Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’a başlattığı tarihi kara harekatı ile ilgili kamuoyunda bir çok soru ortada dolaşıyor. Herkes birbirine soruyor. Ama yanıtları hep ortada kalıyor. Bunu fırsat bilip, ortalığı manipüle edenler de var. Biz de bu çok konuşulan soruların yanıtlarını sizler için araştırdık. İşte, Kuzey Irak’a başlatılan kara harekatı ile ilgili en çok merak edilen sorular ve yanıtları…

- Herkes bahar aylarında bir kara harekatı bekliyordu. Hatta, bazılarına göre, bu kara harekatı hiç yapılmayacaktı. Neden, bahar beklenmedi ve kışın ortasında bu kara operasyonu başlatıldı?

-Doğrudur bu soru çok soruluyor. Ancak, bu beklenti PKK’da bile vardı. Yani, örgüt de, TSK’nın baharda bu harekatı gerçekleştireceğini düşünerek, planlarını ona göre yapıyordu. O zaman, bu harekatı herkesin beklediği bir dönemde davul zurna ile sırf şov amaçlı yapmanın bir anlamı yoktu. Bu nedenle, hava şartları kökenli risk katsayısını yüksek tutsa da, TSK, en doğru olanı yaparak, ‘Düşmanı beklenmedik yer ve zamanda hazırlıksız vur’ mantığı ile bu harekatı başlattı. Hava harekatları ile ağır darbeler alan ve demoralize olan örgüt psikolojik çöküntünün ardından kara harekatı ile böylece iyice köşeye sıkıştı.

-Türkiye, Kuzey Irak’ta ne kadar kalacak? İleri dönemde ABD ile Türkiye arasında Irak üzerinde bir gizli pazarlık mı var? Operasyon, Irak’ta dengeleri değiştirir mi?

- Aslında ideal olan karlar eriyene, bahara dek bu bölgenin kontrol altında tutulması. Ancak, Türkiye’nin üzerine çullanmaya hazır uluslararası kamuoyunun tepkisini çekmemek ve bölgede, bu harekatı ‘Türkiye, tarihi rüyasını gerçekleştirerek PKK bahanesi ile Irak’ı işgal edecek’ diye tanıtmaya çalışan Arap ve Kürt çevrelerine taviz vermemek amacı ile olabildiğince seri bir harekat gerçekleştiriliyor. Görünen mantık, TSK’nın bu işi tamamen bitirmeden ve bir daha gerek kalmadan oradan çıkmayacağı yönünde. Ama, bu noktada, siyasi ve askeri dengeler birbiri ile karşı karşıya gelmiş durumda. Bu yüzden, kısa bir süre daha devam edecek. Operasyonun uzunluğu Türkiye’nin yurtdışında kuracağı kamuoyu ile de doğrudan orantılı. Irak’ta bundan böyle daha güçlü bir Türkiye olacağı tezi de yanlış sayılmayacak.

- Harekattan önce gerekli hazırlıklar tamamlanmış mıydı?

- Bu harekat için aylar öncesinden hazırlıklar büyük bir gizlilikle yapıldı. Genelkurmay, harekatla ilgili tüm generalleri tekrar tekrar özel eğitimlerden geçirdi. Komando birlikleri, Özel Kuvvetler kış koşulları konusunda sayısız tatbikatlar yaptı. Operasyonlarda, askerlerimizin hava koşullarından olumsuz etkilenmemesi için dünyanın en modern ordularında kullanılan teçhizatlar (-30 dereceye dek dayanıklı) temin edildi. Hedefler de önceden tespit edildi.

-Harekat nasıl devam ediyor?

- Harekat artık bir şehir efsanesi haline gelen ‘10 bin askerle yapılıyor’ şeklindeki iddialarla gelişigüzel gerçekleşmiyor. Önceden, titizlikle belirlenen PKK’nın atar damarı konumundaki taktik hedefler çember altına alınarak imha ediliyor. Kimi noktalarda Özel Kuvvetler, kimi yerlerde de, komando birlikleri kullanılıyor. Harekatlarda, modern savaş teorilerinde olduğu gibi yoğun hava desteği de kullanılıyor. Helikopterlerle de ilgili hedeflere timler atılıyor. Sınır bölgeleri, Kandil Dağı çıkışları ve Irak’ın güneyine çıkışlarda da hat oluşturularak kaçma ve sızmalar engelleniyor.
Talabani, Barzani ve DTP merkezli gösteriler bu harekatın iyi gittiğinin göstergesi

-Operasyonla ne sağlanacak? Kara harekatının gerçek amacı ne?

-Dünyanın hiçbir yerinde terörü tamamen sıfıra indiremezsiniz. Ancak, terörizmin ana damarlarını keser ve yeniden çok zor ayağa kalkar hale getirebilirsiniz. İşte, bu harekatta da, zamanında Dağlıca baskını yapabilir hale gelen PKK’yı bu tür terör eylemlerini yapamaz hale getirmek amaçlanıyor. Ayrıca, bununla, örgütte alınan darbelerle psikolojik bir çöküntü ve seri çözülmelerin olacağı hesaplanıyor.


- Harekat bitince PKK terörü bitecek mi?

- Yukarıda belirttiğimiz gibi terörü tamamen yok etmek mümkün değil. Kimse istemez ama ileride terör örgütü yeni eylemlere girişebilir. Ancak, bu örgütün eski gücünde olduğu anlamına gelmeyecektir. Eylem sayısının, harekatın tamamen başarılı olması ile hissedilir derecede azalması bekleniyor. Sonrasında atılacak sosyal adımlar da bu süreçte çok önemli.

- Şehit sayısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Çok mu yoksa böylesine bir harekat için normal mi?

-Tabii ki, gönül bir askerimizin bile burnunun kanamamasını ister. Her bir şehidimizin de canının her şeyden değerli olduğunu bu millet ve TSK çok iyi biliyor. Ancak, maalesef bu kadar geniş çaplı zorlu bir coğrafyada, karşınızda gerilla harbi uygulayan ve 20 yılı aşkın süredir bölgeyi avucunun içi gibi bilen bir terör örgütü ile mücadelede kayıplar verilebiliyor. Dünyada benzeri bir askeri yoğunlukta, verilen kayıp ortalamaları ile kıyaslandığında şehit sayısının yüksek olmadığını söylemek mümkün.

-Şehitlerimiz daha artar mı?

Her harekatın ilk aşamalarında böylesine rakamlarla karşılaşmak normal. Ancak, zamanla bu rakamın düşmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

- ABD, verdiği siyasi ve istihbarat desteği karşılığında Türkiye’den taviz koparmaya çalışacak mı? İstihbarat desteği nasıl sağlanıyor?

-ABD mutlaka Afganistan’a Türkiye’nin askeri desteğini arttırması, Kuzey Irak’ta Kürt gruplar ile Ankara’nın daha yakın olması ve İran’a karşı ortak hareket edilmesi dahil bazı konularda bastıracaktır. Ancak, Türkiye’nin ABD’yi köşeye sıkıştırmasında en önemli faktör, Ankara olmadan bölgede enerji, güvenlik ve Büyük Ortadoğu projesinde adım bile atamayacağını anlamasından kaynaklanıyor. Ayrıca, ABD, PKK’nın kendi planlarını da bozduğunu gördü.

-Şehit sayısı Genelkurmay’ın açıkladığı kadar mı? Sağda solda, ‘Aslında çok daha fazla ama saklanıyor’ diye farklı rakamlar empoze etmeye çalışıp moral bozanlar var. Bir de, bu kadar PKK’lı terörist öldürüldü? ‘Peki o zaman resimleri nerede?’ diye soranlar var.

-Bu konu tamamen manipülasyon amacı ile özellikle pompalanıyor. Böylesine sayı çok olsa, TSK’nın mantıken şehit olan askerleri nasıl saklasın ve onların ailelerine nasıl hesap versin? Sonra bir aile çıkıp, ‘Benim çocuğumu nerede demez mi?’ Bu tür söylentilere itibar etmek boş yere tuzaklara düşüp, moral bozmaktan başka bir işe yaramaz. Öldürülen PKK’lılara gelince, TSK yıllardır uluslar arası konvansiyonlar gereği öldürülen teröristlerin resimlerini yayınlamıyor. Ama, Genelkurmay’da bununla ilgili detaylı bir arşiv ve istihbarati bilgi depolanıyor.

-‘Harekat ABD’nin verdiği hedef direktifleri ile yapılıyor. Ya bizi yanlış yerlere yönlendiriyorlarsa’ deniliyor. Bu doğru mu?

-ABD’den anlık istihbarat (actionable intelligence) desteği alınıyor. Ancak, bu bilgiler bölgedeki Türk istihbarat kaynaklarının teyidi ile hedef haline getiriliyor. Ayrıca, ABD istihbarat uçaklarında Türk personel de buluyor. Sivil hedefleri kapsamaması için ikinci bir süzgeçten geçiriliyor. Yani, hedefleri bizzat TSK belirliyor.

-Bu kara harekatı taktik olarak iyice değerlendirildi mi? Kimilerine göre, gündem değiştirmek için yapıldı deniliyor?

-Bununla ilgili hazırlık son bir aydır büyük bir gizlilikle yapılıyor. Tek gündem maddesi ise, PKK terör örgütünün ayağa kalkamaz hale gelmesi. Ankara’da kimse, Mehmetçik üzerinden siyaset yapmaz, bunu yapmak isteyenlere de izin verilmez.

-Hükümet ile askerler arasında üniversitelerde türbana serbesti getiren düzenleme konusunda ‘sessiz bir gerginlik var’ deniliyor. Bu harekatta hükümet ve ordu arasında uyum nasıl?

Evet türban üzerinden bir gerginlik olabileceğinden bahsediliyor. Ancak, Kuzey Irak harekatı, Atatürk’ün, ‘Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır’ mantığı ile hükümet ve asker arasında tam bir uyum ve koordine içinde gerçekleştiriliyor. Devlet artık böylesine önemli bir konuda, sapla samanı birbirinden ayırt edebiliyor.

-Barzani ve Talabani, sık sık Türkiye’ye tepki gösteriyor. Bu onların Kuzey Irak’ta TSK’ya silah doğrultabileceği anlamına mı geliyor?

Bu tamamen Barzani ve Talabani’nin tribünlere oynaması. Yoksa, bunlara bakılsa, bugüne dek, ‘Türk askeri toprağımızdan bir adım atarsa, gereken karşılığı veririz’ diyen Barzani’nin elli kere bir şeyler yapması gerekirdi. Bu noktada, ABD, her iki Kürt lider üzerinde suflör olarak vazifesini yapıyor.

-Bu harekat için gerekli uluslar arası kamuoyu hazırlandı mı?

Türkiye tüm diplomatik ve askeri temsilcilikleri ile yurtdışında haklılığını ve Kuzey Irak harekatını neden yaptığını anlatmak için dev bir diplomatik harekata girişmiş durumda. Gelen sinyaller bunun başarı ile yapıldığını gösteriyor.

-Harekatlar devam edecek mi? Askeri çözümün tek başına yeterli olmadığı biliniyor. Peki, terörün tamamen çözülmesi adına stratejik ve siyasi kalıcı kazanımlar için başka neler yapılıyor?

- Harekatlar devam edecek. Belki bu kara harekatından sonra hava ve kara konseptinde yenileri de gelecek. Yine de, bu harekatla en ağır darbe vurulmaya çalışılıyor. Askeri hareketin kalıcı kazanıma çevrilmesi için de, hükümet, halen PKK’nın hızla çözülmesi ve katılımların sıfırlanması amacı ile kapsamlı bir plan üzerinde çalışıyor. Bölge ile ilgili önümüzdeki dönemde yeni paketlerin açıklanması gündeme gelebilir

-Türkiye topraklarındaki PKK varlığı ne olacak?

Tahminler, PKK’nın halen Türkiye’de kırsalda mevcudiyetinin olduğu yönünde. Nasıl Kuzey Irak’ta bir operasyon yapılıyorsa, savaş sanatındaki kuvvet dağılımı çerçevesinde, içeride de aynı hızda iç güvenlik operasyonları yapılıyor. Terörle mücadelede bu kez çıkılan yol bu kez çok uzun soluklu ama bir o kadar da yüksek moral ve sabır gerektiren bir süreç olacak.


kaynak : http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/Ga...3&p=1&rid=4369