• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    romantika adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-02-2007
    Mesajlar
    2,245
    Karizma Gücü
    6

    Orhan Seyfi Orhon - Veda

    VEDÂ
    Hani, o bırakıp giderken seni
    Bu öksüz tavrını takmayacaktın?
    Alnına koyarken vedâ busemi,
    Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?


    Hani, ey gözlerim bu son vedâda,
    Yolunu kaybeden yolcunun dağda,
    Birini çağırmak için imdada
    Yaktığı ateşi yakmayacaktın?


    Gelse de en acı sözler dilime,
    Uçacak sanırım birkaç kelime...
    Bir alev halinde düştün elime,
    Hani, ey gözyaşım akmayacaktın?

  2. #2
    Leonidas MysTeriOuS adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-06-2005
    Mesajlar
    1,031
    Karizma Gücü
    7
    teşekkür ederim nickin kadar romantik bir şiir

  3. #3
    kezman 17 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2007
    Mesajlar
    1,942
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6

    Orhan Seyfi Orhon şiirleri....




    ANADOLU TOPRAĞI

    Senelerce sana hasret taşıyan
    Bir gönülle kollarına atılsam.
    Ben de, bir gün, kucağında yaşayan
    Bahtiyarlar arasına katılsam.

    Bu bakımsız, en kuytu bir bucağın
    Bence İrem Bağı gibi güzeldir.
    Bir yıkılmış evin, harâb ocağın,
    Şu heybetli saraylara bedeldir.

    Kadîr Mevlam, eğer senden uzakta
    Bana takdir eylemişse ölümü;
    Rahat etmem bu yabancı toprakta,
    Cennette de avutamam gönlümü.

    Anladım ki: Sevda, gençlik,şeref, şan...
    Asılsızmış şu yalancı dünyada.
    Hasretinle yâd ellerde dolaşan
    Hızr'ı bulsa yine ermez murâda.

    Yalnız senin tatlı esen havanda
    Kendi milli gururumu sezerim.
    Yalnız senin dağında, ya ovanda
    Başım gökte, alnım açık gezerim.

    Hürüm derim, eskisinden daha hür,
    Zincirinle bağlansa da ayağım.
    Şimdikinden daha ferah görünür,
    Zindanında olsa bile durağım.

    Bir gün olup kucağına ulaşsam,
    Gözlerimden döksem sevinç yaşını.
    Sancağının gölgesinde dolaşsam,
    Öpsem, öpsem toprağını taşını!







    ANNEMLE HASBIHAL

    Anne, zannetme ki günler geçti de
    Değişti evvelki hissim gitgide!
    Bir hırçın çocuğum, değişmez huyum;
    Seneler geçse de ben yine buyum!
    Senden umuyorum teselli yine!
    Bugün şefkatine, muhabbetine
    Zanneder misin ki yok ihtiyacım?
    Belki eskisinden daha muhtacım!
    Dünyanın tükenmez kederlerinden
    Kalbim kırılsa da böyle derinden,
    Hayatım büsbütün ye'se kapılmaz.
    Teselli bulurum içimde biraz
    O derin sevgini hatırlarım da!
    Her gece hıçkıran dudaklarımda
    Hasretle anılan senin adın var.
    Anne, hayatımda bir tek kadın var.
    Beni aldatmadı, sevdi daima!
    Gittikçe ruhumu saran bu humma
    Başka sevgilerden yadigâr, anne!
    Sevmeyen sevenden bahtiyar, anne!

    Sorma ki başımdan çok şey geçti mi?
    Ah... eğer anlatsam sergüzeştimi!
    Nasıl terk edildim, nasıl atıldım;
    Anne aldatıldım, ah aldatıldım,
    Belki her zamandan fazla severken.
    Bir lahza bahtiyar olayım derken,
    Bilmezsin kaç gece böyle ağladım!
    Şimdi tecrübem var, artık anladım:
    Aşk, o bir masalmış, yalanmış meğer!
    Seven bir kalp için sığınılacak yer
    Yalnız o kucakmış, yalnız o dizmiş...
    İnsanlar ne kadar merhametsizmiş.






    DİYORLAR

    Ölürsem yazıktır sana kanmadan
    Kollarım boynunda halkalanmadan
    Bir günüm geçmiyor seni anmadan
    Derdine katlandım hiç usanmadan
    Diyorlar: "Kül olmaz ateş yanmadan
    Denizler durulmaz dalgalanmadan!"

    Saadet benziyor boş bir seraba
    Düşüyor her seven gönül azaba
    Gelmiyor çekilen dertler hesaba
    Diyorum: "Sebep ne bu ızdıraba?"
    Diyorlar: "Kül olmaz ateş yanmadan
    Denizler durulmaz dalgalanmadan!"





    GÖNLÜM

    Benim gönlüm bir kelebek
    Dolaşıyor çiçek çiçek.
    Tükenecek ömrü böyle
    Çırpınarak, titreyerek

    Ne şerefli bir adı var,
    Ne bir büyük maksadı var.
    Her gün biraz zedelenen
    İki ipek kanadı var!

    Sabırlıdır, gözü toktur,
    Zavallının derdi çoktur.
    Yorulunca konacağı
    Bir yuvası bile yoktur.

    Her şey ona karşı durur:
    Güneş yakar, kış dondurur.
    Bazı tutar kanadından
    Bir fırtına yere vurur.

    Benim gönlüm bir kelebek
    Dolaşıyor titreyerek.
    Zavallının bir baharlık
    Ömrü böyle tükenecek!





    MANİLER

    Sen gül dalında gonca,
    Ben dağ yolunda yonca.
    Sen açılıp gülersin,
    Ben sararıp solunca!


    * * *

    Sevdi aldattı beni;
    Güldü, ağlattı beni!
    Gittim kölesi oldum;
    Götürdü sattı beni!

    * * *

    Can işte... Canan hani?
    Dert işte!... Derman hani?
    Gönül sarayı bomboş,
    Beklenen sultan hani?





    O BEYAZ BİR KUŞTU

    O, beyaz bir kuştu, uzun kanatlı;
    Ardında ışıktan bir iz bıraktı.
    Yel gibi dağları aştı bir atlı
    Arada bir engin deniz bıraktı.

    Uzaktan gelirken derin akisler,
    Kapadı geçtiğim yolları sisler.
    Tutuştu içimde birikmiş hisler;
    Gönlümü o kadar temiz bıraktı.

    O, beyaz bir kuştu, ak kanatlıydı;
    Yel gibi dağları aşan atlıydı;
    Hayâldi, hayâlden bile tatlıydı;
    Ne ışık bıraktı, ne iz bıraktı!





    VASİYET

    Dostlarım, toplanın öldüğüm zaman;
    Riyayı bir günlük bir yana atın!
    Tutunuz tabutun kenarından;
    Bir derin çukura beni fırlatın!

    Kalınca büsbütün sizden uzakta,
    Vücudum çürürken kara toprakta,
    Uzanın rahatça sıcak yatakta,
    Yaşamak gururu içinde yatın!

    Yüz yüze getirmez bizi asırlar,
    Meydana vurulsun saklanan sırlar,
    Sayılsın şahsıma ait kusurlar,
    Korkmayın, içine yalan da katın!

    Anlayım: kimlermiş dost sandıklarım;
    Muhabbetlerini kıskandıklarım.
    Anlayım: ne boşmuş inandıklarım.
    Şu yalan hayatı bana anlatın!

    Dostlarım, anmayın artık adımı,
    Siliniz gönülden eski yâdımı.
    Kırınız sonuncu itimadımı:
    Ölünce bir daha beni aldatın.





    VEDÂ

    Hani, o bırakıp giderken seni
    Bu öksüz tavrını takmayacaktın?
    Alnına koyarken vedâ busemi,
    Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?

    Hani, ey gözlerim bu son vedâda,
    Yolunu kaybeden yolcunun dağda,
    Birini çağırmak için imdada
    Yaktığı ateşi yakmayacaktın?

    Gelse de en acı sözler dilime,
    Uçacak sanırım birkaç kelime...
    Bir alev halinde düştün elime,
    Hani, ey gözyaşım akmayacaktın?
    Tam 30 yıl saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum


    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° Egeye Hoşgeldiniz °º©

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. veda
    2005 Konuları bölümünde outcastc tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 25.09.05, 18:53

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •