Eski Devlet Bakanı Abdüllatif Şener ANSİAD'ın aylık toplantısında yaptığı konuşmada ülkede yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi
Eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdüllatif Şener, Türk finans sektöründe yabancılaşmanın yüzde 50'lere kadar ulaştığına işaret ederek, "Bankalardaki yabancılaşma oranı yüzde 50'ye yaklaştı. Türkiye'deki finans sektörü elimizden çıkmak üzere" dedi.
Şener, Antalya Sanayici ve İş Adamları Derneği'nin (ANSİAD) aylık toplantısında yaptığı konuşmada, 2001 yılında yaşanan ekonomik krizin ardından Türkiye'nin makro ekonomik dengelerinde önemli gelişmelerin yaşandığını bildirdi.
Geçen yılların rakamlarına bakıldığında Türkiye'nin 7,4'lük bir büyümeyi yakaladığını anlatan Şener, enflasyonun yapılan çalışmalarla tek haneye indirildiğini ancak 8-9 aralığından aşağıya düşürülemediğini söyledi. Bankacılık sektörünün büyüdüğünü, mevduatın krediye dönüşme oranının yükseldiğini, borsa değerlerinin 4-5 kata çıktığının altını çizen Şener, bunun altyapısında, dünyadaki gelişmelerin, özellikle likidite bolluğunun, uygulanan politikalara uygun zeminde ortaya çıkmış olmasının etkisinin büyük olduğunu söyledi.
Şener, ekonomide yaşanan iyi gelişmelerin bünyesinde bazı riskleri de barındırdığını, bu riskleri bir sonraki döneme taşıyabildiğini de belirterek, şunları kaydetti:
"O risk, iyi görüntülerin olduğu dönemin fiyakasını bozabilir. 2002 Kasım seçimlerinden sonra kısa süren 58. ve daha sonra 59'uncu hükümette Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldım. Pek çok kurum bana bağlandı. Bu kurumlardan biri özelleştirmeydi.Özelleştirmeyle bağlantılı olarak 59. hükümetin daha ilk ayında anlaşamadık ve bırakmak zorunda kaldım. Arkasından bankacılık sektöründe yabancı payının yüzde 10'un altında olduğu bir dönemde, ben yabancı payının bu sektörde artmasının doğru olmadığını söyledim. Ve şimdi yüzde 40'ı aşmıştır. Borsa payıyla birlikte 50'ye doğru yaklaşıyor muhtemelen. Bankalardaki yabancılaşma oranı yüzde 50'ye yaklaştı. Türkiye'deki finans sektörü elimizden çıkmak üzere. Önümüzde Halk Bankası var. Muhtemelen bu özelleştiği takdirde yabancıların alacağı bellidir. Bu demek ki, hızla 60'a doğru gitmekteyiz. Bu tempo devam ederse, bazı ülkeler var, onların durumuna gelebiliriz."
"Yabancılar hizmet sektörüne giriyor"
Yabancı sermayenin Türkiye'de sadece kar marjı yüksek olan hizmet sektörüne girdiğini, ancak diğer sektörlerle ilgilenmediğini de belirten Şener, bunun gelecek için bir tehlike oluşturduğunu söyledi.
2002 yılında yabancıların kar transferinin 89 milyon dolar olarak gerçekleştiğini bildiren Şener, bu rakamın 2007 yılında 2 milyar dolara yaklaştığını söyledi. "Üç sene sonra 5 ile 10 milyar dolar arasında olacaktır" diyen Şener, "2010 ve sonrasına bakın kar transferleri 10 milyar doları zorlayacak. Halbuki 2002'de cari açığımız 1,5 milyar dolardı. Şimdi yapısal olarak kaç liralık bir fatura yerleştirdiğimiz ve bunu kapatmak için ne yapacağımız ortada bir sorun olarak duruyor" diye konuştu.
"İşin başındaki siyasetçi rahatsız değil"
Ekonomideki bir diğer tehlikenin de düşük kur olduğunu ileri süren Abdüllatif Şener, ekonominin geleceğinin, küresel rekabette güçlü olmaya bağlı olduğunu kaydetti. Bunun sağlanabilmesi için, ekonomi yönetiminden sorumlu tüm birimlerin, kurumsal temel refleksini, küresel rekabete çevirmesi gerektiğini vurgulayan Şener, şöyle devam etti:
"Türkiye'de kur sürekli düşüyor. Bu rekabet gücünü artırıyor mu, azaltıyor mu? Türkiye ile gelişen, yükselen diğer ekonomi piyasaları arasında bazı farklar var. 2000'den bugüne kadar olan gelişme trendi itibariyle bizde cari açık var, onların hepsi cari fazla veriyor. Onlarda kur düşmemiş, bizde sürekli düşmüş. Onların rezervleri yüksek...
Hükümet veya siyasiler açısından kurun düşüyor olması temel riski ortaya çıkarıncaya kadar bir mahsur teşkil etmiyor. Kur düştüğü zaman milli gelir artıyor aslında. Yani gerçekte artmıyor da, rakamsal olarak artıyor. Milli geliri Türk lirasından hesaplıyorsun, düşük kurdan da dövize çevirip, kişi başına milli gelir 2600 dolardı, şimdi 7000 dolara çıktı dediğiniz zaman, kişi başına milli gelirin 3 kat arttığı ortaya çıkıyor. Yani bir siyasi olarak (sizi ne kadar zenginleştirdim) diyorsunuz. Bu güçlü bir söylem. Onun için kur düşüyor diye işin başındaki siyasetçi rahatsız değil."
"Cumhuriyet tarihinin en yüksek cari açıkları"
Merkez Bankası da mutlu. Çünkü kur düştükçe, enflasyon düşüşüne etki yapıyor. Maliye Bakanlığı da mutlu. Çünkü dış borçların veya döviz cinsinden borçların faizleri kur düştükçe küçülüyor. Hazine de memnun, çünkü o da, milli geliri Türk lirasından hesaplayıp, dış borçları da döviz cinsinden düşük kurdan ona göre oranlarsa, bir bakarsın ki, borçların milli gelire oranı sürekli düşüyor. Özel sektörde, 150 milyar dolara yakın dış kredi borcu çıktı. Şimdi onlar da düşük kurdan mutlular. Ama düşük kurdan dolayı herkesin mutlu olması bu ülkenin ekonomisinin doğru, sağlıklı olduğunu gösterir mi? Yarın hepsinin de saçını başını yolacağı bir noktaya götürür mü? Bence ikinci seçeneğe götürür."
Yaşanan bu ekonomik gelişmelerin ardından Türkiye'de cari açığın gün geçtikçe arttığını da ifade eden Şener, "2006 yılı cari açığı 36 milyar dolar, 2007 yılı cari açığı 38 milyar dolar. Cumhuriyet tarihinin en yüksek cari açıkları" dedi.
"Döviz açığı sorun demektir"
Şener, sigorta sektörünün yüzde 95'inin yabancılaştığını, borsa aracı kurumlarının tamamının yabancılaşma noktasında bulunduğunu ve bankalardaki yabancılaşma oranın da yüzde 50'ye yaklaştığını bildirdi.
Türkiye'deki finans sektörünün elden çıkmak üzere olduğunun altını çizen Şener, "Cari açığı kapatmak için ne olursa olsun bu durumun devam ettirilmesi gerektiğini düşündüğünüzde, para giriyor. Dünyanın en yüksek faizini veriyorsunuz. Japon ev kadınları bile, Türkiye'deki bankalara para yatırıp, kar ediyorlar. En fazla para kazandıran ülke Türkiye. Bize ait olmayan yabancı para çıktığı zaman, döviz açığı ortaya çıkıyor. O döviz açığı da sorun demektir" dedi.
"ABD krizi 2009'a kadar sürecek"
ABD'deki Mortgage krizinin etkilerinin 2009 kadar süreceğinin belirten Abdüllatif Şener, ABD'deki bu krizin Türkiye'yi de etkileyeceğini ileri sürdü. ABD merkezli finans kuruluşlarının, merkezdeki sorunlarını çözebilmek amacıyla Türkiye'deki paralarını çekeceği öngörüsünde bulunan Şener, "O para Türkiye'den gittiği zaman sorun var demektir. Türkiye tehlikeli bir sürece girmek üzeredir" diye konuştu.
-dunyagazetesi-
herkesin okumasını şiddetle tavsiye ettiğim ülkenin genel durumunu gözler önüne seren tarafsız bir yazı.
kabinenin eski üyelerinden biri olan ve aynı zamanda akademisyen olan abdullatif şener çok önemli konulara değinmiş.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
