• Reklam
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10

    Onay Asgari Geçim İndirimi Mevzuaatı

    Asgari Geçim İndirimi Aile Durumu Bildirimi(tıklayın)

    Asgari Geçim İndirimine Ait Bordro(tıklayın)

    ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ UYGULAMASINDA &#199LIŞAN EŞ KAVRAMI: KİM &#199LIŞAN KİM &#199LIŞMAYAN?

    Özgür Biyan
    Mali Hukuk Bilim Uzmanı
    ozgurbiyan@vergidanismani.com
    ozgurbiyan@hotmail.com
    Sosyal devlet olmanın vergilendirme süreci sırasında temel gereklerinden birisi herkesten mali gücü ölçüsünde vergi almaktır. Bunu gerçekleştirirken sosyal devlet ilkesi gereği kişinin kendisinin ve ailesinin yaşamını (geçimini) asgari düzeyde sürdürebilmesi için zorunlu olan gelirin vergilendirilmemesi gereklidir. Vergi toplama konusundaki hiçbir gerekçe, insanların fiziki varlıklarını devam ettirme gerekliliğinin önünde değildir. Dolayısıyla vergilerin herkesin mali gücüne göre uygulanmasında öncelikle vergi ödeyebilme gücünün doğru tespit edilmesi ile birlikte, bireyin vergi ödeyebilme gücünün hangi gelir düzeyinden itibaren başladığının tespit edilmesi de zorunludur. İşte bu düzeye asgari geçim düzeyi ve bunu vergiden istisna tutmak ise asgari geçim indirimi olarak nitelendirilmektedir.

    5615 sayılı Kanun ile GVK madde 32�de düzenlenmiş bulunan ücretlilere yönelik �asgari geçim indirimi�, vergi teorisinde ödeme gücüne ulaşılmasında kabul görmüş araçlardan biri olan ve gelişmiş ülkelerde uygulanan gerçek anlamda standart bir asgari geçim indirimi değildir. 5615 sayılı Kanun ile düzenlenen �asgari geçim indirimi�, ödeme gücüne doğru ulaşılmasında önemli araçlardan biri olan ayırma ilkesinin bir uzantısı niteliğindedir. Ayırma ilkesine göre emek gelirleri sermaye gelirlerine oranla daha az vergilendirilmelidir. Dolayısıyla en az geçim indirimi uygulaması esas olarak buna hizmet etmek için getirilmiş bir düzenlemedir. Ancak düzenlemenin bu haliyle yeterli olduğunu söylemek de zordur. (1)

    Bilindiği gibi asgari geçim indirimi miktarı tespitinde çalışmayan eş için daha fazla indirim oranı hakkına sahip olunmaktadır. Dolayısıyla evli ve bekâr olan ücretliler arasında fark olduğu gibi, evli olup eşi çalışan ya da çalışmayan ücretliler arasında da farklı miktarlarda indirim hakkından yararlanılmaktadır. Ancak gerek asgari geçim indirimine yönelik yayınlanan Maliye Bakanlığı tebliğindeki net olmayan açıklamalarda, gerekse uygulamada, çalışan eş statüsünün sadece ücret geliri elde eden eş için mi yoksa, gelir vergisi kanunundaki diğer gelir unsurlarından kazanç elde eden eşler için mi dikkate alınacağı konusunda tereddütler yaşandığı fark edilmektedir.

    Bu çalışmada bu sorulara cevap aranmaya çalışılacak, tespit edebildiğimiz bazı aksaklıklar ifade edilmeye gayret edilecektir. Ancak ilk olarak uygulamanın esasları kısaca ele alınacaktır.

    &#199LIŞMAYAN VE GELİRİ OLMAYAN EŞİN TESPİTİ

    GVK�nun 32. maddesinde �herhangi bir geliri olmayan eş� için % 10 oranında asgari geçim indirimi hakkı elde edileceği ifade edilmektedir. Dolayısıyla bu haktan yararlanmak için lâfzen anlaşılması gereken �herhangi bir geliri� olmamaktır.

    Asgari geçim indirimi uygulamasına yön veren 265 Seri No�lu GVK Genel Tebliğinde(2) eşin gelirinin olmadığının tespiti başlığı altında şu açıklamaya yer verilmektedir.

    �Sadece ücret geliri elde eden eş, �çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş� kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bunlar dışındakiler ise çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilecek olup, münhasıran emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecektir.�

    Tebliğde yer alan bu ifade son derece karışık, anlaması zor, türlü yorumlara mahal verecek bir açıklamadır. Bir kere bu kadar karışık, anlatım ve ifade açısından açık olmayan bu düzenlemeye anlam veremediğimizi ifade etmek isteriz. Basit, anlaşılır ve açık bir vergi mevzuatı hedeflenmesi gerekirken gittikçe konunun uzmanları dahi artık bu tür ifadelerin içinden çıkamaz hale gelmiştir. Buna son vermek, açık ve net ifadeler kullanarak mümkün olduğu kadar yoruma mahal vermeyecek düzenlemeler yapmak şarttır.

    Bu konu bir yana tebliğdeki söz konusu düzenlemeden anlaşılan şudur: Sadece ücret geliri elde eden eş �çalışan ve gelir elde eden eş� kapsamındadır. Dolayısıyla eşler ücret geliri elde ediyorlarsa birbirilerine göre �çalışan eş� konumunda olduklarından % 10 oranındaki ilave indirimden yararlanamayacaklardır.

    Yine düzenlemeden anlaşıldığı kadarı ile bunların dışındakiler ki bu ifadeden ticari kazanç, zirai kazanç, serbest meslek kazancı, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı gibi ücret dışındaki diğer kazanç sahibi kişiler anlaşılmaktadır, bunlar �çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş� kapsamında değerlendirilecektir. Sadece emekli maaşı elde edenler de özel bir düzenleme ile �çalışmayan eş� kapsamına alınmıştır.

    İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından kamuoyu ile paylaşılan �Asgari Geçim İndirimi Uygulamasında Sıkça Sorulan Sorular� başlıklı çalışmanın (3) 2. sayfasında yer alan 10. soru ve soruya verilen cevap aynen şu şekildedir:

    �10) Ticaret veya serbest meslek erbabı olan ancak ücret geliri olmayan eşten dolayı asgari geçim indiriminden yararlanılabilir mi?

    Sadece ücret geliri elde eden eş, �çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş� kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bunlar dışındakiler ise çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilecek olup, münhasıran emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecektir�.

    Soru net olarak anlaşıldığı üzere ücret geliri dışında bir gelire sahip eşi olan kişilerin asgari geçim indirimi karşısındaki durumunu irdelemektedir. Diğer deyişle ticaret veya serbest meslek erbabı olan ancak ücret geliri olmayan eş nedeniyle asgari geçim indiriminden yararlanılabilir mi? Örneğin, (XYZ) şirketinde muhasebe müdürü olan Bay (A)�nın, avukatlık yapan eşi Bayan (B)�den dolayı asgari geçim indiriminden yararlanması olanaklı mıdır?

    Verilen cevap olumlu görünmektedir. Yukarıda tebliğ düzenlemesinde ifade etmeye çalıştığımız yorumu destekleyen bu cevaba göre ücret geliri elde eden eş �çalışan eş� ücret geliri dışında gelir elde eden eş ise �çalışmayan eş� kapsamındadır.

    TEBLİĞDEKİ DÜZENLEME KANUN MADDESİ İLE &#199LİŞKİLİ

    Yukarıda aktardığımız veriler doğrultusunda bir hata olduğu ve çalışmayan eşin tespitinin tek açıdan ele alındığı anlaşılmaktadır. O hata da 32. maddedeki düzenlemeye rağmen ilgili tebliğde daraltıcı bir yorum yapılmasıdır.

    GVK�nun 32. maddesinde �herhangi bir geliri olmayan� eş için asgari geçim indirimi hesaplamalarında % 10 oranında bir indirim hakkı elde edilmektedir. Dolayısıyla lafzen düzenlemeden anlaşılan �gelir� elde etmemektir.

    Oysa tebliğ kapsamında �gelir elde etme� unsuru göz ardı edilmiş ve sadece �ücret geliri elde etme� unsuru ön plana alınmıştır. Dolayısıyla İdarenin bu yönlendirmesi neticesinde mükellefler de ücret geliri dışında geliri olan eşleri �çalışmayan eş� kabul edecek ve asgari geçim indirimi hesaplamasını ona göre yapabileceklerdir.

    GVK�nun 32.maddesinde �herhangi bir geliri olmayan� eş çalışmayan eş statüsündedir. Dolayısıyla geliri olan eşler çalışmayan eş olarak nitelendirilmemelidir. Çünkü kanun koyucunun oradaki esas amacı sadece tek eşin gelir sahibi olduğu aileleri nispeten desteklemektir. Yoksa ücret geliri olmayan ancak diğer gelir türlerinin birine veya birkaçına sahip olan eşler kastedilmemektedir.

    Kaldı ki eşi ticari kazanç elde eden, gayrimenkul sermaye iradı sahibi olan ya da avukat, doktor, serbest muhasebeci mali müşavir, psikolog, mimar gibi serbest meslek kazancı elde eden kişileri �çalışmayan eş� kabul edip, asgari ücret sahibi bir eşi �çalışan eş� statüsünde kabul etmek ne kanunun amacına, ne akla ve mantığa ne de hukukun genel ilkelerine uygun değildir.

    Diğer deyişle ücret geliri elde eden eş için asgari geçim indiriminden yararlanılamayacağı, bunun dışındaki gelir unsurlarından birini ya da bir kaçını elde eden eş için ise asgari geçim indiriminden yararlanabileceği şeklinde uygulama yapmaya yasal düzenleme imkan tanımamaktadır. Bu durum, kanun koyucunun yasal düzenlemede öngördüğü koşulu idarenin düzenlemesi ile ortadan kaldırması anlamına gelmektedir. Nitekim, eş için asgari geçim indiriminden yararlanılmasının tek koşulu �çalışmaması� değil aynı zamanda �herhangi bir geliri olmaması�dır. Bu noktada, �herhangi bir geliri olmayan� ibaresi devre dışı bırakılmak yerine kanun koyucunun iradesine uygun olarak uygulamada dikkate alınmak üzere açıklanmalıdır. (4)

    Zaten Anayasa�nın önce 10 sonra 73. maddesi de tebliğdeki uygulamaya izin vermemektedir. Zira tebliğ kapsamında uygulamaya devam edilirse vergilendirmede eşitlik ilkesi de göz ardı edilmiş olacaktır.

    SON SÖZ

    Asgari geçim indirimi uygulaması 2008 yılı başı itibariyle başlamıştır. Uygulamada olası sorunlar ve tereddüde neden olabilecek durumlar esas olarak bu tarihten sonra kendini gösterecektir.

    Kapsamında yer yer sorunlar barındıran söz konusu uygulamada �çalışan eş�in tespit edilmesi karmaşık bir durum sergilemekle beraber, Maliye Bakanlığı�nın yayımlamış bulunduğu ilgili tebliğ kapsamındaki düzenlemeler kanun metninin önüne geçmiş, düzenlemenin özünü dikkate almaksızın haksız ve yersiz uygulamalara mahal verecek bir şekle bürünmüştür. Konu ile ilgili bir düzenleme ya da açıklama yapılması ve konunun açığa kavuşturulması yerinde olacaktır. Uygulamadaki genel kanı da çalışmamızın özünü oluşturan düşünceyi benimsemektedir.

    DİP NOTLAR

    (1) Özgür Biyan, �Türk Vergi Sisteminde Asgari Geçim İndiriminin Dayanılmaz Eksikliği�, Dünya Gazetesi, 23.05.2007.
    (2) 04.12.2007 tarihli ve 26720 sayılı Resmi Gazete.
    (3) Adı geçen çalışma için bkz. http://www.ivdb.gov.tr/guncel/ASGARI%20GECIM%20INDIRIMI.pdf, (Erişim: 08.01.2008).
    (4) Tahir Erdem, Asgari Geçim İndirimi Uygulaması, Vergici ve Muhasebeciyle Diyalog, Sayı:237, Ocak 2008, (Özel Ek), s.21.




    http://www.alomaliye.com/2008/ozgur_biyan_asgari.htm
    Bu mesaj en son " 31.01.08 " tarihinde saat 15:43 itibariyle csyasoo tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    ÖRNEKLİ ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ HESAPLAMASI


    Cumhur Sinan Özdemir
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
    İş Müfettişi -Ankara
    csnozdemir@gmail.com
    ÖRNEKLİ ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ HESAPLAMASI

    5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu�nun, �Ücretlilerde Vergi İndirimini� düzenleyen mükerrer 121 inci maddesi yürürlükten kaldırılmış, 32 inci maddesi ise yeniden düzenlenerek çalışanların elde ettikleri ücret gelirlerine uygulanmak üzere Asgari Geçim İndirimi uygulaması getirilmiştir.

    Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar:

    1. Çalışanın medeni hali ve aile durumu dikkate alınarak belirlenmiş indirim oranlarının yıllık brüt asgari ücrete uygulanması ile bulunacak matrah üzerinden %15 oranında yıllık Asgari Geçim İndirimi hesaplanacaktır. 2008 yılından geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenmiş brüt asgari ücret 608,40 YTL,yıllık brüt asgari ücret ise 608,40x12=7.300,80 YTL�dir.

    2. Asgari Geçim İndirim uygulamasında eş; Ücretli ile arasında resmi evlilik bağı bulunan kişidir.

    3. Asgari Geçim İndirim uygulamasında çocuk;Ücretli ile birlikte oturan veya onun tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler, ücretliyle birlikte oturan ana veya babasını kaybetmiş torunlar dahil) 18 yaşını veya eğitimine devam edenler için 25 yaşını doldurmamış kişidir.

    4. Yıllık olarak hesaplanan Asgari Geçim İndirimi tutarının 12/1 �i ücretlinin aylık olarak hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.

    5. Asgari Geçim İndirim tutarı çalışanın ücretinden kesilecek gelir vergisi miktarından fazla olamaz.

    6. Yıl içinde işyeri değiştiren ücretliler yeni işyerlerinde çalışmaya başladıkları aydan itibaren Asgari Geçim İndirim uygulamasından yararlanacaklardır.

    7. Yıl içinde yeni işe başlayanlar işe başladıkları aydan itibaren Asgari Geçim İndirim uygulamasından yararlanacaklardır.

    8. Asgari Geçim İndirim uygulamasında ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle mahsup yapılacaktır.

    9. Yıl içinde asgari ücret tutarında meydana gelen değişiklikler Asgari Geçim İndirim uygulamasında dikkate alınmayacaktır.

    10. Asgari Geçim İndirimi Oranları: Çalışanın kendisi için % 50�si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10�u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5�idir.

    Asgari Geçim İndirim Hesaplaması:

    Örnek:-1

    A şahsı Bekardır.

    2008 Yılında Geçerli Olan Yıllık Brüt Asgari Ücret Tutarı: 7.300,80 YTL

    (2008 yılından geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenmiş brüt asgari ücret 608,40 YTL, yıllık brüt asgari ücret ise 608,40x12=7.300,80 YTL�dir.)

    Asgari Geçim İndirim Oranı (Bekar/sadece kendisi için) %50
    Asgari Geçim İndirim Matrahı (7.300,80 x % 50) 3.650,40 YTL
    Asgari Geçim İndirim Yıllık Tutarı (3.650,40 x %15) 547,56 YTL
    Asgari Geçim İndirim Aylık Tutarı (547,56 : 12) 45,63 YTL

    A şahsına 45,63 YTL ücretinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilerek ödenecektir.

    Örnek:-2

    A şahsı Evlidir. Eşinin herhangi bir geliri yoktur.10 yaşında 1 çocuğu vardır.

    2008 Yılında Geçerli Olan Yıllık Brüt Asgari Ücret Tutarı: 7.300,80 YTL

    (2008 yılından geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenmiş brüt asgari ücret 608,40 YTL, yıllık brüt asgari ücret ise 608,40x12=7.300,80 YTL�dir.)

    Asgari Geçim İndirim Oranı (kendisi için %50) %67,5
    � (geliri olmayan/çalışmayan eşi için %10)
    � (bir çocuk için % 7,5)
    (Toplam:%67,5)
    Asgari Geçim İndirim Matrahı (7.300,80 x % 67,5) 4.928,04 YTL
    Asgari Geçim İndirim Yıllık Tutarı (4.928,04 x %15) 739,21 YTL
    Asgari Geçim İndirim Aylık Tutarı (739,21 : 12) 61,60 YTL

    A şahsına 61,60 YTL ücretinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilerek ödenecektir.

    Örnek:-3


    A şahsı Evlidir. Eşi çalışmaktadır. 14 yaşında 1 çocuğu vardır.

    2008 Yılında Geçerli Olan Yıllık Brüt Asgari Ücret Tutarı: 7.300,80 YTL

    (2008 yılından geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenmiş brüt asgari ücret 608,40 YTL, yıllık brüt asgari ücret ise 608,40x12=7.300,80 YTL�dir.)

    Asgari Geçim İndirim Oranı (kendisi için %50) %57,5
    � (bir çocuk için % 7,5)
    (Toplam:%57,5)
    Asgari Geçim İndirim Matrahı (7.300,80 x % 57,5) 4.197,60 YTL
    Asgari Geçim İndirim Yıllık Tutarı (4.197,60 x %15) 629,69 YTL
    Asgari Geçim İndirim Aylık Tutarı (629,69 : 12) 52,47 YTL

    A şahsına 52,47 YTL ücretinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilerek ödenecektir.

    Örnek:-4

    A şahsı Evlidir. Eşinin herhangi bir geliri yoktur.8 ve 10 yaşında 2 çocuğu vardır.

    2008 Yılında Geçerli Olan Yıllık Brüt Asgari Ücret Tutarı: 7.300,80 YTL

    (2008 yılından geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenmiş brüt asgari ücret 608,40 YTL, yıllık brüt asgari ücret ise 608,40x12=7.300,80 YTL�dir.)

    Asgari Geçim İndirim Oranı (kendisi için %50) %75
    � (geliri olmayan/çalışmayan eşi için %10)
    � (birinci çocuk için % 7,5)
    � (ikinci çocuk için % 7,5)
    (Toplam:%75)
    Asgari Geçim İndirim Matrahı (7.300,80 x % 75) 5.475,60 YTL
    Asgari Geçim İndirim Yıllık Tutarı (5.475,60 x %15) 821,34 YTL
    Asgari Geçim İndirim Aylık Tutarı (821,34 : 12) 68,44 YTL

    A şahsına 68,44 YTL ücretinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilerek ödenecektir.

    Örnek:-5


    A şahsı Evlidir.Eşi çalışmaktadır.10 ve 14 yaşında 2 çocuğu vardır.

    2008 Yılında Geçerli Olan Yıllık Brüt Asgari Ücret Tutarı: 7.300,80 YTL

    (2008 yılından geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenmiş brüt asgari ücret 608,40 YTL, yıllık brüt asgari ücret ise 608,40x12=7.300,80 YTL�dir.)

    Asgari Geçim İndirim Oranı (kendisi için %50) %65
    � (birinci çocuk için % 7,5)
    � (ikinci çocuk için % 7,5)
    (Toplam:%65)
    Asgari Geçim İndirim Matrahı (7.300,80 x % 65) 4.745,52 YTL
    Asgari Geçim İndirim Yıllık Tutarı (4.745,52 x %15) 711,82 YTL
    Asgari Geçim İndirim Aylık Tutarı (711,82 : 12) 59,31 YTL

    A şahsına 59,31 YTL ücretinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilerek ödenecektir.

    Örnek:-6

    A şahsı Evlidir.Eşinin herhangi bir geliri yoktur.8,13,16 ve 20 yaşında 4 çocuğu vardır.20 yaşındaki çocuk üniversite öğrencisidir.

    2008 Yılında Geçerli Olan Yıllık Brüt Asgari Ücret Tutarı: 7.300,80 YTL

    (2008 yılından geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenmiş brüt asgari ücret 608,40 YTL, yıllık brüt asgari ücret ise 608,40x12=7.300,80 YTL�dir.)

    Asgari Geçim İndirim Oranı (kendisi için %50) %85
    � (geliri olmayan/çalışmayan eşi için %10)
    � (birinci çocuk için % 7,5)
    � (ikinci çocuk için % 7,5)
    � (üçüncü çocuk için % 5)
    � (dördüncü çocuk için % 5)
    � (Toplam:%85)
    Asgari Geçim İndirim Matrahı (7.300,80 x % 85) 6.205,68 YTL
    Asgari Geçim İndirim Yıllık Tutarı (6.205,68 x %15) 930,85 YTL
    Asgari Geçim İndirim Aylık Tutarı (930,85 : 12) 77,57 YTL

    A şahsına 77,57 YTL ücretinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilerek ödenecektir.

    Sonuç:

    Alınan maaşın miktarına bakılmaksızın yıllık brüt asgari ücrete uygulanması ile bulunacak matrah üzerinden %15 oranında yıllık Asgari Geçim İndirimi hesaplanacaktır.Diğer bir ifadeyle maaşınız ne kadar yüksek olursa olsun asgari geçim indirimi için dikkate alınacak miktar 2008 yılı için 7.300,80 YTL�dir.

    Yukarıdaki örnekten hareket edersek A şahsının 2008 yılı brüt gelirinin 30.000,40.000 veya 50.000 YTL olması asgari geçim indirim miktarını etkilemeyecektir.Önceki yıllarda uygulanan satış fişi-fatura ibrazlı vergi iade sistemine göre yüksek gelir elde edene iade edilen miktar çok daha yüksekti.

    -----------------------------
    (1) 04.04.2007 tarih, 26483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.


    http://www.alomaliye.com/2008/cumhur_sinan_ornekli.htm


  3. #3
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ VE İŞVEREN-İŞÇİ İLİŞKİLERİ





    Personel Yöneticisi
    İDÇ Liman İşl. A.Ş.
    Personel Departmanı
    zsokol@izdemir.com.tr
    ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ VE İŞVEREN-İŞÇİ İLİŞKİLERİ

    193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu�nun 32. Maddesini değiştiren 5615 sayılı yasa ile gündemimize giren �asgari geçim indirimi� kavramını açıklayıcı tebliğ 265 seri no�su ile 04.12.2007 tarihli Resmi Gazete�de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    Konu ile ilgili muhasebe uygulamaları tebliğde yeterince açık olduğu için, yazımın konusunu işveren-işçi ilişkileri çerçevesinde yapılması gerekenler oluşturacak.

    Konunun en çetrefilli kısmını, şimdiye kadar anladığımız ya da uygulama içerisinde anlayacağımız üzere, işçilerin bildirimleri ve bu bildirimlerin güncelleştirilmesi kısmı oluşturmaktadır. Yoğun olarak vasıfsız işçi çalıştıran işverenleri bu konuda büyük sorunların beklemekte olduğunu şimdiden görmekteyiz.

    Her ne kadar yasa ve tebliğ ile bildirim hatalarındaki sorumluluk ve cezalar işçiye yüklenmişse de uygulama süreci içinde işverene de büyük sorumluluklar düşecektir.

    Vergi otoritesinin asgari geçim indirimi ile ilgili denetimlerini ve incelemelerini ne derecede uygulamaya sokacağı şu an için bilinmemekle birlikte, mevcut iş yükü ile baş etmekte zorlanan vergi dairelerinin bu konuda işçinin ve işverenin beyanı ile sınırlı kalacağını tahmin etmek zor görünmüyor.

    Öte yandan 4857 sayılı İş Kanununun 25. Maddesinin II fıkrasının a bendine göre; işçinin işvereni yalan beyan ile yanıltması, işverene işçiyi haklı nedenle derhal işten çıkarma hakkını tanımaktadır.

    Asgari geçim indirimi ile işçilere verilen �aile durumu bildirimi� formu sorumluluğu bu anlamda işveren-işçi ilişkilerini, iş barışını tehdit edebilecek bir unsur haline gelme potansiyeline sahiptir. Sorunun özellikle ilk bildirimde değil de mevcut bildirimi güncelleme aşamalarında yaşanacağını öngörmekteyiz.

    Bu nedenle de işverenler tarafından işçilerin iyi bilgilendirilmesini ve işçilerin olayın ciddiyetinin farkına varmalarını sağlamak durumundayız.

    Bu noktalarla ilgili ise çözüm önerilerimiz 3 başlıkta toplanmıştır:

    1. İşçilere durumu açıklayıcı bir duyuru yapıldıktan sonra Aile Durumu Bildirimi formlarının dağıtılması. Bu konuyla ilgili örnek bir duyuruyu Ek-1�de bulabiliriz. İlgili duyuru ile birlikte personele bir noktanın da dikkatle vurgulanmasını önermekteyiz.

    Ülkemizin kanayan yaralarından biri olan sigortasız çalışmanın, formlar doldurulurken yeni bir sorun haline geleceği muhakkaktır. �Ücretli eş� kavramının resmi olarak bir sosyal güvenlik kurumu şemsiyesi altında çalışan kişi olduğunu, ücret alan ama sigortası yapılmamış kişilerin �ücretsiz eş� kavramına gireceğini belirtmeli ve bir yerde çalışmamakla birlikte sigortalı gösterilen kişinin ise �ücretli eş� olarak kabul edileceğini de işçilere belirtmeliyiz.

    Hazırlanan asgari geçim indirimi bildirim formlarında, eş bilgilerinde TC Kimlik No.su sorulmuş olsaydı, tüm sosyal güvenlik kurumlarından bilgi istemeye hakkı olan vergi idaresinin denetim mekanizmasının daha kolay işleyebileceğini düşünmekteyiz.

    2. Yasa ve tebliğ ile böyle bir zorunluluk olmamakla birlikte, bildirimde bulunan tüm işçilere örneği Ek-2�de görülen taahhütnamenin de imzalatılması gerektiğini düşünmekteyiz. İşçinin durumun ciddiyetini kavrayabilmesi açısından böyle taahhütnamenin imzalatılmasının olmazsa olmaz bir koşul olduğunu görüyoruz.

    3. Sorunun asıl kısmının yaşanacağını düşündüğümüz bildirim güncellemeleri ile ilgili denetim mekanizmasının, işveren tarafından yerine getirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Uygulama sürecinde daha net görebileceğimiz bu uygulama için bizim tahminimiz ise 3 ya da 6 aylık periyodlar içinde işçilerinin tümünün beyanlarının yeniletilmesidir. Bu uygulama ile iş yükümüzün başta artacağı tahmin edilse de önümüze gelecek sorunları çözmek için harcayacağımız zamanın süreç içerisinde çok daha fazla olacağını öngörmekteyiz.

    Aslında asgari ücretin vergi dışı bırakılması ile anlam kazanabilecek olan bu uygulamanın eş ve çocuk bildirimi ile kazandığı sosyal boyutun faydalı olacağına dair umutlarımızla yazımızı noktalıyoruz.


    Ek-1 :

    DUYURU
    5615 sayılı Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu�nda yapılan değişiklikle, 01.01.2008 tarihinden itibaren, �özel gider indirimi� yerine �asgari geçim indirimi uygulamasına geçilecektir.

    Tüm personelimizin 24.12.2007 tarihine kadar;
    • Ekteki �Aile Durumu Bildirimini doldurmaları,
    • Bu bildirimle beraber gelecek �Taahhütnameyi imzalamaları
    gerekmektedir.

    Personelimizin dikkat edeceği hususlar aşağıda belirtilmiştir:
    • tanımı; aralarında YASAL evlilik bağı bulunan kişileri kapsar.
    • Çocuk tanımı; personelle birlikte oturan ya da personel tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana ya da babasını kaybetmiş torunlardan personelle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını ya da tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları) ifade eder.
    • Birden çok işverenden ücret geliri elde eden personel, bildirimini en yüksek ücreti aldığı işverene yapacaktır.
    • Aile Durumu Bildirimindeki tüm değişikler (evlenme, boşanma, doğum, ölüm gibi) 1 ay içerisinde Personel Servisine bildirilecektir.
    • �Ücret(maaş)� dışında geliri(emekli maaşı, serbest meslek kazancı gibi) olan eşler de �çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş� kapsamında değerlendirilecektir.
    • Eşlerin her ikisinin de ücretli olarak çalıştığı durumlarda; çocuklar kimin üzerinden bakılıyorsa onun bildirimine yazılacaktır.
    • Nafakasını sağladıkları çocuklara ait asgari geçim indiriminden yararlanacak olan personel, mahkeme ilamının onaylı bir örneğini bildirime ekleyecektir.
    Yanlış yapılan ya da zamanında yapılmayan bildirimler nedeniyle oluşacak vergi cezalarından, ilgili kanun gereği, bildirimde bulunan personel sorumlu olup, bu personel hakkında vergi ve iş kanunlarına göre işlem yapılması zorunluluğu doğacaktır.

    Belgelerin süresinde teslim edilmemesi; asgari geçim indirimin ücretlere yansımamasına neden olacağından ve kanunen geriye dönük uygulama yapma şansı olmadığından tüm personelin konuya dikkat etmesini bilgilerinize rica ederim.


    Ek-2 :

    TAAHHÜTNAME
    Konu: Asgari Geçim İndirimi Aile Durumu Bildirimi

    �������������������. SSK sicil numarası ile şirketinizde çalışmaktayım.

    Asgari Geçim İndiriminden faydalanabilmek için vermiş olduğum, Aile Durumu Bildirim formundaki bilgilerin doğruluğunu ve bu bilgilerde değişiklik olduğunda, bu değişiklikleri 1 ay içinde bildireceğimi taahhüt eder, beyan ettiğim bilgilerin yanlışlığından kaynaklanan her türlü cezai yaptırımı ve bu durumun iş aktimin işverence haklı nedenle feshine neden olacağını peşinen kabul ederim.


    Ad Soyad
    Tarih ve İmza


    http://www.alomaliye.com/2007/zafer_sokol_asgari.htm




  4. #4
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ VE UYGULAMASI


    Mehmet Ali AKTAŞ
    SMMM
    Doktora Öğrencisi
    maktas978@gmail.com
    ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ VE UYGULAMASI

    GİRİŞ

    04 Nisan 2007 tarih ve 26483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5615 sayılı kanunun 2�nci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 32 nci maddesi başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş ve 01 Ocak 2008 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlük kazanmıştır.

    Yapılan düzenleme ile ülkemizde 2006 yılı sonuna kadar uygulanan ve 2007 yılında fayda sağlayan �ücretlilerde vergi indirimi� uygulamasına son verilmiştir. Dolayısıyla önceleri vergi iadesi, özel gider indirimi ve devamında vergi indirimi olarak işleyen, bu uygulamalardan fayda sağlayacakların, belge toplamaları ve ücretlerinden kesinlen gelir vergisi ile bağlantılı olarak yararlanma dönemi 31.12.2006 tarihi itibariyle kapanmıştır.

    1- ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİNDEN YARARLANACAK OLANLAR
    • Ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler,
    • Ücret gelirlerini yıllık beyanname ile bildirenler,
    • Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenler, örneğin sosyal güvenlik destekleme primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olanlar,
    asgari geçim indiriminden yararlanacaklardır.

    2- MEDENİ DURUM VE EŞİN GELİRİ İLE İLGİLİ OLARAK YAPILACAK İŞLEMLER

    Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında "Aile Durumu Bildirimi" ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır. Durumlarında değişiklik olan ücretliler değişiklikle ilgili olarak bir ay içerisinde işverene bilgi vereceklerdir. Çocuklar sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecektir.

    3- ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİNDEN FAYDALANAMAYACAK OLANLAR
    • Ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilen hizmet erbabı,
    • Dar mükellefiyet kapsamında ücret geliri elde edenler,
    • Başka bir kanun hükmü (3218, 4490, 4691 sayılı kanunlar vb.) uyarınca ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanlar,
    • Ücret geliri elde etmeyen diğer gerçek kişiler.
    4- ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ UYGULAMASI

    Uygulama ile ücretlilerin aldıkları ücretler, 16 yaşından büyükler için uygulanan asgari ücretle bağlantılı olarak; medeni durumları, eşlerinin gelir elde edip etmemeleri ile çocuk sayısına bağlı olarak vergi dışı bırakılmaktadır.

    Faydalanılabilecek tutarın hesaplanmasında ücretin elde edildiği takvim yılı başında 16 yaşından büyükler için geçerli olan asgari ücretin brüt tutarının;
    • Mükellefin kendisi için % 50�si,
    • Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10�u, (aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade etmektedir)
    • Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5�i, (eşlerden yalnızca birine uygulanmak koşulu ile; nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dahil 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları ifade etmektedir)
    esas alınacak ve ücret gelirin kısmi döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam kabul edilecektir.

    Asgari geçim indiriminin hesaplanmasında gelir vergisi kanununun 103�ncü maddesinde yer alan birinci dilime uygulanan vergi oranı (bu oran güncel mevzuat hükümlerine göre %15�tir) esas alınacaktır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iadenin yapılamayacağı da ayrıca yasa hükmü dahilinde bulunmaktadır.

    Halen yürürlükte bulunan 16 yaşından büyükler için uygulanan brüt asgari ücret 585,00 YTL�dir. Buradan hareketle örneklendiğinde sağlanacak vergi avantajı aşağıdaki gibi oluşacaktır.

    Örnek 1 : Evli ve eşi çalışmayan 4 çocuklu ücretli (Asgari geçim indirimi uygulama oranları kendisi için %50, çalışmayan eş için %10, ilk iki çocuk için toplam %15, sonraki iki çocuk için toplam %10 olmak üzere %85 olacaktır).


    Aylık Brüt Ücret
    585,00 (1)
    SSK Primi (1*%14)
    81,90 (2)
    İşsizlik Sigortası (1*%1)
    5,85 (3)
    Asgari Geçim İndirimi (1*85%)
    497,25 (4)
    Gelir Vergisi Matrahı ((1-(2+3+4))
    0,00 (5)
    Gelir Vergisi (5*%15)
    0,00
    Damga Vergisi (1*%06)
    3,51 (7)
    Kesintiler Toplamı (2+3+6+7)
    91,26 (8)
    Net Ücret
    493,74


    Mevcut uygulamada asgari ücretli bir çalışanın aylık olarak net aldığı ücret 419,15 YTL�dir. Dolayısıyla 74,59 YTL�lik bir vergi avantajı ile asgari ücret tamamen vergi dışı kalmış olmaktadır.

    Örnek 2 : Evli ve eşi çalışmayan 3 çocuklu ücretli (Asgari geçim indirimi uygulama oranları kendisi için %50, çalışmayan eş için %10, ilk iki çocuk için toplam %15, sonraki iki çocuk için toplam %5 olmak üzere %80 olacaktır).


    Aylık Brüt Ücret
    585,00 (1)
    SSK Primi (1*%14)
    81,90 (2)
    İşsizlik Sigortası (1*%1)
    5,85 (3)
    Asgari Geçim İndirimi (1*80%)
    468,00 (4)
    Gelir Vergisi Matrahı ((1-(2+3+4))
    29,25 (5)
    Gelir Vergisi (5*%15)
    4,39
    Damga Vergisi (1*%06)
    3,51 (7)
    Kesintiler Toplamı (2+3+6+7)
    95,65 (8)
    Net Ücret
    489,35


    Mevcut uygulama dikkate alındığında 70.20 YTL�lik bir vergi avantajı sağlamaktadır.

    Örnek 3 : Evli ve eşi çalışmayan 2 çocuklu ücretli (Asgari geçim indirimi uygulama oranları kendisi için %50, çalışmayan eş için %10, ilk iki çocuk için toplam %15, olmak üzere %75 olacaktır).

    Aylık Brüt Ücret
    585,00 (1)
    SSK Primi (1*%14)
    81,90 (2)
    İşsizlik Sigortası (1*%1)
    5,85 (3)
    Asgari Geçim İndirimi (1*75%)
    438,75 (4)
    Gelir Vergisi Matrahı ((1-(2+3+4))
    58,50 (5)
    Gelir Vergisi (5*%15)
    8,78
    Damga Vergisi (1*%06)
    3,51 (7)
    Kesintiler Toplamı (2+3+6+7)
    100,04 (8)
    Net Ücret
    484,96


    Evli, eşi çalışmayan 2 çocuklu ücretli aylık 65.81 YTL�lik bir vergi avantajı sağlamaktadır.

    Örnek 4 : Evli ve eşi çalışmayan 1 çocuklu ücretli (Asgari geçim indirimi uygulama oranları kendisi için %50, çalışmayan eş için %10, ilk iki çocuk için toplam %7,5, olmak üzere %67,5 olacaktır).

    Aylık Brüt Ücret
    585,00 (1)
    SSK Primi (1*%14)
    81,90 (2)
    İşsizlik Sigortası (1*%1)
    5,85 (3)
    Asgari Geçim İndirimi (1*67,50%)
    394,88 (4)
    Gelir Vergisi Matrahı ((1-(2+3+4))
    102,37 (5)
    Gelir Vergisi (5*%15)
    15,36
    Damga Vergisi (1*%06)
    3,51 (7)
    Kesintiler Toplamı (2+3+6+7)
    106,62 (8)
    Net Ücret
    478,38


    Bu örnekte 59,23 YTL�lik bir vergi avantajı sağlamaktadır.

    Örnek 5 : Evli ve eşi çalışmayan ücretli (Asgari geçim indirimi uygulama oranları kendisi için %50, çalışmayan eş için %10, olmak üzere %60 olacaktır.


    Aylık Brüt Ücret
    585,00 (1)
    SSK Primi (1*%14)
    81,90 (2)
    İşsizlik Sigortası (1*%1)
    5,85 (3)
    Asgari Geçim İndirimi (1*60%)
    351,00 (4)
    Gelir Vergisi Matrahı ((1-(2+3+4))
    146,25(5)
    Gelir Vergisi (5*%15)
    21,94
    Damga Vergisi (1*%06)
    3,51 (7)
    Kesintiler Toplamı (2+3+6+7)
    113,20 (8)
    Net Ücret
    471,18


    Evli, eşi çalışmayan çocuksuz bir ücretli aylık olarak 52,65 YTL�lik bir vergi avantajı sağlamaktadır.

    Örnek 6 : Bekar ücretli (Asgari geçim indirimi uygulama oranı %50 olacaktır)

    Aylık Brüt Ücret
    585,00 (1)
    SSK Primi (1*%14)
    81,90 (2)
    İşsizlik Sigortası (1*%1)
    5,85 (3)
    Asgari Geçim İndirimi (1*50%)
    292,50 (4)
    Gelir Vergisi Matrahı ((1-(2+3+4))
    204,75 (5)
    Gelir Vergisi (5*%15)
    30,71
    Damga Vergisi (1*%06)
    3,51 (7)
    Kesintiler Toplamı (2+3+6+7)
    121,97 (8)
    Net Ücret
    463,03


    Örneğimizde aylık 43,88 YTL�lik bir vergi avantajı sağlamaktadır.

    Yukarıdaki örnekler yalnızca faydalanma tutarlarını belirtmek amacıyla yapılmış olup bununla ilgili özet tablo aşağıdaki gibi şekillenmektedir.

    Yıllık Üst Sınır Aylık Üst Sınır
    Eşi çalışmayan, 4 çocuklu çalışan : 895,05 YTL 74,59 YTL
    Eşi çalışmayan, 3 çocuklu çalışan : 842,40 YTL 70,20 YTL
    Eşi Çalışmayan, 2 çocuklu çalışan : 789,75 YTL 65,81 YTL
    Eşi Çalışmayan, 1 çocuklu çalışan : 710,78 YTL 59,23 YTL
    Eşi Çalışmayan, çocuksuz çalışan : 631,80 YTL 52,65 YTL
    Bekar çalışan : 526,50 YTL 43,88 YTL

    5- MUHTASAR BEYANNAME VEREN İŞVERENLERCE YAPILACAK İŞLEMLER

    İşverenler, her yılın Ocak ayında düzenleyecekleri asgari geçim indirimine ait bordroda (Asgari Geçim İndirimine İlişkin Bordro Excel ortamında hazırlanmış ve yazı ekinde mevcuttur. Kullanımı açıklama sayfasında bulunmaktadır), her aya ilişkin ücretliler için hesaplayacakları asgari geçim indirimi tutarını göstereceklerdir. Mevcut bilgilere göre hesaplanan yıllık asgari geçim indirimi tutarının her aya isabet eden kısmı, ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.

    Ücretliye yansıtılacak tutar ücret ödemesinin yapıldığı dönemde ücret bordrosunda açılan "Asgari Geçim İndirimi" satırında gösterilecek ve işveren tarafından ilgili aya ilişkin verilecek muhtasar beyannamede tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamından mahsup edilerek kalan tevkifat tutarı ödenecektir.

    6- MUHTASAR BEYANNAME VERMEYEN İŞVERENLERCE YAPILACAK İŞLEMLER

    İşverenler, her yılın Ocak ayında düzenleyecekleri asgari geçim indirimine ait bordroda, her aya ilişkin ücretliler için hesaplayacakları asgari geçim indirimi tutarını göstereceklerdir. Hak kazanılan asgari geçim indirimi tutarını, çalışanlara ödenecek ücretler üzerinden tevkif edilecek vergiden mahsup edilecektir. Dolayısıyla ücretlilere, mahsup edilen vergi tutarı kadar ödeme yapılacaktır.

    SONUÇ

    Ülkemizde yıllardır farklı isimlerle uygulan ücretlilere vergi iade sistemi yerini Asgari Geçim İndirimine bırakmıştır. Uygulamada var olan bir işlemin kaldırılması ve yerine yenisinin ikame edilmesinde esas olan eski sistemin tüm taraflarca aranmamasıdır. Bir başka anlatımla tüm tarafların mutlu olmasıdır. Vergi İndirimi ile ücretlilerin belge toplamaları arasında önemli bir ilişki olduğu bilinmektedir.

    Dolaylı vergilerin takibi, tahakkuku ve neticesinde tahsili konusunda önemli adım atılmış mıdır? Belge düzeni konusunda vatandaşlar yeterince bilinçli hareket etmekte midir? Bu sorunların cevapları olumlu ise elbetteki bir problem yoktur.

    Tüm taraflar mutlu olmuş mudur ya da olacak mıdır? Ücretliler asgari ücretle orantılı olarak mutlu olacaklardır. Çünkü ücretliler belge biriktirmeyecekler işverenlerde bunlarla ilgili işlem yapmayacaklar, arşiv maliyetine katlanmayacaklar, sorumlulukları büyük ölçüde kalkacaktır. Ancak bu işlemlerde taraf olan devlet mutlu olacak mıdır? Bu sorunun cevabından emin olmak henüz mümkün görünmüyor ne yazıkki.

    Ümit ediyoruz ki 01 Ocak 2008 tarihinden itibaren uygulanacak olan Asgari Geçim İndirimi tüm tarafları mutlu eder�



  5. #5
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ





    Ş. Ramis SAVAŞ
    Yeminli Mali Müşavir
    savasymm@ttnet.net.tr

    ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ

    Ülkemiz bütçesinin yaklaşık % 80 �ini vergi gelirleri oluşturmaktadır. Toplam vergi gelirlerinin % 30 �u gelir ve kurumlar vergisi gibi dolaysız vergilerden, % 70 �i ise kdv ve ötv gibi dolaylı vergilerden sağlanmaktadır.

    Gelir üzerinden alınan vergilerin yarısından fazlasını ise ücretlilerin ödedikleri vergiler oluşturmaktadır. Mevcut vergi sistemimizde, ücret geliri elde edenler, brüt maaşı üzerinden (işçi sigorta hissesi düşüldükten sonra) % 15 ile % 35 arasında gelir vergisi ödemektedirler.
    Şu anda 585 YTL olan brüt asgari ücret üzerinden yasal kesintiler düşüldüğünde net asgari ücret 419,15 YTL olarak hesaplanmaktadır.

    Ülkemizde vergi yasaları genelde siyasi iktidarın tercih ve talimatı üzerine masa başında mevzuatı iyi bilen meslektaşlarımız tarafından hazırlanır. Bu çerçevede yeni çıkarılmış bir vergi kanununda eksiklik veya yanlışlık vardır diyemeyiz. Önemli olan yeni kanunun uygulanabilir olup olmadığıdır.

    5615 sayılı Kanun ile uzun zamandır uygulanmakta olan ücretlilere vergi iadesi sistemine 31.12.2006 tarihi itibariyle son verilmiş ve 01.01.2008 tarihinde uygulanmak üzere �asgari geçim indirimi� adı altında yeni bir sistem getirilmiş bulunmaktadır. 2008 yılı Ocak ayında başlayacak olan asgari geçim indirimi özel sektörde nasıl uygulanacaktır. Sorunun temeli yeni indirim mekanizmasının yarı yarıya kayıt dışılığın olduğu bir sistemde çalışanlarının ücretlerine ne ölçüde yansıyacağındadır.

    193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen 32. maddeye göre asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50�si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10�u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5�i esas alınarak hesaplanacaktır.

    Asgari geçim indirimi sisteminin 2008 yılı başından geçerli olmak üzere nasıl işleyeceğini şu anda uygulanan brüt asgari ücret tutarına uyarlayarak hesapladığımızda ücretlinin gelirinde azami 74,19 YTL artış meydana gelmektedir. Aşağıdaki örnekte asgari ücretlinin eşinin çalışmadığı ve 18 yaşından küçük dört çocuğu olduğu varsayılmıştır.

    Asgari Geçim İndirimi Tutarının Tespiti


    Matrah
    Sayı
    Oran
    Tutar
    Kendisi İçin
    585,00
    1
    50,0%
    292,5
    Eşi İçin
    585,00
    1
    10,0%
    58,5
    İlk 2 Çocul İçin
    585,00
    2
    7,5%
    87,75
    Diğer İki Çocuk İçin
    585,00
    2
    5,0%
    58,5




    497,25

    Uygulanacak asgari geçim indiriminin asgari ücretlinin bordrosuna uygulanması halinde gelir vergisi matrahı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

    Gelir Vergisi Matrahı = Brüt Ücret � (SSK İşçi Primi + İşsizlik Primi + Asgari Geçim İndirimi)
    Gelir Vergisi Matrahı = 585 � (81,90 + 5,85 + 497,25)
    Gelir Vergisi Matrahı = 0

    Eski ve yeni uygulamada ücret bordrosu ise şu şekilde olacaktır.


    Eski
    Uygulama
    Yeni
    Uygulama
    Brüt Ücret
    585,00
    585,00
    SSK Primi İşçi Hissesi
    81,90
    81,90
    İşsizlik Sig.İşçi Hissesi
    5,85
    5,85
    Gelir Vergisi Matrahı
    497,25
    0,00
    Gelir Vergisi
    74,59
    0,00
    Damga Vergisi
    3,51
    3,51
    Kesintiler Toplamı
    165,85
    91,26
    Net Ücret
    419,15
    493,74



    SSK Primi İşveren Gissesi
    114,08
    114,08
    İşsizlik Sig. İşveren Hissesi
    11,7
    11,7
    İşçinin İşverene Toplam Maliyeti
    710,78
    710,78



    Net Ücret Artışı

    74,59

    Tablodan görüldüğü üzere eşi çalışmayan ve 4 küçük çocuğu olan bir ücretlinin brüt ücretinin 497,25 YTL�sı gelir vergisinden istisna tutulmaktadır. Ücretlilere vergi iadesinin kaldırılarak yerine asgari geçim indirimi uygulamasına geçilmesinin sonuçları ne olacaktır.

    Vergi iadesinin kaldırılması ile toplumda fiş isteme alışkanlığı büyük ölçüde azaldığı için bu durum gelir ve kurumlar vergisi gelirlerini de olumsuz yönde etkilemiştir.

    Asgari geçim indirimine geçilerek brüt asgari ücretin azami %85�i gelir vergisinden istisna edilmiştir. Yazımın başında belirttiğim üzere gelir üzerinden alınan vergilerin yarısından fazlasını ücretlilerin ödedikleri vergiler oluşturmaktadır. Ücretlilerin çoğunun asgari ücret üzerinden gösterildiği bir sistemde, asgari ücretin önemli bir kısmının vergiden istisna edilmesi gelir vergisi gelirlerinde önemli bir azalış meydana getirecektir.

    Bu yazdıklarımdan asgari geçim indirimine karşı olduğum şeklinde bir yorum çıkarılmamalıdır. Şu andaki konumum itibariyle işveren olmama rağmen dünya görüşü olarak çalışanın yanında olmayı hiçbir zaman terk etmedim.

    Gelir vergisindeki azalış acaba aynı ölçüde ücretlinin gelirine artış olarak yansıyacak mıdır? Bundan emin değilim. Çünkü ülkemizde ücretler önemli ölçüde net tutar üzerinden belirlendiğinden asgari geçim indirimi hesaba katılmadan ücretlerin belirlenmesine devam edilecektir. Sonuçta Devletin gelir vergisindeki azalışı yine KDV ve ÖTV artışı ile telafi etmeye çalışacağını düşünüyorum.


    http://www.alomaliye.com/2007/ramis_savas_asgari.htm

  6. #6
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ SERİ NO:265





    Sayı: 26720

    Maliye Bakanlığından:
    GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

    (SERİ NO: 265)

    1. Giriş
    5615 sayılı Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler sonucu vergi sistemimize giren gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulaması ile ilgili açıklama ve düzenlemeler bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.
    2. Yasal Düzenleme
    5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun1 2 nci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 32 nci maddesi 01/01/2008 tarihinden geçerli olmak üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    �Asgari geçim indirimi
    Madde 32- Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.
    Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50�si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10�u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5�idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.
    İndirimin uygulamasında �çocuk� tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, �eş� tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.
    İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.
    Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.
    Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.�
    3. Uygulamanın Esasları
    Asgari geçim indirimi uygulamasından ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler yararlanabilecektir.
    Asgari geçim indirimi, ücretin elde edildiği takvim yılı başında belirlenen 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarına;
    ·Mükellefin kendisi için % 50�si
    ·Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10�u
    ·Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk iki çocuk için % 7,5�i
    ·Diğer çocuklar için % 5�i
    olmak üzere ücretlinin şahsi ve medeni durumu dikkate alınarak hesaplanan indirim oranlarının uygulanması sonucu bulunacak tutarın, Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan Gelir Vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranla çarpılması sonucu bulunacak indirim tutarının 1/12�sinin aylık olarak hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmesi suretiyle bulunacaktır.
    Peşin olarak ödenen ücretler, asgari geçim indirimi uygulaması yönünden, nakden veya hesaben ödemenin yapıldığı dönemin geliri sayılacaktır. Örneğin, 01/01/2008 tarihinden önceki dönemde ücretlerin peşin olarak ödenmesi nedeniyle, bu tarihten sonraki döneme isabet eden ücret gelirleri, tahakkuk esasının geçerliliği nedeniyle, 01/01/2008 tarihinden önce elde edilmiş sayıldığından söz konusu ücretler için asgari geçim indirimi uygulanmayacaktır.
    Asgari geçim indirimi tutarının, ücretlinin aylık hesaplanan vergisinden fazla olması halinde, fazlası dikkate alınmayacaktır.
    Asgari geçim indiriminden, ücret gelirlerini yıllık beyanname ile bildirenler de yararlanabilecektir.
    Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenler, örneğin sosyal güvenlik destekleme primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olanlar da genel hükümlere göre asgari geçim indiriminden yararlanacaklardır.
    Aşağıda sayılan ücret geliri elde edenler asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanamayacaklardır.
    ·Ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilen hizmet erbabı,
    ·Dar mükellefiyet kapsamında ücret geliri elde edenler,
    ·Başka bir kanun hükmü (3218, 4490, 4691 sayılı kanunlar v.b.) uyarınca
    ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanlar,
    ·Ücret geliri elde etmeyen diğer gerçek kişiler.
    4. Uygulamanın Yürürlüğe Giriş Tarihi
    Asgari geçim indirimi uygulaması, 2008 yılından itibaren elde edilecek ücret gelirlerine uygulanmak üzere, 01/01/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.
    5. Asgari Geçim İndirimi Tutarının Hesaplanması
    Asgari geçim indirimi (A.G.İ.) tutarı, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarına bu Tebliğin �3. Uygulamanın Esasları� başlıklı bölümünde yer alan oranların uygulanması ile bulunan tutarın, gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine karşılık gelen oranla çarpımı sonucu bulunur.
    A.G.İ. Yıllık Tutarı = (Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı x A.G.İ. Oranı) x %15 2
    Asgari geçim indirimi yıllık tutarı, ücretlinin asgari geçim indiriminden bir yıl boyunca faydalanacağı net menfaattir. Aylık yapılan ücret ödemelerinde ise asgari geçim indirimi, hesaplanan yıllık tutarın 12�ye bölünmesi suretiyle uygulanacak ve bir ay içerisinde yararlanılabilecek asgari geçim indirimi tutarı, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12�sini geçemeyecektir.
    Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı, her ücretli için asgarî ücret üzerinden hesaplanan yıllık vergi tutarını aşamayacak ve yılı içerisinde asgari ücret tutarında meydana gelen değişiklikler, asgari geçim indirimi uygulamasında dikkate alınmayacaktır.
    Ücretlinin faydalanacağı azami indirim tutarı, elde ettiği ücret geliri üzerinden hesaplanan gelir vergisi ile sınırlı olduğundan, mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ücretliye herhangi bir iade yapılmayacaktır.
    Onsekiz yaşını doldurmuş çocuklardan öğrenimi sona erenler, öğrenimin sona erdiği ayı takip eden aydan itibaren anne veya babasının asgari geçim indirimi hesabında dikkate alınmayacaklardır.
    Yıl içinde işyeri veya işvereni değişen ücretliler, yeni işyerlerinde veya işverenleri nezdinde çalışmaya başladıkları aydan itibaren asgari geçim indiriminden yararlanmaya devam edeceklerdir.
    Örnek 13:
    Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi ile dört çocuğu bulunan bir asgari ücretlinin 2008 yılının Ocak ayında yararlanabileceği asgari geçim indirimi tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır. (Ücretlinin 2008/Ocak Ayında Hesaplanan Gelir Vergisi 71,72 YTL�dir.)
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı (562,50x12=): 6.750,00 YTL
    Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 85
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin eşi için% 10
    - Mükellefin çocukları için% 25
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00x% 85=): 5.737,50 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (5.737,50x% 15=):860,62 YTL
    Hesaplanan yıllık tutarın 1/12�si olan (860,62/12=) 71,72 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilecektir.
    Bu ücretlinin Ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti:562,50 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı:478,13 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:71,72 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı:71,72 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi:0,00 YTL�dir.
    Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 71,72 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 403,03 YTL iken 474,75 YTL olmaktadır.
    Net ücret üzerinden anlaşmak suretiyle çalışanlar da asgari geçim indiriminden yaralanacak olup, hesaplanan vergiden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarları net ücretleri ile birlikte ücretliye ödenecektir.
    Örnek 2:
    Üç çocuğu için nafaka vermekte olan bir baba 01/04/2008 tarihinden itibaren 695 YTL net ücret sözleşmesi ile özel sektörde çalışmaya başlamıştır. Bu durumda babanın, 2008/Nisan ayı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı(562,50 x 12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 70
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin çocukları için % 20
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 70=): 4.725,00 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 4.725,00 x % 15=):708,75 YTL�dir.
    Hesaplanan yıllık tutarın 1/12�si olan (708,75 YTL/12=) 59,06 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifat tutarından mahsup edilecektir.
    Bu ücretlinin Nisan ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı NisanAyı Net Ücreti:695,00 YTL
    - 2008 yılı NisanAyı Brüt Ücreti:970,00 YTL
    - 2008 yılı NisanAyıTevkifat Matrahı:824.49 YTL
    - 2008 yılı NisanAyı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:123,67 YTL
    - 2008 yılı NisanAyı Mahsup Edilecek A.G.İ. Tutarı:59,06 YTL
    - 2008 yılı NisanAyı Ödenecek Gelir Vergisi(123,67-59,06=):64,61 YTL�dir.
    Buna göre, işveren Nisan ayından itibaren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 59,06 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 695,00 YTL iken 754,06 YTL olmaktadır.
    Ancak, ücretli Nisan ayında işe başladığı için yıl içinde ücret geliri elde etmediği Ocak, Şubat ve Mart ayları için asgari geçim indirimi tutarından yararlanamayacaktır.
    Örnek 3:
    Eşi çalışan ve iki çocuğu olan bir asgari ücretlinin 2008 yılı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı(562,50x12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 65
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin çocukları için% 15
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 65=): 4.387,50 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 4.387,50x% 15=): 658,13 YTL�dir.
    Hesaplanan yıllık tutarın 1/12�si olan (658,13/12=) 54,84 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilecektir.
    Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemiaşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti:562,50 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı:478,13 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:71,72 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı:54,84 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi (71,72-54,84=):16,88 YTL�dir.
    Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 54,84 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 403,03 YTL iken 457,87 YTL olmaktadır.
    Örnek 4:
    Bekar olan ve ikinci derece (aylık 280 YTL4) sakatlık indiriminden faydalanmakta olan bir ücretlinin 2008 yılı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı(562,50x12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 50
    - Mükellefin kendisi için% 50
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 50=): 3.375,00 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 3.375,00 x% 15=): 506,25 YTL�dir.
    Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti:562,50 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı:478,13 YTL
    - İkinci Derece Sakatlık İndirimi:280,00 YTL
    - Sakatlık İndirimi Düşüldükten Sonra Kalan Tevkifat Matrahı:198,13 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:29,72 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilebilecek A.G.İ. Tutarı:42,19 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi:0,00 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayında yararlanılacak A.G.İ. Tutarı:29,72 YTL�dir.
    Bu ücretlinin gelir vergisi matrahı hesaplanırken sakatlık indirimi de mahsup edilecek, sakatlık indiriminin mahsubundan sonra kalan gelir vergisi matrahı üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından da yıllık asgari geçim indirimi tutarının 1/12�si olan (506,25/12=) 42,19 YTL mahsup edilecektir. Ancak mahsup edilecek tutar, kalan gelir vergisi tutarını aşamayacağından yalnızca 29,72 YTL�lik kısmı ücretliye ödenecek ve (42,19-29,72=) 12,47 YTL asgari geçim indirimi farkı diğer dönemlerde de değerlendirilmeyecektir.
    Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 29.72 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar sakatlık indirimi tutarı ile birlikte 445,03 YTL iken 474,75 YTL olmaktadır.
    Örnek 5:
    Eşi çalışan ve bir çocuğu bulunan bir asgari ücretlinin, 2008 Ocak ayında 15 günlük süre çalışması halinde, asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı(562,50 x 12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 57,5
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin çocuğu için% 7,5
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 57,5=): 3.881,25 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 3.881,25 x % 15=): 582,19 YTL�dir.
    Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti:281,25 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı:239,06 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:35,86 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı:48,52 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi:0,00 YTL�dir.
    Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınacağından hesaplanan yıllık tutarın 1/12�si olan(582,19/12=) 48,52 YTL�si Ocak ayına ait gelir vergisi tutarından (35,86 YTL) mahsup edilecektir.
    Asgari geçim indirimi tutarı, hesaplanan gelir vergisi tutarından fazla olamayacağından bu ücretli, asgari geçim indiriminden 48,52 YTL yerine gelir vergisi tutarı olan 35,86 YTL kadar yararlanacak olup mahsup edilecek kısmın fazla olması nedeniyle iade yapılmayacaktır.
    Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 35,86 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 201,52 YTL iken 237,38 YTL olmaktadır.
    Örnek 6:
    Eşi çalışmayan ve çocuğu bulunmayan 850 YTL brüt maaşla çalışmakta olan bir ücretlinin, 2008 yılı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı(562,50x12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 60
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin eşi için% 10
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 60=): 4.050,00 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 4.050 x % 15=): 607,50 YTL�dir.
    Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti:850,00 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı:722,50 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:108,38 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı:50,63 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi (108,38-50,63=):57,75 YTL�dir.
    Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 50,63 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 609,02 YTL iken 659,65 YTL olmaktadır.
    6.Medeni Durum ve Eşin Gelirinin Olmadığının Tespiti
    Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında Tebliğ ekinde yer alan�Aile Durumu Bildirimi� (EK:1) ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır. Durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde bildireceklerdir.Asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarih itibariyle uygulanacak olup, eşlerin her ikisinin de ücretli olması halinde çocuklar yalnızca sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecektir.
    Bu uygulamada eşin çalışmadığı ve herhangi bir gelirinin olmadığına ilişkin olarak (aksi tespit edilmediği sürece) ücretlinin beyanı yeterli olacaktır.
    Sadece ücret geliri elde eden eş, �çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş� kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bunlar dışındakiler ise çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilecek olup, münhasıran emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecektir.
    Örnek 7:
    Eşi çalışan ve bir çocuğu bulunan bir baba, aylık 48,52 YTL asgari geçim indiriminden yararlanmaktadır. 05/04/2008 tarihinde bir çocuğu dünyaya geldiğini işverenine bildiren bu ücretlinin 2008 yılı Nisan ayı ve takip eden aylara ilişkin asgari geçim indirimi şu şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı (562,50 x 12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 65
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin çocukları için % 15
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 65=): 4.387,50 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (3.375,00 x % 15=): 658,13 YTL'dir.
    Ocak ayı itibariyle hesaplanan yıllık tutarın 1/12'si olan 48,52 YTL, ilk 3 ay (Ocak-Şubat ve Mart ayları) için aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilirken, doğum nedeniyle yeni indirim tutarı olanaylık (658,13/12=) 54,84 YTL, kalan 9 ay için aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarındanmahsup edilecektir.
    Aynı şekilde annenin elde ettiği ücret gelirine ilişkin asgari geçim indirimi ise; (örneğimizdeki çocukların sosyal güvenlik yönünden babaya tabi olmaları ve babanın çalışması nedeniyle) aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı (562,50 x 12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı : % 50
    - Mükellefin kendisi için% 50
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 50=): 3.375,00 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (3.375,00 x % 15=) : 506,25 YTL'dir.
    Hesaplanan yıllık tutarın 1/12'si olan (506,25/12=) 42,19 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifat tutarından mahsup edilecektir.
    Bu durumda, annenin asgari ücretli olarak çalışması halinde ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemiaşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti :562,50 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı:478,13 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:71,72 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı :42,19 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi (71,72-42,19=):29,53 YTL'dir.
    Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 42,19 YTL Anneye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 403,03 YTL iken 445,22 YTL olmaktadır.
    7.Asgari Geçim İndirimine Ait Bordronun Düzenlenmesi
    Asgari geçim indirimi bordrosunun düzenlenmesine ilişkin ilkeler aşağıda gösterilmiştir.
    ·İşverenler, kendilerinde mevcut medeni durum ve çocuk sayısı ile ilgili bilgiler doğrultusunda, her yıl Ocak ayı itibariyle örneği Tebliğe ekli "Asgari Geçim İndirimine Ait Bordro" yu (EK:2) düzenleyeceklerdir.
    ·Her bir ücretlinin yararlanacağı asgari geçim indirimi ayrı ayrıhesaplanarakbordroda ilgili aya ait sütunda gösterilecektir.
    ·Yıl içerisinde meydana gelen değişiklikler için ayrı bir bordro düzenlenebileceğigibi değişiklikler aynı bordro üzerinde de gösterilebilecektir.
    ·Bordro işveren nezdinde muhafaza edilecek olup, istendiği takdirde yetkililereibraz edilecektir.
    8.İşverenlerce Yapılacak İşlemler
    8.1. Muhtasar Beyanname Veren İşverenlerce Yapılacak İşlemler
    İşverenler, her yılın Ocak ayında düzenleyecekleri asgari geçim indirimine ait bordroda, her aya ilişkin ücretliler için hesaplayacakları asgari geçim indirimi tutarını göstereceklerdir. Mevcut bilgilere göre hesaplanan yıllık asgari geçim indirimi tutarının her aya isabet eden kısmı, ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.
    Ücretliye yansıtılacak tutar ücret ödemesinin yapıldığı dönemde ücret bordrosunda açılan �Asgari Geçim İndirimi� satırında gösterilecek ve işveren tarafından ilgili aya ilişkin verilecek muhtasar beyannamede tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamından mahsup edilerek kalan tevkifat tutarı ödenecektir.
    Mahsup edilecek asgari geçim indirimi, ücretlinin o aydaki ücretinden kesilen gelir vergisinden fazla olamayacaktır. Aşması halinde ise aşan kısım için herhangi bir iade uygulaması yapılmayacaktır.
    Muhtasar beyanname üzerinde asgari geçim indirimi tutarının mahsup edilebilmesi için, söz konusu tutarın mutlak suretle ücretlilere ödenmiş olması gerekmektedir. Ücretlilere ödenmeyen tutarların mahsup edilmesi halinde bu tutar işverenlerce muhtasar beyanname üzerinden eksik beyan edilmiş ve ödenmemiş gelir vergisi tevkifatı olarak addolunacaktır.
    Üç aylık dönemler halinde muhtasar beyanname veren işverenler de her yılın Ocak ayından itibaren asgari geçim indirimi tutarını her ay ücret ödemesi sırasında ücretliye peşin olarak ödeyeceklerdir. Örneğin, Ocak-Şubat-Mart dönemine ilişkin asgari geçim indirimi tutarı,Nisan ayında verilecek muhtasar beyannamede mahsup konusu yapılacaktır.
    8.2. Muhtasar Beyanname Vermek Zorunda Olmayan İşverenlerce Yapılacak İşlemler
    Genel bütçeye dahil olan daireler, yaptıkları gelir vergisi tevkifatı için Gelir Vergisi Kanununun 100 üncü maddesine göre muhtasar beyanname vermemektedir. İşverenler, her yılın Ocak ayında düzenleyecekleri asgari geçim indirimine ait bordroda, her aya ilişkin ücretliler için hesaplayacakları asgari geçim indirimi tutarını göstereceklerdir. Bu daireler, hak kazanılan asgari geçim indirimi tutarını, çalışanlarına ödeyecekleri ücretler üzerinden tevkif edecekleri vergiden mahsup edecekler, böylece de ücretlilere, mahsup edilen vergi tutarı kadar ödeme yapılmış olacaktır.
    9.Yıllık Beyanname Veren Ücretlilerde Asgari Geçim İndirimi Uygulaması
    9.1. Tevkifata Tabi Olmayan Ücret Geliri İçin Yıllık Beyanname Verilmesi
    Gelir Vergisi Kanununun 95 inci maddesi gereği ücretlerinden vergi tevkif usulü cari olmayan ve bu nedenle ücretlerini yıllık beyanname ile beyan etmek zorunda olan ücretlilerde asgari geçim indirimi, yıllık beyannamedehesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmek suretiyle gerçekleştirilecektir.
    Asgari geçim indiriminden faydalanmak isteyen ücretli; Tebliğ ekinde yer alan�Aile Durumu Bildirimi�ni (EK: 1) doldurarak yıllık beyannameye ekleyecektir.
    Öte yandan, tevkifata tabi olmayan ücretlerini yıllık beyanname ile beyan etmek zorunda olan ücretliler bu beyannameye diğer gelir unsurlarını da dahil etmeleri halinde asgari geçim indirimi, yıllık beyannamede beyan edilen ücret gelirlerine isabet eden vergiden mahsup edilecektir.
    Örnek 8:
    Yabancı bir ülke konsolosluğunda çalışan ve ücret istisnasından yararlanmayan Türk uyruklu bir hizmet erbabı 2008 yıllında 30.000 YTL ücret geliri elde etmektedir. Bu mükellef aynı zamanda 20.000 YTL işyeri kira geliri elde etmiştir. Hizmet erbabının eşi çalışmamakta ve bir çocuğu bulunmaktadır.
    Bu gelirleri için 2009 yılında vereceği yıllık beyannamede asgari geçim indirimi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı (562,50x12=): 6.750,00 YTL
    Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 67,5
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin eşi için% 10
    - Mükellefin çocukları için% 7,5
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar(6.750,00 x % 67,5=): 4.556,25 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (4.556,25 x % 15=):683,44 YTL�dir.
    Ücret geliri ve işyeri kira geliri nedeniyle verilen yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarı 9.230,00 YTL�dir5. Yıllık beyannamede hesaplanan vergi toplamından ücret gelirine isabet eden vergi tutarı olan 5.811,50 YTL�den asgari geçim indirimi tutarı olan 683,44 YTL beyanname üzerinden mahsup edilecektir. Böylece yıllık beyanname ile bildirilen ücret gelirine isabet eden vergiden, asgari geçim indirimi tutarı mahsup edilerek indirim tutarı ücretliye yansıtılacaktır.
    Diğer taraftan, ücret gelirine isabet eden vergi tutarının, asgari geçim indirimi tutarından az olması halinde sadece ücret gelirine isabet eden vergi kadar kısım mahsup edilecek olup, aşan kısım diğer gelirlere isabet eden vergiden mahsup edilmeyecektir.
    9.2. Birden Fazla İşverenden Ücret Alınması Dolayısıyla Ücret Gelirinin Yıllık Beyanname İle Beyan Edilmesi
    Asgari geçim indirimi uygulaması işverenler aracılığıyla gerçekleştirileceğinden tevkifata tabi ücretlerini yıllık beyanname ile beyan eden ücretliler yıllık beyannamelerinde indirim uygulamasına ilişkin olarak herhangi bir bildirimde bulunmayacaklardır.
    Ücretlerinden vergi tevkifatı yapılan ve işverenler aracılığıyla yıl içinde asgari geçim indiriminden yararlanan mükelleflerin, tevkifata tabi ücret gelirlerini yıllık beyannameye dahil etmeleri halinde, beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden, yıl içinde kendisine ödenen ücret üzerinden kesilen gelir vergisinin asgari geçim indirimi mahsup edilmeden önceki tutarı mahsup edilecektir. Böylelikle kaynakta vergileme sırasında ücretliye ödenmiş olan asgari geçim indirimi tutarlarının, yıllık beyanname üzerinden yapılan vergileme sonucunda da ücretlide kalması sağlanmış olacaktır.
    Örnek 9:
    Eşi çalışan ve üç çocuğu olan bir ücretli; birinci işverenden 2008 yılında 24.000 YTL, ikinci işverenden ise 21.000 YTL ücret geliri elde etmiştir.Ücretlerin tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş bulunmaktadır.
    Birden sonraki işverenden alınan ücret (21.000 YTL), 2008 yılı için geçerli olduğu varsayılan 20.000 YTL�lik beyan sınırını aştığı için, 45.000 YTL�lik ücret gelirinin tamamı beyan edilecektir.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı (562,50 x 12 =): 6.750,00 YTL
    Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 70
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin çocukları için% 20
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 70=): 4.725,00 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (4.725,00 x % 15=):708,75 YTL
    Asgari geçim indirimi tutarı, ücretlinin yıl içinde net ücreti hesaplanırken tevkif edilecek vergi tutarından mahsup edilmek suretiyle mükellefe yansıtılmıştır.
    Yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi nedeniyle beyanname üzerinden hesaplanan 8.622,50 YTL�lik6 ödenecek gelir vergisinden, asgari geçim indirimi mahsup edilmeden önceki vergi tevkifatı tutarları toplamı olan (3.803,00 +3.195,03=) 6.998,00 YTL beyanname üzerinden mahsup edilecektir. Böylece mükellef, 1.624,50 YTL gelir vergisi ödeyecektir.
    10.Asgari Geçim İndirimi Uygulamasına İlişkin Diğer Hususlar
    10.1.Birden Fazla İşverenden Ücret Alan Ücretlilerde Asgari Geçim İndirimi Uygulaması
    Aynı zamanda birden fazla işverenden ücret alınması halinde, asgari geçim indirimi uygulaması, en yüksek ücretin elde edildiği işveren tarafından gerçekleştirilecektir.
    Ücretliler medeni durumu ve çocuk sayısı hakkında bildirimlerini, en yüksek ücret geliri elde ettikleri işverene vererek uygulamanın ilgili işverence yerine getirilmesini sağlayacaklardır. En yüksek ücretin hangi işverenden alınacağının belli olmaması halinde, indirimden yaralanacağı işvereni ücretli kendisi belirleyecektir. Ücretlinin aynı anda birden fazla işverenden dolayı asgari geçim indiriminden faydalandığının tespiti halinde; oluşan vergi ziyaı, ücretliden cezalı olarak tahsil edilecektir.
    10.2. Ödenmesi Gereken Gelir Vergisinin Eksik Hesaplanması Halinde Uygulanacak Cezai Müeyyideler
    213 sayılı Vergi Usul Kanununun 341 inci maddesinde aşağıdaki hükme yer verilmiştir.
    "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.
    Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir.
    Yukarıdaki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez."
    Buna göre, işverenler tarafından hizmet erbabının ücret gelirlerinden kesilen gelir vergisinden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarının, o ayki ücretiyle birlikte ücretliye nakden ödenmesi gerekir. Aksi takdirde, ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi, işverenler tarafından haksız yere yapılan bir mahsup işlemi niteliği taşıyacak ve tevkif suretiyle kesilen verginin bu tutar kadar olan kısmı, muhtasar beyanname ile eksik beyan edilmiş olacaktır.
    Bu nedenle, yukarıda belirtilen şekilde ücretliye nakden ödenmeyenasgari geçim indirimi o ayda eksik beyan edilmiş vergi tevkifatı olarak kabul edilerek, bu vergiler için de işverenler hakkında cezalı tarhiyat yapılacaktır.
    Tebliğ olunur.

    Ekler
    1: Aile Durumu Bildirimi
    2: Asgari Geçim İndirimine Ait Bordro


    1 04/04/2007 tarih ve 26483 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.
    2 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin birinci gelir dilimine karşılık gelen orandır.
    3 Tebliğde yer alan örneklerde, 2008 takvim yılı için asgarî ücret tutarı, tebliğin yayımı tarihinde resmi olarak ilan edilmediğinden, 2007 yılı takvim yılı başında belirlenen asgari ücret tutarı olan 562,50-YTL dikkate alınmıştır. 2008 takvim yılı için, yılbaşında geçerli olacak yeni asgarî ücret tutarının dikkate alınacağı tabiidir.
    Ücretin net tutarı tespit edilirken SSK primleri ile damga vergisi de dikkate alınmıştır.
    4 2008 yılı için belirlenen sakatlık indirimi tutarları tebliğin yayımı tarihinde resmi olarak belirlenmemiş olduğundan, 2007 yılında uygulanan sakatlık indirimi tutarları dikkate alınmıştır.
    5 (Ücret matrahı: 25.500 YTL + GMSİ Matrahı: 15.000 YTL=) 40.500 YTL gelir vergisi matrahı üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesi esas alınarak 9.230,00 YTL gelir vergisi hesaplanmıştır.
    6 İki ücret içinde SSK primi ödendiği dikkate alınarak gelir vergisi hesap edilmiştir.


    http://www.alomaliye.com/2007/gvk_265.htm


  7. #7
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ SERİ NO:265





    Sayı: 26720

    Maliye Bakanlığından:
    GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

    (SERİ NO: 265)

    1. Giriş
    5615 sayılı Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler sonucu vergi sistemimize giren gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulaması ile ilgili açıklama ve düzenlemeler bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.
    2. Yasal Düzenleme
    5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun1 2 nci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 32 nci maddesi 01/01/2008 tarihinden geçerli olmak üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    �Asgari geçim indirimi
    Madde 32- Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.
    Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50�si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10�u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5�idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.
    İndirimin uygulamasında �çocuk� tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, �eş� tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.
    İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.
    Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.
    Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.�
    3. Uygulamanın Esasları
    Asgari geçim indirimi uygulamasından ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler yararlanabilecektir.
    Asgari geçim indirimi, ücretin elde edildiği takvim yılı başında belirlenen 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarına;
    ·Mükellefin kendisi için % 50�si
    ·Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10�u
    ·Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk iki çocuk için % 7,5�i
    ·Diğer çocuklar için % 5�i
    olmak üzere ücretlinin şahsi ve medeni durumu dikkate alınarak hesaplanan indirim oranlarının uygulanması sonucu bulunacak tutarın, Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan Gelir Vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranla çarpılması sonucu bulunacak indirim tutarının 1/12�sinin aylık olarak hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmesi suretiyle bulunacaktır.
    Peşin olarak ödenen ücretler, asgari geçim indirimi uygulaması yönünden, nakden veya hesaben ödemenin yapıldığı dönemin geliri sayılacaktır. Örneğin, 01/01/2008 tarihinden önceki dönemde ücretlerin peşin olarak ödenmesi nedeniyle, bu tarihten sonraki döneme isabet eden ücret gelirleri, tahakkuk esasının geçerliliği nedeniyle, 01/01/2008 tarihinden önce elde edilmiş sayıldığından söz konusu ücretler için asgari geçim indirimi uygulanmayacaktır.
    Asgari geçim indirimi tutarının, ücretlinin aylık hesaplanan vergisinden fazla olması halinde, fazlası dikkate alınmayacaktır.
    Asgari geçim indiriminden, ücret gelirlerini yıllık beyanname ile bildirenler de yararlanabilecektir.
    Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenler, örneğin sosyal güvenlik destekleme primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olanlar da genel hükümlere göre asgari geçim indiriminden yararlanacaklardır.
    Aşağıda sayılan ücret geliri elde edenler asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanamayacaklardır.
    ·Ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilen hizmet erbabı,
    ·Dar mükellefiyet kapsamında ücret geliri elde edenler,
    ·Başka bir kanun hükmü (3218, 4490, 4691 sayılı kanunlar v.b.) uyarınca
    ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanlar,
    ·Ücret geliri elde etmeyen diğer gerçek kişiler.
    4. Uygulamanın Yürürlüğe Giriş Tarihi
    Asgari geçim indirimi uygulaması, 2008 yılından itibaren elde edilecek ücret gelirlerine uygulanmak üzere, 01/01/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.
    5. Asgari Geçim İndirimi Tutarının Hesaplanması
    Asgari geçim indirimi (A.G.İ.) tutarı, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarına bu Tebliğin �3. Uygulamanın Esasları� başlıklı bölümünde yer alan oranların uygulanması ile bulunan tutarın, gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine karşılık gelen oranla çarpımı sonucu bulunur.
    A.G.İ. Yıllık Tutarı = (Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı x A.G.İ. Oranı) x %15 2
    Asgari geçim indirimi yıllık tutarı, ücretlinin asgari geçim indiriminden bir yıl boyunca faydalanacağı net menfaattir. Aylık yapılan ücret ödemelerinde ise asgari geçim indirimi, hesaplanan yıllık tutarın 12�ye bölünmesi suretiyle uygulanacak ve bir ay içerisinde yararlanılabilecek asgari geçim indirimi tutarı, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12�sini geçemeyecektir.
    Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı, her ücretli için asgarî ücret üzerinden hesaplanan yıllık vergi tutarını aşamayacak ve yılı içerisinde asgari ücret tutarında meydana gelen değişiklikler, asgari geçim indirimi uygulamasında dikkate alınmayacaktır.
    Ücretlinin faydalanacağı azami indirim tutarı, elde ettiği ücret geliri üzerinden hesaplanan gelir vergisi ile sınırlı olduğundan, mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ücretliye herhangi bir iade yapılmayacaktır.
    Onsekiz yaşını doldurmuş çocuklardan öğrenimi sona erenler, öğrenimin sona erdiği ayı takip eden aydan itibaren anne veya babasının asgari geçim indirimi hesabında dikkate alınmayacaklardır.
    Yıl içinde işyeri veya işvereni değişen ücretliler, yeni işyerlerinde veya işverenleri nezdinde çalışmaya başladıkları aydan itibaren asgari geçim indiriminden yararlanmaya devam edeceklerdir.
    Örnek 13:
    Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi ile dört çocuğu bulunan bir asgari ücretlinin 2008 yılının Ocak ayında yararlanabileceği asgari geçim indirimi tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır. (Ücretlinin 2008/Ocak Ayında Hesaplanan Gelir Vergisi 71,72 YTL�dir.)
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı (562,50x12=): 6.750,00 YTL
    Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 85
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin eşi için% 10
    - Mükellefin çocukları için% 25
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00x% 85=): 5.737,50 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (5.737,50x% 15=):860,62 YTL
    Hesaplanan yıllık tutarın 1/12�si olan (860,62/12=) 71,72 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilecektir.
    Bu ücretlinin Ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti:562,50 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı:478,13 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:71,72 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı:71,72 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi:0,00 YTL�dir.
    Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 71,72 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 403,03 YTL iken 474,75 YTL olmaktadır.
    Net ücret üzerinden anlaşmak suretiyle çalışanlar da asgari geçim indiriminden yaralanacak olup, hesaplanan vergiden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarları net ücretleri ile birlikte ücretliye ödenecektir.
    Örnek 2:
    Üç çocuğu için nafaka vermekte olan bir baba 01/04/2008 tarihinden itibaren 695 YTL net ücret sözleşmesi ile özel sektörde çalışmaya başlamıştır. Bu durumda babanın, 2008/Nisan ayı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı(562,50 x 12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 70
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin çocukları için % 20
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 70=): 4.725,00 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 4.725,00 x % 15=):708,75 YTL�dir.
    Hesaplanan yıllık tutarın 1/12�si olan (708,75 YTL/12=) 59,06 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifat tutarından mahsup edilecektir.
    Bu ücretlinin Nisan ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı NisanAyı Net Ücreti:695,00 YTL
    - 2008 yılı NisanAyı Brüt Ücreti:970,00 YTL
    - 2008 yılı NisanAyıTevkifat Matrahı:824.49 YTL
    - 2008 yılı NisanAyı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:123,67 YTL
    - 2008 yılı NisanAyı Mahsup Edilecek A.G.İ. Tutarı:59,06 YTL
    - 2008 yılı NisanAyı Ödenecek Gelir Vergisi(123,67-59,06=):64,61 YTL�dir.
    Buna göre, işveren Nisan ayından itibaren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 59,06 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 695,00 YTL iken 754,06 YTL olmaktadır.
    Ancak, ücretli Nisan ayında işe başladığı için yıl içinde ücret geliri elde etmediği Ocak, Şubat ve Mart ayları için asgari geçim indirimi tutarından yararlanamayacaktır.
    Örnek 3:
    Eşi çalışan ve iki çocuğu olan bir asgari ücretlinin 2008 yılı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı(562,50x12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 65
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin çocukları için% 15
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 65=): 4.387,50 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 4.387,50x% 15=): 658,13 YTL�dir.
    Hesaplanan yıllık tutarın 1/12�si olan (658,13/12=) 54,84 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilecektir.
    Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemiaşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti:562,50 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı:478,13 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:71,72 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı:54,84 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi (71,72-54,84=):16,88 YTL�dir.
    Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 54,84 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 403,03 YTL iken 457,87 YTL olmaktadır.
    Örnek 4:
    Bekar olan ve ikinci derece (aylık 280 YTL4) sakatlık indiriminden faydalanmakta olan bir ücretlinin 2008 yılı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı(562,50x12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 50
    - Mükellefin kendisi için% 50
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 50=): 3.375,00 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 3.375,00 x% 15=): 506,25 YTL�dir.
    Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti:562,50 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı:478,13 YTL
    - İkinci Derece Sakatlık İndirimi:280,00 YTL
    - Sakatlık İndirimi Düşüldükten Sonra Kalan Tevkifat Matrahı:198,13 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:29,72 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilebilecek A.G.İ. Tutarı:42,19 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi:0,00 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayında yararlanılacak A.G.İ. Tutarı:29,72 YTL�dir.
    Bu ücretlinin gelir vergisi matrahı hesaplanırken sakatlık indirimi de mahsup edilecek, sakatlık indiriminin mahsubundan sonra kalan gelir vergisi matrahı üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından da yıllık asgari geçim indirimi tutarının 1/12�si olan (506,25/12=) 42,19 YTL mahsup edilecektir. Ancak mahsup edilecek tutar, kalan gelir vergisi tutarını aşamayacağından yalnızca 29,72 YTL�lik kısmı ücretliye ödenecek ve (42,19-29,72=) 12,47 YTL asgari geçim indirimi farkı diğer dönemlerde de değerlendirilmeyecektir.
    Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 29.72 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar sakatlık indirimi tutarı ile birlikte 445,03 YTL iken 474,75 YTL olmaktadır.
    Örnek 5:
    Eşi çalışan ve bir çocuğu bulunan bir asgari ücretlinin, 2008 Ocak ayında 15 günlük süre çalışması halinde, asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı(562,50 x 12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 57,5
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin çocuğu için% 7,5
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 57,5=): 3.881,25 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 3.881,25 x % 15=): 582,19 YTL�dir.
    Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti:281,25 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı:239,06 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:35,86 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı:48,52 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi:0,00 YTL�dir.
    Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınacağından hesaplanan yıllık tutarın 1/12�si olan(582,19/12=) 48,52 YTL�si Ocak ayına ait gelir vergisi tutarından (35,86 YTL) mahsup edilecektir.
    Asgari geçim indirimi tutarı, hesaplanan gelir vergisi tutarından fazla olamayacağından bu ücretli, asgari geçim indiriminden 48,52 YTL yerine gelir vergisi tutarı olan 35,86 YTL kadar yararlanacak olup mahsup edilecek kısmın fazla olması nedeniyle iade yapılmayacaktır.
    Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 35,86 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 201,52 YTL iken 237,38 YTL olmaktadır.
    Örnek 6:
    Eşi çalışmayan ve çocuğu bulunmayan 850 YTL brüt maaşla çalışmakta olan bir ücretlinin, 2008 yılı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı(562,50x12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 60
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin eşi için% 10
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 60=): 4.050,00 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 4.050 x % 15=): 607,50 YTL�dir.
    Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti:850,00 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı:722,50 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:108,38 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı:50,63 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi (108,38-50,63=):57,75 YTL�dir.
    Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 50,63 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 609,02 YTL iken 659,65 YTL olmaktadır.
    6.Medeni Durum ve Eşin Gelirinin Olmadığının Tespiti
    Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında Tebliğ ekinde yer alan�Aile Durumu Bildirimi� (EK:1) ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır. Durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde bildireceklerdir.Asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarih itibariyle uygulanacak olup, eşlerin her ikisinin de ücretli olması halinde çocuklar yalnızca sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecektir.
    Bu uygulamada eşin çalışmadığı ve herhangi bir gelirinin olmadığına ilişkin olarak (aksi tespit edilmediği sürece) ücretlinin beyanı yeterli olacaktır.
    Sadece ücret geliri elde eden eş, �çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş� kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bunlar dışındakiler ise çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilecek olup, münhasıran emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecektir.
    Örnek 7:
    Eşi çalışan ve bir çocuğu bulunan bir baba, aylık 48,52 YTL asgari geçim indiriminden yararlanmaktadır. 05/04/2008 tarihinde bir çocuğu dünyaya geldiğini işverenine bildiren bu ücretlinin 2008 yılı Nisan ayı ve takip eden aylara ilişkin asgari geçim indirimi şu şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı (562,50 x 12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 65
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin çocukları için % 15
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 65=): 4.387,50 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (3.375,00 x % 15=): 658,13 YTL'dir.
    Ocak ayı itibariyle hesaplanan yıllık tutarın 1/12'si olan 48,52 YTL, ilk 3 ay (Ocak-Şubat ve Mart ayları) için aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilirken, doğum nedeniyle yeni indirim tutarı olanaylık (658,13/12=) 54,84 YTL, kalan 9 ay için aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarındanmahsup edilecektir.
    Aynı şekilde annenin elde ettiği ücret gelirine ilişkin asgari geçim indirimi ise; (örneğimizdeki çocukların sosyal güvenlik yönünden babaya tabi olmaları ve babanın çalışması nedeniyle) aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı (562,50 x 12=): 6.750,00 YTL
    Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı : % 50
    - Mükellefin kendisi için% 50
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 50=): 3.375,00 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (3.375,00 x % 15=) : 506,25 YTL'dir.
    Hesaplanan yıllık tutarın 1/12'si olan (506,25/12=) 42,19 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifat tutarından mahsup edilecektir.
    Bu durumda, annenin asgari ücretli olarak çalışması halinde ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemiaşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
    - 2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti :562,50 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı:478,13 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi:71,72 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı :42,19 YTL
    - 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi (71,72-42,19=):29,53 YTL'dir.
    Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 42,19 YTL Anneye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 403,03 YTL iken 445,22 YTL olmaktadır.
    7.Asgari Geçim İndirimine Ait Bordronun Düzenlenmesi
    Asgari geçim indirimi bordrosunun düzenlenmesine ilişkin ilkeler aşağıda gösterilmiştir.
    ·İşverenler, kendilerinde mevcut medeni durum ve çocuk sayısı ile ilgili bilgiler doğrultusunda, her yıl Ocak ayı itibariyle örneği Tebliğe ekli "Asgari Geçim İndirimine Ait Bordro" yu (EK:2) düzenleyeceklerdir.
    ·Her bir ücretlinin yararlanacağı asgari geçim indirimi ayrı ayrıhesaplanarakbordroda ilgili aya ait sütunda gösterilecektir.
    ·Yıl içerisinde meydana gelen değişiklikler için ayrı bir bordro düzenlenebileceğigibi değişiklikler aynı bordro üzerinde de gösterilebilecektir.
    ·Bordro işveren nezdinde muhafaza edilecek olup, istendiği takdirde yetkililereibraz edilecektir.
    8.İşverenlerce Yapılacak İşlemler
    8.1. Muhtasar Beyanname Veren İşverenlerce Yapılacak İşlemler
    İşverenler, her yılın Ocak ayında düzenleyecekleri asgari geçim indirimine ait bordroda, her aya ilişkin ücretliler için hesaplayacakları asgari geçim indirimi tutarını göstereceklerdir. Mevcut bilgilere göre hesaplanan yıllık asgari geçim indirimi tutarının her aya isabet eden kısmı, ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.
    Ücretliye yansıtılacak tutar ücret ödemesinin yapıldığı dönemde ücret bordrosunda açılan �Asgari Geçim İndirimi� satırında gösterilecek ve işveren tarafından ilgili aya ilişkin verilecek muhtasar beyannamede tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamından mahsup edilerek kalan tevkifat tutarı ödenecektir.
    Mahsup edilecek asgari geçim indirimi, ücretlinin o aydaki ücretinden kesilen gelir vergisinden fazla olamayacaktır. Aşması halinde ise aşan kısım için herhangi bir iade uygulaması yapılmayacaktır.
    Muhtasar beyanname üzerinde asgari geçim indirimi tutarının mahsup edilebilmesi için, söz konusu tutarın mutlak suretle ücretlilere ödenmiş olması gerekmektedir. Ücretlilere ödenmeyen tutarların mahsup edilmesi halinde bu tutar işverenlerce muhtasar beyanname üzerinden eksik beyan edilmiş ve ödenmemiş gelir vergisi tevkifatı olarak addolunacaktır.
    Üç aylık dönemler halinde muhtasar beyanname veren işverenler de her yılın Ocak ayından itibaren asgari geçim indirimi tutarını her ay ücret ödemesi sırasında ücretliye peşin olarak ödeyeceklerdir. Örneğin, Ocak-Şubat-Mart dönemine ilişkin asgari geçim indirimi tutarı,Nisan ayında verilecek muhtasar beyannamede mahsup konusu yapılacaktır.
    8.2. Muhtasar Beyanname Vermek Zorunda Olmayan İşverenlerce Yapılacak İşlemler
    Genel bütçeye dahil olan daireler, yaptıkları gelir vergisi tevkifatı için Gelir Vergisi Kanununun 100 üncü maddesine göre muhtasar beyanname vermemektedir. İşverenler, her yılın Ocak ayında düzenleyecekleri asgari geçim indirimine ait bordroda, her aya ilişkin ücretliler için hesaplayacakları asgari geçim indirimi tutarını göstereceklerdir. Bu daireler, hak kazanılan asgari geçim indirimi tutarını, çalışanlarına ödeyecekleri ücretler üzerinden tevkif edecekleri vergiden mahsup edecekler, böylece de ücretlilere, mahsup edilen vergi tutarı kadar ödeme yapılmış olacaktır.
    9.Yıllık Beyanname Veren Ücretlilerde Asgari Geçim İndirimi Uygulaması
    9.1. Tevkifata Tabi Olmayan Ücret Geliri İçin Yıllık Beyanname Verilmesi
    Gelir Vergisi Kanununun 95 inci maddesi gereği ücretlerinden vergi tevkif usulü cari olmayan ve bu nedenle ücretlerini yıllık beyanname ile beyan etmek zorunda olan ücretlilerde asgari geçim indirimi, yıllık beyannamedehesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmek suretiyle gerçekleştirilecektir.
    Asgari geçim indiriminden faydalanmak isteyen ücretli; Tebliğ ekinde yer alan�Aile Durumu Bildirimi�ni (EK: 1) doldurarak yıllık beyannameye ekleyecektir.
    Öte yandan, tevkifata tabi olmayan ücretlerini yıllık beyanname ile beyan etmek zorunda olan ücretliler bu beyannameye diğer gelir unsurlarını da dahil etmeleri halinde asgari geçim indirimi, yıllık beyannamede beyan edilen ücret gelirlerine isabet eden vergiden mahsup edilecektir.
    Örnek 8:
    Yabancı bir ülke konsolosluğunda çalışan ve ücret istisnasından yararlanmayan Türk uyruklu bir hizmet erbabı 2008 yıllında 30.000 YTL ücret geliri elde etmektedir. Bu mükellef aynı zamanda 20.000 YTL işyeri kira geliri elde etmiştir. Hizmet erbabının eşi çalışmamakta ve bir çocuğu bulunmaktadır.
    Bu gelirleri için 2009 yılında vereceği yıllık beyannamede asgari geçim indirimi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı (562,50x12=): 6.750,00 YTL
    Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 67,5
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin eşi için% 10
    - Mükellefin çocukları için% 7,5
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar(6.750,00 x % 67,5=): 4.556,25 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (4.556,25 x % 15=):683,44 YTL�dir.
    Ücret geliri ve işyeri kira geliri nedeniyle verilen yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarı 9.230,00 YTL�dir5. Yıllık beyannamede hesaplanan vergi toplamından ücret gelirine isabet eden vergi tutarı olan 5.811,50 YTL�den asgari geçim indirimi tutarı olan 683,44 YTL beyanname üzerinden mahsup edilecektir. Böylece yıllık beyanname ile bildirilen ücret gelirine isabet eden vergiden, asgari geçim indirimi tutarı mahsup edilerek indirim tutarı ücretliye yansıtılacaktır.
    Diğer taraftan, ücret gelirine isabet eden vergi tutarının, asgari geçim indirimi tutarından az olması halinde sadece ücret gelirine isabet eden vergi kadar kısım mahsup edilecek olup, aşan kısım diğer gelirlere isabet eden vergiden mahsup edilmeyecektir.
    9.2. Birden Fazla İşverenden Ücret Alınması Dolayısıyla Ücret Gelirinin Yıllık Beyanname İle Beyan Edilmesi
    Asgari geçim indirimi uygulaması işverenler aracılığıyla gerçekleştirileceğinden tevkifata tabi ücretlerini yıllık beyanname ile beyan eden ücretliler yıllık beyannamelerinde indirim uygulamasına ilişkin olarak herhangi bir bildirimde bulunmayacaklardır.
    Ücretlerinden vergi tevkifatı yapılan ve işverenler aracılığıyla yıl içinde asgari geçim indiriminden yararlanan mükelleflerin, tevkifata tabi ücret gelirlerini yıllık beyannameye dahil etmeleri halinde, beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden, yıl içinde kendisine ödenen ücret üzerinden kesilen gelir vergisinin asgari geçim indirimi mahsup edilmeden önceki tutarı mahsup edilecektir. Böylelikle kaynakta vergileme sırasında ücretliye ödenmiş olan asgari geçim indirimi tutarlarının, yıllık beyanname üzerinden yapılan vergileme sonucunda da ücretlide kalması sağlanmış olacaktır.
    Örnek 9:
    Eşi çalışan ve üç çocuğu olan bir ücretli; birinci işverenden 2008 yılında 24.000 YTL, ikinci işverenden ise 21.000 YTL ücret geliri elde etmiştir.Ücretlerin tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş bulunmaktadır.
    Birden sonraki işverenden alınan ücret (21.000 YTL), 2008 yılı için geçerli olduğu varsayılan 20.000 YTL�lik beyan sınırını aştığı için, 45.000 YTL�lik ücret gelirinin tamamı beyan edilecektir.
    2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı (562,50 x 12 =): 6.750,00 YTL
    Asgari Geçim İndirimi Oranı: % 70
    - Mükellefin kendisi için% 50
    - Mükellefin çocukları için% 20
    Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 x % 70=): 4.725,00 YTL
    Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (4.725,00 x % 15=):708,75 YTL
    Asgari geçim indirimi tutarı, ücretlinin yıl içinde net ücreti hesaplanırken tevkif edilecek vergi tutarından mahsup edilmek suretiyle mükellefe yansıtılmıştır.
    Yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi nedeniyle beyanname üzerinden hesaplanan 8.622,50 YTL�lik6 ödenecek gelir vergisinden, asgari geçim indirimi mahsup edilmeden önceki vergi tevkifatı tutarları toplamı olan (3.803,00 +3.195,03=) 6.998,00 YTL beyanname üzerinden mahsup edilecektir. Böylece mükellef, 1.624,50 YTL gelir vergisi ödeyecektir.
    10.Asgari Geçim İndirimi Uygulamasına İlişkin Diğer Hususlar
    10.1.Birden Fazla İşverenden Ücret Alan Ücretlilerde Asgari Geçim İndirimi Uygulaması
    Aynı zamanda birden fazla işverenden ücret alınması halinde, asgari geçim indirimi uygulaması, en yüksek ücretin elde edildiği işveren tarafından gerçekleştirilecektir.
    Ücretliler medeni durumu ve çocuk sayısı hakkında bildirimlerini, en yüksek ücret geliri elde ettikleri işverene vererek uygulamanın ilgili işverence yerine getirilmesini sağlayacaklardır. En yüksek ücretin hangi işverenden alınacağının belli olmaması halinde, indirimden yaralanacağı işvereni ücretli kendisi belirleyecektir. Ücretlinin aynı anda birden fazla işverenden dolayı asgari geçim indiriminden faydalandığının tespiti halinde; oluşan vergi ziyaı, ücretliden cezalı olarak tahsil edilecektir.
    10.2. Ödenmesi Gereken Gelir Vergisinin Eksik Hesaplanması Halinde Uygulanacak Cezai Müeyyideler
    213 sayılı Vergi Usul Kanununun 341 inci maddesinde aşağıdaki hükme yer verilmiştir.
    "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.
    Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir.
    Yukarıdaki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez."
    Buna göre, işverenler tarafından hizmet erbabının ücret gelirlerinden kesilen gelir vergisinden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarının, o ayki ücretiyle birlikte ücretliye nakden ödenmesi gerekir. Aksi takdirde, ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi, işverenler tarafından haksız yere yapılan bir mahsup işlemi niteliği taşıyacak ve tevkif suretiyle kesilen verginin bu tutar kadar olan kısmı, muhtasar beyanname ile eksik beyan edilmiş olacaktır.
    Bu nedenle, yukarıda belirtilen şekilde ücretliye nakden ödenmeyenasgari geçim indirimi o ayda eksik beyan edilmiş vergi tevkifatı olarak kabul edilerek, bu vergiler için de işverenler hakkında cezalı tarhiyat yapılacaktır.
    Tebliğ olunur.

    Ekler
    1: Aile Durumu Bildirimi
    2: Asgari Geçim İndirimine Ait Bordro


    1 04/04/2007 tarih ve 26483 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.
    2 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin birinci gelir dilimine karşılık gelen orandır.
    3 Tebliğde yer alan örneklerde, 2008 takvim yılı için asgarî ücret tutarı, tebliğin yayımı tarihinde resmi olarak ilan edilmediğinden, 2007 yılı takvim yılı başında belirlenen asgari ücret tutarı olan 562,50-YTL dikkate alınmıştır. 2008 takvim yılı için, yılbaşında geçerli olacak yeni asgarî ücret tutarının dikkate alınacağı tabiidir.
    Ücretin net tutarı tespit edilirken SSK primleri ile damga vergisi de dikkate alınmıştır.
    4 2008 yılı için belirlenen sakatlık indirimi tutarları tebliğin yayımı tarihinde resmi olarak belirlenmemiş olduğundan, 2007 yılında uygulanan sakatlık indirimi tutarları dikkate alınmıştır.
    5 (Ücret matrahı: 25.500 YTL + GMSİ Matrahı: 15.000 YTL=) 40.500 YTL gelir vergisi matrahı üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesi esas alınarak 9.230,00 YTL gelir vergisi hesaplanmıştır.
    6 İki ücret içinde SSK primi ödendiği dikkate alınarak gelir vergisi hesap edilmiştir.


    http://www.alomaliye.com/2007/gvk_265.htm


  8. #8
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN





    04 Nisan 2007 Tarihli Resmi Gazete
    Sayı: 26483
    GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
    Kanun No. 5615
    Kabul Tarihi : 28/3/2007
    MADDE 1 � 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının numaralı bendi ile mülga ikinci fıkrasından sonra gelen üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "6. Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere, muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamûlleri, kırpıntı deriden üretilen mamûller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri işyeri açmaksızın satanlar. Bu ürünlerin, pazar takibi suretiyle satılması ile ticarî, ziraî veya meslekî faaliyetleri dolayısıyla gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olanların düzenledikleri hariç olmak üzere; düzenlenen kermes, festival, panayır ile kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde satılması muaflıktan faydalanmaya engel değildir."
    "Ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısı ile gerçek usûlde Gelir Vergisine tâbi olanlar ile yukarıda sayılan işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar."
    MADDE 2 � 193 sayılı Kanunun mülga 32 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    "Asgarî geçim indirimi
    MADDE 32 � Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.
    Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50�si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10�u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5�idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.
    İndirimin uygulamasında "çocuk" tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, "eş" tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.
    İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.
    Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.
    Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir."
    MADDE 3 � 193 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasına (4) numaralı bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki (5) numaralı bent eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
    "5. Bu fıkranın 1 ilâ 4 numaralı bentlerinde yazılı olan işlemler hariç olmak üzere, teşebbüs sahibinin, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen bedel veya fiyatlar üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunması halinde, emsallere uygun bedel veya fiyatlar ile teşebbüs sahibince uygulanmış bedel veya fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan farklar işletmeden çekilmiş sayılır.
    Teşebbüs sahibinin eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımları ile doğrudan veya dolaylı ortağı bulunduğu şirketler, bu şirketlerin ortakları, bu şirketlerin idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından kontrolü altında bulunan diğer şirketler ilişkili kişi sayılır.
    Bu bent uygulamasında, imalat ve inşaat, kiralama ve kiraya verme, ödünç para alınması veya verilmesi, ücret, ikramiye ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler, her hâl ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.
    İşletmeden çekilmiş sayılan farklar, ilişkili kişi tarafından beyan edilmiş gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınmış ise ilişkili kişinin vergilendirme işlemleri buna göre düzeltilir. İlişkili kişiler ve bu kişilerle yapılan işlemler hakkında bu maddede yer almayan hususlar bakımından, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükmü uygulanır."
    MADDE 4 � 193 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı bendine, birinci paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
    "5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 7 nci maddesindeki şartların birlikte gerçekleşmesi halinde; Türkiye�de yerleşik gerçek kişilerin doğrudan veya dolaylı olarak ayrı ayrıya da birlikte sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma hakkının en az % 50�sine sahip olmak suretiyle kontrol ettikleri yurt dışı iştiraklerinin kazançları dağıtılsın veya dağıtılmasın, iştirakin hesap döneminin kapandığı ayı içeren yıl itibarıyla dağıtılan kâr payı sayılır. Türkiye�de vergilendirilmiş kazancın iştirak tarafından sonradan dağıtılması durumunda, elde edilen kâr paylarının vergilendirilmiş kısmı bu tutardan indirilir."
    MADDE 5 � 193 sayılı Kanunun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının numaralı bendinde yer alan "dört yıl içinde" ibaresi "beş yıl içinde" olarak değiştirilmiştir.
    MADDE 6 � 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    "Vergilendirme rejiminin, Türk vergi sisteminin sahip olduğu vergilendirme kapasitesi ile en az aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişiminde bulunup bulunmadığı hususu da göz önünde bulundurulmak suretiyle, Bakanlar Kurulunca ilan edilecek ülkelerde yerleşik veya faaliyette bulunanlara (Türkiye�de yerleşik olanların bu ülkelerde bulunan işyerleri dahil) nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılanın mükellef olup olmadığına bakılmaksızın % 30 oranında vergi kesintisi yapılır. Emsaline uygun fiyatlarla satın alınan mal ve iştirak hisseleri için yapılan ödemeler, emsaline uygun fiyatlarla, deniz ve hava ulaştırma araçlarının kiralanması için yapılan ödemeler ile yapılan işin tamamlanabilmesi bakımından zorunluluk arz eden geçiş ücreti, liman ücreti gibi ödemeler üzerinden yapılacak kesinti oranını; her bir ödeme türü, faaliyet konusu ya da sektör itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya kanunî seviyesine kadar getirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yurt dışındaki finans kuruluşlarından temin edilen borçlanmalara ilişkin anapara, faiz ve kâr payı ödemeleri ile sigorta ve reasürans ödemeleri üzerinden bu fıkra uyarınca vergi kesintisi yapılmaz."
    MADDE 7 � 193 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "MADDE 99 � Muhtasar beyannamenin şekil, içerik ve eklerini belirlemeye ve tevkifat konuları itibarıyla ayrı ayrı beyanname verme mecburiyeti getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."
    MADDE 8 � 193 sayılı Kanunun 121 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    "Kontrol edilen yabancı kurumlara yapılan ödemeler üzerinden 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesilen vergiler, Türkiye�de yıllık beyannameyle bildirilen kontrol edilen yabancı kurum kârı üzerinden hesaplanacak gelir vergisinden mahsup edilebilir. Mahsup edilecek vergi, kontrol edilen yabancı kurumun bu ödemelerden kaynaklanan kazancına isabet eden gelir vergisinden fazla olamaz."
    MADDE 9 � 193 sayılı Kanunun 123 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    "Kontrol edilen yabancı kurumlara ilişkin hükümlerin uygulandığı durumlarda, yurt dışı iştirakin toplam vergi yükünün hesabında esas alınan vergiler, ödenmiş olmaları şartıyla, Türkiye�de vergilendirilecek kontrol edilen yabancı kurum kârları üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilir."
    MADDE 10 � 193 sayılı Kanunun 92 nci maddesinde yer alan "Mart ayının onbeşinci günü akşamına kadar," ibaresi "Mart ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar," olarak, "Şubat ayının onbeşinci günü akşamına kadar," ibaresi "Şubat ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar," olarak, 98 inci maddesinde yer alan "ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar," ibaresi "ertesi ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar," olarak, "Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının yirminci günü akşamına kadar" ibaresi "Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının yirmiüçüncü günü akşamına kadar" olarak, mükerrer 120 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "geçici verginin beyan süresini üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın onuncu," ibaresi "geçici verginin beyan süresini üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın ondördüncü," ve üçüncü fıkrasında yer alan "dönemi izleyen ikinci ayın onuncu günü akşamına kadar" ibaresi "dönemi izleyen ikinci ayın ondördüncü günü akşamına kadar" olarak, geçici 67 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının yedinci paragrafındaki "dönemini izleyen ayın yirminci günü akşamına kadar" ibaresi "dönemini izleyen ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar", (14) numaralı fıkrasında yer alan "2006 yılında" ibaresi "31/12/2008 tarihine kadar" olarak; ayrıca, 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 41 inci maddesinde yer alan "yirminci günü" ibaresi "yirmidördüncü günü" olarak değiştirilmiştir.
    MADDE 11 � 193 sayılı Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.
    "GEÇİCİ MADDE 71 � Bu Kanunun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının numaralı bendinin uygulanmasına ilişkin olarak, 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde sayılan ve 1/1/2007 tarihinden önce iktisap edilmiş olan mal (gerçek usûlde vergilendirilen çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların vergilendirilmesinde dört yıllık süre esas alınır."
    MADDE 12 � 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "c) Altın, gümüş, platin arama, işletme, zenginleştirme, rafinaj ve Türk Petrol Kanunu hükümlerine göre petrol arama faaliyetlerine ilişkin olmak üzere, bu faaliyetleri yürütenlere yapılan teslim ve hizmetler ile aynı Kanun hükümlerine göre boru hattıyla taşımacılık yapanlara bu hatların inşa ve modernizasyonuna ilişkin yapılan teslim ve hizmetler,"
    MADDE 13 � 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan "Üniversite ve yüksekokullar ile 8.6.1965 tarihli ve 625 sayılı Kanun hükümlerine tâbi özel okullar tarafından ilgili dönemdeki kapasitelerinin % 10 unu" ibaresi "8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Kanun hükümlerine tâbi özel okullar tarafından ilgili dönemdeki kapasitelerinin % 10�unu, üniversite ve yüksekokullarda ise % 50�sini" şeklinde; (4) numaralı fıkrasının (o) bendinde yer alan "işlemlerine konu mallar" ibaresinin "işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar" şeklinde; aynı fıkranın (r) bendi aşağıdaki şekilde; 29 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrasındaki "işletmelerden" ibaresi ise "işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden" şeklinde değiştirilmiştir.
    "r) Kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile gayrimenkullerin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık gayrimenkul ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimleri.
    İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları gayrimenkul ve iştirak hisselerinin teslimleri istisna kapsamı dışındadır.
    İstisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi, teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınır."
    MADDE 14 � 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan "- Diğerleri" ibaresinden önce, vergi oranı % 10 olmak üzere "- Motor silindir hacmi 3200 cm3�ü geçmeyen sürücü dahil 9 kişilik oturma yeri olanlar" ibaresi eklenmiş ve (III) sayılı listenin (B) cetvelinin "Asgari Maktu Vergi Tutarı" sütununda yer alan "0,0600" tutarları "0,0700" olarak değiştirilmiştir.
    MADDE 15 � 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun "I. Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün (A) fıkrasına aşağıdaki numaralı bent ile (2) sayılı tablonun "III-İşçiler, çiftçiler ve göçmenlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümüne aşağıdaki (9) numaralı fıkra eklenmiştir.
    "6. İkinci el araç satış sözleşmeleri (Binde 1,5)"
    "9. 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu uyarınca düzenlenen menşe şahadetnameleri."
    MADDE 16 � 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına "nev�i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler ile" ibaresinden sonra gelmek üzere "Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (Bu kooperatifler ile Kredi Garanti Fonu İşletme ve Araştırma Anonim Şirketi tarafından bankalardan kullandırılacak krediler için verilecek kefaletler dahil)" ibaresi eklenmiş, Kanuna ekli (4) sayılı tarifenin "I- Tapu İşlemleri" bölümünün (20) numaralı fıkrasının (d) bendindeki parantez içi hüküm "(Bu bedel, üzerinde hak tesis edilen gayrimenkulun emlak vergisi değerinin yarısından az, iki katından çok olamaz)" şeklinde değiştirilmiş, ekli (8) sayılı tarifenin "XI- Finansal Faaliyet Harçları" başlıklı bölümünün (7) numaralı fıkrasının ve (b) bentlerinde yer alan tutarlar aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.
    "a) Yetkili müesseseler (döviz büfeleri) kuruluş izin belgeleri (her yıl için) (11.220.-YTL)
    b) Yetkili müesseselerin (döviz büfeleri) açacakları şubeler için düzenlenen belgeler (5.610.-YTL)"
    MADDE 17 � 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine "ikramiyeleri" ibaresinden sonra gelmek üzere "ile Merkez Bankasınca ihraç edilen likidite senetlerinden elde edilen faiz gelirleri," ibaresi eklenmiş, 31 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiş; 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "bankalar arası kambiyo muamelelerinde" ibaresi "kambiyo muamelelerinde" şeklinde değiştirilmiştir.
    "Sigorta şirketleri, iptal ettikleri sigorta muamelelerine ilişkin vergileri (yalnızca iptal tarihinden sonraki döneme ait olan kısmı), iptalin gerçekleştiği dönemde hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergisinden indirebilirler. Bu dönemde indirilemeyen vergiler, sonraki dönem beyannamelerinde indirim konusu yapılabilir."
    "Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye yetkilidir."
    MADDE 18 � 5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin (g) bendi aşağıdaki şekilde, 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "bu işlemlere ilişkin olarak yaratılan ihtilaflarla ilgili yargı mercileri nezdinde talep ve savunmalarda bulunmak" ibaresi "bu işlemler ile diğer işlemlerinden dolayı idarî yargı mercileri nezdinde yaratılan ihtilaflarla ilgili olarak bu merciler nezdinde talep ve savunmalarda bulunmak" şeklinde değiştirilmiş ve 33 üncü maddesine "Başkanlığın görev alanına giren konularda" ibaresinden sonra gelmek üzere "Maliye Bakanlığına yapılmış olan atıflar Gelir İdaresi Başkanlığına" ibaresi eklenmiştir.
    "g) İşlem ve eylemlerinden dolayı idarî yargı mercilerinde yaratılan ihtilaflarla ilgili olarak bu merciler nezdinde talep ve savunmalarda bulunmak, gerektiğinde itiraz, temyiz ve tashihi karar yoluna gitmek; temyiz yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda taşra teşkilâtına muvafakat vermek; şikâyet başvurularını karara bağlamak; uygulamada ortaya çıkan ihtilafların en aza indirilmesine ve uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik tedbirleri almak."
    MADDE 19 � 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 28 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    "Beyanname verme ve ödeme sürelerinde yetki
    MÜKERRER MADDE 28 � Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, beyannamelerin verilme ve ödeme sürelerinin son gününü, kanunî süresinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde yeniden belirlemeye yetkilidir."
    MADDE 20 � 213 sayılı Kanunun 120 nci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra, 353 üncü maddesinin (3) numaralı bendinin ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş; 367 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün" ibaresi "vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın" şeklinde, 377 nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı vergi dairesinin görev ve yetkilerini haiz olarak faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında düzeltme yetkisi vergi dairesi başkanına ait olup, başkan bu yetkisini ilgili grup müdürlerine ve/veya müdürlere devredebilir."
    "Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, söz konusu tespiti vergi incelemesine yetkili olmayanlara da yaptırmaya yetkilidir."
    "Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi daireleri, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca belirlenen tutarları aşan davalarda Gelir İdaresi Başkanlığının (İl özel idareleri ile belediyeler, valilerin) muvafakatını almadan vergi mahkemesi kararları aleyhine temyiz yoluna gidemezler.
    Gelir İdaresi Başkanlığı, tespit edeceği hadlerle sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini vergi dairesi müdürlüklerinin taraf bulunduğu davalar için vergi dairesi başkanlıklarına ve/veya defterdarlıklara devredebilir."
    MADDE 21 � 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 17 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine defterdar," ibaresi "vergi dairesi müdürünün (5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürünün ve/veya müdürün) yazılı talebi üzerine defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı," şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasında yer alan "müdürü" ibaresinden sonra gelmek üzere fıkraya "(5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürü ve/veya müdür)" ibaresi eklenmiş, 90 ıncı maddesinde yer alan "gayrimenkulün bulunduğu yer tapu sicil muhafızından teşekkül eder." ibaresi "gayrimenkulün bulunduğu yer tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği zattan teşekkül eder." şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 22 � Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı mükelleflerinden tahsil edilen gelirlerden, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 23 üncü maddesinin (b) bendi gereğince büyükşehir belediyelerine ayrılması gereken payın hesaplanmasında yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar; bu mükelleflerin, kanunî veya iş merkezlerinin bulunduğu büyükşehir belediyesi, şubeleri nedeniyle mükellefiyeti bulunanlarda, şube tarafından beyan edilen ve şube adına ödemesi yapılan vergi gelirlerini kapsamak şartıyla, şubenin mükellefiyetinin bulunduğu büyükşehir belediyesi esas alınır. Gelir İdaresi Başkanlığının kuruluşuna ilişkin 5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi uyarınca şube mükellefiyetinin değiştirilmesi halinde de bu madde hükmüne göre işlem yapılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
    MADDE 23 � 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin sonuna aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    "Kurum, dördüncü fıkranın; (c) bendi ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının uygun görüşünü alarak sosyal güvenlik prim borcunun kapsamı ve tutarını; (d) bendi ile ilgili olarak, Gelir İdaresi Başkanlığının uygun görüşünü alarak vergi borcu kapsamına girecek vergileri; tür ve tutar itibariyle belirlemeye yetkilidir.
    Bu madde kapsamında istenen belgelerden hangilerinin taahhütname olarak sunulabileceği Kurum tarafından belirlenir. Gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunulması veya ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce verilmemesi halinde bu durumda olanlar ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir."
    MADDE 24 � 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun;
    A) 3 üncü ve 4 üncü maddelerinin birinci fıkralarının bentlerinde geçen "otuz" ibareleri "on" olarak, (b) bentleri ise "1.4.2005 tarihinden önce işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden asgarî on işçi çalıştıranların iş yerlerinde fiilen çalışan işçilerin," şeklinde,
    B) 5 inci maddesi "Bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen illerde en az on kişilik istihdam öngören yatırımlara girişen gerçek veya tüzel kişiler lehine; Hazineye, özel bütçeli kuruluşlara, il özel idarelerine veya belediyelere ait arazi veya arsaların üzerinde kırkdokuz yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebilir. Bu taşınmazlar üzerindeki kamuya ait ve ihtiyaç dışı bina ve müştemilat ile üzerinde henüz faaliyete geçmemiş yatırım bulunan arazi veya arsalar da bu kapsamda değerlendirilir. Ancak, talep edilen taşınmazın bulunduğu ilçenin mülkî sınırları içinde organize sanayi veya endüstri bölgesi bulunması halinde, bu bölgelerde yer alabilecek yatırımlar için tahsis edilecek boş parsel bulunmaması şartı aranır.
    31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununa tâbi alanlar hariç olmak üzere, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması nedeniyle irtifak hakkı tesis edilemeyen taşınmazlar üzerinde ise kırkdokuz yıl süreli bedelsiz kullanma izni verilebilir. Bu Kanunun 2 nci maddesinin bendi kapsamı dışında kalan kalkınmada öncelikli yörelerdeki diğer illerde (Gökçeada, Bozcaada hariç) bedelsiz yatırım yeri tahsisine ilişkin olarak, 5 inci maddenin 31/12/2006 tarihinde yürürlükte olan hükümleri uygulanır.
    İrtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecek taşınmazlardan imar planı bulunmayanların planları ile uygulama projeleri, bedelsiz olarak verilen ön izin süresi içinde yapılır.
    İstihdam edilecek işçi sayısına, yatırım konusu işletmenin faaliyete geçtiği tarihten itibaren beş yıl süreyle uyulması zorunludur.
    Yatırımcı tarafından, mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin tamamlanmadığının veya taşınmazın üzerine yatırıma başlama tarihinden itibaren bir yıl içinde herhangi bir yatırım yapılmadığının ya da işletmeye geçtikten sonra faaliyetin sona erdirildiğinin tespiti, irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmesinin ağır şekilde ihlali sayılır ve bu durumda herhangi bir yargı kararı aranmaksızın irtifak hakkı veya kullanma izni iptal edilerek taşınmaz üzerindeki muhdesat, zemin maliki idareye intikal eder. Bu durumda ilgili idarenin talebi üzerine irtifak hakkı tapu idarelerince re�sen terkin edilir ve taşınmazın carî yıl proje maliyet bedelinin yüzde biri oranında tazminat alınır.
    Yatırımcı tarafından, mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin gerçekleştirilmesine rağmen yatırımın tamamlanmaması veya öngörülen istihdam sayısına yüzde onu aşan oranda uyulmaması halinde ise bedelsiz olarak tesis edilmiş irtifak hakkı veya verilen kullanma izni, bedelliye dönüştürülür. Bu durumda yıllık irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli, yatırımın carî yıl proje maliyet bedelinin binde beşidir.
    Bedelsiz irtifak hakkı veya kullanma iznine konu taşınmazların üzerinde gerçekleştirilecek yatırımın toplam tutarı, bu taşınmazların maliki idarelerce takdir edilecek rayiç değerinin üç katından az olamaz.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir." şeklinde,
    C) 6 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları birleştirilerek, "31.12.2008 tarihine kadar uygulanmak üzere 2 nci maddenin bendi kapsamındaki illerde, 1.4.2005 tarihinden itibaren faaliyete geçen ve asgarî on işçi çalıştıran işletmeler ile 1.4.2005 tarihinden önce faaliyete geçmiş ve asgarî on işçi çalıştıran işletmelerden; fiilen ve sürekli olarak hayvancılık (su ürünleri yetiştiriciliği ve tavukçuluk dahil), organik ve biyoteknolojik tarım, kültür mantarı yetiştiriciliği ve kompostu, seracılık, sertifikalı tohumculuk ve soğuk hava deposu ile imalât sanayi, madencilik, turizm konaklama tesisi, eğitim veya sağlık alanlarında faaliyette bulunanların elektrik enerjisi giderlerinin yüzde yirmisi Hazinece karşılanır. Bu orana; 1.4.2005 tarihinden sonra faaliyete geçen işletmelerde asgarî sayıdan sonraki her bir işçi için, 1.4.2005 tarihinden önce faaliyete geçmiş işletmelerde ise bu tarihten sonra işe başlayan ve asgarî işçi sayısından sonraki her bir işçi için 0,5 puan eklenir. Hazinece karşılanacak oran, organize sanayi veya endüstri bölgelerinde faaliyette bulunan işletmeler için yüzde elliyi, diğer alanlarda faaliyette bulunan işletmeler için yüzde kırkı geçemez." şeklinde,
    değiştirilmiştir.
    D) 5084 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    "GEÇİCİ MADDE 2 � Bu Kanunun 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde yer alan destek ve teşviklerden, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren 5 yıl süreyle, bu maddelerdeki şartları taşımaları kaydıyla Gökçeada ve Bozcaada�daki işletmeler de yararlanır."
    MADDE 25 � 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 26 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca tahsil edilen ticaret sicili harçlarının red ve iadeler düşüldükten sonra kalan tutarının yüzde 25�i ilgili odaya gelir kaydedilmek üzere aktarılır."
    MADDE 26 � 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 180 inci maddesinin birinci fıkrasının bendinde geçen "yüzde üçü" ibareleri "yüzde ikisi" şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    "Maliye Bakanlığınca iki yıl öncesine ait kesin hesap sonuçlarına göre tespit edilen toplam tutarlar esas alınarak 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1), (2) ve (3) sayılı tarifelere göre alınan harçların yüzde biri ile idarî nitelikteki para cezaları hariç olmak üzere para cezalarının yüzde biri; her yıl Mart ayının sonuna kadar Türkiye Barolar Birliği adına açılan hesaba aktarılır ve zorunlu müdafi ve vekil görevlendirme ile ilgili carî giderler bu hesaptan ödenir. Bu hesap, münhasıran zorunlu müdafi ve vekil görevlendirme ile ilgili carî giderler için kullanılır ve yılı içinde harcanmayan paralar, ertesi yıla aynen aktarılır. Bu paraların barolar arasındaki dağıtımı, harcanması ve bu hizmet için çalıştırılacak personele ilişkin hususlar, Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği tarafından birlikte çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."
    MADDE 27 � 15/11/2000 tarihli ve 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    "GEÇİCİ MADDE 9 � Türkiye Halk Bankası A.Ş.�nin ödenmiş sermayesini oluşturan hisselerin 9/12/2004 tarihli ve 5274 sayılı Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında Yeni Türk Lirasına intibakını sağlamak üzere; ödenmiş sermaye içerisinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı dışındaki hissedarlara ait 100 TL itibarî değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 1 adet, 500 TL itibarî değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 5 adet ve 1.000 TL itibarî değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 10 adet hisse senedine tamamlanır. Bu tamamlama işlemi, Banka sermayesi artırılmaksızın, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının hisselerinin yeteri miktarda devri yoluyla bedelsiz olarak yapılır. Ayrıca, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının farklı itibarî değerlerdeki hisseleri 1 YTL itibarî değerli hisselere çevrilir. Bu şekilde yapılacak tamamlama işlemleri, Bankanın hisse senetleri Pay Defterine işlenir. Türk Ticaret Kanununun nama yazılı hisse devirlerine ilişkin hükümleri uygulanmaz.
    Söz konusu işlemlere ilişkin olarak yapılacak ana sözleşme değişikliğinde 9/12/2004 tarihli ve 5274 sayılı Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri uygulanır ve anılan değişikliğin Ticaret Siciline tescil ettirilmesini takiben eski hisse senetleri hüküm ifade etmez. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren azamî iki ay içerisinde, bu madde kapsamında yapılacak ana sözleşme değişikliği mevcut mevzuat uyarınca gerçekleştirilir."
    MADDE 28 � 17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "Aylık gayrisafî hasılattan irat kaydedilecek oranı, döner sermayeler itibariyle %1�e kadar indirmeye Maliye Bakanı yetkilidir."
    MADDE 29 � 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 69 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "Alınan bu harcın red ve iadeler düşüldükten sonra kalan tutarının yüzde 25�i ilgili birliğe gelir kaydedilmek üzere aktarılır."
    MADDE 30 � 2/9/1983 tarihli ve 78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 8 inci maddesine birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
    "Meslek yüksekokullarının Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek uzmanlık alanlarına açıktan ya da naklen atanacak öğretim görevlileri merkezi sınavdan muaftır. Bu statüde meslek yüksekokullarına atananlar, meslek yüksekokullarının uzmanlık alanları dışındaki üniversitelerin ya da yüksek teknoloji enstitülerinin bir birimine görevlendirilemez ve atanamazlar."
    MADDE 31 � 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
    GEÇİCİ MADDE 1 � 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile değişmeden önceki 13 üncü maddesine göre, 19/12/2006 tarihine kadar Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince Baro tarafından müdafi ve vekil olarak görevlendirilen avukatlara ödenmesi gereken ücret karşılığı tutarın kalan kısmı, ilgililere ödenmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesine aktarılacak ödenekten tahakkuk ettirilmek suretiyle ödenir. Ödemelere ilişkin usûl ve esaslar Adalet ve Maliye Bakanlıkları ile Türkiye Barolar Birliğince birlikte belirlenir.
    GEÇİCİ MADDE 2 � Ücretlilerin 2006 yılına ilişkin olarak 2007 yılında ödeyecekleri gelir vergisinden mahsup edilecek vergi indirimiyle ilgili işlemler, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan mükerrer 121 inci maddesi hükümlerine göre sonuçlandırılır.
    GEÇİCİ MADDE 3 � 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ile 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Kanun kapsamında bulunanlar için Sağlık Bakanlığına bağlı tüm sağlık kurum ve kuruluşlarından 31/12/2006 tarihine kadar alınan tedavi hizmetleri karşılığı tutarlar ile 2006 yılında Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermaye işletmelerinin aylık gayrisafî hasılatından genel bütçeye ödenmesi gereken tutarlara ilişkin olarak mahsuplaşmaya, alacaktan vazgeçmeye ve gerektiğinde terkin suretiyle uzlaşmaya Maliye Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve Sağlık Bakanı müştereken yetkilidir. Bu konuda gerekli her türlü düzenleyici işlemleri yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir.
    Üniversite hastanelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen kurumlara 31/12/2006 tarihine kadar verilen tedavi hizmetleri karşılığı düzenledikleri fatura bedellerinden mahsuben yapılan ödemelerden sonra kalan tutarın % 80�i, incelemesi devam eden veya incelemesi tamamlanmış ancak mutabakatı sağlanamamış fatura bedellerinin % 6�sı ve varsa yapılan diğer ödemeler düşüldükten sonra kalan tutarın tamamı ödenir. Bu ödemeler yapıldıktan sonra kalan tutarlar terkin edilir ve terkin edilen kısım için herhangi bir alacak ve hak talebinde bulunulamaz. Bu konuda gerekli her türlü düzenleyici işlemleri yapmaya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yetkilidir.
    Yukarıda sayılan kurumlar ile 3816 sayılı Kanun kapsamında bulunanlara ilişkin olarak üniversiteler ile Sağlık Bakanlığına bağlı tüm sağlık kurum ve kuruluşlarınca 31/12/2006 tarihine kadar alınan tedavi hizmetleri karşılığı düzenlenen faturalar ve ekleri, birinci fıkradaki usûle göre uzlaşma gerçekleştikten sonra kontrol edilip edilmediğine bakılmaksızın imha edilir.
    MADDE 32 � Bu Kanunun;
    a) 3, 4, 5, 8 ve 9 uncu maddeleri; 10 uncu maddesinin, 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin (14) numaralı fıkrasına ilişkin değişiklik hükmü, 11, 25, 26, 28, 29, 30 ve 31 inci maddeleri ile geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddeleri 1/1/2007 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
    b) 2 nci maddesi, 1/1/2008 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    c) 13 üncü maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik hükmü, 17 nci maddesinin 6802 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin hükümleri ve 24 üncü maddesi yayımını izleyen aybaşında,
    ç) 16 ncı maddesi ile 492 sayılı Kanuna ekli (8) sayılı tarifenin "XI-Finansal Faaliyet Harçları" başlıklı bölümünün (7) numaralı fıkrasına ilişkin hükümleri 1/1/2008 tarihinde,
    d) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
    yürürlüğe girer.
    MADDE 33 � Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 3/4/2007


    http://www.alomaliye.com/2007/5615_sayili_kanun_gvk.htm

  9. #9
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN





    04 Nisan 2007 Tarihli Resmi Gazete
    Sayı: 26483
    GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
    Kanun No. 5615
    Kabul Tarihi : 28/3/2007
    MADDE 1 � 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının numaralı bendi ile mülga ikinci fıkrasından sonra gelen üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "6. Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere, muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamûlleri, kırpıntı deriden üretilen mamûller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri işyeri açmaksızın satanlar. Bu ürünlerin, pazar takibi suretiyle satılması ile ticarî, ziraî veya meslekî faaliyetleri dolayısıyla gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olanların düzenledikleri hariç olmak üzere; düzenlenen kermes, festival, panayır ile kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde satılması muaflıktan faydalanmaya engel değildir."
    "Ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısı ile gerçek usûlde Gelir Vergisine tâbi olanlar ile yukarıda sayılan işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar."
    MADDE 2 � 193 sayılı Kanunun mülga 32 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    "Asgarî geçim indirimi
    MADDE 32 � Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.
    Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50�si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10�u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5�idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.
    İndirimin uygulamasında "çocuk" tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, "eş" tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.
    İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.
    Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.
    Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir."
    MADDE 3 � 193 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasına (4) numaralı bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki (5) numaralı bent eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
    "5. Bu fıkranın 1 ilâ 4 numaralı bentlerinde yazılı olan işlemler hariç olmak üzere, teşebbüs sahibinin, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen bedel veya fiyatlar üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunması halinde, emsallere uygun bedel veya fiyatlar ile teşebbüs sahibince uygulanmış bedel veya fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan farklar işletmeden çekilmiş sayılır.
    Teşebbüs sahibinin eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımları ile doğrudan veya dolaylı ortağı bulunduğu şirketler, bu şirketlerin ortakları, bu şirketlerin idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından kontrolü altında bulunan diğer şirketler ilişkili kişi sayılır.
    Bu bent uygulamasında, imalat ve inşaat, kiralama ve kiraya verme, ödünç para alınması veya verilmesi, ücret, ikramiye ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler, her hâl ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.
    İşletmeden çekilmiş sayılan farklar, ilişkili kişi tarafından beyan edilmiş gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınmış ise ilişkili kişinin vergilendirme işlemleri buna göre düzeltilir. İlişkili kişiler ve bu kişilerle yapılan işlemler hakkında bu maddede yer almayan hususlar bakımından, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükmü uygulanır."
    MADDE 4 � 193 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı bendine, birinci paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
    "5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 7 nci maddesindeki şartların birlikte gerçekleşmesi halinde; Türkiye�de yerleşik gerçek kişilerin doğrudan veya dolaylı olarak ayrı ayrıya da birlikte sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma hakkının en az % 50�sine sahip olmak suretiyle kontrol ettikleri yurt dışı iştiraklerinin kazançları dağıtılsın veya dağıtılmasın, iştirakin hesap döneminin kapandığı ayı içeren yıl itibarıyla dağıtılan kâr payı sayılır. Türkiye�de vergilendirilmiş kazancın iştirak tarafından sonradan dağıtılması durumunda, elde edilen kâr paylarının vergilendirilmiş kısmı bu tutardan indirilir."
    MADDE 5 � 193 sayılı Kanunun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının numaralı bendinde yer alan "dört yıl içinde" ibaresi "beş yıl içinde" olarak değiştirilmiştir.
    MADDE 6 � 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    "Vergilendirme rejiminin, Türk vergi sisteminin sahip olduğu vergilendirme kapasitesi ile en az aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişiminde bulunup bulunmadığı hususu da göz önünde bulundurulmak suretiyle, Bakanlar Kurulunca ilan edilecek ülkelerde yerleşik veya faaliyette bulunanlara (Türkiye�de yerleşik olanların bu ülkelerde bulunan işyerleri dahil) nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılanın mükellef olup olmadığına bakılmaksızın % 30 oranında vergi kesintisi yapılır. Emsaline uygun fiyatlarla satın alınan mal ve iştirak hisseleri için yapılan ödemeler, emsaline uygun fiyatlarla, deniz ve hava ulaştırma araçlarının kiralanması için yapılan ödemeler ile yapılan işin tamamlanabilmesi bakımından zorunluluk arz eden geçiş ücreti, liman ücreti gibi ödemeler üzerinden yapılacak kesinti oranını; her bir ödeme türü, faaliyet konusu ya da sektör itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya kanunî seviyesine kadar getirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yurt dışındaki finans kuruluşlarından temin edilen borçlanmalara ilişkin anapara, faiz ve kâr payı ödemeleri ile sigorta ve reasürans ödemeleri üzerinden bu fıkra uyarınca vergi kesintisi yapılmaz."
    MADDE 7 � 193 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "MADDE 99 � Muhtasar beyannamenin şekil, içerik ve eklerini belirlemeye ve tevkifat konuları itibarıyla ayrı ayrı beyanname verme mecburiyeti getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."
    MADDE 8 � 193 sayılı Kanunun 121 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    "Kontrol edilen yabancı kurumlara yapılan ödemeler üzerinden 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesilen vergiler, Türkiye�de yıllık beyannameyle bildirilen kontrol edilen yabancı kurum kârı üzerinden hesaplanacak gelir vergisinden mahsup edilebilir. Mahsup edilecek vergi, kontrol edilen yabancı kurumun bu ödemelerden kaynaklanan kazancına isabet eden gelir vergisinden fazla olamaz."
    MADDE 9 � 193 sayılı Kanunun 123 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    "Kontrol edilen yabancı kurumlara ilişkin hükümlerin uygulandığı durumlarda, yurt dışı iştirakin toplam vergi yükünün hesabında esas alınan vergiler, ödenmiş olmaları şartıyla, Türkiye�de vergilendirilecek kontrol edilen yabancı kurum kârları üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilir."
    MADDE 10 � 193 sayılı Kanunun 92 nci maddesinde yer alan "Mart ayının onbeşinci günü akşamına kadar," ibaresi "Mart ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar," olarak, "Şubat ayının onbeşinci günü akşamına kadar," ibaresi "Şubat ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar," olarak, 98 inci maddesinde yer alan "ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar," ibaresi "ertesi ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar," olarak, "Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının yirminci günü akşamına kadar" ibaresi "Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının yirmiüçüncü günü akşamına kadar" olarak, mükerrer 120 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "geçici verginin beyan süresini üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın onuncu," ibaresi "geçici verginin beyan süresini üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın ondördüncü," ve üçüncü fıkrasında yer alan "dönemi izleyen ikinci ayın onuncu günü akşamına kadar" ibaresi "dönemi izleyen ikinci ayın ondördüncü günü akşamına kadar" olarak, geçici 67 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının yedinci paragrafındaki "dönemini izleyen ayın yirminci günü akşamına kadar" ibaresi "dönemini izleyen ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar", (14) numaralı fıkrasında yer alan "2006 yılında" ibaresi "31/12/2008 tarihine kadar" olarak; ayrıca, 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 41 inci maddesinde yer alan "yirminci günü" ibaresi "yirmidördüncü günü" olarak değiştirilmiştir.
    MADDE 11 � 193 sayılı Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.
    "GEÇİCİ MADDE 71 � Bu Kanunun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının numaralı bendinin uygulanmasına ilişkin olarak, 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde sayılan ve 1/1/2007 tarihinden önce iktisap edilmiş olan mal (gerçek usûlde vergilendirilen çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların vergilendirilmesinde dört yıllık süre esas alınır."
    MADDE 12 � 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "c) Altın, gümüş, platin arama, işletme, zenginleştirme, rafinaj ve Türk Petrol Kanunu hükümlerine göre petrol arama faaliyetlerine ilişkin olmak üzere, bu faaliyetleri yürütenlere yapılan teslim ve hizmetler ile aynı Kanun hükümlerine göre boru hattıyla taşımacılık yapanlara bu hatların inşa ve modernizasyonuna ilişkin yapılan teslim ve hizmetler,"
    MADDE 13 � 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan "Üniversite ve yüksekokullar ile 8.6.1965 tarihli ve 625 sayılı Kanun hükümlerine tâbi özel okullar tarafından ilgili dönemdeki kapasitelerinin % 10 unu" ibaresi "8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Kanun hükümlerine tâbi özel okullar tarafından ilgili dönemdeki kapasitelerinin % 10�unu, üniversite ve yüksekokullarda ise % 50�sini" şeklinde; (4) numaralı fıkrasının (o) bendinde yer alan "işlemlerine konu mallar" ibaresinin "işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar" şeklinde; aynı fıkranın (r) bendi aşağıdaki şekilde; 29 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrasındaki "işletmelerden" ibaresi ise "işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden" şeklinde değiştirilmiştir.
    "r) Kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile gayrimenkullerin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık gayrimenkul ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimleri.
    İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları gayrimenkul ve iştirak hisselerinin teslimleri istisna kapsamı dışındadır.
    İstisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi, teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınır."
    MADDE 14 � 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan "- Diğerleri" ibaresinden önce, vergi oranı % 10 olmak üzere "- Motor silindir hacmi 3200 cm3�ü geçmeyen sürücü dahil 9 kişilik oturma yeri olanlar" ibaresi eklenmiş ve (III) sayılı listenin (B) cetvelinin "Asgari Maktu Vergi Tutarı" sütununda yer alan "0,0600" tutarları "0,0700" olarak değiştirilmiştir.
    MADDE 15 � 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun "I. Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün (A) fıkrasına aşağıdaki numaralı bent ile (2) sayılı tablonun "III-İşçiler, çiftçiler ve göçmenlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümüne aşağıdaki (9) numaralı fıkra eklenmiştir.
    "6. İkinci el araç satış sözleşmeleri (Binde 1,5)"
    "9. 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu uyarınca düzenlenen menşe şahadetnameleri."
    MADDE 16 � 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına "nev�i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler ile" ibaresinden sonra gelmek üzere "Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (Bu kooperatifler ile Kredi Garanti Fonu İşletme ve Araştırma Anonim Şirketi tarafından bankalardan kullandırılacak krediler için verilecek kefaletler dahil)" ibaresi eklenmiş, Kanuna ekli (4) sayılı tarifenin "I- Tapu İşlemleri" bölümünün (20) numaralı fıkrasının (d) bendindeki parantez içi hüküm "(Bu bedel, üzerinde hak tesis edilen gayrimenkulun emlak vergisi değerinin yarısından az, iki katından çok olamaz)" şeklinde değiştirilmiş, ekli (8) sayılı tarifenin "XI- Finansal Faaliyet Harçları" başlıklı bölümünün (7) numaralı fıkrasının ve (b) bentlerinde yer alan tutarlar aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.
    "a) Yetkili müesseseler (döviz büfeleri) kuruluş izin belgeleri (her yıl için) (11.220.-YTL)
    b) Yetkili müesseselerin (döviz büfeleri) açacakları şubeler için düzenlenen belgeler (5.610.-YTL)"
    MADDE 17 � 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine "ikramiyeleri" ibaresinden sonra gelmek üzere "ile Merkez Bankasınca ihraç edilen likidite senetlerinden elde edilen faiz gelirleri," ibaresi eklenmiş, 31 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiş; 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "bankalar arası kambiyo muamelelerinde" ibaresi "kambiyo muamelelerinde" şeklinde değiştirilmiştir.
    "Sigorta şirketleri, iptal ettikleri sigorta muamelelerine ilişkin vergileri (yalnızca iptal tarihinden sonraki döneme ait olan kısmı), iptalin gerçekleştiği dönemde hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergisinden indirebilirler. Bu dönemde indirilemeyen vergiler, sonraki dönem beyannamelerinde indirim konusu yapılabilir."
    "Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye yetkilidir."
    MADDE 18 � 5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin (g) bendi aşağıdaki şekilde, 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "bu işlemlere ilişkin olarak yaratılan ihtilaflarla ilgili yargı mercileri nezdinde talep ve savunmalarda bulunmak" ibaresi "bu işlemler ile diğer işlemlerinden dolayı idarî yargı mercileri nezdinde yaratılan ihtilaflarla ilgili olarak bu merciler nezdinde talep ve savunmalarda bulunmak" şeklinde değiştirilmiş ve 33 üncü maddesine "Başkanlığın görev alanına giren konularda" ibaresinden sonra gelmek üzere "Maliye Bakanlığına yapılmış olan atıflar Gelir İdaresi Başkanlığına" ibaresi eklenmiştir.
    "g) İşlem ve eylemlerinden dolayı idarî yargı mercilerinde yaratılan ihtilaflarla ilgili olarak bu merciler nezdinde talep ve savunmalarda bulunmak, gerektiğinde itiraz, temyiz ve tashihi karar yoluna gitmek; temyiz yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda taşra teşkilâtına muvafakat vermek; şikâyet başvurularını karara bağlamak; uygulamada ortaya çıkan ihtilafların en aza indirilmesine ve uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik tedbirleri almak."
    MADDE 19 � 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 28 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    "Beyanname verme ve ödeme sürelerinde yetki
    MÜKERRER MADDE 28 � Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, beyannamelerin verilme ve ödeme sürelerinin son gününü, kanunî süresinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde yeniden belirlemeye yetkilidir."
    MADDE 20 � 213 sayılı Kanunun 120 nci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra, 353 üncü maddesinin (3) numaralı bendinin ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş; 367 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün" ibaresi "vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın" şeklinde, 377 nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı vergi dairesinin görev ve yetkilerini haiz olarak faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında düzeltme yetkisi vergi dairesi başkanına ait olup, başkan bu yetkisini ilgili grup müdürlerine ve/veya müdürlere devredebilir."
    "Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, söz konusu tespiti vergi incelemesine yetkili olmayanlara da yaptırmaya yetkilidir."
    "Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi daireleri, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca belirlenen tutarları aşan davalarda Gelir İdaresi Başkanlığının (İl özel idareleri ile belediyeler, valilerin) muvafakatını almadan vergi mahkemesi kararları aleyhine temyiz yoluna gidemezler.
    Gelir İdaresi Başkanlığı, tespit edeceği hadlerle sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini vergi dairesi müdürlüklerinin taraf bulunduğu davalar için vergi dairesi başkanlıklarına ve/veya defterdarlıklara devredebilir."
    MADDE 21 � 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 17 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine defterdar," ibaresi "vergi dairesi müdürünün (5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürünün ve/veya müdürün) yazılı talebi üzerine defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı," şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasında yer alan "müdürü" ibaresinden sonra gelmek üzere fıkraya "(5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürü ve/veya müdür)" ibaresi eklenmiş, 90 ıncı maddesinde yer alan "gayrimenkulün bulunduğu yer tapu sicil muhafızından teşekkül eder." ibaresi "gayrimenkulün bulunduğu yer tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği zattan teşekkül eder." şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 22 � Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı mükelleflerinden tahsil edilen gelirlerden, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 23 üncü maddesinin (b) bendi gereğince büyükşehir belediyelerine ayrılması gereken payın hesaplanmasında yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar; bu mükelleflerin, kanunî veya iş merkezlerinin bulunduğu büyükşehir belediyesi, şubeleri nedeniyle mükellefiyeti bulunanlarda, şube tarafından beyan edilen ve şube adına ödemesi yapılan vergi gelirlerini kapsamak şartıyla, şubenin mükellefiyetinin bulunduğu büyükşehir belediyesi esas alınır. Gelir İdaresi Başkanlığının kuruluşuna ilişkin 5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi uyarınca şube mükellefiyetinin değiştirilmesi halinde de bu madde hükmüne göre işlem yapılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
    MADDE 23 � 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin sonuna aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    "Kurum, dördüncü fıkranın; (c) bendi ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının uygun görüşünü alarak sosyal güvenlik prim borcunun kapsamı ve tutarını; (d) bendi ile ilgili olarak, Gelir İdaresi Başkanlığının uygun görüşünü alarak vergi borcu kapsamına girecek vergileri; tür ve tutar itibariyle belirlemeye yetkilidir.
    Bu madde kapsamında istenen belgelerden hangilerinin taahhütname olarak sunulabileceği Kurum tarafından belirlenir. Gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunulması veya ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce verilmemesi halinde bu durumda olanlar ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir."
    MADDE 24 � 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun;
    A) 3 üncü ve 4 üncü maddelerinin birinci fıkralarının bentlerinde geçen "otuz" ibareleri "on" olarak, (b) bentleri ise "1.4.2005 tarihinden önce işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden asgarî on işçi çalıştıranların iş yerlerinde fiilen çalışan işçilerin," şeklinde,
    B) 5 inci maddesi "Bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen illerde en az on kişilik istihdam öngören yatırımlara girişen gerçek veya tüzel kişiler lehine; Hazineye, özel bütçeli kuruluşlara, il özel idarelerine veya belediyelere ait arazi veya arsaların üzerinde kırkdokuz yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebilir. Bu taşınmazlar üzerindeki kamuya ait ve ihtiyaç dışı bina ve müştemilat ile üzerinde henüz faaliyete geçmemiş yatırım bulunan arazi veya arsalar da bu kapsamda değerlendirilir. Ancak, talep edilen taşınmazın bulunduğu ilçenin mülkî sınırları içinde organize sanayi veya endüstri bölgesi bulunması halinde, bu bölgelerde yer alabilecek yatırımlar için tahsis edilecek boş parsel bulunmaması şartı aranır.
    31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununa tâbi alanlar hariç olmak üzere, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması nedeniyle irtifak hakkı tesis edilemeyen taşınmazlar üzerinde ise kırkdokuz yıl süreli bedelsiz kullanma izni verilebilir. Bu Kanunun 2 nci maddesinin bendi kapsamı dışında kalan kalkınmada öncelikli yörelerdeki diğer illerde (Gökçeada, Bozcaada hariç) bedelsiz yatırım yeri tahsisine ilişkin olarak, 5 inci maddenin 31/12/2006 tarihinde yürürlükte olan hükümleri uygulanır.
    İrtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecek taşınmazlardan imar planı bulunmayanların planları ile uygulama projeleri, bedelsiz olarak verilen ön izin süresi içinde yapılır.
    İstihdam edilecek işçi sayısına, yatırım konusu işletmenin faaliyete geçtiği tarihten itibaren beş yıl süreyle uyulması zorunludur.
    Yatırımcı tarafından, mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin tamamlanmadığının veya taşınmazın üzerine yatırıma başlama tarihinden itibaren bir yıl içinde herhangi bir yatırım yapılmadığının ya da işletmeye geçtikten sonra faaliyetin sona erdirildiğinin tespiti, irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmesinin ağır şekilde ihlali sayılır ve bu durumda herhangi bir yargı kararı aranmaksızın irtifak hakkı veya kullanma izni iptal edilerek taşınmaz üzerindeki muhdesat, zemin maliki idareye intikal eder. Bu durumda ilgili idarenin talebi üzerine irtifak hakkı tapu idarelerince re�sen terkin edilir ve taşınmazın carî yıl proje maliyet bedelinin yüzde biri oranında tazminat alınır.
    Yatırımcı tarafından, mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin gerçekleştirilmesine rağmen yatırımın tamamlanmaması veya öngörülen istihdam sayısına yüzde onu aşan oranda uyulmaması halinde ise bedelsiz olarak tesis edilmiş irtifak hakkı veya verilen kullanma izni, bedelliye dönüştürülür. Bu durumda yıllık irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli, yatırımın carî yıl proje maliyet bedelinin binde beşidir.
    Bedelsiz irtifak hakkı veya kullanma iznine konu taşınmazların üzerinde gerçekleştirilecek yatırımın toplam tutarı, bu taşınmazların maliki idarelerce takdir edilecek rayiç değerinin üç katından az olamaz.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir." şeklinde,
    C) 6 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları birleştirilerek, "31.12.2008 tarihine kadar uygulanmak üzere 2 nci maddenin bendi kapsamındaki illerde, 1.4.2005 tarihinden itibaren faaliyete geçen ve asgarî on işçi çalıştıran işletmeler ile 1.4.2005 tarihinden önce faaliyete geçmiş ve asgarî on işçi çalıştıran işletmelerden; fiilen ve sürekli olarak hayvancılık (su ürünleri yetiştiriciliği ve tavukçuluk dahil), organik ve biyoteknolojik tarım, kültür mantarı yetiştiriciliği ve kompostu, seracılık, sertifikalı tohumculuk ve soğuk hava deposu ile imalât sanayi, madencilik, turizm konaklama tesisi, eğitim veya sağlık alanlarında faaliyette bulunanların elektrik enerjisi giderlerinin yüzde yirmisi Hazinece karşılanır. Bu orana; 1.4.2005 tarihinden sonra faaliyete geçen işletmelerde asgarî sayıdan sonraki her bir işçi için, 1.4.2005 tarihinden önce faaliyete geçmiş işletmelerde ise bu tarihten sonra işe başlayan ve asgarî işçi sayısından sonraki her bir işçi için 0,5 puan eklenir. Hazinece karşılanacak oran, organize sanayi veya endüstri bölgelerinde faaliyette bulunan işletmeler için yüzde elliyi, diğer alanlarda faaliyette bulunan işletmeler için yüzde kırkı geçemez." şeklinde,
    değiştirilmiştir.
    D) 5084 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    "GEÇİCİ MADDE 2 � Bu Kanunun 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde yer alan destek ve teşviklerden, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren 5 yıl süreyle, bu maddelerdeki şartları taşımaları kaydıyla Gökçeada ve Bozcaada�daki işletmeler de yararlanır."
    MADDE 25 � 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 26 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca tahsil edilen ticaret sicili harçlarının red ve iadeler düşüldükten sonra kalan tutarının yüzde 25�i ilgili odaya gelir kaydedilmek üzere aktarılır."
    MADDE 26 � 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 180 inci maddesinin birinci fıkrasının bendinde geçen "yüzde üçü" ibareleri "yüzde ikisi" şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    "Maliye Bakanlığınca iki yıl öncesine ait kesin hesap sonuçlarına göre tespit edilen toplam tutarlar esas alınarak 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1), (2) ve (3) sayılı tarifelere göre alınan harçların yüzde biri ile idarî nitelikteki para cezaları hariç olmak üzere para cezalarının yüzde biri; her yıl Mart ayının sonuna kadar Türkiye Barolar Birliği adına açılan hesaba aktarılır ve zorunlu müdafi ve vekil görevlendirme ile ilgili carî giderler bu hesaptan ödenir. Bu hesap, münhasıran zorunlu müdafi ve vekil görevlendirme ile ilgili carî giderler için kullanılır ve yılı içinde harcanmayan paralar, ertesi yıla aynen aktarılır. Bu paraların barolar arasındaki dağıtımı, harcanması ve bu hizmet için çalıştırılacak personele ilişkin hususlar, Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği tarafından birlikte çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."
    MADDE 27 � 15/11/2000 tarihli ve 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    "GEÇİCİ MADDE 9 � Türkiye Halk Bankası A.Ş.�nin ödenmiş sermayesini oluşturan hisselerin 9/12/2004 tarihli ve 5274 sayılı Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında Yeni Türk Lirasına intibakını sağlamak üzere; ödenmiş sermaye içerisinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı dışındaki hissedarlara ait 100 TL itibarî değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 1 adet, 500 TL itibarî değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 5 adet ve 1.000 TL itibarî değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 10 adet hisse senedine tamamlanır. Bu tamamlama işlemi, Banka sermayesi artırılmaksızın, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının hisselerinin yeteri miktarda devri yoluyla bedelsiz olarak yapılır. Ayrıca, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının farklı itibarî değerlerdeki hisseleri 1 YTL itibarî değerli hisselere çevrilir. Bu şekilde yapılacak tamamlama işlemleri, Bankanın hisse senetleri Pay Defterine işlenir. Türk Ticaret Kanununun nama yazılı hisse devirlerine ilişkin hükümleri uygulanmaz.
    Söz konusu işlemlere ilişkin olarak yapılacak ana sözleşme değişikliğinde 9/12/2004 tarihli ve 5274 sayılı Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri uygulanır ve anılan değişikliğin Ticaret Siciline tescil ettirilmesini takiben eski hisse senetleri hüküm ifade etmez. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren azamî iki ay içerisinde, bu madde kapsamında yapılacak ana sözleşme değişikliği mevcut mevzuat uyarınca gerçekleştirilir."
    MADDE 28 � 17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "Aylık gayrisafî hasılattan irat kaydedilecek oranı, döner sermayeler itibariyle %1�e kadar indirmeye Maliye Bakanı yetkilidir."
    MADDE 29 � 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 69 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    "Alınan bu harcın red ve iadeler düşüldükten sonra kalan tutarının yüzde 25�i ilgili birliğe gelir kaydedilmek üzere aktarılır."
    MADDE 30 � 2/9/1983 tarihli ve 78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 8 inci maddesine birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
    "Meslek yüksekokullarının Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek uzmanlık alanlarına açıktan ya da naklen atanacak öğretim görevlileri merkezi sınavdan muaftır. Bu statüde meslek yüksekokullarına atananlar, meslek yüksekokullarının uzmanlık alanları dışındaki üniversitelerin ya da yüksek teknoloji enstitülerinin bir birimine görevlendirilemez ve atanamazlar."
    MADDE 31 � 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
    GEÇİCİ MADDE 1 � 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile değişmeden önceki 13 üncü maddesine göre, 19/12/2006 tarihine kadar Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince Baro tarafından müdafi ve vekil olarak görevlendirilen avukatlara ödenmesi gereken ücret karşılığı tutarın kalan kısmı, ilgililere ödenmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesine aktarılacak ödenekten tahakkuk ettirilmek suretiyle ödenir. Ödemelere ilişkin usûl ve esaslar Adalet ve Maliye Bakanlıkları ile Türkiye Barolar Birliğince birlikte belirlenir.
    GEÇİCİ MADDE 2 � Ücretlilerin 2006 yılına ilişkin olarak 2007 yılında ödeyecekleri gelir vergisinden mahsup edilecek vergi indirimiyle ilgili işlemler, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan mükerrer 121 inci maddesi hükümlerine göre sonuçlandırılır.
    GEÇİCİ MADDE 3 � 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ile 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Kanun kapsamında bulunanlar için Sağlık Bakanlığına bağlı tüm sağlık kurum ve kuruluşlarından 31/12/2006 tarihine kadar alınan tedavi hizmetleri karşılığı tutarlar ile 2006 yılında Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermaye işletmelerinin aylık gayrisafî hasılatından genel bütçeye ödenmesi gereken tutarlara ilişkin olarak mahsuplaşmaya, alacaktan vazgeçmeye ve gerektiğinde terkin suretiyle uzlaşmaya Maliye Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve Sağlık Bakanı müştereken yetkilidir. Bu konuda gerekli her türlü düzenleyici işlemleri yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir.
    Üniversite hastanelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen kurumlara 31/12/2006 tarihine kadar verilen tedavi hizmetleri karşılığı düzenledikleri fatura bedellerinden mahsuben yapılan ödemelerden sonra kalan tutarın % 80�i, incelemesi devam eden veya incelemesi tamamlanmış ancak mutabakatı sağlanamamış fatura bedellerinin % 6�sı ve varsa yapılan diğer ödemeler düşüldükten sonra kalan tutarın tamamı ödenir. Bu ödemeler yapıldıktan sonra kalan tutarlar terkin edilir ve terkin edilen kısım için herhangi bir alacak ve hak talebinde bulunulamaz. Bu konuda gerekli her türlü düzenleyici işlemleri yapmaya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yetkilidir.
    Yukarıda sayılan kurumlar ile 3816 sayılı Kanun kapsamında bulunanlara ilişkin olarak üniversiteler ile Sağlık Bakanlığına bağlı tüm sağlık kurum ve kuruluşlarınca 31/12/2006 tarihine kadar alınan tedavi hizmetleri karşılığı düzenlenen faturalar ve ekleri, birinci fıkradaki usûle göre uzlaşma gerçekleştikten sonra kontrol edilip edilmediğine bakılmaksızın imha edilir.
    MADDE 32 � Bu Kanunun;
    a) 3, 4, 5, 8 ve 9 uncu maddeleri; 10 uncu maddesinin, 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin (14) numaralı fıkrasına ilişkin değişiklik hükmü, 11, 25, 26, 28, 29, 30 ve 31 inci maddeleri ile geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddeleri 1/1/2007 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
    b) 2 nci maddesi, 1/1/2008 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    c) 13 üncü maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik hükmü, 17 nci maddesinin 6802 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin hükümleri ve 24 üncü maddesi yayımını izleyen aybaşında,
    ç) 16 ncı maddesi ile 492 sayılı Kanuna ekli (8) sayılı tarifenin "XI-Finansal Faaliyet Harçları" başlıklı bölümünün (7) numaralı fıkrasına ilişkin hükümleri 1/1/2008 tarihinde,
    d) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
    yürürlüğe girer.
    MADDE 33 � Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 3/4/2007


    http://www.alomaliye.com/2007/5615_sayili_kanun_gvk.htm

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Aile ve Geçim Sıkıntısı
    2006 Konuları bölümünde tacenc tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 02.04.06, 01:39
  2. Enflasyona Bağlı Gelir, Geçim Şartlarını İyileştirmedi
    2006 Konuları bölümünde *I*lin* tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 29.01.06, 21:29

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •