• Reklam
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,063
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    Dağda PKK Şehirde Perihan Mağden





    ABD ve AB’nin Türkiye’ye yeni dayatmalarından biri “vicdani ret” hakkının tanınması. Vicdani ret dedikleri kişisel bir hak değil. Tersine Sevr anlaşmasından kalma bir müeyyide. Sevr’de Türk Ordusu’nu terhis eden madde Türk Ordusu’nun sadece silahlarını değil, askerlerini de dağıtmasını isteniyordu. Bugün de vicdani ret hakkı temelinde İkinci Cumhuriyetçi, dinci, bölücü tüm yayın organlarında aynı talebin bayrağını yükseltiyorlar. Kısacası Türk Ordusunun Türk gençlerini askere alma hakkının kaldırılmasını istiyorlar.



    Peki şehit anneleri kendisine gerçekten küfür etmiş mi acaba? Kendi dediğine göre kendisine “PKK’nın cariyesi”, “ABD, İsrail uşağı”, “ABD’ye defol git” denmiş. Cariye kelimesini kendi değerler sistemi içinde niçin küfür olarak kabul ediyor ki? Perihan Mağden, Ece Temelkuran’a Mehmet Y. Yılmaz (ki kendisi her ikisini de ben parlattım ama daha çok Perihan’ı parlatmam gerekti diyerek olaya açıklık getiriyor) Ece’yi tercih etti diye tüm entel camianın ortasında “medya orospusu” diye küfretmemiş miydi? Kendisi kariyer hırsından küfrediyor. Acılı bir şehit anası küfrettiyse acısından etmiştir.
    Perihan Mağden isimli bir yazar, keskin (keskin dedikleri de küfürbazlık) tarzıyla bu konuya el atmış. Doğal olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunları çerçevesinde Genel Kurmay Başkanlığı “halkı askerlikten soğutmak amacıyla propaganda” yaptığı için hakkında suç duyurusunda bulunmuş. Savcılık da dava açmış.

    Tüm yaygara bundan kopuyor. Vay efendim Perihan Mağden’e nasıl dava açılırmış! AB bu rezalete ne dermiş! Düşünce suç olur muymuş!

    Bu kadar yaygara karşısında Perihan Mağden kimdir diye sormadan edemiyoruz. Haşa Tanrı mı bu kadın? Yoksa haklarında her dava açıldığında kıyamet koparılan Orhan Pamuk, Murat Belge, Baskın Oran tayfasıyla birlikte bu kadın peygamber soyundan mı geliyor?

    Türkiye’de kanunlar herkes için var. AKP iktidarı döneminde özellikle başbakanın talimatlarıyla hiçbir dönemde görülmediği kadar basın ve yayın organlarına dava açıldı. Özellikle TÜRKSOLU’nun yazarları gibi Atatürkçü, milliyetçi ve devrimci yazarlar zaten 50 yıldır bu ülkede düşüncelerini korkusuzca dile getiriyor. Davaysa dava, saldırıysa saldırı göğüslüyor. Ama ne hikmetse genellikle Cihangir sakini, çifte vatandaşlık sahibi, ABD ve AB sivil örgütlerinden maaşlı bir kısım için en hukuki yollardan bile hesap verme mekanizması tamamen kapalı.



    Bunlar düzenin bir numaralı bekçileri. Büyük medya patronlarının halkın parasını hortumlayarak bunların önüne attıkları birkaç kemik bile, enselerinin şişmesi, göbeklerinin yağ bağlamasına yetecek kadar büyük bir rantı mümkün kılıyor kendilerine. Bizlerin vergileri teşvik primi olarak bedava patronlarına, oradan da bunların cebine gidiyor. Niçin? Sadece Cumhuriyet’e, Atatürk’e, Türk milletine, Ordusuna ve milletin kutsal saydığı ne kadar değer varsa “düşünce (hakaret) özgürlüğü” çerçevesinde küfür etsinler diye.

    Küfür ve hakaret her ülkede ve her hukuk sisteminde suçtur. Kişilere yönelik olduğunda da suçtur. Toplu halde bir millete olduğunda daha büyük suçtur.

    Ama bunlara ne dava açmak mümkün, ne de kazayla savcılar cesaret edip dava açarsa medya tekelinin linç mekanizmalarından kurtulmak mümkün.

    Bunlar halka ve hukuka karşı dokunulmazlık zırhıyla donanmış bir avuç faşist elit. 1980’den önce ABD bunları ellinde silahla sokağa salmıştı. Şimdi “neo-ülkücüler” ellerinde dolarlar ve ucundan kan damlayan kalemleriyle halkı sindirmeye çalışıyorlar. Doğrudan ABD askerinin işgale geleceği gün için çalışıyorlar. Değişmeyen tek şey var. Hukuk bunlara işlemiyor.

    Yasaya “Amerikancılar, AB’ciler, bölücüler yargılanamaz” maddesi koysunlar

    Bu faşist elitler size ve milli değerlerinize hakaret etseler dava açamazsınız. Dava dilekçesi verseniz savcılar korkudan sararır. Dava açılsa adalet bakanı, dışişleri bakanı, başbakanı, ABD Büyükelçisi, AB Komiseri kükrer, hakimleri tehdit eder.

    En son örnek Perihan Mağden davası. Dava açıldıktan sonra tüm medya ve dış misyonlar ayağa kalktı: “Perihan Mağden yargılanamaz.”

    Hukukta eğer bir suç varsa, suçu ispat edilene kadar herkes masumdur. Eğer kanıtlarla suç ispat edilirse herkes aynı cezayı çekmek zorundadır. Ama bunlar hukuku tanımıyorlar. “Suç bizim için yoktur dolayısıyla masumiyetimizi ispatlamak zorunda da değiliz” diyorlar. Aslında bugünkü Türkiye şartlarında hüküm giymeyeceklerini de çok iyi biliyorlar. Hayatları boyunca kimse kıllarına dokunmamış ki. Mahkemeye gidip peşlerindeki basın ordusuyla şov yapmalarının tek amacı hukukçuları, savcıları ve hakimleri tamamen sindirmek.

    Kopardıkları yaygara sebepsizdir. Mahkemelerden niçin korkuyorsunuz? Suçsuzsanız beraat edersiniz. Suçluysanız kanıtlarıyla bu ortaya konur. Herkes gibi bedelini ödersiniz. Bu ülkede herkes hukuken sorumlu ama bunlar her şeyden sorumsuz olmak istiyorlar.

    Öyle ki Mısır Çarşısı bombalamasının baş “kilit ismi” Pınar Selek’in adı “sosyolog Pınar Selek” oldu. Ve “sosyolog Pınar Selek asla yargılanamaz” diye tüm dünyayı ayağa kaldırdılar. Niye ki? Sosyolog diye özel bir canlı türü mü var? Bunlar bomba atamaz mı? Atsa yargılanamaz mı? Sonunda Pınar Selek’i kurtardılar ama nasıl? Çok şikayet ettikleri yargının ve hukuk mekanizmasının ağır davranması sayesinde. Pınar Selek PKK’ya yardım ve yataklıktan hüküm giydi ama zaman aşımı dolayısıyla kurtuldu. Böylelikle suçu bu kadar sabit olan ve teröristbaşı Apo’nun bile “DTP’nin başına geçirin” diyecek kadar PKK’nın içinde gördüğü birini hukukun elinden kurtardılar.

    Avukat Kemal Kerinçsiz ve onunla birlikte davalara müdahil olan şehit anneleri Perihan Mağden ve benzerleri tarafından “faşist, linççi, meczup” ilan edilip hakarete uğruyor. Dilekçe vermek, suç duyurusunda bulunmak Anayasal hak değil mi? Mahkemeler hak arama kurumları değil mi? Neye itiraz ediliyor? Karşılarınızdakiler silah mı sıktı? Sizi tehdit mi etti?

    Bu faşist elit grubu için hukuk devleti uygun değil. Resmi faşizm kurulsun istiyorlar. Bunlara kalsa, AB komiserleri dayatsın, ABD baskı uygulasın, kanunlara ve Anayasa’ya “Amerikancılar, AB’ciler, bölücüler yargılanamaz, dokunulmazlık hakları vardır” ibaresi konsun. İki ayrı hukuk ve iki ayrı tebaa yaratılsın.

    Protesto hakkı bir tek Türklere yok

    Mahkemelerde yargılanmayı reddettikleri gibi, sıradan vatandaşın olan biteni protesto etme hakkını da elinden almak istiyorlar.

    Perihan Mağden gibileri sivil itaatsizliği savunur. Her türden otorite karşıtı eyleme hayrandır. Herkesi demokratik olmaya, her şeyi protesto etmeye çağırırlar. Hiçbir değerin kutsal ve dokunulmaz kabul edilmemesini isterler.

    “Aşırı militarist bir toplumuz. Asker görünce ağlıyoruz. Bu kutsallık aşılmalı” diyen Perihan Mağden protestonun hedefi kendisi olunca en faşizan söylemlerle kin kusmaya başlıyor.

    Mahkeme günü televizyonlarda, polisin Perihan Mağden’in etrafında koruma duvarı ördüğü, kendisini ABD Başkanı gibi koruduğu, milleti kendi adliyesine girmekten bile alıkoyduğu görüldü. Ama utanmazca bunu yetersiz buluyorlar. Polis protestocuları korumuş, onları çembere almış, onların kendisine hakaret etmesini sağlamış. Oysa protestocular aslında linççiymiş. Yakalanıp, tutuklanmaları gerekirmiş. Kendisi o kadar polisin yanında bile çok korkmuş. Üç gün uyuyamamış. Arka kapıdan kaçmış.

    Kendisini bu kadar korkutan ne? Sultanahmet Adliyesi’ne topu topu elli tane yaşlı şehit annesi ve avukatları toplanmış. Herkesin yaptığını yapıyorlar. Slogan atıyorlar. Kızgınlıklarını dile getiriyorlar. Türk bayrağını açıyorlar. Perihan Mağden’e bu bile batıyor. Derya Sazak’a diyor ki: “Onlar bayrak değildi. Sopalarıyla beni döveceklerdi.”

    Perihan Mağden küfür tekelini ilan etti

    Tüm medya ayağa kalkıyor: “Perihan Mağden’e saldırı. Büyük ayıp. Mahkeme basıldı.” Peki nasıl saldırılmış? Taş mı atılmış? Yumruk mu yemiş? Hayır. Orada megafonlu bir şehit annesi varmış. O da Perihan Mağden’e güya hakaret etmiş. Perihan da çok korkmuş. Saldırıya bak.

    Eğer küfür etmek terörist saldırı ise Türkiye’nin en büyük teröristi Perihan Mağden’dir. Kendisi hakaretlerden çok etkilenmiş. Kızına da etkilenmesin diye televizyonu izletmemiş. Peki soruyoruz kendisine, kızına kendi köşe yazılarını okutuyor mu? Her türlü hakaret, küfür diz boyu. Kendisi de itiraf ediyor. Hakkında en çok dava açılan yazarlardan biriymiş ama neden: “Kimin hakkında yazı yazsam hakaret davası açıyor.”

    Perihan’ın “düşünce suçu”ndan hüküm giymeyeceği kesin. Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı sabit olanlar artık ne yazık ki bu ülkede hüküm giymedikleri gibi, başbakan dahi yapılabiliyor. Ama böyle giderse kendisi “küfür suçlusu” olarak cezalandırılabilir. Ama kesin bundan da bir korkusu yoktur. Bunların tazminat cezalarını da patronları ödüyor. Yoksa bu kadar küfür ve hakaret etmeye nereden cesaret etsinler.

    Peki şehit anneleri kendisine gerçekten küfür etmiş mi acaba? Kendi dediğine göre kendisine “PKK’nın cariyesi”, “ABD, İsrail uşağı”, “ABD’ye defol git” denmiş.

    Cariye kelimesini kendi değerler sistemi içinde niçin küfür olarak kabul ediyor ki? Kendi romanlarında (yine merak ediyoruz kızına da okutuyor mudur acaba) her türlü yoz cinsel ilişkiyi allayıp pullayıp topluma mal etmeye çalışmıyor mu?

    Ellerinden gelse şehitlerin analarını da katlederler

    Ama olay günü bir dakika için bile Türk milli değerleri içinde düşünebildiğini varsayarsak, belki gerçekten de şehit annelerinin kendisine küfür ettiğini duymuş olabilir.

    Perihan Mağden, Ece Temelkuran’a Mehmet Y. Yılmaz (ki kendisi her ikisini de ben parlattım ama daha çok Perihan’ı parlatmam gerekti diyerek olaya açıklık getiriyor) Ece’yi tercih etti diye tüm entel camianın ortasında “medya orospusu” diye küfretmemiş miydi? Kendisi kariyer hırsından küfrediyor. Acılı bir şehit anası küfrettiyse acısından etmiştir.

    Ve ellerine bir fırsat geçmiş gibi kudurgan bir şekilde şehit annelerine saldırıyorlar. Şehit anneleri küfür etmiş, tehdit etmiş, saldırmaya yeltenmiş, suç işlemiş ama polis onları izlemiş. Murat Belge şehit annelerini “çağdışı faşizmin yeni araçları” ilan ediyor. Diğer yazarlar şehit annelerini Türkiye’yi medeni AB ve Batı karşısında rezil etmekle suçluyorlar.

    Ateş düştüğü yeri yakar. Bunların mahallesinde bir tane bile şehit yoktur. Bir kez bile bir şehit anasının neler çektiğine şahit olmamışlardır. PKK teröristlerinden, vicdani retçilerden tutun, nesli tükenen balinalara kadar her nesnenin hakkını savunacak kadar hümanisttirler. Ama bir kez yazılarına bu vatanın çoğunluğunu oluşturan gerçek evlatlarının ve analarının acıları giremez. Onların vatana ihanet karşısında duydukları öfkeyi anlayamazlar. Bırakın şehit anasını, cenazesi olan, kaybı olan herkese Türk toplumunda saygı duyulur, teskin edilmeye çalışılır. Anlayış gösterilir. Perihan Mağden ile çarşaf çarşaf röportaj yapan o kadar gazete şehit annesi niye haykırıyor diye tek bir soru sordu mu? Tersine şehit annelerini anlamaya çalışmayı bir tarafa bırakın, alenen basın ve yayın aracılığıyla şehit annelerini linç etmeye çalışıyorlar.

    Büyük medyanın demokrasi kahramanı ilan ettiği başka bir neo-ülkücü olan Ahmet Altan da, Atatürkçü gençler kendisini üniversitede protesto etti diye, öğrencilerin hapse atılması, TÜRKSOLU’nun kapatılması için 312. maddeden suç duyurusunda bulunmuştu. Perihan Mağden ise bu sefer şehit annelerini hedef seçiyor.

    Türk gençlerinin Batı uşağı PKK teröristlerince katledilmesi yetmiyor bunlara. Dağdaki terörü kente taşıyorlar. Şehitlerimizin anısını koruyan analarına saldırıyorlar. Tutuklatmak, hapse tıkmak istiyorlar. Ellerinden gelse şehitlerimizi yaşatan her şeyi yok ederler. Kalan ömürlerini evlatlarının uğruna şehit olduğu değerleri korumakla geçiren şehit analarını ortadan kaldıracakları gibi, şehitliklerin de üstüne medya plaza dikerler.

    Atatürkçülere kurşun serbest, işbirlikçilere karşı dava dilekçesi vermek bile yasak

    Son sözümüz her türlü düşünce suçuna karşıyım diyenlere. Cumhuriyet gazetesi ve bazı yazarları bu bahaneye sarılıp, Perihan Mağden’i protesto eden şehit annelerini “faşist saldırgan” ilan etti.

    Atatürkçüler, devrimciler düşüncelerinin ve davalarının uğruna bugüne kadar her şeyi göze aldılar. Hep saldırıya uğradılar. Bu ülkede düşüncelerinden dolayı vurulan, kurşunlanan ve katledilen sadece ve sadece Atatürkçü aydınlar oldu. Bir tane bile tersi örnek gösterilemez.

    Ne Uğur Mumcu, ne Bahriye Üçok ne de Deniz Gezmiş kimseden düşünce özgürlüğü dilenmedi. Zaten düşünce ancak uğruna ölüm göze alınırsa özgürdür. Bunu ise sadece emperyalizme başkaldırmış Atatürkçü, devrimci, milliyetçi aydınlar göze alabilir.

    Ama Perihan Mağden gibilerin kimse kılına dokunmaz. ABD ve AB kanatları altında her türlü hak kendilerine tanınmıştır. Korkuları komik ve gereksiz. Her zaman korunmuş, el üstünde tutulmuş ve yükseltilmişlerdir. Atatürkçülere kurşun sıkmak hep serbest olmuştur. Bunlara karşı ise bir dava dilekçesi vermek bile yasak.

    Ancak çok küfrettikleri Türk mahkemeleri ve güvenlik güçlerine dua etsinler. Allah korusun, amaçlarına ulaşırlar ve bu ülke Irak gibi Batı emperyalizminin işgaline uğrarsa, Türk mahkemelerinin yerini Türk öfkesi ve direnişi alır. Ali Kemal birkaç gün daha sabretseydi “yüz elliliklere” dahil olup Avrupa’ya tüyebilirdi.


    http://www.turksolu.org/110/ozsoy110.htm

    Buyrun size Liberal demokrat biri
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  2. #2
    Son_Mohikan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    5,827
    Karizma Gücü
    7
    Yazar g&#252;zel noktalara değinmiş. Perihan Mağden gibileri bu &#252;lke fazla rahat...

  3. #3
    Son_Mohikan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    5,827
    Karizma Gücü
    7
    Lütfen silinsin...
    Bu mesaj en son " 26.02.08 " tarihinde saat 23:14 itibariyle Son_Mohikan tarafından düzenlenmiştir...

  4. #4
    Aboca adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-03-2005
    Mesajlar
    1,099
    Karizma Gücü
    0
    Aaaa Artık vatan hainleri sayısı artıyor. Kıçının &#252;st&#252;nde oturarak Gazi muamelesi görecek vekillerimiz. Ama partizan namuslu ve m&#252;sl&#252;man kılığındakiler bunu görmez.
    Mongol, Yuan, Türk,Kazak, Çekez, Gücü,Ermeni, Rum, Arap,İngiliz, Yahudi, Fransız ne dersen de anlamı "bir"dir.Anlamı Türk'dür.Anlamı İnsandır.

    Yalan söylüyorlar, iiki doğru yanında bir yanlışıda götürüyorlarsa durumun korkmadan Bu yalancı cihana karşı.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    16-10-2007
    Mesajlar
    56
    Karizma Gücü
    0
    sevr anlaşması ile lozan arasında fark yok.bakın maddelrine aynı.ikisninde bize tanıdığı sınırlaraynı.osmanlının olunca köt&#252; gösteriliyor tabiki.ayrıca &#252;lkemizde yunanlılar dışında kimseylede savalılmamış.yapılanlar sadece halkla olmuş.kemalistlerin teksavaşı sakarya.

  6. #6
    Bilge Kaan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-08-2005
    Mesajlar
    1,405
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı kaosx tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    sevr anlaşması ile lozan arasında fark yok.bakın maddelrine aynı.ikisninde bize tanıdığı sınırlaraynı.osmanlının olunca kötü gösteriliyor tabiki.ayrıca ülkemizde yunanlılar dışında kimseylede savalılmamış.yapılanlar sadece halkla olmuş.kemalistlerin teksavaşı sakarya.

    Sevres ve Lausanne antlaşmalarına göre karşılaştırmalı Türkiye haritası.


    Bonum vinum lætificat cor hominum

  7. #7
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,063
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    birileri Perihan ablalarını öv&#252;yordu ama ne hikmetse bu konuya uğramaya korkuyo
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    16-10-2007
    Mesajlar
    56
    Karizma Gücü
    0
    yalan safsata haritaları kullanmasan ii olur.resmi ideolojinin yalanları bunlar.italyanlarla yunnalıların ege bölgsinde birbirleri ile savaştığu sölenmez bu &#252;lkede.italynların &#252;lkeyi terkedrken silahlarını kemale verdiğide.lozanda inön&#252; şimdiki başbaknlr gbi elpençe olmuş gerekli dersleri alark gelmiştir.yani ona bazı drsler verilmiş bu ödevleri yap denilmiştir.

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    22-02-2008
    Mesajlar
    134
    Karizma Gücü
    0
    Perihan Mağden'in bırakın bir insanı, bir karınca öld&#252;rd&#252;ğ&#252; nerde gör&#252;lm&#252;ş?

  10. #10
    N-BAYRAK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2007
    Mesajlar
    5,476
    Karizma Gücü
    6
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------
    Bu mesaj en son " 07.03.08 " tarihinde saat 17:56 itibariyle N-BAYRAK tarafından düzenlenmiştir...
    Nasılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...

    Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. 34 askerimizin katili dağda öldürüldü
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde dalamper tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 22.10.11, 02:09
  2. 34. şehirde 34. müzik festivali
    2006 Konuları bölümünde GokSan tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 02.04.06, 01:47
  3. Altı şehirde 47 tango gecesi
    2005 Konuları bölümünde destina tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 06.09.05, 10:21

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •