• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    Gazi Paşa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2007
    Mesajlar
    4,435
    Karizma Gücü
    0

    Sarikamiş Harekâti (22 Aralik 1914-15 Ocak 1915)

    Osmanlı Devleti, Almanya ile yapılan anlaşmanın ardından Birinci Dünya Savaşı’na girmek zorunda kalmıştır. Ancak Balkan Savaşı’ndan yeni çıkmış olması ve yeterli hazırlıkları yapma imkânı ve zamanı olmadığından dolayı savaşın ilerleyen dönemlerinde büyük olumsuzluklarla karşı karşıya kalmıştır.


    Osmanlı donanmasına bağlı Yavuz ve Midilli gemilerinin Sivastopol’u bombardımanının ardından 1 Kasım 1914 günü Rus Ordusu hududu geçerek baskın tarzında taarruza başlamıştır. Erzurum genel istikametinde ilerleyen Rus Kuvvetleri, 7-12 Kasımda Köprüköy ve 17-20 Kasımda cereyan eden Azap muharebelerini kaybederek geri çekilmek zorunda kalmıştır. Savaşın ilk aylarında meydana gelen bu durum, Ordunun subay ve erleri üzerinde olumlu bir etki yaratmıştır. Ancak ağır zayiat veren 3’üncü Türk Ordusu, geri çekilen düşmanı takip edememiş; daha elverişli bir arazide toplanmak, takviye kuvvetlerinin gelmesini beklemek ve yeni bir Rus taarruzunu karşılamaya hazır olmak amacıyla 8-10 km kadar geri çekilmiştir.





    Avrupa’da savaşın mevzi harbine dönüşmesi ve Galiçya’da Avusturyalıların Ruslar karşısında zor durumda kalmaları üzerine Başkomutan Vekili Enver Paşa, müttefiklerin Avrupa’daki yükünü hafifletmek için ”Alman Başkomutanlığının da etkisiyle” Doğu Cephesi’nde Rusların imhasını hedef alan büyük ölçüde kuşatıcı bir taarruza karar vermiştir.





    Enver Paşa, icra edilecek bir taarruzla 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda (93 Harbi) Doğu Anadolu’da kaybedilen toprakların (Kars, Batum, Artvin ve Ardahan) geri alınmasını ve müteakiben harekâtın Kafkasya’ya aktarılmasını mümkün görüyordu




    Enver Paşa, bu amaçla 14 Aralık 1914’te İstanbul’dan Köprüköy’e gelmiştir. Taarruzun bahara bırakılmasını öneren 3’üncü Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa’yı görevinden alarak 3’üncü Ordu Komutanlığını kendi üzerine almıştır.
    Bu harekâtı icra edecek 3’üncü Ordu; 9, 10 ,11’inci Kolordular ve 2’nci Süvari Tümeninden oluşuyordu. Cephedeki Rus mevcudu 100.000, 3’üncü Ordunun mevcudu ise 120.000 idi. Türk ordusu sayıca fazla olmasına rağmen Ruslar, ağır silah, topçu ve donatım bakımından kesin bir üstünlüğe sahiptiler.
    22 Aralık 1914 - 15 Ocak 1915 tarihleri arasında cereyan eden Sarıkamış Muharebeleri’nde Türk Ordusunun uyguladığı plan, bir kolorduyla düşmanın cepheden tespitini, iki kolorduyla kuzey kanadından kuşatılarak düşman cephesinin 30-35 km kadar gerisindeki Sarıkamış’ın ele geçirilmesiyle büyük düşman kuvvetlerinin imhasını öngörüyordu.





    Tamamen karlarla kaplı, çok yüksek dağlık ve yolsuz bir arazide o günün koşulları altında kış donatımından yoksun yaya ve atlı birliklerle yapılan bu harekât çok riskli idi. Özellikle 10’uncu Kolordu birlikleri, Allahuekber Dağları’nı aşarken çetin zorluklar ve kış şartları sebebiyle gerek miktar gerekse mevcut silahlar yönünden çok zayiat vermiştir. Nitekim Türk kuvvetlerinin büyük bir kısmı soğuktan donarak ölmüştür. Sarıkamış’a girebilen 300 kişilik bir kuvvet de Ruslar tarafından geri atılmıştır. Bu başarısızlık karşısında Enver Paşa, 10 Ocak 1915’te 3’üncü Ordu komutanlığını Tuğgeneral Hafız Hakkı Paşa’ya devrederek İstanbul’a dönmüştür.








    Bu muharebelerde Rusların zayiatı 30.000, Türklerin zayiatı ise 60.000 kadardır. Ruslar; Türklerden 200 subay, 7000 eri esir, 20 makineli tüfekle 30 topu ganimet olarak almışlardır. Bu muharebeler sonucunda Doğu Anadolu, Rusların işgaline maruz kalmıştır.
    Doğu Cephesinde Bir Kızakçı Müfrezesi Karlar Üzerinde


    Doğu Cephesinde Kızakçı Bir Keşif Kolu
    Allahuekber Dağı Zirvesi



    Rusların Topladıkları Donarak Şehit Olan Türk Askeri


    Donarak Şehit Olan Türk Askerleri

    Bilahare 3’üncü Türk Ordusu, taarruzdan önce işgal etmiş olduğu Azap mevziine (Tutak-Narman hattı) çekilmiştir. Takviye kuvvetler alarak Rus taarruzlarını bu hatta karşılamaya hazırlanmıştır.
    Sarıkamış Harekâtı ile ilgili haberler, ancak sonradan kamuoyu gündemine geldiğinden burada olup bitenler çok sonraları açıklığa kavuşturulmuştur.
    Sarıkamış Kuşatma Harekâtı; düşman kuvvetlerinin arkasına düşmeyi hedef alan başarılı bir plandı. Ancak stratejinin faktörlerinden zaman ve iklim şartları iyi değerlendirilemediği için bu sonuç kaçınılmaz olmuştur.

    Hilal-i Ahmer Görevlilerinin Karlar Üzerinden Topladığı Şehitler




    Sarıkamış, Türk harp tarihinin en acı muharebelerine sahne olmuştur. Türk Ordusu, ağır koşullar altında yapılan bir muharebede kahramanca savaşmıştır. Türk Ordusunun kayıplarındaki asıl etkenler, çetin arazi ve şiddetli kış şartları ile teçhizat eksikliği ve ikmal yetersizliğidir. Çok ağır koşullar altında kahramanca savaşan Türk askeri, muharebenin sonuna kadar direnmiş, vatanını korumak ve başarıya ulaşmak için sonsuz gayret göstermiştir. Sarıkamış Harekâtı, Türk milletinin vatanı ve kutsal varlıkları uğruna neler yapabileceğinin bir delilidir.


    Sarıkamış Şehitler Anıtı









    KAYNAK



    Bu mesaj en son " 08.02.08 " tarihinde saat 16:09 itibariyle Gazi Paşa tarafından düzenlenmiştir...










    Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Allah’ı kullanırlar.”
    Giordano Bruno



    Minik

  2. #2
    Tuğçe01 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-02-2008
    Mesajlar
    360
    Karizma Gücü
    0
    yanlış verilmiş kararlar.. şehit olan mehmetler
    tarih ibretlik hikayelerle dolu ama görene

    bilgiler için sağolun
    Nerde o YİĞİTLER ki
    Gür sesleri Ülkeyi bürür
    YÜRÜ ! dese dağlar yürür
    DUR ! dese kalpler durur


    Yüzde Yüz TÜRK oldduğun gün cihan senindir


    Aslımız insan neslidir
    TÜRKE semboldür KURDU

  3. #3
    Atatürkçü
    Kayıt Tarihi
    13-03-2008
    Mesajlar
    14
    Karizma Gücü
    0
    çok zor koşullarda olmuş

  4. #4
    CengizHann adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    3,027
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Çok sevdiğim paşalardan birisi Enver Paşa'dır ama maalesef hayalperestliği bize zarar vermiştir...

    Tam kış ayında ve o dönemin şartlarında yapılmaması gereken bir Harekâttı...
    Sene 2010 Mayıs 16
    Bitirdik biz saltanatı !

    BursAnkara

  5. #5
    Tolunay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-02-2007
    Mesajlar
    197
    Karizma Gücü
    0
    İşte gördüğümüz gibi her zaman övündüğümüz şanlı tarihimiz ihtişamlı zaferler kadar böylesi büyük hezimetlerle sonuçlanmış büyük facialarla da dolu.

    Tek bir kurşun dahi atamadan 100 bine yakın yiğidimizi dağlarda karlara gömmüşüz. Hem de kendini Napolyan'a benzetenlere karşı çıkıp: ''Hayır bunu kabul etmiyorum. Çünkü ben ikinci adam olamam.'' diyebilecek kadar kibirli; “Turan Fatihi”, “Sarıkamış Fatihi” olma uğruna, binlerce insanı kış kıyamette paltosuz, postalsız, gömlekle, çarıkla cehennem tipinin ortasına dehşetli bir can pazarına sürecek kadar bencil, verdiği her emrin hemen yerine getirilmesine alışkın padişah damadı ve orduların başkomutan vekili 18 gün içinde yarbaylıktan paşalığa yükselmiş, 34 yaşındaki İngiltere ve Fransa’nın sömürgecilik yarışından pay kapmak isteyen Almanya’nın aleti olmuş Enver Paşa'nın kişisel ihtirasları yüzünden.. Halbuki sömürgecilik yarışında hiç bir çıkarı yoktu Osmanlı'nın. Slogan hep aynı: “Düşman ülkesi viran olacak Türkiye büyüyüp Turan olacak!” Herkes inanıyordur Hürriyet kahramanına..

    Bu facianın asıl sahibi Enver Paşalar, hiç bir arazi araştırması yapmadıkları halde sırf rütbelerinin yükselmesi için ''dağdaki yollar, tekerlekli araçların geçmesine uygundur.” raporu veren Hafız Hakkılar ve nice bu anlayışa sahip insanlardır.

    Başta büyükbabam olmak üzere çok dinlemişimdir bu faciayı büyüklerimden. Çok önceleri bir kitapta okumuştum bu harekatı. Yaşananlar öylesine etkileyici bir dille tasvir ediliyordu ki hala aklıma geldikçe kötü olurum. Öylesine bir durummuş ki gündüz yürürken yumuşayan çarıklar gece olduğunda donmaya, bir mengene gibi ayaklarını sıkmaya başlarmış. Haliyle böylesi bir durumda adım atmak dahi neredeyse imkansızdır ve ayaktan başlayan donma yavaş yavaş tüm vücuda yayılırmış. Düşeni kaldırmamak için emir bile verilmiştir. Zaten kimsede de kimseyi kaldıracak o güç kalmamıştır. Kimi oturmuş, kimi çömelmiş, kimi uzanmış, kimi yuvarlanmış, kimi de bir ağacın gövdesine dayanmış kardan heykellere dönüşmüştür.. Ve işte o kış kurtlar insan etine doyarlar.. Kalanlar ise açlıkla, bitlerle, ve nice farklı hastalıklarla uğraşırlar..

    Bütün bunlara rağmen Hürriyet Kahramanı! Enver Paşa inadından dönmemiştir.. Emir verilmiştir bir kere. Bir adım geri atan bir üstü tarafından anında öldürülecektir.. Bile bile ölüme yürümüştür onbinlerce mehmet..

    Ve sonra... Hiç birşey olmamış gibi ardında binlerce kefensiz kar çiçeği bırakarak İstanbul'a dönmüştür Enver Paşa. Her ne kadar halkın faciayı öğrenmesini sıkı bir sansür uygulayarak engellemeye çalışmışlarsa da herşey Ruslar vasıtasıyla Avrupa ve Dünya’ya yayılmıştır.. Ve Enver Paşa birgün olay hakkında şöyle der yakınlarına: “Bunlar nasıl olsa birgün ölecek değiller miydi!”

    Tarih ne böyle bir faciayı yazmış, ne de görmüştür.. İhtirasın sonu iştee.. Paylaşımınız için teşekkürler..
    İnsan inandığıdır.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    02-11-2007
    Mesajlar
    4,730
    Karizma Gücü
    5
    o zamanlarda Rusya bile böyle birşeyi beklemiyordu
    akıl kar edilecek bişey değil ki onca askerimiz donarak öldü orda

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Olasi Kuzey Irak Harekati İÇİn TÜm Hazirliklar Tamam!!!
    2005 Konuları bölümünde Icewind tarafından açılmış
    Yanıt: 36
    Son Mesaj: 20.08.05, 09:48

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •