• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
16 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    HamYaparim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2005
    Mesajlar
    1,580
    Karizma Gücü
    7

    Tevfik Fikret Şiirleri

    26 Aralık 1867’de İstanbul Kadırga’da dünyaya geldi. Asıl ismi Mehmed Tevfik. 1888’de Galatasaray Lisesi’ni (Mekteb-i Sultani) birincilikle bitirdi. Şiire lise yıllarında başladı. İlk şiiri 1883’te yayınlandı. Liseden sonra Maarif Mektubi Kalemi’nde çalıştı. Yüksek Ticaret Okulu’nda ders verdi. Kuzeniyle evlendi. 1894’te, Malumat gazetesinin kurucuları arasında yer aldı. Galatasaray Lisesi ve Robert Kolej’de Türkçe öğretmenliği yaptı. 1896’da Edebiyat-ı Cedide akımını destekleyen Servet-i Fünun dergisi Yazıişleri Müdürü oldu. Halit Ziya, Cenap Şahabettin, İsmail Safa, Mehmet Rauf, Samipaşazade Sezai, Hüseyin Cahit gibi isimlerle birlikteydi. 1905’te babasını yitirdi. Aynı yıl Rumelihisar’ında ölünceye dek oturacağı "Aşiyan"ına (yuva) yerleşti. 1908’te II. Meşrutiyet’in ateşli savunucularından biri oldu. Meşrutiyet’ten sonra Hüseyin Kazım Kadri ve Hüseyin Cahit (Yalçın) ile birlikte "Tanin" gazetesini kurdu. 1909’da Galatasaray Lisesi Müdürü oldu. Daha sonra Robert Kolej’e geçti. 1911’de, gençlere seslendiği "Haluk’un Defteri" yayınlandı. 1914’te sağlığı bozuldu. 1914’te çocuklara seslendiği "Şermin" adlı kitabı yayınlandı. Ağır bir şeker hastalığına tutulmuştu. Kolundan olduğu bir ameliyattan sonra 19 Ağustos 1915’te yaşamını yitirdi ve Eyüp’te aile mezarlığına defnedildi. Döneminde ve 2'nci Meşrutiyet'ten sonraki tüm Türk şiiri ve edebiyatı üzerinde etkili oldu. Şiirimize yön veren isimler arasına katıldı.


    MAİ DENİZ

    Sâf ü râkit... Hani akşamki tegayyür heyecân?
    Bir çocuk rûhu kadar pür-nisyân,
    Bir çocuk rûhu kadar şimdi münevver, lekesiz,
    Uyuyor mâi deniz.
    Ben bütün bir gecelik cûş-i ahzânımla,
    O hayâlât-ı pêrişânımla

    Müteşekk', lâim,
    Karşıdan safvet-i mahmûrunu seyretmedeyim...
    Yok, bulandırmasın âlûde-i zulmet bu nazar
    Rûh-i mâsûmunu, ey mâi deniz;
    Âh, lâkin ne zarar;
    Ben bu gözlerle mükedder, âciz
    Sana baktıkça teselli bulurum, aldanırım,
    Mâi bir göz elem-i kalbime ağlar sanırım...



    Alıntı...
    “Ömrümün mahsulü üç sözdür hemân Ham idim, pişdim ve yandım el-emân” (MEVLANA)

  2. #2
    HamYaparim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2005
    Mesajlar
    1,580
    Karizma Gücü
    7
    Ağustos Böceği İle Karınca



    Karıncayı tanırsınız
    Minimini bir hayvandır
    Fakat gaayet çalışkandır
    Gaayet tutumludur, yalnız
    Pek hodgamdır, bu bir kusur:
    Hodkam olan zalim olur.

    Bir gün ağustos böceği
    Tembel tembel ötüp durmak
    Neticesi aç kalarak
    Karıncadan göreceği
    Bürudete bakmaz, gider
    Bir lokma şey rica eder
    Der ki: - Acıyınız bize
    Coluk çocuk evde açız
    Ianenize muhtacız.
    Karınca bir yüreksize
    Layık huşunetle sorar:
    - Aç mısınız? Ya o kadar
    Uzun, güzel günler oldu.
    O günlerde ne yaptınız?
    Böcek inler: - Açız, açız
    Bakın benzim nasıl soldu
    O günlerde gülen, öten
    Sazla, sözle eğlenen ben
    Bugün bakın ne haldeyim!
    Vallah açız, billah açız,
    Halimize acıyınız!
    Karınca eğlenir: - Beyim,
    şimdi de raksedin, ne var?
    'Yazın çalan kışın oynar.'


    Alıntı...
    “Ömrümün mahsulü üç sözdür hemân Ham idim, pişdim ve yandım el-emân” (MEVLANA)

  3. #3
    HamYaparim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2005
    Mesajlar
    1,580
    Karizma Gücü
    7
    Balıkçılar

    - Bugün açız yine evlatlarım, diyordu peder,
    Bugün açız yine; lakin yarın, Ümid ederim,
    Sular biraz daha sakinleşir... Ne çare, kader!

    - Hayır, sular ne kadar coşkun olsa ben giderim
    Diyordu oğlu, yarın sen biraz ninemle otur;
    Zavallıcık yine kaç gündür işte hasta...

    - Olur;
    Biraz da sen çalış oğlum, biraz da sen çabala;
    Ninen baban, iki miskin, biz artık ölmeliyiz...
    Cocuk düşündü şikayetli bir nazarla: - Ya biz,
    Ya ben nasıl yaşarım siz ölürseniz?

    Hala
    Dışarda gürleyerek kükremiş bir ordu gibi
    Döğerdi sahili binlerce dalgalar asabi.

    - Yarın sen ağları gün doğmadan hazırlarsın;
    Sakın yedek biraz ip, mantar almadan gitme...
    Açınca yelkeni hiç bakma, oynasın varsın;
    Kayık çocuk gibidir: Oynuyor mu kaydetme,
    Dokunma keyfine; yalnız tetik bulun, zira
    Deniz kadın gibidir: Hiç inanmak olmaz ha!

    Deniz dışarda uzun sayhalarla bir hırçın
    Kadın gürültüsü neşreyliyordu ortalığa.

    - Yarın küçük gidecek yalnız, öyle mi, balığa?
    - O gitmek istedi; 'Sen evde kal!' diyor...
    - Ya sakın
    O gelmeden ben ölürsem?

    Kadın bu son sözle
    Düşündü kaldı; balıkçıyla oğlu yan gözle
    Soluk dudaklarının ihtizaz-ı hasirine
    Bakıp sükut ediyorlardı, başlarında uçan
    Kazayı anlatıyorlardı böyle birbirine.
    Dışarda fırtına gittikçe pür-gazab, cuşan
    Bir ihtilac ile etrafa ra'şeler vererek
    Uğulduyordu...

    - Yarın yavrucak nasıl gidecek?

    şafak sökerken o, yalnız, bir eski tekneciğin
    Düğümlü, ekli, çürük ipleriyle uğraşarak
    ılerliyordu; deniz aynı şiddetiyle şırak -
    şırak döğüp eziyor köhne teknenin şişkin
    Siyah kaburgasını... Ah açlık, ah ümid!
    Kenarda, bir taşın üstünde bir hayal-i sefid
    Eliyle engini guya işaret eyleyerek
    Diyordu: 'Haydi nasibin o dalgalarda, yürü!'

    Yürür zavallı kırık teknecik, yürür; 'Yürümek,
    Nasibin işte bu! Hala gözün kenarda... Yürü!'
    Yürür, fakat suların böyle kahr-ı hiddetine
    Nasıl tahammül eder eski, hasta bir tekne?

    Deniz ufukta, kadın evde muhtazır... ölüyor:
    Kenarda üç gecelik bar-ı intizariyle,
    Bütün felaketinin darbe-i hasariyle,
    Tehi, kazazede bir tekne karşısında peder
    Uzakta bir yeri yumrukla gösterip gülüyor;
    Yüzünde giryeli, muzlim, boğuk şikayetler...

    Alıntı...
    “Ömrümün mahsulü üç sözdür hemân Ham idim, pişdim ve yandım el-emân” (MEVLANA)

  4. #4
    HamYaparim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2005
    Mesajlar
    1,580
    Karizma Gücü
    7
    Bana Kimsin Diye Sorma Meleğim

    Bana kimsin diye sorma meleğim
    Pek güzel dinle de izah edeyim
    Nam-ı naçizime `Fikret' derler
    Şi're de nisbetimi söylerler
    Kaldığım varsa da gah ekmeksiz
    Kalmadım şimdiye dek mesleksiz
    Nur bekler gibi nısf-ı şebde
    Bekledim on iki yıl mektebde
    Sonra çıktım ne için bilmeyerek
    Bu da bir cilve-i baht olsa gerek
    Bab-ı Ali'ye müdavimlendim
    Ehl-i namus diye mimlendim
    Şimdi bir hayli eser sahibiyim
    'Ahmed Ihsan'da musahhih gibiyim
    Saye-i lutf-i cihan-banide
    Hocayım Mekteb-i Sultani'de...

    Alıntı...
    “Ömrümün mahsulü üç sözdür hemân Ham idim, pişdim ve yandım el-emân” (MEVLANA)

  5. #5
    HamYaparim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2005
    Mesajlar
    1,580
    Karizma Gücü
    7
    Bir İçim Su

    Güzel çoban, bir içim, bir yudum su testinden
    Bugün sıcak yine pek, sanki ortalık yanıyor

    Güzel çocuk senin olsun hayatım istersen
    Niçin gözüm sana baktıkça böyle yaşlanıyor?

    Güzel çoban, ne kadar tatlı söylüyorsun sen
    Yalan da olsa içim doğru söyledin sanıyor

    Güzel çocuk, bana bak, aldatır mıyım seni ben?
    İçin bu yaşları boş anlıyorsa aldanıyor!

    Güzel çoban, bir içim, bir yudum su testinden
    Bugün sıcak yine pek, sanki her yanım yanıyor!

    Alıntı...
    “Ömrümün mahsulü üç sözdür hemân Ham idim, pişdim ve yandım el-emân” (MEVLANA)

  6. #6
    HamYaparim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2005
    Mesajlar
    1,580
    Karizma Gücü
    7
    Doksan Beşe Doğru

    Bir devr-i şeamet, yine çiğnendi yeminler;
    Çiğnendi, yazık, milletin ümmid-i bülendi!
    Kanun diye topraklara sürtündü cebinler;
    Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi...

    Eyvah! Otuz üç yıl o zehir giryeleriyle,
    Hüsranları, buhranları, ehvali, melali,
    Amal-ü devahisi ve sulh-ü seferiyle
    Bir sel gibi akmış, mütevekkil, mütehali...
    Yazsın bunu tarih-i iber hatt-ı zeriyle!

    Ey bir dem-i rüya gibi geçmiş kara günler,
    Bir lahza edin seyr-i cahiminizi tekrar;
    Dönsün bize o derin nazra-i muğber...
    Heyhat! Otuz üç yıl, otuz üç yıl bütün ekdar
    Heyhat! Ne bir ders, ne bir fikr-i mukarrer
    Silmez fakat elvahını tarih-i muanit;
    Doksan beşi aç! Gölgesi bir tac-ı harisin
    Saklar mütelaşi, mütereddit, mütemerrit
    Evca-ı şebengizini bir yevm-i habisin.
    Hala o vesavis, o desayis, o mefasit.

    Hala o şebin zeyl-i temadisi bu ezlam;
    Hala o cehalet, o tecahül ve o techil;
    Hala vatan hissesi bir tude-i alam;
    Hala düşünen başlara hep latme-i tenkil,
    Hala sırıtan dişlere hep lokma-i inam!
    Hala tarafiyyet, hasabiyyet, nesebiyyet;
    Hala: ‘Bu senindir, bu benim!’ kısmeti cari;
    Hala gazap altında hakikatle hamiyyet...
    Hep dünkü terennüm, sayıdan, saygıdan ari;
    Son nağmesi yalnız: Yaşasın sevgili millet!

    Millet yaşamaz, hakka tahassürle solurken
    Sussun diye vicdanına yumruklar inerse;
    Millet yaşamaz, meclisi müstahkar olurken
    İğfal ile, tehdit ile titrer ve sinerse;
    Millet yaşamaz maşer-i millet boğulurken!

    Kanun diyoruz; nerde o mescud-i muhayyel?
    Düşman diyoruz nerde bu? Hariçte mi, biz mi?
    Hürriyetimiz var, diyoruz, şanlı, mübeccel;
    Düşman bize kanun mu? Ya hürriyetimiz mi?
    Bir hamlede biz bunları, kahrettik en evvel.

    Bir hamle-i mahnum-i tagallüple değiştik
    Hürriyeti şahsiyyete, kanunu gurura;
    Heyhat! Otuz üç yıl geri düştük ve mühlik
    Yoldan şu nedametli ve gafletli mürura
    Bişüphe o humma-yi cünun oldu muharrik,
    Ey millete bir sille olan darbe-i münker,
    Ey hürmeti kanunu tepen sadme-i bidad,
    Milliyeti, kanunu mukaddes tanıyan her
    Vicdan seni lanetle, mezelletle eder yad...

    Düşsün sana meyyal-i tahakküm eğilen ser
    Kopsun seni –bir hak diye- alkışlıyan eller

    Alıntı...
    “Ömrümün mahsulü üç sözdür hemân Ham idim, pişdim ve yandım el-emân” (MEVLANA)

  7. #7
    HamYaparim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2005
    Mesajlar
    1,580
    Karizma Gücü
    7
    Haluk'un Bayramı

    Baban diyor ki: 'Meserret çocukların, yalnız
    Çocukların payıdır! Ey güzel çocuk, dinle;
    Fakat sevincinle
    Neler düşündürüyorsun, bilir misin? ... Babasız,
    Ümitsiz, ne kadar yavrucakların şimdi
    Sıyah-ı mateme benzer terâne-i îdi!
    Çıkar o süsleri artık, sevindiğin yetişir;
    Çıkar, biraz da şu öksüz giyinsin, eğlensin;
    Biraz güzellensin
    Şu ru-yı zerd-i sefalet... Evet meserrettir
    Çocukların payı; lâkin sevincinle
    Sevinmiyor şu yetim, ağlıyor... Halûk, dinle!

    Alıntı...
    “Ömrümün mahsulü üç sözdür hemân Ham idim, pişdim ve yandım el-emân” (MEVLANA)

  8. #8
    HamYaparim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2005
    Mesajlar
    1,580
    Karizma Gücü
    7
    Haluk'un İnanci

    Bir yaratici guc var, ulu ve akpak,
    kutsal ve yuce, ona vicdanla inandim.

    Yeryuzu vatanim, insansoyu milletimdir benim,
    ancak boyle dusunenin insan olacagina inandim.

    Seytan da biziz cin de, ne saytan ne melek var;
    dunya donecek cennete insanla, inandim.

    Yaradilista evrim hep var, hep olmus, hep olacak,
    ben buna Tevrat'la, Incil'le, Kuran'la inandim.

    Tekmil insanlar kardesi birbirinin... Bir hayal bu!
    Olsun, ben o hayale de bin canla inandim.

    Insan eti yenmez; oh, dedim icimden, ne iyi,
    bir an icin dedelerimi unuttum da, inandim.

    Kan siddeti besler, siddet kani; bu dusmanlik
    kan atesidir, sonmeyecek kanla, inandim.

    Elbet su mezar hayati zifiri karanligin ardindan
    aydinlik bir kiyamet gunu gelecek, buna imanla inandim.

    Aklin, o buyuk sihirbazin huneri onunde
    yok olacak, gercek disi ne varsa, inandim.

    Karanliklar sonecek, yanacak hakkin isigi,
    patlayan bir volkan gibi bir anda, inandim.

    Kollar ve boyunlar cozulup, baglanacak bir bir
    yumruklar sangirdayan zincirlerle, inandim.

    Bir gun yapacak fen su kara topragi altin,
    bilim gucuyle olacak ne olacaksa... Inandim

    Alıntı...
    “Ömrümün mahsulü üç sözdür hemân Ham idim, pişdim ve yandım el-emân” (MEVLANA)

  9. #9
    HamYaparim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2005
    Mesajlar
    1,580
    Karizma Gücü
    7
    Han-ı Yağma

    Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
    Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
    Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazr!
    Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

    Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
    Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
    Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
    Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...

    Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
    Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
    Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
    Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

    Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
    Gurur-ı ihtiıamı var, sürur-ı intikaamı var.
    Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
    Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

    Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
    Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
    Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
    Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

    Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
    Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
    Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
    Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

    Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    Alıntı...
    “Ömrümün mahsulü üç sözdür hemân Ham idim, pişdim ve yandım el-emân” (MEVLANA)

  10. #10
    HamYaparim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2005
    Mesajlar
    1,580
    Karizma Gücü
    7
    İzler

    Kabinde her dakîka şu ulvî tahassürün
    Minkâr-ı âteşini duy, dâimâ düşün:
    Onlar niçin semâda, niçin ben çukurdayım?
    Gülsün neden cihan bana, ben yalnız ağlayım?...
    Yükselmek âsmâna ve gülmek ne tatlı şey!

    Bir gün şu hastalıklı vatan canlanırsa... Ey
    Müştâk-ı feyz ü nûr olan âtî milletin
    Meçhul elektrikçisi, aktâr-ı fikretin
    Yüklen, getir -ne varsa- biraz meskenet-fiken,
    Bir parça rûhu, benliği, idrâki besleyen
    Esmar-ı bünye-hîzini; boş durmasın elin.
    Gör dâimâ önünde esâtîr-i evvelin
    Gökten dehâ-yı nârı çalan kahramânını...

    Varsın bulunmasın bilecek nâm-ü şanını.

    Alıntı...
    “Ömrümün mahsulü üç sözdür hemân Ham idim, pişdim ve yandım el-emân” (MEVLANA)

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •