Türk siyasetindeki cinler periler
20 Şubat 2008
Türk siyasetindeki cinler periler
“PKK’yı Yöneten Türkler/İhanet Çemberi” kitabını bilirsiniz. Kitap çıkar çıkmaz çok sattı çünkü. Haftalık dergilere ve gazetelere konu oldu. Bülent Orakoğlu’nun son kitabı canım..
Fakat ne yalanlayan var.. Ne de telaşlanan.. Garip değil mi? Derin sessizlik..
İhanet çemberi Türkiye’yi kuşatmasını sürdürüyor oysa: Şimdi de üniversitelerde başörtüsü serbestisi getiren Anayasa değişikliği üzerinden gerginlik çıkarıyorlar..
Türk siyasetindeki cinleri perileri tanımak için okunması gerek birkaç kitaptan biridir Orakoğlu’nun bu kitabı..
Siyasetin cinlerini hemen tanır hale geldik zaten: Cumhuriyetimizi kolluyorlarmış gibi yaparlar.. Laiklikten dem vururlar, yerinde ulusalcı, yerinde de milliyetçi naraları atarlar. Devlete çöreklenmişler.. Her on yılda bir darbe yaparak yerlerini sağlamlaştırırlar..
Darbe yapabilmek için de gerginlik çıkarır, milleti çatışmaya sürüklerler. Hizbullah’ı, PKK’yı kurup görünüşte onunla mücadele ederler. Bülent Orakoğlu’nun tespiti da bu: “Abdullah Öcalan, ABD güdümlü Ergenekon örgütünün bir üyesiydi. İlk eğitimini bu örgütün içinde almıştır. ABD, İngiltere ve İsrail derin devletleri ile bizim Ergenekon’un ortak kararıyla, Türkiye’deki ayrılıkçı iç dinamikleri kontrol etmek amacıyla, Öcalan’a bir terör örgütü kurma görevi verilmiştir.”
Aldanmayın bağımsızlıktan söz etmelerine.. Siyasetin cinleri tam bir uşaktır.. ABD, İngiltere ve İsrail’in maşasıdır yalnızca..
“Ayrılıkçı iç dinamikleri kontrol etmek” bahanesiyle terör örgütü bile kurarlar.. Bu yüzden Türkiye’de genç olmak zordur.. Cin çarpar gençleri.. Gel de teröre kurban verilen gençler için yanma..
İnin cinin top oynadığı Türkiye’de aydın olmak zordur. Aydın, milletine ve devletine karşı görevini ifa etmek isteyince canından olur çünkü.. Bu yüzden gerçek aydınlar köşelerine çekilip susarlar. Gerçeklerin sözcüsü olmayı deneyen aydın, bu hareketinin bedelini can vererek öder: “Uğur Mumcu ile Eşref Bitlis’in ölüm tarihlerine dikkat ediniz: Mumcu ölmeden birkaç gün önce, Cumhurbaşkanı Özal’dan gizli bir konuyu görüşmek için randevu talep etmiş, konu hakkında Bitlis’e de telefonla bilgi vermiştir. Mumcu, bu görüşmeden birkaç gün sonra suikasta uğramış, konu hakkında açıklama yapacağını söyleyen Bitlis Paşa da hemen arkasından hayatını kaybetmiştir.” diyor Bülent Orakoğlu.
Ortaya fırlayıp avazı çıktığı kadar bağıranlar var ya.. Profesörler, yazarlar, gazeteciler ve sanatçılar.. Alayı cindir..
Tek yöntemleri vardır: Toplumu gerip çatışma çıkarmak.. Çatışmaya sürükleyebilmek için iki tarafa da mevzilenirler. 12 Eylül öncesinde gördük, hem sağcıdırlar, hem solcu.. Günümüzde de görüyoruz, hem İslamcıdırlar, hem de ateist, laik.. Orakoğlu’nun tanıklığı da bu yönde: “Ergenekon Operasyonu’nda, bu yapılanma içinde bulunan bazı kişilerin Hizbullah terör örgütü içinde aktif rol oynadığı belirlendi. Bu ilişki, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’a düzenlenen suikastı bir kez daha gündeme getiriyor. Çünkü Okkan suikastını işlediği söylenen sanıkların dosyasında, suikastın sanıklar tarafından işlenmediği yazılı.”
Görüyorsunuz: Hizbullah’ı kurup terör yoluyla sözde şeriatı getirecek olanlar da cin.. Yasa dışı terör örgütleri üzerine giden ciddi devlet adamlarını ortadan kaldıranlar da cin.
Amaç çatışma çıkarmak olunca.. Sünnilerin de ön saflarında yer tutar cinler, Alevilerin de.. Gerçekte din iman nedir bilmezler..
Bakmayın Cumhuriyet’i, laikliği ve devleti savunuyor görünmelerine.. Ne devlet tanırlar, ne TBMM, ne Cumhurbaşkanı, ne Başbakan, ne de Paşa :“Geçmişte, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’na suikast düzenlediler. Genelkurmay Başkanı olmasını engellemek istediler. Fakat kurşun bir albaya isabet etti. Aynı kişilerin Başbakan Erdoğan ile birlikte TSK’nın üst düzey komutanlarından birkaçını hedef aldıkları istihbaratı güvenlik birimlerini harekete geçirmiş durumda...” diyor Orakoğlu.
Cinler kişisel çıkarları uğruna devleti de satarlar, milleti de.. Devletin kasasını boşaltırlar.. Bankaları hortumlarlar.. En büyük rüşveti alırlar. ABD, İngiltere ve İsrail’den aldıkları güçle hareket ederler zaten..
Deniz Baykal’ın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı neyle korkuttuğuna bir bakar mısınız: “Mekanizmanın düğmesine bastın.Türkiye’de neyin olacağına karar verme imkanı kayboldu. Önümüzdeki süreç seni de aşar.”Daha önce de İsmet İnönü Adnan Menderes’e “Seni artık ben de kurtaramam!” demişti.. CHP cinlere dayanarak siyaset yapma geleneğini temsil ediyor..
Baykal’a göre düğmeye basıldı ve cinler harekete geçti..Daha önce nasıl 27 Mayıs’ın, 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün, 28 Şubat’ın ve 27 Nisan’ın şartlarını hazırlayıp siyasete müdahele ettilerse.. Yine cinler iş başındalar imiş..
Hap aynı numarayı yapar cinler: Halkı meydanlara dökecekler. Medyadan darbe çığırtkanlığı yapacaklar. Üniversitelerde kazan kaldıracaklar..Bürokraside cinler çok güçlüler..Üniversiteler cinlerin ocağı.. Medya da borazanı..
Yüksek öğretimde türban yasağını kaldırmayı amaçlayan anayasa değişikliği, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü zor bir kararın eşiğine getirdi: Gül, Türkiye ile, siyasi misyonu ile toplumsal gerginlikleri kaşıyan, milletimizi bir çatışmanın içine sürükleyerek darbe hazırlığı yapan cinler arasında kaldı. Bereket versin, Abdullah Gül siyasetteki cini periyi bilir..
Siyaset bu ülkede zor iş. Okuyup yazmak da zor iş.
Ya hiçbir şey okumayın, düşünmeyin, sorgulamayın bir şeyi ve rahat edin... Onlar da rahat etsin... Onlar? Bizim satılmışlar canım...
Ya da Necip Fazıl Kısakürek’in “Sakarya” şiirini okumaya hazırlanın. “Yüzüstü çok süründün ayağa kalk Sakarya” dizelerini okumak zorunda kalabilirsiniz çünkü..
Günün birinde umarım, Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Sünni, Alevi, Dindar, Ateist, Liberal her kim varsa nüfus cüzdanı Türkiye Cumhuriyeti tarafından verilen, tek bir noktaya kilitlenir ve bu ülkenin başındaki tek belanın “cinler” olduğunu anlar...
Kaynak...http://www.haber7.com/artikel.php?artikel_id=141563
Gerçekten ufuk açıcı bir yazı.Her Türk vatandaşının bu yazıyı okuyup,doğru bildiklerini bir daha gözden geçirmesi lazım.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla