• Reklam

Anket: kızlarıma mektuplar

+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    sadece konuk alara adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-03-2004
    Mesajlar
    6,811
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    Kızlarıma Mektuplar (Emre Kongar) Özeti,Konusu,Karakterleri ve Yorumları

    Kitabın Adı Kızlarıma Mektuplar
    Kitabın Yazarı Emre KONGAR
    Yayınevi ve Adresi Remzi Ktabevi, İstanbul
    Basım Yılı 2001


    KİTABIN ÖZETİ
    Emre KONGAR bu kitabında; Amerika Birleşik Devletleri'ne eğitim-öğretim görmek amacıyla, birer yıl arayla giden ikiz kızlarına hitaben yazdığı 22 mektubu okurlarıyla paylaşmaktadır. Mektuplar; her ne kadar hasretlik ve gurbette olmaktan dolayı duygusal öğeler içerse de, yazarın baba kimliğinden daha çok bilim adamı kimliğini ön plana çıkarmaktadır. Okur, kitapta, yazarın kızlarıyla doğumlarından bu yana olan ilişkilerine göz atma fırsatı bulurken aynı zamanda büyük kentte yaşayan, ebeveynleri çalışan çocukların dünyasını inceleme ve bunları Türk toplumu açısından değerlendirme olanağı bulmaktadır. Mektupların hemen hemen hepsi "Sevgili Kızlarım" hitap sözüyle başlayıp "...babanız" imzasıyla bitmekte ve okur çok rahatlıkla "kızlarım" sözcüğü yerine kendi adını koyup mektupların muhatabı, "...babanız" sözcünü değiştirip bir anda mektupların yazarı durumuna gelivermektedir.

    Bir babanın çocuklarıyla birlikte geçirdiği yılların ardından, onlar evden şu veya bu nedenle ayrıldıklarında kendisiyle hesaplaşma zamanı gelmiştir. O halde yapılacak ilk iş kendisini sorgulamak olmalıdır. Birlikte geçen yılları irdeleyip "daha nasıl yararlı olabilirdim?" ve "çocuklarıma daha fazla katkı yapmanın yolları nelerdir?" sorularının yanıtlarını arayarak ulaştığı sonuçları yine onlarla paylaşması gerekmektedir. İlk mektuplardaki duygusallık, "keşke şunları yapsaydım da bunları yapmasaydım" ikilemi şeklindeki iç hesaplaşma öğeleri, daha sonraki mektuplarda yerlerini, evden ayrılan çocukları belirli süre göremeyecek olmaktan kaynaklanan koruma ve yol gösterme içgüdüsüyle oluşturulmuş öğütlere bırakmaktadır.

    Mektuplar, gidenle kalanın birlikte geçirdiği yılları irdeleyen, mektubu yazanın kendini sorguladığı hatta tüm yaşamı analiz ettiği ve ulaşılan sonuçların paylaşıldığı en yalın dille yazılmış, samimi itirafları ve yaşam sentezini kapsayan yazın eserleridir.

    İnsanlar zaman zaman evlerinin pencerelerine gelip gece dışarısını seyrederler. Her yanan ışık bir evi, her ev bir aileyi, her aile birçok yaşamı barındırır içerisinde. Kim bilir o evlerde yaşanan sevinçler ve üzüntüler nelerdir? Ne tür olaylar ve duygular yaşanıyordur? Oysa tek başına bakıldığında her yaşam ayrı bir bireye aittir ve ona özeldir. Dolayısıyla birey zamanın ve mekânın sonsuzluğunda aslında yapayalnızdır. Bu yalnızlığı en iyi genç kızlarımız algılar. Çünkü onlar; hem bu evrensel düzenin, dünya denen küçük gezegendeki yaşam biçimini, insanlığı sürdürmekte çok önemli bir işlev sahibi olduklarının bilincindedirler, hem de erkeklerden ve yetişkinlerden daha duyarlı olduklarından, içinde bulundukları evreni, bedenlerinin ve ruhlarının her zerresinde hissederler.
    Böylesine üstün bir işleve, hatta insanlığın devamını sağlamaktan tek sorumlu olarak kendisini gören genç kızlarımız ne kadar özgürdürler? Aslında, hür irademiz sandığımız şey, genlerimizin belirlediği iç güdülerimizden ve çevremizin koşullandırdığı alışkanlıklardan ibarettir. Erkek egemen toplumlar yüzyıllardır kızlarımızın özgürlüklerini engellemeye çalışmışlar ve günümüzde de bu çabalarına devam etmektedirler. Oysa başta erkeklerin, sonra da toplumdaki tüm bireylerin özgür olabilmeleri için kızlarımıza sonuna kadar güvenilmeli ve onlara tam özgürlükleri verilmelidir.

    Kıskançlık, hürriyeti engelleyen en önemli öğedir. Zira pek çok kişinin öne sürdüğü gibi, erkeğin sevdiğini başkasına kaptırma korkusundan ya da rekabet duygusundan değil sadece ve sadece ilkel bir egoizmden kaynaklanır kıskançlık. Erkeğin kıskandığı, kadının konuştuğu ya da selam verdiği kişi değil doğrudan doğruya, kadının, erkeğin denetimi dışında yani özgür iradesiyle davranması olgusudur. Çünkü kıskanan ve bunu şiddet yoluyla dışarı vuran erkek, aslında ilkel bir anlayışla, kadını malı gibi gören, onun özgürlüğünü ve özerkliğini, kısacası, kadının da kendisi gibi bir insan olduğunu reddeden erkektir. Hiç unutulmamalıdır ki kıskançlık hele hele aşırı kıskançlık, sevginin değil, ilkelliğin belirtisidir ve hiçbirimizin ilkel olma hakkı ya da özgürlüğü yoktur.

    Her genç kız güzeldir! Fiziksel görünüm şüphesiz insanın kişiliğinin önemli bir parçasıdır. Ama yüzümüzün ve bedenimizin her parçasını değiştirme olanağı sağlayan estetik ameliyatların artık çok yaygın olduğu günümüzde, iç dünyamız ve bunun yansıması olan tutum ve davranışlarımız bir insanı güzelleştiren ya da çirkinleştiren daha önemli öğeler halini almıştır. O yüzden yaşama gülümsenmelidir. Çevredeki insanlara pozitif elektrik verilmeli, sempatik olunmalıdır. Güzel olmanın bir başka yönü de empatik olmaktan yani kendimizi başka insanların yerine koyabilme yeteneğinden ve vicdani dengeleri yerli yerine koyabilmekten geçer. O halde güzel-çirkin kız ayrımı, sempatik ve empatik olanlarla duyarsız ve kaba olanlar arasındadır.

    Kızlarının ABD'deki eğitimleri boyunca yazmaya devam ettiği mektupları topladığı bu eserinde; Prof.Dr. Emre KONGAR'ın, yıllar boyu, gerek devlet kademelerinde gerekse özel sektörde elde ettiği yaşam deneyimlerinin bir çoğunu bulmak olası. Kitap, bir babanın kızlarına duyduğu sevginin toplumun içinde ve dışında, onlara hiç bir karşılık beklemeden aktarmasının yollarını gösteren bir rehber olarak ele alınıp okunmalıdır.

  2. #2
    tatlibela adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-02-2005
    Mesajlar
    3,913
    Karizma Gücü
    8
    sevgıyı hıssedıyorsunuz mektuplarda tavsıye ederım



    İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze ...Bundandır böyle dibe vuruşumuz...

  3. #3
    zakkum adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-10-2007
    Mesajlar
    882
    Karizma Gücü
    5
    çok beğenmiş ve sevmiştim bu kitabı.dersler çıkarmıştım.
    .................................................

  4. #4
    suakar1996
    Ziyaretçi
    aslında çok güzel bi kitap ama emre kongarın kızlarıma mektuplarıma okuyunca daha sevmeye başladım.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    28-03-2010
    Mesajlar
    335
    Karizma Gücü
    3
    mektuplar iyi,21. yy da bitirdim,tarimizle yüzleşmek biraz kendine göre mi
    güncel politikadan olbildiğince uzak

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •