• Reklam
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    21-01-2008
    Mesajlar
    209
    Karizma Gücü
    0

    Ar-ge nin düşündürdükleri .....

    Bir çoğumuzun daha henüz duymadığı bir kavram ...

    Başlangıç olarak konu başlığının yerinin burası olmadığını düşüneceksiniz ama işin gerçeği tam burası olduğu kanısındayım ...

    Arge = araştırma geliştirme

    Engin Arık ismini duydunuz mu !?

    Bilim ile ilgilenmeme ve çok kitap - araştırma okumama rağmen bendeniz bile İsparta yakınlarında o uçak düşmese bu değerli fizik prof . nü tanıma -bilme fırsatını bulamayacaktım .

    Meğer bizimde vatan ve millet için tüm yaşamını adayan, yarınlarda ülkemizin gelişmeleri yakalayabilmesi için çabalayan gerçek insanlarımız varmış .

    Bu gün hepimizin keyifle kullandığı bir çok gelişmenin temelinde yıllar öncesinde /1950 ler de başlayan BİLİM ŞEHİRLERİ nin ürünüymüş .

    Başta Amerika olmak üzere İngiltere , Fransa ve JAPONYA ....
    Beğenmediğimiz Tayvan , iran ....

    Yarınların dünyasında ki oluşacak büyük değişim ...

    En önemli kitle iletişim vasıtası olan tv. ler ardı ardına DİZİ yarışında !?

    Neden geri kalışımızın acı öyküsü ...

    1950 ler de kişi başına düşen gelir de önde olduğumuz Japonya , hatta Tayvan'ın bu günlerde bizi kat be kat nasıl geçtiklerinin öyküsünü hayretler

    içinde dinledim .

    japonya'nın 40.000 dolar ...

    Tayvant'ın 25000 dolar ....

    Bizim ise 5000 lerde ....

    Sadece cep telefonlarından gelirleri 300 milyar dolar ! ?


    Hızlandırılmış parçalanma .....

    Ne kadar bilmediğimiz / bilmemiz istenmeyen kavram varmış dünyamızda !

    Yerin 100 m. altında kurulan ( kozmik ışınların etkisinden kurtulmak için )

    labarotuvarlar/ araştırma merkezleri ! ?

    50 yıldır biz neler ile uğraşıyoruz , onlar neler ile ....

    İslam'ın o yüceler yücesi peygamberi Muhammed Mustafa :

    '' İlim , Çin'de bile olsa gidip bulunuz ...''

    Hadisini sadece söylemde bırakmamız ...

    Ne kadar acı ! ?


    Zariyat 67/51

    ayet 20------
    Yeryüzünde ayetler vardır, GÖRÜRCESİNE

    BİLENLER için.....

    ayet 21 ------ Benliklerinizin içinde de ....

    Hala bakıp görmüyecekmisiniz ! ?



    Zümer 39/59

    ayet 9 dan --


    Hiç BİLENLER ile BİLMEYENLER bir-eşit olur mu !

    Ancak - yalnız AKIL ve GÖNÜL SAHİPLERİ düşünüp öğüt -ibret alır.....


    Fatır 35/43

    ayet 28 den--


    Kulları içinde Allah'tan yalnız - ancak BİLGİNLER sakınır , ürperir / Allah'ı gerektiği gibi sayıp dinleyen ve karşı gelmekten sakınıp , korunan ,ürperenler ancak - yalnız araştırma ,inceleme yapıp sebep sonuç ilişkilerini düşünen bilim insanlarıdır...

    Bir deyiş de Yunus'tan :

    '' İlim , ilim bilmektir.....

    İlim , KENDİN BİLMEKTİR.....

    Sen kendin bilmezsin.....

    Bu nice OKUMAKTIR...... ''



    Demek ki :

    İlim çok önemli ....

    iSLAM dünyası ne yazık ki ilim konusunda bu günler de çok ama çok gerilerde , çok yazık !?

    Batı bölgemizde nerdeyse dünyanın %30 kadarına sahip olduğumuz geleceğin enerjisi olan TORYUM ......

    Uyanmalıyız dostlar , hemde hiç vakit kaybetmeden ....



    __________________

    "Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir (yeterlidir)."

    Mustafa Kemal Ataturk

  2. #2
    avşar 07 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-08-2007
    Mesajlar
    319
    Karizma Gücü
    0
    paylaşımın için teşekürederiz
    *
    *
    *
    İnsanı dıştan ahlaklaştırmak imkansızdır. Onu en derin varlığa inandırmak gereklidir. Yoksa satıhta kalınca, eşyânın ve hâdiselerin esiri olmaya mahkumdur. İlâhî din insanları biri birine bağlayan kuvvetli bir unsurdur
    ***************
    Pir-i Gâlibi
    H.Galip Hasan Kuşçuoğlu

  3. #3
    İmhotep adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-11-2007
    Mesajlar
    1,425
    Karizma Gücü
    5
    Bilim ve Teknik dergisi var. 3.5 ytl herkese tavsiye ederim Bilim ve teknikle uğraşıp ilerleyemezsek köle olacağız
    (Tanrı öldü.)
    Religulous _ 1. ve 2. bölümler kendi uploadım.
    http://www.vimeo.com/11457696
    Cosmos serisinin 1.2.3. filmleri toplam 10 part kendi uploadım
    http://www.dailymotion.com/relevance/search/cosmos
    BBC Walking With Cavemen CD1- 1. bölüm ve devamı 2. bölüm ekran üzerine gelecek bittiğinde (Türkçe altyazı)
    http://www.dailymotion.com/video/xb3...cd1-bolum_tech
    BBC Walking With Cavemen CD2 bölüm 1/3 (Türkçe altyazı) kendi uploadım.
    http://www.youtube.com/watch?v=XpXn0hxuyPw 3. 4. seriler youtube da mevcut.

  4. #4
    megun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2005
    Mesajlar
    603
    Karizma Gücü
    0
    Merhaba,

    Toplumsal gelişmeler hiçbir zaman tek bir sebebe bağlanarak ve basitleşitirilerek anlaşılamaz. Haydi silkilenelim veya dergia bonesi olalım tarzı yaklaşımlar ile bilimsel gelişmeler ile ilgili sadece slogan düzeyinde kalırız.

    Toryum elementi ile ilgili araştırmalar devam etmekle birlikte enerji üretimi için hala geçerli bir çözüm değildir. O yüzden elimizdeki toryum stoğunu veya bir zamanlar var olan bor madeni balonu gibi efsanevi kurtuluş yöntemleri yine doğu toplumlarına yönelik kısa yoldan refaha erme isteklerinin bir tezahürü sadece...

    Ayrıca İslamiyetin toplumları geri bırakıp bırakmamasından ziyade coğrafyalar ile alakalı bir konudur bu aslen. Belli coğrafyalar o coğrafyaların getirdiği avantajlar sayesinde diğer toplumların önüne geçebilmişlerdir. Ki bu avantajlarda dönemsel olarak değişebilmiştir.

    Örneğin ipekyolunun zorunlu geçiş olduğu dönemde bu bölgeden gelen ekonomik gücü kulannan doğu toplumları gelişmiştir. Ki amerikanın keşfi ve oradaki doğal kaynakların ispanyollar başta olmak üzere avrupa toplumlarının eline geçmesi, aynı zamanda ipekyolunun tek alternatif olmaktan çıkması dengeleri tersine çevirmiştir. Ama siz tabi isterseniz olayı dine, tarikatlara veya tembelliğe bağlayarak kolay yolu seçebilirsiniz.

    Parçacık hızlandırıcıları ise hiç ekonomik değil. Ayrıca uzun zamandırda yenisi yapılmıyor zaten. Amerika en son projesini 7-8 yıl önce iptal etti. Yani oradan bize fazla iş çıkmaz. Sadece lab. malzemesi satan firmaları zengin edersiniz. O kadar kolay gaza gelmeyelim yani...

    Ama ar-ge derseniz son ar-ge tasarısı hükümetin çıkardığı hiçte fena değil. İyi kullanılırsa(ki şu anda kullanılmıyor) belki gelecekteki bazı olumlu gelişmelere yol açan bir vesile olabilir.

    Saygılarımla

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    26-04-2007
    Mesajlar
    53
    Karizma Gücü
    0
    İnsanlar neden tanrıya inanıyor?

    http://www.cnnturk.com/YASAM/DIGER/h...ID=430178#none


    20 Şubat, 2008 13:05:00 (TSİ)



    Dünyanın en saygın üniversitelerinden olan Oxford Üniversitesi insanların neden tanrıya inandıklarını araştırmak için 1.9 milyon sterlin (yaklaşık 4.4 milyon YTL) harcayacak.

    Üniversite tanrıya inanmanın insanın doğasında olan bir şey mi olduğu, yoksa yetiştirme ve eğitimden mi kaynaklandığını araştırmaları için bütçe ayırdı.

    Akademisyenler araştırmalarında “tanrı var mı?” sorusuna yanıt aramayacak ama tanrıya inancın insanoğluna evrimsel bir avantaj sağlayıp sağlamadığını belirlemeye çalışacak.

    Araştırmcılar ayrıca inancın da sosyallik gibi insan karakterinin bir yan ürünü olma olasığı üzerinde duracaklar.

    Oxford’daki Antropoloji ve Akıl Merkezi ile Ian Ramsey Bilim ve Din Merkezi’nin ortaklaşa sürdüreceği araştırmada insanların tanrıya neden inandıklarını araştırmak için kavramsal bilim disiplini kullanılacak.

    Kavramsal bilim ya da zihin ve zeka bilimi evrimsel biyoloji ile sinirbilimi, dil bilimi ve biligsayar bilimleri gibi disiplinleri bir araya getirerek insan davranışını inceliyor.

    Bu araştırmaya başkanlık yapan ve gerek ateistler gerekse de Hristiyan din adamları tarafından destklenen psikolog Justin Barret, “Biz tanrıya inanç duygusunun doğal olup olmadığını araştıracağız. Birçok kişinin düşündüğünün aksine biz tanrıya inançta insan doğasının büyük rol oynadığını düşünüyoruz,” diye konuştu.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    26-04-2007
    Mesajlar
    53
    Karizma Gücü
    0
    http://www.sabah.com.tr/haber,0C1E03...F984C7A64.html


    Diyanet İşleri, şeriat kurallarının temellerini oluşturan hadisleri inceleme altına aldı. Gerçeği yansıtmadığı belirlenen hadisler geçersiz sayılarak yine bir yorum oluşturulacak. Katolik uzman Koerner de Hıristiyanlık reform hareketinin tarihsel sürecinden İslam'ın modernleşmesi için ne gibi dersler çıkarılabileceği konusunda proje için çalışan Ankara Üniversitesi profesörlerine danışmanlık yapıyor. İngiliz Guardian gazetesinin haberi şöyle:

    PROJE CESUR BİR GİRİŞİM
    Türkiye modern çağa uyulması için İslami şeriat kurallarının yeniden yazılması ve resmi olarak Kuran'ın yeniden çevrilmesi için etkileyici ve cesur bir girişimde bulunuyor. Uzmanlara göre ortaya çıkacak sonuç kadınlarla ilgili şeriat yasalarındaki ayrımcılığı ortadan kaldırarak, yine dini kuralların öngördüğü suç işleyenlerin ellerinin kesilmesi, taşlayarak öldürme gibi cezaları ortadan kaldırarak İslam'a modern bir yeniden tanımlama getirecek. Batı ile Doğu'nun birleştiği yerde bulunan bu büyük ülkenin dinamikleri hem Ortadoğu'ya uzanırken hem de Avrupa Birliği üyeliğine gözünü dikmiş durumda. Hükümete bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yardımlarıyla Ankara Üniversitesi'nin reformcu İslam uzmanları, şeriatın temelini oluşturan Hz. Muhammed'in yaşamı ve o dönemde yapılanlardan anlatılan öykülerle yazılan hadislerin yeniden çevrilmesi ve yorumlanmasında bir grubun neredeyse sona geldiklerini söylüyor.

    ÇAĞDAŞ TOPLUMLA UYUMLU
    Yazar Mustafa Akyol, "Ekiplerden biri çalışmalarını neredeyse bitirdi. Kadın karşıtı ve düşmanlığı taşıdığına inanılan bazı hadislerde problem var. Bu hadislerden bazıları silinerek gerçek olmadıkları açıklanabilir. Bu çok cesur bir girişim olacak" diyor. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Türkiye uzmanı Fadi Hakura da "Proje çağdaş toplumun ahlak ve sosyal değerleriyle uyumlu bir Türk Sünni İslamı yaratma girişimidir. Projeyi hazırlayanlar bunu bir devrim olarak değil, orijinal İslam'a dönüş olarak görüyor. Son birkaç yüzyılda tüm reform hareketlerini engellemeye çalışan aşırı muhafazakarcılıktan uzak orijinal İslam'a. Bu bir şekilde Hıristiyanlık reform çalışmalarıyla benzerlik taşısa da aynı değil" diyor. İlahiyatçılara danışmanlık yapan Katolik uzman Koerne, "Bu gerçekten Modern Avrupalının eleştirel düşünce biçimi ile Osmanlı Müslümanları'nın Kuran geleneklerinin bir sentezi. Aynı zamanda politik bir ajanda" diye konuşuyor.


    İşkembeden sallayanlara, mesnetsiz atanlara, böyle bir hadis duymuştum ama kaynağını hatılayamıyorum diyenlere, laf olsun diye sorulan sorulara vevap verenlere, Nihat Hatipoğluna ve bu forumdaki versiyonlarına duyrulur.

  7. #7
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Nedense Sabah gazetesi haberi tam olarak vermemiş

    http://www.newstime7.com/haber/20080...m-of-Islam.php haberin normalde İngiliz basınında çıkan şekli ;



    Söz konusu siteden , AK Parti hükümeti ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, bu çabaların başını çektiği bildirildi. Haberde, “son derece iddialı ve kapsamlı bir çalışma olan bu İslami reform projesinin yıllar alabileceğine” dair görüşlere de yer verildi.


    diye başka bir site alıntı yapıyor.

    http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=302923

    Hadis çalışmaları İngiliz basınında


    İngiliz basını, Diyanet İşleri'nin hadislerin tekrar yorumlanması ve çıkarılması çalışmasını İslam'ın esaslarında değişikliğe gidiliyor diyerek Hıristiyan dinindeki reforma benzettiler.

    İngiltere'nin önde gelen gazetelerin dış haber sayfalarında Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Hz Muhammed Peygamber'e atfedilen ve İslam hukuku'nun temel dayanaklarından biri olan hadislerle ilgili doğruluğu tartışmalı olan hadislerin ayıklanması için yürüttüğü çalışma İngiliz basınında büyük ilgi gördü.



    Financial Times'ın Ankara Temsilcisi Vincent Boland'ın imzasını taşıyan haber "Peygambere yeni bakış çalışması sona yaklaşıyor" başlığını taşıyor.
    "Türkiye'deki dini yetkililer, Muhammed Peygamber'in yaptıkları ve söylediklerinin yeniden yorumlanması çalışmasını tamamlamaya yakınlar.
    Projenin İslam dünyasında ve Batı'da ateşli bir tartışma yaratması bekleniyor."

    "Projenin amacı, şeriat hukukundaki diğer unsurların yanı sıra, kadına baskıyı meşrulaştırmakta kullanılan hadisleri yeniden yorumlamak, uydurma olduğu düşünülenleri de atmak. Diyanet işleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez, yeniden yorumun amacının hadisleri bilimsel ve tarihi anlamda daha doğru ve 21'inci yüzyıl Türk insanına daha uygun hale getirmek olduğunu söylüyor."



    Makalenin İngilizce tam metni için bakınız

    The Daily Telegraph gazetesi de hadislerin yeniden yorumlanması çalışmasını “devrim niteliğinde” bir çaba olarak yorumladı. Gazetenin haberinde, “NATO’nun tek Müslüman üyesi olan ve küresel terörizmle savaşın önemli bir ortağı durumunda bulunan Türkiye’de hadislerin bugüne uyarlanmasının, ABD’nin etkisiyle hazırlanmış ve İslami radikalizmle mücadeleyi amaçlayan planın bir parçası olabileceği” yolundaki görüşlere de dikkat çekildi.



    The Guardian gazetesinin, “Türkiye İslam’a 21. yüzyıl yorumu getirmek için çalışıyor” başlığıyla verdiği haberde, “çalışmada şeriat hukukunun temellerinin yeniden yazılması ve Kuran-ı Kerim’in modern çağa göre yeniden yorumlanmasının hedeflendiği” belirtildi.

    İslam inancının Batı değerleriyle bağdaştırılmasının da hedefler arasında bulunduğu kaydedilen haberde, AK Parti hükümeti ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, bu çabaların başını çektiği bildirildi. Haberde, “son derece iddialı ve kapsamlı bir çalışma olan bu İslami reform projesinin yıllar alabileceğine” dair görüşlere de yer verildi.



    Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü'nde Türkiye uzmanı olarak çalışan Fadi Hakura ise, Diyanet İşleri'nin yaptığı çalışmaların, Hıristiyanlıkta yapılan bir reforma benzetilse de aynı olmadığını ve esas olarak İslamiyet'in özüne dönmek için yapılan çalışmalar olduğunu belirtti.


    Makalenin İngilizce tam metni için bakınız.


    İslam dünyasında uydurma hadisler çıkmaya başladıktan sonra bu çalışmalar zaten başlamıştı.Hadis alimleri müslümanalrı uydurma hadislere karşı uyarmak için ciltlker dolusu kitaplar yazmıştır.Bunlardan Türkçeye çevrilenlerde vardır.Diyanet bu çalışmaları da dikakte alarak bu çalışmayı çok kısa zamanda bitirebilir.

    Uydurma hadisleri bahane ederek İslama saldıran din düşmanlarına ve rüyasında Peygamberden hadis duyduğunu söyleyenlere duyurulur.



    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    26-04-2007
    Mesajlar
    53
    Karizma Gücü
    0
    http://www.sabah.com.tr/haber,D6416C...3746195C9.html

    TARİHTE KAYBOLURUZ
    Bardakoğlu şöyle devam etti: 'Dini 8. asırdakiler anladı, bu bize yeter' denirse, din adına dinde olmayan birçok şeyi söyleyebiliriz. Dini revize etmek yerine kendimizi, kendi anlayışımızı revize etmeye çalışıyoruz. Dini yenilemek yerine, dindarlığımızı yenilemeliyiz. İslam'da, modern toplumu zora sokacak, değişmesi gereken hiçbir cümle hiçbir satır yoktur. Ama, bunu nasıl anlamamız gerektiğini dert ediniyoruz. Dert etmezsek, satırların ve asırların arasına sıkışır kalır, tarihin içinde kaybolur gideriz. Müslümanlar tarihte değil günümüzde yaşadığını fark etmek zorundadır."

  9. #9
    ney66 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-03-2007
    Mesajlar
    487
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı flexi tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    http://www.sabah.com.tr/haber,D6416C...3746195C9.html

    TARİHTE KAYBOLURUZ
    Bardakoğlu şöyle devam etti: 'Dini 8. asırdakiler anladı, bu bize yeter' denirse, din adına dinde olmayan birçok şeyi söyleyebiliriz. Dini revize etmek yerine kendimizi, kendi anlayışımızı revize etmeye çalışıyoruz. Dini yenilemek yerine, dindarlığımızı yenilemeliyiz. İslam'da, modern toplumu zora sokacak, değişmesi gereken hiçbir cümle hiçbir satır yoktur. Ama, bunu nasıl anlamamız gerektiğini dert ediniyoruz. Dert etmezsek, satırların ve asırların arasına sıkışır kalır, tarihin içinde kaybolur gideriz. Müslümanlar tarihte değil günümüzde yaşadığını fark etmek zorundadır."
    Bu sözleri söyleyeni tebrik ederim.İnşallah lafta kalmaz da eskiden beri böyle geliyor(din eskiye aitmiş de bu zamana uymazmış gibi) safsatası kalkar,kafalar düzelir.geri kafalığlığı müslümanlık,herkese düşmanlığı cihad zanneden kafalar hakikati görürler inşaallah.
    "Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım:
    ALLAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin.
    Çünkü ALLAH bütün günahları bağışlar.
    Şüphesiz ki, O çok bağışlayan çok esirgeyendir."

    (Zümer Suresi 53)

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •