Asvet'in Kaşığı


* * * * 1926'lı yılların son aylarını geçiriyordu ülkemiz ve dünya insanları.Cumhuriyet kurulmuş temeller atılmış devrimler bi kelebek gibi kozasından çıkmak için bekliyordu...


*Ankara'nın en sakin bölgelerinden biri olan Balgat tarafında oturuyoz tabii biz ama bir o kadar da hareketli...Koca Mustafa Kemal mahallemizin üst tarafına yani Beytepe denen tarafa çiftlik evi yaptırıyor ve ondan ötesi kendisi oraya bir orman yapıtırıyor.Aldığım duyumlara göre de orda oturacakmış şehrimizde kaldığı zamanlarda...Eee başbakanlık denen şeyin yeri nolucak cumhuru reislikmiydi yoksa onun adı herneyse canım işte orasıda şehrimizin en gıyak yerindeydi doğrusu ama o burayı tercih etti...

Asvet : Ana kız ana duydun mu reisi cumhur buraya yerleşeceğmiş
Zümrüt Ebe : Duydum gızım duydum merak eyleme,ne mutlu ki bize paşa gucamızın dibinde durağcak
Memduh Bey : Heytt dürzüler sizene elin paşasından.
Asvet : *Olu mu hiç Baba iş vereceğmiş hem çevresinkileğe
Memduh Bey : Hımm eyi eyi vellah eyi olacah gibi geldi gulaklarıma şimcik...

* * * * * * * *Paşanın gelmesine az bir zaman kalmıştı tabii heyecanlar dorukta.Bir ulusun kurtuluşunun sahibi olarak gözüken kişi mahallenin üstündeki tepeye ev yaptırmış.Ankara'daki zamanlarını burada geçirecekti.Üstelik çevredekilere iş fırsatıda verecekti.

Asvet : Heyriye hadi gidelim bakelim
Hayriye : Tamam gız gideriz bekle hele Hasan dönsün mektepten,daha aşını hazırlamadım...
Asvet : Temam be sende emma zahmetlisin...


* * * * * * * *Asvet arkadaşı Hayriye ile çiftliğe gider.Kapıda duran Ali Yüzbaşı bu iki genç bayana nereye gittiklerini ve kim olduklarını sorar.Genç kızlar iş için geldiklerini,kahya ile görüşmek istediklerini söylerler.Ali yüzbaşı emir eli Hamdi'yi yanına çağırarak bu genç bayanları Kahya Erdem'e götürmesini söyler...


Yüzbaşı Ali : Buyrun genç hanımlar ne için gelmiştiniz
Asvet : Asker ağabey biz iş için gelmiştik...
Yüzbaşı Ali *: Kimsiniz,kimlerdensiniz hele bi söyleyin bakalım
Asvet : Benim adım Asvet,bu da arkadaşım Heyriye.Ben Nalbant Memduh'un kızıyım arkadaşımda Cam Tamircisi Resül Emmi'min en ufak kızıdır.
Yüzbaşı Ali : Hamdi !!!
Hamdi : Emredesiniz gumandanım ...
Yüzbaşı Ali : Yavrum al bu genç hanımları Kahya Erdem'e götürüver.İş için geldiklerini iletirsin kendisine hadi bakem tez get tez gel.
Hamdi : (gür bir sesle) Emrettiniz gumaandanıııımmm .


* * * * * * * * *Kahya Erdem çiftlikte yeni yapılan harmanlığın orada işe alınan diğer kişilerin yanında işlerin nasıl yürüdüğünü kontrol etmektedir...

Hamdi : Erdem ağabey,Erdem ağabey !
Kahya Erdem : Buyursun Hamdim hayır ola ne dersin
Hamdi : Bu ablalar iş için gelmişler,gumandanım gönderdi siğe.
Kahya Erdem : Sağolasın Hamdi'm teşekkürlerimi ve saygımı iletesin Ali gumandana.
Asvet : Çitflikten sizmi sorumluğsunuz...
Kahya Erdem : Evet güçük hanımlar benim bu güzide yerin bekçisi.
Asvet : Ağabey biz iş için geldiydik emma bizim bildiğimiz tek iş mutfak ile temizlihtir.
Kahya Erdem : O da bakidir yavrularım.Hele söyleyin bakem nerde oturursunuz kimlerdensiniz...
Asvet : Balgat'da otururuz.Bu mektepten arkadaşım Heyriye.Komşuyuzdur aynı zamanda...
Kahya Erdem : Temam güçük hanımlar sizlere mutfakta bir iş ayarlacam.Şimdi gidin yarın gelin hadin bakem.Kalın sağlıcakla...
Heyriye : Gııı Asvet yömeyi konuşmadık gıı sorsana bekalım ne alcaz burdan
Asvet : Erdem ağabey biz ne yöğme alacaz burdan hele de bakem.
Kahya Erdem : Haftalık 15 gayme yeter herhal sizlere güçük hanımlar
Heyriye : Abovvv gıı ne diyo bu Erdem ağabey ne demek yetme mi...
Asvet : Herkesin ki ayrı olucah dimi Erdem ağabey
Kahya Erdem : Herhal gızım sen ne sandın...
Asvet : Golay gelsin Erdem ağabey siye hadin galın sağlıcakla...


* * * *Aradan uzun zamanlar geçti...Asvet ile Heyriye çiftliğin en iyi çalışan elemanları arasında yer almaya başladılar.Kahya arada bir çiftliğe gelen Mustafa Kemal Paşa'ya durumu anlatmış bu küçük hanımların daha iyi bir görevle çiftlikte bulunmasını istedi.Paşa bütün sorumluluğu Kahya Erdem'e bırakmış ne karar alıncaksa sen al demişti.


* * * * * * * Asvet'in eli tahta işlemelere yatkındı.Boş kaldığı an hemen eline bir tahta alır ve oyma yapardı.Paşa bir gün yine geldi ve bu küçük hanımlarla tanışmak istedi.Kahya Erdem'i çağırdı ve durumu söyledi.

Mustafa Kemal : Erdem bey şu maharetli hanımları çağırda tanışma şerefine ait olalım
Kahya Erdem : Emriniz başımın üstüne paşam.Yalnız bi sorunumuz vardır paşam.
Mustafa Kemal : Nedir o sorun Erdem bey ?
Kahya Erdem : Paşam hanımlardan biri 1 ay önce işten ayrıldı.

* * * * * *Mustafa Kemal düşünürken birden raftaki kaşıklara takıldı gözleri...Hepsi birbirinden değişik motif ve desenlerle kaplı bir sürü kaşık vardı.Sordu Erdem Kahya'ya :

Mustafa Kemal : Erdem bey bu kaşıkları ne zaman aldınız ?
Kahya Erdem : Paşam onları almadık.
Mustafa Kemal : Hayırdır Erdem Bey nerden geldi kimin hediyesidir bakalım.
Kahya Erdem : Bizim mutfaktan çalışan Asvet vardı ya paşam sizlerin tanışma şerefini göstereceği güçük hanım.O yapıyor paşam.
Mustafa Kemal : Tez git çağır gel bana Erdem bey bu genç hanım Asvet'i.Daha bir heyecan uyandırdı içimde bu küçük hanım.
Kahya Erdem : Emriniz başım üstüne paşam.


* * * * * *Asvet paşanın kendisi ile tanışacağını duyunca heyecandan kıpır kıpır oluverir ve ne diyeceğini bilemez bir şekilde yola koyulur.Paşanın karşısına çıkar ve birden kendi içinden paşayı ölçer biçer.Hiçde beklediği çıkmaz.Onu ilk defa kanlı ve canlı görür ama bir o kadarda hayal kırıklığına uğrar...Karşısında dev iri yapılı babayiğit,bağırdığı zaman aslan kükremesi gibi ses çıkartan bir paşa bekliyordu...

Mustafa Kemal : Hoşgeldin kızım.
Asvet : Hoşbulduk paşam verin elinizi öpem.
Mustafa Kemal : Estağfurullah kızım.Seninle tanışmayı istiyordum.Hele bugün birde bu el işlerini görünce daha fazla bir merak ettim seni ve şu an tanışma şerefine eriştim.Memnun oldum yavrum.

* * * *Asvet bir süre sustu hala buruk bir heyecanın içindeydi.Ama birden kendine gelerek...

Asvet : Evet paşam ben yaparım onları.Asıl o memnuniyet bana mükavil paşam.
Mustafa Kemal : Bu kaşıkları sen yapmışsın kızım galiba.Pk bir güzeller ve nadirler.Emeğine ve kabiliyetine zeval vermesin allah.
Asvet : Amin paşam.Beğenmezine sevinmişem.

* * * * * * * Bu konuşmaların ardından paşa İstanbul'a geri döner.Ama bir türlü bu marifetli küçük hanım aklından çıkmaz.Uzunca bir süre siyaset yüzüncen Ankara'ya geri dönemez.Aklı orda kalmıştır.İyiden iyiye paşa bu kıza bazı duygular hissetmeye başlamıştır.Paşa bir gün boş vakit bulur ve Ankara'ya çiftliğe döner.

Kahya Erdem : Hoşgeldiniz Paşam buyurunuz.
Mustafa Kemal : Nasılsın Erdem efendi bayağı bir süredir görüşmüyoruz var mı bir sorun yolunda gitmeyen bir iş.
Kahya Erdem : Yoktur paşam.Öyle hale hazırda büyük bir sorun yoktur gerçi küçüğüde yoktur.Siz nasılsınız paşam sıhhatiniz keyfiniz.
Mustafa Kemal : İyiyim Erdem efendi.Bu kaşıkları yapan küçük hanım vardı.Asvet idi adı.Onu bi çağırın hele Erdem Efendi...

* * * * *O an Erdem efendi ne diyeceğini şaşırır.Çünkü Asvet çiftlikten eve dönerken karanlıkta kazılan bir çukuru fark edememiş içine düşerek bu derin kuyunun hayatını kaybetmişti.

* * Paşa bunu öğrenince adeta bir savaşı kaybetmiş gibi yıkılmıştı.Hemen kaşıkların olduğu vitrine gitti.Yeni bir kaşık gözüne çarpmıştı bu diğerlerinden biraz daha farklıydı.Baktı ve daha derine daldı.Çünkü kaşığın üstünde Asvet ve Kemalı yazıyordu.Bu kaşığa daha önce kimse dikkatli bakmadığı için bunu farkedememişlerdi.

* * *Asvet platonik olarak aşk yaşamıştı paşaya ama keşke yaşasaydıda bu aşkın adı platonik değil tam kıvamında bir aşk olucaktı...

* * * * * Paşa mezarını görmek istedi.Yanına o farklı olan kaşığıda alarak mezarlığa gitti ve başında durdu.


Mustafa Kemal : Ah be güzel yavrum.Gencecik bedenine hiç yakışmadı bu ölüm.Neden erkenden giydirdi Allah bu elbiseyi sana.Nice genç askerler gördüm vatanı için canlarını hiçe sayarak cesurca savaşıp öldüler.Ama ya sen ne benim için yaşadın ne de bu kaşıklar için.Bunu sana hediye olarak bırakıyorum.Bunu benim için sakla.


* * Paşa kaşığı mezarın üstüne koydu ve ordan nasıl cepheden ayrılıyorsa kendinden emin adımlarla ama bir o kadarda yüreğinde doğmadan solan bişr aşk fidanına içten içe gönlünce ağlayarak isyan ediyordu...


* * *Paşa o zamandan sonra köylerde el işlemesi için yerler açtı.Genç kızları burda ücretsiz ve karşılıksız eğitip iş imkanı sağlıyordu.Bu kızların yaptığı işlemelere verdiği isim ise onun hala bu doğmadan solan filiz için yanıp tutuştuğunu gösteriyordu...


* * *'' Asvet'in Kaşıkları '' ...


©εmzep