Hayat bilinememezliktir.Bilinemeyen daima daha cazip gelir.Yaşamadıklarımı seçerdim.
Sorum: Kader kendiliğinden var mıdır, herşey önceden planlanmış mıdır ; yoksa kaderimizi biz mi çizeriz?
Hayat bilinememezliktir.Bilinemeyen daima daha cazip gelir.Yaşamadıklarımı seçerdim.
Sorum: Kader kendiliğinden var mıdır, herşey önceden planlanmış mıdır ; yoksa kaderimizi biz mi çizeriz?
Görmezden gelirsen yok olur muyum?
"Bir önyargıyı parçalamak bir atomu parçalamaktan daha zordur."
Albert Einstein
KEN K.O CHUN LEE
kaderımız kendımız cızerız..
dıle benden ne dılersen desem..ne dılersın![]()
............
imza
Sana bir soru sormamı dile.
Sorum: Sorayım mı?![]()
Görmezden gelirsen yok olur muyum?
"Bir önyargıyı parçalamak bir atomu parçalamaktan daha zordur."
Albert Einstein
KEN K.O CHUN LEE
Sor sorabildiğin kadar
Boşluğu nasıl doldurursun ?
Mutluyum çünkü .........
"İki saat sonra kalabalığın içinde, sinemadan bir dar sokağa çıkan sanki başka birisiydi.
Düşünüyordu: “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor.
Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış.
Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umuluyor.
Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu;
asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar."
Mutluyum ; çünkü düşünmüyorum ve sıradan bir hiçim.
Soru: Hiç tek gerçek varlığın kendin olduğunu , geri kalan herkes ve herşeyin senin hayatın adlı oyun için kader tarafından hazırlanmış senaryolar olduğunu düşündün mü?(Ben çok düşünüyorum; hatta bunun hakkında yazı yazacağım)
Görmezden gelirsen yok olur muyum?
"Bir önyargıyı parçalamak bir atomu parçalamaktan daha zordur."
Albert Einstein
KEN K.O CHUN LEE
pek dusunmedım
hayatta en merak ettıgın 3 soru nedır ?
............
imza
Zor bir soru oldu.
1- insanı kötü yapan nedir ? (bu cevabını aradığım bir soru kesinlikle )
başka da aklıma gelmedi
Aynı soruyu tekrar sormak istiyorum
Boşluğu nasıl doldurursun ?
Mutluyum çünkü .........
"İki saat sonra kalabalığın içinde, sinemadan bir dar sokağa çıkan sanki başka birisiydi.
Düşünüyordu: “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor.
Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış.
Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umuluyor.
Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu;
asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar."
Yaşadığımız için değil ama kendimiz ve başkalarına yaşattıklarımız için borçluyuz sanırımBorçlu muyuz yaşadığımız için?
Sabah kalktığında alabileceğin en güzel haber ne olurdu ?
"İki saat sonra kalabalığın içinde, sinemadan bir dar sokağa çıkan sanki başka birisiydi.
Düşünüyordu: “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor.
Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış.
Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umuluyor.
Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu;
asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar."
Televizyonda izlediğim sabah haberlerinde güzel bayan sunucunun "Yeryüzünde savaşsız geçen 100. yıla girmiş bulunuyoruz sayın seyirciler!" demesi olurdu sanırım.
Karanlık neden korkutur insanları?