Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, üniversitelerdeki mevcut gerilimlerden hükümeti sorumlu tuttu.
Antakya Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Kadının ekonomik gücü" konulu toplantıda konuşan Yalçındağ, bugün itibariyle, özünde tamamen kadınları ilgilendiren bir sorunun, ülkeyi kamplara ayırdığını ve gerginleştirerek, neredeyse bir kriz haline dönüştürdüğünü aktardı.
Sorunu 2 anayasa maddesine indirgeyerek çözmeye çalışmanın doğru bir yöntem olmadığına daha önce de dikkat çektiklerini hatırlatan Yalçındağ, ayrıca anayasa değişikliklerinin karşı karşıya kalacağı muhtemel hukuki engellerin de iyi hesap edilmediğine işaret ettiklerini dile getirdi.
Gelinen noktada, bu söylediklerinde haklı çıktıklarını dile getiren Yalçındağ, "Hükümetin, Anayasa Mahkemesi kararını beklemeyi tercih ederek, hukuki çerçeveyi tamamlamaktan vazgeçmiş görünmesi, konuyu YÖK ile Üniversitelerarası Kurul arasında bir çatışma noktasına taşıdı. Dahası YÖK Başkanı aracılığıyla, üniversite rektörlerine yönelik olarak, mevcut hukuki çerçeveyi zorlamaları yolunda tavsiye ve icbar mahiyetinde ki telkinlerin gündeme gelmesi gerilimi tırmandırdı. " dedi
Üniversite öğrencileri arasında gözlenen gerilimin, öğretim üyelerine ve en üst yönetime kadar sıçradığını belirten Yalçındağ, "YÖK'ün, Üniversitelerarası Kurul'u bir ortak olarak değerlendirmesini ve ahenkli bir işbirliğinin şartlarını oluşturmasını beklerdik. Ne yazık ki, geldiğimiz noktada siyasi ortamdaki diyalog ve uzlaşma anlayışından uzaklaşma eğilimi kurumlarımıza da sirayet etmiş bulunuyor." şeklinde konuştu.
Bugün içinde bulunulan gergin ortamın, hükümetin önceki dönemde demokratik ve ekonomik açılımları ile sağladığı güven ortamını da zedelediğini söyleyen Yalçındağ hükümetin, devlet yönetiminin, siyasi partiler arası rekabetin, ana eksenini kalkınma politikaları, uluslararası rekabet gücü, AB süreci, çocukların geleceği gibi konular oluşturması gerektiğine işaret etti.
Siyasi partilerin bu konular üzerinden birbirleriyle yarışması gerektiğini sivil toplum, akademi ve medyanın da bu sürece katkıda bulunması gerektiğinin altını çizen Yalçındağ, bu konularda atılacak adımların Türkiye'yi daha güçlü bir demokratik, ekonomik ve sosyal yapıya kavuşturacağını sözlerine ekledi.