "demiryolları komünist işidir" demişti. AKP ise yeniden yapılandırma adı altında demiryollarının tasfiye sürecinin baş mimarı olma yolunda ilerliyor. Ülkenin en köklü kuruluşlarından biri olan TCDD'den devletin elini çekmesi, kazalara davetiye çıkarıyor.
HABER MERKEZİ 24 0cak 1980 kararları ile birlikte TCDD’nin (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları) de özelleştirilmesi gündeme getirilirken, AKP iktidarı demiryollarının tasfiyesine yönelik en önemli kararları alma yolunda ilerliyor. Son 5 yılda uygulamaya giren politikalar ile birlikte tren kazalarının da sayısında artış gözlemleniyor. Turgut Özal’ın “demiryolları komünist işidir” açıklaması ile başlayan süreç ile demiryollarının toplam ulaşım hizmetleri içindeki payı yüzde 2’ye düşerken, devletin demiryollarından elini çekmesi ile demiryollarında özel şirketlerin belirleyen olduğu bir yapı gündeme geliyor. 1950’den bu yana karayollarına yapılan yatırımlar yüzde 80 oranında artarken demiryollarında bu oran sadece yüzde 11 ile sınırlı kaldı.
AKP yönetimi ulaştırma politikalarını birbirinden bağımsız projeler olarak tanımlarken, özelleştirme sürecinin en önemli bileşeni olarak tanımlıyor. Bir yandan duble yol projesi, diğer yandan köprü ve otoyollarının özelleştirilmesi, TCDD’ye bağlı limanların satışa çıkarılması… Bir bütünün parçalarının ayrı ayrı ele alınması, demiryollarının diğer ulaşım yolları ile bağlantısını ortadan kaldırırken, var olan ulaşım ağını yap boz tahtasına dönüştürüyor.
AKP’nin demiryollarına yönelik politikası; var olan işleyişin belli noktalarına müdahale edilmesi, müdahale edilen noktalardan devletin elinin çekilmesi şeklinde okumak mümkün. Bu aşamada, TCDD bir bütün olarak değil de parça parça özelleştirilmeye çalışılırken, kadrolaşma, taşeronlaşma ve özel şirketler tarafından işletilen demiryolu hatları, TCDD varlıklarının satışı gündeme geliyor.
Yeniden yapılandırma yolu ile özelleştirme
CANAC, Euromed, Argeda, Dünya Bankası gibi kuruluşlar tarafından hazırlanan yeniden yapılandırmaya yönelik raporların veri alınması ile özelleştirme yolu ile demiryollarının yeniden yapılanması öngörülüyor. Bu süreçte kalite, güvenli ve hızlı ulaşım sloganı öne çıkarılıyor ve yıllardır yatırım yapılmayan bu alana el atılacağı mesajı veriliyor.
Diğer yandan yük taşımacılığındaki artış ve yükselen petrol fiyatları nedeniyle karayolundan demiryoluna dönmek isteyen sermaye grupları, TCDD’nin yeniden yapılanması ve AB ulaşım politikalarına uyum çerçevesinde piyasa koşullarına uygun hale getirilmesini talep ediyor. TÜSİAD’ın ulaştırma raporları, büyük sermaye gruplarının istek ve önerileri, büyük lojistik şirketlerinin TCDD ile işbirliği içinde geliştirdikleri projeler bu duruma işaret ediyor. Böylelikle lojistik şirketlerine özel olarak hazırlanan seferler ile demiryolları açılıyor ya da TCDD olanakları lojistik şirketlerin hizmetine sunuluyor.
Raylar özel şirketlere emanet
2003-2006 döneminde toplam 10 bin km civarındaki şebekede 4 senede sadece 311 km yol yenileme gerçekleşmesi devletin demiryollarına verdiği önemin en somut göstergesi. Rayların bakım ve onarımının devlet tarafından ihmali söz konusu. Ray, vagon üreten fabrikalar kapatılırken, ray alımında dışa bağımlılık gündeme geliyor. Rayların bakım onarımı taşeron şirketlere devrediliyor.
TCDD’nin parça parça özelleştirilmesi süreci sırasında hızlandırılan yenilenme çalışmalarının önemli bir kısmını da rayların değiştirilmesi oluşturuyor. Bir yandan devletin bu alandan elini çekmesi, diğer yandan artan ray talebi karşılığında sermaye için yeni bir yatırım alanı daha ortaya çıkıyor. Varolan şehirlerarası hatlar yerine hızlı tren projesi ve yük taşımacılığının yoğunluğunun artması ile yeni hatların açılması gündeme getiriliyor. Bu gelişmeler TCDD’nin ray ihtiyacını artırıyor.
Hurda satışından AKP sermayesine kazanç
Daha önce Makine Kimya Endüstrisi (MKE) kurumu tarafından TCDD’ye ait hurdalar alınırken, bugün bu mekanizmanın ortadan kalkması sonucunda TCDD’nin zarar uğratılmasının bir başka yolu ortaya çıkıyor. Bugün TCDD hurdaları, AKP’nin yandaş belediyelerine satılıyor.
Limanların satışı ile hızlı tren projesi
Hızlı tren yatırımlarında TCDD’ye ait limanların özelleştirmesinden elde edilen gelirin kullanılması planlanıyor. Bu çaptaki benzer özelleştirmelerden elde edilen gelir Özelleştirme İdaresi Başkanlığı aracılığıyla Hazine’ye devredilirken limanlardan para TCDD’ye aktarılıyor. Örneğin, Mersin Limanı’ndan gelen 755 milyon dolar da TCDD’nin kasasına girdi. Altı limanın satışından gelmesi beklenen 4 milyar doların tamamı hızlı tren projelerinde kullanılacak.
TCDD bununla da yetinmeyecek toplam tutarı 7-8 milyar doları bulması beklenen demiryolu yatırımlarını karşılamak için yeni yapılan hızlı tren hatlarını işletme hakkı devri yoluyla özelleştirecek. Yapılan planlamaya göre temeli atılan Ankara-İstanbul ve Ankara-Konya arasındaki güzergahı; Ankara-İzmir, Ankara-Sivas, Ankara-Kayseri, Ankara-Afyon ve Bursa-Osmaneli takip edecek. 2009'da hayata geçmesi düşünülen Ankara-İstanbul ve Ankara-Konya arası hızlı tren hatları, işletme hakkı devri ile özelleştirilmesi ve buradan elde edilecek gelirle Eskişehir-Antalya, Konya-Karaman-Mersin, Isparta-Antalya ve Bodrum-İzmir hızlı tren hatlarının finanse edilmesi planlanıyor. TCDD'nin gelirleri işletilmek üzere özel sektöre devri planlanan ve sermayenin önceliklerine göre gerçekleştirilen projeler için kullanılmış oluyor.
Hızlı tren seçim yatırımı oldu
2005 yılında İstanbul - Ankara seferini yapan Yakup Kadri Karaosmanoğlu adlı "hızlandırılmış" tren, Sakarya'nın Pamukova İlçesi yakınlarında raydan çıkarak devrilmişti. Altyapı yatırımları yapılmaksızın gerçekleşen bu proje sonucunda meydana gelen kazada 36 kişi yaşamını yitirirken, 74 kişi yaralanmıştı. Bu proje o tarihte birçok bilim insanın itirazına rağmen AKP tarafından uygulanmıştı. Bu kaza ile ilgili soruşturma süreci devam ederken, kazanın gerçek nedenine dair çelişkili açıklamalar yapılmış, buna rağmen AKP hızlı tren projesine devam demiştir.
AKP’nin hızlı tren projesi kapsamında 2003 yılında yapımı başlanan Ankara –Eskişehir hattı da seçim yatırımı konusu olmuş durumda. 2005 yılında tamamlanacağı ilan edilmesine rağmen bu hattın önemli bir bölümü tamamlanmış değil. Bununla birlikte 2007 Nisan’ında İtalya’dan getirilen hızlı tren ile hattın “açılışı” yapılmış, daha sonra bu tren İtalya’ya geri gönderilmişti.
TCDD tasfiye ediliyor
TCDD’nin parça parça özelleştirilmesinin bir alt başlığı da TCDD’ye ait taşınmaz malların satışı şeklinde gerçekleşiyor. 306 adet varlık “yıllardır beklenen fırsat” sloganı ile satışa çıkarılarak ESKJİDİ firmasına satıldı. TCDD hastanesinin özelleştirilmesi, lojmanların satışı, yemekli vagon hizmetlerinin özelleştirilmesi, demiryollarına eleman yetiştiren de eğitim merkezinin kapatılması de AKP’nin icraatları arasında yer alıyor. Özellikle eğitim merkezinin kapatılması ile vasıflı eleman sayısının azalması söz konusu.
İş yükü artıyor personel alımı yok
AKP bu alanda da kadrolaşma faaliyetlerine hız vermiş durumda. Özellikle belli hizmetlerin taşeron şirketlere devri de bunu beraberinde getiriyor. Kadrolaşmanın yanı sıra, geçici görevlendirme yöntemi ile AKP yandaşları istihdam ediliyor.
Demiryollarında esnek üretim koşulları da arttı. 2002 yılında 41 bin 978 olan personel sayısı 2006’da 33 bin 64’e düştü. 2002-2006 yılları arasında memur kadrosunda yüzde 17, daimi işçi kadrosunda yüzde 22, geçici işçi kadrosunda yüzde 12, sözleşmeli personel kadrosunda istihdam edilenler yüzde 22 oranında azaldı. Bununla birlikte çalışma saatleri aylık olarak 200-250 saati aşmış durumda.
Kentsel dönüşümde demiryolları da var
Marmaray projesi ile birlikte Haydarpaşa garının özelleştirilmesi gündeme gelirken, bu alanda demiryollarında nasıl bir yeniden yapılanma gerçekleşeceği netlik kazanmış değil. AKP’nin Marmaray ile birlikte demiryolları hat sayısını azaltacağı belirtiliyor. Kentsel dönüşüm kapsamında şehir garlarının şehir dışına taşınması ve garlara ait olan arsaların AKP’li belediyelere satışı da planlananlar arasında.
Kaynak:http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=28055
Yorum: Bu ülkede ulaşım doğalgaz elektirik zamlarına karşı yapılan eylemler Komünist işi! Bu ülkede geleceğimizin temini olan garantisi olan Sosyal Sigortalar için yapılan eylemler Komünist işi! Bu ülkede insanın en doğal hakkı olan parasız eğitim parasız sağlık istemek komünist işi! Bu ülkede öğrencilerin harç paralarına yapılan zammı protestosuda komünist işi! Demiryolunun gelişimini sağlayıp en ucuz taşımacılığı isteynlerde komünistler! Diğerleri uyuyorlar rahatsız etmeyelim! Bir gün bu hayattan göçüp gideceğiz! En azından haksızlıklara karşı mücadele vermenin onuruyla silineceğiz bu dünyadan biz komünistler! Diğerleride cami hocasından tapu aldılar cennetten onun karşılığı susuyorlar galiba! cennet için onun sevinciyle göçecekler dünyadan! Heralde bizde başkaldırdığımız hakkımızı aradığımız için yanacağız tapu almadık onlar gibi! Saygılarımla....


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



