Başörtüsü tartışmalarında "Baykal cephesinden" gelen tepkiler üzerine Keditör'de açtı ağzını yumdu gözünü. Baykal sürekli "türban üzerine" akıl yürütüyor. Önce "başörtüsü", "türban" oldu; şimdi de türban ithal bir şey gibi gösterilerek ortaya ulusalcı bir tepki koyuluyor. Peki türbana ithal diyenlerin, hayatını düzenleyen kurallar ve yaşam tarzı ne kadar milli, ne kadar yerli? İşte Keditör hiç kimsenin değinmediği bir noktaya parmak basıyor.
Baykal’ın İncileriyle Nereye Kadar
Sayın Baykal, başörtülü kızlara üniversite kapılarının açılmaması için canını dişine takmış çeşitli laflar söylüyor, çıkışlar yapıyor falan filan.
E hakkıdır, yapmalıdır, CHP yi ‘küçük olsun ama benim olsun’ ölçeğinde eriyerek tutmanın başka bir yolu da yoktur.
Ama bakın bugün konuşurken ne inciler saçıldı etrafa. Diyor ki Baykal:
“…-İslamiyetin özüne baktığında türbana sıra gelmez. Dışarıdan ithaldir. Fırat'ın çocuğu değil Toroslar'ın çocuğu değil….”
Şimdi soralım Baykal Efendiye. Demek türbana ithal olduğu için karşı çıkıyor ve bu sebeple bir hakkın engellenmesini kabullenebiliyorsunuz.
Peki ama şimdiye kadar sadece türbana değil, hiçbir örtü şekline sıcak baktığınızı ve şu olabilir dediğinizi duymadım ben. Gerçi bir genç kız nasıl giyineceğini size mi soracak? 2007 de bu ne haddini bilmezliğiniz, siz kimsiniz diyeceğim ama daha vahim bir durum var ortada Deniz Bey, sizi de epey aşan bir durum.
Sizin mantığınızın egemen olduğunu varsayarsak tayyör de giremez bu meclise ve üniversiteye ve hiçbir yere. Ne yani tayyör-etek veya ceket, şu bu Konya’nın bozkırından, amasya’nın dağlarından mı neşet etti? Bu ne sakat mantıktır böyle.
Bunu da geçelim.
Medeni Kanun İsviçre’den tercüme yoluyla ithal edilmedi mi?
Ticaret Kanunu Almanya’dan,
Ceza Kanunları İtalya’dan..
KAYNAK
_______________________________________________________________
Pek de haksız sayılmaz hani yazıyı yazan?..


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla