Noyan DOĞAN
Vakıflar Yasası ile Lozan delinmiş mi oldu
Geçen hafta Meclis `te kabul edilen Vakıflar Kanunu `nun mazisi sanıldığı gibi yeni değil. Vakıfların mal edinmesi ile ilgili düzenleme, bir önceki hükümet yani, Bülent Ecevit hükümeti döneminde yapıldı.
Önce bir durumu ortaya koyalım, sonra tespiti yaparız. Bugün, Osmanlı `dan intikal eden ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temsilen yönetilen toplam 41 bin 500 vakıf bulunuyor. 4 bin 400 tane de yeni vakıf var. Bunlardan sadece 161 tanesi cemaat vakıflarına ait.
Bu arada yeri gelmişken yapılan bir yanlışı da düzeltelim. Cemaat vakıfları, yabancı vakıf demek değil. Bu ikisi hep karıştırılıyor. Cemaat vakıfları, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları tarafından kurulmuş vakıflardır. Dediğimiz gibi sayısı da 161 adet. Zaten son günlerdeki tartışma da işte bu cemaat vakıflarından kaynaklanıyor. Daha doğrusu bir bardak suda fırtına kopartılıyor.
Hani Lozan deliniyor, ülke elden gidiyor denilen ve geçen hafta da Meclis `te kabul edilen Vakıflar Kanunu var ya, aslında sanıldığı gibi bu kanunun mazisi çok da yeni değil. Sadece kamuoyu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer `in "veto ettiği yasa" olarak biliyor.
Vakıflar Yasası , 92 maddelik bir kanun ve eski cumhurbaşkanı bunun sadece dokuz maddesini geri çevirdi. Geri kalanları ise kabul etti. İşte bugün tartışılan ve cemaat vakıflarının mal edinmesini düzenleyen madde, Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilmemiş, aksine kabul edilmiş maddedir.
Akıllara şöyle bir soru da gelebilir: Neden durduk yerde Vakıflar Yasası `na ihtiyaç duyuldu? Cevabı ise çok basit... Vakıflarla ilgili dağınık ve bizi de Avrupa `ya karşı başımızı ağrıtan mevzuatı bir araya getirip, derleyip toplamak için. Ve bu süreç de 2003 yılında başladı.
İlk düzenleme Ecevit hükümeti döneminde yapıldı
Nitekim, vakıfların mal edinmesi ile ilgili düzenleme, bir önceki hükümet yani, Bülent Ecevit hükümeti döneminde yapıldı. Bunu da, bugün hararetli bir şekilde Vakıflar Yasası `na itiraz eden, "Lozan deliniyor" diyen MHP çok iyi biliyor.
Hatta biraz daha eskiye gidelim. 1935 yılında çıkan Vakıflar Yasası ile cemaat vakıflarının 1936 yılında beyanname vermeleri suretiyle mal varlıkları kabul edildi ve vakıf olarak tescilleri yapıldı. 1936 yılından, 1974 yılına kadar da cemaat vakıfları mal edinme haklarını sürdürdüler. Cemaat vakıflarının mal edinmesi ile ilgili yasa da dediğimiz gibi Ecevit hükümeti döneminde çıkmış bir uygulama.
İşte bugünkü Meclis `ten geçen yasa da, zaman içinde vakıflarla ilgili yapılmış düzenlemelerin bir anlamda derlenip, toparlanıp, tek bir kanun çatısı altında toplanmış hali.
Dikkatinizi çekerim, üçüncü şahıslara geçmiş olan cemaat vakıflarının mallarının iadesi bu yasa ile düzenlenmiş değil. Burada da bir yanlış anlaşılma var.
Devredilecek malların sayısı 100`ü geçmez
Daha da önemlisi bu vakıfların yeni mal edinebilmeleri için 1936 yılında beyanname vermiş, bu malı mutlaka orada beyan etmiş olmaları ya da hali hazırda tasarrufları altında bulunuyor olması gerekiyor. Veya da birisi bu vakıflara bir mal bağışlamışsa, bu malın iadesi söz konusu. Bu şekildeki malların sayısı da öyle sanıldığı kadar abartılı değil. Topu topu 100`ü geçmez.
Sözün özü, Vakıflar Yasası ile Lozan Anlaşması delinmiş olmadığı gibi aykırı da bir durum içermiyor. Şu anda yasanın sadece üç-dört maddesi tartışılıyor. Oysa yukarıda da değindiğimiz gibi bu yasa 92 madden oluşuyor ve bunların içinde özel vakıfların yaşamını sürdürebilmesi, yeni vakıf kurulabilmesi ile ilgili önemli düzenlemeler de var.
Bundan sonra AİHM `de taraf olabileceğiz
Ayrıca Vakıflar Yasası `nın gözden kaçan, hiç bahsedilmeyen bir getirisi daha bulunuyor. Bu yasa ile Vakıflar Genel Müdürlüğü yurtdışındaki -ki, bu sadece Yunanistan , Macaristan değil- Suriye `deki, Libya `daki bize ait olan eski eserlerin hem tespitini yapabilecek hem de onları onarabilecek. Daha da ötesi Vakıflar Yasası , Türkiye `ye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi `nde (AİHM ) davada taraf olma ehliyetini kazandırmış oluyor.
Peki bu ne anlama geliyor? Herhangi bir ülke bize ait bir tarihi eseri yok etmek isterse ki, örnekleri çoktur, ya da amacının dışında kullanmaya kalkarsa dava etmek suretiyle AİHM `e götürebileceğiz.
Şimdi soruyorum: Vakıflar Yasası ile Lozan mı deliniyor, vatana ihanet mi ediliyor?
Kaynak : http://www.tumgazeteler.com/?a=2584492
Gördüğünüz gibi bu yasanın vatana ihanetle bir alakası yok.
Kartel medyanın halkımızı nasıl yanlış bilgilerle kandırmaya çalıştığının bir ispatı daha.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
Liboş gazetecileri çok gördük. Bi çıkarı olmasa, çıkan yasa lehinde bir yazı yazmaz. 





