• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    ...almina... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2008
    Mesajlar
    894
    Karizma Gücü
    0

    İyi bir sorunuz var mı?:

    SORU SORMAK...


    Büyük bir bilim adamına, yetişmesindeki en büyük etkenlerin neler olduğunu sormuşlar. Bilim adamı, “Annem,” demiş. “Annem, okuldan döndüğüm her gün, ‘ Bugün güzel bir soru sordun mu?’ derdi. Beni yetiştiren en önemli etken budur.”

    Soru sormak zekanın işlerliğidir.

    Eğer soru sormayı durdurursanız, soru sormaya izin vermezseniz o ortamda zeka işlerlik kazanamaz, kişilik gelişemez.

    Sorusu olmayan, hep yanıtı olan bir kültür geri kalmış kültürdür.

    Otokrasinin hep yanıtı vardır, sorusu yoktur.

    Demokrasinin hep sorusu vardır, yanıtı araştırmadır.

    Çocuklar çok soru sorarlar. 3-4 yaşından başlayarak bıktırıncaya kadar soru sorarlar. Dünyayı keşfetmek, olan biteni anlamak canlı algılarının hedefidir. Algılarıyla zenginleşen dikkatleri belleklerini oluşturur, sonra da, “Neden öyle olmuş?”, “Bu niçin böyle?” diye muhakeme temelini ararlar. Onları yanıtlamazsanız, araştırmazsanız, susturursanız, durdurursanız bir süre sonra gerçekten susarlar, susmanın rahat etmek olduğunu öğrenirler.


    Siz rahat edersiniz, çocuğun zekası da engellenmeyi öğrenir.

    Soru sormak basit bir zihinsel işlem değildir.

    Soru sormak; 1- Cesaret, 2-Merak, 3- Kararlılık, 4- Sonucu göğüsleyen bir direnç gerektirir.

    Eğer bütün bunlara sahip değilseniz, soru soramazsınız, yapacağınız iş de yanıtları dinlemek olur.

    Bizler neleri merak ederiz, sorarız?

    Gerçekten, ne demektir. “Ne var, ne yok?”
    Bu aslında bir soru değildir, bir dolgu konuşmadır.

    Karşılaştığımız zaman birbirimize sorduğumuz soruların çoğu da basmakalıptır ve anlamsızdır.
    Ne yapıyorsun? (Anlamsız bir sorudur, soruyu soran karşısındakinin ne yaptığını çok iyi bilmektedir).

    Nasıl gidiyor? (bu sorunun da belirgin bir hedefi yoktur, öyle laf olsun diye sorulmuştur, karşısındaki de belirsiz bir el işareti yaparak “ne olsun” gibi, “idare eder” gibi doğru yanıtlar verir.

    İşler ne alemde? (Bu soruyla da hangi işlerin kastedildiği belli değildir, öyle sorulmuştur. Yanıt da aynı yüzeysellikte olur).

    Sorduğumuz sorular genel olarak kişiseldir ya da kişilerin özel hayatlarına duyulan merakın ürünüdür.

    Birisiyle karşılaşıldığı zaman sorulan “Nerelisin?”, “Kimlerdensin?”, “Ne iş yaparsın?”, “Nerede oturuyorsun?”, “Evli misin?”, “Çocuk var mı?”, “Çocuklar iyi okuyor mu?” gibi soruların tümü de güvenlik soruşturmasıdır. Bu sorularla karşısındakinin güvenilir olup olmadığı araştırılır.

    Çevreyle ilgili sorular da kişilerin ne yapıp yapmadığı, ne alıp almadığı, nerelere sahip olduğu türünden dedikodu sınıfına giren merak sorularıdır.

    Çocuklara sorulan sorular da sığlığın ve çocuklara değer vermemenin göstergesi değil midir?
    -Anneni mi seviyorsun, babanı mı?

    -Bizim çocuğumuz olur musun?

    -Kazağını bana verir misin?
    Çocuk biraz büyükse “okulu ve dersleri” sorulur.
    Bu soru tipleri gerçekte “soran bir ilgi”yi göstermez.



    Soru sormayı eğitiminize koyabildiğiniz zaman eğitiminiz başlamış olacaktır.

    Soru sormayı kültürünüze sindirdiğiniz zaman uygarlık yoluna girmiş olacaksınız.

    İyi bir sorunuz var mı?
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    ."Eğer ikimizin de elinde kılıç var ise ikimiz de ölmek istemiyoruz demektir."

    .
    .

    .Gerçeğin ömrü sonsuzdur...

  2. #2
    SedA
    Ziyaretçi
    paylaşım için teşekkürler.güzel bir konu

  3. #3
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    yerınde sorulan soru kadar can alıcı durum yoktur..
    paylaısm ıcın tskrler almina...
    ............
    imza

  4. #4
    zakkum adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-10-2007
    Mesajlar
    882
    Karizma Gücü
    5
    o halde kendime soruyorum;
    neden bilgisayar başında amaçsızca saatlerimi boşuna harcıyorum,yapıcak daha anlamlı bişeyler bulamazmıyım.

    neden gerçekleştirilmeyi bekleyen sayısız hayalim varken ben kös kös oturup başlangıç için küçükte olsa bir adım atmıyoyum........
    .................................................

  5. #5
    ...almina... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2008
    Mesajlar
    894
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı zakkum tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    o halde kendime soruyorum;
    neden bilgisayar başında amaçsızca saatlerimi boşuna harcıyorum,yapıcak daha anlamlı bişeyler bulamazmıyım.

    neden gerçekleştirilmeyi bekleyen sayısız hayalim varken ben kös kös oturup başlangıç için küçükte olsa bir adım atmıyoyum........
    insanın rahatlık bölgesini terk etmesi kolay olmasa gerek(bkz;ben de burdayım),ama güzel işler hep zorlanarak başarılmıştır

    yönününüzü belirleyin adımlar gelir...gelmeli...hep öyle derler hani

    sevgilerimle zakkum.
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    .
    ."Eğer ikimizin de elinde kılıç var ise ikimiz de ölmek istemiyoruz demektir."

    .
    .

    .Gerçeğin ömrü sonsuzdur...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •