Bu anlamsız kaçışlar da nesi anlayamadım.
Bir isim koymak istedim bulamadım
Niye ki bu kaçışın ? uzaklarda bensiz yol alışın...
Yoksa yüreğin başka birini mi ister .Tıpkı benim seni istediğim gibi...
Kalbin onun için mi atar,onun yolunu gözler,büyük bir şevkle istekle?
Tıpkı benim sende yanıp sende tutuştuğum,
gece gündüz demeden yollarını gözlediğim gibi...
Anlarsın aslında beni
ne düşündüğümü ne hissettiğimi değil mi ?
Seni sensiz yaşamak kolay mı sanırsın?Maviye çalan umudumun kararması,
iliklerime kadar sen dolan ruhumun sancısını bilirmisin söyle?
Yaralı ceylan gibiyim işde.
Issız dağ başında bir başına duran çam ağacı gibiyim
sensizliği her hatırlayışımda sessizce feryad eder yüreğim ,
savrulur dallarım bir o yanaa bir bu yana
Uğuldar durur sessizlik kokan acımasız rüzgarlar ,
hırpalar bedenimi...
Geleceksin,
geleceksin de bir omuz verecek
beni doğrultacaksın diye beklerim,
bıkmadan,
usanmadan...
Kanayan yaramın pıhtılaşması mümkün mü söyle ?
Göz pınarlarım kurur mu sence ?
Mayıl mayıl bakışların hayal olmaktan çıkar,
çıkar da değer mi yüreğime ?
gözyaşlarımla yeşerttiğim çimlerde
el ele koşarmısın benimle ?
Susma Canımın içi!
Yüzümün gönlümün neşesi,Sözümün en şirin hali,
gönül sızım, Ulaşılmazım,imkansızım,
benim biricik sevgi yumağım ;
cevap ver sessiz kalma ne olur.Hadi durma konuş
yoksa gönlümdeki nazlı kır çiçekleri solacak!
Oysa küçük bir bakışın yetecek.
Yetecek işde,tüm derdime tasama,
Küçük bir bakışın ışık olacak alacakaranlığıma
Mah-cemalinin şulesinde gönüllü kavrulduğum
susma hadi çık gel
bitsin! bitsin bu kabus dolu özlem
buram buram hasret kokan gönlüm
yerini sevince bıraksın
Hadi,Daha çok bekletme...