Evliyâdan "Geyikli Baba", bir gün sevdiklerine;


- "Namaz", ibâdetlerin en kiymetlisidir, buyurdu.


Sonra sunu anlatti:


Bir gün, eshâb-i kirâmdan bir genç, Resûlullah'in huzuruna geldi. Ancak fevkalâde üzgün ve perîsandi. Peygamberimiz onu böyle görünce;


- Niçin böyle üzgünsün? diye sordular.


Genç sahâbî;


- Ben mahvoldum yâ Resûlallah, dedi.


- Neden mahvoldun?


- Dün ticaret kervaniyla gelirken, harâmîler yolumu kesti. Bütün esyami, paralarimi aldilar. Dünyâlik neyim varsa hepsi gitti. Bes parasiz kaldim.


Efendimiz tebessüm edip;


- Allah iyiligini versin, buyurdular. Ben de zannettim ki, bir vakit namazin kazâya kaldi da, onun için böyle çok kederlisin.


Ve eklediler:


- Dünyâ mali için üzülmeye deger mi?"