• Reklam
1 sonuçtan 1 --- 1 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    06-10-2007
    Mesajlar
    415
    Karizma Gücü
    0

    Neydi?...Uğur Mumcu

    NEYDİ?...

    Son günlerde birçok kimse sık sık “Atatürk’ün dış politikası”ndan söz edip Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine dayandığını ileri sürüyor.
    Atatürk’ün dış siyaseti neydi? Bu siyaset hangi ilkelere dayanmaktaydı? Atatürk, bu siyaseti uygularken ne gibi anlaşmalar yapmıştı? Bu siyasetini belirleyen ne gibi sözler söylemişti? Atatürk, dış siyaset anlayışını 1920’lerde şu sözleri ile tanımlar:

    – Biz batı emperyalistlerine karşı yalnız kurtuluş ve bağımsızlığımızı korumakla yetinmiyoruz. Aynı zamanda Batı emperyalistlerinin, kuvvetleri ve bilinen bütün araçlarıyla, Türk ulusunu emperyalizme araç yapmak istemelerine engel oluyoruz. Böylece bütün insanlığa hizmet ettiğimize inanıyoruz...

    Atatürk, pantürkist ve panislamist siyasetleri 1 Aralık 1921 günü şöyle eleştirir: – Büyük hayaller peşinde koşan, yapamayacağı şeyleri yapar gibi görünen sahtekâr insanlardan değiliz. Büyük ve hayali şeyleri yapmadan yapmış gibi görünmek yüzünden bütün dünyanın kinini, memleketin ve milletin üstüne çektik. Biz, panislamizmi yapamadık. Belki “yapacağız, yapıyoruz” dedik. Düşmanlar da “yaptırmamak için bir an önce öldürelim” dediler. Panturanizm yapmadık. “yapıyoruz, yapacağız” dedik. Ve yine “öldürelim” dediler. Bütün dava bundan ibarettir.

    Mustafa Kemal, bu konuşmasında da dış siyaset anlayışını şöyle özetler:

    – Haddimizi bilelim. Biz hayat ve bağımsızlık isteyen milletiz. Ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı veririz.


    Kurtuluş Savaşından hemen sonra Lozan Anlaşması imzalanır. Anlaşma Musul sorununu çözmüş değildir. Musul görüşmeleri sürerken “Şeyh Sait İsyanı” çıkar. Türkiye bu kargaşa için¬deyken Milletler Cemiyeti, Musul’un İngiliz mandaterliğindeki Irak’a verilmesini kararlaştırır.
    Türkiye, hemen o günlerde Sovyetlerle “Saldırmazlık Anlaşması” imzalar. Arnavutluk, Bulgaristan ve Yugoslavya ile “Dostluk Anlaşmaları” imzalanır. 5 Haziran 1926 günü Irak ve İngiltere ile anlaşmazlık sona erdirilir. 1926’da İran ile “Dostluk Anlaşması” imzalanır. Yine 1926 yılında Fransa ile, Suriye nedeniyle bir “Dostluk ve İyi Komşuluk Anlaşması” imzalanmıştır. 30 Mayıs 1928’de de İtalya ile “Tarafsızlık Anlaşması” imzalanarak Musul sorunu yüzünden gerginleşen ilişkiler yumuşatılır. Yunanistan ile de barış ve dostluk köprüleri kurulur.
    Aynı yıllarda Türkiye, savaşı yasaklayan pakta girer ve silahsızlanma toplantılarına katılır. “Balkan Paktı” ve “Sadabat Paktı” ile barış ve dostluk çemberini genişletir. Atatürk, ölümünden önce 2. Dünya Savaşıünın çıkacağını ve bu savaşta neler olabileceğini yakın arkadaşı General Ali Fuat Cebesoy’a şöyle anlatır:

    – Avrupa’da birkaç maceracı, Almanya ve İtalya’nın başında zorla bulunuyorlar. Karşı karşıya geldikleri zayıf adamların aczinden cüret alıyorlar. Bunlar bugün dünyayı kana bulamaktan çekinmeyeceklerdir. Eski dostumuz Rus Sovyet hükümeti, acizlerle maceracıların yanlış hareketlerinden yararlanmasını bilecektir. Bunun sonucunda dünyanın durum ve dengesi tamamen değişecektir. İşte bu dönem sırasında doğru hareket etmesini bilmeyip en küçük hata yapmamız halinde başımıza mütareke yıllarından daha büyük felaketler gelmesi mümkündür...

    Atatürk’ün dış siyaseti, antiemperyalist ve barışçıdır. “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinin amacı da budur.
    Bugün, dış siyasetimiz “Atatürkçü” değil “Amerikancı ve Bushçu” bir yörüngededir. Böyle günlerde “Enver Paşa serüvenciliği” ile “Mustafa Kemal gerçekçiliği”ni yeniden değerlendirmemiz gerekiyor. “Enver Paşa serüvenciliği” yabancı devletlere dayanıp bu devletlerin emperyalist amaçlarına uygun “fetihler”e girişmek ve bu yüzden de eldeki yurt topraklarını kaçırmaktır.
    “Mustafa Kemal gerçekçiliği” ise bölgedeki emperyalist güçlere karşı yurt topraklarını koruyarak, bu topraklar üzerinde “bağımsız” ve “çağdaş” bir devlet kurup Türkiye’yi dünyada ve bölgede bir barış ülkesi yapmak ve Türkiye’nin bölge ülkelerine karşı emperyalizmin aracı olarak kullanılmasına engel olmaktır.
    ABD, Irak’ın Kuveyt’i işgalinden sonra bölgeye “tek süper güç” olarak yerleşiyor. Bu emperyalist siyasete destek olmanın, Atatürk’ün antiemperyalist ve barışçı dış siyaseti ile ne ilgisi olabilir?

    (Cumhuriyet, 8 Eylül 1990)

    UĞUR MUMCU
    Bu mesaj en son " 11.10.08 " tarihinde saat 17:37 itibariyle FLoRa tarafından düzenlenmiştir... Neden: başlığa yazar ismi eklendi

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Uğur Mumcu
    2005 Konuları bölümünde PaSTaFaRYaN tarafından açılmış
    Yanıt: 25
    Son Mesaj: 24.01.07, 19:33
  2. Uğur Mumcu Dosyası
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 12
    Son Mesaj: 30.04.06, 17:51
  3. Uğur Mumcu...
    2005 Konuları bölümünde bacanak tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 09.02.05, 22:26

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •