• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 22 1234567891011 ... SonSon
213 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    flager45 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-03-2007
    Mesajlar
    271
    Karizma Gücü
    0

    Kuran-ı Kerim'de yazıyormuş;Kadının saçının bir teli dahi görünmemeli.

    08.02.2008 çalıştığım fabrikada bir arkadaşla tartışmaya girdik, baş örtüsü meselesinden , kendisi diyorki, Kuran-ı Kerim'de yazıyormuş;Kadının saçının bir teli dahi görünmemeli, ben araştırdım ve böyle birşeye rastlamadım, bunu bilen varsa gereken bilgileri yazmalarını rica edeceğim.

    Nedendir bilinmez bazı kişilerin ortaya attıkları lafı doğru kabul ediyorlar ve bunun üstüne giderek bundan başka doğrunun olmadığını savunuyorlar, gerçekleri öğrenme açısından iyi bir araştırma ile o kişilere bunları kabul ettirmeliyiz .

    Birde şunu dikkate almak gerekir keşke Kuran Türkçe haliyle bize yansıtılsaydı yani Türkçe İbadet olarak görseydik daha iyi olurdu diyorum, bu tür anlaşmazlıklara sanırım düşmezdik.


    KURAN’DA BAŞI KAPAMAK GEÇMİYOR
    Mümin kadınlara da söyle: Bakışları ölçülü olsun ve cinsel organlarını korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünenler hariç açmasınlar. Örtülerini yaka açıklarına koysunlar. Süslerini şu kişilerden başkasına göstermesinler: Kocaları, yahut babaları, yahut kocalarının babaları, yahut oğulları, yahut kocalarının oğulları, yahut kardeşleri, yahut kardeşlerinin oğulları, yahut kendi kadınları, yahut ellerinin altında bulunanlar, yahut kadına ihtiyaç duymaz olmuş erkeklerden kendilerinin hizmetinde bulunanlar, yahut kadınların mahrem yerlerini henüz anlayacak yaşa gelmemiş çocuklar. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hepiniz topluca Allah’a tövbe edin ki kurtuluşa erebilesiniz.
    24 Nur Suresi 31
    Kadını kendi zihniyetine göre yaşatmak isteyen zihniyetin çarpıttığı ayetlerin başında bu ayet gelir. Bu ayetteki “hımar” kelimesi geniş manalı bir kelime olup örtü manasına gelir. Eski Arap yazılarına bakılırsa hımarın yere konulan, masaya örtülen veya herhangi bir örtüyü tarif edebileceğini görürüz. Hımar, başı örterse başörtüsü olur, masaya konursa masa örtüsü olur. Allah eğer “hımar” kelimesi ile başın örtülmesini isteseydi “hımarürres” gibi bir vurgulama ile başörtüsü diyebilirdi: Böylece “res” kelimesi ile baş bölgesi vurgulanır ve örtü kelimesi olan “hımar” ile beraber başörtüsü net bir şekilde anlaşılırdı. Nitekim abdest alınmasıyla ilgili ayette başın sıvazlanması söyenirken, baş kelimesi Arapça karşılığı ‘res’ ile vurgulanır.
    Üstelik ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu geçer. Yani hımarın başı kapatması değil, ayette açıkça yaka dekoltesini örtmesi istenir. (Yaka açığı manasına gelen ‘cuub’ kelimesi hem bu ayette kapanılacak bölgeyi belirtmek için, hem Hz. Musa’nın yaka açığına elini soktuğunu belirten ayetlerde geçer.) “Hımar” kelimesi sırf başörtüsü manasına gelse bile bu ayetten başı örtmek değil, yine yaka dekoltesini kapatmak anlaşılacaktı. Üstelik başörtüsünü Kuran’a maletmek isteyen zihniyet, açık bir saptırma yaparak “felyedribne” fiilini “salsınlar” diye tercüme etmeye kalkmıştır. Böylece ayeti okuyan “başörtüsünü yaka açıklarına salsınlar” şeklinde okuyacaktır. Oysa hiçbir şekilde “darabe” kökünden türeyen “felyedribne” fiili “salsınlar” manasına gelmez. Bu fiille örtünün yaka açığına konulması yani kapatılması anlatılır. Kuran’da salsınlar, indirsinler manasında “felyüdnine” kelimesi kullanılır. Allah böyle bir ifade kullanmak isteseydi “felyedribne” fiili yerine “felyüdnine” fiilini kullanabilirdi. Bu örnek bize gelenekçi zihniyetin, kendi fikirlerini doğru çıkartmak uğruna gereğinde Kuran’daki kelimelerin manasını kaydırmaktan çekinmediğini göstermektedir.
    Ayette diğer dikkat etmemiz gereken nokta “süsler” kelimesi ile neyin kastedildiğidir. Bizim kanaatimize göre “süsler” kelimesi ile özellikle “göğüsler” kastedilmektedir. Çünkü ayetteki tüm noktalarla mantıklı bir şekilde göğüs bölgesinin uyum sağladığı kanaatindeyiz. Birincisi, ayette yaka açıklarının kapatılması geçiyor, yaka açıklarından ise göğüsler gözükür. İkincisi, ayette gizlenen süslerin belli edilmesi için ayakların yere vurulmaması geçiyor. Ayaklar yere vurulduğunda vücutta belli olacak yer özellikle göğüslerdir. (sütyenin o dönemde icad edilmediğini düşünürsek bu daha da iyi anlaşılır.) Üçüncüsü, ayetten kendiliğinden görünenler hariç süslerin kapanması söylenmektedir. Ne kadar kapatılmaya çalışılırsa çalışılsın özellikle iri göğüsler, çeşitli fiziksel hareketlerde, hatta rüzgarın esmesiyle elbise yapışınca bile kendini belli edebilir. Ayetten bunun doğal olduğu anlaşılır. Dördüncüsü, ayette süslerin kimlerin yanında açılabileceği söylenir. Kuran’daki diğer ayetlerden kadınların bir kısmının iki yıl gibi uzun bir süre çocuklarını emzirdiğini görüyoruz. Kadının, babası gibi yakınlarının yanında, çocuğu acıktığında ve ağladığında onu emzirmesi gerekebilir. Ayetteki bu açıklamanın özellikle bu konuda kadınlara büyük kolaylık sağlayacağı kanaatindeyiz. Tüm bu izahlara göğüs gibi uyan başka bir bölge bulunmadığı için süslerle özellikle göğüslerin kastedildiği sonucuna varabiliriz. Süsler kelimesinden ziynet, takı gibi maddelerin anlaşılamayacağı ayetin bütünsel olarak ele alınmasıyla açığa çıkar. Çünkü ayette kadınların süslerini kendi kadınları yanında açabileceği geçiyor. Takı gibi maddeler tahrik unsurundan daha çok hava atma unsuru olabilir. Eğer bu hava atma olayı engellenilmeye çalışılsaydı, buna ilk karşı cins erkekler yerine, aynı cinsten olan kadınlar dahil edilirdi. Ayrıca ayakları yere vurunca hangi ziynet, takı eşyası belli olur? Kendiliğinden gözüken ziynet, takı ne olabilir? Araf suresi 31’de ziynet eşyalarının mescid yanında giyilebileceğinin söylenmesi, takıların cami yanı gibi en kalabalık yerlerde de teşhir edilebildiğini, yani saklanmasına gerek olmadığını gösterir. Görüldüğü gibi mantıksal bir elemeyle gidildiğinde ayetin özellikle göğüs bölgesinin kapanmasını vurguladığı anlaşılır.

    KURAN’DA TESETTÜR KELİMESİ YOK
    Günümüzde kadının kapanması için kullanılan “tesettür” ifadesi de Kuran’da geçmez. İslam adına etrafında bu kadar büyük fırtınalar koparılan bir kavramın, yani “tesettür” ifadesinin İslam’ın temel kaynağı olan Kuranı Kerim’de bulunmaması önemlidir. Demek ki “tesettür” kelimesi dîni bir kavram olarak sonradan oluşturulmuştur.
    “Ayette geçen “humur” ve onun tekili olan “hımar” kelimesi kadınların başlarına örttükleri beze verilen özel isim değildir. Herhangi bir örtüdür. Bir şeyi örten şeye “hımar” yani o şeyin örtüsü denir.” Arapça sözlükler El Mucem ul Vasıf, El Müncid, Lisanı Arap, Tacul Arus’dan “hımar”ın temel manasının “örtmek” olduğunu göstermektedir. Anlaşılıyor ki mezheplerin yorumundan sonra “hımar” kelimesi ile sırf başörtüsünün anlaşılmaya çalışılması, bu sözlüklerde bu kelimenin bir manasının “başörtüsü” olmasını sağlamıştır. Fakat kelimenin temel manası mezheplerin kelimeleri tahrif etmesine rağmen bu sözlüklerden bile bellidir. Daha evvel açıkladığımız gibi ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu söylenir, baştan bahsedilmez. “Arapça’da kadınların başlarına örttükleri şeyin özel adı “hımar” değil “mikna” ve “nasıyf”tır. Hangi Arapça sözlüğe bakılırsa bakılsın “mikna(çoğulu mekani)” ve “nasıyfın” hanımların başlarını örttükleri kumaşın adı olduğu yazılıdır.”
    http://www.kurandakidin.com/bolumler/22basortusu.htm


    not: açıklama olarak sonradan konmuştur.

    saygılarımla
    Bu mesaj en son " 12.02.08 " tarihinde saat 19:59 itibariyle flager45 tarafından düzenlenmiştir...
    sen de hiç birşeyin farkında değilsin bunlar eyalet istemiyor mu , bunlar özerklik istemiyor mu?

    adana da mersinde bağımsız kürt devleti sloganı atmadılar mı?

    daha neyi ispatlayalım.

    mecliste 1992 kürtçe yemin etmek istemediler mi?


    "ÇANAKKALE GEÇİLMEZ, TÜRKİYE BÖLÜNMEZ, EYALET SİSTEMİNE HAYIR"

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

  2. #2
    necatikaya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2006
    Mesajlar
    3,102
    Karizma Gücü
    6
    Bende okuyup araştırmadım.Ama yetkin ağızlardan öğrendiğimiz böyle bir'başınızı türbanla örtün'savunulması tamamen yalan.Sadece 'örtünün'var.Diyanette böyle söylüyorsa yalana iştirak etmiş oluyor..

  3. #3
    M.571 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2007
    Mesajlar
    1,676
    Karizma Gücü
    0
    Selam "flager45"

    " [...] Kuran-ı Kerim'de yazıyormuş;Kadının saçının bir teli dahi görünmemeli [...] "

    Kur'an'da başörtüsü meselesi tartışmalı bir konudur. Fakat Kur'an'da " kadının saçının bir teli dahi görünmemeli " şeklinde bir ayet mevcut değildir.

    İyi forumlar.

  4. #4
    Kickboxer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2006
    Mesajlar
    976
    Karizma Gücü
    7
    Tesettür farzdır
    Sual: Dinimiz, kadının nasıl kapanacağını açıkça bildirdiğine göre bunun tartışması niçin yapılıyor? Tesettürü inkâr eden dinden çıkmaz mı?
    CEVAP
    Kadınların tesettürü kesin olarak açıklanmıştır. Tesettürle ilgili âyet-i kerimeleri Peygamber efendimiz açıklamış, âlimler de bizlere bildirmiştir. Bu husustaki tartışmalar kasıtlıdır.

    Kur'an-ı kerimde genel olarak her şey, kısa olarak bildirilmiştir. Bunları Peygamber efendimiz açıklamış, o günden beri uygulanmıştır.

    Kur'an-ı kerimde mealen, (Sakın ana-babana öf deme) buyuruluyor. (İsra 23)
    Bir kimse, ana-babasına öf demese, fakat sopa ile dövse, sonra da (Ben öf demediğim için, Kur'anın emrine uydum) dese, bu kimse Kur'ana uymuş mu oluyor? Âyet-i kerimenin manası, (Ana-babanızı üzmeyin hatta onlara öf bile demeyin) demektir. (Beydavi)

    Bunun için Kur'an-ı kerimdeki bir âyetin hükmünü öğrenmek için Kur'an tercümesine bakmak çok yanlış olur. Herkes Kur'an-ı kerimden hüküm çıkarabilseydi, hadis-i şerifler lüzumsuz olurdu.

    Hırsızlık suçtur. Bir hakim, kanunları esas almadan, sırf Anayasaya göre bir hırsıza ceza veremez. Çünkü hırsızlığın cezası açıkça Anayasada bildirilmemiştir. Birçok hükümler kanunlarla açıklanmıştır.

    Bunun gibi, dinimizin bir hükmünü öğrenmek için herkes Kur'an-ı kerime bakıp anlayamaz. Kur'an-ı kerim, hadis-i şeriflerle açıklanmıştır. Hadis-i şerifleri de anlamak büyük ilim işidir. Bunları da İslam âlimleri açıklamıştır. Onun için hiç kimseye Kur'an tercümesi okumasını tavsiye etmiyoruz. Bir okuyucu "Kur'an tercümesi, okuyarak dinsiz oldum" diye acı bir itirafta bulunmuştu.

    Tıp kitabı okuyarak, ilaç yapmak ve hastaya teşhis koymak yanlıştır. Kur'an tercümesinden hüküm çıkarmak bundan daha büyük yanlıştır. Çünkü yanlış ilaç kullanan ölebilir. Fakat yanlış hüküm çıkaran imanını kaybedip, sonsuz azaba düşebilir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Kur'anı kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa bile, muhakkak hata etmiştir.) [Nesai]

    (Kur'anı kendi görüşüne göre tefsir eden kâfir olur.) [Mekt.Rabbani]

    Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Mümin kadınlara söyle: [Yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] görünen kısmı hariç, ziynetlerini [Saç ve gerdan gibi ziynet takılan yerleri] göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar [saç, kulak ve gerdanlarını] örtsünler!) [Nur 31]

    Bu âyet-i kerimeden kadınların başörtüsünü sadece yakasına örteceği, baş ve vücudunun diğer yerlerini örtmenin gerekmediği anlaşılabilir. Gözünü neden sakınacak, ırzını nasıl koruyacak, ziynetten maksat nedir? Kına, sürme boya mıdır, altın, gümüş gibi ziynetler midir? Bu hususlar açık değildir, hadis-i şerifle bildirilmiştir. Bir âyet-i kerime meali de şöyle:
    (Ey Nebi, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına [dışarı çıkarken] cilbablarını [dış kıyafetlerini] giymelerini söyle! Bu, onların tanınıp, eza görmemelerine daha uygundur.) [Ahzab 59]

    Bu tercümeye bakıp "Kadın, tanınıp eza edilmemesi için dış elbise giyer. Tanınıp eza edilmezse, çıplak gezebilir" diyenler çıkmıştır. Bu âyetleri Resul aleyhisselamın nasıl açıkladığına bakmalıdır.

    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Kadının [yüz ve iki elinden başka] bütün bedeni avrettir.) [Mecmaul-enhür, El-mugni]

    Bu hadis-i şerifte kadının tesettürü açıkça bildiriliyor. Kur'an-ı kerimin 17 yerinde Resulullaha (De ki, bana tâbi olun) buyuruluyor. Allahü teâlânın Resulüne tâbi olup Onun bildirdiği şekilde tesettüre riayet etmelidir!

    Hazret-i Esma, ince elbise ile gelince, Resulullah efendimiz baldızına bakmadı. Mübarek yüzünü çevirip (Ya Esma, bir kız, namaz kılacak yaşa gelince, yüz ve elleri hariç, vücudunu erkeklere gösteremez) buyurdu. (Ebu Davud)

    Hazret-i Âişe validemiz buyurdu ki:
    (İlk muhacir kadınlara Allah rahmet etsin! Tesettür âyeti inince, hemen futalarını yırtıp başlarını örttüler) buyurdu. (Buhari, Nesai)

    Kadın avrettir, tesettürü farzdır. Âyet-i kerimeyi kendi görüşüne göre tefsir edip bu farzı inkâr etmek küfürdür.

    Bir kadın açık gezse kâfir olmaz. Fakat kapanmanın lüzumsuz olduğunu söylerse kâfir olur. Günah ile küfür farklıdır.

    Sual: "Teferruat" diyerek saçları açmak uygun mu? Sokağa çıkarken peruk takabilir miyim?
    CEVAP
    “Teferruat” diyerek saçları açmak haramdır. Hele kapanmaya önem vermeyenin imanı gider. Sokağa çıkarken peruk takmak zaruretsiz caiz değildir. Erkekler arasında başını açmak zarureti olduğu zaman, kadının peruk kullanması caiz ve lazım olur. Zaruret, başka çare bulamamak demektir. Sadece zaruret halinde peruk takabilirsiniz.

    Sual: Namaz, oruç, zekat ve hac ne zaman farz oldu? Tesettür ne zaman emredildi?
    CEVAP
    Beş vakit namaz, miladi 621 yılında ve hicretten bir yıl önce mirac gecesinde farz oldu. Mirac’dan önce, yalnız sabah ve ikindi namazı vardı.
    Hicret, 622 de oldu.
    Ramazan orucu, 624’te farz oldu.
    Zekat da 624’te Ramazan ayında farz oldu.
    Hac ise 631’de farz oldu.
    625 ve 627 yılında kadınlara örtünme emri geldi.

    Kadınların Peygamber efendimize gelerek sual sormaları, oturup dinlemeleri hicab âyeti gelmeden önce idi. Hicab âyeti gelince, kadın erkek artık bir arada oturulmadı. Kadınlar soracaklarını, ezvac-ı tahirattan sorup öğrendiler. Resulullah efendimiz ise 632’de vefat etti. Demek ki Peygamber efendimiz, tesettür âyetinden 5 yıl sonra vefat etti. Ondan önce tesettür yoktu. Önceki hayatını anlatıp, “Resulullah kadınlarla oturup konuşurdu, kadınlar açık gezerdi” demek yanlış olur

  5. #5
    <span style='color: #8B0000'>Tek Adam</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    8,692
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    &#199;ağdışı bir şekilde kapanmanın mantıgı yoktur.
    “Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.”

    Ülke ne zaman darda kalsa bir KEMAL çıkıyor!

  6. #6
    ayak kokusu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2008
    Mesajlar
    88
    Karizma Gücü
    0
    kıl düşmanı bu müslümanlar be,




    alayının ağda dükkanı mı vardır nedir?

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    31-10-2006
    Mesajlar
    481
    Karizma Gücü
    0
    tamamda amacın ne onu da sölesen.. iyi söyl&#252;yorsun ama ölç&#252;y&#252; biraz kaçırıyorsun..

    böyle davranırsan seni çoğu kişi dikkate almaz çok etki yrtırsan çok tepki lırsın işi bilmiyorsun çaylak..

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    06-12-2007
    Mesajlar
    68
    Karizma Gücü
    0
    &#214;RT&#220;NME AYETLERİ VE İNİŞ SEBEPLERİ;

    Hz &#214;mer bir g&#252;n Hz Muhammed'e ''Senin yanına iyi-köt&#252; her kesimden insanlar gelir.Ne olur ne olmaz sen hanımlarına ''ört&#252;n&#252;n ,evden dışarı çıkmayın''desen iyi olur''diye teklifte bulunur.Bu teklif &#252;zerine ,ört&#252;nmeyle ilgili ayetler inmeye başlar.(Ahzap suresi 33-59 ayetler) Hz Ayşe ise olayı şu şekilde aktarıyor.

    ''Biz Hz Muhammed hanımları tuvalet ihtiyacımızı gidermek için geceleri 'Menasi' denen yere giderdikHz &#214;mer de s&#252;rekli eşimiz Hz Muhammed e ''Kadınlarına söyle kapansınlar ve evden çıkmasınlar'' diyordu.Hz &#214;mer in bu teklifine karşılık eşimiz bize herhangi bir yaptırım uygulamadı ve biz yine de dışarı çıkmaya devam ediyorduk.Bir g&#252;n yatsı vakti biz Hz Muhammed hanımlarından Zem'an kızı Sevde,tuvalet ihtiyacını karşılamak için dışarı çıkmıştı.O arada Hz &#214;mer onu görm&#252;ş ve kendisine seslenerek,''Ey Sevde, bak seni tanıdım'deyip onu uyarmıştı.&#214;merinde bu seslenişten maksadı ,ört&#252;nme ayetlerinin bir an önce inmesini sağlamaktı.Sonuçta ,Hz &#214;mer bu olayı olduğu gibi Hz Muhammed e anlatınca ,bu aşamadan sonra dışarı çıkmamızı yasaklayan ve ört&#252;nmemizi emreden ayetler inmeye başladı''

    Hz Ayşe nin anlattığı bu olay dan sonra,Hz Muhammed in kadınlarıyla ilgili olan ve onların evde oturmalarını ve kendilerini örtmelerini emreden yasakcı ayetler inince ,bu kez kadınlar zor durumda kalırlar.Daha sonra Hz Muhammed ''mazeret halinde çıkabilirsiniz''demek suretiyle koşullu izin verir ama ilginç ve önemli olan bu izin gör&#252;ş&#252;-hadisilerde geçerken &#214;merin istekleri yasaklayıcı ayetlerle belirlenmektedir

    KAYNAK: Tecrid-i Sarih no:120,Buhari.Vudu 13
    Tecrid-i Sarih no:1723,Buhari AHZAP TEFSİRİ 8,Nikah 115,M&#252;slim,selam no:2170,Mercan no:1402

    Bunları neden yazdım konuyu açan arkadaş böyle bir ayet varmı yardımcı olun diyor. Evet var ama neden var; çok g&#252;zel ve seçme olan peygamber hanımlarını Hz Muhammed in çok kıskandığını bir çok ayette okuyarak öğrenebiliriz.bir başka örnek (Ahzap suresi 53 ayet)

    Bizlere d&#252;şen görev ise 1400 sene evvel kendi hanımlarının kapanması için (tabi direk söyleyemiyor diğer m&#252;min kadınlarıda katıyor) inen ayetleri yorumlayarak şimdi &#252;niversitelere t&#252;rbanlı kızlar girsin mi,girmesin mi diye tartışıp birbirimizin göz&#252;n&#252; oymak.

    saygılarımla

  9. #9
    Gri1453 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-02-2008
    Mesajlar
    1,537
    Karizma Gücü
    5
    Benim bir sualim olacak;
    Başört&#252;s&#252; kullanmayan bir bayan m&#252;sl&#252;manmıdır yoksa dinden çıkmışmıdır?
    Varmı cevap verecek bir muhterem ?
    Kafamın içine beni çok yorgun düşüren sesler üşüşüyor. Bu, günden güne artıyor...


  10. #10
    alibaba68 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2007
    Mesajlar
    1,119
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı forza 46 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ÖRTÜNME AYETLERİ VE İNİŞ SEBEPLERİ;

    Hz Ömer bir gün Hz Muhammed'e ''Senin yanına iyi-kötü her kesimden insanlar gelir.Ne olur ne olmaz sen hanımlarına ''örtünün ,evden dışarı çıkmayın''desen iyi olur''diye teklifte bulunur.Bu teklif üzerine ,örtünmeyle ilgili ayetler inmeye başlar.(Ahzap suresi 33-59 ayetler) Hz Ayşe ise olayı şu şekilde aktarıyor.

    ''Biz Hz Muhammed hanımları tuvalet ihtiyacımızı gidermek için geceleri 'Menasi' denen yere giderdikHz Ömer de sürekli eşimiz Hz Muhammed e ''Kadınlarına söyle kapansınlar ve evden çıkmasınlar'' diyordu.Hz Ömer in bu teklifine karşılık eşimiz bize herhangi bir yaptırım uygulamadı ve biz yine de dışarı çıkmaya devam ediyorduk.Bir gün yatsı vakti biz Hz Muhammed hanımlarından Zem'an kızı Sevde,tuvalet ihtiyacını karşılamak için dışarı çıkmıştı.O arada Hz Ömer onu görmüş ve kendisine seslenerek,''Ey Sevde, bak seni tanıdım'deyip onu uyarmıştı.Ömerinde bu seslenişten maksadı ,örtünme ayetlerinin bir an önce inmesini sağlamaktı.Sonuçta ,Hz Ömer bu olayı olduğu gibi Hz Muhammed e anlatınca ,bu aşamadan sonra dışarı çıkmamızı yasaklayan ve örtünmemizi emreden ayetler inmeye başladı''

    Hz Ayşe nin anlattığı bu olay dan sonra,Hz Muhammed in kadınlarıyla ilgili olan ve onların evde oturmalarını ve kendilerini örtmelerini emreden yasakcı ayetler inince ,bu kez kadınlar zor durumda kalırlar.Daha sonra Hz Muhammed ''mazeret halinde çıkabilirsiniz''demek suretiyle koşullu izin verir ama ilginç ve önemli olan bu izin görüşü-hadisilerde geçerken Ömerin istekleri yasaklayıcı ayetlerle belirlenmektedir

    KAYNAK: Tecrid-i Sarih no:120,Buhari.Vudu 13
    Tecrid-i Sarih no:1723,Buhari AHZAP TEFSİRİ 8,Nikah 115,Müslim,selam no:2170,Mercan no:1402

    Bunları neden yazdım konuyu açan arkadaş böyle bir ayet varmı yardımcı olun diyor. Evet var ama neden var; çok güzel ve seçme olan peygamber hanımlarını Hz Muhammed in çok kıskandığını bir çok ayette okuyarak öğrenebiliriz.bir başka örnek (Ahzap suresi 53 ayet)

    Bizlere düşen görev ise 1400 sene evvel kendi hanımlarının kapanması için (tabi direk söyleyemiyor diğer mümin kadınlarıda katıyor) inen ayetleri yorumlayarak şimdi üniversitelere türbanlı kızlar girsin mi,girmesin mi diye tartışıp birbirimizin gözünü oymak.

    saygılarımla
    Bak buna şaşırdım doğrusu! Allah, Ömer'in sözlerine göre mi hareket ediyormuş ki? Ömer'in bu kadar etkili olduğu çok şaşırtıcı vesselam...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •