• Reklam
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    ramseyy adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2005
    Mesajlar
    3,518
    Karizma Gücü
    7

    5 Nisan Kararları

    1994 Krizi, 5 Nisan Kararları ve Sonuçları


    1993 yılının ortalarında siyasi otorite kamunun faiz yükünün çok yüksek olduğunu ve kısa dönemde uygulanacak politikaların faiz oranlarını düşürme amacını taşıyacağını açıklamaya başladı. Bu aşamada ekonomiye likidite enjekte edilmeye başlandı. Ancak yüksek likidite ve düşmesi beklenen faiz oranları döviz talebini hızla arttırmaya başladı. Diğer yandan yüksek cari açık da devalüasyon beklentilerini kamçılamakta ve döviz talebini arttırıcı işlev görmekteydi.

    Siyasi otorite dövize olan talebi yüksek döviz rezervlerini satarak sınırlamanın mümkün olacağı, bu şekilde piyasada dolaşan paranın İMKB’na yönlendirilebileceği varsayımı ile hareket etmekteydi. Bu varsayımlar iki nedenle gerçek olmadı. Bunlardan birincisi büyük bankalar yüksek bir devalüasyon olacağı bilgisi ile hareket etmekteydiler. Dolayısı ile piyasaya sürülen döviz, talebi kırma işlevini yerine getirmekten uzak kalmakta ve giderek artan fiyatta alıcı bulmaktaydı. Diğer yandan İMKB o dönem için 52 milyon dolar gibi dar bir işlem hacmine sahipti ve piyasada dolaşan spekülatif sermayeyi mat etme kapasitesine sahip olmaktan çok uzaktı.

    Sonuç ücretlerin düşürülmesi, işsizlikte artış, yüksek bir devalüasyon ve üç basamaklı enflasyon döneminin açılması olarak kendini gösterdi.

    İstikrar programı enflasyon oranını azaltma, TL’na kararlılık kazandırma, dışsatımı arttırma ve bunları gerçekleştirerek sürdürülebilir bir ekonomik ve toplumsal gelişme sürecini elde etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçlara ulaşılması başta kamu kesimi açıklarının azaltılması ve bir dizi yapısal yeni düzenlemelerle gerçekleştirilecektir. Kararlar yapısal düzenleme başlığı altında sınırlı bir vergi yasası değişikliğini belirttikten sonra konunun özüne gelmekte. Konunun özü; kamu ekonomik kuruluşlarının özelleştirilmesidir. 1994 sonuna kadar Erdemir, Tüpraş, Petrol Ofisi, Petkim, THY, Turban, Havaş D.B., Deniz Nakliyat ve Ditaş’ın kısmen veya tamamen özelleşirilmesidir. Ek olarak 1995’te de PTT ve TEK’ in özelleştirilmesi PTT’nin kablolu TV ve cep telefonu yetkilerinin satılması yoluna gidilecektir. Bankacılık alanında ise yine 1994’te Sümerbank ve Etibank’ın bankacılık hizmetlerinin özelleştirilmesi ve Emlak Bank’ın halka açılması sağlanacaktır.

    5 Nisan kararlarının; ödemeler dengesi, döviz kuru, kamu dengesi, faiz oranı ve parasal büyüklükler üzerindeki etkisinin oldukça sınırlı olduğu görülmektedir.

    Dış ticarette 1994 yılında yüksek devalüasyon nedeniye dışsatımda bir artış ve dışalımda bir yavaşlama görülürken 1996’ da dış ticaret açığı olağanüstü büyümüştür. 1994 Nisan’ı sonrası dövize olan yoğun talebi durdurmak için 1996 yılına kadar faizlerde artma gözlenirken, 1996’da bunun tersi bir eğilim gözlenmiştir. Çünkü böyle yüksek oranda bir faiz ödemesi kamunun yatırım harcamalarından neredeyse tümüyle vazgeçmesine ve diğer cari harcamaların kısılmasına neden olmaktadır.

    Kriz öncesinde Türkiye’nin en temel sorunlarından biri olan dolarlaşma olgusu 1995 yılında azalmış ancak 1996 yılında artan bir şekilde tekrar ortaya çıkmıştır.

    Kısaca kriz öncesi etkili olan bir çok dengesizlik kriz sonrasında da kendini göstermektedir Bu olgu 5 Nisan kararlarının başarısı konusunda tereddütleri arttırmıştır. Bu kararların başarısı(!) IMF’nin başarısını da gözler önüne sermektedir.


    yakup kepenek, Türkiye ekonomisi

  2. #2
    Gazi Paşa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2007
    Mesajlar
    4,435
    Karizma Gücü
    0

    5 Nisan Kararları

    1994 yılının başına gelindiğinde, Cumhuriyet tarihinin en büyük cari açığı ve kamu açığı makroekonomik dengesizliklerin boyutu görmek açısından yeterlidir. Orta-uzun dönemde sürdürülemeyecek olan bu yapı ve politikalar 1994 yılı Nisan ayında içine düşülen ağır iktisadi krizin oluşumundaki nedenlerdir.



    Diğer yandan kriz sinyallerinin alınmaya başlandığı 1993 yılının son ayları ile 1994 yılının Nisan ayı arasında geçen sürenin incelenmesi krizin yönetimi açısından da oldukça yanlış uygulamalara başvurulduğunu göstermektedir. Aşırı spekülatif sermaye girişinin ekonomik dengeler üzerindeki olumsuz etkilerini Türkiye kadar ağır yaşamış olan bazı gelişmekte olan ülkelerde krizin ortaya çıkmasıyla birlikte alınan önlemler ile krizin daha hafif atlatılması mümkün olmuştur. Ancak Türkiye'de başvurulan uygulamalar ve iktisadi kararlar krizin boyutunu artırıcı etki yaratmıştır denilebilir.




    Bir başka deyişle, 1993 sonu ve 1994 başını kapsayan dönemde Türkiye, kriz yönetiminde de başarısız olmuştur. 1993 yılının ortalarında siyasi otorite kamunun faiz yükünün çok yüksek olduğunu ve kısa dönemde uygulanacak politikaların faiz oranlarını düşürme amacı taşıyacağını açıklamaya başladı. Bu aşamada ekonomiye likidite enjekte edilmeye başlandı ancak yüksek likidite ve düşmesi beklenen döviz talebini hızla artırmaya başladı. Diğer yandan yüksek cari açık da devalüasyon beklentilerini kamçılamakta ve döviz talebini artırıcı işlev görmekteydi.




    Siyasi otorite dövize olan talebi yüksek döviz rezervlerini satarak sınırlamanın mümkün olacağı, bu şekilde piyasada dolaşan paranın İMKB'ye yönlendirilebileceği varsayımı ile hareket etmekteydi. Bu varsayımlar iki nedenle geçerli olmadı. Bunlardan birincisi büyük bankalar yüksek bir devalüasyon olacağı bilgisi ile hareket etmekteydiler. Dolayısıyla piyasaya sürülen döviz talebi kırma işlevini yerine getirmekten uzak kalmakta ve piyasaya sürülen döviz giderek artan fiyatta alıcı bulmaktaydı.




    Diğer yandan İMKB, o dönem için 52 milyon dolar gibi dar bir işlem hacmine sahipti ve piyasada dolaşan spekülatif sermayeyi mas etme kapasitesine sahip olmaktan çok uzaktı. Sonuç olarak Ocak 1994'te döviz kuru 19 000 TL/$ Merkez Bankası rezervleri 7 milyar dolar iken Nisan 1994'te döviz kuru 38 00 TL/$'a çıkarken, uluslararası rezervler 3 milyar dolara düştü.




    5 Nisan 1994'te hükümet dengeleri yeniden kurmak amacıyla yeni kararlılık önlemleri paketini ilan etti. Dövize olan akını kesmek ve kısa dönemli kamu borçlarını ödeyebilmek için Mayıs 1994 tarihinde %400 faizli borçlanma kağıtlarını piyasaya sürmek zorunda kaldı. Dengeleri düzeltmeden yapay yolla faiz oranlarını düşürme çabası faiz oranlarında çok daha yüksek oranda bir sıçramaya neden olmuştur. Sonuç, ücretlerin düşürülmesi, işsizlikte artış, yüksek bir devalüasyon ve üç basamaklı enflasyon döneminin açılması olarak kendini gösterdi.




    Uygulamanın İçeriği



    İstikrar programı, enflasyon oranını azaltma, TL'ye kazandırma, dışsatımı artırma ve bunları gerçekleştirerek, 'sürdürülebilir'bir ekonomik ve toplumsal gelişme sürecini elde etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçlara ulaşılması, başta kamu kesimi açıklarının azaltılması ve bir dizi yapısal yeni düzenlemelerle gerçekleştirilecektir.



    Yaklaşım 'temel ilke'olarak 'üretim yapan, sübvansiyon dağıtan bir devlet yapısından, ekonomide piyasa mekanizmasının tüm kurum ve kurallarıyla işlemesini sağlayan ve sosyal dengeleri gözeten bir devlet yapısına geçmeyi'almaktadır.



    Uygulama programı, ek olarak, döviz kurunun fiyat artışıyla uyumlu kılınmasını, TCMB'nin giderek 'özerk bir yapıya'kavuşturulmasını sağlıklı bir para politikası düzenlenmesi, sermaye piyasasında spekülatif işlemlerin sınırlandırılmasını ve dışsatımın ve yabancı sermaye girişlerinin artırılmasını öngörmekteydi.








    KAYNAK










    Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Allah’ı kullanırlar.”
    Giordano Bruno



    Minik

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    01-09-2007
    Mesajlar
    2,082
    Karizma Gücü
    0
    Tansu ablamız sağolsun be ALP O zamanları cok iyi hatırlıyorum. Bircok şirket batmıştı..

  4. #4
    Gazi Paşa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2007
    Mesajlar
    4,435
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ( Not Found ) tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tansu ablamız sağolsun be ALP O zamanları cok iyi hatırlıyorum. Bircok şirket batmıştı..

    Dostum ama kriz geliyorum demişti ,herkes yorganını ayağına göre uzatsa idi bu kadar çok kişi magdur olmayacaktı diye düşünüyorum.










    Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Allah’ı kullanırlar.”
    Giordano Bruno



    Minik

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    01-09-2007
    Mesajlar
    2,082
    Karizma Gücü
    0
    Hayır ALPcim yanlış düşünüyosun emin ol İşlem hacmi büyük olan firmalar hiçbir zaman ayagını yorganına göre uzatamaz. Sürekli ve yoğun bir sirkülasyon yaşandığı için mecburen kısmi frenlemeye gidebilir sadece.

    O zamanlar firma sahipleri durumu coktan anlamıştı fakat yapabileceği birsey kalmamıştı. Cunki sermaye gücü yüksek olanlar direkmen ellerindeki paraları dövize yatırıp bir nevi kendilerince manipulasyon yaptılar.

    Ayrıca sunu unutmamak gerekir ki atalardan kalma bir laf vardır. Büyük dağın büyük problemi olur.

    Kobi kısmı ise zaten güçlü olamadığı için uçup gitti arada. Çelik endüstrisi tüm madenlerin başını ceker bilindiği üzere. O günler Ereğli Demir Çelik fabrikaları çeliğe %120 gibi birden zam yapmıştı ki ihracat yapan cok büyük firmalar ardı ardına kapandı. Bu sadece celik sektöründen bir örnek

    Aynı kriz 2001 yılında Ecevite Anayasa kitabının fırlatıldığı zamanda yaşandı ama 94 paketi gibi fazla etkili olamadı. Cünki 94 den sonra firmalar hep yastık altı yapmaya başladı.
    Suanda kobilerde ekonomik kriz varsa bu 94 ün eseridir

  6. #6
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    ALP abi senın yazıları buraya tasıdım konu zaten vardı

  7. #7
    Gazi Paşa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2007
    Mesajlar
    4,435
    Karizma Gücü
    0
    Not Found ,yakında yeni bir kriz olacağı söyleniyor,aynı duruma düşebiliriz gibi geliyor bana.










    Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Allah’ı kullanırlar.”
    Giordano Bruno



    Minik

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    01-09-2007
    Mesajlar
    2,082
    Karizma Gücü
    0
    ALP cim suan kriz var zaten ama hissedilmiyor emin ol. Gerek çalıştıgım firma olsun gerek samimi olduğum firmalar olsun herkes parasızlıktan yakınmakta.

    Hükümetin yanlış politikalarının cezasını önce KOBİler sonra sırasıyla büyük firmalar çekmekte.
    Önce TERÖR muhabbeti parayı kesti. Şimdilerde ise Türban saçmalığı işleri dahada kötüye sarmasına neden oldu.

    Dolar 94 yılında oldugu gibi yükselişe gecmez bunu bilmek lazım önce. Çünkü sarsılan ABD ekonomisi ve Avrupanın iş gücünü kaybetmesi zaten onlarda mali krizi yarattı.

    Şuan dünyada belli başlı yerlerde para var. Mesela Çin, Kore,İran ve Malezya gibi gelişmesi felaket bir hızla büyüyen ülkelerde para.
    Azaltılan maliyetler olsun İnsan gücünden daha az yararlanılma olsun tüm paralar oraya gitmekte malesef.

    Gecen gün Financal Times gazetesinde okumuştum. Avrupa ekonomisi Başkanı ekonomik krizin gün gectikce büyüdüğünü ve hızla ilerlediğini söyledi. Tabi bu sadece AVrupa ülkelerinde değil malesef.. Ülkemiz içinde aynı sorun gecerli..

    Türkiyede ise durum biraz daha farklı. Mortage denilen sistemin düzgün işleyememesi, paranın dışarıya cıkıp ülke içinde sirkülasyon yapamaması, siyaset vs vs. yüzünden suanki kriz görünmez bir şekilde gizlice ilerlemekte...

    Allah yardımcımız olsun cok zor günler bekliyor bizi..

  9. #9
    Gazi Paşa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2007
    Mesajlar
    4,435
    Karizma Gücü
    0
    Aynı duyduları paylaşmakla beraber ortamın güllük gülüstanlık bir durum gibi gösterilmesi inanılacak gibi degil,çalıştıgımız şirkette biz de aynı sorunları yaşıyoruz,hazırlamış oldugumuz bütçe de durum lar hiç de bizim istedigimiz gibi degil.



    Tabi ki biz de kötü günler görmek istemiyoruz,kötü haber tellalı gibi gözükmek istemiyorum ama gerçekten de durum bizim açımızdan hiçde iyi gözükmüyor ve bunun bedelini biz agır ödeyecegiz gibi geliyor bana.










    Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Allah’ı kullanırlar.”
    Giordano Bruno



    Minik

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. The Censor / Sansürcü - 14 Nisan Cuma 20:30 - 30 Nisan Pazar 19:00
    2006 Konuları bölümünde omergorur tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 03.04.06, 16:24

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •