SİNSİCE, KALLEŞÇE VE HAİNCE…
Türban yasası Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün masasındaydı 10 gündür, bir türlü çok istediği halde onaylayamadı. Halkın tepkisinden çekindi, büyük olaylara sebep olacağını düşündü belki de…
Bunun için kamu oyuna hissettirmemek için planlar yapılmalıydı ve yapıldı da ağababaları tarafından. Geçen yıl ulusça yapılması için bas bas bağırdığımız askeri harekat, ne ABD tarafından ne de AB tarafından onaylanmamıştı. Türk askerinin Kuzey Irak’a girmesi istenmiyordu ve giremezsiniz diyorlardı…
Geçtiğimiz ay birden bire her şey değişiverdi, yeşil ışıklar yakıldı ABD tarafından ve AB’de bu sınırlı izne olumlu sinyaller verdi. Kimseler sesini çıkarmadı ve uçaklarımız boş dağları bombaladı. Arada geçen aylar içerisinde PKK dağları boşaltmış kampları terk etmişti geçen süre içerisinde…
Boş durmadı elbette AKP, kamuoyu dikkatinin sınır ötesi hava harekatında olduğundan söz verdikleri yasaları belli kişilerin itirazından başka karşılık görmeden sessizce gerçekleştirdiler. Hava harekatının yanı sıra valilerin bizzat dağıtımda görev aldığı kömür kamyonları evlere gitti akın akın. Televizyonlarda beyin uyuşturan diziler ve programlar hiç durmadı…
Şu an AKP Anayasası Amerika’da Colombia Üniversitesinde ve ABD’nin isteklerine uygunluğu hukukçu bilim adamlarınca inceleniyor. Bizi ilgilendirecek anayasamızın bir maddesi hakkında bilgimiz olmamasına rağmen…
Vakıflar yasasını onayladılar sessiz sedasız, birkaç vatan severin isyanı haricinde halkta hiçbir tepki olmadı. Bilmiyorlar ki bu yasanın ne anlama geldiğini ve ülkemizden neler götüreceğini. Direnişe geçen Tekel işçilerine Ankara’nın bilmem kaç derecelik soğuğunda su sıktırdılar, insanlar havalarda uçuştu. Ve babalar gibi sattılar Tekel’i yabancı bir şirkete…
Sıra Türban imzasına geldiğinde halkın bütün tepkisizliğine rağmen çekindiler bu işe beyaz gömleği giyerek başlayanlar. İnsanlardan cılız da olsa tepkiler yükselmeye başlamış ve üniversiteler de kaynamaya başlamıştı…
Yine ABD planı kondu ortaya, her detayı tasarlanmış. Son günlerde Türkiye’ye gelen ABD yetkilileri türbanın sessiz sedasız ve tepki görmeden Abdullah Gül tarafından onaylanması için Kuzey Irak’a kara harekatının yapılmasını tezgahladılar…
Bu günkü yazısında Bekir Coşkun Ağabey, harekattan 48 saat önce askerimizin kara harekatına başlayacağının YouTube tarafından dünyaya duyurulduğunu iddia ediyor. İşin komikliğini düşünebiliyor musunuz?
Hatta usta yazar bu haberin kaynağının, komutanlarımızın özel telefonlarının dinlenmesinden ortaya çıktığını vurguluyor. Ve yabancı basından alkışlar yükseliyor, bütün ülkeler söz birliği etmiş gibi kara harekatı hakkınızdır diyor…
Dün hakkımız değildi de, bu gün neden hakkımız oluyor?
Yıllardan beri kış aylarında hiçbir faaliyet gösteremeyen PKK için eksi 30 derecede Mehmetciklerimizi Kuzey Irak’a göndererek toplumun milli duygularını kabarttılar ve bu arada Abdullah Gül, yasayı kaşla göz arasında imzalayıverdi…
Farkında değimlisiniz oynanan kalleş oyunların?
Farkında değimlisiniz sinsi planların?
Farkında değimlisin bu hainliğin?
Osmanlının son zamanlarında uygulanan kaleyi içten çökertme uygulamasından ne farkı var bu günkü yaşadıkllarımızın?…
Afrikalı; “Beyaz adam geldiğinde elinde incil vardı, bizimse toprağımız ve doğal zenginliklerimiz. Gözlerimizi kapatıp dua etmemizi istediler, gözümüzü açtığımızda bizim elimiz de İncil, onların ellerinde de topraklarımız ve doğal zenginliklerimiz vardı” ve biz bu duruma düşürüldük…
Sorarım size aylardır tonlarca bombalar atıldı dağlara, kaç tane PKK’lı öldürüldü? Göreceksiniz bu kara harekatında da elimiz boş döneceğiz…
Unutmayalım ki siyaset tıpkı sigorta poliçesi gibidir, verilenler büyük harflerle yazılıdır, alınanlarsa okunamayacak derecede küçük harflerle…


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla